Yüksek Lisans Tezleri - Karma
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/57
Browse
Recent Submissions
Master Thesis الصهيونية من الحركة إلى الدولة 1897-1948(2024) Altawel, Nezar; Kadad, MustafaBu çalışma, on dokuzuncu yüzyılın sonlarında işaretleri görülmeye başlanan ve ulusal bir vatan kurma fikrini ortaya koyan, 'Siyonist proje' olarak bilinen, en öne çıkan ve tehlikeli siyasi ve yerleşim projelerini incelemektedir. Dünya Yahudilerinin Filistin'e göçünü ve yerleşmesini teşvik ederek, Filistin'deki Yahudiler için bu projeyi, 1897'de düzenlenen ilk Siyonist konferansında bir fikir ve çabadan 1948 yılında bir devlete dönüştürdü. 1949 yılında Birleşmiş Milletler tarafından tınıldı, Doğu sorununun sona ermesi ve Osmanlı İmparatorluğu'nun bölünmesiyle sömürge dalgasından yararlanılmıştır . Çalışmada Siyonizm'in tanımı, kökleri ve kökenleri ile özellikle İngiltere'de onu destekleyen ve finanse eden en önemli kuruluşlar incelendi. Ayrıca Siyonist düşünceyi destekleyen en önemli uluslararası anlaşmalar ve vaatler ile hayata geçirilecek proje üzerinde de duruldu. Aynı zamanda Siyonist fikri destekleyen en önemli uluslararası anlaşmalar ve vaatler ile Siyonist devletin kurulmasını sağlamak amacıyla uygulanacak olan İngiliz Mandası ve en önde gelen Siyonist liderlerin rolleri ve Britanya'daki karar alma merkezlerindeki üst düzey yöneticileri doğrudan etkileyen etkileri üzerinde de duruldu. Filistin kurtuluş hareketinin ortaya çıkmasına yol açan Siyonist projeyi reddeden Filistinlilerin konumunu ve grev ve devrimlerin uygulanmasında kendini gösteren faaliyetlerini açıklığa kavuşturmak için de çalışmalar yapıldı. Bölgeye yabancı olan bu varlığın yaratılışının ana rahmi olan İngiliz'iler, devletin kuruluşunu ilan edene kadar onu desteklemiş, sebeplerini ve koşullarını sağlamıştır. Siyonizm'in Protestan Hıristiyanların düşünceleriyle desteklenen dini fikir olarak bazı Yahudiler arasında ortaya çıkışının ve daha sonra amaç, faaliyet ve stratejilere özgü bir proje ve programa dönüşmesinin tarihsel sürecini detaylandıran çalışmanın önemi burada yatmaktadır. Bu, büyük bir sömürgeci güç olan Britanya tarafından benimsenmesine ve bu projenin karşılaştığı zorluklara bağlıydı. Araştırmada araştırmacı, tarihi metinleri, anlaşmaları ve vaatleri ele almak için tarihsel-analitik yöntemi, projeyi destekleyen sömürge ülkelerin rollerini anlamak, eğilimlerini Yahudilerle ve Araplarla karşılaştırmak için karşılaştırmalı yöntemi kullanmış ve farkları incelemiş. Tez bir giriş, beş bölüm ve bir sonuç, Siyonizm'i kavramı, kökenleri, faaliyetleri ve Filistin ve Ortadoğu'nun stratejik ve dini statüsünü ele almaktadır. Ayrıca İngilizlerin Siyonizm'e yönelik en önemli anlaşmaları ve vaatleri, ardından Filistin'in işgali ve Siyonist uygulama planın uygulamaya konulmasının başlangıcı hakkında ayrıntılı bilgi verildi. Son bölümde, İngiliz komiteleri, yazışmaları ve taksim kararı ilgili Siyonistlerin tutumu ele alındı. Siyonist projenin gelişimi ve devletin kuruluşunun ilanı. Tez, 1897 yılındaki Basel Konferansı'ndan (ilk Siyonist konferans) 1948'de devletin kuruluşunun ilanına kadar Siyonizm'in gelişimi hakkında önemli ve dakik sonuçlara vardı; bunlardan en önemlisi: Siyonizm 1897' yılındaki Basel Konferansı kadar uygulanabilir bir proje değildi ve bu projenin görünürde Filistin'de Yahudiler için ulusal bir vatan yaratılması olduğu düşünülüyordu. Filistin toprakları. Ancak gerçekte amaç, Yahudiler için tüm Filistin toprakları üzerinde kontrol sahibi olacak bir devlet kurmaktı. Siyonizm, Tevrat'a ve Yahudilerin Vaat Edilmiş Topraklara dönüşünün gerekliliğine inanan Protestan dini eğilimlere sahip olması, stratejik Orta Doğu bölgesinde önemli sömürge eğilimleri ve hassas konumu, Filistin'in Hindistan yolunda olması ve Arpların her yerde İngiliz'leri reddedeceğini bildiği için fikirlerini İngiltere'ye uygulamak için yardım aradı. Siyonistler, Beyaz Kitap'ın yayınlanmasından sonra bazı aşamalarda İngiltere'nin politikasıyla çatışmaları ve devrimci Arapları memnun etmek için göçü kısıtlamaları nedeniyle, İkinci Dünya Savaşı'nın bitiminden önce dikkatlerini Amerika Birleşik Devletleri'ne çevirmişlerdi. ABD Siyonist etkinin bir sonucu olarak ve aynı zamanda Doğu Ortadoğu'da Britanya'nın yerini almayı arzuladığı için projelerini destekledi.Master Thesis Halil Cibran'da varoluşçu temalar(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Çiçek, Mehmet Selim; Cengiz, YunusBu çalışmanın amacı, Halil Cibran'ın varoluşçu temalarla ilişkisini ortaya koymaktır. Halil Cibran eserlerinde; varoluşçu temalardan insan ve doğasını, yalnızlığı, kaygı ve umudu, özgürlüğü, ölümü, ruhu ile varoluş pratiklerden aşk ve sevgiyi, delilik, sanat, müzik ve resim, edebiyat ve şiiri, din, anne ve kadın gibi varoluşçu literatürde yaygın olarak karşımıza çıkan kavramları sanatsal bir yaklaşımla ele almakta ve bu konulardaki görüşlerini açıkça dile getirmektedir. Cibran'a göre varoluş bir bütünlük olarak vardır ve bu varoluş hali yanı başımızda durmaktadır. Bu bazen insanın doğasını oluşturan bir nitelik, yalnızlık gibi; bazen gelecek kaygısını barındıran umut sözcüğü, bazen de insanı sarıp sarmalayan ruh halinde ortaya çıkabilir. Baktıklarımız ya da gördüklerimiz yaşadıklarımızın ve varoluşumuzun tezahürüdür. Yukarıda ana hatlarını çizdiğimiz giriş ve üç bölümden oluşan bu çalışmanın ilk bölümünde Varoluşçuluk ile Cibran'ın Varoluş Düşüncesiyle İlişkisi konuları, ikinci bölümünde Cibran'ın ele aldığı varoluşçu temaları ele alınacak. Çalışmamızın üçüncü bölümünde ise insanın varoluşunda pratikliği ele alan unsurlar ve o unsurlardaki varoluş çizgisi üzerinde önemle durulacaktır.Master Thesis Bilim Çocuk Dergisinde Bilim ve Teknoloji Haberlerinin Sunumu(2024) Bağlayici, Melike; Işık, MehmetBilim ve teknoloji hayatın her alanında karşımıza çıkmakta ve hızla gelişmektedir. Bilimsel ve teknolojik gelişmeler, her yaş grubunda insana hitap etmekte ve insanların hayatını derinden etkilemektedir. Bu gelişmelerin insanlara ulaşması çoğu zaman iletişim araçları ve medya aracılığıyla gerçekleşmektedir. Özellikle çocukların, günümüz koşullarında bilimsel ve teknolojik gelişmelerden haberdar olmaları büyük önem taşımaktadır. Günümüzde bilime dair yayın yapan çocuk dergileri, çocuklara bilimsel ve teknolojik gelişmeleri aktarırken bir alternatif olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada, ilkokul çağındaki çocuklara hitap eden çocuk dergilerinin çocuklara bilim ve teknoloji haberlerini sunarken dergilerdeki haber içeriklerinde hangi dilsel ve söylemsel stratejilerin kullanıldığının incelenmesinin Bilim Çocuk dergisi örneğinde yapılması amaçlanmıştır. Ayrıca, Bilim Çocuk dergisinde yer alan bilim ve teknoloji haberlerinin konu dağılımlarının belirlenmesi ve hangi konulara ağırlık verildiğinin tespit edilmesi de amaçlanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler, içerik ve eleştirel söylem analizi yöntemleri ile analiz edilmiştir. 2020 ve 2021 yıllarına ait konu dağılımları tablolarla sunulmuştur. 12 bilim ve teknoloji haberi, amaçlı örneklem yöntemi türlerinden olan homojen (benzeşik) örneklem yoluyla Bilim Çocuk dergisinin bilimsel ve teknolojik haberleri konu edinen 'Ne Var Ne Yok' adlı bölümünden seçilerek çözümlenmiştir. Sonuç olarak; Bilim Çocuk dergisi haberlerinin uzay, gökbilim, teknoloji, hayvanlar, tıp ve sağlık konularını daha çok işlediği görülmüştür. Çocuklara bilim ve teknoloji haberleri sunulurken çeşitli dilsel ve söylemsel stratejiler kullanıldığı görülmüştür. Bunlar milliyetçilik söylemi, bilimsel bilginin yeniden inşası ve bilimsel pratik, kadının toplumdaki yeri ve cinsiyetçilik söylemi, yerel yönetimler ile iktidar güç ilişkisi söylemi şeklinde belirlenmiştir. Ayrıca bu tez çalışmasında incelenen haberlerde çocuklara bir yeniden üretim mekanizması örneği olarak, hayallerinin sınır tanımaması gerektiği, çok önemli ve dünya çapında çalışmalara ve başarılara imza atabilecekleri, bilimsel bilginin sorgulamaya açık olduğu gibi söylemlerin aktarıldığı görülmüştür. Retorik sorularla çocukların habere olan ilgisi artırılmaya ve tartışmalı bir ortam yaratılmaya çalışıldığı; tanımlar ve karşıtlık ifadeleri ile eğlendirirken bilgilendirme amaçlandığı tespit edilmiştir. Ve her haberde aslında çocuklara bilim ve teknolojinin önemi, geleceği, çevre bilinci gibi konularda bilgiler sunulduğu sonucuna ulaşılmıştır.Master Thesis تعقبات ابن القطان الفاسي على الإمام الترمذي (دراسة تحليلية نقدية)(2024) Elhasan, İsam; Aldoori, Ayman Jasim MohammedBu araştırma, İbnü'l-Kattan'ın 'Beyan el-vehm ve'l-iham' adlı eserinde Tirmizi hakkındaki eleştirilerini Abdülhak el-İşbili'nin 'El-Ahkâmu'l-Vusta' adlı eseri üzerinden sıralayarak açıklamayı amaçlamaktadır. Bu eleştirilerin ilmi değeri; İbnü'l-Kattân'ın bilgi genişliği ve vizyonunun doğruluğuna ışık tutulmasında yatmaktadır. Tirmizî'nin hadislerini takip ederken gündeme getirdiği ihtilaflı konularda tenkit yaklaşımını ve dayandığı delilleri netleştirmeye çalışmaktadır. Bu farklılıkları cerh ve ta'dil âlimlerinin görüşleriyle desteklenerek doğru bir ifadeye varmayı amaçlamaktadır. Bu çalışmada İbnü'l-Kattan'ın 'Beyan el-vehm ve'l-iham' adlı eserindeki eleştirilerini İmam et-Tirmizi'nin hadislerle ilgili hükümlerinde çıkarım yaparak tümevarımcı yaklaşıma dayanılmıştır. Ayrıca bu izleri analiz edip tenkit edilmesi için kullanılan eleştirel analitik yaklaşıma da dayanılmıştır. Bu, İbnü'l-Kattan'ın onu bulmak için dayandığı gerekçelere ulaşmak için cerh ve ta'dil alimlerinin ifadeleri aracılığıyla yapılmış olup arada bir görüşleri ile İmam Tirmizî'nin görüşleri arasında tercih yapılmıştır. Bu araştırmada birçok sonuç elde edilmiştir. Bunlardan en dikkate değer olanları: İbnü'l-Kattan, insanın koşullarını, özellikle de kitabında geniş bir yer verilen anlatıcı hakkındaki bilgisizlik meselesini bilme konusunda aşırılıkçılardan biri olarak kabul edilir. İbnü'l-Kattan, Abdülhak'ın 'El-Ahkâmu'l-Vusta' adlı kitabında topladığı Tirmizî hadislerini takip etmiş ve kendi hüküm anlayışına göre bunların çoğu hakkında hüküm vermede Tirmizî ile aynı fikirde değildir. Bu yüzden cerh ve ta'dil âlimlerinin birinin görüşüne istinade Tirmizî'nin benimsediği çoğunluğun görüşüyle çelişen birçok raviyi görmezden gelmiştir. İbnü'l-Kattan, ravilerin zayıflığı veya sahihliği konusunda başta Yahya ibn Ma'in ve Ahmed ibn Hanbel olmak üzere birçok âlimin görüşlerine güvenmiştir. Tirmizi ise Şeyh El-Buhari'nin sözlerine güveniyordu ve bu onun El-İlal kitabında açıkça görülüyor. Saydığımız kadarıyla İbnü'l-Kattan'ın İmam Tirmizî'yi takip ettiği hadislerin sayısı 84 hadise ulaşıyor ve onun takipleri farklılık gösteriyor. Bunların bir kısmı râvîsinin cehaletinden, bir kısmı râvîsinin zayıflığından, bir kısmı râvinin farklılığından, bir kısmı da râvîde birden fazla zayıf râvinin bulunmasından ve bir kısmı râvînin zayıflığından kaynaklanmaktadır. Bir kısmı da hadislerin mürsel ve müsned olarak rivayet edilmesinden kaynaklanmaktadır. Konu, kendi kısımlarında İbnü'l-Kattan'ın metin ve rivâyet zinciriyle ilgili olarak et-Tirmizi hakkındaki yorumlarında izlediği birkaç temel noktaya dayanıyordu. Bu bağlamda, çalışma şunları içeriyordu: Hadis zincirlerini yaralama ve değiştirme kurallarına göre yargılamak, alimlerin sözlerini alıntılamak. Eleştiri bahsi geçen adamları tercüme etmek, eleştirmenlerin sözlerini toplamak ve dengelemek. Garip kelimelerin, soy kütüklerinin ve ülkelerin anlamlarını ayarlayın. Metinde veya zincirden olsun, nöbetlerini oluşturabilecek kelimeleri ve isimleri ayarlamak.Master Thesis İBN HALDÛN’UN DÜŞÜNCESİNDE TOPLUMSAL/SİYASAL YAPININ ANLAŞILMASINDA BÜTÜNLÜK İLKESİ(2017) CANBAZ, MUHİTTİNBu çalışmada İbn Haldûn’un düşünceleri ışığında toplumsal ve siyasal yapıda bütünlük ilkesi açıklanmaya çalışılmıştır. İbn Haldûn, 14. yüzyılda yaşamış Mukaddime adlı eseri ile ünlenmiş bir düşünür, tarih bilimci, siyaset adamı, hukukçu sosyolog ve eğitimcidir. İnsanların bir arada yaşama zorunluluğu olduğunu ifade eden İbn Haldûn, bu doğrultuda beraber yaşamın gerekliliği olan toplumsallığı çalışmalarının odağı olarak seçmiştir. Toplumlar, kendilerini gerek diğer toplumların saldırıları gerekse doğal felaketlere karşı korumak için devlet vb. siyasi yapılar inşa etmektedir. Çalışmamızın temel tezi olarak, bütün sosyal dinamiklerin birbirini etkilediği ve bu dinamiklerin bir bütün olarak ele alınması gereği sonucuna ulaşılmıştır. Tezimiz iki ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde toplumsal yapıda bütünlük ve bunu inceleyen sosyal ilimler, İbn Haldûn’un görüşleri ışığında ele alınarak sosyal ilimlerin sosyal gerçekliği bir bütün olarak açıklama görevi olduğu savunulmaktadır. Her bir sosyal ilim dalının kendine mahsus bir perspektifi olduğu ve bütüncül olarak ortaya çıkan sosyal gerçekliğin ancak diğer sosyal ilimler ile interdisipliner bir iş birliği sayesinde analizinin mümkün olabileceği tespit edilmiştir. İkinci bölümde ise siyasal yapıdaki bütünlük ilkesi ele alınarak siyasi yapıyı etkileyen temel dinamik ve faktörler değerlendirmeye tabi tutularak açıklanmaya çalışılmıştır.Master Thesis Pierre Bourdieu'de klasik izler: Emile Durkheim-Max Weber-Karl Marx(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2021) Bakı, Nesrin; Yücedağ, İbrahimBourdieu, bilimsel alanda tarihten gelen dualiteleri aşmayı amaçlayarak bilimsel bir bilgi sosyolojisi geliştirmeyi hedefler. Bu nedenle özelikle tarih boyunca süregelen nesnellik ve öznellik ayrımının bilimsel gelişmelerin önündeki en büyük engel olduğunu ve aşılması gerektiğini iddia eder. Toplumun bağlantılardan oluştuğunu savunan düşünür kavramlarını bu çok yönlü, ilişkisel çerçevede sistematize eder. Bourdieu, tarihsel bir sorun olarak ele aldığı dualite sorununun kökenlerinin klasik sosyal teorideki izleklerine ayrı bir yer açar. Bu çalışmamızda dualite sorununun Karl Marx, Emile Durkheim ve Max Weber'le olan ilişkisi ele alınıp bunların Bourdieu'nün kavram şemasının gelişimindeki etkileri irdelenecektir. Bourdieu, sadece bilimsel bir bilgi sosyolojisi üretmekle uğraşmamış, toplumsal eşitsizliğin nedenlerini ifşa etmekle de yakından ilgilenmiştir. Dolayısıyla da habitus, alan, sermaye ve sınıf gibi kavramları hem bilimsel alandaki sorunlu yapıyı aşmak hem de toplumsal eşitsizliğin nedenleri ve yeniden üretilme biçimlerini açıklamak için kullanır. Bourdieu, bilimsel bir girişimle beraber toplumsal eşitsizliğin nedenleri ve yeniden üretilme biçimleriyle de yakından ilgilenir. Bu bağlamda Bourdieu sosyolojisinin özelde sadece sosyoloji alanında değil, genel itibariyle sosyal bilimin farklı disiplinlerinde de anlama, açıklama ve yorum yapmayı elverişli kılacak bir kavramsal sistem oluşturduğunu söyleyebiliriz.Master Thesis Ziyaretçilerin Yerel Yemek Tüketimindeki Motivasyon Faktörlerinin İncelenmesi: Erzurum Örneği(2024) Oltulu, Fatma; Gürbüz, SemraTuristlerin seyahatlerdeki beklentilerinin farklı olması, turizm etkinliklerinde alternatifler oluşmasına ve çeşitlenmesine neden olmuştur. Bu alternatiflerden birisi de gastronomi turizminde yer alan yerel yemek tüketimidir. Yerel yemek tüketimi turist motivasyonunu etkileyen önemli bir cazibe unsurudur. Bu araştırmanın amacı ziyaretçilerin yerel yemek tüketim motivasyonlarını ve bu motivasyonlar ile farklı değişkenler arasındaki ilişkileri belirleyerek, yerel yemeklerin turistik bir çekicilik faktörü olarak sunulmasına esas belirleyici faktörleri ortaya koymak, konuya ilişkin alan yazın çalışmalarına katkıda bulunmaktır. Çalışma nicel araştırma yöntemi ile tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın verilerini 2023 Eylül–Ekim ve 2024 Şubat-Mart aylarında Erzurum'a gelen yerli ve yabancı ziyaretçilerin anketlere verdikleri cevaplar oluşturmuştur. Araştırma kapsamında 484 katılımcıdan elde edilen veriler Sosyal Bilimler İçin istatistik (SPSS 27) programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilere tek yönlü varyans analizi ve t testi uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin açıklayıcı faktör analizi sonucunda ziyaretçilerin yerel yemek tüketim motivasyon faktörleri duyusal çekicilik, heyecan arayışı, kültürel deneyim, sağlık beklentisi ve sosyal etkileşimden oluşan 5 faktör altında toplanmıştır. Duyusal çekicilik faktörü (3,87) en yüksek ortalamaya sahipken, sosyal etkileşim faktörü (3,17) ise en düşük ortalamaya sahiptir. Duyusal çekicilik motivasyon faktörü için ziyaretçilerin medeni durum, eğitim durumu, gelir seviyesi, yerli/yabancı olma durumu ve Erzurum'u ziyaret nedeni değişkenleri açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar olduğu belirlenmiştir. Kültürel deneyim motivasyon faktörü için ise, ziyaretçilerin medeni durum, gelir düzeyi, yerli/yabancı olma ve Erzurum'u ziyaret nedeni değişkenleri açısından istatistiki olarak anlamlı farklılıklar bulunduğu tespit edilmiştir. Yine sosyal etkileşim faktörü için ziyaretçilerin medeni durum, gelir düzeyi ve yerli yabancı olma değişkenleri açısından istatistiki olarak anlamlı farka sahip olduğu belirlenmiştir. Heyecan arayışı, sağlık beklentisi faktörleri için ziyaretçilerin gelir düzeyi ve yerli yabancı olma değişkenleri açısından istatistiki olarak anlamlı farka sahip olduğu belirlenmiştir.Master Thesis NEOLİBERALİZMİN ÇAĞDAŞ SANATA ETKİSİ(2019) KUDAY, RIDVANAmerika kıtasından, Orta Doğu'dan ve Doğu Avrupa'dan örneklerle küreselleşmenin sanat ve kültür açısından sonuçlarını ve görünür etkilerini kabul edilmekle birlikte, bunların ötesine geçmektedir. Çağdaş sanat ve kültürün, neoliberalizm karşısında değişen uygulamaları mevcuttur. Bunlar günümüz literatüründe genellikle açık ve homojen gelişmeler olarak yorumlanmaktadır. Ancak bu çalışmada, dünyanın dört bir yanını etkileyen neoliberal ideolojinin ve süreçlerinin biçimlendirdiği ve bunların karşısında biçimlenen yeni sosyal, politik ve kültürel ilişkilerin karmaşıklığına, heterojenliğine ve eşitsizliğine dikkat çekilmek istenmiştir. Üzerine yoğunlaşılan esas nokta, çağdaş sanat ve neoliberalizmin diyalektiğidir: çağdaş sanatın çoğullaştırılması ve yayılması yeni bir demokratik bilincin göstergesi midir, yoksa hızla genişleyen neoliberal pazarın bir sonucu mudur? Post modernist teoride, estetik deneyimin siyasi boyutu sanatın çağdaş biçimlerinin anlaşılmasında anahtar görevi görmüştür. Estetik ve siyaset arasındaki ilişkinin anlaşılması üzerine, toplumda siyasi ve sanatta estetik olarak kabul edilen unsurları derinden sorgulayan yeni bir yaklaşım sunulmaktadır. Amaç, demokratik hayatın yenilenmiş biçimlerini öngören yeni bir direniş politikasının meydana getirilmesinde çağdaş kültür, sanat ve aktivist faaliyetlerinin birbiriyle nasıl iç içe roller oynadığını göstererek, sanat tarihi disiplinini radikal politikaya daha da yaklaştırmaktır.Master Thesis İki din bir mutfak: Midyat örneği(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2023) Aslan, Sadiye; Toprak, LokmanBu araştırma, Mardin ili Midyat ilçesinde farklı dini inançlara sahip insanların mutfak kültürlerinin etkileşimlerini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada genel olarak komşuluk ilişkileri, sosyal etkileşim ve ikram/yiyecek alışverişi olmak üzere üç ana tema belirlenmiştir. Komşuluk ilişkileri; hoşgörü ve yardımseverlik alt temalarına ayrılırken sosyal etkileşim; saygı ve eşitlikçilik alt temaları altında incelenmiştir. İkram/yiyecek alışverişi ise kültürel zenginlik, hijyen ve sağlık alt temalarıyla analiz edilmiştir. Araştırmaya katılanların hoşgörüyle ilgili düşüncelerinin dini inançlara ve yaşam tarzına hoşgörü gösterme şeklinde olduğu, yardımseverlikle ilgili düşüncelerinin ise dini bayramlar ve festivallerde birbirlerine yardımcı olma şeklinde tezahür ettiği belirlenmiştir. Katılımcıların saygı ve eşitlikçilikle ilgili düşünceleri ise dini ritüellerin uygulanmasında birbirlerine saygı gösterdikleri yönünde ortaya çıkmıştır. Araştırma dört bölümden oluşmaktadır: Giriş bölümünde araştırmanın problemi, amacı, önemi, varsayımları, sınırlılıkları ve sorunları ele alınmıştır. Kavramsal çerçeve bölümünde gastronomi ve gurme kavramlarıyla birlikte gastronominin semavi dinlerle ilişkisi açıklanmıştır. Ayrıca, Midyat ilçesinin tarihi, coğrafyası, sosyal ve kültürel yapısı, nüfusu, ekonomik yapısı ve farklı inançlara sahip toplumların mutfak kültürleri hakkında bilgi verilmiştir. Yöntem bölümünde ise araştırmada kullanılan yöntem, araştırma sahası ve çalışma grubu, veri toplama araçları, teknikleri ve verilerin analiz süreci açıklanmıştır. Son bölümde ise elde edilen bulgular ve bu bulguların analizleriyle yapılan yorumlar sunulmuşturMaster Thesis ثلاثية الأدب والسياسة والدين بين التأثر والتأثير) العصر العباسي أنموذجاً)(2025) Muhammed, Abdulkerim El; Jankır, AslamAraştırma, geniş kapsamlı, derin etkili bir konunun incelenmesinde yeni bir deneyim yaşamaktadır; bu alana pek az kişi girmiştir, hatta nadirdir. Araştırmanın bölümleri, Abbâsî dönemi boyunca edebiyat, siyaset ve din arasındaki ilişkiyi anlama çabası etrafında şekillenmekte ve bu unsurlar arasındaki etkileşim ve etkilenme sınırlarını incelemektedir. Araştırma, bir giriş, dört bölüm ve bir sonuç kısmına ayrılmıştır. Giriş, araştırmanın önemi, sorunları, sınırları, izlenen yöntem ve araştırma planı hakkında konuşmak için ayrılmıştır. Birinci bölüm, Araplar ve Arapça ile edebiyatı (doğuşu ve gelişimi) hakkında kapsamlı bir giriş sunarken, İkinci bölüm Abbâsî dönemine geçerek dönemin siyasi doğasını, iktidarı ve siyasi akımları, öncülerini ve edebi ürünlerini incelemektedir. Üçüncü bölüm, din ve edebiyat konusunu, dini akımların incelenmesi ve bu akımların önde gelen isimlerinin edebi eserlerinin analizi aracılığıyla ele almaktadır. Dördüncü bölüm ise, Abbâsî edebiyatının etkileşim ve etkilenim bağlamında tanımına ve üçlü ilişki ile sonuçlarını açıklamaya odaklanmaktadır. Sonuç olarak, araştırmanın ulaştığı sonuçlar ve öneriler ile birlikte, araştırmanın hazırlanmasında kullanılan kaynaklar ve referanslar belgelenmiştir.Master Thesis Sosyal sermaye ve akademik başarı ilişkisi(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2019) Algur, Müjde Keskin; Beltekin, NurettinBu çalışmanın amacı sosyal sermayenin akademik başarıyla ilişkisinin araştırılmasıdır. Çalışma fenomenolojik yaklaşımı esas alan nitel bir çalışmadır. Çalışma grubu 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Mardin'in merkez Artuklu ilçesine bağlı Aziz Sancar Anadolu Lisesi 9, 10, 11 ve 12. sınıf öğrencilerinden gönüllü olarak çalışmaya katılan 45 öğrencidir. Bu öğrencilerin 23'ü kız, 22'si erkektir. Araştırmada öğrencilerin aile ve okul sosyal sermayelerinin akademik başarılarıyla ilişkisini saptamak amacıyla; yarı yapılandırılmış görüşme formu geliştirilmiştir. Görüşme formu, Coleman ve Byun, Meece, Irvin, Hutchins'in yaptıkları çalışmalardaki anket sorularından yararlanılarak hazırlanmıştır. Görüşme formu görüşülen öğrencilerin kişisel bilgileri, aile sosyal sermayesinin yapısal ve süreç özellikleri, okul sosyal sermayesinin yapısal ve süreç özellikleri ve bilgi ile ilişki sorularından oluşmaktadır. Araştırma bulgularında okulun yüksek bir yapısal sosyal sermayeye sahip olduğu, ayrıca okul ve aile sosyal sermayelerinin akademik başarıyı olumlu etkilediği görülmektedir. Sonuç olarak da öğrenciden kaynaklı faktörlerin yanı sıra okul ve aile sosyal sermayelerinin de öğrenci başarısını etkilediği söylenebilir. Bu araştırmanın sonucuna göre akademik başarının arttırılması için okul idaresi, öğretmenler ve öğrenciler arasında yeteri kadar ve sağlıklı bir iletişim kurulması, okulda yapılan etkinliklere ailelerin aktif katılımının sağlanması, öğrencilerin beklenti, ihtiyaç ve sorunlarının belirlenmesi ve çözümüne yönelik çalışmalar yapılması sağlanabilir.Master Thesis Koronavirüs (Covid-19) Sonrası Dönemde Turizm ve Otelcilik İstihdamının Geleceği: Mardin İli Otel İşletmeleri Örneği(2025) Uçan, Başak Arık; Kodaş, BetülTurizm dış etkenlerden en hızlı ve en çok etkilenen sektörlerden biridir. Yakın zamanda yaşanan pandemi, turizm sektörünü ciddi şekilde olumsuz etkilemiştir. Pandemi gibi olumsuz faktörler, işletmelerin kapanmasına, çalışan sayısında azalmaya gidilmesine ve işletmelerin güç kaybetmesine yol açmıştır. Turizm sektörünü dış etkenlerden kolayca etkilenmesi ve birçok iş koşullarının bu durumlardan etkilenmesiyle birlikte, bu çalışmada konaklama işletmelerinde çalışan bireylerin turizm sektöründeki çalışma koşulları, iş güvencesizliği ve COVID-19 sonrası bu güvencesizliğin geleceğe yönelik kaygıları üzerindeki etkileri incelenmiştir. Bu araştırmada, COVID-19 sonrası dönemde turizm ve otelcilik çalışanlarının istihdamının geleceğine yönelik algıları incelenmiştir. Veri analizi için nitel araştırma yöntemlerinden içerik analizi ve betimsel analiz yöntemi uygulanmıştır. Araştırma da 14 katılımcı ile yapılan görüşmelerden elde edilen verilerin analizi sonucunda, kodlar (76) aracılığıyla temalar belirlenmiştir. İçerik analizi yöntemiyle 4 ana tema belirlenmiştir. Belirlenen 4 ana tema ise 10 alt tema altında toplanarak derlenmiştir. Bu ana temalar; turizm ve otelcilik sektöründeki çalışma koşulları, konaklama işletmeleri, otel çalışanlarının nitelikleri ve COVID-19'un turizm ve otelcilik sektörü ile otel çalışanları üzerindeki etkileridir. Bu çalışmada Mardin ilinin merkezinde bulunan beş yıldızlı konaklama işletmelerinde art ve orta kademede çalışan bireylerle yüz yüze görüşme tekniği kullanılarak, turizm sektörü çalışanlarının sektöre yönelik bakış açıları, sektördeki istihdam edilebilirlik ve geleceğe dair kaygıları ele alınmıştır. Araştırma bulguları doğrultusunda, işletme yöneticilerine ve iş verenlerine çeşitli önerilerde bulunulmuşturMaster Thesis Prososyal davranışlar bağlamında yardım ve infak etmenin dindarlık ve psikolojik iyi olma hali ile ilişkisi(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2021) As Dere, Emine; Acar, Muhammet CevatBu çalışmanın amacı prososyal davranışlardan biri olan yardımlaşmanın maddi boyutu olarak infakı ele alarak, infakın dindarlık ve psikolojik iyi olma hali ile olan ilişkisini incelemektir. Bu doğrultuda, Şanlıurfa ilinde 185'i kadın, 119'u erkek toplam 304 kişilik bir örneklem grubu ile çalışılmıştır. Katılımcıların dindarlık, paylaşma tutumu ve psikolojik iyilik hali düzeyleri; cinsiyet, yaş, eğitim seviyesi, medeni durum, gelir seviyesi, meslek grubu, yaşamın geçtiği yer gibi demografik değişkenler açısından farklılık gösterip göstermediğini anlamak üzere değerlendirilmiştir. Araştırmada infak düzeyini belirlemek için Karakaş (2017) tarafından geliştirilen Paylaşma Tutum Ölçeği, dindarlık düzeyini belirlemek için Karaca (2000) tarafından geliştirilen İçsel Dini Motivasyon Ölçeği, psikolojik iyilik düzeyini belirlemek için İmamoğlu (2004) tarafından geliştirilen Psikolojik İyi Olma Ölçeği kullanılmıştır. Çalışmadaki verilerin analizinde sayısal değişkenler için çoklu bağımsız grup karşılaştırmalarında ikili değişkenler için Bağımsız T Testi ve One Way Anova Testi uygulanmıştır. Aynı zamanda maddi yardım ile psikolojik iyilik hali arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla Pearson Korelasyon Analizi ve Regresyon Analizi yöntemi kullanılmıştır. Katılımcıların sosyo-demografik bilgileri ile infak ve psikolojik iyililk düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla ise Bağımsız T Testi ve One Way Anova Testi kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, kadınların erkeklere göre toplamda anlamlı düzeyde daha yardımsever olduğu tespit edilmiştir. Yaş değişkeninde ise; 46-55 yaş ile 55 ve üstü yaş grubunun psikolojik iyilik hali ve dindarlık ölçümünde anlamlı farklılık saptanmıştır. Bekar bireylerde psikolojik iyilik seviyesi anlamlı olarak yüksek tespit edilmiştir. Alt ve orta gelir grubunda, dindarlık ve psikolojik iyilik anlamlı olarak daha yüksek, en üst gelir grubunda ise paylaşma tutumu en yüksek seviyede ölçülmüştür. İlkokul ve ortaokul mezunlarının, dindarlık ve paylaşma tutumunda anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Katılımcı meslek popülasyonunda; esnaf ve ticaret işi ile uğraşanlarda dindarlık anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur. Araştırmada dindarlık ile paylaşma tutumu arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Paylaşma tutumu ile psikolojik iyi olma hali arasında ise pozitif yönde ve anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.Master Thesis Ebû Hayyân el-Endelusî'nin el-Mubdi' fi't-Tasrîf adlı eserinin sarf açısından incelenmesi(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Çiftçi, Recep; Tekin, AhmetBu çalışmada, Arap gramerinin pek çok dilcisine beşiklik eden Endülüs'ün önde gelen âlimlerinden Ebû Hayyân el-Endelusî'nin hayatı ve sarf ilmine dair yazdığı el-Mubdi' fi't-Tasrîf adlı eseri incelenmiştir. Ebû Hayyân, Arap dilindeki yetkinliğiyle bu alanda birçok eser ortaya koymuştur. O, bu eserlerinin bir kısmını kendisinden önce yaşamış ve çalışmalarını beğenip talebelerine okuttuğu büyük dilci İbn 'Usfûr'un eserlerini şerh etmek veya onların özetini çıkarmak suretiyle kaleme almıştır. Bu çalışmanın temel konusunu oluşturan el-Mubdi'de İbn 'Usfûr'un el-Mumti' isimli eserinin bir özetidir. Bu çalışmada, giriş bölümünde Endülüs'ün kısa tarihine değinilmiştir. Daha sonra Endülüslü âlim Ebû Hayyân'ın hayatı güvenilir kaynaklardan kronolojik olarak tespit edilmiştir. Yazdığı eserler, türlerine göre tespit edilmiş ve muhtevasına ulaşılanlar hakkında kısa bilgiler verilmiştir. Ayrıca Türkiye ve Türkiye dışında onun hakkında yapılan çalışmalara değinilmiştir. Ebû Hayyân'ın sarf ilmine dair yazdığı önemli eserlerinden olan el-Mubdi'in önemine değinilmiş ve bu eserde uyguladığı metot ele alınmıştır. Daha sonra eserin sarf açısından incelenmesi yapılmıştır.Master Thesis ÇAĞDAŞ SANATTA YEREL/ GELENEKSEL İMGELERİN RADİKAL KULLANIMI(2018) ATLI, ŞİLANBu tez/sanat eseri raporunda, Çağdaş Sanatta modern imgeler ile geleneksel/ yerel imgelerin ironi mesafesinde birlikte kullanımı, dünyadan ve Türkiye’den belirli çağdaş sanat örnekleri ele alınarak incelenmeye çalışılmıştır. Bunun yanında kendi çalışmalarımın ana ekseni bu ilişkinin sorunsallaştırılması üzerinden ortaya konulmuştur. Günümüz dünyasında çağdaş sanat, belirli üretim stratejileri üzerinden kurgulanır. Yapıtların alımlanması da bu stratejilerin dayandığı parametrelerin anlaşılmasıyla mümkündür. Bu noktada yapıtların yardımına koşan bir metinselcilikten söz edilebilir. Nedir bu parametreler? Öncellikle yerellik ve yerelliğin dayandığı kültürel kodların sahneleştirilmesi, etnik/kültürel/cinsel kimlik haklarının tanınması yönündeki mücadeleler, ekolojinin sorunsallaştırılması vs, ana-akım merkezi politik ve sanatsal hegemonyaya dönük eleştirel yaklaşımların ifade edilmesinden söz edilebilir. Bunun yanında, ironiyi bir üretim biçimini olarak kullanarak Modern-Kapitalist uygarlık imgeleriyle yerel kültürel kodların iç içe kullanılarak yeni anlatım yapıları oluşturmak bu stratejilerin en bilindik ve belirgin olanlarını oluşturur. Bu imgelerin nasıl kullanıldığını ve sözü edilen bağlamlarda nasıl yeniden kurgulandığını anlamak, Modern Sanat ile Çağdaş Sanat arasına bir çizgi çekmeyi gerekli kılmıştır. Bu nedenle, sanattan önce gelen ‘çağdaş’ kavramının neyi/neleri imlediği meselesi, bu raporun kapsamına alınan önemli bir girizgâhı oluşturmaktadır. Giorgio Agamben’in ‘Çağdaş nedir?’ makalesi bu noktada önemli bir başvuru kaynağı olarak ele alınmıştır. Bunun yanında, Cuauhtemoc ix Medina’nın ‘Çağdaş sanat:11 Tez’ makalesi, Boris Groys’un esinleyici kitabı ‘Sanatın Gücü’, bu rapor kapsamında önemli bulduğum referans noktalarını zenginleştirmemi sağlamışlardır. Rapor, bunların dışında, imge-ideoloji, göstergebilim, hafıza-hatırlama ve Kültür Endüstrisi ekseninde incelenen literatür tarama ve belirli kuramsal söylem ve yaklaşımlarla çözümlenmeye çalışılmıştır. Bu tez/sanat eseri raporu, kültür endüstrisi içinde, modern, çağdaş kavramlarının, yerel/ kültürel imge/değerlerle birlikte ele alındığında ortaya çıkan teorik tartışma ve sanatsal üretimlerin Kültüralizm’le ilişkisini yeniden tartışma imkânını ortaya koymaya çalışıyor.Master Thesis Okul Müdürü ve Öğretmen İletişiminde Duygusal Bulaşmanın Öğretmen Algılarına Göre İncelenmesi(2024) Arık, Züleyha; Öter, Ömer MuratSosyal bir varlık olan insan, yaşamın her anında birbirleri ile sözlü ya da sözsüz iletişim halindedir. İletişim esnasında kişi, belirli duyguların etkisi ile bir ruh haline bürünür ve iletişimde duyguların etkisi önemli bir yer tutar. Kişiler iletişim esnasında duygularını hem sözel hem de beden diliyle iletişim kurduğu kişiye bilinçli veya bilinçsiz olarak aktarırlar. Bir kişinin veya grubun, duygu durumunun ve davranışsal tutumunun bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde uyarılması yoluyla başka bir kişinin veya grubun duygularını veya davranışlarını etkilemesine 'duygusal bulaşma' denilmektedir. Kişilerarası iletişimin, eğitim kurumlarında önemli bir yeri olduğu da göz ardı edilemez. Eğitim kurumu çalışanlarının iletişim esnasında duygularını yansıtması kaçınılmazdır. Bu araştırmanın amacı, okul müdürü ile öğretmenler arasında gerçekleşen iletişim sürecinde duygusal bulaşmanın öğretmen algılarına göre incelenmesidir. Bu araştırma, nitel araştırma yönteminin olgubilim deseninde yapılmıştır. Uzman görüşleri doğrultusunda araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığı ile Mardin'in Midyat ilçesi ve bağlı köylerinde görev yapmakta olan 20 öğretmenden veriler toplanmıştır. İçerik analizi yöntemiyle çözümlenen verilere göre; duygusal bulaşmanın öğretmen ve okul müdürü iletişiminde etkili olduğu, öğretmenlerin müdürleri ile iletişim kurarken onların olumlu ya da olumsuz duygularından etkilendikleri, müdürlerin duygularından etkilenen öğretmenlerin benzer duygular hissetmeye başladıkları ve bu duygularının öğrenciler ve diğer öğretmenlerle kurdukları iletişime yansıdığı, duygularından arınarak görevin yapılmasının mümkün olmadığı, okul müdürleriyle olan iletişim sonrasında olumlu duygular hisseden öğretmenler daha yüksek bir motivasyonla derslerini işlerken olumsuz duygular hisseden öğretmenlerin motivasyonunda düşüşler olduğu, bu nedenle olumlu veya olumsuz duyguların öğretmenlerin performansını etkilediği sonuçlarına ulaşılmıştır. Bu sonuçlar göz önüne alındığında okul müdürlerinin, olumlu veya olumsuz ruh hallerinin/psikolojik durumlarının öğretmenlerle olan iletişimlerinde duygusal bulaşma yoluyla öğretmenlere yansıdığını göz önünde bulundurarak hareket etmeleri önerilmektedir. Ayrıca okul müdürlerine duygusal bulaşma, çalışanları motive etme, etkili iletişim becerileri konularında hizmet içi eğitimler verilebilir. Anahtar Kelimeler: Duygu, Duygusal Bulaşma, İletişim, Okul Müdürü, Öğretmen.Master Thesis Bourdieucu toplumsal ayrım pratiklerinin sosyal medyaya yansımaları: Facebook ve Instagram örneği(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2020) Ölçer, Hamit; Pekasil, TahirBu araştırma, bireylerin toplumsal ayrım pratiklerinin Facebook ve Instagram sosyal medya platformlarındaki yansımalarına odaklanmaktadır. Bireyler, toplumsal yaşamda kendilerini başkalarından farklılaştırmada birtakım stratejiler kullanırlar. Bu stratejiler temelde habitus, alan ve sermaye ile yakından bağlantılıdır. Bireylerin habitusları onlara belirli alanlarda nasıl davranmaları gerektiğine ilişkin birtakım pratik yatkınlıkları sağlar. Öte yandan alanlar da belirli türden habitusların ortaya çıkmasını sağlar. Sermaye biçimi ise bireylerin farklı alanlardaki gücünü ve meşruiyetini pekiştirmektedir. Bu anlamda bireylerin devamlı bir iktidar mücadelesi içerisinde bulunduğu iddiası, Pierre Bourdieu'nun araştırmalarının merkezi konusunu oluşturmaktadır. Gündelik toplumsal ilişkilerde olduğu gibi bireyler, beğeni tercihleri ve sermaye çevrimi yoluyla sosyal medya platformlarında da kendilerini başkalarından ayırt edebilmektedir. Bu iktidar mücadelesi, birtakım kültürel beğeni kalıpları ve belirli alanlardaki sermaye çevrimi dolayımında tezahür etmektedir. Bu anlamda toplumsal yaşamda bireylerin kendilerini başkalarından ayırt etme pratiklerine başvurdukları kadar bu ayrım pratiklerinin sosyal medya platformlarına da yansıdığı söylenebilir.Master Thesis Kentsel dönüşüm, kent hakkı ve temellük olgusu: Saraçoğlu Mahallesi'nde gündelik hayat üzerinden mekânsal bir okuma(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2016) Işık, Pelin; Gürkaş, Ezgi TuncerÇalışmanın amacı, mimarlığın sınırlarının ve temsil kalıplarının çözüldüğü günümüz dünyasında, mekân kavramını yeniden ele alıp, bir mahalle üzerinden mekân okuma denemesi yapmaktır. Mekânın toplumsal yaşamla içiçe bir olgu olduğu düşünüldüğünde, mekân okuma denemesi sadece mekânların planları, görünüşleri ve fiziksel özellikleriyle sınırlı kalmamaktır. Çünkü mekân toplumsal sürecin ifadesini bulduğu dinamik ve değişen bir olgudur. Bu nedenle çalışma; mahalledeki insanların mekânla kurudukları ilişkiler, yeniden anlamlandırılıp üretilen mekânlar ve bu mekânların insanlar üzerindeki etkisi üzerinedir. Toplumsal bir üretim olarak ele alınan mekân olgusu, kentsel dönüşüm kapsamındaki Saraçoğlu Mahallesi üzerinden incelenmektedir. Mahalleden edinilen izlenimlerle, amaç, mekânın üretimini ve sahiplenme olgusunu temellük olgusuyla okumak başka bir ifadeyle kent hakkını mülkiyet olgusunun dışında okumaya çalışmaktır. Temellük etmek;mekanın üretim, değişim ve dönüşüm süreçlerini kentin bileşenlerinin oluşturmasıdır. Temellük olgusuyla, mahalledeki insanların gündelik hayat pratikleri ve iktidar ilişkileri birlikte ele alındığında mekânın sahiplenilmesi, insanların mekânları yeniden üretim pratikleri olarak düşünülebilir.Çalışmanın esas amacı, mahalledeki mekânları gündelik hayatla birlikte ele alarak, kodlanmış, düzenlenmiş, belirli temsillerle tanımlanmış mekânları, bunların dışında okumaya çalışmaktır.Master Thesis Mardin ekolojik koşullarında ekmeklik buğday'da farklı dozlarda vermikompost uygulamalarının bazı verim parametreleri üzerine etkisi(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2021) Zırığ, Bayram; Eren, AbdullahBu çalışma ile farklı dozlarda toprağa uygulanan toprak solucan gübresinin ekmeklik buğday'da (Triticum aestivum) verim ve bazı verim özelliklerine olan etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırma 2019-2020 üretim sezonunda Mardin koşullarında yürütülmüştür. Araştırmada materyal olarak farklı dozlarda vermikompost gübresi, bitki materyali olarak Dinç ve Tekin ekmeklik buğday çeşitleri kullanmıştır. Deneme faktöriyel deneme desenine göre üç (3) tekerrürlü olacak şekilde kurulmuştur. Denemede kullanılan buğday çeşitlerine dekara solucan gübresi dozları 0, 100, 200 ve 300 kg da-1 olacak şekilde uygulanmıştır. Araştırmada; başaklanma gün sayısı, bitki boyu, bitkide tane sayısı, birim alan tane verimi, bitki başak boyu, tanede makro ve mikro element içeriği değerleri incelenmiştir. Üretim sezonundan sonra bitkiler hasat edilmiş, gerekli analiz ve ölçümler yapılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre vermikompost uygulamaları Dinç çeşidinde % 12.5 oranında, Tekin çeşidinde ise % 17.9 oranında verime etki etmiştir. Başaklanma gün sayısı ve bitki başak boyu her iki buğday çeşidinde de en yüksek 300 kg da-1 olan parselde tespit edilmiştir. Doz artışına bağlı olarak bitki boyu ve bitki tane sayısında artış olduğu gözlemlenmiştir. Genel olarak artan vermikompost uygulamalarının K ve P elementi üzerine etkisi her iki buğday çeşidinde de kontrol (0 kg da-1) gruplarına göre artış sağlamıştır. Vermikompost uygulamalarının başaklanma gün sayısı, bitki boyu, başakta tane sayısı ile Cu, Zn, Fe ve Mn elementleri üzerine etkisi istatistiksel olarak p?0.01 düzeyinde önemli olduğu bulunmuştur.Master Thesis Türkiye'de siyasi partilerin eğitim politikalarına ilişkin siyasi parti temsilcisi görüşleri -Diyarbakır örneği-(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2019) Demir, Seher; Beltekin, NurettinBu araştırmanın amacı, siyasi partilerin eğitim politikalarına ilişkin parti temsilcilerinin görüşlerini ortaya koymaktır. Çalışma grubunu, Türkiye'de yasal olarak faaliyet gösteren siyasal partilerden TBMM'de grubu bulunan partiler oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri Diyarbakır ilinde bulunan siyasi parti temsilcileriyle yapılan görüşmeler, parti programları ve seçim bildirgelerinden toplanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde içerik analizi ve betimsel analiz teknikleri kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre siyasal partilerin eğitime yönelik görüşlerinde, savundukları siyasal ideolojilerinin ve kimliğini belirleyen unsurların ön plana çıktığı; vaatlerin, sorunların kökenine inerek çözümler üretmekten daha çok, genel ve soyut ifadelerle açıklandığı görülmektedir. AKP'nin temel konu alanları çerçevesinde eğitim sorununa yaklaştığı, müfredatın güncellenmesi gerektiği, "Eğitim kalite endeksi" ile okullar arası nitelik farkını indirgemek gibi konulara değinmiştir MHP'nin vaatlerinde "milli" ve "manevî" unsurların ön planda olduğu görülmektedir. HDP' nin "etnik kimliğe" vurgu yapan bir eğitim anlayışına sahip olduğu ve bilimsel, kamusal, laik özgürlükçü, cinsiyet eşitlikçi, ırkçı ayrımcı dilden uzak bir müfredat hedeflediği görülmektedir. CHP'nin diğer partilere oranla eğitime ilişkin görüşlerinin daha eyleme dönük, daha somut projeler olduğu gözlenmektedir. Çağdaş, demokratik, laik ve bilimsel müfredat ve şeffaf, hesap verebilir bir MEB eğitim hedefleri arasındadır. Saadet Partisi ise Eğitimin niteliğini artırıp, süreyi kısaltmaya ve değerlerin öne çıkarıldığı bir eğitim sistemine vurgu yapmaktadır. Bu araştırmanın sonucuna göre siyasi parti temsilcilerinin partilerinin eğitim politikaları ile her konuda aynı düşünmedikleri, kendi düşüncelerinin bazılarının eğitim politikasına yansımadığı ve partileri ile farklılaştıkları ortaya çıkmıştır.

