Yüksek Lisans Tezleri - Karma
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/57
Browse
Recent Submissions
Master Thesis Nusaybin, Mor Yakup Kilisesi Orta Çağ Sırlı Seramikleri(2024) Bilen, Özlem Karakaya; Kaplan, NeclaMor Yakup Kilise kazılarında bulunan 173 adet ağız, dip, gövde fragmanları ve bazı tüm parçalardan oluşan sırlı seramik buluntuları ele alınmıştır. Söz konusu buluntular 2000-2016 yılları arasında belli aralıklarla yapılan kazı çalışmalarından elde edilmiştir. Bu çalışma ile sırlı seramiklerin tanımlanması ve tarihlendirme önerisi yapılması amaçlanmıştır. Ele alınan eserler üretim teknikleri ve sır bezemeleri dikkate alınarak tek renk sırlılar, sır altı boyalılar, sgraffito teknikliler, sır üstü teknikli ve sırlı boyalılar olarak beş ana başlık altında incelenmiştir. Buluntular, sır ve bezeme tekniği baz alınarak bir gruplandırma yapılmıştır. Mor Yakup Kilise kazılarında ele geçen sırlı seramikler arasında tek renk sırlılardan yeşil ve sgrafitto teknikli seramikler (ince kazıma) diğer gruplara istinaden yoğunluk göstermektedir. Mor Yakup Kilise kazılarında ortaya çıkarılan sırlı seramikler bize önemli bir Orta Çağ tabakasının varlığından haberdar etmektedir. Çalışmada buluntuların, yerel üretimler olabileceğini kanıtlayan bilgilere ulaşılırken aynı zamanda Nusaybin'in konumu itibari yani ipek yolu güzergahı üzerinde bulunmasından kaynaklı ithal-ihraç ürünler de olduğu sanılmaktadır. Bu da Nusaybin Merkezli sırlı seramik çeşitliliğini ortaya koymaktadır. Nusaybin, uzun tarihi dönemde çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır. Birçok devlet ve hanedanların hakimiyetine girmiş, savaşlarda sınır şehri olarak yer almış ve ticaretin yoğun olduğu bir kent olmuştur. Bu durum, çeşitli dönem izleri taşıyan kazıdan çıkan buluntulardan özellikle de 9.-13. Yüzyılları arasına tarihlendirilen sırlı seramik parçalarından anlaşılmaktadır. Bu çalışma kazıdan çıkan sırlı seramikleri bilim dünyasına tanıtarak ve tarih önerisi sunarak bu alanda var olan bilgi açığına katkı sağlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Orta Çağ, Nusaybin, Mor Yakup Kilisesi, Sırlı SeramiklerMaster Thesis Spor Bilimleri Fakültesinde Eğitim Alan Öğrencilerin Stresle Başa Çıkma ve Öz Yeterlilik Düzeylerinin İncelenmesi(2025) Tütün, Hakan; Polatcan, İsmailBu araştırma, spor bilimleri fakültesinde eğitim alan üniversite öğrencilerinin stresle başa çıkma tarzları ile öz yeterlilik düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçlamaktadır. Üniversite yaşamı, bireylerin akademik, sosyal ve psikolojik açılardan önemli geçişler yaşadığı bir dönemdir. Özellikle spor bilimleri fakültelerinde eğitim gören öğrenciler; akademik başarı baskısı, fiziksel performans beklentisi, antrenman yükü ve rekabet stresi gibi çok boyutlu stres kaynaklarıyla karşı karşıya kalmaktadır. Bu bağlamda, bireylerin stresle başa çıkma stratejileri ve sahip oldukları öz yeterlilik düzeyleri, onların psikolojik dayanıklılıkları ve başarı motivasyonları üzerinde belirleyici rol oynamaktadır. Araştırmanın kuramsal temeli Bandura'nın Sosyal Bilişsel Kuramı'na dayanmaktadır. Öz yeterlilik, bireyin belirli bir görevi başarıyla tamamlayabileceğine dair inancını ifade ederken; stresle başa çıkma tarzları, bireyin stres yaratan durumlara yönelik bilişsel ve davranışsal tepkilerini kapsamaktadır. Bu bağlamda, yüksek öz yeterlilik düzeyine sahip bireylerin stresli durumları daha etkin yönetebildikleri ve problem odaklı başa çıkma stratejilerini daha sık kullandıkları literatürde belirtilmektedir. Çalışmada, demografik değişkenlerin (cinsiyet, yaş, sınıf düzeyi, spor yapma durumu vb.) stresle başa çıkma ve öz yeterlilik üzerindeki etkisi de incelenmiştir. Bulgular, spor bilimleri fakültesinde eğitim alan öğrencilerin öz yeterlilik düzeylerinin, stresle başa çıkma becerileriyle anlamlı bir ilişki içinde olduğunu göstermektedir. Ayrıca psikolojik dayanıklılık, motivasyon ve performans kaygısı gibi değişkenlerin de bu ilişkiyi etkileyen ara unsurlar olduğu vurgulanmaktadır. Araştırma sonuçları, spor bilimleri fakültesinde eğitim alan öğrencilere yönelik destekleyici psikolojik programların geliştirilmesine, öz yeterliliği artırmaya yönelik eğitimsel müdahalelerin planlanmasına ve bireylerin stresle başa çıkma becerilerinin güçlendirilmesine katkı sağlayacak niteliktedir.Master Thesis Distopyalarda Siyasal ve Sosyal Kurumlar(2024) Acun, Fayık; Çıvgın, İzzetCoğrafi keşifler ve sonrasında yaşanan bilimsel ve teknik gelişmeler, ütopyaların yazılmasına ortam hazırlamıştır. Bilimsel gelişmelerin korkutucu bir hal alabileceğinin anlaşıldığı 20. yüzyılda ise yeni bir tür olarak distopyalar belirmiştir. Aralarındaki benzerliklere rağmen distopyalar, birçok yönden ütopyadan farklıdır. Ütopyalar, daha iyi bir yaşam tasarımı sunmayı amaçlıyorken distopyaların, var olması muhtemel olmayan kötü yaşam dizaynlarını sunmaya çalışmaları en temel farklılıkları kabul edilebilir. İnsanların bir arada yaşamalarının bir sonucu olarak ortak yaşam kalıpları sunmak amacıyla ortaya çıkan kurumlar, bireylerin hangi faaliyetleri hangi koşullar altında yapmaları gerektiğini de açıklayan yapılardır. Bu yapılar, günümüzde siyasal ve sosyal yaşantının ayrılmaz bir parçasıdır. Devlet, uzun evrimle bir süreç neticesinde oluşmuş, siyasal ve sosyal kurumları bünyesinde barındıran kurumlar üstü bir yapıdır. Yasama, yürütme ve yargı ise devletin görünürlüğünü arttıran erkler olarak işlevseldirler. Güvenlik, eğitim, sağlık, aile ve din ise devletle birlikte siyasal ve sosyal yaşantının merkezinde yer alan kurumlardır. İnsan yaşantısında çok geniş yer kaplayan bu kurumları siyasal ve sosyal olarak ayırmak imkânsız görünmektedir Günümüzde her alanda varlıklarını hissettiğimiz kurumların Batı ve Türkiye distopyalardaki varlığı ve işlevselliğinin farklı olduğu savı, bu tezin sorunsalını oluşturmaktadır. Zira Batı distopyalarından seçilen örnekler ile Türkiye distopya yazınından seçilmiş örnekler karşılaştırıldığında aralarındaki işlevselliğin farklılık taşıdığı görünmektedir.Master Thesis Güvenin Yeni Dini İmkânları: Güven ve Dindarlık Üzerine Bir İnceleme(2017) SERTKAYA, NAZANBu çalışmada güven olgusu sosyalleşme, itimat, emniyet, sadakat, aidiyet, risk, korku, belirsizlik değişkenleri arasındaki ilişki bağlamında incelenmiştir. Çalışmada ilk olarak güvenin din ve dindarlık olguları üzerindeki etkisi ele alınmaktadır. İkinci olarak ise güvenin yeniden dini bir imkân alanı sunup-sunmadığı ya da sunuyorsa bunu nasıl etkilediği üzerinde durulmaktadır. Araştırma bir saha çalışması olmadığından araştırma kapsamında sunulan olgular betimsel bir özellik arz etmektedir. Araştırma sonucunda dinin güvenin oluşumunda pozitif bir etkiye sahip olduğu ve güvenin yeniden tesisinde yeni bir imkân alanı açtığı sonucuna ulaşılmıştır.Master Thesis فن السخرية بين زكريا تامر وعزيز نسين (دراسة مقارنة)(2024) Yusufoğlu, Muhammed; Aladwanı, KhaledAraştırma, Ironi sanatını iki komşu ülkede ünlü iki yazar olan Zakariya Tamer ve Aziz Nesin'in eserleri üzerinden tartışmaktadır. Bu araştırma, bu iki yazarın Ironisanatını nasıl kullandığını vurgulamayı ve Ironiın her birindeki özelliklerini kapsamlı bir şekilde incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, bir giriş, üç bölüm, sonuçlar ve önerilerden oluşmaktadır. Birinci bölüm, araştırmada geçen terimleri tanıtarak Ironisanatını ve edebiyattaki uygulamalarını genel olarak, kısa hikaye özelinde ise ayrıntılı olarak ele alır. Ironiın tarihsel süreçleri ve Ironii eğilimleriyle ünlü önemli yazarlar hakkında bilgi verir. Ayrıca, Suriye ve Türkiye'deki Ironii hikayelerin oluşum koşullarına dair kısa bir bilgi sunar ve yazarların biyografileri ile en ünlü Ironii hikayelerine detaylı bir şekilde yer verir. İkinci bölüm, yazarların ele aldığı Ironii temaları (sosyal Ironi, politik Ironi, dini Ironi, ekonomik Ironi) inceler ve aralarındaki benzerlikler, farklılıklar, örtüşmeler ve karşıtlıkları tartışarak karşılaştırma yapar. Üçüncü bölüm, Ironiın içeriklerini ifade etme konusunda yazarların kullandığı yöntem ve teknikleri karşılaştırarak sanatsal yönlerini incelemeye odaklanır.Master Thesis Konaklama İşletmelerinde Kriz Yönetimi; Mardin İli Örneği(2025) Uçan, Ferit; Kodaş, BetülTurizm sektörü, dünya çapında hızla büyüyen ve giderek daha fazla insana hitap eden bir endüstridir. Küreselleşme ile, turizm sektörü büyük bir ivme kazanmış olsa da bu gelişme beraberinde önemli tehditleri de getirmektedir. Özellikle çevresel, ekonomik ve kültürel faktörler, sektörü olumsuz yönde etkileyebilecek riskler arasında yer almaktadır. Bu tehditler, sürdürülebilir turizm anlayışı ve etkin yönetim stratejilerinin önemini her geçen gün arttırmaktadır. Turizm sektörü içersin de yer alan konaklama işletmeleri, krizlerden yüksek düzeyde etkilenen işletmelerdir. Konaklama işletmelerinin kriz öncesinde krizlerin tahmin edilebilmesine yönelik yapılan stratejiler, kriz anlarında örgüt içi planlamalar ve krizi aşabilmek için izlenen stratejilerle yakalamaya çalıştıkları başarılar, son yıllarda oldukça fazla gündeme gelmektedir. Konaklama işletmesi yöneticilerinin, izleyecekleri kriz yönetim stratejileri ve planlamaları, krizlerin meydana getirdiği tehditlerin fırsata dönüştürülmesi açısından oldukça önem taşımaktadır. 2015-2016 yıllarında yaşanan terör olayları neticesinde Mardin ilinin sınıra yakın olması, bölgede turizm faaliyetlerinin olumsuz yönde etkilenmesine neden olmuştur. Bu çalışmanın amacı, turizm sektöründe etkili olan krizlerin konaklama işletmeleri üzerindeki etkilerini, krizden en az zararla kurtulmak için izlenen yolları ve kriz sonrası edinilen deneyimlerle gelecekteki olası krizlere karşı yapılan stratejik planlamaları ortaya koymaktır. Bu nedenle, Mardin il merkezinde faaliyet gösteren üç adet beş yıldızlı otel işletmesinin yöneticileriyle nitel araştırma yöntemlerinden yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak araştırma verileri toplanmıştır. Elde edilen veriler betimsel analiz ve içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiş ve analiz sonucunda ise 63 kod ile 4 ana tema belirlenmiştir. Bu temalar; kriz nedenleri, kriz öncesi yönetimi, kriz anı yönetimi ve kriz sonrası yönetimine yönelik temalardır. Araştırma bulguları doğrultusunda, işletme yöneticilerine ve iş verenlerine çeşitli önerilerde bulunulmuştur.Master Thesis DİNDARLARIN DİNİ TEKNOLOJİK ALETLERLE ETKİLEŞİMİ: TEKNO-DİNDAR PRATİKLER(2018) DĞAN, BÜŞRABu çalışmada, teknolojik gelişmenin hız kazanması ve günlük yaşamı çevrelemesiyle, yeni teknolojik gelişmeler ışığında toplumumuzda ortaya çıkan dindarlık ve teknoloji ilişkisi analiz edilmiştir. Bu ilişki bağlamında, tekno-bilimin dini alana yönelik üretmiş olduğu araçların kendini dindar olarak tanımlayan insanlarla nasıl bir temas halinde olduğu ve bu temasla ortaya çıkan ibadet teknolojisi ele alınacaktır. Burada yeni bir kavramsal öneri olarak tekno dindarlık kavramı ele alınıp dindarların dini teknolojik aletlerle etkileşimi tartışılmıştır. Dinsel alanı anlamak için dini alanın temsilcisi olarak sayılabilecek dindarlığı, içinde bulunduğu etkileşim boyutlarıyla ele almak gerekir. Bu açıdan dindarlık olgusunun Türkiye'de sosyal bilimler düzlemindeki kavramsallaştırmaları, tekno-dindarlık kavramının dindarlık kavramsallaştırmaları içindeki farkı ve boyutları üzerinde durulmuş bu doğrultuda derinlemesine mülakatlar yapılmıştır. Bu yüzden tekno-dindar pratikler ve ibadet teknolojisinin ortaya çıkışı, amaçları ve etkileşimleri ele alınmıştır. Toplumsal alanın her kesiminde, bilimsel gelişmeler ışığında teknolojik imkânlarda artış yaşanmıştır. Teknolojinin dindar kişilerin ibadet hayatındaki yeri ise bu çalışmada, "Tekno-Dindar Pratiklerin Tecrübe Boyutu Olarak İbadet Teknolojisi" adı altında tartışmaya açılmıştır. Tekno-dindarlık ile dinselliklerin ne şekilde yeni bir toplumsal boyut kazandığı incelenmiştir. Bu doğrultuda araştırma boyunca dini alandaki ibadet iletişiminde ve şeklinde meydana gelen teknolojik etkileşim analiz edilmiştir. Böylece teknolojinin din ile ilişkisinde nasıl bir etkileşim içinde olduğu anlamlandırılmaya çalışılacaktır. Yöntem olarak, teknodindar pratiklerle etkileşim halinde olan dindarlarla derinlemesine mülakatlar yapılmıştır.Master Thesis Diyarbakır ili sınırlarından toplanan yerel makarnalık buğday popülasyonlarının karakterizasyonu(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Özateş, Muhammed Ali; Kendal, EnverBu araştırma Diyarbakır ili sınırlarından toplanan yerel makarnalık buğday popülasyonlarının karekterizasyonunu belirlemek üzere 2020-2021 yetistirme sezonunda yürütülmüştür. Araştırmada Diyarbakır ilinde GAPUTAEM (GAP Uluslararası Tarımsal Araştırma ve Eğitim Merkezi)'deki buğday çeşitleri (Artuklu, Diyarbakır 81, Fırat 93, Ganem, Sümerli) ve Diyarbakır ili içerisinde toplanan 48 adet yerel makarnalık buğday popülasyonu kullanılmıştır. Araştırmadan incelenen özelliklerden elde edilen verilerin varyans analiz sonuçlarına göre; başaklanma gün sayısı, metrakarede başak sayısı, başakta başakçık sayısı, başak uzunluğu tane verimi,bin tane ağırlığı,hektolitre ağırlığı,camsılık,sarı renk b oranı bakımından genotipler arasında % 0.1 ve %0.5 önemli farklılıklar tespit edilirken, bitki boyu,başakta tane sayısı, Protein oranı, Yaş glüten oranı, L değeri, Sarı renk a değeri bakımından genotipler arasında önemli bir farklılık tespit edilememiştir.Çalışma sonucunda; başaklanma süresi 110-121 gün, bitki boyu ortalaması 81-129 cm, metrekarede başak sayısı 135-639 adet/m2, başakta başakçık sayısı 15.9-26.7 adet/başak, başak uzunluğu 3.6-12.2 cm, başakta tane sayısının 25.2-59.2 adet, tane verim ortalaması 259.5- 646.4 kg/da, bin tane ağırlığı 24.0- 38.4 g, hektolitre ağırlığı ortalaması 63.2-80.5 kg/h, camsılık oranı % 91.0 -100, protein oranı ortalaması % 13.5-19.7, yaş glüten oranı ortalaması % 34.6- 48.2, sarı renk b oranı ortalaması % 14.3 - 29.5, L değeri oranı ortalaması 72.3-78.9, sarı renk a değeri ortalaması 3.3- 6.1 arasında değişim göstermiştir. Elde edilen verilere göre; birçok özellik bakımından hem en yüksek hem de en düşük verilerin yerel popülasyonlardan elde edilmesi popülasyonların yüksek bir varyasyon gösterdiğinin kanıtı olmuştur. Sonuç olarak yerel popülasyonlarda saptanan bu varyasyonun genetik çeşitliliğin artmasına, gen havuzunun zenginleşmesine ve gelecekte yapılacak ıslah çalışmalarında ebeveyn olarak kullanılarak yerli çeşitlerin geliştirilmesine katkı sağlayacaktır.Master Thesis DESCARTES’IN EPİSTEMOLOJİSİNİN METAFİZİK TEMELLERİ(2019) ORAL, SEHERBu çalışmada, Descartes’ın kesin ve güvenilir bilgiye ulaşmak için izlediği yol ve bu yolda Tanrı’ya vermiş olduğu yer söz konusu edilecektir. Böylece Descartes’ın epistemolojisinden hareketle ontolojisini nasıl kurduğuna değineceğiz. Descartes’a göre kesin ve güvenilir bir bilgi vardır. Descartes, bu kesin bilgiye ulaşmak için kuşkuculuğu ön plana almıştır. Dolayısıyla Descartes, epistemolojisini kuşkuluculuktan yola çıkarak oluşturmuştur. Descartes, bu yöntemle doğruluğundan asla şüphe edilemeyecek bir bilgiye ulaşmıştır o da: “düşünme”ya da “cogito”dur. Ona göre, biz düşündüğümüz sürece varız. Onun bu düşüncesinin temelinde ruh ve beden ayırımı yatmaktadır. Düşünmeye sezgi ile ulaşan Descartes, Tanrı’nın bilgisine de bu yolla ulaşmaya çalışır. Ona göre, Tanrı, en yetkin varlıktır. Böylece Descartes, Tanrı’yı epistemelojsinin en başına yerleştirmiştir. Ona göre, Tanrı, bilinmedikçe başka hiçbir şey hakkında kesin bir bilgi elde edilemezMaster Thesis The Impact of Charitable Marketing on Donation Behavior - A Field Study on Non-Profit Organizations in Gaziantep, Türkiye(2025) Ammari, Mohammad Tarek; Almohamad, DawoudBu çalışma, Hayır Amaçlı Pazarlamanın (Charitable Marketing) Bağış Davranışı (Donation Behavior) üzerindeki etkisini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Araştırmada, hayır amaçlı pazarlamanın üç temel boyutu olan Güven (Trust), Duygusal Çağrılar (Emotional Appeals) ve Akılcı Çağrıların (Rational Appeals) bireylerin Kâr Amacı Gütmeyen Kuruluşlara (Nonprofit Organizations) bağış yapma davranışları üzerindeki etkisi incelenmiştir. Çalışma, özellikle Türkiye'de faaliyet gösteren Suriyeli Kâr Amacı Gütmeyen Kuruluşlar (Nonprofit Organizations) odağında gerçekleştirilmiştir. Analitik model, Planlı Davranış Teorisi (Theory of Planned Behavior) ile Kurumsal Güven Modellerinin birleşimine dayalı olarak tasarlanmış; bu sayede bireylerin bağış kararlarını etkileyen faktörlerin, zorlu insani ve ekonomik koşullar içindeki dinamiklerini açıklamak hedeflenmiştir. Araştırma, nicel bir yöntemle yürütülmüş olup, veri toplama aracı olarak yapılandırılmış bir anket kullanılmıştır. Örneklem, Türkiye'de faaliyet gösteren Suriyeli Sivil Toplum Kuruluşlarının (STK) bağış kampanyalarına katılan ya da hedeflenen 219 katılımcıdan oluşan kolayda örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Veriler, araştırma hipotezlerini test etmek ve değişkenler arasındaki ilişkileri incelemek amacıyla tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve çoklu doğrusal regresyon gibi istatistiksel testler kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, bağış davranışını şekillendirmede en etkili faktörün Güven (Trust) olduğunu ortaya koymuştur. Duygusal Çağrılar (Emotional Appeals) ikinci sırada gelirken, Akılcı Çağrıların (Rational Appeals) özellikle yüksek eğitim düzeyine sahip katılımcılar arasında orta düzeyde etkili olduğu belirlenmiştir. Demografik değişkenler (cinsiyet, yaş, gelir düzeyi) ise bağış davranışını istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde yordamada sınırlı bir etkiye sahiptir. Bu çalışma, hayır amaçlı pazarlamanın farklı boyutlarını entegre eden bütüncül bir açıklayıcı model geliştirerek ve bunu Suriyeli diaspora bağlamında sahada test ederek literatüre önemli bir bilimsel katkı sunmaktadır. Elde edilen bulgular, Kâr Amacı Gütmeyen Kuruluşlar (Nonprofit Organizations) için pratik öneriler de içermektedir: güven inşasına öncelik verilmesi, duygusal açıdan etkili mesajların kullanılması ve kanıta dayalı, mantıklı içeriklerle desteklenen pazarlama stratejilerinin uygulanması. Ayrıca, çalışma; kurumsal itibarın rolü, dijital medya etkisi ve kültürel-dini etkileşimlerin bağış niyeti üzerindeki etkisi gibi alanlarda gelecekte yapılacak araştırmalar için yeni ufuklar açmaktadır. Anahtar Kelimeler: Hayır Amaçlı Pazarlama, Bağış Davranışı, Duygusal Çağrılar, Akılcı Çağrılar, Güven, Kâr Amacı Gütmeyen Kuruluşlar, TürkiyeMaster Thesis Netflix algoritmasının "Güçlü Kadın Karakterleri": Yabancı polisiye diziler örneği(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2023) Kına, Gülbahar Arda; Aşılıoğlu, EmreCinsiyete dayalı toplumsal iş bölümünün yeniden üretilmesinde dijital platformlar "yeni" alternatifler sunmaktadır. Dijital platformlar kullanıcı deneyimlerini algoritmik işleyişle şekillendirirken, içeriklerini de söylemsel sınıflandırmalarla sunmaktadır. Söz konusu sınıflandırmalar, ataerkil toplum içerisinde cinsiyet rollerinin nasıl kavrandığını ortaya koymaya yarayacak özellikler taşıyabilmektedir. Bu tez çalışmasında uluslararası ölçekte faaliyet gösteren bir dijital içerik platformu olan Netflix'te yer alan sınıflandırmalardan biri olarak "Güçlü Kadın Karakterlerin Oynadığı Diziler" kategorisindeki yabancı polisiye dizilere odaklanılmaktadır. Amaca yönelik örnekleme tekniği aracılığıyla farklı tarihlerde izleyiciyle buluşan dört yapım örneklem olarak belirlenmiştir. Örneklem belirlenirken dizilerin türsel özelliklerinin temelde polisiye olmakla birlikte farklı türsel kesişimler taşımasına da dikkat edilmiştir. Bunun yanı sıra dizilerin farklı tarihlerde izleyiciyle buluşmasına dikkat edilmiş, böylece bulgular arasındaki ilişkisel niteliklerin hem türsel kesişimler hem de süreklilik ve kesintiler bağlamında değerlendirilmesine imkan yaratılmak istenmiştir. Küresel ölçekli bir konu olan toplumsal cinsiyete dair kalıpların işlendiği anlatı yapıları sorgulanmıştır. Böylece söz konusu dizilerde yer alan kadın karakterlerin mesleki ve gündelik deneyimler ile bu deneyimlerde yer bulan cinsiyetçi temsillere ulaşılmıştır. Sonuç olarak güç söyleminin; kadınların ataerkil toplum düzeni içerisinde deneyimledikleri zorluklarla ve bu zorluklara dayanma pratikleriyle ilişkilendirildiği kaydedilmiştir.Master Thesis Turistik bir ürün olarak şehir ve marka değeri: Mardin örneği(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2023) Harmancı, Haşim; Kayaoğlu, AhmetMardin, çağlar boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, bu medeniyetlerden izler taşıyarak bünyesinde önemli tarihsel ve kültürel zenginlikler barındırmaktadır. Farklı etnik grupların birlikte yaşadığı, somut ve soyut verileriyle katmanlı bir kültür birikimi oluşturduğu kozmopolit bir şehir olarak önemli bir değere sahiptir. Çalışmanın literatür kısmında öncelikle marka, markalaşma ve marka değeri bileşenleri detaylı olarak açıklanmıştır. Daha sonra kent ve marka kent kavramları incelenmiştir. Araştırma kısmında ise kültür ve inanç turizmi olarak ön plana çıkan Mardin'e ait turistik ürün unsurlarının açığa çıkarılarak şehrin marka değerine etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Bu bağlamda 405 ziyaretçiye anket yöntemiyle birtakım önermeler yöneltilip bu ziyaretçilerin ifadelere katılım düzeyleri ölçülmeye çalışılmıştır. Çalışmada kullanılan veriler SPSS paket programı ile analiz edilmiştir. Çalışmada Frekans Analizi, Faktör Analizi, t- testi, Tek Yönlü Varyans Analizi, Regresyon Analizi gibi tekniklerle araştırmanın hipotezleri test edilmeye çalışılmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgular, Mardin'in doğal, tarihi ve kültürel çekicilikler açısından oldukça yüksek bir potansiyele sahip olduğunu göstermekte, ziyaretçilerin kente sadakatle bağlı olduğu, kenti ziyaret edenlerin tekrar ziyaret etmek istedikleri sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca Mardin'i daha çok genç turistlerin, erkeklerin, evlilerin ve lisans mezunu olanların ziyaret ettiği tespit edilmiştir. Gelir seviyesi bakımından ziyaretçi sayılarının birbirine çok yakın olduğu; genel olarak uzun süreli konaklama gerçekleştirdikleri ve kenti daha çok kültür amacıyla ziyaret ettikleri belirlenmiştir.Master Thesis Mesleki Eğitim Merkezlerinin Swot Analizi ile Değerlendirilmesi: Diyarbakır Örneği(2025) Yahyaoğlu, İsmail Hakkı; Yiğit, SerkanYapılan araştırmanın amacı, Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) programlarının, yiyecek içecek sektöründe çalışan bireylerin mesleki bilgi ve beceri kazanmalarındaki rolünü değerlendirmek ve programın mevcut durumunu SWOT analizi yöntemiyle ortaya koymaktır. Çalışma, Diyarbakır ilinde uygulanan MESEM programlarını odağına alarak, programın güçlü ve zayıf yönleri ile karşılaştığı fırsat ve tehditleri sistematik biçimde belirlemeyi hedeflemektedir. Araştırma, nitel araştırma yöntemi benimsenerek yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu, 2024-2025 eğitim öğretim yılında Diyarbakır ili merkez ilçeleri olan Yenişehir, Kayapınar, Bağlar ve Sur'da faaliyet gösteren Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) programına doğrudan dâhil olan dört farklı çalışma grubundan toplam 45 katılımcı oluşturmaktadır. Çalışma grubu; 30 öğrenci, 5 öğretmen, 5 işletme sahibi ve 5 MESEM yöneticisinden oluşmaktadır. Katılımcılar, amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme tekniği ile belirlenmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanılmıştır. Elde edilen nitel veriler, içerik analizi tekniği kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, MESEM'lerin uygulamalı eğitim yoluyla öğrencileri erken yaşta iş yaşamına hazırlamada etkili bir model sunduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte, bazı yapısal ve işleyişe dair sorunların giderilmesi gerektiği görülmüştür. Güçlü yönlerin desteklenmesi ve karşılaşılan tehditlerin azaltılması, bu kurumların mesleki eğitimdeki rolünü daha da güçlendirecektir.Master Thesis Covid-19 ve zorunlu uzaktan eğitim sürecinin öğretmenlerin mesleki motivasyon ve mesleki doyumuna etkisi(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Kılıman, Sevinç; Beltekin, NurettinBu araştırmanın amacı Covid-19 pandemisi süresince yüz yüze eğitimin durdurulup zorunlu çevrimiçi eğitime geçiş sürecinin öğretmenlerde mesleki doyum ve motivasyon bağlamında yarattığı etkiyi incelemektir. Nitel bir araştırma olan bu çalışmada fenomenolojik desen kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak uzman görüşü alınmış 23 maddelik bir görüşme formu geliştirilerek Elâzığ ilinde devlet okullarında çalışan 45 öğretmene uygulanmıştır. Öğretmenlerin branşları İngilizce, Sınıf, Matematik, Sosyal Bilgiler, Bilişim Teknolojileri, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, Türkçe, Fen Bilimleri, Müzik, Beden Eğitimi, Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen ve Teknoloji Tasarım şeklindedir. Katılımcılar, okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim öğretmenlerinden oluşmaktadır. Elde edilen veriler betimsel analiz ile çözümlenerek raporlanmıştır. Katılımcılar ile yapılan görüşme sonrası verilen cevaplara göre altı ana tema ve bu temalara ilişkin alt temalar oluşturulmuştur. Bu ana temalar; teknolojik altyapı, sınıf yönetimi, öğretimin niteliği, eğitim öğretime uygun, ortam motivasyon, mesleki doyum, şeklindedir. Çalışmada teknolojik altyapının zorunlu uzaktan eğitim sürecinin başında yetersiz kaldığı, gerekli cihaz (tablet, telefon, bilgisayar, internet bağlantısı vb.) temininde zorluklar yaşandığı ancak ilerleyen zamanlarda sorunun çoğunlukla çözüldüğü sonucuna varılmıştır. Sınıf yönetimi ve eğitim-öğretime uygun ortamın hazırlanmasında sorun yaşanmış, öğrencilerin derse katılım konusunda istikrar gösterilmediği anlaşılmıştır. Ayrıca öğretim yöntemlerinden daha çok sunuş ve geleneksel yöntemlerin kullanıldığı sonucu çıkarılmıştır. Bu durumun öğretimin niteliğine yansıdığı, bahsedilen başlıkların öğretmen motivasyonuyla negatif yönde bir ilişkisi olduğu saptanmıştır. Dahası katılımcıların öğrencilerin derslerden geri kalmaması ve uzaklaşmaması için eğitim-öğretime her zamankinden daha çok önem verdiği ancak süreç içinde motivasyonlarının düştüğü ve mesleki doyumlarının azaldığı hissine kapıldıkları görülmüştür.Master Thesis Okul Yöneticileri ve Öğretmenlerin Yabancı Uyruklu Öğrencilerin Eğitiminde Karşılaştıkları Sorunlar ve Çözüm Önerileri(2024) Alan, Serdar; İş, EnginSavaş, ekonomik kriz ve çeşitli nedenler sonucu Türkiye'ye gelen yabancı uyruklu öğrenciler, eğitim kurumlarındaki kültürel ve demografik çeşitliliği artırmış ve bu durum çeşitli sorunları beraberinde getirmiştir. Yabancı uyruklu öğrencilerin Türkiye eğitim sistemine uyum sağlamaları için karşılaştıkları sorunların tespit edilmesi ve bu sorunlara yönelik çözüm önerilerinin geliştirilmesi önemli bir ihtiyaçtır. Bu araştırmanın amacı, ilkokul ve ortaokul öğretmenleri ile okul yöneticilerinin yabancı uyruklu öğrencilere ilişkin eğitimde karşılaştıkları sorunları belirlemek ve bu sorunlara yönelik çözüm önerilerini incelemektir. Araştırma, 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Mardin ilinin Kızıltepe ilçesinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada karma yöntem tasarımlarından açımlayıcı ardışık desen kullanılmıştır. İlk aşamada nicel araştırma yapılmış ve basit seçkisiz örnekleme tekniği kullanılmıştır. Nicel araştırma kapsamında 353 öğretmen ve 87 okul idarecisi olmak üzere toplam 440 katılımcıya anket uygulanmıştır. Veriler, SPSS versiyon 21 yazılımı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın nitel kısmında ise, araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmış ve maksimum çeşitlilik örnekleme tekniği tercih edilmiştir. Nitel araştırma kapsamında 10 öğretmen ve 10 okul yöneticisiyle görüşmeler yapılmıştır. Görüşmelerin analizi için içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Anket sonuçlarına göre katılımcılar, yabancı uyruklu öğrencilerin özellikle dil ve uyum sorunları yaşadığını ve velilerin çocuklarının eğitimine yeterince ilgi göstermediklerini ifade etmişlerdir. Nitel bulgular ise yabancı uyruklu öğrencilerin iletişim problemleri nedeniyle zaman zaman saldırgan davranışlar sergilediklerini, akademik başarılarının düşük olduğunu ve sıkça devamsızlık yaptıklarını ortaya koymuştur. Araştırmada yabancı uyruklu öğrencilere: Dil eğitimi verilmesi, velilere yönelik ana-baba eğitimi programlarının uygulanması, Yabancı ve Türk öğrencilerin kaynaştırılmasını sağlamak için çeşitli sosyal ve kültürel etkinliklerin düzenlenmesi gerektiği önerilebilir. Bu öneriler, yabancı uyruklu öğrencilerin uyum süreçlerini kolaylaştırarak eğitimde karşılaşılan sorunları minimize etmeye yönelik önemli adımlar olarak değerlendirilebilir. Anahtar Kelimeler: Yabancı uyruklu öğrenci, Göç, Eğitimsel sorunlar, Çözüm önerileriMaster Thesis XIX. ve XX. yüzyıllarda Mardin ve çevresinde misyonerlik faaliyetleri(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2019) Ari, Hakan; Ekinci, Mehmet RezanXIX. ve XX. yüzyıllarda Osmanlı topraklarına yoğun bir şekilde ilgi gösteren misyonerler, devletin zayıflamasıyla birlikte faaliyetlerine hız vermişlerdir. Misyonerler, faaliyetlerini daha çok rahat hareket edebileceklerini düşündükleri devlet merkezinden uzak ve nispeten gözlerden ırak, cazip mahallerde yürütmüşlerdir. Böylece Osmanlı Devleti'nin doğusu, misyonerlerin oldukça yoğun faaliyet gösterdikleri bir saha olmuştur. Merkezden uzak olarak misyonerlerin yoğun faaliyet yürüttükleri yerlerden biri de Mardin ve çevresidir. Misyonerler, Mardin ve çevresinde asli görevleri olan dini faaliyetlerinin yanında pek çok alanda etkinlik göstermişlerdir. Halkla yakınlaşmayı sağlamak için onların ihtiyaçlarını giderecek başta eğitim alanında olmak üzere okullar, sağlık alanında hastane ve eczane gibi kurumların açılmasında öncülük ederek değişik alanlarda çalışmalar yürütmüşlerdir. Bu tür faaliyetlerle halkın misyonerlere karşı algılarını olumlu bir şekilde etkilemeyi başarmıştır.Master Thesis Bazı bitki patojenlerine karşı mantar bazlı nanomateryallerin etkisi(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2023) Dereli, Elif; Acay, HilalDünya nüfusundaki hızlı artış yaşam için gerekli olan gıda kaynaklarını muhafaza etmeyi gerektirmektedir. Yabani otlar, böcekler ve çeşitli bitki hastalıkları gıda kaynaklarını tehdit eden önemli unsurlardandır. Bu amaçla gıdayı korumak için kullanılan sentetik kimyasalların doğaya ve canlılara zarar verdiği bilinmektedir. Mevcut durumda, etkili bir biçimde mahsulleri zararlılardan korumak ve ekosisteme zarar vermeyen yeni alternatiflerin getirilmesi gerekmektedir. Fungisitlerin doğru kullanılmaması canlı sistemler için her zaman bir tehdit oluşturmaktadır. Bununla beraber fungal patojenlerde direnç oluşturduğu bilinmektedir. Yeniden değerlendirilen stratejiler kapsamında nanofungusit gibi nanoteknolojik yaklaşımlar çok önemli potansiyele sahiptir. Yapılan çalışmada, Pleurotus eryngii ekstraktı (PEE), Lesitin-(L) Kitosan (K) kullanılarak, etkili, düşük maliyetli, sürdürülebilir ve toksik olmayan ,çevre dostu PEELKN nanomateryali sentezlendi. Biyonanomateryalin yapısı FTIR, SEM, TGA, XRD ve zetapotansiyel ile karakterize edilmiştir. SEM analizi, nanoyapının düzenli şekillerden oluşmuş pürüzlü, topaklanmış ve boşluklu bir yapıya sahip olduğunu göstermiştir. Nanoyapının XRD analiz sonucu (2?=19.29°) yayvan bir pike sahip olası kitosan ve lesitin ile işlevselleşmesini göstermiş ve ortalama kristalit boyutu 13 nm olarak tespit edilmiştir. Çalışmada kullanılan PEELKN nanomateryalinin fitopatojenik mantar türleri Neoscytalidium dimidiatum, Alternaria alternata, Verticillium dahlia, Bipolaris sorokiniana ve Fusarium oxysporum karşı antifungal etkinliği ilk kez araştırıldı. Veriler, PEE ve PEELKN'nin bazı bitki patojenleri üzerinde ciddi etkisi olduğu ancak bu etkinin farklılıklar gösterdiği görülmektedir. Tür çeşitliliğinden kaynaklandığı düşünülen bu farklılıklar nedeniyle PEE ve PEELKN'nin farklı patojenik türler üzerinde de etkili olabileceği düşünülmektedir. PEE ve sentezlenen PEELKN, bazı yaygın fitopatojenik mantarların çimlenmesi ve büyümesine karşı inhibe edici etkiye sahiptir ve daha kapsamlı çalışmalarda kullanılabilir.Master Thesis Civilizational Interaction Between the Mamluks and the Ilkhanid Mongols in the Levant and Upper Mesopotamia (656–736 AH 1258–1335 CE)(2025) Altaha, Abdulbaset; Kadro, NarjesMoğolların İslam ülkelerinde var olduğu dönem, İslam şehirlerinde bıraktığı yıkım nedeniyle yedinci hicri yüzyılın en önemli olaylarından biridir. Ancak, Moğolların İslam medeniyetinden etkilenmesi ve Memlükler ile İlhanlı Moğolları arasındaki Medeniyetlerarası Etkileşim, genel olarak İslam bölgelerinde ve özellikle Levant ve Yukarı Mezopotamya'da, Moğolların barbarlık ve düşmanlıktan bilim ve bilgiye dönüşmesine neden olmuştur. Bu durum, Memlük Devleti'ni etkilemiş ve iki devlet arasındaki hoşgörü ve iletişimin güçlenmesine katkı sağlamıştır. Araştırma, bu Medeniyetlerarası Etkileşimin doğasını analiz etmeyi ve yerel toplumlar üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Ayrıca, bu dönemdeki bilimsel ve kültürel hareketlerde sultanların ve alimlerin rolüne dikkat çekmektedir. Çalışma, tarihi kaynakların gözden geçirilmesi ve dönemin çağdaş belgelerinin ve metinlerinin analizini birleştiren tarihsel bir analitik yönteme dayanmaktadır. Sonuçlar, iki devletin İslam'dan etkilenmesini ve Şam ve Fırat havzasının bilim ve kültürle dolu şehirler haline dönüşmesini ele alacaktır. Bu değişim, Memlük Devleti üzerinde önemli bir etki yaratmıştır. Medeniyetlerarası Etkileşim, Memlükler ile Moğollar arasındaki hoşgörü ve iletişimi güçlendirmiş ve Levant ve Yukarı Mezopotamya'daki toplumların gelişmesine yol açmıştır. Sultanlar ve alimler, bilginin aktarılması ve kültür ile çeşitli bilim dallarının yerleşmesinde kritik bir rol oynamışlardır. Bu Medeniyetlerarası Etkileşim, Levant ve Yukarı Mezopotamya'daki İslam medeniyetinin gelişimi üzerinde büyük bir etki yaratmış, iki devlet arasındaki ilişkileri güçlendirmiş ve bilimsel ve kültürel bir rönesansın gerçekleşmesine katkıda bulunmuştur. Bu durum, İslam medeniyetinin tarihindeki bu hassas dönemde sultanların ve alimlerin rolünün önemini ortaya koymaktadır.Master Thesis Analîza Mamikên Kurdî ji Hêla Hunera Helbestê ve(2025) Yüce, Mehmet; Subaşı, KenanDi vê têzê de ji hêla teşeyê ve li ser hêmanên ahengê yên weke wezna kîteyî, rêzbendî, serwa, rawestek, pirs û bersivdayîn, formelên destpêk û dawiya mamikên kurdî lêkolîn hatiye kirin. Mamikên kurdî ji hêla naverokê ve jî ji aliyê hunera helbestê ve hatine vekolandin. Di xebata xwe de dema me mamik ji hêla hunera helbestê ve tehlîl kirin, me modela analîza metnê ya ku binbeşeke rêbaza vekolîna çawaniyê ye esas girt. Tevî varyantên wan bi giştî li ser şeş hezar û sî û heft (6037) mamikên kurdî, ji hêla teşe û hunera helbestê ve lêkolîn hat kirin. Mebest jê ev e ku ji aliyê avabûna xwe ve mamikên kurdî bên kategorîkirin. Her weke din ji aliyê hunera helbestê ve jî, ji aliyê metafor, metonîmî, hêma, alîterasyon, asonans, teşbîh û tezadê ve taybetiyên mamikên kurdî hatin nirxandin. Mebest jê ev bû ku mamikên kurdî ji aliyê avabûna wan ji van her du hêlan ve bên nirxandin. Tez ji destpêk, du beş û encamê pêk tê. Di destpêkê de piştî ku pênaseya mamikê hatiye kirin, nêrînên li ser pênaseya wê hatine vegotin. Di xebatên kurdî de li ser binavkirin û bikaranîna peyva mamikê nirxandinek jî hatiye kirin. Di pey re piştî mijar û sînorên xebatê, çavkaniyên ku hatine bikaranîn hatine nasandin. Paşê jî piştî rêbaza lêkolînê, giringî û amanca xebatê hatiye vegotin. Di beşa yekem de ji hêla teşeyî ve li ser formelên wan destpêk û dawiyê, li ser rêzbendî, pirs û bersivdayîn, dengsazî û serwaya mamikên kurdî nirxandinek hat kirin. Mamikên kurdî li gorî van taybetmendiyên xwe hatin kategorîkirin. Di beşa duyem de mamikên kurdî ji hêla hunera helbestê ve ji aliyê naverokê ve hat analîzkirin. Piştî analîzkirina mamikan metafor û hêmayên ku herî zêde hatine bikaranîn, bi du tabloyan hatin nîşandan. Bêjeyên sereke: Mamik, Teşe, Helbest, Avanî.Master Thesis Safevi- Kürt ilişkileri(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2019) Sünğür, Servet; Dinç, FasihSafevi-Kürt ilişkileri 1501 tarihinde Safevi Devleti'nin kuruluşuyla başlayıp 1736 tarihinde yine Safevi Devletinin yıkılışıyla son bulmuştur. Bu ilişkiler her dönemde farklı olsa da iki buçuk asra yakın bir süreyi kapsamakta olup gerek Safeviler gerekse de Osmanlı devleti için önemli sonuçlar meydana getirmiştir. Safevi-Kürt ilişkileri'nin 1501-1576 yıllarını kapsayan bu çalışmada giriş kısmını takiben üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde "Safevi-Kürt İlişkilerinin Tarihi Arka Planı" adlı bölüm ile her biri hakkındaki bilgileri açıklamaktadır. İkinci kısım Şah İsmail'in başka bir ifadeyle Safevilerin Kürtlerle ilk ilişkilerine dair meselelere ve Çaldıran savaşı sonrası değişen koşullara açıklık getirilmiştir. Onu müteakip Şah Tahmasb dönemi değişen koşullar ve bu koşullara bağlı değişen Safevi siyasetine ilişkin bölüm ile son bulmaktadır.
