Felsefe Bölümü
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/39
Browse
Browsing Felsefe Bölümü by Publication Category "Tez"
Now showing 1 - 3 of 3
- Results Per Page
- Sort Options
Master Thesis Badiou'nun Bir-Saymaya Dayalı Ontolojisinin Bir-Sayanın Zemini Bakımından Eleştirisi(İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2021) Orhan, GökhanBu tezde çağdaş Fransız filozof Alain Badiou’nun ontolojisinde bir ve çok ilişkisinin eleştirel bir değerlendirmesi yapıldı. Bu kapsamda Badiou ontolojisinin temel kavramı olan bir-olarak-sayma, muayyen bir fail olan bir-sayanın zemininde irdelendi. Bunun için öncelikle Badiou’nun matematik ve özellikle de küme kuramıyla olan irtibat noktaları gösterildi. Daha sonra Badiou’nun tutarsız çokluk kavramı Plotinus ve Kant ile birlikte ele alındı. Burada Plotinus’un düşünülür madde anlayışı ile Kant’ın numen-fenomen ayrımının Badiou’nun tutarsız çoklu kavramı ile örtüşen ve ayrışan yanları aktarıldı ve bu karşılıklı okumanın konunun anlaşılması için önemi belirtildi. Buradan hareketle Badiou’nun bir-saymaya dayalı ontolojisinin bir-sayanın zeminini ele almaması dolayısıyla eksik bir proje olduğu vurgulandı. Bizim açımızdan bir-sayan ancak bir canlı olabilir. Çünkü canlılık, birleştirmenin zemininde yer almaktadır. Ontoloji alanında yaptığımız bu tartışmadan hareketle Badiou’nun tarihsel-toplumsal alana dair görüşlerine değinildi. Bu bağlamda Badiou’nun hakikat teorisinin ana hatları serimlendi. Bu çerçevede Badiou’nun bir-saymaya dayalı ontolojisinden hareketle dini, Aziz Pavlus üzerinden politik bir hakikat taslağı olarak ele aldığı vurgulandı. Bizim bir-sayanın zeminine yönelik olarak yaptığımız incelemenin bir sonucu olarak dinin Badiou’nun ele aldığı tarzda anlaşılmaması gerektiği, bir sayanın zemininde yer alan aşkın birlik dolayısıyla ancak aşkın bir zeminden hareketle idrak edilmesi gerektiği belirtildi.Master Thesis Forgetfulness and world in husserl and heidegger(2017) Dalar, İbrahimThis dissertation deals with the ways in which Husserl and Heidegger constitute the relationship between forgetfulness and world. I will examine the Cartesian view of the world as a ground to analyse the structure of forgetfulness in both. Therefore, I will respectively expound their accounts, and focus on how they break with the Cartesian tradition and overcome forgetfulness. I will contest Heidegger's claim that Husserl remains in the grip of Cartesian assumptions of the world, and argue that it is Heidegger himself who remains loyal to the Cartesian enterprise through forgetting the embodiment of Dasein and the sensuous material world. My study concludes that Husserl's coherent and distinctive phenomenological analyses on consciousness, subjectivity, lifeworld, embodiment, spatiality, and intersubjectivity can overcome the forgetfulness of the lifeworld, which is inherited from DescartesMaster Thesis Wittgenstein'ın I. ve II. döneminde dil ve felsefe ilişkisi üzerine bir inceleme(2018) Bingöl, SedatBu çalışmanın amacı, Wittgenstein’ın her iki dönem dil anlayışına göre şekillenen felsefeye bakışını ortaya koymak ve bu doğrultuda iki dönem dil anlayışını ve felsefeye karşı tutumunu anlaşılır kılmaktır. Wittgenstein’ın her iki dönem düşüncesi açısından da felsefe problemlerinin ortaya çıkmasının nedeni dile yönelik hatalı kavrayıştır. Bu nedenle, dile ilişkin doğru bir kavrayış geleneksel felsefenin sorunlarının çözümünde kritik bir öneme sahiptir. Wittgenstein, dili temele alarak felsefenin konusunu, yöntemini ve amacını saptamaktadır, yani, dil üzerine düşünerek felsefenin alanını belirlemektedir. Yukarıda belirtilen amaç doğrultusunda I. Bölüm’de, Wittgenstein’ın birinci dönem dil anlayışı ortaya konarak, onun dil anlayışı yoluyla temellenen felsefenin doğası üzerine görüşleri tartışılmaktadır. II. Bölüm’de ise Wittgenstein’ın ikinci dönem dil anlayışı ışığında geleneksel felsefe eleştirisi ile yeni felsefe tasavvuru ele alınmaktadır. İki bölümde de ulaşılan sonuç ortaktır: Wittgenstein’ın dil anlayışı, geleneksel felsefe ve metafizik eleştirisini temellendirir ve onun felsefi hedefi ile felsefeye yüklediği görevlerin mahiyetini belirler. Dolayısıyla Tractatus’un ve Felsefi Soruşturmalar’ın dil anlayışının ışığında Wittgenstein’ın felsefeye ilişkin yaklaşımı anlaşılabilir. Dil anlayışın farklılaşması, felsefenin doğasına yönelik görüşlerin de değişmesine neden olmaktadır. III. Bölüm, bir karşılaştırma bölümü olarak tasarlanmıştır. Bu bölümdeki amaç, Wittgenstein’ın iki dönem dil anlayışına göre şekillenen felsefeye bakışının değişip değişmediğini göstermektir. Bu çalışma sonuç olarak, Wittgenstein’ın dil anlayışından bağımsız olarak onun felsefeye yaklaşımının anlaşılamayacağını vurgulamaktadır.