Kızıltepe Meslek Yüksekokulu
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/31
Browse
Browsing Kızıltepe Meslek Yüksekokulu by Publication Category "Dergi"
Now showing 1 - 5 of 5
- Results Per Page
- Sort Options
Article Ağır Metal (Ni, Cd ve Cu) Uygulamalarının Andız Otu, Fener Otu ve Sığırkuyruğu Bitkilerinin Büyüme ve Gelişmesi Üzerine Etkisi(2017) Eren, Abdullah; Mert, MehmetBu çalışmada; nikel (Ni), kadmiyum (Cd) ve bakır (Cu) ile kirlenmiş topraklarda andız otu (Inula helenium), fener otu (Physalis angulata) ve sığırkuyruğu (Verbascum thapsus) bitkileri 6 hafta boyunca kontrollü koşullarda yetiştirilerek, bu metallerin topraklardan temizlenebilme olanakları araştırılmıştır. Denemede bitkilerin klorofil düzeyleri, biyokütle üretimi, ağır metal alımı ve indirgenmiş glutatyon (GSH) konsantrasyonları belirlenmiştir. Elde edilen bulgulara göre, bitkilerin dokularında biriktirdiği Ni, Cd ve Cu konsantrasyonlarının toksisiteye neden olacak seviyelere ulaşmadığı tespit edilmiştir. En yüksek Ni içeriği (253 µg bitki-1) fener otu bitkisinin 400 mg Ni kg-1uygulamasından, en yüksek Cd içeriği ise fener otu (46.9 µg bitki-1) ve sığırkuyruğu (54.6 µg bitki-1) bitkilerinde 10 mg Cd kg-1uygulamasından ve en yüksek Cu konsantrasyonu ise fener otu (304 µg bitki-1) bitkisinin 200 mg Cu kg-1uygulamasından elde edilmiştir. Deneme sonucunda fener otu ve sığırkuyruğu bitkilerinin ağır metallerle kirlenmiş toprakların temizlenmesinde kullanma potansiyellerinin olduğu tespit edilmiştir.Article Allelic variations of glutenin subunits and their association with quality traits in bread wheat genotypes(2017) Aktaş, Hüsnü; Baloch, Faheem ShehzadThe present study was conducted to evaluate the genotype × environment interaction of the yield and quality traits for five bread wheat varieties commonly grown in the Southeastern Anatolia Region of Turkey and 20 advanced lines developed within the framework of the International Winter Wheat Improvement Project. We also determined the allelic pattern of the Glu-1 and Glu-3 loci of these genotypes and examined whether these loci had an effect on the quality traits. There was a significant variation among the genotypes and environments in terms of grain yield, protein content, sedimentation volume (SV), and the extensograph dough energy value (EDEV). The results of the study indicated that genotypic effect was more influential on SV and EDEV than environmental effect; thus, both traits could be used in breeding programs to develop elite cultivars with better quality. Twelve different high-molecularweight (HMW) glutenin alleles were identified at the Glu-A1, Glu-B1, and Glu-D1 loci, resulting in 14 allelic combinations, and 17 different alleles were observed in 19 combinations for low-molecular-weight (LMW) subunits. Furthermore, among all the genotypes, 13 + 16 and 13 + 19 alleles at Glu-B1 and 5 + 12 at Glu-D1 were observed to have the lowest frequency. Our study indicated that the combinations of HMW glutenin alleles with 2* at Glu-A1, 17 + 18 and 13 + 16 at Glu-B1, and 5 + 10 at Glu-D1, as well as the combinations of LMW alleles with subunits c and d at Glu-A3; subunits d, b, c, and g at Glu-B3; and subunits a and b at Glu-D3 had positive effects on the quality traits.Article Buğday Bitkisine Uygulanan Farklı Miktarlarda Leonarditin Bazı Toprak Özelliklerine Etkisi(2016) Kolay, Betül; Gürsoy, Songül; Avşar, Özlem; Bayram, Nurettin; Öztürkmen, Ali Rıza; Aydemir, Salih; Aktaş, HüsnüLeonardit, toprak özelliklerini iyileştirmede ve dolayısıyla ürün verimini arttırmada kullanılan organikgübrelerden biridir. Bu çalışmada, sulanabilir koşularda buğday bitkisine farklı miktarlarda leonardituygulanarak, uygulanan bu leonarditin bazı toprak özellikleri üzerine olan etkisi belirlenmiştir. Çalışma2009-2012 yıllarında GAP Uluslararası Tarımsal Araştırma ve Eğitim Merkezi Müdürlüğü deneme alanında,tesadüf blokları deneme desenine göre dört tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Denemede leonarditin 6farklı dozu (0, 50, 100, 150, 200 ve 250 kg da-1) uygulanmıştır. Hasat sonrası tüm parsellerde, topraktaorganik madde, toprak nemi, hacim ağırlığı ve penetrasyon direnci belirlenmiştir. Çalışma sonucunda,farklı miktarlarda uygulanan leonarditin toprakta organik madde, toprak nemi ve hacim ağırlığı üzerineetkisinin olmadığı, penetrasyon direnci üzerine etkili olduğu görülmüştür. Toprak penetrasyon direncileonardit uygulaması ile azalmıştır.Other Türkiye’de Yoğun Ekim Alanına Sahip Bazı Arpa (Hordeum vulgare L.) Çeşitlerinin Destek Sulamalı ve Yağışa Dayalı Koşullarda Değerlendirilmesi(2017) Aktaş, HüsnüBu çalışma Türkiye'de tescilli 10 arpa (Hordeum vulgare L.) çeşidinin tane verimi ve bazı agronomik karakterlerinin, yağışa dayalı ve destek sulamalı koşullarda araştırılması amacıyla 2011-12 ve 2012-13 yetiştirme sezonlarında Diyarbakır'ın Çınar ilçesinde yürütülmüştür. Denemeler tesadüf blokları deneme deseninde, dört tekrarlamalı olarak kurulmuştur. Elde edilen veriler varyans analizi ve GGE-biplot yöntemleri kullanılarak değerlendirilmiştir. Çalışmada kullanılan arpa çeşitleri aynı zamanda kuraklığa dayanıklılık parametreleri bakımından da değerlendirilmiştir. İki yıllık ortalamalara göre çeşitlerin destek sulu koşullardaki tane verimi (417 - 578 kg/da), yağışa dayalı koşullarda (281 391 kg/da) arasında değişirken; sulu ve yağışa dayalı koşullardaki ortalama değerler sırasıyla, bin tane ağırlığı için 41 g ve 38 g, hektolitre ağırlığı için 68 kg/hl ve 62 kg/hl ve m2'de başak sayısı için 513 adet/m2 ile 367 adet/m2 olarak kaydedilmiştir. GGE-biplot analizi sonuçlarına göre ise tane verimi bakımından G3 ve G5 en stabil çeşitler olarak belirlenmiştir. Sulu ve yağışa dayalı koşullardaki iki yılın ortalama verilerine göre tane verimi açısından G3, G9, G5 ve G10 en yüksek değerlere (sulu koşular: 578; 533; 520; 550 kg/da, yağışa dayalı şartlar: 363; 365; 391 ve 363 kg/da) sahip çeşitler olarak belirlenmiştir. GGE biplot sonuçlarına göre G9 yağışa dayalı şartlara, G3 ise sulu koşullara uygun çeşitler olarak tespit edilmiştir. Çalışmada kurağa dayanıklılık parametrelerinden olan YI (Yield index; Verim indeksi) ile yağışa dayalı şartlardaki verim (Ys) ile ilişkili bulunurken, bu parametrenin kuraklığa tolerant çeşit geliştirme çalışmalarında kullanılabileceği öngörülmüştür. Diğer kurağa dayanıklılık parametrelerinden HM (Harmonic Mean; Harmonik ortalama), GMP (Geometric Mean Productivity; Geometrik Ortalama Verim), STI (Stress tolerance index; Stres Tolerant İndeks) ve MP (Mean productivity; Ortalama verimlilik) ve TOL (Tolerans) parametreleri ise sulu koşullarda verim ile ilişkili bulunmuş, bu yüzden sulu koşullara uygun genotiplerin belirlenmesinde bu parametrelerinin kullanılabileceği tespit edilmiştirArticle Van İli Ekolojik Koşullarında Farklı Ekim Sıklıkları ve Azot Dozlarının Tritikale (x Triticosecale Wittmack ex. A. Camus) Çeşitlerinde Verim ve Bazı Verim Öğelerine Etkisi(2016) Oral, Erol; Ülker, MehmetBu araştırma, Van ili ekolojik koşullarında, 2009-2010 ve 2010-2011 yıllarında, tesadüf bloklarında bölünen bölünmüş parseller deneme desenine göre üç tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Araştırma, 4 gübre dozu (2.7, 5.4, 8.1, 10.8 kg N/da) x 3 çeşit (Presto, Mikham-2002, Karma-2000) x 4 sıklık (350, 450, 550 ve 650 tohum/m²) x 3 tekerrür = 144 parsel olacak şekilde planlanmış ve yürütülmüştür. Yıl ortalamalarına göre, bitki boyu 113.3-106.8 cm; metrekarede başak sayısı 620-572 adet; başakta tane sayısı 46.0-44.2 adet/bitki; bin tane ağırlığı 40.4-38.7 g ve tane verimi 343.7-327.0 kg/da arasında değişmiştir. Artan azot dozu ve ekim sıklığına bağlı olarak denemeye alınan tüm çeşitlerde bitki boyu, metrekarede başak sayısı, başakta tane sayısı ve tane veriminin arttığı saptanmıştır. Bu araştırmada, yıllar ortalamasına göre en yüksek tane veriminin 520.3 kg/da ile Karma-2000 çeşidinin üçüncü sıklık (550 tohum/ m²) ve dördüncü azot dozundan (10.8 kg N/da) elde edilmiştir. İncelenen tarımsal karakterler açısından bitki boyu, metrekarede başak sayısı, başakta tane sayısı ve tane verimi bakımından daha yüksek değerler getirmesinden hareketle, denemeye alınan Karma-2000 çeşidinin Van ili ekolojik koşullarında ve kışlık olarak başarı ile yetiştirilebileceği sonucuna ulaşılmıştır.