Koç, Serpil

Loading...
Profile Picture
Name Variants
Koç, Serpıl
Job Title
Dr. Öğr. Üyesi
Email Address
Main Affiliation
Department of Persian Language and Literature / Fars Dili ve Edebiyatı Bölümü
Status
Current Staff
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID

Sustainable Development Goals

SDG data is not available
This researcher does not have a Scopus ID.
This researcher does not have a WoS ID.
Scholarly Output

4

Articles

4

Views / Downloads

4/0

Supervised MSc Theses

0

Supervised PhD Theses

0

WoS Citation Count

0

Scopus Citation Count

0

WoS h-index

0

Scopus h-index

0

Patents

0

Projects

0

WoS Citations per Publication

0.00

Scopus Citations per Publication

0.00

Open Access Source

4

Supervised Theses

0

Google Analytics Visitor Traffic

JournalCount
e-Şarkıyat İlmi Araştırmalar Dergisi1
Mukaddime1
Nüsha1
Şarkiyat Mecmuası1
Current Page: 1 / 1

Scopus Quartile Distribution

Quartile distribution chart data is not available

Competency Cloud

GCRIS Competency Cloud

Scholarly Output Search Results

Now showing 1 - 4 of 4
  • Article
    Senâî’nin Tasavvufî Düşüncesinde Aşk Üzerine Bir Değerlendirme: Hadîkatü’l-Hakîka’da “Hub ve Muhabbet” Bahsi
    (2023) Koç, Serpıl
    Fars edebiyatında tasavvufî aşk konusunda pek çok eser vücuda getirilmiştir. Ahmed el-Gazzâlî (ö. 520/1126)’nin aşkın mahiyetini, hakikatini, âşık ve mâşuk hâllerini konu edinen Sevânihu’l-uşşâk adlı Farsça eseri, tasavvufî aşka dair kaleme alınmış müstakil ilk eserlerin başında gelmektedir. Gazzâlî’nin bu eseri, pek çok mutasavvıf âlim ve şairin eserlerine de kaynaklık etmiştir. Bunların başında, Senâî-yi Gaznevî gelmektedir. Tasavvufî düşüncede ilâhî sırların ve gerçeklerin bilgisini çaba sarf ederek kazanan kişiye verilen “hakîm” unvanıyla meşhur olan Senâî, tasavvuf üzerine yoğunlaştırdığı düşüncelerini gazel, kaside, rubâî, kıta ve mesnevi nazım şekillerinin hemen hepsinde sunmayı başarmıştır. Bilhassa kendisi bu nazım şekilleri içerisinde Farsça tasavvufî mesnevileriyle Fars edebiyatında önemli bir yer edinmiştir. Senâî’nin Hadîkatü’l-hakîka ve şerîʿatü’t-tarîka adlı mesnevisi İran edebiyatında yazılmış ilk önemli tasavvufî mesnevi kabul edilmektedir. Hadîkatü’l-hakîka tasavvufî bir mesnevi olsa da ahlâkî, felsefî, hikemî ve öğretici konuları da ihtiva etmektedir. Senâî’nin tasavvufî düşünce dünyasına etki etmiş isimlerin başında Ahmed el-Gazzâlî gelmektedir. Gazzâlî’nin aşkı konu edinen önemli eseri Sevânih’u-l Uşşâk’ın Senâî’nin aşka yaklaşımına kazandırdığı derinlik ve yoğunluk bu etkinin bir göstergesidir. Bu bağlamında gerçekleştirilecek çalışmada Hadîkatü’l-hakîka’nın birinci babında geçen “Hub ve Muhabbet” bahsi üzerinden Senâî’nin tasavvufî düşüncesinde aşk mefhumu değerlendirilecektir. Ayrıca ilgili bahsin Farsçadan Türkçeye manzum tercümesi de yapılacaktır.
  • Article
    XVIII. Asır Şâiri Nevres-i Kadîm Ve Sa‘dî-Yî Şîrâzî’nin Kasîdesine Yazdığı Farsça Tahmîsi
    (2022) Bal, Tuba; Koç, Serpıl
    Nesir alanında klâsik Türk edebiyatının tanınmış sîmâlarından biridir. Aslen Kerküklü olan Nevres’in hayatı hakkındaki bilgiler sınırlı olmakla birlikte, kaleme aldığı manzum ve mensur eserleri hayatı ile ilgili bazı bilgileri ihtivâ etmesi bakımından ayrı bir öneme sâhiptir. Bu eserlerine, sürgün yüzünden gurbette geçen hayatını aksettirebilmiştir. Eserleri arasında, şâiriyet üslûbunun tespiti açısından Nevres’in Türkçe Divanı kadar Farsça Divanı da kendisinin Fars diline ve edebiyatına vukûfiyetini gösteren kıymetli bir eserdir. Öyle ki Farsça Divanı ile Nevres, Türkçe şiirlerinde olduğu gibi Farsça şiir söylemedeki başarısını ortaya koymuştur. Gazel nazım şeklinin daha fazla yer aldığı bu divan; kasîde, târih, tahmîs, sâkînâme, muammâ, lugaz, rubâî, kıt’a, müfred gibi diğer nazım şekillerinden müteşekkildir. Bilhassa bu divanındaki Sa’dî-yi Şîrâzî ve Örfî-yi Şîrâzî gibi İran edebiyatının büyük şâirlerinin kasîdelerine yazdığı 97 bentten müteşekkil iki tahmîs, onun şâirliği üzerinde bu iki şâirin güçlü etkisini göstermektedir. Nevres-i Kadîm’in hayatı, eserleri ve edebî şahsiyetiyle alâkalı olarak gerçekleştirilen bu çalışmada; Nevres’in hayatının şahsî tarafını ilgilendirmesi bakımından müderrisliğe tâyin olmasına vesîle olan Sa’dî-yi Şîrâzî’nin kasîdesine yazmış olduğu tahmîs üzerinde duruldu. Sa’dî’nin klâsik Türk şiirine etkisi bağlamında ilgili tahmîsten hareketle, Nevres-i Kadîm’in şairlik yönünün değerlendirilmesi hedeflendi.
  • Article
    Tasavvufî Düşüncede Akıl ve Attâr’ın Rubâîlerinde Akıl Mefhumu
    (2022) Koç, Serpıl
    Konusu bakımından genel olarak felsefî ve tasavvufî düşünceleri özlü bir şekilde anlatan rubâî nazım şekli, mutasavvıf şairler arasında da rağbet görmüş bir nazım şeklidir. Fars edebiyatında başta divanları olmak üzere diğer manzum eserlerinde rubâî nazım şeklinde şiirler söylemiş mutasavvıf şairler olduğu gibi bu nazım şeklinde müstakil bir mecmua oluşturacak kadar rubâî söylemiş şairlere de rastlamak mümkündür. Bu bağlamda İranlı meşhur şair ve mutasavvıf Ferîdüddîn Attâr (ö. 618/1221)’ın kendisine aidiyeti kesinlik kazanmış sekiz eserinden biri olan ve ihtiva ettiği konu çeşitliğine göre elli babdan müteşekkil Muhtârnâme adlı rubâî mecmuası, bir örnek teşkil etmektedir. Rubâî nazım şekli üzerinden felsefî ve tasavvufî düşüncelerin şiirsel söylem içerisinde değerlendirilmesinin hedeflendiği bu çalışmada; Ferîdüddîn Attâr’ın tasavvufî düşüncesinin felsefî yönünü ortaya koyması bakımından Muhtârnâme’sinden seçilmiş örnek rubâîlerden istifadeyle, akıl mefhumu ve müstakilen Attâr’da akıl ele alınmıştır.
  • Article
    Azîz Nesefî Ve Kitâb-ı Keşfü’lhakâyık Adlı Farsça Eseri
    (2022) Koç, Serpıl
    XIII. asırda İslâm coğrafyasında çoğu mutasavvıf benimsemiş olduğu vahdet-i vücȗd düşüncesiyle çok sayıda eser vermiştir. İranlı Azîz b. Muhammed en-Nesefî (ö. 700/1300 [?]) de vahdet-i vücûd konusundaki düşünceleriyle bu asrın tanınmış mutasavvıf simalarından biridir. Aynı zamanda tıp ilmiyle de meşgul olan Nesefî’nin hayatı hakkındaki bilgiler oldukça sınırlıdır. Ancak devrin tasavvuf kültürünü yansıtması bakımından adına kayıtlı toplam sekiz eser oldukça mühimdir. Nesefî, tüm bu eserleri Farsça olarak kaleme almıştır. Nesefî’nin tasavvuf, felsefe ve kelâm konulu eserleri arasında “Keşfü’l- Hakâyık” adlı ansiklopedik mahiyetteki eseri, fâtihatü’l- kitâb ve hâtimetü’l-kitâb bölümleriyle on bab üzerine müteşekkildir. Müellif bu eserini, hicrî 671 (1273) senesinde Buhara’da yazmaya başlamış olsa da dönemin siyasî olaylarının olumsuz etkisiyle daha ileri bir tarihte tamamlayabilmiştir. Nesefî’nin diğer eserleri gibi günümüze ulaşan bu eserinin muhtelif sayıda Farsça yazma nüshası mevcuttur. Türkiye Kütüphaneleri Veri tabanında tespit edilen bu nüshalardan birkaçının da tanıtılacağı çalışmamızda Süleymaniye Kütüphanesi Ayasofya Bölümü’ndeki 002018 numarayla kayıtlı nüshadan istifade edildi. XIII. asır tasavvuf tarihine ve kültürüne kaynaklık etmesi bakımından bu mühim eserin tanıtılmasının hedeflendiği çalışma, iki bölüm üzerine tertip edilecektir. Birinci bölümde eserin müellifi olan Azîz Nesefî’nin hayatı, eserleri, ilmî ve tasavvufî şahsiyeti üzerinde durulacak; ikinci bölümde ise “Keşfü’l- Hakâyık” adlı Farsça eser dil-üslup ve muhteva özellikleri bakımından değerlendirilecektir.