Antrenörlük Eğitimi Bölümü
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/133
Browse
Browsing Antrenörlük Eğitimi Bölümü by Language "tr"
Now showing 1 - 16 of 16
- Results Per Page
- Sort Options
Article 14 -16 Yaş Grubu Çocuklarda Korfbol Temel Beceri Eğitimi Antrenman Programının Motor Gelişime Etkisi(OPUS Uluslararası Toplum Araştırmaları Dergisi, 2020) Eskiyecek, Canan Gülbin; Bayazıt, Betül; Abdikoğlu, DilrubaBu çalışmanın amacı, 14-16 yaş grubu kız ve erkek çocuklarda korfbol temel beceri eğitimi antrenmanlarının motor gelişime etkisini belirlemektir. Çalışma grubunu, Kocaeli Fen Lisesi’nde öğrenim gören ve random yöntemiyle seçilmiş 12’si kız ve 20’si erkek olmak üzere toplam 32 gönüllü öğrenci oluşturmuştur. Öğrenciler cinsiyete bakılmaksızın denek (n=17) ve kontrol (n=15) grubu olmak üzere iki eş gruba ayrılmıştır. Çalışmada deney grubuna 8 hafta süreyle haftada 2 gün ve günde 60 dakika olmak üzere korfbol branşının temel motor becerilerini geliştirmeye yönelik beş temel beceriyi içeren (pas, şut, penaltı, turnike ve V kat şut atışı) bir antrenman programı uygulanmıştır. Kontrol grubuna ise herhangi bir antrenman programı uygulanmamıştır. Çalışmanın yürütülebilmesi için 2019/01.2 sayılı ve 2018/346 proje (KÜ GOKAEK) ile Etik Kurul Onayı alınmıştır. Elde edilen verilere, SPSS programı ile tanımlayıcı istatistiksel işlemlerle birlikte gruplar arasındaki farkı belirlemek için Mann Whitney U testi, grupların kendi içerisindeki farkı belirlemek için ise Wilcoxon testi kullanılmıştır. Sonuçlar p<0.05 önemlilik düzeyinde değerlendirilmiştir. Çalışmada ön-test ve son-test ölçüm değerlerinin karşılaştırılmasında, denek grubunun pas, şut, penaltı, turnike ve V kat şut atışı değişkenleri arasında istatistiksel olarak önemli düzeyde fark olduğu tespit edilmiştir (p<0.05). Çalışma sonucunda, 8 hafta süresince pas tekniği ile birlikte şut tekniklerini geliştirmeye yönelik yapılan antrenmanlar çocukların korfbol temel motor becerileri üzerinde iyileşmeler sağlamıştır.Article 16-17 YAŞ GRUBU ÖĞRENCİLERDE DAİRESEL ANTRENMAN PROGRAMININ DENGE VE MOTOR ÖZELLİKLERE ETKİSİ(2019) Eskiyecek, Canan; Bayazıt, Betül; Tan, Hakan; Akkaya, Cemre canBu araştırmanın amacı, 16-17 yaş grubu spor lisesi öğrencilerine uygulanan 8 haftalık denge yoğunluklu dairesel egzersizlerin öğrencilerin motorsal özellikleri (esneklik, sıçrama kuvveti, sırt kuvveti) ve denge performansları üzerine etkisinin incelenmesidir. Araştırma grubunu, Hayrettin Gürsoy Spor Lisesi’nde öğrenim gören 28 gönüllü erkek öğrenci oluşturmuş ve öğrenciler deney grubu (n:14; yaş: 16 ± 0 yıl; boy uzunluğu: 169.75 ± 6.53 cm; vücut ağırlığı: 60.31 ± 9.4 kg) ve kontrol grubu (n:14; yaş: 16.79 ± 0.43 yıl; boy uzunluğu: 168.93 ± 4.29 cm; vücut ağırlığı: 61.59 ± 4.98 kg) olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Araştırmada flamingo denge, otur eriş uzan esneklik, dikey sıçrama ve sırt kuvveti testleri ön test ve son test şeklinde uygulanmıştır. Antrenmana katılan öğrencilere haftada 2 gün ve günde 1 saat olmak üzere toplam 8 hafta denge yoğunluklu (statik ve dinamik denge) dairesel antrenmanlar uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde SPSS 24.0 istatistik paket programından faydalanılarak, tanımlayıcı istatistikler ile birlikte ön test ve son test değerlerinin karşılaştırmasında grup içi ölçüm sonuçları Wilcoxon testi, gruplararası ölçüm sonuçları ise Mann-Whitney U testi ile hesaplanmıştır. Anlamlılık düzeyi ise p<0.05 olarak belirlenmiştir. Araştırmada, deney grubunun ön test ve son testleri arasında; esneklik, dikey sıçrama, sırt kuvveti, flamingo denge testi sağ ve sol değerlerinde, kontrol grubunun ön testve son testleri arasında; vücut ağırlığı, esneklik, sırt kuvveti ve BKİ değerlerinde, gruplar arası ön test ve son testleri arasında ise flamingo denge testi sağ ayak son testinde istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulunmuştur (p<0.05). Bunun nedeni, uygulanan çalışma program içeriğinin çocukların gelişim seviyesine uygun olmasına ve çalışmaya odaklanarak daha iyi bir gelişim ortaya koymalarına bağlanabilir.Article BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR YÜKSEKOKULUNDA OKUYAN, TAKIM SPORU YAPAN BİREYLERDE GÖRÜLEN SAKATLIK TÜRLERİNİN İNCELENMESİ (MARDİN ARTUKLU ÜNİVERSİTESİ ÖRNEĞİ)(Mehmet ILKIM, 2023) Türkmen, MustafaSpor aleminde gün geçtikçe gelişmeler meydana gelerek ve daha yüksek enerji harcayarak ve çeşitli riskler altına sportif aktiviteler devam ettirilmektedir. Özellikle bilinçsiz ve yenme arzusuyla alınan riskler çeşitli sakatlıklara neden olmaktadır. Bu sakatlıklar bazı kısa sürede iyileşmesi sonucunda çok ciddi sakatlık olmayan olarak adlandırılır bazıların iyileşme süreci 8-21 gün arasında olduğu nedeniyle orta ciddiyette olan bir sakatlık olarak değerlendirilir bazıların iyileşme süreci uzun süre gerektirdiği için çok ciddi sakatlık olarak ifade edilir. Bu sakatlıkların görünmesi ve türlerinin incelenmesi için bu çalışma amaçlanmıştır. Çalışmaya farklı branşlarla uğraşan toplamda (225) sporcu katılmış olup aralarından (180) sporcu sakatlık geçirmiştir. Katılımcılar arasında en yüksek (20) yaş olarak (43) sporcu katılmıştır. Branşlar arasında en yükse futbolcular (87) sporcu en düşük ise hentbol branşıyla uğraşan (8) sporcu katılmıştır. Kişisel özelliklerine bakıldığında en yükse cesur (83) sporcu en düşük aceleci (12) sporcu katılımıyla ortaya çıkmıştır. Sporcuların sakatlıklarına en fazla neden olan faktörlerin başında rakibin darbesi (n= 77: % 42,77) olarak olmuştur. En az neden olan faktörlerse koruyucu araç gereçlerin yetersizliği (n= 6: 3,33) olarak belirlenmiştir. En çok sakatlık geçiren sporcular futbolcular olarak n=89 (%49,4) olarak ortaya çıkmıştır. En az sakatlık geçiren sporcular ise voleybolcular n= 9 (%5) olarak tespit edilmiştir. Sakatlığa sebep olma nedenlerinin en yüksek oranı ters ve ani hareket etme, sakatlanan sporcu sayısı (73) %40.55 olarak ortaya çıkmıştır. En düşük sakatlık geçiren sporcu sayısı ise (13) %7.22 diğer olarak ortaya çıkmıştır.Article “Çim ile Salon Hokeyi Sporcuların Beslenme Alışkanlıkları ve Beslenme Destek Ürünü Kullanma Durumlarının İncelenmesi”(Dergipark, 2023) Türkmen, Mustafa; Şahin, MuhammedKişinin yaşına, cinsiyetine, bulunduğu fizyolojik ortama göre uygun miktar kalite ve çeşitte disiplinli, daima ve iktisadi bir şekilde vücuda alınan besinler; yeterli ve dengeli olarak alınmalı bu da gelişmenin ve büyümenin oluşabilmesi ve sağlığın korunması için gereklidir. Dolayısıyla düzgün ve dengeli beslenme insan sağlığı için büyük önem taşımaktadır. Sporcu beslenmesi antrenman ve yarışma devreleri dikkate alınarak cinsiyet, günlük fiziksel aktivite ve yapılan spora göre gerekli hesapların yapılarak dengeli ve yeterli olarak besinlerin alınmasıyla sporcu kendisi sağlık açısından koruma altına alması, fiziki açıdan performansını artırabilmesi ve üstün sportif performans sergileyebilmesi için daha ciddi önem taşıyan bir konudur. Farklı beslenme alışkanlıkları ile birlikte en önemli sağlık problemlerinden biri olan dengesiz beslenme; Yetişkinler kadar çocukları da etkiler. Yapılan çalışmalarda çocuklarda yetersiz beslenme alışkanlığı ve beslenme bilgi eksikliği, ileri yaşlarda yüksek tansiyon, kalp hastalıkları başta olmak üzere, obezite diyabet, gibi kronik hastalıklara yakalanma oranını 40’lı yaşlardan 10’lu yaşlara kaymasına neden olmakta, gelecek kuşaklar için de büyük tehlike oluşturmaktadır. Bu nedenle dengeli beslenme ve spor alışkanlıklarının çocukluk çağında başlaması gerekliliği önemli bir konudur. Bu çalışma, Salon Hokeyi ile Çim (Açık Alan) Hokeyi branşı sporcularının beslenme alışkanlıklarının karşılaştırılması beraber bilgi seviyelerinin de incelenmesi ve Bu iki grup arasındaki farkları karşılaştırmak için yapılmıştır. Araştırmaya 39 kadın 76 erkek toplam 115 sporcu gönüllü olarak katılmıştır. Bu çalışmamızda beslenme alışkanlıklarının belirlenebilmesi için daha önce yapılmış bilimsel çalışmalardan yararlanılarak araştırmacı tarafından geliştirilen, 6 kişisel bilgi sorusu, 16 beslenme alışkanlığı sorusu ve 9 beslenme destek ürünü kullanma durumu olmak üzere toplam 31 sorudan oluşan yücel (2017) tarafından geliştirilen ve güvenilirlik oranı 0,737 yani %73,7’ olarak tespit edilen “beslenme alışkanlıkları ve beslenme destek ürünü kullanma” anket formu kullanılmıştır. Google form formatında online olarak hazırlanarak örneklem grubundaki sporculara ulaştırılıp doldurmaları sağlanmıştır. Normallik analizleri Kolmogorov-Smirnov testi ile sınandı. Verilerin analiz edilmesinde İkili değişkenler için "Bağımsız örneklemler t-testi", ikiden fazla değişken için "Tek Yönlü ANOVA" testi kullanıldı. Tüm istatistiksel analizler IBM Statistics (SPSS, version 25.0, Armony, NY) paket programı ile yapılmıştır. Veriler ortalama±standart sapma (x̄±ss) olarak ifade edildi ve anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edildi.Sonuç olarak salon hokeyi ile çim hokeyi sporcularının beslenme alışkanlıklarının iyi düzeyde olmadığı; beslenme sorunlarının olduğu görülmektedir. Beslenme bilgisi ve beslenmeye yönelik yapılan bilimsel çalışmalar ile birlikte sporcuların ve antrenörlerin seminerler, kurslar vb. ile beslenme eğitimi konusunda bilinçlendirilmelerinin ve medyada bu önemli konunun sürekli üzerinde durulmasının fayda sağlayacağı düşünülmektedir.Article FARKLI TOPLUMLARDAKİ GELENEKSEL GÜREŞLER(AVRASYA Uluslararası Araştırmalar Dergisi, 2018) Tazegül, ÜnsalGüreş, köklü geçmişe sahip olan bir spor dalıdır. Güreş, milattan önceki dönemlerde bütün toplumlarda farklı isimler altında ve yöresel kurallara bağlı olarak yapılmıştır. Güreş sporu, içinde bulunduğu toplumun karakteristik özelliklerini ve inanç sistemlerini yaşatmaktadır. Güreş; doğuş ilhamını, yırtıcı ve yabani hayvanların birbirleri ile boğuşmasından, mücadelesinden alan bir spordur. Milattan önceki dönemlerde güreşin önemli bir spor olmasındaki birincil etkenlerden birisi de askeri eğitimin bir parçası olmasıdır. Yapılan bu çalışmanın amacı, farklı toplumlardaki geleneksel güreşleri tanıtmaktır. Yapılan bu çalışmada tarama yöntemi kullanılmıştır. Bu yöntem doğrultusunda, farklı kütüphanelerden ve elektronik ortamda konuyla ilgili; dergi, kitap ve tezlere ulaşılarak konuyla ilişkisi olanlar seçilip çalışmada kullanılmıştır. Çalışma kapsamına; Çin, Hindistan, Japon, Afrika, Türk, Sibirya, Moğol, Ġzlanda ve Kore toplumları dahil edilmiştir. Çin toplumunun geleneksel güreşi Juedi, Hindistan toplumunun geleneksel güreşi Kushti, Japon toplumunun geleneksel güreşi Sumo, Afrika toplumunun geleneksel güreşi Nubian, Moğol toplumunun geleneksel güreşi Bukh, Kore toplumunun geleneksel güreşi Ssireum, Ġzlanda toplumunun geleneksel güreşi Glima‟dır. Çalışmanın sonunda, güreşin çalışma kapsamındaki bütün toplumlarda önemli bir yeri olduğu ve bulunduğu toplumda, genel olarak dinsel amaçlı olduğu gibi askeri nedenlerle de yapıldığı anlaşılmıştır. Eski dönemlerde güreş sporunu sadece erkeklerin yapmadığı, kadınlarında kendi aralarında hatta bazen de bir kadının bir erkek ile güreşebildiği belirlenmiştir. Güreşin, birçok toplumun destanında ve mitolojisinde yer aldığı yapılan okumalar sonunda belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler:Article Kadın yüzücülerde akut yorgunluğun denge performansına etkisinin incelenmesi(Dr. Levent CEYLAN, 2023) Ökmen, Mehmet Şerif; Sarıkaya, MehmetBu çalışma kadın sporcularda maksimal tüketici bir egzersiz sonrası oluşan akut yorgunluğun denge performansı üzerine etkisinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışma grubunuz Bingöl Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinin Antrenörlük eğitimi bölümündeki 4. sınıf yüzme uzmanlık kadın (n=12) öğrencilerinden oluşturulmuştur. Araştırmada zayıf deneysel araştırma modeli (ön test-son test) tercih edilmiştir. Yüzücülerin denge performanslarını belirlemek için Stabilometrik platform, akut yorgunluk oluşturmak içinse koşu bandı üzerinde Bruce protokolü uygulanmıştır. Yüzücülerden alınan ön test ile son test verilerini değerlendirilmesi SPSS 23 paket programı kullanılarak yapılmıştır. Elde edilen bulgulara göre yüzücülerin hem gözleri açık hem de gözleri kapalı ön test ve son test statik denge sağa-sola standart sapma, öne-arkaya standart sapma, sağa-sola salınım hızı, öne arkaya salınım hızı, basınç merkezi çizim analizi ve salınım alanı değerleri karşılaştırıldığında anlamlı farklılık olmadığı görülmüştür (p>0,05). Sonuç olarak, kadın yüzücülere uygulanan tüketici bir egzersiz protokolü sonrası oluşan akut kas yorgunluğunun vücut denge performans değerleri üzerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar görülmese de denge performansını üzerinde olumsuz etkisinin olduğu görülmüştür.Article Kayak ve Snowboard Eğitiminin Denge Performansına Etkisinin İncelenmesi(Dergi Park, 2023) Ökmen, Mehmet Şerif; Şimşek, EmreBu çalışma daha önce kayak veya snowboard aktivitesine hiç katılmamış bireylerin, bu iki branşın temel teknik ve becerilerini kapsayan 5 günlük bir eğitim süreci sonrasında denge performansları üzerindeki etkisini incelemek ve branşlar arasında karşılaştırma yapmak amacıyla yapılmıştır. Çalışmaya 26’sı (13 erkek, 13 kadın) kayak grubu, 34’ü (17 erkek, 17 kadın) ise snowboard grubu olmak üzere toplamda 60 kişi gönüllü olarak katılmıştır. Gönüllülerin kayak ve snowboard eğitimlerine başlamadan önce ön test denge ölçümleri yapılmıştır. Ardından Erciyes Kayak Merkezinde 5 gün boyunca kayak ve snowboard gruplarına temel teknik eğitimi verilmiş ve bir gün sonrasında son test denge ölçümleri yapılmıştır. Denge değerlerinin tespiti için Biodex Denge Sistemi kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 22 paket programında değerlendirilmiş ve gruplar arasındaki farklılıkları incelemek amacıyla Mann-Whitney U ve T-Testi, grup içi karşılaştırmalarda ise Wilcoxon testi kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre kayak eğitimi ardından statik ve dinamik tüm denge değerleri anlamlı derecede daha iyi olduğu tespit edilmiştir (p<0,05, p<0,01). Snowboard eğitiminden sonra dinamik OSI ve MLSI değerlerinde anlamlı farklılıkların olduğu saptanmıştır (p<0,05). Ayrıca snowboard ve kayak gruplarının değerleri karşılaştırıldığında son test statik OSI ve APSI değerlerinde kayakçıların lehine anlamı farklılıkların olduğu görülmüştür (p<0,01). Sonuç olarak, kayak eğitimlerinin hem statik hem de dinamik denge performans bileşenlerini anlamlı derecede olumlu etkilediği, snowboard eğitimlerinin ise dinamik denge üzerinde olumlu etkisinin olduğu söylenebilir. Branşlar arası karşılaştırılma yapıldığında ise özellikle kayak eğitiminin snowboard eğitimine göre statik dengeyi anlamlı derecede iyileştirdiği söylenebilir.Article Koronavirüs (COVİD-19) salgın sürecinde evde kalan ilkögretim öğrencilerinin yeme tutumu ve davranışları ile depresyon durumlarının farklı değişkenler açısından incelenmesi(Dergi Park, 2021) Köroğlu, Yaşar; Ökmen, Mehmet Şerif; Taştan, İsaCovid-19 salgını dünyada ve ülkemizde hızla yayılarak milyonlarca kişinin hayatını olumsuz yönde etkilemiştir, etkilemeye de devam etmektedir. Hatta ölümle sonuçlanan vakalara neden olmuştur ve bu durum artarak devam etmektedir. Salgının, kişiler üzerinde fiziksel, psikolojik ve sosyolojik gibi çok yönlü olumsuz etkileri olmuştur. Salgından korunabilmek için alınan tedbirlerden biride vatandaşlara sokağa çıkma kısıtlaması getirilerek, kişilerin evde kalmalarının sağlanmasıdır. Evde kalmak zorunda olan ilköğretim öğrencilerinin yeme tutum ve davranışları ile depresyon durumlarının farklı değişkenler açısından incelenmesi ve aralarındaki ilişkiyi belirlemek çalışmamızın amacını oluşturmaktadır. Araştırmanın çalışma grubuna 44 erkek ve 49 kadın olmak üzere toplam 93 ilköğretim öğrencisi gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmanın verilerini toplamak için kişisel bilgi formu, Hollanda yeme davranışı (DEBQ) ve CES-Depresyon (CES-D) anketleri kullanılmıştır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesinde SPSS 22 paket programı kullanılmıştır. Verilerin normal dağılım göstergeleri Kolmogorov-Smirnov testi, Q-Q Plots ve histogram grafikleriyle incelenmiş ve verilerin normal dağılıma uyduğu tespit edilmiştir. Verilerin istatistiki analizinde ölçeklerden alınan puanların ikili karşılaştırmalarında Independent Sample T-Testi, ikiden fazla grupların karşılaştırılmasında One Way Anova Testi ve bağımlı değişkenler arasındaki ilişkinin tespiti içinse Pearson Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Değişkenler arasında anlamlılık derecesi 0.05 olarak alınmıştır. Sonuç olarak, covid-19 salgını ilköğretim çağında okuyan öğrencilerin etkilediği, yeme tutum ve davranışlar, fiziki görünümleri ve depresyonlarını olumsuz bir şekilde etkilediği tespit edilmiştir.Article Lisans Öğrencilerinin Sporda Sürdürülebilirliğe İlişkin Görüşlerinin Değerlendirilmesi (Fırat Üniversitesi Örneği)(Mukaddime, 2018) Yüce, Ali Serdar; Eskiyecek, Canan Gülbin; Çiftçi, İsa; Tan, Çetin; Savucu, Yüksel; Türkmen, AybalaBu araştırmanın amacı spor bilimleri fakültesinde öğrenim gören lisans öğrencilerinin sporda sürdürülebilirliğe ilişkin görüşlerinin tespit edilmesi ve bazı değişkenlere göre incelenmesidir. Araştırma grubunu Fırat Üniversitesi Spor Bilimler Fakültesi’nde öğrenim gören ve rastgele yöntemle seçilmiş olan 643 öğrenci oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak, Koçak ve ark. (2015) tarafından geliştirilen 35 maddelik 6 alt boyuttan oluşan (Sosyal, Bireysel, Katılım, Ekonomik, Örgütsel ve Çevresel Boyut) 5’li Likert ölçekli “Sporda Sürdürülebilirlik Ölçeği (SSÖ)” kullanılmıştır. Ölçekten elde edilen verilerin SPPS 22.0 programı ile frekans ve yüzdelik hesaplanmaları yapılmıştır. İstatistiksel analizlerde; ikili karşılaştırmalar için t testi, çoklu karşılaştırmalar için ise ANOVA testi kullanılmıştır (p<0.05). Araştırmada lisans öğrencilerinin ölçeğe ilişkin ortalamalarının 3.83 olduğu yani sporda sürdürülebilirliğe ilişkin olumlu tutum sergiledikleri tespit edilmiştir. Ayrıca lisans öğrencilerine ait demografik ve sosyo-ekonomik değişkenlerin (cinsiyet, yaş, mezuniyet, yaşadığı yer, anne ve baba eğitim durumu, lisansa sahip olma vb.) ölçek alt boyutları ile karşılaştırmalarında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar olduğu gözlemlenmiştir (p<0.05). Araştırma sonucunda spor bilimleri fakültesinde lisans öğrenimi gören öğrencilerin sporda sürdürülebilirliğe ilişkin olumlu tutum sergiledikleri belirlenmiştir.Article Lise Öğrencilerinin Fiziksel Aktiviteye Karşı Tutumları ile Obezite Farkındalık Düzeylerinin İncelenmesi (Mardin İli Örneği)(Dergi Park, 2023) Ökmen, Mehmet ŞerifBu araştırma Mardin’de öğrenim gören lise öğrencilerinin fiziksel aktiviteye karşı tutumları ile obezite farkındalık düzeylerinin incelemesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini Mardin il ve ilçelerinde öğrenim görmekte olan lise öğrencileri arasından basit rastgele örnekleme metoduyla seçilmiş 339 erkek ve 315 kız olmak üzere toplam 654 öğrenciden oluşturulmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu, Obezite Farkındalık Ölçeği (OFÖ) ve Bilişsel Davranışçı Fiziksel Aktivite Ölçeği (BDFAÖ) kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 25 programı ile Mann-Whitney U, Kruskal-Wallis H, Tamhane’s T2 ve Spearman korelasyon testleri kullanılmıştır. Elde edilen verilere göre, BDFAÖ; cinsiyet (öz düzenleme), yaş (sonuç beklentisi, öz düzenleme, kişisel engeller ve BDAFÖ toplam puan) ve sınıf (öz düzenleme, kişisel engeller ve BDAFÖ toplam puan) değişkenleri açısından anlamlı farklılıkların olduğu tespit edilmiştir (p<0.05). OFÖ’nde ise yaş ile sınıf (obezite farkındalığı, beslenme, fiziksel aktivite ve OFÖ toplam puan) değişkenlerinde anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir (p<0.05). Ayrıca BDAFÖ ile OFÖ arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir (p>,000). Sonuç olarak, Mardin ilindeki lise öğrencilerin fiziksel aktiviteye karşı tutumları cinsiyet, yaş ve sınıf değişkenlerinden, obezite farkındalıkları ise yaş ve sınıf değişkenlerinden etkilenmesiyle beraber fiziksel aktiviteye karşı tutum ile obezite farkındalığın alt boyutları arasında pozitif yönlü ilişkisi olduğunu söyleyebiliriz.Article Osmanlı İmparatorluğu’nun Son Dönemlerinde Misyonerlik ve Spor(İnsan ve Toplum Bilimleri Araştırmaları Dergisi, 2018) Tazegül, ÜnsalOsmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde misyonerlik faaliyetlerinin büyük bir bölümü Amerikan Board ve Genç Hristiyan Birliği Örgütü tarafından yapılmaktaydı. Yapılan bu çalışmanın amacı, Osmanlı İmparatorluğunun son döneminde misyonerlik faaliyetleri ve spor arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Yapılan bu çalışmada, tarama yöntemi kullanılmıştır. Bu amaç doğrultusunda, farklı kütüphanelerden ve elektronik ortamda konuyla ilgili Türkçe ve İngilizce olarak yazılmış; dergi, kitap ve tezlere ulaşılmış, konuyla ilişkisi olanlar seçilerek çalışmada kullanılmıştır. Çalışmanın sonunda, Osmanlı topraklarında faaliyet gösteren Amerikan Board ve Genç Hristiyan birliği örgütleri misyonerlik faaliyetleri için sporu bir araç olarak gördüğü, spor sayesinde birçok Müslümanın ilgisini çektiği ve birçok Müslümana Protestanlığı benimsettiği anlaşılmıştır.Article PORCULARIN KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ İLE BEDENLERİNİ BEĞENME DÜZEYLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN BELİRLENMESİ(Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi (elektronik), 2018) Tazegül, ÜnsalBu çalışmanın amacı, sporcuların beden algıları ile kişilik özellikleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Çalışmanın örneklemini, İstanbul Gelişim Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu’nda okuyan 175 sporcu oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak, Karancı ve arkadaşları tarafından 2007 yılında geçerlilik ve güvenirliği yapılan “Eysenck Kişilik Anketi” kısa formu ile Anlı ve arkadaşları tarafından 2015 yılında geçerlilik ve güvenirliği yapılan “Bedeni Beğenme Ölçeği” kullanılmıştır. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde SPSS 20 paket programı kullanılmıştır. Verilerin normal bir dağılıma sahip olup olmadığını öğrenmek için tek örneklem “Kolmogorov-Smirnov” testi homojenliğini belirlemek için “Anova-Homogenety of variance” testi uygulanmış ve verilerin homojen ve normal bir dağılıma sahip olduğu görülmüştür. Verilerin çözümlenmesinde, tanımlayıcı istatistik ve pearsoan korelasyon analizi uygulanmıştır. Yapılan tanımlayıcı istatistik sonunda; sporcuların bedeni beğenme skoru (41,7219±7,37593), dışadönük kişilik skoru (3,2733±1,41454), nörotik kişilik skoru (3,1637±1,75133) ve psikotik kişilik skoru (2,4588±1,34607) olarak belirlenmiştir. Korelasyon analizi sonucunda, dışa dönük kişilik boyutu ile bedeni beğenme skoru arasında olumlu yönde bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır.Article SPOR BİLİMLERİ FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİNİN KARDİYOVASKÜLER HASTALIKLAR RİSK FAKTÖRLERİ BİLGİ DÜZEYLERİNİN İNCELENMESİ(Dergi Park, 2020) Şimşek, Emre; Ökmen, Mehmet ŞerifBu çalışma spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin kardiyovasküler hastalıklar risk faktörleri bilgi düzeylerini incelenmesi amacıyla yapıldı. Araştırmanın çalışma grubu 2019-2020 eğitim ve öğretim yılı Erciyes Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören (n=161 erkek, n=146 kadın) 7. Dönem (2019-Güz Dönemi) öğrencilerinden oluşturuldu. Araştırmanın verilerini toplamak için araştırmacılar tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu ve Kardiyovasküler Hastalıklar Risk Faktörleri Bilgi Düzeyi (KARRİF-BD) Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde SPSS 22.0 paket programı kullanıldı. Çalışmaya katılan gönüllü öğrencilerin yaş ortalaması 22,34 ± 2,09 yıl, KARRİF-BD Puanı ortalaması ise 16,70 ± 4,71 olduğu tespit edilmiştir. Ölçeklerden elde edilen puanların ikili karşılaştırılması sonucunda öğrencilerin yakın çevresinde kalp hastalığı olma (p<0,05), antrenörlük belgesine sahip olma (p<0,05) ve fiziksel aktivite yapma (p<0,01) durumlarına göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilirken, cinsiyet ve ailede sağlık çalışanı durumlarında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05). Ölçeklerden elde edilen puanların çoklu karşılaştırılması sonucunda ise not ortalaması (p<0,01) ve fiziksel aktivite sıklığı (p<0,05) durumlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilirken, bölüm durumunda istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05). Sonuç olarak, spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin KVH risk faktörleri bilgi düzeyinin orta seviyenin üzerinde olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca KVH risk faktörleri öğrencilerin not ortalaması, antrenörlük belgesi olma durumu, yakın çevresinde kalp hastalığı olma durumu, fiziksel aktivite yapma durumu ve fiziksel aktivite sıklığı değişkenlerinden etkilendiği tespit edilmiştir. Özellikle not ortalaması yüksek olan öğrencilerin, KVH bilgi düzeyinin de yüksek ortalamaya sahip olduğu görülmektedir. Bu nedenle spor bilimleri fakültesinde yeterli bilgi aktarımının gerçekleştiği söylenebilir. Dolayısıyla öğrencilerin, KVH bilgi düzeylerinin artması için verilen ders içeriklerine daha iyi çalışmalarının teşvik edilmesi gerektiği önerilmektedir.Article Spor bilimleri öğrencilerinin fiziksel aktivite düzeyi ile uyku kalitesi arasındaki ilişkinin incelenmesi(Dergi Park, 2023) Sarıkaya, Mehmet; Ökmen, Mehmet Şerif; Bağcı, EmreBu araştırma; spor bilimleri fakültesindeki öğrencilerin fiziksel aktivite düzeyi ile uyku kalitesi arasındaki ilişkinin belirlenmesi ve farklı değişkenler açısından incelemek amacıyla yapıldı. Araştırma Erciyes ile Bingöl Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde; Beden Eğitimi ve Spor, antrenörlük eğitimi, spor yöneticiliği ve rekreasyon bölümlerinde öğrenim gören (n=400) öğrencilerinden oluşturuldu. Veri toplama araçları olarak; kişisel bilgi formu, Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi (UFAA-KF) ve Pittsburgh Uyku Kalite İndeksi (PUKİ) kullanıldı. Verilerin değerlendirilmesinde SPSS 22 paket programı kullanıldı. Elde edilen verilere göre, fiziksel aktivite düzeyinin; cinsiyet, branş, bölüm ve sınıf değişkenleri açısından anlamlı farklılıkların olduğu tespit edildi (p<0.05). Uyku kalitesinin ise sadece cinsiyet değişkeni arasında anlamlı farklılık olduğu tespit edildi (p<0.05). Ayrıca fiziksel aktivite düzeyi ile uyku kalitesi arasında anlamlı bir ilişkinin olmadığı tespit edildi (p>0.05). Sonuç olarak, spor bilimleri öğrencilerinde fiziksel aktivite düzeyinin yüksek olduğu, fiziksel aktivite düzeyinin cinsiyet, branş, bölüm ve sınıf değişkenlerinden, uyku kalitesinin ise sadece cinsiyet değişkenin ise açısından fark olduğu tespit edildi. Ayrıca fiziksel aktivite ve uyku arasından anlamlı bir ilişkinin olmadığını araştırmamızın örneklem grubunun spor bilimleri öğrencisi olmasında fiziksel aktivite seviyelerinin yüksek olması sonucu etkileyebileceğini, fiziksel aktivite ve uyku arasındaki ilişkinin değişik açılardan da ele alınması gerektiği düşünülmektedir.Article Spor Masajı(Iğdır Üniversitesi, 2018) Gürkan, Alper Cenk; Dalbudak, İbrahim; Bakır, Bahtiyar; Dinç, Ahmet; Türkmen, Mustafa ( Eski Adı: Ghazwan Karaem Ali )Masajın 5 bin yıllık bir geçmişi olduğu varsayılıyor. Hint dilinde “masser”, Arapçada” mess”, İbranicede “mashesh”, Yunancada “massein” kelimeleri sıvazlama ve yoğurma anlamına gelir. 19.yüz yılda ise masajla ilgilenen hekim sayılarında yüksek bir artış meydana gelmiştir. Bu dönemde özellikle İsveçli Peter Henre Ling (1778-1839) masaj tekniklerini bilimsel anlamda ilk düzenleyen kişi olarak tarih de yerini almış olup, bu günkü İsveç masajının da bilimsel açıdan temelini atmıştır. Spor masajı ise, klasik masaj ile ilişkili tekniklerin sporcunun sağlığının ve genel durumunun iyileştirilmesi, sportif performansın arttırılması ya da desteklenmesi için kullanılan manipülasyonlardır. Bir başka açıdan, Sporcunun motivasyonunu pekiştirmek, genel ısınma öncesinde özel ısınmasına destek vermek ve aktivite sonrasında toparlanmasını hızlandırmak amacıyla yapılan bir klasik masajı teknikleridir. Klasik masajın temelini İsveçli Peter Henre Lingde sonra A.Hoffa kurgulamıştır. 1893’te yayınladığı kitabında, masaj manipülasyonlarını öfloraj, petrisaj, friksiyon, tapotement ve vibrasyon olarak beşe ayırmıştır. Halen bu teknikler, Hacettepe üniversitesinde fizyoterapi bölümde ders olacakta okutulmaktadır. İlk spor masajı dersi ise Gazi Üniversitesi o zamanki adıyla Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulunda okutulmaya başlamış buranın öncülüğünde Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesinde spor masörlüğü kursları açılmaya başlanmıştır. Günümüzde spor masajı birçok kulüpte resmileşmiş ve sportif performansın dışında tedavi yöntemleri olarak da kullanılan oldukça önemli bir destekleyici unsur olmuştur.Article Sporcuların Yaralanma Kaygı Düzeylerinin İncelenmesi(Dergi Park, 2023) Ökmen, Mehmet Şerif; Sarıkaya, MehmetAmaç: Bu araştırmanın amacı, Mardin ilinde aktif erkek sporcuların yaralanma kaygı düzeylerini farklı değişkenlere göre incelenmesidir. Materyal ve Metot: Araştırmaya 18-26 yaş aralığından toplam 453 sporcu katılmıştır. Araştırma verilerinin toplanması için Rex ve Metzler’in (2016) geliştirdiği, Caz ve ark., (2019) tarafından Türkçe’ye uyarlanan “Spor Yaralanması Kaygı Ölçeği” kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 25 programı ile Mann-Whitney U, Kruskal-Wallis H ve Tamhane’s T2 testleri kullanılmıştır. Bulgular: Sporcuların yaralanma kaygı düzeyleri karşılaştırıldığında; yaşa göre zayıf algılanma kaygısı, eğitim durumuna göre hayal kırıklığına uğrama kaygısı, spor yapma düzeyine göre yeteneğini kaybetme kaygısı ile acı çekme kaygısı, sporla ilgilenme yılına göre zayıf algılanma kaygısı ile acı çekme kaygısı, haftalık antrenman sayısına göre yeteneğini kaybetme kaygısı, zayıf algılanma kaygısı ile acı çekme kaygısı ve yaşanılan sakatlık süresine göre yeteneğini kaybetme kaygısı, acı çekme kaygısı ile yeniden yaralanma kaygısı alt boyutlarında anlamlı farklılıkların olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). Sonuç: Sonuç olarak sporcuların yaş, eğitim durumu, spor yapma düzeyi, sporla ilgilenme yılı, haftalık antrenman yapma sayısı ve yaşanılan sakatlık süresi değişkenlerinin yaralanma kaygılarının bazı alt boyutları üzerinde farklılıklara neden olduğu görülmüştür. Sporcuların yaralanmaya kaygıları hakkında antrenörlere bilgi verilmesi gerektiği, hatta sporcuların bu kaygılarının giderilmesi konusunda antrenörler ile spor psikologların iş birliği içerisinde çalışmasının faydalı olabileceği önerilebilir.