Browsing by Author "Kaya, Hüsamettin"
Now showing 1 - 2 of 2
- Results Per Page
- Sort Options
Article Zâhirî Âlimlerin Sahâbe Algısı(2024) Kaya, HüsamettinHadislerinin doğru anlaşılması ve sonraki nesle aktarılmasında sahâbenin katkısı tartışılamaz. Bu nedenle de İslâm düşünce geleneğinde kendilerine dini bir karizma atfedilmiştir. Buna karşın sahâbe kimliğinin tespiti, sahâbe adaleti ve sahâbe sözünün hukuki değeri başta olmak üzere sahâbenin öznesi olduğu meseleler Müslüman âlimler tarafından tartışılmıştır. Tartışmalarda taraf olan kimselerin yaklaşımları ve temel argümanlarını tespiti önem arz etmektedir. Dolayısıyla bu çalışmada ehl-i hadis geleneği içerisinde addedilen Zâhirî mezhebi âlimlerin bahsi geçen konulara yaklaşımları irdelenecektir. Araştırmamızda Zâhirîlerin sahâbe algısını belirlemek ve onların sahabeye yaklaşımlarında homojen bir yapıda olup olmadıklarının tespiti hedeflenmiştir. Ayrıca çalışmada Zâhirî âlimlerinin sahabe algısının hangi oranda muhaddislerin anlayışıyla örtüştüğünün belirlenmesi de amaçlanmıştır. Bu bağlamda sahâbenin öznesi olduğu her mevzuda genel kabul görülen yaklaşımlara yer verildikten sonra Zâhirî âlimlerin anlayışları irdelenmiştir. Daha sonra Zâhirî âlimlerin yaklaşımları cumhurun anlayışıyla mukayese edilmiştir. Zâhirî âlimleri sahâbe tanımı, sahâbenin kendi rivayetine muhalif hareket etmesi ve sahâbenin adaleti meselesinde müttefik oldukları gibi muhaddislerin cumhuruyla da hem fikir oldukları sonucuna varılmıştır. Sahâbe sözünün hukuki değeri ve Hz. Peygamber’e nispeti açık olmayan rivayetlerin hücciyeti meselesinde ise Dâvûd ez-Zâhirî ve İbn Hazm’ın hem diğer Zâhirîlerden hem de muhaddislerin cumhurundan farkı bir yaklaşım gösterdikleri görülmüştür.Article Zahirî Mezhebi Perspektifinde Cerh ve Ta’dil Meseleleri(2023) Kaya, Hüsamettin; Bilen, MehmetHadislerin sahihini sakiminden ayırmada muhaddislerin isnad kontrol sistemi olarak kullandığı cerh ve ta’dil ilmi, Zâhirîler nezdinde de önemli bir yere sahiptir. Zahirî âlimleri cerh ve ta’dil ilmine dair bilgiler verdikleri gibi râvi değerlendirmelerinde de bulunmuşlardır. Özellikle İbn Hazm ve İbnü’l-Kayserânî zikri geçen ilimde belli bir otoriteye sahip olmuşlardır. Zâhirîler, cerh ve ta’dilin önemiyle birlikte birçok hususa da değinmişlerdir. Cerhin müfesser olması kaidesi de bu hususlardan biridir. Onlara göre râvi değerlendirmelerindeki sübjektiflikten kurtulabilmek, cerhin nedenini açıklamakla mümkündür. Zira bir münekkidin nezdinde cerh sebebi olan eylem, başkasının yanında cerh nedeni olmayabilir. Örneğin hükmü ihtilaflı olan nebizin içilmesi nedeniyle cerh edilen râvi, bu kabildedir. Nitekim bu edim, nebîzi haram görenler için cerh sebebi iken onu mubah görenler için cerh sebebi değildir. Zâhirî âlimleri, söz konusu hususun dışında bir râvide cerh ve ta’dilin taarruz etmesine de değinmişlerdir. Onlara göre böyle bir durumda cerh esas alınmalıdır. Çünkü cerhte bulunan münekkidin sahip olup da muaddilin râvi hakkında sahip olamadığı niteliklerin olması mümkündür. Mesela Süfyân es-Sevrî’nin Câbir el-Cu’fî’yi ta’dil etmesine karşın diğer münekkidler cerh etmiştir. Zâhirîler, râvi değerlendirmelerinde de birçok tabir kullanmışlardır. Ancak bu tabirlerin hiçbiri aşağılayıcı nitelikte olmamıştır. Ayrıca onlar, cerh ve ta’dilde söz sahibi olsalar da yeri geldiğinde bu ilmin mütehassıslarından da nakillerde bulunmaktadırlar.

