Palanci, Merve

Loading...
Profile Picture
Name Variants
Job Title
Araştırma Görevlisi
Email Address
Main Affiliation
Department of Basic Islamic Sciences / Temel İslam Bilimleri Bölümü
Status
Website
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID

Sustainable Development Goals

SDG data is not available
This researcher does not have a Scopus ID.
This researcher does not have a WoS ID.
Scholarly Output

3

Articles

2

Views / Downloads

2/0

Supervised MSc Theses

0

Supervised PhD Theses

0

WoS Citation Count

0

Scopus Citation Count

0

WoS h-index

0

Scopus h-index

0

Patents

0

Projects

0

WoS Citations per Publication

0.00

Scopus Citations per Publication

0.00

Open Access Source

3

Supervised Theses

0

Google Analytics Visitor Traffic

JournalCount
Artuklu Akademi1
Ilahiyat Studies1
UMDE Dini Tetkikler Dergisi (Online)1
Current Page: 1 / 1

Scopus Quartile Distribution

Competency Cloud

GCRIS Competency Cloud

Scholarly Output Search Results

Now showing 1 - 3 of 3
  • Article
    Surplus of Meaning or Suspending Philology?: Some Reflections on Philological Ramification in Classical Qur'an Commentary
    (Bursa Ilahiyat Vakfi, 2024) Palanci, Merve
    This study examines the philological data criteria used for exploring the genuine meanings and denominators of Arabic verbatim of the Qur'an by Muslim exegetes of the classical period, with a special focus on the philological ramification of the commentary of dhalika l-kit & amacr;b pattern in Q 2:2. Having attained the status of a corpus (kitab) in the aftermath of a very long-phased oral tradition, the Qur'an's textus receptus reflects both portrayals of verbality and scriptural traits embedded in its Arabic verbatim yielded by the compilation process. The Qur'an, representing a junction spot for oral and written traditions in Arab culture, is known to be molded according to the Arabic language register and also formalized the language's post facto grammar. In this vein, the Qur'anic text bears a reflexive affiliation with its pertinent language. This article argues that the lingual reciprocity between the Qur'anic text and its language underwent a critical suspension through commentaries when the case was Qur'an's al-kitab. In this article, the first layer of the data reflects the historical background of the term kitab. Then, it construes the word within Qur'an's cross-references. It exemplifies commentaries on the dhalika l-kit & amacr;b pattern, circumventing philological evidence. After elucidating different grounds leading to philological ramification, I argue that a philological inference from the Qur'an nests in its fullest sense only when the commentator credits historical data and cross-references within the Qur'anic content.
  • Book Review
    Shabbir Akhtar - the New Testament in Muslim Eyes: Paul’s Letter To the Galatians
    (2021) Palanci, Merve
    Credibility and authenticity of the Bible and composition process of its content has long been a controversial topic within both mainstream Islamic thought and other Muslim strands outcropping at the periphery. In contrast with the manifoldness of the kindred religious terms embraced by believers of the Judeo-Christianity and Islam - like angelological and apocalyptical doctrines, the belief in afterlife and so on- the nature and trait of revelation, degree of non-celestial interference in due course of recording the Scripture remarkably differentiates for the two monotheistic traditions. And this variety portrays a junction for exegesis traditions pertaining to Islam and Christianity.
  • Article
    Örtü Arkasından Vahiy: Metinlerarası Bir Analiz
    (2025) Palanci, Merve
    Bu çalışma Kur’ân’daki Hz. Musa’ya verilen vahiy anlatısını eş-Şûrâ 42/51 ayetinde geçen min verāi ḥicābin ifadesi çerçevesinde, Eski Ahid’in Çıkış 34: 33-35 pasajları ile metinlerarası analiz yöntemiyle ele almaktadır. Çalışma ağırlıklı olarak Kitab-ı Mukaddes geleneğinde teofani pasajlarını merkeze almakta, ardından bu pasajları eş-Şûrâ 42/51 ayetinde geçen örtü arkasından vahiy tanımına arz etmektedir. İlgili ayete hem usul hem de tefsir geleneğinde müfessirlerin ekseriyyetle vahiy türlerini tasnif etmek üzere başvurduğu görülmektedir. Bunun yanı sıra ru’yetullâhın imkan dahilinde olmadığını belirten diğer ayet gruplarıyla birlikle eş-Şûrâ 42/51, beşer hüviyetindeki peygamberlerin ilâhi olanı doğrudan müşahede edemeyeceğini anlatmak üzere sıklıkla kendisine başvurulan ayettir. Öte yandan klasik tefsir geleneğinde ayete ilişkin ortaya koyulan yorumlar panoramik biçimde gözden geçirildiğinde ayetteki ḥicāb kelimesinin ilk On Emir’in verilişi esnasında Allah tarafından Hz. Mûsa’ya kendisi yoluyla hitap edilen ateş ile ilişkilendirildiği, böylelikle kelimenin mecaza hamledildiği görülür. Yahudi geleneğinde ise Eski Ahid’in Çıkış 34:33-35 pasajlarında aktarılan hadise, Mûsa’nın Yahve’yi çıblak gözle gördüğünün bir kanıtı olarak kabul görmüştür. İlgili pasajlarda öne çıkan unsur מַסְוֶה masveh (peçe) kelimesidir. Buna göre Hz. Mûsa Mişkan’a (toplanma çadırı) girerek Yahve ile yüz yüze konuşur ancak onun huzurundan ayrıldıktan hemen sonra, ru’yetullâhtan neş’et eden ve yüzüne yerleşen ışıldamayı kapatmak için yüzünü bir peçeyle örter, kendisine verilen emirleri İsrailoğulları’na yüzü peçeyle kapalı hâlde iletir. Bu anlatıya göre Hz. Musa Yahve ile çıplak göz ile konuşmuştur ve Eski Ahid’in metin içi kronolojisine göre bu hadise ilk On Emir’in verilişinde değil, ahidin yenilenmesi esnasında vuku bulmuştur. Bu sebeple pasajlardaki peçe motifi, Hz. Musa’nın kavmi önündeki otoritesinin yanı sıra ru’yetullahın getirdiği bir sonuç olarak tebarüz eder. Bu çalışma iki temel argümana dayanır. İlk olarak Kur’ân’ın Sina vahyine yaptığı metinlerarası göndermelerin ilk On Emir’in verilişi ve yanan çalılık teması ile sınırlı olmadığı öne sürülmektedir. eş-Şûrâ 42/51 ayetine dair esbâb-ı nüzul rivayetleri göz önünde bulundurulduğunda ayetteki “örtü arkasından vahiy” ibaresi mecaza başvurulmaksızın anlaşılır hale gelir. Böylelikle Hz. Musa’ya verilen ikinci on emir esnasında Hz. Musa’nın yüzünde bulunan peçenin rolünün Kur’ân tarafından yapısöküme tabi tutulduğu sonucuna ulaşılabilir. İlgili ayet ilk on emirin verilişine değil, ahidin yenilenmesine dair pasaja yönelik bir tashih olarak anlaşılmaya elverişli görülmektedir. Bu doğrultuda çalışma Kur’ân ile diğer kitabî gelenekler arasındaki metinlerarasılık ilişkisinin ve Kur’ân’ın diğer kitabî geleneklere yaptığı dolaylı göndermelerin metindışı kaynaklar yardımıyla daha net şekilde ortaya konabileceği öne sürülmektedir. Zira Kur’ân’ın nüzul periyodunda kendisinin çağdaşı olan ve gündelik hayatlarında Arapça konuşan ehl-i kitapla ilişkisinde; dönemin liturji dili Aramca’nın kayda değer bir yeri olsa da Kur’ân’ın kendisine özgü temalar geliştirdiği, kitâbi gelenek üzerinde kendisini bir düzeltici otorite olarak sunduğu bilinmektedir. Hicāb ve masveh kelimeleri bu konuda birer örneklemdir. Çalışmanın dayandığı bu argümanaların temellendirilmesi amacıyla ilk olarak Hz. Mûsa’ya verilen vahye dair çalışmalar içerisinde metinlerarasılık yöntemini kullanan literatür analiz edilmiştir. Ardından Eski Ahid’deki teofani pasajları ile Çıkış 34: 33-35 anlatısındaki teofani tecrübesi ve bu tecrübede Hz. Musa’nın yüzündeki peçenin yeri ele alınmıştır. Çalışma son olarak Hz. Mûsa’nın yaşadığı vahiy tecrübesi Kur’ân ve klasik tefsir eserleri bağlamında muhtasar şekilde yeniden değerlendirmiştir. Sonuç olarak Kur’ân’ın örtü arkasından vahiy tanımlamasını yaparken Hz. Mûsa’nın peçesine dair Yahudi geleneğinde geç antik çağda var olan inancı yapısöküme uğrattığı söylenebilir.