Dahili Tıp Bilimleri Bölümü
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/3078
Browse
Browsing Dahili Tıp Bilimleri Bölümü by Scopus Q "Q3"
Now showing 1 - 4 of 4
- Results Per Page
- Sort Options
Review Effectiveness of Valproic Acid in the Treatment of Sydenham's Chorea and a Literature Review(Sage Publications inc, 2024) Ozgun, Nezir; Akdeniz, OsmanThere is still no evidence-based guideline and consensus on the treatment Sydenham's Chorea (SC). The first-line medication preference of specialists depends on personal experience and is variable. In this study, we evaluate the treatment results of pediatric patients who were treated with valproic acid (VPA). The medical records of 17 patients diagnosed with SC were reviewed retrospectively. The mean time to clinical improvement was found as approximately 5 days, the mean duration of remission as 13.60 & PLUSMN; 3.94 weeks and the mean duration of medication use was found as 17.96 & PLUSMN; 3.81 weeks. No side effects were observed in any of the patients and relapse occurred in 2 patients. A positive correlation was found between the initial C-reactive protein (CRP) level and the duration of medication use. Until evidence-based guidelines are established, VPA can be used as an effective, safe, and inexpensive first-line treatment option, especially in pediatric patients.Article Metabolic Syndrome in School Children in Mardin, South-Eastern of Turkey(AVES Ibrahim Kara, 2014) Battaloğlu İnanç, BetülAmaç: Okul çocukları popülasyonunda, metabolik sendrom (MES) prevelansının tespit edilmesi amaçlandı.Gereç ve Yöntem: Türkiye'nin güneydoğusundaki, Mardin şehir merkezinde, üç ilköğretim okulundaki, 7-15 yaşları arası, üç bin dört yüz altmış çocuk, Nisan-Mayıs 2011'de çalışmaya dahil edildi. Yaş, cins, boy, ağırlık, bel çevresi, kalça çevresi, bel/kalça oranı, sistolik ve diyas tolik kan basınçları ölçüldü ve kan testleri kaydedildi. MES tanısı için Uluslararası Diyabet Federasyonu (IDF) kriterleri kullanıldı.Bulgular: Çocukların %9,42'si fazla kilolu ve %8'i obezdi. Obezite kızlarda %9,1, erkekler de %6,9'du. Obezite prevelansı, kızlar arasında erkeklerden daha yüksek ve anlamlıydı (p<0.001). Vücut kitle indeksi (VKI) ve bel ve kalça çevresi, bel/kalça oranı, sistolik ve diyasto lik kan basıncı, trigliserid arasında pozitif korelasyon bulundu (p=0.0001). Total kolesterol, trigliserid, VKI, sistolik ve diyastolik kan basıncı obez MES'lu grupta, obez olmayanlardan anlamlı farklı idi (p<0.05). Kızların bel/kalça oranı referans değerleri, erkeklerinkinden anlamlı olarak daha yüksekti (p>0.05). MES prevelansı %6,3'tü. MES, kızlarda ve obezlerde daha yüksekti. Obez çocuklarda MES oranı %30,3'tü.Sonuç: Çocukluk döneminde obezite, hipertansiyon ve MES sıklığı her geçen gün artmakta dır. Santral obezite ve yüksek vücut kitle indeksine sahip olan çocuklar, MES için daha dikkat li değerlendirilmelidir. Ve toplumun yaşam kalitesi, yaşam tarzı değişiklikleri ile risklerin azaltılması yoluna gidilerek, gerekli tedavi ve takiplerle sağlanmalıdır.Article Our Treatment Experience in Poisoning With Calcium Channel Blockers: a Series of Twelve Cases(Briefland, 2024) Talay, Mehmet Nur; Orhan, Ozhan; Ozbek, Mehmet Nuri; Kangin, Murat; Turanli, Ese EdaBackground: Intoxications with cardiovascular system drugs constitute a small percentage of all poisoning cases. Calcium Channel Blockers (CCBs) are the most common drug poisoning in this group. Objectives: We aimed to evaluate the effectiveness of treatments for CCB poisoning and add to the current body of literature by outlining the clinical treatments we employ for bradyarrhythmia, hypotension, and resistant vasodilation resulting from CCB poisoning, as well as sharing our clinical insights in this field. Methods: Twelve patients, ranging in age from 1 month to 18 years, were admitted to the Tertiary Paediatric Intensive Care Unit (PICU) for treatment of medication poisoning related to the CCB group. Patients who ingested several drugs that caused CCB were not allowed to participate in the trial. Results: Twelve patients were followed up in the PICU due to poisoning with CCB group drugs. Of the patients, 7 were male and 5 were female. Five of the patients had taken CCB medication with the purpose of committing suicide, and 7 of them accidentally. All of the patients who received CCB to commit suicide had taken verapamil. Five patients whose hypotension and bradycardia continued were administered inotropes. In addition to PI, calcium gluconate, intravenous lipid, glucagon, insulin, bicarbonate, and methylene blue were given as therapy to our symptomatic patients. Plasmapheresis was applied to a patient who was hospitalized in the PICU due to a sudden loss of consciousness. Conclusions: In the management of patients with CCB poisoning, the use of hyperinsulinemia euglycemia, intravenous lipid emulsion treatment, glucagon treatments, and treatments including methylene blue and extracorporeal life support should be considered in cases of resistant hypotension, bradycardia, and coma in the early period.Article Prevalence of obesity in elementary schools in mardin, South-Eastern of Turkey: A preliminary study(2012) Battaloğlu İnanç, Betül; Şahin Say, Deniz; Oğuzöncül, Ayşe Ferdane; Bindak, Recep; Mungan, FerideAmaç: Bu araştırmada, Mardin ilindeki ilköğretim çağı çocukları arasında obezite sıklığı, obezite ile aile ve çevre faktörleri arasındaki ilişki değerlendirildi. Materyal ve Metot: Çalışmada Mardin il merkezindeki, üç ilköğretim okulunda 6-15 yaş grubundaki, 3460 çocuğun boy ve ağırlık ölçümleri yapıldı. Beslenme alışkanlıkları ve aile-çevre faktörlerine ait bilgiler anket yolu ile elde edildi. Her öğrenci için vücut kitle indeksi (BMI) hesaplandı. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından çocuk ve adolesanlarda fazla kilolu olma ve obezitenin sınıflandırılmasında kullanılması önerilen ve 2007 yılında yayınlanan 5-19 yaş grubu çocuklar ve adolesanlar için büyüme referans değerleri baz alınarak hesaplandı. Söz konusu referans değerlerine göre vücut kitle indeksi (BMI)değeri 97. persentil üzerinde olan çocuklar obez; BMI değeri 85-97. persentil arasında olanlarda fazla kilolu olarak tanımlandı. Veriler bilgisayarda SPSS istatistik programı ile değerlendirildi. Analizler için ki-kare ve t-testleri kullanıldı. P<0.05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: Öğrencilerin % 48.2’si kız idi. Fazla ağırlığı (overweight) olan çocuk %15.78, obez olan çocuk oranı %10.57 idi. Cinsiyete göre obezite sıklığı kız çocuklar için %9.05 ve erkek çocuklar için %11.97 idi. Erkeklerde obezite sıklığı anlamlı derecede daha yüksekti (p<0.01). 13 -15 yaş grubundaki kızların BMI ortalamaları, aynı yaş grubundaki erkeklere göre anlamlı derecede yüksekti. Sosyoekonomik düzeyi yüksek olanlarda (p<0.01), düzensiz öğün yiyenlerde (p=0.05) , günde 2 saatten fazla TV seyredenlerde (p=0.03), 6 aydan az anne sütü alanlarda (p<0,05), annesi (p<0.05) veya babası (p<0.01) obez olanlarda obezite sıklığı anlamlı derecede daha yüksek bulundu. Sonuç: Obezite bir sağlık sorunu olarak dünya çapında artmaktadır. Çocukluk çağında obez olmak ve obez ebeveyn/(ebeveynlere) sahip olmak, erişkinlikte obez olmanın risk faktörlerinden ikisidir. Yetişkinlikte, obezitenin kalıcılığı, sorunun en ciddi yönüdür. Obezitede tedavi başarı oranı, ne yazık ki yüksek değildir. Bu nedenle, rutin çocukluk çağı büyüme değerlendirilmesi için, vücut kitle indeksinin eklenerek, risk altında olanların erken tespiti ile ilgili bir önleyici strateji en akılcı yol olarak görünmektedir.