MAÜ GCRIS Standart veritabanının içerik oluşturulması ve kurulumu Research Ecosystems (https://www.researchecosystems.com) tarafından devam etmektedir. Bu süreçte gördüğünüz verilerde eksikler olabilir.
 

Türkiye'nin Göçü Güvenlikleştirme Süreci ve İşlevsel Aktör Olarak Medyanın Rolü

No Thumbnail Available

Date

2024

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Open Access Color

OpenAIRE Downloads

OpenAIRE Views

Research Projects

Organizational Units

Journal Issue

Events

Abstract

Güvenlikleştirme teorisi 1990'lı yılların ortalarında Kopenhag Okulu yazarı Ole Waever tarafından ortaya atılmış, Barry Buzan, Jaap de Wilde, Morten Kelstrup, Pierre Lemaitre ve Elzbieta Tromer gibi diğer Kopenhag Okulu yazarlarının çalışmalarına da zemin hazırlamıştır. Teori, özellikle Soğuk Savaş sonrası etkisini artırarak sürdüren ulus devletleşme, milliyetçilik ve buna bağlı olarak oluşan yeni güvenlik konseptinin farklı bir güvenlikçi perspektiften incelenmesine de katkı sağlamıştır. Bilim ve teknolojideki ilerlemeler sayesinde küreselleşen günümüz dünyasında güvenlik kavramı da bu değişimden nasibini alarak boyut değiştirmiş, farklı sektörlerde de önemi artmaya başlamıştır. Soğuk Savaş döneminde geliştirilen geleneksel güvenlik yaklaşımına göre, güvenlik denilince akla güç kullanımı, çatışma, savunma ve somut tehditler gelmekte iken, günümüzde bu kavram siber güvenlik, iklim ve çevre güvenliği, göç vb. anlamlarda da karşımıza çıkmaktadır. Türkiye'nin de içinde bulunduğu Ortadoğu bölgesi, güvenlik kavramı paydasında en sık anılan bölge olmasının yanı sıra, bu kavrama son yıllarda savaş ve çatışmaların gölgesinde yaşanan 'göç' konusu da eklenmiş ve gündemdeki önemini arttırmıştır. Bu çalışmada, güvenlikleştirme teorisi bağlamında, Afganistan-Türkiye, Irak-Türkiye ekseninde ve son olarak Suriye'de 2011 yılında başlayan savaş süreci ve sonrasında Suriye-Türkiye ekseninde gelişen göç dalgalarının Türkiye'ye etkileri incelenmiş olup Türkiye'nin, yaşanan bu göç dalgaları karşısında gösterdiği tepki, siyasal duruş ve sergilediği çabalar 'Güvenlikleştirme Teorisi' bağlamında ele alınmıştır. Ayrıca Türkiye'nin göçü güvenlik alanına taşımasında medyanın etkisi, elde edilen veriler çerçevesinde irdelenmiştir. Bu kapsamda, Türkiye'nin göç sorununun güvenlikleştirilmesi sürecinde referans nesnesi olarak Türkiye'nin, güvenlikleştirici aktör olarak yürütme organı olan Cumhurbaşkanı ile birlikte işlevsel aktör olarak da medyanın rolü ele alınmış, çalışma sonucunda Türkiye'deki göçün güvenlikleştirilme sürecinin çok yönlü gerekçeleri ortaya konmuş olup, bu çabalarının sahaya yansımaları ve sonuçları üzerinde durulmuştur.
The securitization theory was introduced in the mid-1990s by Copenhagen School writer Ole Waever, and provided the basis for the work of Barry Buzan and other Copenhagen School writers such as Jaap de Wilde, Morten Kelstrup, Pierre Lemaître, and Elzbieta Tromer. It has also contributed to the examination of nation-stateization, nationalism, and the new security concept that emerged as a result, from a different security perspective, especially after the Cold War. Thanks to the advances in science and technology, in today's globalizing world, the concept of security has also changed its size by getting its share from this change, and its importance has started to increase in different sectors. While in the past, the use of force, conflict, defense and concrete threats came to mind when the word security was mentioned, today this concept is used as cyber security, climate and environmental security, migration, etc. also in meanings. In addition to the fact that the Middle East region, which includes Turkey, is the region most frequently used in the denominator of the concept of security, the issue of 'migration', which has been experienced in the shadow of wars and conflicts in recent years, has been added to this concept and has increased its importance on the agenda.In this study, in the context of securitization theory, the effects of the war on Turkey that started in Afghanistan-Turkey, Iraq-Turkey and finally in Syria in 2011, and the subsequent migration waves that developed in the Syria-Turkey axis were examined and Turkey's impact on Turkey in the face of these migration waves. His reaction, political stance and efforts were discussed in the context of 'Securitization Theory'. In addition, the impact of the media on Turkey's transfer of migration to the field of security was examined within the framework of the obtained arguments. In this context, the role of the Prime Minister together with the President as the executive body as the securitizing actor, the role of the Media as the functional actor will be discussed in the process of securitization of Turkey's migration problem. As a result of the study, the multifaceted reasons for the securitization process of migration in Turkey were tried to be revealed, and the reflections and results of these efforts on the field were emphasized.

Description

Keywords

Uluslararası İlişkiler, Uluslararası Göç, International Relations, International Migration

Turkish CoHE Thesis Center URL

Fields of Science

Citation

WoS Q

Scopus Q

Source

Volume

Issue

Start Page

End Page

115