Scopus İndeksli Yayınlar Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/3596
Browse
Browsing Scopus İndeksli Yayınlar Koleksiyonu by Department "MAÜ, Fakülteler, Edebiyat Fakültesi, Sanat Tarihi Bölümü"
Now showing 1 - 5 of 5
- Results Per Page
- Sort Options
Article The cathedral complex at Nisibis(CAMBRIDGE UNIV PRESS, 2013) Keser Kayaalp, Elif; Erdoğan, NihatThe cathedral complex at Nisibis sits within what is currently a large excavation site. The excavations, continuing on and off over the last 12 years, have yielded exciting discoveries. This article is not a report of the excavations as such, but, in the light of them, it revisits the cathedral complex in an attempt to reconstruct the possible cathedral on the site and to establish the building phases of the only standing structure on the site, known as the 'Church of Mor Yaqub', which was the baptistery of the cathedral.Article THE CHURCH OF VIRGIN AT AMIDA AND THE MARTYRIUM AT CONSTANTIA: TWO MONUMENTAL CENTRALISED CHURCHES IN LATE ANTIQUE NORTHERN MESOPOTAMIA(MERSIN UNIV PUBL RES CENTER CILICIAN ARCHAEOLOGY, 2013) Keser Kayaalp, ElifGeç Antik Dönemde Bizans İmparatorluğu’nun doğu kenarında yer alan Kuzey Mezopotamya, Edessa (Urfa), Anastasiopolis (Dara), Amida (Diyarbakır), Martryropolis (Silvan), Constantia (Viranşehir) and Nisibis (Nusaybin) gibi önemli şehirlere sahipti. Bu şehirler oldukça zengin ve kozmopolitlerdi. Bunun sonucunda bölgenin, Bizans imparatorluğunun diğer taraflarındaki mimariden aşağı kalmayan sofistike bir mimarisi vardı. Bu makale Kuzey Mezopotamya’da yer alan iki merkezi planlı kilise ile ilgilidir. Bunlar Amida’daki Meryem Ana kilisesi ve Constantia’daki Sekizgen’dir. Önce aisled-tetraconch olarak bilinen ve merkezde ve dışarda dört nişli bir organizasyondan oluşan bir planı olan ve İmparatorluğun diğer bölgelerinde paralel örnekleri bulunan Meryem Ana Kilisesine, daha sonra bazı ünik özellikler göstermekle birlikte ambulatuar, doğu tarafında uzunlamasına bir oda, malzeme kullanımı ve anıtsallık gibi özellikleriyle Amida’daki Meryem Ana kilisesi ile benzerlikler gösteren Constantia’daki Sekizgene odaklanılacaktır. Bu makale daha önce birlikte düşünülmemiş bu iki yapıyı aynı bağlamda ele alarak, ihmal edilmiş bu yapıların rekonstrüksyonlarını, tarihlendirmelerini, kime adandıklarını ve muhtemel prototiplerini değerlendirmektedir.Article Diyarbakır’da Osmanlı Dönemi Şehir-İçi Hanları Üzerine Değerlendirme(2015) Yeşilbaş, EvindarOur research is about Diyarbakir's architectural features and the city's busy trade potential between the period of the Ottoman rule of Diyarbakir and the Republican term. It was found that there were 25 caravansaries that were known their name in Diyarbakir until the period of Ottoman. Only four of these caravansaries reached completely or partially up to now; when it comes to the location, only nine of them could be identified by archival documents; there was no information about the other structures except their names. The planning, the external mass, the internal appearance and the material used in these architectures remain connected with the Ottoman tradition, but they mainly exhibit regional characteristics. According to our data, all the inns which we identified their planning styles, were built by doing some user spaces around a courtyard. The flat roofs with wooden girder, the crib with a dome, mirrored and cross vaults were applied variations. The dome transitions were provided by squinches. Diyarbakir trade buildings were mostly made of dark basalt stone in cutting method as well as white or yellowish lime that were ordered alternatively. It was concluded that the structures had decoration styles exhibiting characteristics of their period to a certain extent. The simple decoration style away from exaggeration was in floral, geometric, and partly written arrangements. It was found that in Diyarbakir which has a rich architecture with numerous and different types of structures, several buildings were built by state for the progress of trade in both regional and international trade network in reliable ways and stable conditions; however, some of these structures lost their essential features because of several damages, unconscious interventions and some additions while some others were neglected.Article Diyarbakır'da su mimarisi üzerine bir değerlendirme(2012) Yeşilbaş, EvindarAnadolu’nun uygarlaşması diyebileceğimiz dönem içinde, çeşitli yerleşim alanlarında ve güzergâhlar üzerinde çok sayıda su yapısı inşa edilmiştir. Söz konusu eserlerin bir bölümü bazı nedenlerden dolayı günümüze kadar ulaşamamıştır. Günümüze ulaşan eserlerin tümünün değerlendirilmediğini de söylemek gerekir. Diyarbakır il merkezinde yer alan su yapılarının mimari özelliklerini genel hatları ile değerlendirmeyi kapsayan çalışmada tarihi taş köprü, hamam ve çeşme yapıları incelenmiştir. Yapılan incelemelerde toplam 42 adet su yapısı (Köprü, Hamam, Çeşme) tespit edilmiştir. Bu yapı ların mimari özellikleri tanıtılmaya çalışılırken fotoğraf ve çizimlerden yararlanılmıştır.Article Materiality of Mehmet II Smelling A Rose Based on Gentile Bellini’s Painting with Cultural Perspective(Art-Sanat Dergisi, 2020) Batuhan, TuğbaBu makale, Sinan Bey veya Şiblizade Ahmed tarafından Gentile Bellini’nin resmine dayanarak yapılan Fatih Sultan Mehmet’in tablosunu ele almaktadır. Bu sanat eserleri Fatih Sultan Mehmet’i, farklı malzeme ve stiller kullanmalarına rağmen aynı açıdan göstermektedir. Fatih Sultan Mehmet Konstantinopolis’in Fatihi olarak resmedilmekle birlikte, bu resimler Osmanlı kültürel kavramlarını da içermektedir. Makalede, belirli Batı sanatı öğelerinin, Sultan’ın Konstantinopolis üzerindeki gücünü tasvir etmek için geleneksel Türk sanat imgeleriyle nasıl bir araya getirildiğini de göstermeye çalışmaktadır. Fatih Sultan Mehmet’in yer aldığı bu iki tabloda, Sultan’ın bir saray ressamı ve bir yabancı ressam tarafından farklı yönleri tasvir edilmektedir. Burada, her iki ressamın da sahip oldukları kültürel bilinci ve izlenimi resimlerine aktardıkları görülmektedir. Gentile Bellini ve Şiblizade Ahmed, benzer sanatsal eserler ortaya çıkarmış olsalar da Fatih Sultan Mehmet’i kendi kültürel çerçeveleri içinde farklı bakış açısıyla sunmaktadırlar. Ek olarak, bu makale yabancı bir sanatçının yerel bir ressama nasıl ilham kaynağı olduğunu da göstermektedir. Ayrıca, iki resim sanatçıların kullanıldıkları nesnelere ve özelliklere dayanarak açıklanmıştır. Sonuç olarak, bu çalışma her iki resmin kendi sahip olduğu uzun süreli bellek ve farklı sosyal, kültürel ve tarihsel bakış açıları içinde düzenlendiğine işaret etmektedir.