Felsefe Bölümü Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/71
Browse
Browsing Felsefe Bölümü Koleksiyonu by Subject "Bilim Felsefesi Ve Tarihi"
Now showing 1 - 2 of 2
- Results Per Page
- Sort Options
Article The Approach of Kalām to the Physical Universe: Schools and Breaks(Anadolu İlahiyat Akademisi, 2023) Cengiz, YunusKelâmcılar, sekizinci yüzyılın sonlarından itibaren fiziksel evrenle daha fazla ilgilenmişler ve daha önce gündemlerinde olmayan cisim, hareket, durağanlık ve değişim gibi konularda teoriler ortaya koymuşlardır. Kelâm ekollerinin fizik yaklaşımları birbirlerinden farklı olduğu gibi farklı dönemlerdeki fizik hakkında düşünme tarzları da farklıdır. Bu çalışmanın amacı kelâmcıların fiziksel evrene yaklaşımlarını tespit etmektir. Bu bağlamda, kelâmcıların beş farklı yaklaşımının olduğu söylenebilir. Bunlardan birincisi araz taraftarlarıdır. Evrenin arazlardan meydana geldiğini savunan bu yaklaşım cisimlerin bütünlüklü yapılar olarak görülmesinin zihnimizin eseri olduğunu savunur. İkincisi tabiatçı kelâmcılardır. Nazzâm, Câhız ve Sümâme bu yaklaşımı savunan kelâmcılardır. Onların ortak özelliği cisimlerin tabiatlarını kabul etmeleridir. Bu yaklaşıma göre cisimler başka bir müdahaleye gerek kalmaksızın tabiatlarına uygun bir şekilde davranmak zorundadır. Nazzâm, bu yaklaşıma uygun bir teori geliştirmiş ve teorisini tecrübelerle desteklemeye çalışmıştır. Atomculuğu reddeden Nazzâm cisimlerin karşıt bileşenlerden oluştuğunu ve onların sürekli hareket halinde olmalarını sağlayan iç dinamizme sahip olduklarını ısrarla söyler. Câhız ise hayvanların doğasını ve hareketlerini öğrenmek için çokça gözlem yapmanın yanı sıra birtakım deneyler yapmıştır. Kelâmın fizikle ilgili üçüncü yaklaşımın sahipleri ise atomcu kelâmcılardır. Atomculuk kelâmda en yaygın fizik yaklaşımıdır. Bu yaklaşıma göre cisimler sonsuza kadar bölünmez. Evren parçalanmayan parçacıklardan oluşur. Bu yaklaşım atomlar arasında boşlukların olduğunu ısrarla savunur. Bu düşüncelerini savunmak için birtakım örnekler veren atomcu kelâmcılar, cisimlerin tabiata sahip olduğunu kabul etmezler. Bunun yerine evreni açıklamak için itme gücü (i‘timâd) teorisini geliştirmişlerdir. Dördüncü yaklaşımın sahipleri ise hem atomcu hem tabiatçı kelâmcılardır. Ebu’l-Kâsım el-Ka‘bî’nin başını çektiği bu yaklaşım, evrenin atomlardan oluştuğunu ve her cismin bir tabiatının olduğunu savunur. Bu yaklaşım evrende boşluğun olmadığını söyler ve bu düşüncesini birçok tikel fenomeni izah ederek ispatlamaya çalışır. Beşinci yaklaşım ise Aristoteles’in dört neden nazariyesiyle fiziksel evreni değerlendiren kelâmcılardır. Gazâlî sonrasında Eş‘arî kelâmcılar, Aristoteles’in fiziğinin temelini teşkil eden dört neden nazariyesini kelâmî tezleriyle uyumlu hale getirmeye çalışmışlardır. Makalede bunu başarmak için ne tür yöntemlerin takip ettiği ele alınmaktadır.Article İslâm Bilim Paradigmasının Oluşum Safhalarının Belirlenimi Üzerine: Bir Deneme Teşebbüsü(Beytulhikme An International Journal of Philosophy, 2022) Aslan, SiracettinBu makale, İslâm bilim paradigmasının, dünyagörüşü (VII. YY.-halen), bilim cemiyeti (VIII-IX. yy.), sorunlar (IX-X. yy.) ve paradigmanın ortaya çıkışı (X. yy.) olmak üzere dört safhada teşekkülünün tamamlandığına yönelik taslak bir çerçeve teklif eder. Bu teklifte dünyagörüşü, paradigmanın her safhasında dinamik bir şekilde mevcut olup bilim cemiyetinin araştırmalarına yön tayin ettiği gibi bunlara işlevsel soyut bir zemin oluşturur. Bilim cemiyeti, dünyagörüşünün ilham ve sevk edici telkin ve talimatlarından güç alarak sürdürdüğü bilimsel araştırmalarla paradigmanın oluşumuna katkı sağlayarak onun lokomotifini oluşturur. Sorunlar safhası, paradigmanın oluşum sürecinde dâhili tezahürleri olmasının yanında esasen bilim cemiyeti ve önceden süregelen paradigma arasındaki meydan okuyuşu/kriz durumunu bütünleyen süreci karşılar. Son olarak bu çalışma İslâm bilim paradigmasının, bilimsel süreç dâhilinde, dünyagörüşü etrafında kümelenen bilim cemiyeti tarafından başvurulan yöntemlerin (birliğinin) ve yapılan tedvîn-tasnif-tertip işlemlerin nezaretinde ve sorunlar safhasının akabinde teşekkülünden söz etmenin imkânını takdim eder.
