Yüksek Lisans Tezleri - Karma
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/57
Browse
Recent Submissions
Master Thesis Şeyh Ubeydullah Nehri’nin Siyasi Faaliyetleri(2017) DENİZ, AHMETOsmanlı Devleti, Kürt coğrafyasını hâkimiyetine aldıktan sonra bölgede farklı statüde olan yönetim birimleri oluşturmuştu. Bunlar içerisinde özellikle sınır bölgelerinde olup belli bir otonomiye sahip olan emirlikler olmuştur. 19. yüzyıla kadar varlıklarını devam ettiren emirlikler, Osmanlı Devleti’nin merkezileşmesiyle birlikte kaldırılmışlardır. Kürt emirliklerinin kaldırılmasıyla Kürdistan’da oluşan iktidar boşluğunu şeyhler doldurmaya başlamıştır. Bu şeyhler içerisinde en önemli kişi kuşkusuz Şeyh Ubeydullah olmuştur. Şeyh Ubeydullah, sadece Osmanlı Kürtlerinin değil aynı zamanda İran Kürtlerinin de lideri konumundaydı. Şeyh Ubeydullah’ın siyasi faaliyetleri, babasından tevarüs ederek, daha genç yaşlarında başlamıştır. Ruslara karşı yapılan 1853-1856 Kırım Savaşı ile 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’na binlerce müridi ile birlikte katılmıştı. Ancak 93 Harbi’nden, savaş alanında yaşadığı bazı sıkıntılar nedeniyle ayrılmıştır. Şeyh Ubeydullah, Kürt aşiretlerinin ve toplumunun siyasi lideri olarak, Kürtleri kendi otoritesi altında otonom bir yönetim kurmak amacıyla 1879’da İmadiye Ayaklanması’nı yapmıştır ancak olayın bastırılmasından sonra Sultan’a sadakatini sunmasıyla affedilmiştir. Şeyh Ubeydullah’ın en fazla üzerinde durulan siyasi faaliyeti 1880’de İran-Kaçar Devleti’ne karşı yaptığı ayaklanmadır. İran’ın Kürtlere yaptığı zulümler, bölgede Ermeni ve Nasturilere tanınması öngörülen ayrıcalıklar, Kürt aşiretlerinin sınır ihlallerinden dolayı meydana gelen kargaşa, Şeyhin İran ile olan kişisel problemleri, İran’ın Sünni Kürtlere karşı iv yaptığı ayrımcılık gibi birçok problemin yanında, Şeyhin bölgeyi kendi kontrolüne almak istemesi gibi nedenlerle İran’a karşı başkaldırmıştır. Şeyh Ubeydullah’ın 1880 ayaklanmasında başarısız olması, İran’ın isteğiyle Rusya’nın bölgeye asker gönderecek olması ve İngiltere’nin baskıları sonucunda Osmanlı Devleti zor durumda kalmıştır. Bunun sonucunda Şeyh Ubeydullah, İstanbul’a getirildiyse de bir yıl sonra kaçıp tekrar ayaklanma hazırlıklarına başlaması İran, İngiltere ve Rusya’nın Osmanlı’ya baskı yapmasına neden olmuştur. Uluslararası baskının sonucunda Osmanlı Devleti, Şeyh Ubeydullah’ı Hicaz’a sürgüne göndermek zorunda kalmıştırMaster Thesis Beydavi tefsirinin Garibu'l-Kur'an açısından tahlili ve Rağıb'ın müfredatı ile karşılaştırılması(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Arslan, Abdülkerim; Akbaş, AhmetKur'ân-ı Kerim, Allah tarafından insanların dünya ve ahiret saadetine ulaşmaları için son peygamber Hz. Muhammed'e (s.a.s.) indirilmiştir. Onu anlamak ve ondan hakkıyla istifade edebilmek, onu oluşturan ayetleri anlamaktan geçmektedir. Ayetleri anlamak ise ondaki kelime ve terkipleri bilmeye bağlıdır. Bundan dolayı nâzil olduğu günden bu güne Kur'ân'ın anlaşılması yolunda yoğun çaba gösterilmiştir. Garîbu'l-Kur'ân, Kur'ân-ı Kerim'in anlaşılmasında oldukça önemli bir yere sahiptir. Bundan dolayı sahabe döneminden itibaren garib kelimelerin manası araştırılarak vuzuha kavuşturulmaya çalışılmıştır. Kâdî Beydâvî de yazdığı tefsirde, Kur'ân'daki garib kelimeler üzerinde durmuş ve manalarını açığa kavuşturma yolunda büyük çaba göstermiştir. Çalışmamızda Beydâvî'nin yazdığı "Envâru't-Tenzîl ve Esrâru't-Te'vîl" tefsiri temel alınarak, Garîbu'l-Kur'ân hakkında yaptığı değerlendirmeler ele alınmaktadır. Giriş kısmında, araştırma hakkında genel bilgiler verilmektedir. Birinci bölümde Beydâvî ve tefsiri üzerinde durulmaktadır. İkinci bölümde ise Garîbu'l-Kur'ân hakkında bilgi verilmekte ve Beydâvî'nin garib kelimeleri ele alışı tahlil edilmektedir. Üçüncü bölümde ise bu kelimelerden bazıları Râgıb'ın el-Müfredât'ı ile karşılaştırılmaktadır.Master Thesis Determination of Antifungal Effect of Endophytic Bacteria Isolated From Lavender (Lavandula Angustifolia) Plant(2024) Keske, Mehmet Ata; Güney, İnci GülerBu çalışmada, lavanta bitkisinin kök ve kök boğazından 70 endofitik bakteri izole edilmiştir. Bu izolatların morfolojik, fizyolojik ve biyokimyasal aktiviteleri incelenmiştir. Endofitik izolatların patojenlere karşı % inhibisyon oranları Neoscytalidium dimidiatum'a karşı %89 ile %3,7 arasında Fusarium culmorum'a karşı ise %88 ile %8 arasında ve Fusarium oxysporum'a karşı %71,8 ile %36,1 arasında farklılık göstermiştir. İzolatların fizyolojik ve biyokimyasal özellikleri, antagonistik aktiviteleri, enzim aktiviteleri, siderofor üretimleri dikkate alınarak etkili 5 izolat seçilmiştir. İn-vitro koşullarda etkili bulunan 5 izolatın 16S rRNA gen tabanlı sekans analizi sonucuna göre LA 24, LA25, LA32, LA58 ve LA62 kodlu izolatların Bacillus spp. olduğu tespit edilmiştir. İn-vivo serada yapılan saksı denemesi çalışmaları sonucunda, kök daldırma ve toprağa inokule edilen Bacillus spp. (LA24+LA62) karışımları ile inokule edilmiş lavanta bitkilerinde diğer endofitik bakteri izolatlarına ve kontrole göre daha iyi sonuçlar vermiştir. Bu uygulamanın lavanta bitkisinin bitki boyu, yaş ağırlık, kuru ağırlık, kök yaş ağırlığı, kök kuru ağırlığı ve kök uzunluğu ve hastalıklara karşı en etkili sonuçlar verdiğini göstermiştir. Bunu takip eden diğer etkili uygulama ise lavanta bitkilerine inokule edilmiş Bacillus sp. (LA25) bakteri uygulaması olmuştur. Çalışmadan elde edilecek sonuçlar ile endofitik bakterilerin sürdürülebilir organik lavanta yetiştiriciliğinde diğer endofitik bakteri izolatlarına ve kontrole göre etkili bulunan izolatın daha sonra ticari olarak kullanılmak üzere sunulacaktır. Anahtar kelimeler: Antagonistik aktivite, tıbbı ve aromatik bitkiler, Lavandula angustifoliaMaster Thesis İbn Cinnî'nin El-luma' Fi'l-Arabiyye Adlı Eserinde Geçen Ayetlerin İstişhâd Vecihleri(2025) Özgüç, Abdulvahap; Salihoğlu, Hamitİstişhâd, Arap dilinde var olan bir kuralın veya kelimenin anlamını temellendirmek amacıyla doğruluğu kesin olan şiir ve nesirden örnek vermektir. İstişhâdın temel kaynaklarını Kur'ân, hadis, şiir ve güvenilir Arap kelamı oluşturmaktadır. Arap dili âlimleri, Kur'ân ile yapılan istişhâdı en uygun yöntem olarak değerlendirmiş ve Arapça açısından en güvenilir kaynak olduğunu vurgulamışlardır. Nahiv, sarf ve lügat alanlarında te'lif edilen eserlerde sıklıkla âyetlerle istişhâda başvurulmuştur. Musulda yetişmiş olan ve dönemin ender şahsiyetleri arasında bulunan Ebû'l Feth Osman İbn Cinnî (ö. 392/1002) hayatını ilim ile geçirmiş, öğrenci yetiştirmiş ve çeşitli alanlarda kitaplar yazmıştır. İbn Cinnî öğrenci yetiştirmenin yanı sıra nahiv, sarf, lügat, edebiyat, Kur'ân ilimleri ve daha farklı konularda eserler kaleme almıştır. Yaşadığı dönemde sarf ve nahiv alanlarında yaptığı çalışmalar ile bu alanlarda öncü olmuştur. Nahiv alanında te'lif ettiği eserler arasında, veciz ve ihtilaflardan uzak, sade bir uslüpla kaleme aldığı el-Luma' eseridir. Bu eserinde nahiv konularını ihtiva etmesinin yanı sıra bazı sarf ve belagat konularına da yer verermiştir. Eserinde nahiv âlimleri arasında cereyan eden ihtilafları zikretmemiş, nahiv ekollerinin görüşlerini onlara nisbet etmeden zikretmiştir. Genel olarak Basri bir tutum sergilemiş olan İbn Cinnî konuları mezheb taasubundan uzak sade bir şekilde kaleme almıştır. Bununla birlikte kendi görüşlerine de zaman zaman yer vermiştir. Kitabın genelinde zikrettiği görüşü desteklemek amacıyla Kur'ân ve şiirlerden istişhâdlarda bulunmuştur. Bu çalışmada Osman İbn Cinnî'nin hayatı hakkında bilgiler verilmekte, nahiv alanında yazmış olduğu el-Luma' fi'l-Arabiyye adlı eser tanıtılmakta ve bu eserde istişhâd ettiği âyetler tespit edilerek, müellifin istişhâd vechi ile bu minvalde nahiv âlimlerinin görüşleri birlikte değerlendirilmektedir. Anahtar Kelimeler: Nahiv, İstişhâd, İbn Cinnî, el-Luma'Master Thesis İmam Buhârî'nin sahihinde tenkid edilen ravîlerden hadis tahric metodu - The approach of Imam "Al-Bukhari" in brought out the hadith of the narrators whose are spoken about(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2020) Eja, Mohamed Majdaldeen; Bellı, M. Kamel KaraBuhârî'nin sahihi Kur'an'ı Kerim'den sonra gelen en sahih kitap olunca, sünnet düşmanları için eserin değerini düşürmek en temel gayeleri olmuştur. Dolayısıyla saldırılara, şüphe ve kuşkulara, tenkitlere ve karalamalara(ta'n) maruz kalmıştır. Ona yöneltilen bu karalamalar genel olarak tenkit edilmiş ravilerden hadis rivayet etmesiyle alakalıdır Bu araştırma; İmam Buhârî'nin tenkide uğramış râvilerin hadislerini eserine alma usûlünü açıklamak, râviler hakkında söylenenlerden Buharînin habersiz olmadığını, bilakis tam bir bilinç halinde olduğunu, her bir râviyi özenle seçerek gereken değeri verdiğini, onların bu hadislerini cumhur ulemaya göre sağlam olan tarikle tahric ettiğini, bunun da Buhârinin, imâmetine, derin ilmine, bilge oluşuna ve onun gerçekten hocaların hocası, muhaddislerin efendisi ve illetli hadislerin tabibi olduğuna delalet ettiğini ortaya koymak için yapılmıştır. Bu tarikler beş ana başlıkta özetlenmiştir. Bunlar, mutabâat, şâhit, mûallakât, başka râvilerle (sika ya da makbul) beraber zikredilenler ve intikâlardır. İntikâlar bu yolların en kapsayıcısıdır. İntikâ öyle bir ilim ki yalnızca Buhâri gibi büyük münekkitler yapabilirdi. Buhâri bu yöntemi daha çok eserinin asıllar bölümünde hadisini naklettiği râviler için kullanırdı.Master Thesis Migrant Entrepreneurs' Adaptation and Survival Strategies: The Case of Gaziantep Province(2025) Alsaeegh, Esraa; Altun, İslamKüresel göç hareketlerinin artmasıyla birlikte, göçmen girişimciliği ekonomik ve sosyal açıdan önemli bir alan hâline gelmiştir. Bu çerçevede, yeni bir çevrede uyum sağlama ve hayatta kalma mücadelesi veren göçmen girişimciler, çeşitli zorluklarla karşılaşmakta ve bu zorlukları aşabilmek için çeşitli stratejiler geliştirmek zorunda kalmaktadır. Bu çalışma, Gaziantep ilinde faaliyet gösteren göçmen girişimcilerin karşılaştıkları başlıca zorlukları ve bu zorlukların üstesinden gelebilmek amacıyla benimsedikleri stratejileri tespit etmeyi amaçlamaktadır. Çalışma kapsamında, Gaziantep‟te farklı sektörlerde faaliyet gösteren 11 Suriyeli göçmen girişimci ile gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış nitel görüşmeler aracılığıyla, göçmen girişimcilerin iş kurma ve yürütme süreçlerinde karşılaştıkları temel zorluklar ile bu zorlukların üstesinden gelmek için benimsedikleri hayatta kalma stratejileri incelenmiştir. Görüşmelerden elde edilen veriler tematik analiz yöntemiyle çözümlenmiş ve literatürdeki mevcut bulgularla karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Araştırma bulguları, göçmen girişimcilerin dil yetersizliği, bilgi ve deneyim eksikliği, finansmana erişim güçlükleri, yasal prosedürler, pazarlama kısıtlılıkları ve istihdam sorunları gibi çok boyutlu yapısal engellerle karşılaştığını göstermiştir. Bu engelleri aşmak için geliştirilen temel stratejiler ise; dil öğrenimi ve sürekli eğitim, yerel halkla işbirliği, gayri resmî finansman kullanımı, uzman desteği alma, pazarlama faaliyetlerini çeşitlendirme, nitelikli personel istihdamı, sosyal sermaye oluşturma ve rekabetçi stratejiler geliştirme olarak özetlenebilir. Sonuçlar, göçmen girişimcilerin işlerini sadece sürdürmekle kalmayıp, piyasa koşullarına uyum sağlamak ve büyümek için esnek, yenilikçi ve çok yönlü stratejiler benimsediklerini ortaya koymaktadır. Dil becerilerinin geliştirilmesi, sosyal ağların etkin kullanımı, yerel işbirlikleri ve stratejik planlama, sürdürülebilirliklerini artıran temel faktörler arasında yer almaktadır. Sonuç olarak, bu çalışma göçmen girişimcilerin karşılaştıkları çok boyutlu zorluklara karşı geliştirdikleri stratejilere ışık tutarak, Türkiye‟de göçmen girişimciliği literatürüne stratejik bir bakış açısı kazandırmakta ve alandaki önemli bir boşluğu doldurmaya katkı sağlamaktadır.Master Thesis İbn Sina felsefesinde mizaç, nefs ve psikofizyoloji(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Derviş, Mehmet; Cengiz, Yunusİbn Sînâ'ya göre, mizaç dediğimiz özellikli bileşimlerin oluşması sonucu tabiat âlemindeki bütün varlıklar kimlik ve nitelik kazanmaktadır. Ardıl imtizaçlarla oluşan mizaçların denge derecesine bağlı olarak biyolojik canlılık olan bitkisel nefs, hayvansal nefs ve en dengeli mizacın gerçekleşmesiyle de akıl yetisi olan insani nefs elde edilmektedir.Bu çalışma İbn Sînâ'ya göre biyolojik ve psikolojik yapısını oluşturan mizacın, insanın Tab'ını, karakterini, düşünce ve iradesini belirlemedeki etkinliğini ortaya çıkarmaktadır. Böylece insanın ahlak, düşünce ve özgürlük sorunsalına mizaç penceresinden bakılmasını amaçlamaktadır. İbn Sînâ'nın tabiat âlemindeki bütün oluşların ilkesi olarak gördüğü mizacı aldığımızbu çalışmanın birinci bölümünde mizaç kavramı, tarihçesi ve İbn Sînâ'ya kaynaklık eden felsefi süreç ele alınmıştır. İkinci bölümde ise İbn Sînâdüşüncesinde mizaç kuramının felsefitemelleri, mizacın oluş mekanizması, bileşenleri ve mizaçta itidal kavramı işlenmiştir. Canlılık başta olmak üzere nefsin bütün mertebelerine ulaşmada mizaçla olan ilişkisin çalışmanın üçüncü bölümünde yer verilmiştir. İbn Sînâ'nın bireydeki, bedensel, ruhsal ve toplumsal boyutları olan birçok problemi mizaçların etkileşimleri ile açıkladığı ve sağlık sorunu yaklaşımıyla ele aldığı keder, sevinç, intikam gibi ruhsal hadiselerin ile melankoli, ahmaklık, gibi ruhsal rahatsızlıklar İbn Sînâ'da psikofizyoloji başlığı altındaki dördüncü bölümde ele alınmıştır.Master Thesis Examination of Experiences of Elective Language Courses Teachers(2025) Ergün, Erol; Beltekin, NurettinKürtçe öğretim faaliyetlerine katılan öğretmenlerin deneyimlerinin incelenmesi, bundan sonra bu alanda yapılacak olan öğretmen yetiştirme ve program geliştirme faaliyetlerine ışık tutacağı için önem arz etmektedir. 2012 yılından itibaren devlet kurumlarında yapılmaya başlanan Kürtçe öğretim faaliyetlerinin analiz edilmesi ve başarı durumunun tespiti, bundan sonra bu alanda atılacak adımların ve geliştirilecek eğitim politikalarının tespiti için önemlidir. Türkiye ‟deki Kürtçe öğretim deneyimi daha çok şahıslar ve bağımsız kurumlar üzerinden ilerlemiştir. Bu deneyimin ne derece başarılı olduğunun ortaya çıkarılması bundan sonra yapılacak öğretim faaliyetlerinin başarısı için de önem arz etmektedir.Master Thesis Max Weber'de Duygu Sosyolojisi(2025) Sevgili, Özge; Yücedağ, İbrahimWeber'in duygu sosyolojisine ilişkin yaptığı analizler ve analizlerinde öncelik verdiği duygusal eylem kavramı ve bunların yol açtığı filozofik akımların günümüz dünyasına olan etkileridir. Max Weber, Alman sosyolog, siyaset bilimci ve ekonomist olarak bilinen önemli bir düşünürdür. Weber, sosyal bilimler alanında önemli katkılarda bulunmuş ve sosyoloji, politik teori ve ekonomi alanlarında etkili bir figür olmuştur. Weber'in çalışmaları, sosyal eylemleri, toplumsal düzeni, güç ve otorite ilişkilerini anlamak için kapsamlı bir analitik çerçeve sunar. Weber'e göre sosyoloji alanında sadece duygusal eylemler gelişmelere neden olabilen özelliktedir. Duygusal eylemler sosyal eylemlerdir ve duygusal şekilde mevcut tutkular ve duygulanma eylemi tarafından belirlenir. Bununla birlikte, Weber'in bu konudaki yöntemler ve deneylerle ilgili çalışmaları bu tür eylemleri ayrıntılı olarak genelde hiç tartışmamakta ve sistematik ayrımlar önermemektedir. Alman sosyolog için duyguların kendileri duygulanma eyleminden farklı değildir. Max Weber'e göre duygulanma ile tutkular kesişebilmektedir. Weber, 'anlam' kavramını sosyolojinin merkezine yerleştirerek sosyal eylemleri anlama ve yorumlama sürecine büyük bir vurgu yapmıştır.Master Thesis Ahmet Hilmi Koğî'nin er-Resâilu'l-hams adlı eserinin tahkik ve tahlili(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2021) Avşar, Abdullah; Gemi, AhmetBu tezimizde, çalışmanın konusunu birçok ilimde olduğu gibi nahivde derin maharete sahip bir âlim olan ve bölgemizde yetişmiş önemli şahsiyetlerden biri olup kadim eserleri el yazma olarak kaleme almada mahirdir. Bu çalışma aynı zamanda, müellif, müderris ve molla olan Ahmet Hilmi Koğî'nin adlı nahiv ilmiyle alakalı telif ettiği "er-Resâilu'l-hams" eseri tahkik ve tahlil edilmiştir. Üç bölümden oluşan tezimizde gayemiz, "er-Resâilu'l-hams" ile ilgili eseri ilim dünyasına tanıtmak ve buna benzer çalışmalara bir katkıda bulunmaktır. "er-Resâilu'lhams" adlı eserimiz giriş ve üç bölümden meydana gelmektedir. Giriş kısmında araştırmanın gayesi, önemi, yöntemi ve kaynakları ele alınacaktır. Birinci bölümde Ahmet Hilmi Koğî'nin hayatı, eserleri, edebi şahsiyeti ve tez konumuzu oluşturan "erResâilu'l-hams" adlı eser hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde eserin tahlil ve tenkidi yapılmıştır. Üçüncü bölümde de eserin tahkikli metni ve sonuç, kaynakça, görüşmeler ve ekler bulunmaktadır.Master Thesis Zâhid B. Muhammed'in Kitâb-ı Şem'î ve Sürûrî 'alâ Dîvân-ı Hâfız Adlı Eseri: İnceleme-Metin (104a-149b Vr.)(2024) Uzunkaya, Hatice; Oktay, AdnanFars edebiyatının XIV. yüzyıl şairlerinden Hâfız-ı Şîrâzî'nin ünlü eseri olan Hâfız Dîvânı'na Sürûrî, Şem'î, Sûdî ve Konevî tarafından şerhler yazılmıştır. Bu çalışma Hâfız Dîvânı'na yapılan ve ilk şerh olarak kabul edilen Sürûrî'nin Şerh-i Dîvân-ı Hâfız ve ikinci şerh olarak da kabul edilen Şem'î'nin aynı adlı eseri hakkındadır. Tezde Zâhid b. Muhammed tarafından Sürûrî ve Şem'î şerhlerinin bir araya getirilmesiyle oluşturulan Kitâb-ı Şem'î ve Sürûrî ʿalâ Dîvân-ı Hâfız adlı eser incelenmiştir. Süleymaniye Kütüphanesi Nuruosmaniye Koleksiyonu 03962 numarada kayıtlı olan eserin tek bir nüshasına ulaşılmıştır. Bu nüshanın 104a-149b varak aralıkları transkribe edilmiş, buna göre Hâfız Dîvânı'ndan 74 gazelin beyit ve şerhine yer verilmiştir. Bu çalışma; giriş, üç bölüm ve sonuç kısımlarından oluşmaktadır. Girişte şerh kavramı ile ilgili bilgilere yer verilmiştir. Birinci bölümde Hâfız-ı Şîrâzî'nin hayatı, Dîvânı ve yapılan şerhler hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde Zâhid b. Muhammed ve eseri hakkında bilgi verilmiş ve eser çeşitli yönlerden tanıtılmıştır. Üçüncü bölümde ise eserin transkripsiyonlu (çeviri yazı) metni verilmiş, böylece eser günümüz okuyucusu için anlaşılır hale getirilmiştir.Master Thesis SİYERÜ’L-EKRAD ADLI YAZMA ESERİN ÇEVİRİSİ VE DEĞERLENDİRMESİ(2018) CEYLAN, ERALBu çalışma, Abdülkadir Babani tarafından 1870 yılında Farsça olarak kaleme alınmış olan Siyerü’l-Ekrad adlı eserin çeviri ve değerlendirilmesinden oluşmaktadır. Siyerü’lEkrad adı, çeşitli bölge ve farklı siyasi alanlarda bulunan Kürt topluluklarının tarihlerini yazma gayesiyle verilmiş bir adlandırmadır. Ancak yazar sadece Baban ve Ardalan hanedanlıklarının tarihlerini kaleme alabilme imkânını elde edebilmiş olması dolayısıyla söz konusu hanedanlıkların tarihsel anlatılarına münhasır bir adlandırmayla sınırlı olmuştur. Eserin içerdiği konular, 16. yüzyıldan Babanlar açısından 19. yüzyılın yarısı, Ardalanlar açısından ise 19. yüzyılın üçüncü çeyreğine kadar olan tarihsel süreçte geçen olay ve olguları ihtiva etmektedir. Bu çerçevede yazar eserini, Baban ve Ardalan hanedanlıklarının hâkim oldukları coğrafyalarda kendi içlerindeki iktidar mücadeleleri ile Osmanlı ve İran devletleriyle geliştirdikleri ilişkileri, konjektürel gelişmeler dâhilinde ve yerel tarihsel anlatıya bağlı kalınarak kaleme almıştır.Master Thesis 10-12 yaş öğrencilere uygulanan 8 haftalık eğitsel oyunların motorik özellikler üzerine etkisi(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2023) Zurnacı, Yaren Ezer; Türkmen, MustafaBu tezin amacı 10-12 yaş arası öğrencilere uygulanan 8 haftalık eğitsel oyunlar çalışmalarının motorik özellikler üzerine etkisinin incelenmesi olarak belirlenmiştir. Çalışmaya Mardin Midyat'ta bulunan Barıştepe Ortaokulu'nda 2022-2023 yılında öğrenim gören 25 kişi deney grubu 25 kişi kontrol grubu olmak üzere toplamda 50 öğrenci katılım göstermiştir. Deney grubuna 8 hafta, haftada 3 gün olmak üzere eğitsel oyun oynatılmıştır, kontrol grubunun ise herhangi bir fiziksel aktiviteye katılmaması sağlanmaya çalışılmıştır. Çalışmada öğrencilere boy uzunluğu, kilo, kulaç uzunluğu, otur eriş, dikey sıçrama, sağlık topu atma, 20 m sürat, sağ ve sol el kavrama, reaksiyon testi ölçümleri yapılmıştır. Araştırma kapsamında toplanan verilerin analizinde SPSS 25.0 programı kullanılmıştır. Çalışmada grup içi ve gruplar arası ön test ve son test değerleri karşılaştırılmıştır. İstatiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak belirlenmiş ve veriler etki büyüklüğü (effect size) incelenerek yorumlanmıştır. Yapılan araştırmada ön test ve son test değerlerine bakıldığında boy uzunluğu, kulaç uzunluğu, otur eriş, dikey sıçrama, sağlık topu fırlatma, 20 m sürat, sağ ve sol el kavrama, refleks adet, refleks ortalama süre, yeşili bul adet, dikkatli ol adet, dikkatli ol ortalama süre parametrelerinde her iki grubun istatiksel olarak grup içi anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p<0.05). Yeşili bul ortalama süre ve kilo parametrelerinde her iki grubun grup içi karşılaştırmasında istatiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmemiştir (p>0.05). Boy uzunluğu(ön test-son test), kilo(ön test-son test), kulaç uzunluğu(ön test-son test), otur eriş(ön test-son test), dikey sıçrama(ön test), sağlık topu fırlatma(ön test), 20 m sürat(ön test), refleks adet(ön test), refleks ortalama süre(ön test-son test), yeşili bul adet(ön test), yeşili bul ortalama süre(ön test-son test), dikkatli ol adet(ön test),dikkatli ol ortalama süre(ön test) parametrelerinde gruplar arası karşılaştırmada anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir (p>0.05). Dikey sıçrama(son test), sağlık topu fırlatma(son test), 20 m sürat(son test), sağ ve sol el kavrama(ön test-son test), refleks adet(son test), yeşili bul adet(son test), dikkatli ol adet(son test), dikkatli ol ortalama süre(son test) parametrelerinde gruplar arası karşılaştırmada istatiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur (p<0.05).Yapılan eğitsel oyunlar uygulamasının 10-12 yaş grubunda deney grubu lehine farklılıklara katkı sağladığı görülmüştür. Benzer yaş gruplarında yapılan fiziksel aktiviteler ile belirgin bir gelişme gözlemlenmesi yapılan çalışmaların ortak bir özelliği olduğu söylenebilir.Master Thesis İSLAMİ FETİHLER DÖNEMİNDE KÜRTLER(2018) YOLDAŞ, YUSUFKürtler, kökleri eski zamanlara dayanan uzun bir tarihe sahiptirler. Tarih boyunca köklü dinleri, bağımsız devletleri olmuştur. Kürtler, İslâmiyet’in doğuşundan önce yönetimde oldukları son devlet Büyük Medya İmparatorluğu’nun yıkılışından sonra küçük devletçiklere bölünmüş ve on bir asır boyunca (M.Ö.550-M.S.638) Ahmeniler, Makedonyalı İskender, Selevkoslar, Aşkaniler ve son olarak Sasaniler ile Bizans İmparatorluğu’nun hâkimiyeti altında yaşamışlardır. İslâmiyet’ten önce Putperestlik, Zerdüştlük, Manihaizm, Mazdeizm, Yahudilik ve Hristiyanlık gibi dinlere inanan Kürtler, Müslümanlarla ilk kez hicrî 16. yılda Celula Savaşı’nda Sasani ordularında yer almaları sebebiyle karşılaşmışlardır. Kürtlerin, Müslümanlarla ilk kez temas kurdukları Celula Savaşı Müslümanların zaferiyle sonuçlanmıştır, Bu savaş Kürt topraklarına açılan bir kapı olmuş ve İslâmiyet Kürt bölgelerinin tümüne yayılmıştır. Milâdî 637 de başlayan İslâmî Fetihler, 646 yılında son bulmuş ve Kürt topraklarının tümü İslâm Devleti’nin hâkimiyeti altına girmiştir. Bu fetihler sayesinde Bizans ve Sasanilerin savaş sahası olması sebebiyle küçük parçalar ve devletçiklere bölünmüş halde olan Kürt bölgeleri, İslâm devletinin çatısı altında yeniden yapılandırılmış ve birlik haline gelmişlerdir.Master Thesis Ortaokul öğrencilerinin duygusal zekâ düzeyleri ile dil öğrenme stratejisi arasındaki ilişkisinin değerlendirilmesi(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Öden, Merve Sercanoğlu; Akın, Mehmet AliBu araştırmanın amacı ortaokul öğrencilerinin duygusal zekâ düzeylerini ve dil öğrenme stratejilerini belirlemek; öğrencilerin duygusal zekâ düzeyleri ile yabancı dil öğrenme stratejileri arasındaki ilişkinin değerlendirmektir. Araştırmada, katılımcıların demografik özelliklerini belirlemek için "Bilgi Formu" duygusal zekâ düzeylerini belirlemek için "Duygusal Zekâ Ölçeği" ve yabancı dil öğrenme stratejilerini belirlemek için "Dil Öğrenme Stratejileri Envanteri" kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini İstanbul ili Ümraniye ilçesi sınırları içindeki ortaokulda bulunan 408 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise kolay örnekleme yoluyla rastgele belirlenen 408 öğrenci oluşturmaktadır. Bu araştırma betimsel ve ilişkisel bir araştırma olarak tasarlanmıştır. Verilerin analizi için SPSS programı kullanılmıştır. Araştırma sonucunda alınan verilere göre öğrencilerin duygusal zekâ düzeyleri ortalama bir seviyededir (X=92,49). Dil öğrenme stratejileri ölçeğinden alınan verilere göre öğrencilerin dil öğrenme stratejilerini kullanım seviyesi orta düzeyde olduğu tespit edilmiştir (X=3,10). En çok tercih edilen dil öğrenme stratejisi ise üst bilişsel stratejilerdir. Öğrencilerin duygusal zekâ düzeyleri ve dil öğrenme stratejileri durumu arasındaki ilişki değerlendirildiğinde pozitif yönlü ve istatistiki olarak anlamlı bir ilişkinin mevcut olduğu bulgularına ulaşılmıştır. Duygusal zekâ düzeyleri ve dil öğrenme stratejileri kullanımlarının demografik bilgilere göre farklılık durumu incelenmiştir. Araştırmanın sonuçları ilgili literatür konularıyla tartışılmıştır.Master Thesis İran siyasal siteminin tarihsel gelişimi(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2019) Topdemir, Zafer; Sevinç, Hasibe Gülİran İslam Cumhuriyeti, Kaçar Hanedanlığı döneminde başlayan Pehlevi Hanedanlığı dönemi ile devam eden modernleşen İran siyasal sisteminin devamı niteliğindedir. Mutlakiyetçi devlet anlayışının hâkim olmaya başladığı Kaçarların yerini ulus devlet modeline sahip olan Pehlevi Hanedanlığı almıştır. Ancak zamanla halkın cumhuriyet istekleri 1979 devrimin gayelerinden biri olmuştur. 1979 yılında batılı anlamda demokratik bir cumhuriyet değil İslam'ın Şia mezhebi etrafında şekillenen bir cumhuriyet yönetimi kurulmuştur. İran İslam Cumhuriyeti sadece İslami dolayısıyla mezhebi geçmişi ile değil aynı zamanda modernleşen İran siyasal sistemi ve geleneksel İran siyasal sisteminin de devamıdır. Günümüz İran siyasal sisteminin ideolojik altyapısı olan Velayet-i Fakih teorisinin dayanakları bir yandan İslam diğer yandan gelenek ve modernleşmedir. İran siyasal sistemi ideolojisinden dolayı totaliter sistemlere yaklaşmaktayken modernleşmenin etkisiyle mutlak otoriteye sahip olmuş ve kısmen de demokratik ilkeleri kabul etmiştir. Dolayısıyla İran siyasal sistemi karma bir siyasal sistemdir.Master Thesis Filistin Halkının Meşru Haklarını Desteklemede Sosyal Medya Ağlarının Rolü(2024) Alan, Dounıa; Hamad, Salah AldınBu çalışma, Filistin halkının haklarının desteklenmesinde sosyal medyanın rolünü analiz etmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışma, sosyal medyanın bireylerin Filistin hakları konusundaki farkındalıkları ve Filistin davasını desteklemeye aktif katılımları üzerindeki etkisini analiz etmiştir. Sonuçlar, bu platformların konuya ilişkin tarihi, siyasi ve insani farkındalığın yayılmasına önemli ölçüde katkıda bulunduğunu açıkça göstermiştir. Çalışma, sosyal medyanın, bireylerin Filistin davasının farklı boyutlarını anlamalarını geliştiren güvenilir ve çeşitli bilgi kaynakları sağladığını göstermiştir. Bu platformlar aynı zamanda uluslararası çevrimiçi seminer ve toplantılara katılımı kolaylaştırarak dünyanın farklı yerlerinden ve uzmanlarla iletişim kurulmasını sağlamıştır. Buna ek olarak sosyal medya, davayı destekleyen etkinlik ve yürüyüşlerin düzenlenmesinde ve davayla ilgili davet ve bilgilerin yayılmasında önemli bir rol oynamıştır. Ayrıca kampanyalar ve acil ihtiyaçlar hakkında düzenli olarak bilgi yayarak bağışların artmasına da katkıda bulunmuştur. Bununla da kalmayıp, destekleyici içeriklerin geniş bir arkadaş ve takipçi ağıyla paylaşılması, farkındalığın yayılması ve dijital dayanışmanın oluşturulması için bir platform sağladı.Master Thesis Berâ b. Azib'in hayatı ve hadis ilmindeki yeri(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2020) Aydın, İbrahim; Karakaş, AliBu çalışmada Sahâbe-i Kiramın önemli isimlerinden biri olan Berâ b. Âzib'in (ö. 72/691) hayatı ve hadis ilmindeki yeri ele alınmıştır. Çalışmamız üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde konumuz itibarı ile sahâbe hakkında genel bir değerlendirme yapılmıştır. Sahâbe tanımı ile başlanan bölüm, sahâbe hakkındaki tanıtıcı diğer bilgiler ile sürdürülmüştür. İkinci bölümde, Berâ b. Âzib'in hayatı başlığı altında onun doğumundan vefatına kadar süregelen kişisel hayatı yanında onun geniş ailesinin biyografilerine de kısaca yer verilmeye çalışılmıştır. Bunun yanı sıra Hz. Muhammed (s.a.v.) zamanında katılmış olduğu seriye ve gazvelere katıldığına ve Hülefa-yi Raşidîn döneminde cereyan eden fetih hareketlerinde yer aldığına dair kısaca bilgi verilmiş ve yararlı faaliyetlerine işaret edilmiştir. Üçüncü bölümde ise Berâ b. Âzib'in hadis ilmindeki yeri başlığı altında, onun hadis ile ile meşguliyeti ele alınmıştır. Önemli sayıda rivâyetleri bulunan Berâ b. Âzib'in sadece temel hadis kaynaklarımızın başında gelen Kütüb-i Sitte'deki rivâyetleri üzerinde durulmuştur. Onun bu kaynaklarda yer alan hadis sayısı ve bu hadislerin konulara göre dağılımı belitilmiş olup tablo şeklinde de sunulmuştur. Kütüb-i Sitte kaynaklarındaki rivâyetlerinden sırası ile Buhârî'den beş, Müslim'den dört ve diğer sünen kaynaklarından birer hadis örnek teşkil etmek üzere incelenmiştir. Önce bu kaynakların muellifleri hakkında bilgiler verilmiş, daha sonra kendi kaynaklarındaki bu örnek hadislerin metin açıklaması yanında tahrîci de yapılmıştır. Aynı zamanda, senedlerin tahkikini gerçekleştirmek üzere hadislerde adı geçen ravilerin hadisçilikleri adalet ve zabt kriterlerine göre araştırılıp durumları ortaya konmuştur. Ayrıca çalışmada tahrîci yapılan hadislerden faydalı olabileceği düşünülen kimi fıkhî konular da şerh kaynaklarından istifade etmek sureti ile kısaca belirtilmeye çalışılmıştır. Çalışma sonuç bölümü ile tamamlanmıştır.Master Thesis Böğürtlen Kökünün (RC) Yumuşak Çelik Üzerine İnhibisyon Etkisi(2024) Dal, Irmak Öncü; Döşlü, Serap ToprakKorozyon, oksitlenme ve aşınma olaylarının gerçekleştiği doğal bir süreçtir. Bu olaylar üzerine yapılan bu çalışmada yumuşak çelikte (YÇ) gerçekleşen korozyon olaylarına doğal bitki örtüsünden toplanan böğürtlen kökünden elde edilen ekstraktın nasıl bir etki gösterdiği araştırıldı. Korozyon metali geri dönüşümsüz olarak zarara uğratan ya da yok eden hem kimyasal hem elektriksel bir fenomendir. Bu olay ülkeleri para, mal ve can kaybına uğratmaktadır. Bu zararlar gayri safi milli hasılaya zarar olarak yansımaktadır. Korozyon tepkimeleri elektrolit ortamında gerçekleşir ve pil benzeri elektrokimyasal olaylardır. Korozyon olaylarında hem anodik hem katodik reaksiyonlar gerçekleşmektedir. Anodik kısım metal iyonlarının metal örgüsünden ayrılmasını kapsar. Katodik kısım ise ortamdaki elektronegatif iyon/molekül tarafından yürütülür. Bu nedenle metal ile çözelti ortamındaki ara yüzeyi iyi anlaşılmalıdır. Korozyonu önleme çalışmalarında, günümüzde kullanılan en yaygın ve en çok tercih edilen yöntem inhibitör kullanımıdır. İnhibitörlerle yapılan çalışmalarda kimyasal inhibitörler yerine doğal bitki ekstraktlarından elde edilen yeşil inhibitörler de denilen organik inhibitörlerin kullanımı giderek artmıştır. Yapılan deneylerde verileri elde etmek için farklı konsantrasyonlarda RC kökü ekstreli çözeltiler kullanılarak Açık Devre Potansiyeli (OCP), Elektrokimyasal İmpedans Spektroskopisi (EIS), Akım-Potansiyel Ölçümleri (TFL), Taramalı elektron mikroskobu (SEM) ve Enerji Dağılımlı X-Ray Spektroskopisi (EDX) yöntemleri tercih edilmiştir. Bu yöntemlerden elde edilen değerleri desteklemek ve korozyon sürecini daha iyi anlamak adına ayrıca Hidrojen Gazı Salınımı Deneyi de yapılmıştır.Master Thesis Changes in American Foreign Policy Towards the Palestine Issue During the Obama and Trump Periods(2025) Shoshan, Mohamad; Chikhou, RachidBu çalışma, Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) Filistin meselesine dair dış politikasında Başkan Barack H. Obama (2009-2017) ile Başkan Donald J. Trump (2017-2021) dönemlerinde ortaya çıkan temel dönüşümleri incelemektedir. Araştırmanın amacı, her iki yönetimin benimsediği politikaları analitik bir çerçevede karşılaştırarak iki devletli çözüm vizyonunun geleceğine, Filistinlilerin siyası, iktisadı ve toplumsal durumuna, ayrıca bölgesel ve küresel tutumlara etkilerini ortaya koymaktır. Çalışmada, söz konusu politikaların oluşumunda rol oynayan iç ve dış faktörler de değerlendirilmiştir. Obama yönetimi, İsrailFilistin ihtilafını çözmek için stratejik bir iki devletli çözüm vizyonunu diplomasi zemininde savunmuştur. Bununla birlikte, Kongre'deki güçlü İsrail lobisi, İsrail yanlısı medya baskısı ve ABD iç siyasetindeki bölünmeler, yönetimin Tel Aviv'e ―bağlayıcı‖ nitelikte yaptırımlar uygulamasını engellemiştir. Trump yönetimi, ABD-İsrail ilişkilerinde tek taraflı ve benzeri görülmemiş adımlarla nitelik kazanmıştır. Kudüs'ün İsrail'in ―bölünmez başkenti‖ olarak tanınması ve ABD Büyükelçiliği'nin Kudüs'e taşınması², müzakere sürecindeki ―tarafsız arabulucu‖ rolünden net bir sapma teşkil etmiştir. Araştırma, her iki dönemin de kalıcı barışa katkı sağlayamadığını ortaya koymaktadır. Obama döneminde etkili baskı araçlarının yokluğu barış sürecini dondurmuş; Trump döneminde ise atılan tek taraflı adımlar gerilimi arttırarak Filistinlilerin sosyo-ekonomik durumunu ağırlaştırmıştır. ABD'nin uluslararası hukuka dayalı daha dengeli bir politika benimseyerek iki devletli çözüm sürecini yeniden canlandırması elzemdir. Uluslararası toplum, tek-taraflı ilhak ve yerleşim genişlemesini caydıracak somut mekanizmalar geliştirmelidir. Bölgesel aktörler, Filistin'in meşru haklarını önceleyen kapsamlı bir diplomatik seferberlik yürütmelidir.

