Repository logoGCRIS
  • English
  • Türkçe
  • Русский
Log In
New user? Click here to register. Have you forgotten your password?
Home
Communities
Browse GCRIS
Entities
Overview
GCRIS Guide
  1. Home
  2. Browse by Author

Browsing by Author "Guzel, Elif Erdem"

Filter results by typing the first few letters
Now showing 1 - 5 of 5
  • Results Per Page
  • Sort Options
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Chronic Ozone Exposure Does Not Alter Sexual Behavior but Modulates Oxidative Stress and Early Testicular Apoptosis in Adult Male Rats
    (Elsevier, 2026) Ertugrul, Nazife Ulker; Tektemur, Ahmet; Tektemur, Nalan Kaya; Guzel, Elif Erdem; Yardimci, Ahmet; Ogeturk, Murat; Akkoc, Ramazan Fazil
    Ozone (O3) has been used to treat various diseases for many years, with most preclinical studies focusing on its effects in conditions such as testicular torsion and ischemia-reperfusion injury; however, its impact on male reproductive function, particularly sexual behavior, remains largely unexplored. This study aimed to evaluate the effects of chronic O3 exposure on sexual behavior, reproductive parameters, oxidative stress, and apoptosis in adult male rats. Animals were assigned to a vehicle group (n = 7), which received saline, or an O3-treated group (n = 7), which received intraperitoneal injections of an O2/O3 mixture (1 mL containing 150 mu g/kg O3) three times per week for eight weeks. Behavioral assessments conducted at the end of the treatment period showed that chronic O3 exposure did not alter appetitive or consummatory sexual behaviors; however, it significantly reduced serum testosterone levels, increased serum total oxidant status (TOS), and decreased testicular hydrogen peroxide (H2O2) levels, suggesting a hormetic response. Additionally, O3 treatment altered apoptotic markers without causing histopathological damage, indicating the onset of early-stage apoptosis. Overall, O3 exposure did not adversely affect sexual behavior independently of testosterone levels in adult male rats, but its induction of oxidative stress and early apoptosis highlights the need for further studies to clarify underlying mechanisms and establish long-term safety.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Citation - WoS: 2
    Citation - Scopus: 3
    Effects of Concomitant Use of N-Acetylcysteine and Cyclosporine a on Acetaminophen-Induced Acute Kidney Injury in Mice
    (Agricultural Research Communication Centre, 2024) Kocamueftueoglu, Gonca Ozan; Tektemur, Nalan Kaya; Guzel, Elif Erdem; Tektemur, Ahmet; Ozan, Ibrahim Enver; Kocamüftüoǧlu, Gonca Ozan
    Background: Acetaminophen (APAP), a commonly used analgesic, causes acute kidney injury (AKI) in overdose although it is rare. Mitochondrial dysfunction plays a major role in the pathophysiology of renal damage, although the exact molecular mechanism is unknown. This study aimed to evaluate the potential therapeutic effect of cyclosporin A (CsA), a mitochondrial membrane permeability Methods: Male BALB/c mice were divided into Control, APAP, APAP+NAC, APAP+CsA and APAP+NAC+CsA groups (n=6). A single dose of APAP (400 mg/kg) was administered intraperitoneally. All other treatments (1200 mg/kg NAC, 50 mg/kg CsA) were performed intraperitoneally 3 h after APAP administration. All animals were decapitated and blood samples and kidney tissue samples were collected for evaluation. Serum creatinine (Cr) and blood urea nitrogen (BUN) levels were measured. The kidney tissue 8-hydroxydeoxyguanosine (8-OHdG), cytochrome c (Cytc) and 3-nitrotyrosine (3-NT) levels and cytochrome c (Cytc) expressions were determined. Result: Increased Cr and BUN levels, histopathological examinations and expressions of 8-OHdG, 3-NT and Cytc were detected in the APAP group. Combined NAC+CsA treatment sufficiently reversed oxidative stress, serum Cr and BUN levels and histopathological alterations induced by APAP. Moreover, cytc levels and renal tubular injury were remarkably reduced by combined drug treatment compared to the APAP+NAC group. These data suggest that the therapeutic effect of combined NAC+CsA treatment in mice with APAP-induced nephrotoxicity can be related to the combination of the antioxidant effect of NAC and the mitochondrial MPTP inhibitor effect of CsA.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Conference Object
    Effects of Tobacco and Alpha Lipoic Acid Treatment on Puberty Parameters in Male Rats
    (Karger, 2018) Yardimci, Ahmet; Ulker, Nazife; Tektemur, Ahmet; Kaya, Nalan; Guzel, Elif Erdem; Akkoc, Ramazan Fazil; Ozan, Enver
    [No Abstract Available]
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Investigation of the effects of Alfa lipoic acid on changes in maternal rat kidney caused by tobacco smoke exposure in pregnancy [Gebelikte Tütün Dumani Maruziyetinin Anne Siçan Böbrek Dokusunda Meydana Getirdigi Degişiklikler Üzerine Alfa Lipoik Asitin Etkilerinin İncelenmesi]
    (Ataturk Universitesi, 2019) Erdem Güzel E.; Kaya N.; Ozan Kocamüftüoglu G.; Dabak D.Ö.; Temizer Ozan P.S.; Ozan I.E.; Tektemur, Nalan Kaya; Kocamüftüoğlu, Gonca Ozan; Guzel, Elif Erdem; Ozan, İbrahim Enver; Dabak, Dürrin Özlem; Ozan, Penbe Sema Temizer
    Çalışmada gebelikte tütün dumanına maruz kalan anne sıçanların böbrek dokusunda meydana gelen histopatolojik sonuçlar üzerine Alfa lipoik asitin etkilerinin deneysel olarak araştırılması amaçlandı. 28 adet dişi Sprague-Dawley cinsi sıçan kullanıldı. Gebe sıçanlar; Kontrol grubu, Tütün dumanı (TD) grubu, Tütün dumanı + Alfa lipoik asit (TD+ALA) grubu ve Alfa lipoik asit (ALA) grubu olmak üzere rastgele dört eşit gruba ayrıldı. TD ve TD+ALA grubundaki sıçanlar çiftleşmeden önce sekiz hafta ve gebelik süresince günde iki saat tütün dumanına maruz bırakıldı. TD+ALA ve ALA grubundaki sıçanlara ise çiftleşmeden önce sekiz hafta ve gebelik süresince gün aşırı gavaj yolu ile 20 mg/kg ALA verildi. Deney sonunda çıkarılan böbrek dokuları histolojik, immünohistokimyasal ve MDA düzeyi tayini metotları kullanılarak incelendi. TD grubuna ait böbrek kesitlerinde inflamatuar hücre artışı, Bowman boşluğunda artış, tübül lümeninde hiyalin birikimi gibi histopatolojik bulgulara rastlandı. ALA uygulaması ile histopatalojik bulguların büyük bir çoğunluğunda azalma gözlendi. TD grubunda VEGF immünreaktivitesinin kontrol grubuna göre anlamlı artış gösterdiği, TD+ALA grubunda ise TD grubuna göre anlamlı derecede azaldığı belirlendi. MDA seviyelerinde ise TD grubunda, kontrol grubuna göre anlamlı artış olduğu tespit edildi. Sonuç olarak, gebelik boyunca tütün dumanı maruziyetinin böbrek dokularında histopatolojik hasara ve damarlanmada artışa neden olduğu, ALA’nın ise bu etkilere karşı kısmen koruma sağladığı belirlendi.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Pleurotus Eryngii Ekstraktının Sprague-Dawley Sıçanlarında Adriamisin Kaynaklı Kardiyotoksisite Üzerindeki Etkilerinin İncelenmesi
    (Dicle Tıp Dergisi, 2021) Erdem Güzel, Elif; Kaya Tektemur, Nalan; Tektemur, Ahmet; Acay, Hilal; Yıldırım, Ayfer; Guzel, Elif Erdem; Tektemur, Nalan Kaya
    Amaç: Adriamisin (ADR), kanser tedavilerinde kullanılan güçlü ve geniş spektrumlu bir antibiyotiktir. Fakat ADR’nin klinik etkinliği, doza bağlı kardiyotoksisitesi nedeniyle engellenmektedir. Bu nedenle çalışmada ADR uygulanan sıçanların kalp dokularında meydana gelen değişiklikler üzerine Pleurotus eryngii ekstraktının (PEE)’nin koruyucu etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntemler: Sprague-Dawley cinsi erkek sıçanlar 4 eşit gruba ayrıldı (n=6). Kontrol grubuna DMSO/etanol çözeltisi oral gavaj yolu ile gün aşırı verildi. ADR grubuna 10 mg/kg ADR intraperitoneal (i.p) olarak tek doz uygulandı. ADR+PEE grubuna 10 mg/kg i.p tek doz ADR verildikten sonra DMSO/etanol içinde çözdürülen 200 mg/kg PEE oral gavaj yoluyla gün aşırı verildi. PEE grubuna oral gavaj ile DMSO/etanolde çözdürülen 200 mg/kg PEE gün aşırı verildi. 21.günün sonunda sıçanlar dekapite edildi. Dekapitasyonun ardından kalp dokuları çıkarılarak histolojik ve kantitatif RT-PCR analizleri yapıldı. Bulgular: ADR grubuna ait kalp dokularında inflamatuar hücre artışı, miyofibril kaybı, sitoplazmik vakuolizasyon ve vasküler konjesyon bulgularına rastlanıldı. PEE tedavisinin bu histopatolojik bulgularda iyileşmeye neden olduğu gözlendi. Ayrıca ADR grubunda kontrol grubuna kıyasla IL1-β immunoreaktivitesinde ve IL1-β, BAX, Kaspaz-3 mRNA seviyelerinde anlamlı bir artış olduğu izlendi. ADR+PEE grubunda ise ADR grubuna kıyasla IL-1β immunoreaktivitesinde ve IL1-β, BAX, Kaspaz-3 mRNA seviyelerinde anlamlı bir azalma olduğu belirlendi. Sonuç: ADR’ye bağlı kardiyotoksisitede PEE tedavisinin anti-apoptotik ve anti-inflamatuar özellikleri ile kardiyoprotektif etki gösterdiği ortaya koyuldu.Dekapitasyonun ardından kalp dokuları çıkarılarak histolojik ve kantitatif RT-PCR analizleri yapıldı. Bulgular: ADR grubuna ait kalp dokularında inflamatuar hücre artışı, miyofibril kaybı, sitoplazmik vakuolizasyon ve vasküler konjesyon bulgularına rastlanıldı. PEE tedavisinin bu histopatolojik bulgularda iyileşmeye neden olduğu gözlendi. Ayrıca ADR grubunda kontrol grubuna kıyasla IL1-β immunoreaktivitesinde ve IL1-β, BAX, Kaspaz-3 mRNA seviyelerinde anlamlı bir artış olduğu izlendi. ADR+PEE grubunda ise ADR grubuna kıyasla IL-1β immunoreaktivitesinde ve IL1-β, BAX, Kaspaz-3 mRNA seviyelerinde anlamlı bir azalma olduğu belirlendi. Sonuç: ADR’ye bağlı kardiyotoksisitede PEE tedavisinin anti-apoptotik ve anti-inflamatuar özellikleri ile kardiyoprotektif etki gösterdiği ortaya koyuldu.Dekapitasyonun ardından kalp dokuları çıkarılarak histolojik ve kantitatif RT-PCR analizleri yapıldı. Bulgular: ADR grubuna ait kalp dokularında inflamatuar hücre artışı, miyofibril kaybı, sitoplazmik vakuolizasyon ve vasküler konjesyon bulgularına rastlanıldı. PEE tedavisinin bu histopatolojik bulgularda iyileşmeye neden olduğu gözlendi. Ayrıca ADR grubunda kontrol grubuna kıyasla IL1-β immunoreaktivitesinde ve IL1-β, BAX, Kaspaz-3 mRNA seviyelerinde anlamlı bir artış olduğu izlendi. ADR+PEE grubunda ise ADR grubuna kıyasla IL-1β immunoreaktivitesinde ve IL1-β, BAX, Kaspaz-3 mRNA seviyelerinde anlamlı bir azalma olduğu belirlendi. Sonuç: ADR’ye bağlı kardiyotoksisitede PEE tedavisinin anti-apoptotik ve anti-inflamatuar özellikleri ile kardiyoprotektif etki gösterdiği ortaya koyuldu.ADR grubuna ait kalp dokularında inflamatuar hücre artışı, miyofibril kaybı, sitoplazmik vakuolizasyon ve vasküler konjesyon bulgularına rastlanıldı. PEE tedavisinin bu histopatolojik bulgularda iyileşmeye neden olduğu gözlendi. Ayrıca ADR grubunda kontrol grubuna kıyasla IL1-β immunoreaktivitesinde ve IL1-β, BAX, Kaspaz-3 mRNA seviyelerinde anlamlı bir artış olduğu izlendi. ADR+PEE grubunda ise ADR grubuna kıyasla IL-1β immunoreaktivitesinde ve IL1-β, BAX, Kaspaz-3 mRNA seviyelerinde anlamlı bir azalma olduğu belirlendi. Sonuç: ADR’ye bağlı kardiyotoksisitede PEE tedavisinin anti-apoptotik ve anti-inflamatuar özellikleri ile kardiyoprotektif etki gösterdiği ortaya koyuldu.ADR grubuna ait kalp dokularında inflamatuar hücre artışı, miyofibril kaybı, sitoplazmik vakuolizasyon ve vasküler konjesyon bulgularına rastlanıldı. PEE tedavisinin bu histopatolojik bulgularda iyileşmeye neden olduğu gözlendi. Ayrıca ADR grubunda kontrol grubuna kıyasla IL1-β immunoreaktivitesinde ve IL1-β, BAX, Kaspaz-3 mRNA seviyelerinde anlamlı bir artış olduğu izlendi. ADR+PEE grubunda ise ADR grubuna kıyasla IL-1β immunoreaktivitesinde ve IL1-β, BAX, Kaspaz-3 mRNA seviyelerinde anlamlı bir azalma olduğu belirlendi. Sonuç: ADR’ye bağlı kardiyotoksisitede PEE tedavisinin anti-apoptotik ve anti-inflamatuar özellikleri ile kardiyoprotektif etki gösterdiği ortaya koyuldu.PEE tedavisinin bu histopatolojik bulgularda iyileşmeye neden olduğu gözlendi. Ayrıca ADR grubunda kontrol grubuna kıyasla IL1-β immunoreaktivitesinde ve IL1-β, BAX, Kaspaz-3 mRNA seviyelerinde anlamlı bir artış olduğu izlendi. ADR+PEE grubunda ise ADR grubuna kıyasla IL-1β immunoreaktivitesinde ve IL1-β, BAX, Kaspaz-3 mRNA seviyelerinde anlamlı bir azalma olduğu belirlendi. Sonuç: ADR’ye bağlı kardiyotoksisitede PEE tedavisinin anti-apoptotik ve anti-inflamatuar özellikleri ile kardiyoprotektif etki gösterdiği ortaya koyuldu.PEE tedavisinin bu histopatolojik bulgularda iyileşmeye neden olduğu gözlendi. Ayrıca ADR grubunda kontrol grubuna kıyasla IL1-β immunoreaktivitesinde ve IL1-β, BAX, Kaspaz-3 mRNA seviyelerinde anlamlı bir artış olduğu izlendi. ADR+PEE grubunda ise ADR grubuna kıyasla IL-1β immunoreaktivitesinde ve IL1-β, BAX, Kaspaz-3 mRNA seviyelerinde anlamlı bir azalma olduğu belirlendi. Sonuç: ADR’ye bağlı kardiyotoksisitede PEE tedavisinin anti-apoptotik ve anti-inflamatuar özellikleri ile kardiyoprotektif etki gösterdiği ortaya koyuldu.Kaspaz-3 mRNA seviyelerinde anlamlı bir azalma olduğu belirlendi. Sonuç: ADR’ye bağlı kardiyotoksisitede PEE tedavisinin anti-apoptotik ve anti-inflamatuar özellikleri ile kardiyoprotektif etki gösterdiği ortaya koyuldu.Kaspaz-3 mRNA seviyelerinde anlamlı bir azalma olduğu belirlendi. Sonuç: ADR’ye bağlı kardiyotoksisitede PEE tedavisinin anti-apoptotik ve anti-inflamatuar özellikleri ile kardiyoprotektif etki gösterdiği ortaya koyuldu.
Repository logo
Collections
  • Scopus Collection
  • WoS Collection
  • TrDizin Collection
  • PubMed Collection
Entities
  • Research Outputs
  • Organizations
  • Researchers
  • Projects
  • Awards
  • Equipments
  • Events
About
  • Contact
  • GCRIS
  • Research Ecosystems
  • Feedback
  • OAI-PMH

Log in to GCRIS Dashboard

GCRIS Mobile

Download GCRIS Mobile on the App StoreGet GCRIS Mobile on Google Play

Powered by Research Ecosystems

  • Privacy policy
  • End User Agreement
  • Feedback