Yüksek Lisans Tezleri - Karma

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/57

Browse

Recent Submissions

Now showing 1 - 20 of 904
  • Master Thesis
    Nebevî sünnete göre eğitimde teşvik ve cezalandırma yöntemleri
    (Mardin Artuklu Üniversitesi, 2020) Atilla, Zekeriya; Karakaş, Ali
    Nebevi sünnete göre eğitimde teşvik ve cezalandırma yöntemleri adlı bu çalışma, giriş, iki bölüm ve sonuç kısmından oluşmaktadır. Giriş kısmında, Muhammed, eğitim, eğitimde teşvik, ceza ve ecir gibi bazı kavramlar açıklanmıştır. Daha sonra Hz. Muhammed'in (s.a.v.) sahabeye ve özellikle çocuklara karşı tutumu üzerinde durulmuştur. Ayrıca tarihi gelişim içinde Arap toplumundaki ve diğer toplumlardaki eğitime bakış açısı ele alınmıştır. Birinci bölümde, Hz. Muhammed'in (s.a.v.) çocuk ve insan sevgisi, onlara karşı şefkati, onları eğitirken uyguladığı sevgiye dayalı teşvik ve ödül içeren eğitim metodları, yetişkin sahabileri eğitirken kullandığı eğitim metodları, teşvikler ve elde ettiği olumlu sonuçlar belirtilmiştir. Bu metodları uygularken önplana çıkardığı ilkelerden bahsedilmiştir. Hz. Muhammed'in (s.a.v.) câhiliye zümresini, medenî bir topluluk düzeyine getirirken, kullandığı metodlar üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde, Hz. Muhammed'in (s.a.v.) sahabeyi eğitirken, yaptıkları hatalı davranışlara karşı onlara gösterdiği tepkiler ve uyguladığı cezalar, bu cezaların sonuçları ve tarih boyunca eğitimde kullanılan, hatalara karşı cezalandırma yöntemlerinden örnekler verilmiştir. Sonuç kısmında ise Nebevi Sünnete göre eğitimde kullanılan teşvik ve cezalandırma yöntemlerinin eğitim sistemine etkisi ve sonuçları ele alınmış ve bu yöntemlerin günümüz eğitim sistemine ışık tutması üzerinde durulmuştur.
  • Master Thesis
    İbn Hişâm'ın "Şerhu Şüzûri'z-Zeheb" adlı eserinde istişhâd ettiği ayetler
    (Mardin Artuklu Üniversitesi, 2021) Geyik, İbrahim; Salihoğlu, Hamit
    Arapça grameri üzerine çalışmalar, Kur'an-ı Kerim'in nüzulu ve İslamın yayılmaya başlamasından sonra, Arapların dışındaki diğer milletlerin İslam'a girmesine paralel olarak gelişmiştir. Böylelikle Kur'an-ı Kerim bu öğrenim sürecinin hem başlatıcısı hem de kusursuz dili itibariyle Arap gramerinin kurallarının belirlenmesinde ana kaynak olmuştur. Bu çalışmada Arap dilinin en büyük âlimlerinden olan İbn Hişâm'ın önemli eserlerinden olan Şerh-u Şûzûri'z-Zeheb isimli kitabı özelinde, Kur'an-ı Kerim ayetleriyle istişhad metodunu nasıl tatbik ettiği ve kullandığı ayetler konu olarak seçilmiştir. Çalışmamız, giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde, istişhadın tanımı ve kaynakları ele alınmıştır. Birinci bölümünde, İbn-i Hişâm'ın hayatı, ilmî kişiliği, eserleri ve Şerh-u Şûzûri'z-Zeheb adlı eserinin yazılış gayesi, ihtiva ettiği konular ve istişhad metodu ele alınmıştır. İkinci bölümünde, Şerhu'ş-Şûzûri'z-Zeheb'de Arap gramerine dair kuralların ispatında istişhâd edilen ayetler, konu başlıkları altında ele alınarak istişhâd yönleri ortaya konulmuştur. Ele alınan konun daha iyi anlaşılması için, konular detaylandırılarak açıklanmıştır.
  • Master Thesis
    Pleurotus Ostreatus Ekstratı Kullanarak Sentezlenen Nanopartiküllerin Antimikrobiyal Aktivitelerinin Araştırılması
    (2024) Polat, Elif; Acay, Hilal
    Gıda patojenlerinin azaltılmasına yönelik biyolojik kontrol stratejilerine yönelik küresel vurgu, geleneksel antimikrobiyal ajanların insan sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin endişeler ve mikrobiyal direncin artan zorluğu nedeniyle konuyla ilgili çalışmalar yoğunluk kazanmıştır. Bu zorluklara yanıt olarak nanoteknolojik müdahalelerde dikkate değer bir potansiyel bulunan, yeniden değerlendirilen yaklaşımlar ortaya çıkmaktadır. Bu çalışma, Pleurorus ostreatus ekstraktı (PO), Gümüş-(Ag) Kitosan (K) kullanılarak, etkili, düşük maliyetli, sürdürülebilir ve toksik olmayan, çevre dostu AgPOK nanomateryalinin sentezlenmesine odaklanmaktadır. Sentezlenen AgPOK nanomateryalinin karakterizasyonu Fourier Dönüşümü Kızılötesi Spektroskopisi (FTIR), Taramalı Elektron Mikroskobu (SEM), Termogravimetrik Analiz (TGA), X-ışını Kırınımı (XRD) ve zeta potansiyeli ölçümleri gibi analitik teknikler kullanılarak yapıldı. 237.4 nm buyutunda olan negatif yüklü AgPOK nanomateryalinin fitopatojenik türler, Penicillium expansum, Alternaria alternata, Aspergillus niger, ve Fusarium oxysporum karşı antifungal etkinliği, Escherichia coli ,Staphylococcus aureus'a karşı antibakteriyel etkinliği ayrıca Candida albicans'a karşı anticandidal etkinliği araştırıldı. Veriler, PO ve AgPOK 'nın çalışmada kullanılan patojenler üzerinde ciddi antimikrobiyal etkisi olduğunu ancak bu etkinin farklılıklar gösterdiğini göstermektedir.Patojenik türlerin çeşitliliğinden kaynaklandığı düşünülen bu farklılıklar nedeniyle PO ve AgPOK'nın birçok gıda patojeni üzerinde de etkili olabileceği düşünülmektedir.
  • Master Thesis
    Helikopter Ebeveynlik Üzerine Yapılan Çalışmaların İncelenmesi
    (2024) Taş, Önder; Beltekin, Nurettin
    Öğrenci ebeveyn ilişkileri ve bu ilişkilerin öğrencilerin gelişimine ilişkin birçok açıklama yapılmıştır. Bunlardan biri olan helikopter ebeveyn terimi ilk olarak 1969 tarihinde Dr. Haim Ginott'un Ebeveynler ve Gençler adli kitabında yer almıştır. Kitabında ebeveynlerin gençler üzerinde adeta bir helikopter gibi gezdiğini ifade etmiştir. Bu terim 2011 de sözlüklere girecek kadar popüler olmuştur. Benzer terimler arasında çim biçme makinesi ebeveynliği, şımartıcı ebeveyn ve buldozer ebeveynlik de yer almaktadır. Bu çalışmada helikopter ebeveynlik kavramı tanıtılmış, kavram ile yeterli sayıda olan yerli ve yabancı literatür taraması yapılmıştır. Bu araştırmanın amacı helikopter ebeveynlik ile ilgili alan yazındaki çeşitli makaleler ve tezleri meta analiz yöntemi kullanılarak incelemektir. Ayrıca araştırmada helikopter ebeveynlik kavramının yanı sıra bu tür ebeveynlerin çocukların hayatları üzerindeki etkisine de yer verilmiştir. Bu amaçlarla, araştırmaya dahil edilme ölçütlerine uygun çalışmalar belirlenmiştir. Bu kapsamda 2018-2023 yılları arasında yapılan 13 makale ve 17 yüksek lisans tezi betimsel analiz yöntemine göre incelenmiş ve sonuçlar tablo olarak gösterilmiştir. Helikopter ebeveyn konulu 30 akademik araştırmanın en çok 2020 yılında yapıldığı en az ise 2018 yılında yapıldığı gözlemlenmiştir. Yapılan çalışmaların 9 tanesi lise öğrencilerine, 9 tanesi üniversite öğrencilerine, 6 tanesi y kuşağına, 5 tanesi ortaokul öğrencilerine, 2si ebeveynler üzerine, bir çalışma anaokulu ve bir çalışma da öğretmenler üzerine yapılmıştır. Araştırmalarda en fazla 'Algılanan Helikopter Ebeveyn Tutum Ölçeği'nin (24 araştırma) kullanıldığı belirlenmiştir. Sonrasında 4 araştırmada görüşme formu, 3 araştırmada Psikolojik İyi Oluş Ölçeği kullanıldığı görülmüştür. 'Yaşam Doyumu Ölçeği', 'Özyeterlilik Ölçeği', 'Boyun Eğici Davranışlar Ölçeği' ve 'Şişirilmiş Benlik Duygusu Ölçeği' ise 2'şer araştırmada kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Helikopter Ebeveyn, Meta Analiz, Öğrenci Ebeveyn İlişkisi
  • Master Thesis
    HAFIZA VE ANLATI OLARAK RESİM
    (2019) AKKUL, NEZİR
    Bu çalışmadayağlı boya resim sanatını hafıza ve anlatı olarak ele alırken, 2012 yılından beri yaptığım yağlı boya çalışmalarının ana serilerini ayrıntılı olarak irdeliyorum. Ana argümanım, sanatçının imgelem dünyasının ve yaratıcılığının çocukluktaki yaşanmışlıklar başta olmak üzere doğa, mekan ve nesnelerden beslendiği, kolektif hafıza ve kuşaklararası aktarımın öznenin hafıza ve anlatısını şekillendirirken özgün sanat eserlerinin oluşumunda anahtar bir rol oynadığıdır. Çalışmanın ana bölümleriniKamyon, Newroz, Sınır,Mevsimler, Baraka, Sur, Kuşlar, Mezarlık, Yol, Otoportre, Mezopotamya serilerinin incelemesi oluşturmaktadır. Ek olarak “Esin Kaynaklarım” adlı son bölümde çocukluğumdan itibaren bana ilham kaynağı olan Maradona, Yaşar Kemal, Anselm Kiefer, Vincent Van Gogh ve Nuri Bilge Ceylan’ın sanatımdaki izlerini tetkik ediyorum
  • Master Thesis
    Arthur Schopenhauer'ın felsefesinde ölüm temasının analizi
    (Mardin Artuklu Üniversitesi, 2019) Esen, Arzu Sime; Doru, Mehmet Nesim
    Schopenhauer'ın düşünce sisteminin merkezinde yer alan kavram isteme kavramıdır. İsteme kavramı nesneye yöneldiği zaman, nesneyi öznenin tasarımı olarak ve özne için var eder. Yani kısacası var olan her şey özne için ve tasarım olarak var olur. Schopenhauer'ın felsefesinde isteme kavramı yöneldiği nesneleri öznenin istemesiymiş gibi gösterir, özne arzulanan şeye ulaştığı zaman arzuladığı şeyden beklediği mutluluğu bulamaz bunun temel nedeni türün istemesine yönelik eylemde bulunmasıdır. Bu türün bireyi yanıltmasından kaynaklı bir şeydir. Schopenhauer bütün bunlara dayanarak dünyada birey için mutluluğun mümkün olmadığını söyler, bundan dolayı da bireyin yapması gereken şey istemeyi yadsımaktır. Hayat acı ve ısdıraplarla dolu bir yerdir. Aynı zamanda Schopenhauer bireydeki yaşama istencinin sebep olduğu ölüm korkusunun gereksiz olduğunu söyler. Kişi yaşama istencini yadsıyarak ölüm korkusuyla başa çıkabilir. Çalışmadaki temel amaç Schopenhauer'ın da dediği gibi ölüm korkusunun yersiz bir korku olduğunu vurgulamaktır. Bu çalışmayı yürütürken Schopenhauer felsefesinde yer alan temel ve önemli noktalara değinilerek ölüm konusu için hazırlık yapıldı ve daha sonra Schopenhauer felsefesinde ölüm konusu ele alınıp değerlendirildi.
  • Master Thesis
    Türkiye'de kadınların siyasal temsili: Yapısal faktörlerin analizi
    (Mardin Artuklu Üniversitesi, 2019) Süğüt, Tuğba; Kızılkan, Zelal Başak
    Siyaset ve kadın konuları yüzyıllardır araştırmacıların en çok üzerinde durduğu konular arasında yer almaktadır.Özellikle de kadınların siyasal temsili, kadınların siyasete katılımı ve bunları etkileyen,şekillendiren faktörler araştırmacılar için önemini sürdürmeye devam etmektedir.Yapılan bu çalışmada literatürde var olan siyasal katılım,siyasal temsil,siyaset ve toplumsal cinsiyet arasındaki ilişki,kadınların sahip olduğu haklar,kadınların siyasal katılımlarının yıllar içinde şekillenmesi ile günümüzdeki mevcut durumu,uluslararası ilişkilerin temelinde kadın ve siyasal temsilinin önemi ve Türkiye'de kadınların siyasal temsili ve kadınların siyasal katılımlarını etkileyen faktörler incelenmiştir. Bu çalışma kapsamında Türkiye'de kadınların siyasal katılımında etkin role sahip olan faktörler incelenmiş olup, bu hususta genel itibariyle hangi faktörlerin daha etkili ve önemli olduğu saptanmaya çalışılmıştır.Literatür araştırmasıyla birlikte Türk tarihinde kadınların siyasal katılımı konusunda bir çok faktörün etkili olduğu ve zaman içinde kadınların siyasete katılımlarını şekillendirdiği görülmüştür.Bu faktörlerin genel hatlarını; geleneklerin, dinsel öğelerin ve sosyoekonomik şartların oluşturduğunu söylemek mümkündür. Rönesans ve reform hareketleri ile başlayan katılım süreçleri sanayi devriminden sonra ivme kazanmıştır.Somut anlamda siyasal temsil ve siyasete katılım adımları ikinci dünya savaşı sonrasında atılmaya başlanmıştır.Kadınların temsilini ve siyasal katılımı etkileyen faktörlerin neredeyse bütün toplumlarda benzer olmasına rağmen bu hususların gelişim süreçlerinin her toplumda farklı bir şekilde meydana geldiği görülmüştür.Özellikle gelişmiş ülkelerde öne çıkan kadın hareketleri Türk toplumunda da etkisini göstermeye başlamıştır.1900'lü yıllarda Türkiye'de de eşitlik ve özgürlük temalı sivil toplum hareketleriyle birlikte kadınların temsili ve siyasal katılımları önem kazanmaya ve toplumun gündemini meşgul etmeye başlamıştır.Zamanla kadınların siyasette daha fazla yer alması için çabalayan sivil toplum kuruluşlarının ve devlet kurumlarının desteğini alan kadınların toplumda daha fazla söz sahibi olmaya çalıştıkları görülmüştür. Bu durumun günümüzde ve daha sonraki yıllarda da devam edebilmesi için kadınların geleneksel rollerinin değişmesi ve ekonomik problemleri aşmaları gerekmektedir.
  • Master Thesis
    Ta'lîkâtu Ahmet Hilmi el-Koğî 'alâ Elfiyeti İbn Mâlik adlı eserin tahkîk ve tahlîli
    (Mardin Artuklu Üniversitesi, 2021) Saleh, Abdul Malek; Tekin, Ahmet
    Şüphesiz tarih boyunca birçok alim İslami ilimler alanında çalışmalar yapmıştır. Bu alanla ilgili yapılan çalışmaların bir sonucu olarak ortaya çok geniş bir külliyat ve literatür çıkmıştır. Yapılan bu çalışmaların hemen hemen tümünün Arapça olması bu dile ayrı bir önem verilmesini gerektirmiştir. Bu gelişmelerin neticesinde dil alanında da birçok çalışma yapılmış ve ortaya birçok eser çıkmıştır. Onlar yaptıkları çalışmalar ve ortaya koydukları eserlerle bu ilimde aşırı gidenlerin dini tahrifini, batıl ehlinin fitnelerini ve cahillerin yanlış yorumlarını engellemişlerdir. Dil alanında çalışmalar yapıp eser veren alimlerden biri de Molla Ahmet Hilmî Koği'dîr. O, İbn Mâlik'in Elfiyye adlı eserine bir ta'lîk yazmış, bu ta'lîkte açıklanması gerektiğini düşündüğü yerleri açıklamış ve bu açıklamalarına Kur'an ayetlerini ve dil bilimcilerin sözlerini delil olarak getirmiştir. Biz de bu çalışmamızda Molla Ahmet Hilmi Koğî'ye ait olan bu değerli el yazması eseri ele aldık. Bu eser sarf ve nahiv alanında yazılmış ancak basımı yapılmamıştır. Koği'nin bu çalışması İbn Mâlik'in Elfiyye adlı eseri için yapılmış en önemli çalışmalardan biri olarak kabul edilmektedir. Bu çalışmada giriş bölümünde İbn-i Mâlik ve eserleri ele alınmıştır. Daha sonra Ahmet Hilmi el-Koği'nin hayatı yazılmıştır. Son olarak ise bu ta'lîkte geçen bütün ayet, hadis, şiir ve meselelerin kaynaklarını belirttikten sonra tahkik ve tahlil yapılmıştır. Yine şerhte ismi geçen veya sözlerinden delil getirdiği kişilerin hayatları kısaca verilmiş ve ilgili kaynakları belirtilmiştir. Bununla birlikte bazı yerlerde Elfiyye üzerine yazılmış diğer şerhlerden de alıntılar yapılmıştır.
  • Master Thesis
    Dengbêjlik geleneği ve toplumsal hafıza: Batman örneği
    (Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Orhan, Bayram; Çetin, Adnan
    Kürtçe sözlü edebiyat ve müzik tarihinde dengbêjlik geleneği olarak bilinen özel bir gelenek bulunmaktadır. Dengbêj, "deng-söz" ve "bêjtin-söylemek" kelimelerinden müteşekkil birleşik bir kelimedir. Dengbêjî (dengbêjlik), yapılan işi ifade ederken, dengbêj söz konusu işi icra edendir. Bazı araştırmacılar dengbêjleri hikâye anlatıcıları dengbêj eserlerini de hikâye olarak görürken, bazıları dengbêjleri şarkıcı ve dengbêj eserlerini de bir tarz şarkı olarak ele almaktadır. Dengbêjleri şair ve dengbêj eserlerini de şiir olarak görenler ve hatta dengbêjliğin teatral tarafına odaklananlar da bulunmaktadır. Bana göre, birçok sanat dalından özellikler barındıran dengbêjînin bir ya da birkaç kelime ile tanımlanması ve sınırlarının çizilmesi çok zordur; ama dengêjler ve dengbêjlik hakkında bir şeyler söyleyecek olursam şunu derim: Hem kilam hem stran (şarkı) söyleyen ve aynı zamanda çîrok (hikâye) anlatan dengbêjler icra ettikleri çok boyutlu dengbêjlik sanatıyla Kürt toplumunun kültürel ve etik değerlerini, gelenek ve göreneklerini, sosyo-politik ve tarihi olaylarını kuşağa aktararak insanlar arasında ortak bir kimlik inşa etmektedir. Dengbêjlik kültürü ve geleneği Kürtlerin yaşadığı her coğrafyada hayat bulmuştur; ama Kürtçenin Kurmanci lehçesinin koşulduğu yerlerde dengbêjlik geleneği ve kültürünün daha güçlü olduğu kabul edilmektedir. Karapetê Xaco gibi meşhur bir dengbêjin çıktığı ve hala onlarca dengbêjin yaşadığı; Filîtê Quto, Silêmanê Mistê, Emê Gozê, Eliyê Ûnis, Bavê Fexriya ve burada adını sayamayacağım birçok kilam ve stranın üretildiği ve azımsanmayacak bir alımlayıcı nüfusuna sahip yer olan Batman gelişkin ve müstakil bir dengbêjlik geleneğine sahip şehirlerden biridir. Buna rağmen Batman dengbêjliğini direkt olarak merkeze olan bir araştırma bulunmamaktadır. Konusu Batman dengbêjliği olan bu tez bu alandaki eksikliği kapatmayı ve dengbêjlik geleneği ile ilgili literatüre mütevazi bir katkı yapmayı amaçlamaktadır. Bu tez esas itibariyle 2017 ve 2018 yıllarında yapmış olduğum alan araştırmasına dayanmaktadır. Sahadaki güncel durumdan haberdar olmak için kendileriyle röportaj yaptığım dengbêjlerle iletişim halinde oldum. Ayrıca tezimde Batman şehir ve kültürel yaşamına yabancı olmayan bir araştırmacı olarak şahsi deneyim ve gözlemlerimden de faydalandım. Üç ana bölümden meydana gelen bu tez, ilk bölümde dengbêjlik nedir ve dengbêj kime nedir sorularına mevcut araştırmacılar, dengbêjler ve alımlayıcılar üzerinden cevaplar bulmaya çalışmaktadır. Yine bu bölümde dengbêj eserleri ve anlatılarının türleri örnekleriyle birlikle incelenmiştir. İkinci bölüm; Batman dengbêjliğinin özelliklerini, Batman'ın dengbêjlik geleneği ile ön plana çıkan bölgelerini, dengbêjliğin Batman'daki kamusal ve özel icra alanlarını ve Batmanlı dengbêjlerin sosyo-ekonomik durumlarını ve toplumsal profillerini konu edinmektedir. Üçüncü ve son bölümde ise, Batman dengbêjliği içinden seçilen altı dengbêj kilamı söylem ve içerik analizine tabi tutulmuş ve bu eserlerin nasıl bir söylem ürettiği irdelenmiştir. Ayrıca, bu kilamların ürettiği söylemin Batman toplumsal ve kültürel hafızasında nasıl bir yere tekabül ettiği üzerinde durulmuştur.
  • Master Thesis
    Akut yüksek doz arsenik maruziyetinin insan göbek damarı endotel hücrelerinde(HUVEC) oluşturduğu sitotoksisite, oksidatif stres ve apoptozise karşı trans-chalcone uygulamasının koruyucu etkinliğinin araştırılması
    (Mardin Artuklu Üniversitesi, 2023) Gözüoğlu, Mustafa; Unsal, Velid
    Bu çalışma, İnsan Umblikal Ven Endotel Hücreleri (HUVEC), arsenik maruziyeti sonucunda hücre hasarı uyarılacaktır. HUVEC hücrelerinde arsenik kaynaklı hücresel hasarı ve bu hasara karşı Trans-chalcone'nun olası koruyucu rolünü belirlemek amacıyla yapılacaktır. Trans-chalcone'nın hasara uğramış hücreler üzerindeki sitotoksisite, apoptotizis, oksidatif strese etkileri araştırılacaktır. Arsenik ile indükleniş hücreler Trans-chalcone ile tedavi edilerek, hücre canlılığı, sitotoksisite, Oksidatif stres parametreleri ve DNA hasarı in vitro olarak gösterilecektir. Arsenik büyük ölçüde çevreye yayılan ve yer kabuğunda metalloid olarak biriken toksik bir elementtir. Arsenik ve türevleri içme suyunda, besinlerde, toprak ve hava partiküllerinde bulunmaktadır. Özellikle içme suyu arsenik maruziyetinin en yaygın kaynağıdır. Arsenik Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı tarafından grup I insan karsinojeni olarak sınıflandırılmıştır. Arseniğe maruziyet; akciğer, kan, cilt kanseri ve çeşitli cilt lezyonları ile ilişkilidir.
  • Master Thesis
    Ortaokullarda okul iklimi ve istenmeyen öğrenci davranışlarına ilişkin öğretmen görüşleri
    (Mardin Artuklu Üniversitesi, 2021) Çetin, Berçem; Özdaş, Faysal
    Araştırmanın amacı ortaokullarda görev yapan öğretmenlerin, okul iklimi ve öğrencilerdeki istenmeyen davranışları nasıl değerlendirdiklerini ortaya koymaktır. Araştırmanın evrenini Diyarbakır ilinde ortaokullarda görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Örneklemi ise Diyarbakır ilinin dört merkez ilçesindeki(Bağlar, Sur, Kayapınar, Yenişehir) ortaokullarda görev yapan 245 öğretmen oluşturmaktadır. Veriler, Betimsel araştırma yöntemlerinden karma araştırma modeli kullanılarak toplanmıştır. Nicel veri toplama aracı olarak "Okul İklimi" ve "İstenmeyen Davranış Ölçeği" ölçekleri, nitel veriler için de görüşme formu kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde, ortalama, standart sapma, Bağımsız Gruplar t-testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına bakıldığında cinsiyete göre "Bireyler Arası İlişkiler" ve "Sınıf Dışı Davranışlar" boyutu "Bazen" düzeyinde "Zarar Verici Davranışlar" boyutu ise "Hiçbir Zaman" düzeyindedir. Eğitim durumu ve mevcut okulda çalışma süresine göre öğretmen görüş ortalamaları arasındaki farklar anlamlı değildir. "Okul İklimi" ölçeğine göre "Demokratiklik ve Okula Adama", "Liderlik ve Etkileşim", "Başarı Etkenleri" ve "Samimiyet" boyutları cinsiyete göre "Çoğu Zaman"; "Çatışma" boyutu "Nadiren" düzeyindedir. Okul ikliminin "liderlik ve etkileşim" alt boyutunda cinsiyete göre öğretmen görüşlerinin ortalamasına bakıldığında erkek öğretmenler lehine anlamlı bir fark vardır. Erkek öğretmenlerin yöneticilerle daha iyi ilişki kurdukları söylenebilir. Eğitim durumu ve mevcut okulda çalışma süresine göre görüş ortalamaları arasındaki fark anlamlı değildir. Mesleki kıdemde ise kıdemi 1-5 yıl olan öğretmenlerle 6-10 yıl olan öğretmenlerin görüşleri ortalamasının arasındaki fark hem okul iklimi hem de istenmeyen öğrenci davranışlarına göre anlamlıdır. Buna göre yeni başlayan öğretmenler deneyimli öğretmenlere göre daha çok sorun yaşamaktadır. Bu durumun deneyim eksikliğinden kaynaklandığı söylenebilir.
  • Master Thesis
    Covid-19 salgınında turizm paydaşlarının kriz yönetim stratejisi ve acil eylem planı geliştirilmesine yönelik algıları: Diyarbakır örneği
    (Mardin Artuklu Üniversitesi, 2023) Yontürk, İsa; Çakar, Kadir
    Son yıllarda büyük bir ivme kazanan turizm küresel bir sektör haline gelerek ülkeler ve ülke ekonomilerini artan oranda birbirine bağımlı hale getirmiştir. Küreselleşmenin zamanla güçlenmesi kriz kavramının alanını genişleterek küresel bir olgu haline dönüştürmüştür. Dolayısıyla küresel bir sektör halini alan turizme yapılan yatırımların hem maddi hem manevi değeri yüksek olduğundan turizm faaliyetlerinde söz sahibi olan paydaşların ekonomik istikrarlarını sürdürülebilir bir seviye de tutabilmek adına potansiyel krizlere karşı kriz ortamında uygulanabilir hareket planlarının ve önlem uygulamaları almaları önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı, Covid-19 krizi örneğinden yola çıkarak Diyarbakır ilinde turizmden sorumlu kamu ve özel sektör temsilcilerinin krize karşı etkin yönetim strateji ve acil eylem planının olup olmadığına yönelik paydaş algılarını ortaya çıkarmaktır. Bu sebeple çalışmanın ifade edilen amacı doğrultusunda nitel araştırma tekniğinden yararlanılmıştır. Araştırma verileri Diyarbakır'da bulunan turizm paydaşları ile yüz yüze görüşme tekniğiyle toplanmıştır. Araştırma sonucunda Diyarbakır turizminin genel durumuna ilişkin krizlere karşı hazırlık düzeyinin yeterli olmadığı, strateji ve eylem planının olmadığı, reklam ve tanıtım faaliyetlerinde eksikliklerin olduğu, turizmden sorumlu paydaşların ilişki düzeyinin yetersiz olduğu ve bundan dolayı Diyarbakır ilinin Covid-19 krizinden ciddi olumsuz sonuçlarla karşı karşıya kaldığı dolayısıyla Diyarbakır özelinde etkin bir yönetişimin oluşamamasına neden olduğu sonucuna varılmıştır.
  • Master Thesis
    Görme duyusu üzerine açılımlar
    (Mardin Artuklu Üniversitesi, 2021) Altintaş, Zeynep Öztap; Gürelli, Kutlu
    Görme Duyusu Üzerine Açılımlar başlıklı tez çalışması, görme problemi odaklı çalışma sürecini oluşturmaktadır. Görme probleminin gördüğünü dönüştürme durumunun nedenlerini, bellekte biriken görüntüler ve algı olgusu üzerinden incelemektedir. Görsel belleklerimizde yer alan görüntüler algılama biçimimizi etkiler. Görmeye zorlayan gözün algılama sürecinin hareketliliği, görmede tanışıklığa işaret etmektedir. Görme, algı, görüntüler, bellek, bilgi kavramları görme problemi kapsamında ilişkilenmektedir. Çalışma, görme probleminin açtığı konular etrafında ilişkilenen kavramlarla ve eylemsel boyutuyla, sanatsal pratiğini oluşturarak tamamlanmaktadır.
  • Master Thesis
    ŞEYH UBEYDULLAH İSYANI
    (2014) KILIÇ, AVNİ
    Yavuz Sultan Selim’in Kürdistan’ı hâkimiyetine almasıyla başlayan Osmanlı-Kürt ilişkileri başlangıçta İran Safevi Devleti’ne karşı bir ittifak olarak varlığını sürdürmüştür. Daha sonraki dönemlerde Osmanlı-İran ilişkilerine paralel olarak hareket alanları daralan pek çok Kürt emirliği bağlı bulundukları hükümetlerce tarih sahnesinden silinmiştir. 19. yüzyıla gelindiğinde varlığını sürdüren emirlikler ise hem Osmanlı hem de İran hükümeti ile çeşitli sorunlar yaşamış, bir taraftan mevcut hükümetler ile çatışırken diğer taraftan da hâkimiyet alanlarını genişletmek için birbirleriyle çekişme içerisinde olmuşlardır. Yüzyılın başında merkezi otoritesini güçlendirmeyi hedefleyen Osmanlı Devleti, bunun önünde engel olarak gördüğü yerel yönetimleri ortadan kaldırmaya başlamıştır. Böylece 19. yüzyılın ortalarına gelindiğinde Kürdistan’da merkezi otorite önünde engel teşkil edecek hiçbir emirlik kalmamıştır. Ancak emirliklerin kaldırılması merkezi otoriteyi güçlendirmediği gibi bölgede yönetim krizi ve kargaşanın hâkim olmasına neden olmuştur. Kargaşanın hâkim olduğu bu dönemde toplumsal sorunların çözüm mercii haline gelen şeyhler Kürt mirlerinden boşalan liderlik koltuğuna oturmuşlardır. 1876-77 Osmanlı-Rus Harbi’ne katılarak dini kimliğine siyasi bir kişilik de ekleyen Şeyh Ubeydullah bundan sonra bölgedeki Kürtlerin siyasi açıdan da hamisi ve savunucusu durumuna gelmiştir. Osmanlı ve İranlı yöneticilerin bölgedeki tutumları ve özellikle İran sınırları içerisinde bulunan Sünni Kürtlerin İran’ın mezhebi baskılarından şikâyetleri şeyhin onları korumaya yönelik harekete geçmesine neden olmuştur. İran’ın bu baskıcı mezhebi taassubunu değiştirmemesi ve Osmanlı hükümetinin duruma çözüm üretememesi üzerine İran’a saldıran şeyh, bu durumu kendi yöntemleriyle çözme yoluna gitmiştir. Ancak harekâtında başarısız olan şeyh, Hakkâri’ye dönmek zorunda kalmış ve bir yıllık İstanbul iv ziyareti/sürgününden sonra tekrar Hakkâri’ye dönmüş fakat İran ve Rusya’nın baskıları neticesinde tekrar bölgeden uzaklaştırılarak Hicaz’da ikamete tabi tutulmuştur.
  • Master Thesis
    KIRSAL SÜRYANİ DİNİ MİMARİSİNİN KORUNMASI KAPSAMINDA “ELBEĞENDİ(KAFRO TAHTAYTO) KÖYÜ MOR YAKUP KİLİSESİ” RESTORASYON ÖNERİSİ
    (2018) Leyla ASLAN
    ÖZET Bir halkın ve topluluğun kimliğini, kültürünü, yaşayışını ve önemlisi o bölgede varlığını ispatlayan en önemli iz; ardından bırakmış olduğu taşınır ve taşınmaz eserlerdir. İlk yerleşimlerden biri olan Mezopotamya’da da birçok medeniyete ait izler bulunmaktadır. Büyük bir tarihsel sürece sahip olan Turabdin Bölgesi’nde pek çok medeniyete ait anıt yapılar bulunmaktadır. Tarihsel süreç içinde bu bölgede yaşamış olan medeniyetler veya halkların bir bölümü bugün bu bölgede yaşamamaktadırlar. Fakat günümüzde bu yok olmuş veya göç etmiş kültürlerin mirasının korunması ve gelecek nesillere iletilmesi gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı, Turabdin bölgesinde günümüzde tamamı Süryani nüfusuna sahip Elbeğendi (Kafro Tahtayto) köyü üzerinden kırsal Süryani dini mimarisinin korunmasına katkı sağlamaktır. Bu kapsamda, köyün en büyük kilisesi olan ve şu an faaliyete kapalı olan Mor Yakup Kilisesi seçilmiştir. Bu yapının seçilmesinde temel neden, bölgede az bilinen bir anıt üzerinden kırsal dini mimariyi analiz edip gelecek nesillere aktarılmasını sağlayarak, korunmasına katkıda bulunmaktır. Mimarlık alanında kiliseler konusunda yapılmış olan çalışmaların çoğu kent merkezlerindeki tanınmış anıtlar üzerinedir. Birebir kırsal dini mimari tipolojisi çalışılmaması bu konunun seçilmesindeki nedenlerdendir. Bir başka sebep ise, bölgede yapılan araştırmalar sonucunda Mor Yakup Kilisesi’nin plan şemasına sahip birçok kilisenin tespit edilmiş olmasıdır. Bu açıdan bölgedeki diğer kiliseleri anlamak adına Elbeğendi Köyü Mor Yakup Kilisesi özel bir yapı örneğidir. Çalışma kapsamında, Turabdin yerleşkesi ve topografyası üzerinden kutsal mekânların analizi, kutsallığın dini mimariye yansıması ve topografyanın kırsal dini mimariye yansıma şekli gibi faktörler de incelenmiştir. Kırsal mimari-din- kutsallık- Turabdin- sosyal pratikler- topluluklar- coğrafya- sanat tarihiarkeoloji kavramlarının bölgede etkileşimi üzerinde durulmuştur. Yapının mimari özellikleri belgelenmiş ve bölgedeki diğer kiliselerle karşılaştırmalar yapılmıştır. Kilisenin mekânları dönemsel analizler ile değerlendirilerek, Turabdin’de dini mekânın oluşumu tartışılmıştır. İklimsel koşullar, malzeme bozulmaları ve kullanıcı müdahaleleri ile hasarlı ve işlevsiz olan Mor Yakup Kilisesi’nin mimari analizi ve ayrıntılı rölövesi hazırlanmıştır. Turabdin bölgesinin dinsel geçmişi ve dinsel mimarisi göz önünde xix bulundurularak dönemsel Restitüsyon projesi hazırlanmıştır. Bu dönemsel analizler ile bölgedeki pek çok kilisenin de analizi yapılabilmektedir. Yapının köy ile olan bağı üzerinde durularak koruma sorunları belirlenmiş, çözümler getirilerek belgeleme yapılmıştır. Alınan tüm restorasyon kararları kırsal dini mimariyi anlamak adına önemli bir kültür varlığı olan Mor Yakup Kilisesi’nin daha uzun yıllar yaşatılmasını sağlamaya yöneliktir. Restorasyonda yapılacak hataların sonradan yapıya daha çok zarar vermemesi için, önerilen bütün müdahalelerin restorasyon konusunda uzman mimar, mühendisler ve ustalar tarafından uygulanması gerekmektedir. Bu kapsamda bölgedeki yanlış restorasyon uygulamaların önüne geçmek için ve yapıları daha uzun yıllar ayakta kalabilmesini sağlamak için Mor Yakup Kilisesi özelinde yapılan bu rölöve, restitüsyon projesi ve restorasyon projesi gibi çalışmaların tüm Turabdin Kiliselerine uygulanması ve belgelenmesi gerekmektedir. Bu yapıların cemaate kazandırılması dışında dini turizme hizmet eden “ziyaret kilise” olarak işlevlendirilmeleri, kırsal turizm içinde yer alarak turizmin kırsalda da canlanması, bu yapıların korunarak yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması amaçlanmalıdır.
  • Master Thesis
    Difficulties Experienced by Patient Relatives Caring for Community Mental Health Center Patients and Mental Health Literacy Levels
    (2025) Kılıç, Fatma Hükümdar; Baran, Leyla
    Amaç: Bu araştırmada, toplum ruh sağlığı merkezinden hizmet alan bireylere bakım veren hasta yakınlarının yaşadığı zorlukların ve ruh sağlığı okuryazarlık (RSOY) düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Method: Kesitsel nitelikte planlanan bu çalışmanın evreni, Mardin Toplum Ruh Sağlığı Merkezi'nden hizmet alan bireylerin bakımını sağlayan 330 bakım verenden oluşmuştur. Araştırmanın örneklemini ise çalışmanın dahil olma kriterlerini sağlayan ve çalışmaya katılmayı kabul eden 184 bakım veren oluşturmuştur. Veriler 01.05.2024 – 01.09.2024 tarihleri arasında yüz yüze anket yöntemiyle araştırmacı tarafından toplanmıştır. Araştırma verilerinin istatistiksel değerlendirilmesinde Statistical Package of Social Science 26.0 paket programı kullanılmıştır. Araştırmaya dahil edilen hastaların ve bakım verenlerin tanıtıcı bilgilerine ilişkin verileri için; sayı, yüzde dağılımlar, ortalama, standart sapma, minimum ve maksimum değerler verilmiştir. Yapılan normallik testleri sonucunda uygun t testleri uygulanmıştır. İstatistiksel anlamlılık düzeyi 0.05 olarak alınmıştır. Bulgular: Çalışmamızda bakım verenler tarafından bakımı sağlanan hastaların yaş ortalaması 37.89±14.17 (19–94) ve tanı yılı ortalaması 11.17±8.20 (1–40) olduğu, %52.2'sinin kadın, %59.8'inin tanısının şizofreni, %59.8'inin bekar olduğu, %35.9'unun okuma yazma bilmediği, %55.4'ünün şehir merkezinde yaşadığı, %77.2'sinin çalışmadığı, %81.5'inin gelirinin giderden az olduğu ve %61.9'unun gelir kaynağının engelli / bakıcı maaşı olduğu saptanmıştır. Çalışmamızda bakım verenlerin yaş ortalaması 45.42±11.49 (24–73) ve hastaya bakım süresinin ortalama 12.28±9.13 (1–35) yıl olduğu, %50'sinin kadın, %80.4'ünün evli, %28.2'sinin okur yazar olduğu, %60.9'unun şehir merkezinde yaşadığı, %84.8'inin çalışmadığı, %76.1'inin gelirinin giderden az olduğu, %89.1'inin hastayla aynı evde yaşadığı, %85.9'unun daha önce bakım deneyiminin olmadığı, %29.3'ünün bakım verdiği hastanın eşi olduğu, %30.4'ünün bakımda yardım almadığı ve %50'sinin gelir kaynağının engelli / bakıcı maaşı olduğu saptanmıştır. Bakım verenlerin %87.5'inin duygusal, 83.2'sinin fiziksel, 81.5'inin pratik, 76.6'sının sosyal ve 67.9'unun finansal zorluk yaşadığı saptanmıştır. Bakım verenlerin RSOY ölçeğinden aldıkları puan ortalamaları 12.36±3.42 (3-22) olup; cinsiyet, medeni durum, çalışma durumu, eğitim durumu, hasta dışında baktığı kişilerin olması ve hastaya bakım verme nedenine göre ölçek puanı farklılıklar göstermiştir. Ayrıca RSOY ölçeğinden alınan puan ortalamaları bakım verenlerin fiziksel ve sosyal zorlukları yaşama durumlarına göre farklılıklar göstermiştir. Sonuç: Çalışmamızın sonuçları incelendiğinde, ruhsal sorunları olan bireylere bakım verenlerin çeşitli alanlarda önemli zorluklarla karşılaştığı ve RSOY düzeylerinin orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. Bu alanda yapılacak gelecekteki çalışmalarda, bakım verenlerin karşılaştığı zorlukların aşılmasına yardımcı olabilecek ve onlara zorluklarla etkili baş etme mekanizmaları geliştirmelerine olanak tanıyacak yaklaşımların ele alınması önerilmektedir.
  • Master Thesis
    ما خالف فيه أبو السعود الزمخشري في سورة البقرة دراسة تحليلية
    (2024) Ağri, Ali; Ekinci, Kutbettin
    Bu tezin yazılmasından amaç Ebüssuûd Efendi'nin ilmî kişiliğini, kendine has özelliklerini ortaya koymak ve Ebüssuûd Efendi'nin tefsirde izlediği usûl ile tercih yöntemlerini belirlemektir. Tezimiz; giriş, iki bölüm ve sonuç kısımlarından oluşmaktadır. Giriş kısmında konunun önemi, bu konunun tercih edilme sebepleri, tezin hedefleri, tezin incelediği problemler ve konun işlenme metodu, geçmişte yapılmış çalışmalar ve çalışmanın zorlukları, konunun sınırları ve konu işlenirken izlenen metod ele alınmıştır. İlk bölümde Zemahşerî ve Ebüssuûd Efendi'nin ilmî kişilikleri ele alınmış ve tefsirleri incelenmiştir. Araştırmamız bu iki parlak ilmî şahsiyetin hayatlarına, yaşadıkları asrın şartlarına, bu iki şahsiyetin ilmî açıdan durumlarına, âlimlerin bu iki şahsiyet hakkındaki görüşlerine ve bu iki bilginin eserlerine yer verilmiştir. Bu bölümde iki şahsiyetin tefsirde izledikleri metod ile tefsirlerinde ön plana çıkan özellikler ortaya koymak istenmiştir. Kendilerinden sonra etkiledikleri tefsirlerin hangileri olduğuna da yer verilmiştir. İkinci bölümde ise Bakara Suresi'nde Ebüssuûd Efendi'nin Zemahşerî'den ayrıldığı meseleler tahlil edilmiştir. Söz konusu meseleler teker teker zikredilmiştir. Ayrılıklar zikredilirken Bakara Suresi'ndeki ayet sırasına riayet edilmiştir. Her ayet tefsirinde önce Zemahşerî'nin görüşüne yer verilmiştir. Daha sonra Ebüssuûd Efendi'nin Zemahşerî'ye aykırı olan görüşü verilmiş, daha sonra da müfessirlerin bu ayetin tefsiri ile alakalı görüşleri delilleri ile birlikte verilmiştir. En sonunda da müfessirlerin görüşlerinin tetkik edilmesi suretiyle çalışma sahibinin görüşü verilmiştir.
  • Master Thesis
    4-6 Yaş Kuran Kursu Öğreticilerinin Yeterlilik Düzeyleri Görüşleri ve Beklentilerinin Tespit Edilmesi
    (2025) Güzel, Zehra; Bala, Sabahattin
    Bu çalışmanın amacı, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 4-6 yaş Kur'an kurslarında görev yapan öğreticilerin, bu yaş grubuna yönelik Kur'an Kursu Programı hakkındaki görüşlerini, beklentilerini ve yeterlilik algılarını belirlemek ve değerlendirmektir. Dinî gelişimin temelinin atıldığı okul öncesi dönem, din eğitimi açısından büyük bir öneme sahiptir. Diyanet'in 4-6 Yaş Kur'an Kursu Programı, 2013-2014 eğitim-öğretim yılında on ilde pilot olarak başlatılmış ve sonraki yıl Türkiye genelinde uygulanmaya başlamıştır. Bu programın uygulanma sürecinden elde edilen geri bildirimler, programın niteliğini geliştirmek için önemli bir veri kaynağıdır. 4-6 yaş grubundaki çocukların düşünce dünyasına erişmek ve görüşlerini almak güç olduğundan veriler öğreticilerden toplanmıştır. Bu programa katılan öğreticilerin gözlem ve değerlendirmeleri önemli bir bilgi kaynağı oluşturmaktadır. Bu doğrultuda araştırma, 2023 yılında Mardin'de görev yapan 15 öğretici ile mülakatlar aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada öğreticilerin aldıkları eğitimler, Diyanet İşleri Başkanlığı ve velilerle ilgili beklentileri, çalışma motivasyonları ve kursların fiziksel imkânlarına dair görüşleri yarı yapılandırılmış bir görüşme formuyla ele alınmıştır. Çalışma sonucunda, katılımcıların meslek seçimlerini büyük ölçüde kendi istekleri doğrultusunda yaptıkları ve mesleklerine duydukları sevginin oldukça kuvvetli olduğu belirlenmiştir. Ancak, katılımcılar mesleki yeterlilik açısından, özellikle pedagojik formasyon bilgisi konusunda kendilerini yetersiz gördüklerini ifade etmişlerdir. Ayrıca, çalıştıkları kurumlarda ve velilerle iletişimlerinde bazı sorunlar yaşadıkları tespit edilmiştir. Bu sorunlara yönelik olarak katılımcılar, çözüm önerileri sunmuş ve sorunların giderilmesi için çeşitli stratejiler geliştirilmesi gerektiğini vurgulamışlardır. Bu çalışmanın daha sonra yapılacak olan 4-6 yaş Kuran Kursları çalışmalarına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
  • Master Thesis
    Turistlerin sokak lezzetlerine ilişkin tutum ve imaj algısının satın almaya etkisi İzmir örneği
    (Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Öztürk, Birhan; Gürbüz, Semra
    Bu çalışmanın amacı, turistlerin sokak lezzetlerine ilişkin tutum ve İzmir'in gastronomi imaj algısının satın almaya etkisinin araştırılmasıdır. Çalışmada sokak lezzetlerine yönelik tutumun; hizmet kalitesi, memnuniyet, hijyen, duygu, yemek kalitesi ve değer boyutları ile İzmir gastronomi imaj algısı ele alınarak, satın alma niyetine etkisinin katılımcıların demografik özelliklerine göre farklılaşıp farklılaşmadığı araştırılacaktır.
  • Master Thesis
    Cognitive Emotion Regulation in Teachers: The Relationship Between Spiritual Well-Being and Mindfulness
    (2025) Kılıç, Nurullah; Apak, Hıdır
    Bu araştırma, öğretmenlerin bilişsel duygu düzenleme, manevi iyi oluş ve bilinçli farkındalık düzeyleri arasındaki ilişkileri incelemek ve bu değişkenlerin yaş, cinsiyet, eğitim durumu, mesleki deneyim, çalışılan okul kademe türü, medeni durum, meslek memnuniyeti, sosyo-ekonomik durum ve psikolojik tanı durumu gibi demografik değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını analiz etmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Betimsel yöntem ve tarama modeli kullanılarak yürütülen araştırmanın örneklemini Şırnak ilinde görev yapan 394 öğretmen oluşturmaktadır. Veriler, çevrimiçi olarak uygulanan Demografik Bilgi Formu, Bilişsel Duygu Düzenleme Ölçeği (BDDÖ), Üç Faktörlü Spiritüel İyi Oluş Ölçeği (ÜFSİÖ) ve Bilinçli Farkındalık Ölçeği (BİFÖ) aracılığıyla toplanmıştır. Normallik varsayımları sağlandığı için analizlerde parametrik testler kullanılmış ve bu doğrultuda t-testi, ANOVA ve Pearson korelasyon analizleri uygulanmıştır. Araştırma bulgularına göre öğretmenler, bilişsel duygu düzenleme açısından en yüksek puanı plana tekrar odaklanma ve pozitif yeniden gözden geçirme, en düşük puanı ise yıkım ve diğerlerini suçlama alt boyutlarında almıştır. Manevi iyi oluş düzeyleri genel olarak orta-üst düzeyde bulunmuş; en yüksek puanlar aşkınlık ve doğa ile uyum, en düşük puan ise anomi alt boyutlarında gözlemlenmiştir. Bilinçli farkındalık düzeyleri ise genel olarak yüksek bulunmuştur. Demografik değişkenler açısından bazı anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Kadın öğretmenler pozitif tekrar odaklanma stratejisini, erkek öğretmenler ise kabul etme ve düşünceye odaklanma stratejilerini daha sık kullanmaktadır. Psikolojik tanı almış bireyler, bazı olumlu düzenleme stratejilerinde ve doğa ile uyum boyutunda daha düşük puanlar almıştır. Mesleki deneyim süresi arttıkça kabul etme düzeylerinde artış gözlenmiştir. Yaş ilerledikçe manevi iyi oluş alt boyutlarında anlamlı artışlar kaydedilmiştir. Bununla birlikte eğitim durumu, medeni durum ve sosyoekonomik düzey gibi değişkenlerde sınırlı bazı farklılıklar gözlemlense de bu değişkenlerin manevi iyi oluş ve bilinçli farkındalık üzerindeki etkileri genel olarak zayıf düzeydedir. Araştırma sonuçlarına göre, bilişsel duygu düzenleme ile manevi iyi oluş arasında anlamlı ve pozitif yönlü ilişkiler saptanmıştır. Özellikle pozitif yeniden gözden geçirme, plana tekrar odaklanma ve pozitif tekrar odaklanma gibi stratejiler, manevi iyi oluşun alt boyutlarıyla yüksek düzeyde ilişkilidir. Buna karşın kendini suçlama, yıkım ve diğerlerini suçlama gibi olumsuz stratejiler özellikle anomi ile negatif yönde ilişkilidir. Öte yandan bilinçli farkındalık ile bilişsel duygu düzenleme ve manevi iyi oluş arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Bu bulgu, bilinçli farkındalık düzeyinin öğretmenlerin duygusal düzenleme ya da spiritüel iyi oluş durumlarından bağımsız gelişen bir süreç olabileceğini düşündürmektedir.