Profile URL: https://hdl.handle.net/20.500.12514/8274
Job Title:Doç. Dr.
Main Affiliation:Department of History / Tarih Bölümü
Status: Former Staff
4 results
Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 4 of 4
Master Thesis HETAWÎ KURD 1913-1914 (Değerlendirme ve Transkripsiyon)(2015) ALAN, AHMET; Akbaş, MehmetDünyada modern toplumların meydana gelmesinde yasama, yürütme ve yargıdan sonra dördüncü güç olarak kabul edilen basının rolü büyüktür. Basın bir toplumun içinde bulunduğu dönemin sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel durumunu aktaran en önemli kaynaktır. Hetawî Kurd dergisi bu kaynaklardan bir tanesidir. Osmanlı dönemi Kürt basınında önemli bir yer tutan ve Kürtlerin aydınlanması olarak bilinen 20. Yüzyılın başında Kürt halkına ulusal bilinç kazandırma maksadıyla yayın hayatına başlayan Hetawî Kurd dergisi, dönemin önemli Kürt aydınları tarafından çıkartılmış, yazılar yazılmış ve desteklenmiştir. Bu dönemde Osmanlı Devleti çok zor durumda bulunuyordu. Bu zor durumdan kurtulmak için bir taraftan özgürlükçü ve modern adımlar atılırken, diğer taraftan bazı milletler Osmanlıdan ayrılıp bağımsızlıklarını ilan ediyordu. Kürtler ise geçmişte olduğu gibi Osmanlı Devletini yalnız bırakmamışlardır. Hetawî Kurd dergisinin sayfalarında Kürtlere hizmet gayesiyle yazılar yazılmış, Kürtlerin yaşamında karşılaştıkları güncel sorunlar ele alınmıştır. Dergide sosyal ve kültürel olarak ihtiyaç duyulan hususlar üzerinde durulmuş ve farklı çözüm önerileri sunulmuştur. Ayrıca Kürt gençlerinin ulusal bilinçlerinin yükselmesine, Kürt alfabesinin oluşturulmasına, Kürt halkının eğitilmesine, Kürtlerin dünya kültürüne katılmasına, Kürt dilinin, Kürt tarihinin ve edebiyatının korunmasına hararetle işaret edilmiştir. Bu konuda gençlere tavsiyelerde bulunulmuş ve bunların önemi vurgulanmıştır. Dergi, “Kürdistan Mektupları” v başlığı altında Kürdistan’ın bazı coğrafi bölgeleri ele alınmış bu bölgeler hakkında sosyal, kültürel ve etnik konularda okuyucularına bilgiler aktarmıştır. Dergi, o dönemde meydana gelen bazı olayları ve haberleri okuyucularına bildirmiş ve önemli Kürt şahsiyetlerin hayatları ve Kürt milletine yaptıkları hizmetler hakkında bilgiler vermiştir. Bu çalışmada Hetawî Kurd dergisinin değerlendirmesi ve transkripsiyonu yapılmıştır. Değerlendirmede konulara göre bir tasnif yapılmış her konu ayrı bir başlık altında incelenmiştir.Master Thesis İslamî Fetihler döneminde Kürtler (622–652)(2018) Yoldaş, Yusuf; Akbaş, MehmetKürtler, kökleri eski zamanlara dayanan uzun bir tarihe sahiptirler. Tarih boyunca köklü dinleri, bağımsız devletleri olmuştur. Kürtler, İslâmiyet'in doğuşundan önce yönetimde oldukları son devlet Büyük Medya İmparatorluğu'nun yıkılışından sonra küçük devletçiklere bölünmüş ve on bir asır boyunca (M.Ö.550-M.S.638) Ahmeniler, Makedonyalı İskender, Selevkoslar, Aşkaniler ve son olarak Sasaniler ile Bizans İmparatorluğu'nun hâkimiyeti altında yaşamışlardır. İslâmiyet'ten önce Putperestlik, Zerdüştlük, Manihaizm, Mazdeizm, Yahudilik ve Hristiyanlık gibi dinlere inanan Kürtler, Müslümanlarla ilk kez hicrî 16. yılda Celula Savaşı'nda Sasani ordularında yer almaları sebebiyle karşılaşmışlardır. Kürtlerin, Müslümanlarla ilk kez temas kurdukları Celula Savaşı Müslümanların zaferiyle sonuçlanmıştır, Bu savaş Kürt topraklarına açılan bir kapı olmuş ve İslâmiyet Kürt bölgelerinin tümüne yayılmıştır. Milâdî 637 de başlayan İslâmî Fetihler, 646 yılında son bulmuş ve Kürt topraklarının tümü İslâm Devleti'nin hâkimiyeti altına girmiştir. Bu fetihler sayesinde Bizans ve Sasanilerin savaş sahası olması sebebiyle küçük parçalar ve devletçiklere bölünmüş halde olan Kürt bölgeleri, İslâm devletinin çatısı altında yeniden yapılandırılmış ve birlik haline gelmişlerdir.Master Thesis DİYÂR-I BEKR BÖLGESİ’NİN MOĞOL HÂKİMİYETİNE GİRİŞİ(2013) GÜNEŞ, İBRAHİM; Akbaş, MehmetXIII. asrın başlarından itibaren tüm dünyayı derinden sarsan Moğol istilası, kısa bir süre sonra Anadolu’yu vurmuş, hemen ardından da güçlü Moğol müfrezeleri Suriye ve el-Cezire bölgesindeki birçok yerleşim yerle bir etmişlerdir. Moğollar, büyük hasımları Celaleddin Harzemşah’ı takip ederken kendilerini Diyâr-ı Bekr Bölgesinin içinde bulmuşlardır. Bu andan itibaren muhtelif zamanlarda kısa süreli akınlar düzenleseler de Hûlâgû’nun Bağdat seferine kadar bölgede ciddi bir tahribata neden olmadılar. Fakat 1258 yılından itibaren Hûlâgû’nun oğlu Yeşmut komutasındaki Moğol ordusu, Amid, Meyyafarikin, Mardin’i şiddetli bir muhasaradan sonra zaptetti. Hısn-ı Keyfa hâkiminin kendi dileğiyle Moğol tahakkümüne girmesi ile Diyar-ı Bekr bölgesinde Moğol hâkimiyeti tesis edildi. İnceleme konumuz her ne kadar Diyâr-ı Bekr bölgesinin Moğol Hakimiyetine giriş süreci olsa da, konumuzu yakından ilgilendirdikleri için komşu bölgelerdeki önemli hadiseler üzerinde de durulmuştur.Doctoral Thesis Kürdistan Teâlî Cemiyeti: Kuruluş, amaç ve faaliyetler(2017) Altan, Bilal; Akbaş, MehmetKürtlerin muhtariyet elde etme veya tam bağımsız devlet kurma yönündeki çabaları, legal ya da illegal örgütlenmeler yoluyla XX. yüzyılın başından itibaren sistematik bir boyut kazanmakla birlikte, Birinci Dünya Savaşı öncesi Kürt örgütsel yapılanmalarının milliyetçi karakteri, Osmanlılık kimliği üzerinden şekillenmiştir. Savaş sonrası konjoktürün sunduğu şartlar, Kürt milliyetçi karakterinin Osmanlılık kimliğinin yeniden değerlendirilmesine yol açmıştır. Muhtariyet ya da tam bağımsızlık eksenindeki tartışmalarla ayrılıkçı bir mahiyet kazanan Kürt milliyetçiliğinde belirleyici olan kesimler, amaca ulaşma yolunda hem meşru Osmanlı hükümetleriyle hem de meşruluk kazanma çabasındaki Anadolu Hareketi'yle mücadele etmek zorunda kalmıştır. Kürt milliyetçi hareketi, Kürdistan Teâlî Cemiyeti aracılığıyla içsel mücadelede başarı sağlamanın önemli bir adımının İngiltere ve ABD gibi dış devletlerin desteğinden geçtiğini düşünerek, bu devletler nezdinde yoğun diplomatik teşebbüslerde bulunmuştur. Kürdistan Teâlî Cemiyeti, ABD reisi Wilson'un prensiplerinden ve Anadolu Hareketi ile doğrudan olmasa bile mücadelesini fırsat bilerek İngiltere'den büyük bir beklenti içerisine girmiştir. İç ve dış farklı güçlerle yürütülen temaslarda Wilson Prensipleri, Barış Konferansı ve en nihayetinde Sevr Antlaşması, Kürdistan Teâlî Cemiyeti için bir umut ışığı olmuş, ancak Mustafa Kemal liderliğindeki Anadolu Hareketi, Cemiyete karşı verdiği sert mücadele ile bu umut ışığını söndürmüştür. Anadolu Hareketi, Cemiyetin siyasal Kürt milliyetçiliğini, kurmak istediği yeni devlet için büyük bir tehdit olarak görmüştür. Anadolu Hareketi takip ettiği siyasetle Kürtlerin önemli bir kesiminin desteğini sağlayarak Cemiyeti önemli bir dayanaktan yoksun bırakmıştır. Halk desteğinden mahrum kalması, Cemiyetin akıbetinin seyrinde bir bakıma belirleyici olmuştur. Kürdistan Teâlî Cemiyeti, Kürt milliyetçiliğinin siyasallaşmasının yanı sıra Kürt milliyetçiliğinin kültürel yönüne de hizmet etme çabası vermiştir. Mesela Kürt tarihi, Kürtlerin kökeni, Kürt edebiyatı ve sosyal yaşantısına yönelik derin bilimsel analizler içermese de imkânları ve dönemin şartları ölçüsünde katkı sunmaya çalışmıştır. Anahtar Kelimeler: Kürdistan Teâlî Cemiyeti, Kürt milliyetçiliği, Anadolu Hareketi, Wilson Prensipleri, Barış Konferansı.
