Kürt Dili ve Kültürü ABD - Yüksek Lisans Tez Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/2480
Browse
Browsing Kürt Dili ve Kültürü ABD - Yüksek Lisans Tez Koleksiyonu by Department "MAÜ, EnstitülerYaşayan Diller Enstitüsü, Kürt Dili ve Kültürü Ana Bilim Dalı"
Now showing 1 - 20 of 75
- Results Per Page
- Sort Options
Master Thesis Berawirdkirina sê Berhemên Rastnivîsîna Kurmancî (Bingehên Rastnivîsîna Kurdiyê ya Arif Zêrevan -Rêbera Rastnivîsînê ya Mistefa Aydogan- Rêbera Rastnivîsînê ya Komxebata Kurmanciyê)(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2019) Özmen, Abdulsıttar; Öztürk, MustafaBu çalışmayla amaçlanan Kürtçenin Kurmanci lehçesinin yazımını konu edinen üç eserin karşılaştırılmasıdır. Yazım, dilin standartlaşmasında önemli bir yer tutuyor. Kurmanci lehçesinde bu konuda büyük bir karışıklık vardır ki yazıyla ilgili kişiler için sorun yaratmaktadır. Elbette bu konu hakkında birçok çalışma vardır ancak bu çalışmada Arif Zêrevan'ın "Bingehên Rastnîvîsandina Kurdiyê/kirmancî (Kürtçe Kurmanci Lehçesinin Yazım Temelleri), Mistefa Aydogan'ın "Rêbera Rastnivîsînê (İmla Klavuzu) ile yine bir komisyon tarafından hazırlanan ve aynı ismi taşıyan Mezopotamya Vakfı (Weqfa Mezopotamyayê) çalışması konu edinmektedir. Çalışmada eserlerin karşılaştırılması dışında, dil ve dilin önemi, yazım dili, standart dil vb yer almaktadır.Master Thesis Berawirdkirinek li ser Şivanê Kurmanca û sêbareya Maksîm Gorkî(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2015) Yılmaz, Ferhat; Çeçen, RamazanKarşılaştırmalı edebiyat, 19uncu yüzyılda edebiyat biliminin bir dalı olarak kabul edildi. Bu edebiyat bilimi dalı çalışmalarında karşılaştıma yöntemini kabul etmiştir. Karşılaştırmalı edebiyat, bir edebiyat bilimi dalı olarak iki eser arasındaki benzerlik, etki ve ortak motifler üzerinde durur. Eğer bu eserler farklı dil ve edebiyatlara ait ise daha makbuldur. Bu edebiyat bilimi dalının iddiası, yekta ve katıksız bir ulusal edebiyatın olmadığıdır. Tür, tema, kahraman, tarz, düşünce ve duygu çalışmaları ile ulusal edebiyatlar arasında bir aktarımın olduğunu göstermektedir. Edebiyatlar arası aktarım özellikle çeviri vasıtası ile olmaktadır. Bu yüzden çeviri ve çeviri çalışmaları karşılaştırmalı edebiyat için çok önemlidir. Bir ulusun edebiyatı, çeviri sayesinde başka ulusların edebiyatlarındaki konu ve tarzlara ulaşabilir, kapılarını dünya edebiyatına açabilir. Sovyetler Birliği, 1920-36 yılları arasında tüm ülke genelinde okuryazarlık oranını artırmayı amaçlıyordu. Azınlıkların dillerini öğrenmeleri teşvik ediliyordu, azınlık yazarlarından edebiyatlarına sahip çıkmaları ve onu geliştirmeleri isteniyordu. Bu imkanlardan Kürt halkı da yararlanıyor. Sovyetler Birliği, devlet çalışmaları çerçevesinde, Kürt aydınlarına Kürt aydınlanması çalışmalarında destek veriyordu. Bu aydınlar arasında Erebê Şemo da yer alıyordu. Daha önce siyasi çalışmaları ile ön plana çıkan bu kişi, daha sonra edebiyat alanında da ön sıralarda yerini alıyor. Erebê Şemo 1930lu yıllarda edebi çalışmalarını vermeye başlıyor. Aynı yıllarda Sovyetler Birliğin'de "sosyalist gerçekçilik" anlayışı revaçtaydı ve bu edebi anlayış devlet eli ile desteklenmekteydi. Devlet bu edebi anlayışı desteklemek için 1928 yılında Maksim Gorki'yi ülkeye çağırıyor ve onu örnek bir edebiyatçı ve idol olarak genç yazarlara sunuyor. Bu yıllarda genç yazarlar Gorki'yi örnek alıyor, onun görüşlerini ve edebi çalışmalarını benimsiyordu. Erebê Şemo da kendi döneminin birçok genç yazar gibi Gorki'yi kendine idol görmüştür. Bu tezin temel amacı Şivanê Kurmanca ile Maksim Gorki'nin üçlemesinin içerik ve şekil yönünden karşılaştırılmasıdır. Erebê Şemo'nun ilk romanı, Şivanê Kurmanca, Maksim Gorki'nin üçlemesi gibi otobiyografiktir. Erebê Şemo ve Maksim Gorki halkın içinden gelme iki yazardır ve aynı dönem ve coğrafyada yaşamışlardır. İş ve uğraşları gereği iki yazar da halk ile sağlam bir ilişki içinde olmuşlardır. İki yazarın bu ortak yönleri ve Maksim Gorki'nin Erebê Şemo'ya idol olması bizi bu iki yazarın eserlerini içerik ve şekil yönünden karşılaştırmaya itti. Bu karşılaştırma ile anlaşılmıştır ki iki yazar da eserlerinin içeriğinde yoksul halkın çektiği zorluklara değinmişlerdir. Erebê Şemo romanında bu yoksulluğun sebebini açık bir şekilde baskıcı ve egemen sınıflara bağlamaktadır. Erebê Şemo, romanının anlatımını büyük oranda bu konu üzerine kurmaktadır. O, halka bu durumdan kurtulmak için yollar göstermektedir. Maksim Gorki de romanlarında halkın bu yoksulluğunu anlatmaktadır; ama o, Erebê Şemo gibi bu durumun sebebini açıkça göstermemektedir. Gorki de Şemo gibi bu durumdan kurtuluş yolları aramaya uğraşmaktadır. Bu eserlerin içerik benzerliği yanında, bu karşılaştırma ile görülmüştür ki yazarların edebi tarzları da birbirini çağrıştırmaktadır.Master Thesis Bı nêrîneke femînîst analîza romanên nîvîskarên mêr yên kurd(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2019) Taş, Hacire; Aslan, MustafaEdebi metinler farklı eleştiri yöntemlerinin odak noktası olmuştur. Bu yöntemlerden biri de feminist edebiyat eleştirisidir. Bu çalışmada da dört Kürt erkek romancının (Sebrî Sîlêvanî, Meryema- Helîm Yusif, Sobarto- Bavê Nazê, Dara Pelweşiyayî ve Ferhat Pîrbal, Heft Wêney Rûtî Jinî Cenabî Wezîr ) birer romanı, feminist edebiyat eleştirisi yöntemiyle incelenmiştir. Bu romanlarda kadın karakterler analiz edilerek kadınların ataerkil toplum içerisindeki konumunun, yazar tarafından romanlara nasıl yansıdığı ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Yazarların, kadın karakterleri kurgularken ataerkil bakış açısından nasıl etkilendiği, toplumsal cinsiyet rollerinin, cinsiyetçiliğin, ne şekilde ortaya çıktığı tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu çalışmada yer alan romanlarda, kadın karakterler çoğunlukla fiziki yönleriyle betimlenmiş ve daha çok dişilikleriyle ön plana çıkarılmışlardır. Bu kadınların duygu ve düşünce dünyalarının göz ardı edildiği gözlemlenmiştir. Ancak Sebri Silêvaninin, Meryema karakterini bu tespitin dışında tutuyoruz. Kadın karakterler; ataerkil toplumun toplumsal cinsiyet sınırları içerisinde sınırlandırılmış ve bu kadınların, romanların nesnesi konumunda oldukları görülmüştür. Bu romanlarda ataerkil toplumun kadına bakış açısı, erkek karakterlerin bakış açıları üzerinden de incelenmiş ve erkek egemen zihniyetin yansımaları tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu çalışma giriş kısmı, birinci bölüm ve ikinci bölüm olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında çalışmanın konusu, amacı, sınırlılıkları ve yöntemi belirlenmiştir. Birinci bölümde feminizm, feminizmin dalgaları, çeşitleri ve feminist edebiyat eleştirisi üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde ise erkek romancıların romanları feminist edebiyat eleştirisi açısından incelenmiştir. Bu romanlardaki karakterler ve öne çıkan konular analiz edilmiştir.Master Thesis Bikaranîna çîrokên Kurdî di perwerdeya zarokan de(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2015) Tarduş, İbrahim; Pertev, RamazanMasallar bireysel ve sosyal ilişkiler içerisinde yaratılan ve bir kuşaktan diğerine aktarılan geleneksel anlatılardır. Masallar çocukların hayallerini süsleyen ve zenginleştiren eserlerdir. Çocuklar masal okuma ya da dinlemeyle çok mutlu olurlar; zaten masalların özelliklerinden biri de masalların eğlendirici olmasıdır. Çocuklar masal dinleyerek hayal dünyalarını renklendirmek ve o andan tad almak isterler. Lakin masallar sadece eğlendiren yönleriyle ulaşmazlar çocuklara, masallar bazı yönleriyle öğreticidir, kendi içerisinde birçok bilgi, nasihat ve toplumsal kod barındırır ve çocuklara ulaştırır. Denilebilir ki masallar eğlendiren gizli öğretmenlerdirler. Tezimizin amacı Kürtçe'nin Kurmancî lehçesine ait halk masalları ile eğitim arasında var olan köprüyü ortaya çıkarmaktır. Bu amaçla çocuk gelişimiyle ilgili iki teoriyi baz alarak tezimizi inşa ettik. Tezimizde Kürtçe'nin Kurmancî lehçesine ait halk masaları bu iki teoriye göre incelenecektir. İlkin masalların nasıl ve ne öğrettiğinin daha iyi bilinebilmesi için masallar Jean Piaget'nin Zihisel Gelişim Teorisine göre incelenecektir. Bu amaçla masalların içerdiği ve çocukların zihninde oluşabilecek muhtemel şemalar ortaya çıkarılmaya çalışılacaktır. Bir diğer teori ise Lawrence Kohlberg'in Ahlaki Gelişim Teorisidir ki tezimiz bu teoriyi baz alarak masal kahramanlarının davranışlarının yapısını, ahlaksal düzey ve seviyelerini tespit etmeyi amaçlamaktadır. Böylece kahramanın başarısı ya da yenilgisi, ödüllendirilmesi ya da cezalandırmasından yola çıkarak kahraman davranışları incelenecektir. Bu şekilde tezimiz Kürt masallarında çocuklara önerilen davranışlar ve kaçınılması gereken davranışları tespit etmeyi amaçlamaktadır.Master Thesis Cengnameyeke Hezretî Elî:"Gezwetu Huneyn"a Mela Yasînê Alıkî (Metn û lêkolîn)(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Bişaroğlu, Seher; Acar, HayrullahMela Yasinê Alikî, 1891 / 1901-1976 yılları arasında Ağrı'nın Patnos ilçesinde yaşamış Kürt bir şairdir. Babasının adı Abdullah, annesinin adı Hayat'tır. Mela Yasin Alıki, Alıkan aşiretinden ve Codıkan kabilesindendir. Alıkan aşireti Cizre bölgesinden Van'nın Erciş ilçesine göç edip oradan da Patnos'a göç eden göçmen bir aşirettir. Mela Yasinê Alikî ve Feqe Reşîdê Alikî akrabadırlar. Mela Yasinê Alikî, Feqe Reşîdê Alikî'nin amcasının torunudur. Mela Yasinê Alikî, Feqe Reşîdê Alikî, Mela Zahirê Memanî, Mela Qasimê Pozreş, Şêx Nesîmê Kufrewî, Şêx Muhemmedê Arvasî ve Mela Ehmedê Kurumzade gibi âlimlerden eğitim almış. Mela Yasin, çeşitli köylerde imamlık ve müderislik yapmış ve bu süre zarfında birçok kişiye eğitim vermiştir. Mela Yasin Aliki, Şeyh İsmail Hezroyi, Muhammed Emin, Mela Muhmemed Yıldırım ve birçok kişiye hocalık yapmıştır. Mela Yasin Aliki Nakşibendi tarikatına bağlı bir alim idi. Gezwetu Huneyn adlı eserinde tarikatına dair izler görmesek de şiirlerinde tarikatı ve şeyhlerini zikretmiştir. Mela Yasin Aliki ve Gezwetu Huneyn adlı eseri henüz tanınmamış ve hiç bir çalışmaya konu olmamıştır. Şimdiye kadar elimizde 5 şiiri geçmiştir. Tez çalışmamız onun cengnamesi üzerine olduğu için şiirleri üzerinde ayrıntılı bir şekilde durmadık. Mela Yasinê Alikî'nin manzum cengnamesi bendlerle yazılmış olup toplam 373 benten meydana gelmiştir. Eser, Hz. Muhammed'in döneminde meydana gelen Huneyn savaşını konu almaktadır. Mela Yasinê Alikî Huneyn Savaşını Kurmanci lehçesiyle bir cengname olarak yazmıştır. Şimdiye kadar bu cengnamenin üç nüshasına ulaştık, ancak bu üç nüshalardan sadece ikisi tamamiyle elimizde. Elimizde olan nüshaları karşılaştırdık ve tashihli metnimizi eldeki iki nushaya göre hazırladık. Cengnameyi muhteva ve şekil yönünden tahlil ettik.Master Thesis Cıhê kovara Hawarê dı dîroka perwerdeya Kurdî da(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Sadak, Murat Bedirhan; Aydın, TahirhanEğitim, toplumun en önemli meşkuliyetlerinden biridir. Eldeki kaynaklara göre, insanlık tarihi boyunca eğitim hep vardı. Öyle öngürülüyor ki gelekcekte dehep var olacaktır. Klasik dönemde toplum ve iktidargerekliliklerine göre eğitim şekillenip bu ihtiyaçlara göre eğitim veriliyordu. Modern çağda ise kısmen da olsa eğitimdeki bu durum değişiyor ve artık bireylerin zihinsel meraklarına göre eğitim verilmiştir.Kürt eğitimi deşüphesiz bu tarihi süreçlerden geçmiştir. Klasik dönemde Kürt medreselerinde verilen eğitim mîrliklerin çıkarları veya toplumun dini endişelerine göre veriliyordu. Fakat 19. yy sonuna gelindiğinde bu klasik anlayış değişiyor ve artık eğitim kişisel vaya çağın gerekliliklerine göre verilmiştir. Bu dönemde Kürt entellektüelleri da diğer milletlerin aydınları gibi harekete geçmişler ve toplumunu biliçlendirip aydınlanma konusunda eğitmeye çalışmışlar. Aynı zamada Kürt aydınları, toplumsal birlik ve bilinçlenme için dernekler kurmuşlar, gazete ve dergiler çıkarmışlar.Bu gazete ve dergiler da toplumsal eğitim çerçevesinde; kürtçenin öğretilmesine yönelik çalışmalar yapılmış. Aynı zamanda bu gazete ve dergilerde kürt medreselerinde verilmiş klasik eserler tanıtılmış, kürt tarihinin eski ve yakın çağlarına yönelik çalışmalar yayınlanmış, edebi ve folklorik hikayeler yayınlanmış.Özellikle 1. Dünya Savaşından sonra Kürtlerin topraklarındayeni ulusal devletler kurulmasıyla artık Kürt dili ve kültürü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Celadet Ali Bedirhan ve birkaç arkadaşı Kürt dili ve kültürüne yönelik bu tehlikeyi kendi üzerlerinde bir sorumluluk olarak görmüşler ve buna direnme çabalarına girmişler. Bu amaçla Hawar dergisini çıkarmaya başlamışlar. Hawar dergisi, Celadet Ali Bedirhan önderliğinde siyasi konular hariç Kürtlükle alaklı her konuyla ilgileneceğini beyannamesinde belirtmiştir. Hawar dergisinde çok geniş konu yelpazesiyle beraber Kürt/Kürtçeeğitimine yönelik çalışmalara da ağırlık verilmiştir.Hawar'da buna yönelik ilk defa Kürtçe latin alfabesi uygulanmış, Kürtçe dilbilgisi sistematiği konusunda temeller atılmış, çocuk hikayeleri ve pedagojik çalışmalar yayınlanmış. Dergide yayınlanmış bu çalışmalardan da anlaşılıyor ki Hawar'ın yazarları, okul disiplinine benzer şekilde Kürtçe eğitime yönelik çok yönlü ve yararlı çalışmalar içerisinde olmuşlardır.Master Thesis Çîroka Kurmancî ya modern di kovara hawarêde(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2019) Bozan, Emin; Öztürk, MustafaHawar dergisi Kürtçe modern öykü açısından önemli bir yere sahiptir. Kürtçe modern öykü Hawar dergisinde sağlam bir temel oluşturmuş ve sıçrama yaşamıştır. Hawar dergisinde 15 yazar tarafından 50 modern öykü yazılmıştır. Savaş/başkaldırı, vatanın kurtarılması, memleket hasreti, kavga/aşiret töreleri, aşk, fedakarlık, pişmanlık, anı, eğitim, dil sevgisi, yönetici/yönetim, din, öç alma, hurafe/batıl inanışlar, vatanseverlik, umut, kadir bilmek, kahramanlık, sadakat, aç gözlülük, sömürgeleşme, cömertlik, birlik, ihanet gibi temalar hikayelerde kullanılmıştır. Bu temalar üzerinden bu hikayelerin analizi yapılmaya çalışılmıştır.Master Thesis Çîrokên Kurdî li gorî motîf îndeksa Stith Thompson (Bi nimûneyên çîrokên Mîrze Mihemed)(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2016) Demir, Bünyamin; Pertev, RamazanMasalların analizi ve sınıflandırılması için halk bilimi alanında Propp Yöntemi, Aarne'nin Tip Sınıflandırması ve Thompson'un Motif İndeksi gibi birkaç önemli yöntem vardır. Stith Thompson'un yöntemi bunlar arasında en çok öne çıkanlardan biridir. Thompson masallarda motif analizi yaparak motifi, masalın devamlılık kabiliyeti gösteren en küçük unsuru olarak tanımlamiştır. Thompson bu amacını ve yöntemini geliştirmek için The Motîf Îndex Of Folk Literature (Halk Edebiyatı Motif İndeksi) adlı eserinde yaklaşık 45000 motife yer vermiştir. Thompson'un bu yöntemi ile masalların ortak yanları motifler sayesinde ortaya konulabilir. Ayrıca motif çalışmaları masalların daha iyi anlaşılması için de gerekli bir çalışma türüdür. Biz de bu çalışmamızda Kürt masalları arasında önemli bir yeri olduğuna inandığımız Mîrze Mihemed masallarında yer alan motifleri Stith Thompson'un motif indeksine göre belirlemeye çalıştık. Bununla da Kürt masallarının, dünya masalları ile ortak yanlarını ortaya çıkarmayı amaçladık. Kürt masallarının içinden folklorik açıdan çalışılmaya uygun bulduğumuz Mîrze Mihemed masallarını, çalışmamız açısından esas aldık. Sahadan derlenen sekiz adet Mîrze Mihemed masalı üzerinde motif araştırması yaptığımız bu çalışmada, tespit ettiğimiz motifleri Stith Thompson'un motif indeksindeki sıralamasına göre teker teker dizdik. Bunun dışında çalışmamızla ilgili olarak masalların analizi ve sınıflandırılması çalışmalarından da bahsettik. Çalışmamızdan elde ettiğimiz tespitlere göre, Kürt masalları halk edebiyatı motifleri açısından çok zengin masallardır. En çok görülen motifler ise: Sihir, olağanüstülükler, hayvanlar, formel sayılar, sınavlar vs.dir. Bu zenginlik ayrıca Kürt masallarının diğer dünya masalları ile olan ortaklığının da br göstergesidir. Yani Kürt masalları birçok yönden dünya masalları ile benzerlikler taşımaktadırlar ve ortak bir kaynaktan çıkmış olabilirler.Master Thesis Daçek di Devoka semsûrê de (Nimûneya Deverên Sincik, Aldûş û Kûmîrê)(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2019) Esen, Haşim; Adak, AbdurrahmanKürtçe üzerine bir çok çalışma yapılmakta ve dilbilgisi konuları çalışma alanı olmaktadır. Edatlar da bu çalışmanın yapıldığı dilbilgisi konularından birisidir. Kürtçe dilbilgisi üzerine hazırlanan kitaplar edatlar konusunda geniş kapsamlı değillerdir. Bu kitapların yazarları ya yaşadıkları bölgenin kürtçesini (ağzını) ya da daha önce yazılmış olan dilbilgisi kitaplarını kendi çalışmaları için esas almışlardır. Bu yüzden kürçenin bir çok ağzının özellikleri bu kitaplarda yer almamıştır. Adıyaman ağzı da bu kitaplarda yer almayan ağızlardan birisidir. Bu nedenle bu çalışma Adıyamman ağzı üzerine yapılmıştır. Bu çalışma için üç temel bölge (Kömür, Sincik, Gerger) belirlenmiştir. Çalışma belirlenen bölgelerin kürtçeleri üzerinde yürütülmüştür. Çalışmalarda kullanılan materyaller halk masalları ve günlük konuşmalardan derlenmiştir. Bununla Adıyaman ağzının özellikleri orijinal bir şekilde gösterilmek istenmiştir. Daha önce de belirtildiği gibi bu çalışma Adıyaman kürtçesi üzerine yapılmıştır. Bu çalışma dört bölümden meydana gelmektedir. Birinci bölümde konu, amaç, önem, yöntem – teknikler ve çalışmanın önündeki engeller, ikinci bölümde edatlar ile ilgili genel bilgiler, üçüncü bölümde Adıyaman ağızındaki edat örnekleri ve özellikleri, dördüncü bölümde ise kürtçedeki edatlar ile Adıyaman ağzındaki edatlar karşılaştırılmıştır. Dördüncü bölümün sonunda da çalışmadan çıkarılan sonuçlar ile çalışmada yararlanılan kaynak kitaplar ve kaynak kişilerin listesi verilmiştir.Master Thesis Daçek dı zaravayê Kurmancî da(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2018) Taman, Bahattin; Aslan, MustafaEdatlar, Kurmanci lehçesinde en etkili dilbilgisi öğelerindendir. Pozisyon olarak kelimelerden önce kullanılır ve ayrıca çift edatlar kelimeyi içlerine alırlar. Yapı olarak yalın, ad ve birleşik durumda karşımıza çıkarlar. Cümle içinde kelimelerle kullanılarak, cümleye kalma, yönelme, çıkma, beraberlik, içinde olma, benzetme, ölçme ve soru anlamı verirler. Bunun yanı sıra parçalardan oluştukları ve fazla kullanıldıkları için dil ahengi üzerinde geniş bir etkiye sahiptirler. İsim, zamir, fiil, zarf, bağlaç gibi kelime türlerini etkilerler. Edatlar küçük parçacıklardan oluşmuşlardır ve çok kullanıldıkları için ses değişimlerine uğrarlar. Bazılarında düşme, bazılarında değişme meydana gelir. Kurmanci lehçesinde en büyük sorunlardan bir tanesi art-edatlardaki ses sorunu tercihidir ki dildeki ahenge ve akıcılığa etki etmektedirler. Bu çalışmada, edatlar "yer", "yapı", "anlam", "görev" ve "sesbilim" açısından incelenecektir. Amaç, edatları pozisyon ve yapılarına göre genel anlamda tasnif etmek, edatların cümleye kattıkları anlam imkânlarını ortaya çıkarmak, edatların diğer dilbilgisi öğeleriyle olan ilişkilerini belirtmek, edatlardaki ses değişimlerini ve ortaya çıkan problemleri analiz edip bu bağlamda bir yön belirlemektir. Şüphesiz edatların ayrıntılarıyla incelenmesi, Kurmanci lehçesinin kullanım imkânlarını genişletecek. Çünkü birçok dilbilgisi konusuyla ilintili olan edatlar etki sahibidirler. Bu yüzden edatların kullanım olanaklarını belirtmek gerekiyor. Bu çalışma aynı zamanda, edatların ses bilimsel yönlerine eğilerek edatların kullanımın tercihleri üzerinde etki edecektir.Master Thesis Dem di devoka torê da (Bi mînaka Gundê Xerabê Bena)(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2019) Kalan, Lokman; Öztürk, MustafaÖZET Bu çalışmanın konusu Kürtçenin Kurmancca lehçesindeki Tor ağzının zamanlarıdır. Aynı zamanda fiillerin zamanlarının biçim ve işlev özellikleri ve ilişkileri bu araştırmanın alt konularını oluşturmaktadır. Bu çalışmada betimleyici dilbilim (descriptive linguistics) metodu ve işlevsel düzlem (functional plane) kullanılmıştır. Bu araştırma, konusu bakımından zamanlar ve çalışma yeri bakımından Tor yöresinin bir köyü (Xerabê Bena) ile sınırlandırılmıştır. Çalışmanın ana amacı Tor ağzının zamanlarının tanıtılmasıdır. Ayrıca Tor ağzının genel bir tanıtımı bu araştırmanın ikincil amaçlarındandır. Tor yöresi coğrafyası bakımından yeterince geniştir ve Tor ağzı Kürtçede Kurmancca lehçesi içinde konuşucularının nüfusu bakımından önemli bir yere sahiptir. Bu yüzden bu ağız üzerindeki çalışmaların Kurmanccanın birçok konusunun aydınlatılmasında olumlu bir rol üstlenmesi ve birçok çalışmaya önayak olması umulmaktadır. Çalışma özellikle fiil zamanları üzerine yoğunlaşmıştır. Yöresel özellikler kendilerini en çok fiil çekimlerinde ele verdiğinden dolayı bu alandaki çalışmalar bir ağzın tasvir edilmesi için çok önemlidir. Bu çalışma bir giriş ve dört bölümden oluşmaktadır. Girişte çalışmanın konu, amaç ve önem, yöntem ve kaynakları sunulmuş. Birinci bölümde konuyla ilgili ana kavramlar hakkında bilgiler verilmiş. Fiil ve fiil çekimi gibi konular ele alınıp açıklanmış. Tor yöresi ile Tor ağzı ve Xerabê Bena köyü tanıtılmış. İkinci bölümde geçmiş zamanlar incelenmiş. Bu bölüm dört alt bölümden meydana gelmekte ve her alt bölüm bir geçmiş zamanı oluşturmaktadır. Üçüncü bölümde şimdiki zaman incelenmiş. Dördüncü bölümün konusu ise gelecek zamandır. Her bir zaman için de önce o zamanın morfolojisi ve işlevi genel olarak verilmiş sonra da o zamanın Tor ağzında tespit edilen özellikleri sunulmuştur. Bu çalışmada tespit edilen Tor ağzının zamanlarının başlıca özellikleri bu bölümlerin sonunda sonuç başlığı altına sunulmuştur.Master Thesis Denbêjî di peywenda patronajê de(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2014) Gürür, Zeki; Acar, HayrullahSanatsal ve edebi üretimler üzerindeki etkisi inkâr edilmeyecek ölçüde belirgin olan "iktidar"ın, Kürt sözlü sanatının gelişim çizgisi üzerindeki etkisinin araştırılması bu çalışmanın amaçlarından biridir. Bu çalışmada sanat ve iktidar ilişkisi, dengbêjler ve onları himaye eden yapılar üzerinden incelenmektedir. Kürt sözlü kültürünün oluşum ve gelişim süreçlerine etki etmeleri dolayısıyla bu yapıları modernliğin Kürt toplumuna tezahürleri bağlamında modern ve modern öncesi şeklinde ayırmak mümkün. Çalışmada, dengbêjlik ve patronaj ilişkisi, tarihsel ve güncel örneklerden hareketle 2 temel bölüm halinde incelenmiştir. Çalışmanın giriş bölümünde, Kürt sözlü kültürünün bir parçası olan dengbêjlik sanatı; kolektif bellek, sözlü tarih ve sözlü kültür bağlamında incelenmiş olup, konu ile ilgili literatür taraması yapılmıştır. Kürt sözlü kültürü ile ilgili öncül yazılı materyaller taranmış olup, konu ile ilgili genel bilgiler aktarılmıştır. Matbaanın icat edilişinin sözlü ve yazılı kültüre etkisi, dünyada benzer süreçlerden geçmiş örnekler üzerinden incelenmiş, böylece matbaanın ve teknolojik imkânların Kürt sözlü kültürüne etkisi tahlil edilmiştir. 20. yüzyıldan sonra Kürt toplumunun içine düştüğü siyasal ve toplumsal koşulların, kültürel ve sanatsal üretimlere etkisi, sebep ve sonuçlarıyla beraber değerlendirilmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde Kürdistan'daki idari sistemlerin tarihsel arka planı ve Kürt mirlikleriyle Osmanlı Devleti arasındaki ilişkiler incelenmiş, mirlikler etrafında ortaya çıkmış sanat ve edebiyat, patronaj bağlamında değerlendirilmiştir. 16. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar, Kürdistan'daki idari sistemi şekillendiren dinamiklerle beraber, bu süreçte Kürt mirleri tarafından saraylarda himaye edilmiş ve bu yönüyle anlatıda ifadesini bulmuş örnekler ele alınmıştır. Bu örneklerden hareketle, sanat ve iktidarın birbirini besleyen, birbirine maddi ve psikolojik motivasyon kaynağı olduğu saptanmıştır. Bu bağlamda sanatsal ve kültürel üretimlerin içeriği ve kapsamıyla, siyasal ve iktisadi hegemonya arasındaki ilişki ortaya konulmuştur. 2. bölümde 16. yüzyıldan, 20. yüzyıla kadar Kürt toplumundaki iktidar dönüşümleri, mir, şeyh ve ağalar üzerinden ele alınmış, bu dönüşümün Kürt edebiyatı ve sanatı üzerindeki tezahürleri değerlendirilmiştir. Aynı zamanda bu karakterlerin toplumdaki seçkinlik vasıfları ve siyasi, iktisadi nüfuzları ile sanatsal ve edebi üretimlerdeki rolleri bu bölümde tartışılmıştır. 20. yüzyılın başına doğru siyasi ve iktisadi hegemonyası azalan Kürt mirlikleri, onlardan sonra toplum üzerinde nüfuz sahibi şeyhler ve yüzyılın sonuna doğru ortaya çıkan ağalar üzerinden, Kürt sanatı ve özelde dengbêjliğin anlatı içeriğinin analizi yapılmıştır. Yine bu bölümde, sanat ve iktidar ilişkisinin mekânsal düzlemi, değişen siyasi, kültürel ve toplumsal dinamiklerin, kültürel ve sanatsal üretimlere etkisi himaye mekânları başlığında tartışılmıştır. Sanatın icrasında önemli himaye mekânları olarak karşımıza çıkan saraylar, köy odaları, radyolar ve dengbêjevlerinde, sistematik karşılığını bulmayan patronajın, tarihsel ve siyasal sebepleri değerlendirilmiştir. Kürdistan'daki iktidar değişimlerinin dengbêjler üzerindeki etkisi, anlatıya yansıyış biçimi ve epik anlatı türünün ortadan kayboluşu şeklinde ifadesini bulan patronaj sisteminin, kendini yeniden üretme biçimi tartışılmıştır. Günümüzde bu kültürün yeniden üretimi ile ilgili Mala Dengbêjan başlığında, güncel bir Dengbêjler Divanı örneği ile klasik dengbêjlik arasında benzerlik ve farklılıklar tespit edilmeye çalışmılmıştır.Master Thesis Dengbêj resoyê gopala(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2016) Beğik, Mahmut; Acar, HayrullahToplum içinde çoğu zaman, toplumun üzerinde etkiler birakan olaylar meydana gelir. Eğer o toplum sözlü halk edebiyatını yaşıyorsa ve henüz tamamen yazılı edebiyata geçmemişse, bu olaylar bir şekilde bazı kimseler tarafından topluma sözlü olarak aktarılır. Bu olaylar bir nesilden diğer bir nesile nakledilirler. Kürt halkı içerisinde, genelde bu görev 'dengbêjler' tarafından yapılır. Dengbêjler bu olayları hikaye, destan veya türkü haline getirirler. Bölge halkı içerisinde veya bir bölgeden diğer bir bölgeye, baştan başa naklederler. Dengbêjlik, sözlü Kürt edebiyatında bugüne kadar devam etmektedir. Sadece türkülerinin bir kısmı, notalarıyla beraber yazılı edebiyata dönüştürülebilmiştir. Türküler, dengbêjler sayesinde kendi özlerini koruyabilmişlerdir. Kürtler içerisinde bir çok dengbêj, bugüne kadar bu sözlü edebiyatı taşıyabilmişlerdir.Bu sözlü kültürü koruyan ve ona büyük katkılar sağlayan dengbêjlerden bir tanesi de dengbêj Resoyê Gopala'dır.Dengbêj Reso70 yıldan fazla dengbêjlik yapmış ve Kürt dengbêliğine önemli katkılarda bulunmuştur. Bu araştımada,dengbêj Resoyê Gopala'nin yaşam ve eserleri üzerinde, detaylı bir araştırma yapılmıştır. Bu tez giriş ve 2 kısımdan oluşmaktadır. Giriş bölümünde, dünya genelinde sözlü edebiyat ve onun içerisinde 'dengbêjliğin' yeri üzerinde durulmuştur. Bunun yanında da komşu milletlerin ve Kurdistan topraklarında yaşıyan azınlıkların Kürt dengbêjliği üzerindeki etkisi veya Kürt dengbêjliğinin, bıraktığı etki ele alınmaktadır. Aynı bölümde, dünya ve Kürt araştırmacılarına göre, dengbêjliğin genel ölçüleri ve dengbêj Evdalê Zeynê'nin bir ekol olarak Kürt dengbêjliği içerisindeki yerine yer verilmiştir. Bunun da sebebi dengbêj Resoyê Gopala'nın Evdal'in bir takipçisi olmasındandır. Araştırmanın birinci bölümü, Reso'nun yaşami ve eserleri konu edinmektedir. Reso'nun aşireti, ailesi, zehirlenmesi bu bölümde yer almaktadır. Ayrıca Reso'nun ailesinden, araştırmacılardan, dengbêj ve arkadaşlarından, dengbêj Resoyê Gopala hakkındaki görüşlerine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde, Reso'nun eserlerinden seçilmiş örnekler almaktadır. Bu örneklerde ele alınan türkülerin konusu, kahramanları, olay, yer ve örgüsü üzerinde durulmuştur. Resoyê Gopala, dengbêj Evdalê Zeynê'nin ekolunu takip eden bir dengbêj olması nedeniyle, ikisinin eserleri arasında karşılaştirmanın yapılabilmesi için örnek olarak iki eserine yer verilmiş ve eserler ekte sunulmuştur.Master Thesis Dengbêjnên jin ên Radyoya Erînavê(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Polattağ, Habibe; Acar, HayrullahDengbêjlik geleneği kürtlerin sahip olduğu sözlü kültürün en önemli unsurlarından biridir. Dengbêjlik, ana fonksiyonlarının yanısıra kürtler için tarihi belge olma özelliğine de sahip olmuştur. Dengbêjlik sanatını icra edenler halk arasında önemli bir statüye sahip olmuşlardır. Dengbêjlik eski dönemlerden beri hem kadınlar hem de erkekler tarafından icra edilmiş fakat sosyal sebeplerden dolayı kadınlar divanlarda pek yer alamamışlardır. Bu tezle kadınların dengbêjlik serüveninin tanımaya çalıştık. Tezin ana soruları şunlardı: Kadınlar dengbêjlik geleneğinde nasıl bir rol oynadı, Kadınlar dengbêjlik sanatını üretirken ve icra ederken nasıl sorunlarla karşılaştılar, bu alanda onların işini kolaylaştıran ve zorlaştıran unsurlar nelerdir? Kafkas Kürtleri Sovyetler birliğinin değişen eğitim politikaları sayesinde önemli gelişmeler yaşadı. Kürtçe eğitim onlara milli bir bilinç kazandırdı. Kürtler bu milli bilinçle edebiyat, akademi ve müzik gibi alanlarda önemli çalışmalara imza attı. Bu çalışmalar içinde en çok ses getiren ve tanınan kuşkusuz Erivan Radyosudur. Kafkas Kürtlerinin dengbêjlik mirası Erivan Radyosu sayesinde önemli bir arşive sahip oldu. Bu arşiv aynı zamanda kürt müziğinin de başlıca kaynaklarından birisi oldu. Radyo, dengbêjliğin yeni icra merkezi olmuştu. Kadınlar da icracı olarak divanlarda bulamadıkları fırsatı radyoda buluyordu. Bu kürtler için yeni bir durumdu. Fatma Îsa, Belga Qado, Aslîka Qadir ve daha birçok dengbêj toplumsal ve ailevi baskılara rağmen radyoda dengbêjliği icra ettiler ve dengbejlik geleneğinde kendilerine yer buldular. Teknolojik ve sosyal değişimlerden sonra dengbêjlik geleneği ve Kürt müziği de yeni bir döneme girmiş oldu. Yeni dönemde radyo ve plaklar patronaj sisteminin yerini aldı. Burada dikkat çeken en önemli noktalardan birisi de kadınların da artık dengbêjlik icrasında öne çıkmak için fırsat bulmasıdır. Bu durum önceleri toplum tarafından kabul edilmiyordu ve dengbêjlik icrasında sesini duyurmaya çalışan kadınlar bir çok baskıyla karşı karşıya kalıyordu. Bu konuda Erivan Radyosu ve Kafkas Kürtleri önemli bir örnek oluşturuyor.Master Thesis Destana Zembîlfiroş û Gulxatûnê(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2013) Samur, Aziz; Yıldırım, KadriBu çalışma Klasik Kürt Edebiyatı'nın aşk destanlarından olan Zembilfıroş ile Gülhatun hikâyesinin yazılı varyantları etrafında hikâyenin metinsel tahlilini, olay örgüsünü, kahramanların konumu ile özellikleri, destanın tarihsel ve sosyal arka planını ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Çalışmanın üzerinde şekillendiği varyantların ilki Feqiyê Teyran'a (1549-1631); ikincisi Melayê Bateyî'ye (1675-1760); ve üçüncüsü de Mûradxanê Bayezîdî'ye (yazılış yılı 1776) aittir. Çalışmanın birinci bölümünde destan ve destanların ortaya çıkışı ile türleri üzerinde durulmuş, batı ve doğu edebiyatındaki örnekleri işlenmiştir. İkinci bölümde aşk destanları ve bunların batı edebiyatındaki örnekleriyle birlikte doğu edebiyatında meşhur olan örnekleri de tanıtılmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise esas konuyu teşkil eden üç varyantın metin bilgisi etrafında, Zembilfıroş ile Gülhatun destanının Klasik Kürt Edebiyatı ile Çağdaş Kürt Edebiyatı'ndaki yeri; varyantların şair, içerik, tema, mesaj, düşünce, dil, nazım şekli gibi metin tahlilleri; hikâyenin kahramanlarının nitelikleri; destanın ortaya çıkış yer(ler)i ile olayın oluş şekli; destanın vuku bulduktan zonraki yayılma ve yazıya geçirilme durumu; destanın erkek kahramanı olan Zembilfıroş'un, Kürdistan tarihini anlatan kaynaklardan yola çıkarak gerçek tarihsel kişiliğinin tespiti gibi konular işlenmiştir. Bu bölümde ulaşılan en önemli sonuçlardan biri, Zembilfıroş ile Gülhatun arasında vuku bulan aşk hikâyesi, miladi 994 yılında Mervaniler (Miladi 985-1086) döneminde Diyarbakır'ın Silvan ilçesinde meydana gelmiştir. İkinci önemli ayrıntı, adı geçen aşk hikâyesinin erkek kahramanı olan Zembilfıroş'un gerçek ismi Emir Said olup, Diyarbakır Paşalarından Emir Hasan'ın oğludur. Bu noktada Kürdistan tarihi ile ilgili literatür taranmış, Emir Said ve Emir Hasan ile ilgili önemli bilgilere ulaşılmıştır. Yine günümüz yazar ve araştırmacılarının eserlerindeki Zembilfıroş ile ilgili araştırma, analiz ve düşünceleri de işlenerek, hikâyenin gerçek kimliğine kavuşması yönünde sundukları katkı dikkatlere sunulmuştur. Çalışmanın son bölümü olan dördüncü bölümde ise Zembilfıroş hikâyesi, Yusuf ile Züleyha ve İbrahim Edhem hikâyelerinin olayın gerçekleşme ve kurgu biçimi bakımından ortak yönleri ele alınmıştır. Bu bölümde karşılaştırılan hikâyeler ve ortaya çıkan benzer motiflerin varlığı, farklı toplumların benzer edebiyat kültürüne sahip olduklarının işaretleri gibidir. Son olarak ekler bölümünde, üzerinde analiz ve tahliller yapılan Zembilfıroş ile Gülhatun aşk hikâyesinin üç varyantı olduğu gibi verilmiştir.Master Thesis Di çend pexşanên Kurmancî de Evînên Efsanevî(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2015) Polat, Edip; Yıldırım, KadriDenemeler hariç, bütün kürtçe nesir edebiyatı örnekleri birçok açıdan birbirine yakındır. Halk edebiyatında, özellikle Efsanevî Aşklar'ı içeren eserlerde edebî türler arasındaki farklar çok azalır, bazen de neredeyse ortadan kalkar. Her efsaneden üç-dört varyant veya formu ele aldım ve karşılaştırdım. İçerik, karakterler, anlatım silsilesi, olay örgüsü aynı olanlar, eser kısa da olsa özellikleri bir varyantınkine benziyorsa, biz onu "form" olarak adlandırdık. Efsanelerin özetlerini en uzun ve halk arasında daha çok bilinen varyantı esas alarak yazdım. Efsanenin karakterlerini ister ana karakterler ister stero karakterler olsun, hepsini inceledim. Duygusal, akraba, dini, arkadaşlık vs. ilişkileri incelemeye değerdi, fakat varyantlara göre bu karakterler ve ilişkileri değişmekteydi, bunu ayrı bir başlık altında ele aldım. Eğer bu durum netleştirilmeseydi, varyantlar anlaşılmayacaktı. Bazı efsanelerin form ve varyantları çok fazlaydı, hepsinin özetlerini bu çalışma kapsamına dahil edemezdim, bu ancak bir doktora tezi olabilirdi, fakat halk arasında yerleşik olan belirli form ve varyantları daha çok ele aldım. Bu varyant ve formların bazıları türkçe idi, fakat onlar kürt efsaneleri oldukları, eserin ruhu kürtçe ve olay kürtlerin yaşadıkları topraklarda geçtiği için, onları da bu inceleme içine aldım (örneğin M. Said Ramazan el-Bûtî tarafından yazılan Mem û Zin romanı ile Bawer Ferat tarafından yazılan Dewrêş ile Adûle). Efsanelerin ne zaman ve nerede yaşandıkları herkes için önemlidir, öğrenebildiğim kadarıyla bu konuyu inceledim. Bütün efsanelerin sonuçlarının değerlendirilmesi gerekirdi, kendimce yorumlanmasını uygun gördüm. Bütün efsaneler için değişmeyen bu konu başlıkları, incelemem için paydaş bir yöntem olarak ortaya çıktı. Konu nesirlerle sınırlı olduğu için, bu efsanelerin ezgi, şiir, destan vs. manzume şeklindeki söyleyişlerine yer vermedim. Fakat bu efsanelerin metinleri içinde birkaç dizeye yer verdim. Bütün örneklerin genel değerlendirilmesi ve yorumlanması için, çalışmanın sonunda "Sonuç" yer almaktadır. Bununla birlikte "Ek 1" de Edûlê'nin tarafından söylendiği rivayet edilen Dewrêş üzerine bir ezgi (kilam) yer almaktadır. Bu çalışmanın sonunda kürt edebiyatında başka bir yazın biçimiyle karşılaştım: Karma edebiyat formu. Bilindiği gibi edebiyat tarihinde şekil (morfoloji) bakımından bir yazı ya dize ve beyitlerden oluşur ki biz buna destan, mesnevî, gazel vb. deriz, ya da nesir şeklinde hazırlanırlar ki biz bunlara masal, öykü, roman, anı vb. deriz. Karma Edebiyat Formu bir arada kullanılan bu iki türden oluşur. Yani bir metnin içinde hem nesir var, hem şiir, destan ve "kılam" var. Bu tür, çoğunlukla efsanevî aşklarda kullanılagelmiştir. Bu formu tam anlayabilmemiz için, efsanevi aşkların örneklerini araştırma ve inceleme konusu olarak seçtim. Özellikle Bijen ile Menice aşkı kurmanclar arasında şimdiye kadar pek bilinmiyordu, fakat görülecek ki bir çok açıdan Mem ile Zin aşkından geri kalır tarafı yok. Ahmedî Xanî'nin mesnevisi olan Mem ile Zin, Mola Mahmudî Beyazidi tarafından öykü şeklinde edebiyat dünyasına kazandırılmış, ancak edebi omurgasından bir şey kaybetmemiştir. Bunun gibi, Firdevsi'nin Şehnamesi'nde Bijen ile Menice aşkı ikili beyitler halinde anlatılırken, bu tezin ilerleyen sayfalarında da görüleceği gibi bu sevdalar birçok bölgede masal olarak da anlatılır ve nesir olarak kitaplarda yer almışlardır. Hangi stil ile söylenmiş veya yazılmış olursa olsun, kısa ya da uzun, yörelere göre değişen varyantları olsa bile, kahraman adları ve olayların geçtiği yerler değişse bile, bu aşklar içeriklerinden bir şey kaybetmemişlerdir. Kafiyeli şiirlerde veya ezgilerde söylenemeyen betimlemeler, sözü uzatma fırsatının daha çok olduğu öykü veya roman sayfaları arasında rahatlıkla ve genişçe dile getirilebilmiştir. M. Ö.'sine ait bir örnek vardır: Bijen ile Menice aşkı. Bu otantik aşk halen kürtlerin gece oturumlarında (şevbêrk) masalcılardan dinleniliyor. Bijen Ristemî Zal'ın yeğenidir ve Menice Turanistan kralı Efrasiyab 'ın kızıdır ki o İran'ın düşmanıdır. En büyük engel işte bu düşmanlıktır. Dewrêşê Evdî ile Edûlê'nin aşkı, Milan ve öteki üç aşiret Türkmen, Gêsî ve Şemiran arasında patlak veren çatışma döneminde gelişir ve trajediyle sona erer. Bu aşkın önündeki en büyük engel inançları ve sınıfsal farklılıklarıdır. Dewrêş hem Yezîdî hem de yoksuldur, Edûl ise suni müslüman ve Mîr olan Temir Paşa'nın kızıdır. Siyabend ile Xecê'nin aşkı hasretle karşı karşıya kalır; Siyabend eşkıyadır, dağlardadır ve tek başınadır, fakat Xecê yedi erkek kardeşin ailedeki tek kız kardeşidir. Kardeşleri Xecê'yî Siyabend'e vermezler, o da kızı kaçırır, Sipan dağının doruklarına götürür. Siyabend orada bir yabanöküzünün boynuz darbesiyle bir kaza sonucu uçurumdan düşer ve ölür. Xecê de peşinden atlar. Burada sosyal ilişkilerdeki çelişkiler var, eğer o kaza meydana gelmeseydi, belki de birlikte mutlu yaşarlardı. Mem ile Zin aşkı, önceleri Memê Alan destanında yer almış, sonra Ahmedê Xanî tarafından mesnevi tarzında yazılmıştır, 18. yüzyılda Mele Mahmûdê Beyazidî tarafından öykü olarak kaleme alınmıştır. Son yıllarda ise roman tarzında yayınlanmıştır. Bu aşklardan sadece dört örneği ele aldık: Dewrêşê Evdî ile Edûlê, Siyabend ile Xecê, Bijen ile Menîce, Mem ile Zîn. Fakat buna benzer onlarca örneğin olduğunu belirtmek gerekir.Master Thesis Di kilamên Elî Sîzer de şopên baweriya Elewîtiyê(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2020) Kaçmaz, Hüseyin; Valı, ShahabKürt toplumu içerisinde birçok farklı inanç grubu mevcut olup bu inançlardan bir tanesi de Aleviliktir. Alevi Kürtler; inanç, kültür ve gelenekleri bakımından Kürt toplumu içersinde ayrı bir yere sahiptir fakat bu topluluk her ne kadar kendine has bir konuma sahip olsa da günümüzde bu topluluğun inancı yavaş yavaş büyük bir değişime uğramakta, Alevilik inancı adım adım kendi doğasından uzaklaşmakta ve bu topluluğa dair doğrulara birçok çalışmada değinilmemektedir. Bu çalışmadaki amacımız Ali Sizer'in deyişleri örneğiyle Alevi Kürtlerin deyişlerinde, Alevi Kürtlerin inançlarının izlerini tespit etmektir. Aleviler, inançlarını daha çok deyişleri yoluyla ifade ettiklerinden, onların deyişlerinde inançlarının birçok izi görülebilir ve böylelikle bu inancın doğası daha çok anlaşılabilir. Elbette bu çalışmayı yaparken sadece Alevilerin deyişlerine yer vermedik; farklı kaynaklara göre Alevilik inancı, Alevilerin tarihi, Alevi-Kızılbaş isimlerinin anlamı, halife Ali ve Alevilik ilişkisi, Osmanlı, Safevi ve Türkiye devletleri zamanında Alevi-Kızılbaşların durumu konularına değindik ve aynı zamanda saha çalışmalarından derlediğimiz bilgilere de yer verdik. Alevilik inancı hakkında bilgiler verildikten ve Ali Sizer'in deyişleri bu inanca göre yorumlandıktan sonra Sizer'in, deyişlerinde bu inancın birçok unsurundan söz ettiği ve deyişlerinde bu inanca ait birçok unsuru koruduğu açıkça ortaya çıkmıştır.Master Thesis Di Kitabê Muhemmedê Şêx Ensarî: "Raro Raşt" û "Me?lûmatê Dînîye" (Metn û cigêrayîş)(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2016) Zilan, Bilal; Tayfun, MehmetBu çalışma Muhemmedê Şêx Ensarî'nin Raro Raşt ve Melûmatê Dînîye kitapları üzerinedir. Bu manzum eserler 1947-1948 yılında yazılmıştır. Raro Raşt (Doğru Yol) akide ile ilgili, Melûmatê Dînîye (Dini Bilgiler) de fıkıh hakkında yazılmıştır. Kronolojik açıdan Zazacada üçüncü ve dördüncü kitaptırlar; fakat kendi alanlarında Zazaca olarak yazılmış ilk kitaplardır. Bu kitaplar bugüne kadar sadece el yazmalarıyla sınırlı kalmıştı, bu sebeple birkaç kişi dışında kimsenin söz konusu eserlerin varlığından haberi yoktu. Bu çalışmayla bu kitaplar ilk defa tanıtılmakta ve tahlil edilmektedir. Bu çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, Kürtçe ve diğer dillerde manzum akaid ve fıkıh eserleri üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde, Muhemmedê Şêx Ensarî'nin hayatı hakkında bilgi verilip eserleri tanıtılmaktadır. Üçüncü bölümde, şekil ve edebi sanatlar yönünden kitapların metni tahlil edilmektedir. Dördüncü bölümde ise metinler tenkit metoduyla transkribe edilmiştir.Master Thesis Di romanên Erebê Şemo'de folklora Kurdî(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2013) Gören, Ebubekir; Acar, HayrullahGören, Ebubekir, "Erebê Şemo'nun Romanlarında Kürt Folkloru", Master Tezi. Danışman: Hayrullah ACAR, XIV+169 Folklor, halklara ait kültürel ve edebi ögelerden oluşur. Folklor yoluyla halkarın yaşamı, deneyimleri, adetleri, düşünce ve inanışları somutlaşır. Öykü, destan, atasözü ve deyimler, binlerce yıllık süreç içinde anlatılır ve nakledilir. Bu ögeler, dil ile korunur ve devamlılıkları sağlanır. Folklor disiplini de bu ögeleri toplar, sınıflandırır ve değerlendirir. Folklor yoluyla halkların edebi ögeleri öğrenilir. Bu yönleriyle folklor, eşsiz bir edebi anlatım hazinesidir. Modern dönemin edebi bir icadı olan roman türü, folklorun hazinesine muhtaçtır. Bu yüzdendir ki birçok romanın kaynağı folklordan alınmıştır. Kürt romancısı Erebê Şemo da, eserlerinde Kürt folklorunu temel almıştır. O, yazdığı "Şivanê Kurmanca" adlı romanıyla Kürt edebiyatı için yeni bir alanın kapısını açmıştır. Çünkü "Şivanê Kurmanca" ilk Kürtçe romandır. Bu çalışma, Erebê Şemo'nun hayatı, eserleri ve romanlarındaki Kürt folklorunu konu edinmiştir. Çalışma, önsöz, giriş ve sonuç kısımları hariç, iki bölümden oluşur. Giriş bölümünde, folklorun anlamı ve içeriği üzerinde durulmuştur. Folklorun temel özelliklerine ve onun dil, kültür, tarih ve edebiyat ile bağlantılarına işaret edilmiştir. Burada, sözlü kültürlerin ortaya çıkışından bu yana, anlatım ve yazım alanlarındaki büyük gelişmelerden bahsedilmiş ve tarih boyunca sözlü anlatım alanındaki biçimsel ve içeriksel değişimler gözler önüne serilmiştir. Bu gelişim seyri sanayi devrimi, hümanizm ve Fransız ihtilali ile ilişkilendirilmiş, konu modern roman sanatının ortaya çıkışına kadar getirilmiştir. Roman sanatı da onun tarihine ve bireyler ve uluslar için anlamına göre değerlendirilmiş ve onun folklor ile bağlantısı ortaya konmuştur. Son olarak da Kafkasya Kürt romanı, onun temel karakteristiği ve bu karakteristiğin nedenleri irdelenmiştir. Birinci bölümde, Erebê Şemo'nun yaşamı, edebi kişiliği ve eserleri üzerinde durulmuştur. Şemo'nun romanları, özellike, kültürel, folklorik, tarihi ve edebi yönlerden değerlendirilmiştir. İkinci bölümde, Erebê Şemo'nun romanlarındaki Kürt folkloru ögeleri bir araya getirilmiş ve bunlar alanlarına göre sınıflandırılmıştır. Bu folklorik unsurlar Kürt kültürü ve adetleri açısından açıklanıp yorumlanmıştır. Sonuç bölümünde, Erebê Şemo'nun romancılık dışındaki yönleri ele alınmıştır. Erebê Şemo'nun gazetelerde yayınlanmış makaleleri, radyo ve dil çalışmaları ve siyasi mücadelesi üzerinde durulmuştur.Master Thesis Dîwana laxer(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2019) Yılmaz, Hacı; Acar, HayrullahKlasik Kürt Şiirinin şairlerinden biri olan Laxer 19. Yüzyılın sonlarında ve 20. Yüzyılın ilk yarısında yaşamıştır (1866? – 1927). Müküs bölgesindendir; adı Tinis olan bir köyde doğmuştur. Mezarı da şu anda Van Edremit'e bağlı Elmalı (Zivistanî) köyündedir. Medrese geleneğinden gelen Laxer'in aile kökeni Behdînan bölgesine dayanır. Mir Hesen Veli, Kırmızı Medrese ve Arvas Medresesi gibi, yaşadığı coğrafyanın en meşhur medreselerinde dini ve edebi eğitimini gören Laxer, tasavuf ehlidir ve Nakşî tarikatına intisabı vardır. Edebi olarak Melayê Cizirî'den çok etkilenen şair, şiirlerinde daha çok din, tasavuf, aşk, tabiat temalarını işlemiştir. Şiir divanı, oğlu döneminde bir sel felaketine maruz kalır ve büyük zarar görür. Çoğu artık okunamaz hale gelir, ne var ki oğlu yine de biri arapça, biri farsça ve yirmi sekiz tanesi de kürtçe olmak üzere otuz tane şiirini kurtarıp yeniden yazmayı başarır. İşte bu otuz güzel şiiri ile Laxer olarak kürt edebiyatı tarihine geçer. Halk arasında Mela Umerê Aşiq ya da Mela Umerê Tînîsî olarak bilinen Laxer, şiirlerinde Laxer mahlasını kullandığı için edebiyat sahasında şair Laxer olarak tanınır. Bu çalışmamızda, onun hayatı, divanı ve görüşleri üzerine detaylı durmanın yanı sıra şiirleri hakkında biçimsel, içeriksel ve tematik tahliller yaptık.