Yüksek Lisans Tezleri - Karma

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/57

Browse

Recent Submissions

Now showing 1 - 20 of 904
  • Master Thesis
    HANNAH ARENDT’TE KÖTÜLÜĞÜN SIRADANLIĞI” KAVRAMININ SIRADANLAŞAN APOLİTİK BİREYLERİN ZİHİN - EYLEM KOPUŞUNA DAYALI KAYNAĞI
    (2019) TAŞ, ÖZGÜR
    Kötülük sorunu, felsefe tarihinin en köklü konu başlıklarından birini oluşturmaktadır. Arendt bu soruna yönelik analizleri neticesinde kötülüğün sıradanlığı kavramını ortaya koymuştur. Bu bağlamda Adolf Eichmann üzerinden düşüncesiz ya da fikirsiz olarak adlandırılan insanların eylemlerinin kötülüğe sıradan bir nitelik kazandırdığı görülmektedir. Kötülük kavramı üzerine açıklama geliştirilirken klasik ve sistematik dönem felsefesinin yaptığı aşkınsal bir güce de gönderme yapılmamaktadır. Bu kötülük, modern dünyada sıradan insanın elinde şekillenmektedir. Sonuçları yıkıcı olan kötülüğün sıradanlaşmasının ortaya çıkmasından ve yayılım alanı bulmasında totaliter sistemlerin rolü de önemlidir. Ayrıca totaliter rejimlere ve otoritelere duyulan düşüncesiz ve yargısızca duyulan itaat de sorumluluğun kaybolmasına ve kötülüğün sıradanlaşmasına neden olmaktadır. Bu bağlamda kötülük apolitik ve çıkarsal ilişkiler neticesinde oluşan sıradan insanlardan gelmeye başlamıştır. Bu çalışmada ise “kötülüğün sıradanlığı” kavramı ve onun sonuçlarının ne olduğu sorununun yanında, “sıradan” ve “normal” diye kabul edilen insanların neden bu kadar sıradanlaştığının toplumsal koşulları sorgulanmaktadır. Bu amaç çerçevesinde çalışmamız, Sohn-Rethel’den ilham alarak, sıradan kötülüğün üretilme nedenlerini, modern toplumun sıradan insanının zihinsel durumları ve değer yargıları ile eylemleri arasındaki kopuşa bağlamaktadır. Dolayısıyla zihni ve eylemi farklı yönlere giden sıradan insanların ürettiği sıradan kötülüğün altını çizmektedir
  • Master Thesis
    Öğretmenlerin Algılarına Göre Hizmetkâr Liderlik ile Örgütsel Bağlılık ve Örgütsel Güven Arasındaki İlişkinin Analizi
    (2024) Alagöz, Hümeyra; Akın, Mehmet Ali
    Bu araştırma, öğretmen algılarına göre okul yöneticilerinin hizmetkâr liderlik, örgütsel güven ve örgütsel bağlılık düzeyleri ile bu değişkenler arasındaki ilişkiyi analiz etmek amacıyla yapılmıştır. Araştırma nicel araştırma yaklaşımı kullanılarak yapılan betimsel ve ilişkisel bir araştırmadır. Araştırmanın evreni 2023-2024 öğretim yılında Mardin İlinin Merkez Artuklu İlçesindeki kamu okullarında görev yapan 2993 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise kolay ulaşılabilir örnekleme tekniğiyle seçilen 413 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırma verileri kişisel bilgi formu, Hizmetkâr Liderlik Davranışları Ölçeği, Örgütsel Bağlılık Ölçeği ve Örgütsel Güven Ölçeği kullanılarak elde edilmiştir. Veriler araştırmacının bizzat okullara giderek öğretmenlere ölçekleri uygulaması ile ölçeklerin Google forma dönüştürülmesi şekliyle online olarak toplanmıştır. Toplanan veriler SPSS 27 programıyla analiz edilmiştir. Araştırmanın kuramsal çerçeve bölümünde liderlik türlerinden ve hizmetkâr liderliğin ayırt edici özelliklerinden bahsedilmiş, ardından örgütsel bağlılık detaylarıyla ele alınmıştır. Ayrıca araştırmanın bir diğer değişkeni olan örgütsel güven de boyutlarıyla ele alınarak detaylandırılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre elde edilen bulguların incelendiği bölümde ise literatürün büyük ölçüde desteklendiği gözlenmiştir. Görev yapılan okul türü değişkenine göre ilkokul öğretmenlerinin genel olarak daha yüksek hizmetkâr liderlik, örgütsel güven ve örgütsel bağlılık düzeylerine sahip olduğu belirlenmiştir. Diğer taraftan okul büyüklüğünün öğretmenlerin liderlik ve örgütsel bağlılık düzeyleri üzerinde daha etkili bir faktör olabileceği bulgulanmıştır. Hizmetkâr liderlik, örgütsel bağlılık ve örgütsel güven düzeyleri arasında anlamlı ve pozitif bir ilişkinin olduğu, bu üç değişkenin de birbirini önemli ölçüde desteklediği görülmüştür. Cinsiyet, kıdem yılı, öğrenim durumu, okulun bulunduğu bölgenin sosyo-ekonomik yapısı, medeni durum ve yaş değişkenlerine göre öğretmen algıları arasında hizmetkâr liderlik, örgütsel güven ve örgütsel bağlılık düzeylerinde anlamlı fark bulunmamıştır. Anahtar Kelimeler: Hizmetkâr liderlik, Örgütsel bağlılık, Örgütsel güven
  • Master Thesis
    تطور الحياة العلمية والفكرية في بلاد الشام في العهد الأيوبي
    (2024) Allah, Alaa Alddın Nasr; Chikhou, Rachid
    Bu çalışmada, Eyyûbîler Devleti döneminde Biladü'ş-Şam bölgesindeki ilmî ve fikri yaşamın gelişimi ele alınacaktır. Selahaddin Eyyûbî ve sonraki Eyyubi sultanlarının, bilimsel ve düşünsel yaşamın Biladü'ş-Şam'da ilerlemesine olan katkıları incelenecektir. Araştırmacı, bu dönemin siyasi ve kültürel koşullarını gözden geçirecek ve Eyyûbî sultanlarının entelektüel hayatın gelişimindeki rolünü vurgulayacaktır. Biladü'ş-Şam bölgesindeki önemli bilimsel merkezler, dönemde gelişen temel bilim alanları ve Biladü'ş-Şam'da öne çıkan ünlü bilim adamları da incelenecektir. Ayrıca, Eyyubi kadınlarının ilmî hareketin gelişimindeki önemli rolü anlatılacaktır.
  • Master Thesis
    12. ve 13. yüzyıllarda Fırat Adasının alimlerinin dış tehditlere karşı rolleri
    (Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Denizer, Berivan; Kadro, Narjes
    Medeniyet gelişimin deve toplumların ilerlemesindeki en önemli faktölerin arasına alimler ve fakihler gelir. Peygamberlerin varisi ve islamın sancağını taşıyanlar oldukları için alimler, Allah katında ve müslüman toplumda büyük bir yere sahiptir. Şayet onların fetvaları ile toplum aydınlanabilir. Müslümanların maruz kaldığı fitne ve musibetlere karşı müslümanların güvenlik çemberi ve müdafaa hattı olmuşlar. Müslümanların maruz kalıp yaşadığı en büyük sınavlardan iki vakası 490h./ 1096 m. yılında gerçekleşmiş olan Haçlı seferleri ve 616h./ 1219 m. yılında İslam diyarını savuran Moğol istilaları idi. Toplumun en önemli kesimlerinden biri olan seçkin âlimlerin tutumlarını incelemek, Fırat bölgesinin işgaline karşı tutumlarını ve zaferlerin elde edilmesi konusunda ne kadar bir katkıda bulunduğunu inceleyip netleştirmek için bu önemli konunun incelenmesini önemi yukarıdaki belirttiği malimlerin öneminden kaynaklanmaktadır. Bu konubirgiriş, altı bölüm ve en önemli bulguları içeren bir sonuçtan oluşan bu araştırma aracılığıyla incelenmiştir. Birinci bölüm, Fırat bölgesinin ve en önemli şehirlerinin tarihi özetini ve Hicrialtıncı ve yedinci yüzyıllar ile Miladi on ikinci ve on üçüncü yüzyılların önemini ele aldı. İkinci bölümde ise, Haçlı Seferleri öncesi İslâmî Doğu'nun genel durumu, Haçlı tehlikesinin Fırat bölgesindeki etkisi ve Eyyubi devletinin temellerini atan Fakih İsa el-Hakari gibi önde gelen âlimleri ve onların Haçlılara karşı cihadda kirollerini anlatmıştır. Üçüncü bölüm de araştırmacı ,Selahaddin Eyyubi'nin çağdaşı ve ilmî hareketin ilerlemesine katkıları bulunan Bahaaeddin İbn Şeddadel-Mevsilive ilk Moğol saldırıların atanık olan ve Cengiz Han'ın hükümdarlığı ve İslam ülkelerindeki Moğol ordularının hareketlerini izleyip inceleyebilen İbnü'l-Esirel Cezeri gibi Fırat Adası'ndaki alimlerin Haçlı istilasına karşı siyasi ve entelektüel konumlarını ve cihatçı rollerini açıkladı. Dördüncü bölümde, Tasavvufun ve Şiiliğin yayıldığı ve İslam dünyasının büyük bir kayıp ve dağılma içinde olduğu Moğol saldırısı öncesi İslami Doğu'nun durumu ve Fırat adasına yapılan Moğol saldırıları ele alınmıştır. Beşinci bölümde, Moğol istilaları sırasında Müslüman âlimlerin cihattaki rolü ele alınmış. Özellikle İbnü's-Salah'ın toplumdaki sapkınlıklardan ve bidatlerden kaynaklanan yozlaşmayla mücadeledeki rolü ve Şeyhel-İslam İbn Teymiyye'nin Moğollara karşı cihade etkisi açıklanmıştır. Çalışmanın son bölümü olan altıncı bölümde ise gerek fıkıh ve hadis gibi dini ilimlere olan ilgileri gerekse de medreselerin kurulmasıyla önemli bir rol oynayan Rabia Hatun ve Zümrüd Hatun gibi âlim, fakih ve muhaddis kadınlardan oluşan toplumun birkesimi incelenmiştir. Bu çalışma sayesinde, âlimlerin toplumu, toplumda yaygın olan fitne ve yozlaşma kaynaklarından arındırmaya ne kadar hevesli oldukları anlaşılmıştır. Bu çalışma sayesinde, müslüman topluluğun Moğollara karşı durabilmelerini uman alimlerin toplumu, toplumda yaygın olan fitne kaynaklarından arındırmaya ve onları manevi açıdan hazırladıkları ve bukonuda ne kadar hevesli oldukları anlaşılmıştır. Bu araştırmada milleti yönlendirip rehber etmek ve cihada katılıp katılmaya teşvik etmek ve İslam'ı yaymak gibi her alan da alimlerin harikulade duruşları ortaya çıkmıştır.
  • Master Thesis
    Uluslararası İşçi Filmleri Festivalinde gösterilen filmlerin afişlerinde ideoloji ve özne: Babamın Kanatları (2016), Hiçlik Fabrikası (2017), Yedek Köleler (2018), Acil Çırak Aranıyor (2019) ve Çığlık (2020) filmleri örnekleri
    (Mardin Artuklu Üniversitesi, 2023) Kalkan, Cihan; Işık, Mehmet
    Sanayi Devrimi sonrasında toplumsal yaşamın en önemli öznelerinden birisi durumuna gelen işçilerin gündelik yaşamı, sorunları ve hakları için verdikleri mücadeleler başlangıç yıllarından itibaren sinemanın ilgi odaklarından birisi olmuştur. Lumiere Kardeşler tarafından 1895 yılında gerçekleştirilen ilk gösterimde 45 saniye uzunluğundaki The Workers Leaving the Factory (İşçilerin Fabrikadan Çıkışı) isimli filmin bulunması bu ilgiyi açıkça ortaya koyar. İşçilere yönelik ilgi sonraki yıllarda devam etse de işçi filmleri alanında asıl gelişme 1960'lı yıllarda yaşanır. Güçlenen işçi hareketleri dünyada olduğu gibi Türkiye'de de işçi filmlerinin sayısının hızla artmasını beraberinde getirir. İşçi filmlerinde yaşanan artış sadece işçi filmlerinin gösterildiği festivallerin düzenlenmesini de beraberinde getirir. İlk işçi filmi festivali ''The International Labour Film Institute'' tarafından 1954 yılında Hamburg'da, ikincisi 1957'de Viyana'da, üçüncüsü 1960'ta Stockholm'de ve dördüncüsü 1963'te Tel Aviv'de yapılır. Bu festivalleri yenileri izler. Türkiye'de ise ilki işçi film festivalinin düzenlenmesi oldukça geç bir tarihte 2006 yılında gerçekleşir. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali adındaki festival her yıl düzenlenmekte olup 2023 yılında 18.si düzenlenecektir. Bu çalışmada anılan festivalde gösterilen filmler arasından amaçlı örneklem yöntemiyle belirlenen Babamın Kanatları (2016), Hiçlik Fabrikası (2017), Yedek Köleler (2018), Acil Çırak Aranıyor (2019) ve Çığlık (2020) filmlerinin afişleri göstergebilimsel analiz ile incelenmiştir.
  • Master Thesis
    Şair Ebu Haydar Abdunnasır'ın Divanı
    (Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Yılmaz, Abdulselam; Tekin, Ahmet
    Suriyeli ŞairEbu Haydar Abdunnasır Tavus,Suriye'nin kuzeyinde yer alan Amude kentinden olup Ramazanel-Buti'nin yanısıra 1983-1989 yılları arasında Şeyh Sadeddin Abdullatif'ten fıkıh, tefsir,hadis ile Arap dili ve edebiyatına dair dersler almıştır. Seçkin alimlerin rıhle-i tedrisatından geçmesi nedeniyle Abdunnasır'ın edebi ve şiirsel yönü öne çıkmıştır. Abdunnasır yaşamının değişik evrelerinde edindiği duygu ve düşüncelerini şiire yansıtarak çalışma konumuzu teşkil eden Divanı'nı oluşturmuştur. Çalışmada şair Abdunnasır hayatı ve Divanı'nın değerlendirilmesinden teşkil olunmuştur. Giriş ve üç bölümden ibaret olan çalışmanın birinci bölümünde; şairimizin hayatına dair veriler değerlendirilmeye çalışılmıştır. İkinci bölüm şairin hayatı bağlamında şiirlerininin duygu ve anlam kritiği yapılmıştır. Üçüncü bölüm ise elyazısıyla kaleme alınan Divan'ın bilgisayar yazısına çevrilmesine ayrılmıştır. Zira şimdiye kadar söz konusu divanın yayımı ve değerlendirilmesi hiçbir çalışmaya konu olmamıştır. Yapılacak çalışmayla bu Divan, Arap dili ve edebiyatı ile akademik camiaya kazandırılmış olacaktır. Ayrıca Suriye iç savaşını da şiirlerinde konu edip dile getirdiği için ileri tarihlerde bu divan bir vesika niteliği taşıyabilecektir.
  • Master Thesis
    Seyyid Kutub'un "Fî Zilâli'l-Kur'ân" adlı tefsîrinde edebî üslûb
    (Mardin Artuklu Üniversitesi, 2021) Elali, Velid; Salihoğlu, Hamit
    Seyyid Kutub'un "Fî Zilâli'l-Kur'ân" adlı tefsîrindeki edebî üslûbu bütün yönlerini ortaya koymayı amaçlanmıştır.
  • Master Thesis
    İklim değişikliği ile mücadelede kamu politikalarının rolü: Türkiye ve Avrupa Birliği ülkelerinin durumu
    (Mardin Artuklu Üniversitesi, 2023) Aydın, Zeynep; Polat, Melike Atay
    Bugün dünya gündeminde ortak problem olarak en çok yer edinen konulardan biri iklim değişikliği krizidir. Bu kriz özellikle sanayileşmenin büyümesi ile daha da yükselen bir olgu haline gelmiştir. Tüm dünyada iklim değişikliğinin hız kazanarak devam etmesi ve akabinde gelen problemler bu konuda önlem alınması mecburiyetini doğurmaktadır. İklim değişikliğinin etkilerinin azaltılması hususunda en önemli görev politika yapıcılara düşmektedir. İklim değişikliğinin olumsuz etkilerine maruz kalan AB üye devletlerinin yöneticileri kıtalarının giderek ısındığının farkında olarak iklim değişikliği ile mücadele konusunda yapılan birçok uluslararası programa öncülük etmektedir. Benzer şekilde Türkiye de coğrafi konumu itibari ile iklim değişikliğinden etkilenmekte olup, bir dizi çevreye yönelik kamu politikalarına başvurarak bu konudaki mücadelesini sürdürmektedir. Bu bağlamda, AB"ye uyum sürecindeki Türkiye"nin iklim değişikliği ile mücadelesinde uygulamaya koyduğu kamu politikası göstergeleri bakımından AB"nin karşısındaki göreceli performansının araştırılmasının anlamlı bir konu olacağı düşünülmektedir. Bu tezin amacı, iklim değişikliği ile mücadelede uygulanan kamu politikaları bakımından Türkiye ve AB ülkelerinin performanslarını karşılaştırmalı olarak ortaya koymaktır. Diğer bir deyişle, Türk ekonomisinin ilgili kamu politikaları göstergeleri bakımından hangi AB ülkeleri ile benzer gelişme seviyesine sahip olduğunu belirlemektir. Böylece, iklim değişikliği mücadelesinde çaba harcayan diğer ülkelerin iklim değişikliği üzerine geliştireceği politikalara da ışık tutulması hedeflenmektedir. İklim değişikliği ile mücadelenin ele alındığı mevcut literatür incelendiğinde; konuya teorik yaklaşan çalışmaların yanısıra ekonometrik analizlerin yapıldığı çalışmaların sayısının son zamanlarda arttığı görülmekle birlikte, istatistiksel çalışmaların sayısı sınırlıdır. Bununla birlikte Türkiye ve AB ülkelerinin göreceli iklim değişikliği ile mücadelesinde kamu politikaları göstergelerinin performansını kümeleme analizi ile tespit eden herhangi bir çalışmaya rastlanılmamıştır. Dolayısıyla, çalışma bu bakımdan literatürdeki diğer çalışmalardan farklılık göstermektedir. Hiyerarşik ve hiyerarşik olmayan kümeleme analizi bulgularına göre, Türkiye kamu politikası göstergeleri bakımından Belçika, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Estonya, İrlanda, Yunanistan, İspanya, Hırvatistan, Kıbrıs, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Macaristan, Malta, Avusturya, Polonya, Portekiz, Romanya, Slovenya, Slovakya, Finlandiya ve İsveç gibi AB ülkeleri ile aynı grupta yer almıştır.
  • Master Thesis
    İslâmî İlimler fakültelerinde Türk öğrencilerinin nahiv hatalarının tahlili -Mardin Artuklu Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi örneği- (Analysis of nahiv errors of Turkish students in faculties of Islamic Sciences -Mardin Artuklu University example of Faculty of Islamic Sciences-)
    (Mardin Artuklu Üniversitesi, 2020) Alluş, Ahmet El; Akçay, Halil
    Araştırmacı bu çalışmada Mardin Artuklu Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi öğrencilerinin nahiv hatalarının analizini ortaya koymaya çalışmıştır. Bunu yaparken hazırlık sınıfından 4.sınıf kadar okuyan öğrencilerin sınav kağıtlarındaki nahiv hatalarını göz önünde bulundurmuştur. Araştırmacı nahiv yanlışlarının çeşitleri ve yıllar içinde düzeltilmesi sonucuna ulaşmak için, nahiv yanlışlarının oranını ve sonuçlarına ek olarak yanlışların nedenlerini de sıralamıştır. Bu çalışma giriş, iki bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Araştırmacı giriş bölümünde nahivin önemi, öğretim sorunu, onunla ilişkili soruyu, istenilen hedefleri, nahivin önemi ve sınırlarını ona bağlı yönteme ek olarak ele almıştır. Böylece araştırmacı onu karşılayan zorlukları aşmıştır. Araştırmacı, çalışmanın teori kısmı olan birinci bölümde nahiv bilgisinin kaynağı, yanlışların analiziyle ortaya çıkan kavramları ve yanlışların analiz edilmesinin önemini ortaya koymuştur. Geçmiş çalışma ve tartışmaları sonlandırmak adına da daha önceki ve daha sonraki hataların analizine bağlı olarak yöntemleri de ortaya koymuştur. Çalışmanın pratik çerçevesi olan ikinci kısımda ise araştırmacı tarafından, Mardin Artuklu Üniversitesi İslâmî İlimler Fakültesinde okuyan bazı Türk öğrencilerin nahiv yanlışlarının analizi yapıldı. Araştırmacının ulaştığı sonuç, sonuç kısmında sunduğu tavsiyeler ve sonuçları işte bu istatistiklerin ve sonuçların tartışmasıdır.
  • Master Thesis
    Aristotales Felsefesinde Dört Neden Kuramı
    (2024) Yenigün, Fethullah; Ceylan, Ahmet
    Aristoteles, Antik Çağ'ın en önemli filozoflarından birisidir. Ona göre bilgelik, nedenlerin bilgisini bilmektir. Bilmenin ilk adımını nedeni bilmeye dayandırması ile epistemolojinin hatta bilimin temel ilkesinin, varlığın nedenini bilmekten geçtiğini ortaya koymuştur. Bu araştırmada Aristoteles'in doğa anlayışının anlaşılması amacıyla geliştirdiği Dört Neden Kuramı ele alınmış ve felsefenin dolayısıyla bilimin ilerlemesindeki önemi üzerinde durulmuştur. Aristoteles, değişme, gelişme, hareket ve büyüme gibi doğada bulunan devinimin anlaşılmasını bu ilkeler üzerinden temellendirmiştir. Bu çerçevede Aristoteles'in doğa üzerine kaleme aldığı eserine Fizik adını vermesi, kendinden önce Arkhe, ilke veya ilk madde arayışına girişen düşünürleri doğa filozofları olarak adlandırması, bu yaklaşımın bir sonucudur. Bu bağlamda araştırmanın konusu olan Dört Neden Kuramını detaylandırmadan önce Aristoteles'in öncelikle Fizik, Metafizik ve daha birçok eserinde bahsettiği doğa filozoflarının üzerine yoğunlaştıkları Arkhe kavramı irdelenecektir. 'ilke' ya da 'ilk olan' anlamına gelen Arkhe, birçok antikite filozofunun üzerinde düşündüğü önemli bir kavramdır. Bu manada ilke, bilgide ve varlıkta ilk olanı ve varlığın ilk nedeni, diğer varlıkların tamamının kendisinden meydana gelen ilk maddeyi işaret eder. Aristoteles, var oluşun doğada meydana geldiğini düşünür. Bu bakımdan Platon'un aksine araştırmalarını göğe bakarak değil de yeryüzünde yoğunlaştırır. Çevremizde bulunan şeyler sürekli değişmektedirler. Dolayısıyla değişme dış dünyaya yönelik en kapsayıcı deneyimlerimizdendir. Buna göre Aristoteles'in fizik sisteminde Dört Neden Kuramı merkezi bir konumda bulunmaktadır. Bunlara yönelik Platon'un matematiksel analizi ve Demokritos'un atom kuramına karşın Aristoteles de Dört Neden Kuramı ile yanıt vermeye çalışmıştır. Dolayısıyla Aristoteles'in: ''İlkeleri, nedenleri bildiğimizde her nesneyi biliriz'' Sözünden de anlaşılacağı üzere doğayı ve fizik sistemi bilmek Aristoteles açısından nedeni bilmektir. Aristoteles, evrenin temeli olarak tek bir ilkeyi koyanların ve her şeyi bu ilkeden türetenlerin, oluş ve bozuluşu aynı şey olarak tanımladıklarını söyler. Ancak Demokritos, Leukippos, Anaksagoras ve Empedokles gibi filozofların evrenin temeli olarak birden fazla ilkenin varlığını savunduklarını ve oluş ve bozuluş arasında ayrım yaptıklarını eleştirir. Bu araştırmada yer alan Dört Neden Kuramı'nın anlaşılması için tarihsel arkaplanı olan Arkhe kavramı, ardından Aristoteles'in oluş, hareket, doğa ve işlevin anlamı gibi konulara da değinilmiştir.
  • Master Thesis
    Hicri 3. ve 4. yüzyılın önde gelen münekkitlerine göre tümevarım ve sebr/araştırma (Karşılaştırmalı araştırma)
    (Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Hüseyin, Ziyad; Bellı, M. Kamel Kara
    Hadis âlimleri, Hz. Peygamber'in sünnetine diğer ilimlerde benzerine rastlanmayacak bir önem atfetmişlerdir. Hadise verilen bu önem, hadisin altın çağı olarak isimlendirilen hicri 3 ve 4. asırlarda hadis elde etmek ve hadis ilimleriyle ilgili kitaplar yazmak konularında bariz bir şekilde görülmüştür. Hadis ilmi, rivayet üzerine kurulu olduğu için ravilerin durumlarını bilmek ve haberlerini araştırmak, muhaddislerin en önde gelen hedefleridir. Şüphesiz ravilerin biyografileriyle ilgili bilgi edinmenin birçok yolu olsa da sebr/araştırma ve tümevarım bu yoların en başında gelmektedir. Bu çalışma hadis münekkitlerinin temel dayanaklarından olan araştırma ve tümevarımı açıklamayı hedeflemektedir. Araştırmada sebr ve tümevarımın manası, şartları, cerh ta?dîl ilmine etkisi uygulamalı olarak ortaya konmaya çalışılmıştır. Araştırmanın bir diğer amacı ise, hicri 3 ve 4. yüzyılın en meşhur cerh ta?dîl alimlerinin, ravi ve ravilerin rivayetlerini araştırma hususunda sebr ve tümevarımı nasıl kullandıklarını tespit etmedir. Araştırma, tümevarımı ifade etmek üzere alimlerin kullandıkları lafızları ortaya koymaya ve tahlil etmeye dayanmaktadır. Ayrıca alimlerin verdikleri örnekler zikredilerek; teorik bilgilerin nasıl uygulandığı da gösterilmiştir. Çalışma araştırmacının ulaştığı sonuçlarla bitmiştir.
  • Master Thesis
    TRT Çocuk Kanalında yayınlanan çizgi filmlerde erkeklik rollerinin temsili: "Aslan" örneği
    (Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) İlhan, Suzan Yılmaz; Işık, Mehmet
    Çizgi Filmleri çocuklar için önemli bir öğrenme aracı olarak görebiliriz. Özellikle okul öncesi dönem olan 3-6 yaş aralığı çocukların zamanlarının önemli bir kısmını geçirdikleri çizgi filmlerde yer alan kahramanları rol model alarak günlük yaşamlarında taklit ettikleri söylenebilir. Bu doğrultuda çizgi film içerisinde yer alan baba, anne, çocuk, büyükbaba, dayı, arkadaş gibi karakterlerin toplumsal rolleri yansıtma biçimi önemli bir konu olarak görülür. Dolayısıyla küçük yaşlardan itibaren çocuklara dayatılan toplumsal cinsiyet rol kalıplarının içselleştirilmesi, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin üretimine ve yeniden üretimine neden olduğu söylenebilir. Bu bilgiler ışığında bu çalışmada Türkiye'nin ilk yerli ve kamusal sorumluluk ile yayın yapan bir devlet kanalı olan TRT Çocuk kanalında yayınlanan Aslan adlı çizgi filmde erkekli inşası ve erkeklik rollerinin nasıl temellendirildiği ortaya koyulmaya çalışılmıştır.
  • Master Thesis
  • Master Thesis
    Foucault'nun etik anlayışında "Parrhesia" kavramı
    (Mardin Artuklu Üniversitesi, 2023) İçten, Kemal; Cengiz, Yunus
    Bu tez çalışmasının temel amacı, ilk olarak Euripides'in metinlerinde ortaya çıkan parrhesia kavramının özelde Foucault'un hakikati söyleme kavramsallaştırması üzerinde bıraktığı tarihsel değişimlerini incelemektir. Parrhesia, bir kişinin hakikati bilebilmek için kendisine dair hakikati bilmesi gerekliliğini dile getirerek doğru söyleme cesaretinin sergilenmesi gerekliliğini vurgulayan bir kavramdır. Dolayısıyla parrhesia kavramı çerçevesinde parhessia'nın kavramsal ve anlamsal çözümlemesi yapılıp Foucault'nun etik anlayışının tüm temas kollarını detaylandırabilmek adına Antik Yunan filozofları esas alınarak inceleme yapılmıştır. Tez çalışmamızın birinci bölümünde Foucault'nun Doğruyu Söylemek ve Hakikat Cesareti adlı eserlerini ön plana alarak ortaya koymuş olduğu hakikat bilgisi ve hakikat konuşmacısının hangi özelliklere sahip olduğu açıklanmıştır. Parrhesia'nın kavramsal ve anlamsal analizini içeren bu bölüm içerisinde Foucault çizgisinde bir parrhesiastes örneği olarak Sokrates örneklendirilmiştir. Sokrates örneği üzerinden bir Parrhesiastes'ın ne gibi risklerle karşılaşabileceği irdelenmiştir. Sokrates'in Savunması eserinden yola çıkılarak Antik Yunan felsefesinde bir Parrhesiastes örneği olarak gösterilen Sokrates'in neden politikaya girmeyi reddettiğini veya politikaya girmiş olması durumunda ne tür risklerin olabileceği geniş bir perspektifle sunulmuş ve siyasi Parrhessia'nın göstergeleri Foucault'nun bakış açısıyla değerlendirmek hedeflenmiştir. İkinci bölümde ise Parrhesia'nın etik düzleminde bir ifade edilişini konu alınmış, bir hakikat pratiği olan askesis pratiklerinin parrhesia ile irtibatı kurulmaya çalışılmıştır. Yapılan bu çalışmada Kiniklerin doğru yaşam felsefesi ve Foucault'nun Kinikler üzerinden açıkladığı parhessia bakış açısı konuyu aydınlatmıştır.
  • Master Thesis
    El-İnsâf fî Keşfil Keşşâf elyazmasından Bakara sûresi 170-286. ayetlerin tahkiki
    (Mardin Artuklu Üniversitesi, 2020) Huseyin, Abdurrahim; Ensari, Abdurrahman
    Elyazması (bu eser),ez-Zemahşeri'nin tefsiriyle ilgili olup, kitaptaki mutezilî görüşleri, dille ilgili meseleleri ve ihtilaflı konuları ele alıp tartışıyor. Ayrıca bazılarının Zemahşeri'nin İtizalî görüşlerini şiddetle tenkit ettiği halde muhalefetlerinin eserin güzel yönlerini görmeye mani olmadığını, yapılan tenkitlerin onun tefsiri ve tefsirini inceleyenler için bir bir nasihat kabilinden olduğunu ortaya koymuştur. Ancak bazı haşiye sahiplerinin ez-Zemahşeri ile olan ihtilaflarının sorunlu olduğunu, aralarında adil bir şekilde hüküm verecek birine ihtiyaç duyulduğunu da belirtmek gerekir. İşte bu işi Allame Ebu Zer'a ve Irak'ın önde gelen âlimlerinden olan babası yapmıştır. Bunlar dengeli bir tutum sergilemiş, haşiye sahiplerine adil davrandıkları gibi Zemahşeri'ye de insaflı davranmışlardır. Ayrıca ve el-Keşşaf'taki hadislerin de tahricini gerçekleştirmişlerdir.
  • Master Thesis
    ÜRDÜN AHVÂL-I ŞAHSİYE KANUNUNDAKİ ŞAZ FIKHÎ GÖRÜŞLER (EVLİLİK VE BOŞANMA KISIMLARI)
    (2019) MAHAMİD, MAYSOON
    Ürdün’deki kanunları düzenleyenler, ahvâl-ı şahsiyeye dair kanunları belirlerken İslam Şeriatını kendilerine dayanak olarak alıp onu tek esas olarak kabul etmişlerdir. Ancak bu işi yaparken dört mezhebin genel kabul gören fıkhi görüşleriyle yetinmemiş, bazı kanunlar hususunda zaman zaman bunların da dışına çıkarak şaz fıkhi görüşleri almışlardır. Bunu yaparken de kendi usullerine uygun yeni içtihatlara dayanmış ve böylece sosyolojik ve ekonomik birçok değişimin yaşandığı asrımızın bilimsel gerçeklerine daha muvafık düşen sonuçlara ulaşmışlardır. Bu araştırma da, Ürdün ahvâl-ı şahsiye kanununda evlilik ve boşanma konularına dair şaz fıkhi görüşleri bir araya getirmekte ve bunları karşılaştırmalı fıkıh kaidelerince inceleyerek şaz olma boyutunu ele almakta, ayrıca Ürdün’deki kanun düzenleyicilerin bu şaz görüşleri tercihlerinde isabetli olup olmadıklarını, delillerinin kuvvetini ve koydukları kanunlarının vakıaya uygun olup olmadığını tahlil etmektedir.
  • Master Thesis
    Sporda Marka Kutuplaşması Ölçeğinin Geliştirilmesi ve Takım Taraftarlığı Bağlamında Bir Uygulama
    (2025) Sağlık, Uğur; Gülmez, Yavuz Selim
    Bu çalışmanın amacı, marka kutuplaşması olgusunu spor endüstrisi bağlamında açıklamak ve bu olguyu ölçmeye yönelik geçerli ve güvenilir bir ölçek geliştirmektir. Literatürde kutuplaşma farklı disiplinlerde incelenmiş olsa da, spor pazarlaması ve futbol taraftarlığı bağlamında sistematik bir ölçüm aracının eksikliği dikkat çekmektedir. Çalışmada öncelikle kutuplaşma, marka ve marka kutuplaşması kavramları teorik açıdan incelenmiş, ardından spor endüstrisinin dönüşümü, futbolun küreselleşme süreci ve taraftar davranışları analiz edilmiştir. Bu kuramsal temel ışığında ölçek maddeleri geliştirilmiş, uzman görüşleri, pilot uygulama ve örneklemden alınan verilerle revize edilmiştir. Ölçeğin geçerliliği ve güvenilirliği Cronbach Alfa, KMO, Bartlett Testi, Açıklayıcı Faktör Analizi ve Doğrulayıcı Faktör Analizleri ile test edilmiştir. Bulgular, ölçeğin yüksek iç tutarlılığa ve sağlam bir faktör yapısına sahip olduğunu göstermektedir. Veriler kartopu örnekleme ve kolayda örnekleme yöntemleri ile toplanmış, farklı demografik gruplar üzerinden test edilmiştir. Analizler sonucunda, taraftarların destekledikleri takımlara yönelik güçlü olumlu tutumlarını ifade eden pozitif kutup ile rakip takımlara karşı geliştirdikleri güçlü olumsuz tutumları yansıtan negatif kutup olmak üzere iki boyut ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak geliştirilen ölçek, uluslararası işletme, uluslararası pazarlama ve spor literatürüne özgün bir teorik katkı sunmakla birlikte, tüm spor branşlarında uygulanabilecek pratik bir araç niteliği taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Marka Kutuplaşması, Spor Pazarlaması, Tüketici Davranışı, Futbol, Ölçek Geliştirme
  • Master Thesis
    Fârâbî'nin medeniyet tasavvurunda felsefenin yeri
    (2024) Akıncı, Abdulkerim; Meçin, Mahmut
    Bu tezin konusu sistematik ve müstakil bir felsefi sistem geliştiren İslam filozoflarının ilklerinden biri olan Fârâbî'nin siyaset felsefesi alanında ortaya koyduğu medeniyet tasavvurunda felsefenin değerini ve önemini ele almaktadır. Fârâbî, özellikle siyaset alanında yazmış olduğu el-Medînetü'l-Fâzıla, es-Siyâsetü'l-Medeniyye ve Fusûlu'l-Medenî eserlerinde ideal bir toplum öngörür. Erdemli toplum düzeninden sorumlu olan bir ilk başkan (Reisü'l-Evvel) vardır. Fârâbî toplum yönetiminin yanı sıra eğitiminden de sorumlu baş koordinatör olan devlet başkanının belli nitelikleri taşıması gerektiğini ifade eder. Bu nitelikler içerisinde ilk başkanın filozof olması dikkat çekicidir. Fârâbî, felsefesinde filozof-kral şeklinde adlandırdığı bu kişi dünya ve ahiret mutluluğunu ile toplumun dirlik ve düzenliğini sağlayan ilk yöneticidir. Fârâbî'nin ideal erdemli toplumunda bilgelik niteliğine sahip ilk yöneticiyle felsefeye verdiği bu üstün konum tezin ana konusunu oluşturur. Bunu ele alırken İslam dünyasının ve düşüncesinin felsefeyle yeni tanışması bağlamında felsefenin kabulü ve konumu dikkat edeceğimiz ayrı bir husustur. Amacımız İslam dünyasında felsefenin konumlandırma problemi yaşandığı bir dönemde Fârâbî gibi öncü bir ismin medeniyet tasavvurunda bu probleme nasıl bir cevap verdiğini göstermektir. Nitekim Fârâbî'nin medeniyet tasavvurunda felsefeye verdiği seçkin konum önemli bir tavır olarak klasik dönemde İslam düşüncesinde felsefenin konumu da belirlemeye yardımcı olacaktır. Bu nedenle Fârâbî'nin kral-filozof yönetimindeki erdemli toplumdan din ve felsefeyi uzlaştırma çabasını da göstermeye çalıştık. Esasında Fârâbî'nin felsefe ve filozofa verdiği değer, din-felsefe ile peygamber-filozof ilişkisi gibi bir dizi problem üzerinden değerlendirilmesi gereken bir konudur. Bu bağlamda müstakil bir şekilde Fârâbî'nin medeniyet tasavvurunda felsefenin yerini tespit ederken bu problemleri de ele alıp literatüre mütevazı bir katkı sunmayı temenni ediyoruz.
  • Master Thesis
    Emek piyasasına katılan Suriyeli göçmen kadınların toplumsal cinsiyet rollerindeki dönüşüm: Mardin örneği
    (Mardin Artuklu Üniversitesi, 2023) Deniz, Çağlar; Gürhan, Nazife
    Bu araştırma, 2011 yılında Suriye'de başlayan iç savaş nedeniyle Türkiye'ye zorunlu göç ettikten sonra iş yerleri açarak ücretli çalışma yaşamına katılan Suriyeli kadınların deneyimlerini incelemektedir. Bu bağlamda göçmen kadınların zorunlu göç sonrası kadınlık kimliğinde yaşanan dönüşümleri konu alan bu araştırma kadınların göç sürecini erkeklerden farklı deneyimlediği temelinden hareket etmekte ve göç sürecindeki toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini görünür kılmayı amaçlamaktadır. Araştırmada kadın-göç ilişkisi, uluslararası göç teorileri ve toplumsal cinsiyet kavramı temelinde incelenmiştir. Araştırma, Mardin kentinin Artuklu ve Kızıltepe ilçelerinde iş yeri açan, zorunlu göçten önce ev kadını olarak yaşamını sürdürmüş 13 Suriyeli göçmen kadınla yapılmıştır. Nitel araştırma yöntemiyle yapılan bu araştırmada derinlemesine mülakatlarla toplanan anlatılar yorumlanmıştır. Bu bağlamda kadınların zorunlu göç süreciyle birlikte dönüşen toplumsal cinsiyet rolleri, ev dışı ücretli çalışmanın bu dönüşüm üzerindeki etkilerinin neler olduğu tartışılmıştır. Feminist bir perspektifle görüşmelerden edinilen bilgilerle bir yandan göç sürecinde kadınların maruz kaldıkları mağduriyetler görünür kılınmaya çalışılırken bir yandan da kadınların göç sürecindeki aktif konumlarına dikkat çekilmiştir. Ayrıca zorunlu göç ve uyum konusunda toplumsal cinsiyet rolü, söz konusu dönüşümlerin etkisiyle sunulmuştur. Dolayısıyla zorunlu göç sürecinde değişen kültürel ve ekonomik koşullara bağlı olarak kadınlık kimliğinin çeşitli dönüşümler geçirdiği ve bu dönüşümlerin kadınların uyum süreçlerine olumlu katkılarda bulunduğunu söylemek mümkündür. Araştırma, göç sürecinin kadınların özgül deneyimleri bağlamında toplumsal cinsiyet ve cinsiyet dinamikleri tarafından doğrudan yapılandırıldığını ortaya koyarak ilgili literatüre katkı sağlamayı amaçlamaktadır.
  • Master Thesis
    Prunus avium, prunus cerasus, amygdalus communis meyvelerinden elde edilen özütlerin biyolojik aktivitelerinin araştırılması
    (Mardin Artuklu Üniversitesi, 2021) Aras, İbrahim Oğuz; Keskin, Cumali
    Bu çalışmada Mardin'de yayılış gösteren meyve ağaçlarından P. avium (kiraz), P. cerasus (vişne) ve A. communis (badem) meyvelerinin kloroform ve metanol özütlerinin biyolojik aktivileri ile pestisit kalıntı ve ağır metal içerikleri araştırıldı. Elde edilen özütlerinin total fenolik, total flavanoid içerikleri, DPPH radikalini söndürme aktivitesi gibi in vitro antioksidan özellikleri test edildi. Bitki özütlerinin antimikrobiyal aktiviteleri minimum inhibisyon konsantrasyon yöntemi ile belirlendi. Pestisit kalıntı ve ağır metal içerikleri analitik yöntemler kullanılarak belirlendi. Toplam fenolik bileşen miktarı ölçülürken standart olarak gallik asit kullanıldı. Kiraz meyvesinde en yüksek toplam fenolik bileşen miktarı kloroform özütünde 37.48±2.01 µg GAE/mg, vişne meyvesinde metanol özütünde 62.24±1.59 µg GAE/mg ve badem'de kloroform özütünde 68.42±1.69 µg GAE/mg olarak tespit edildi. Toplam flavanoid bileşen miktarı ölçülürken standart olarak kuersetin kullanıldı. En yüksek toplam flavonoid içerik kiraz meyvesinde kloroform özütünde 39.80±0.21 µg QE/mg, vişne meyvesinde kloroform özütünde 59.32±0.39 µg QE/mg ve badem meyvesinde koloroform özütünde 166.34±2.39 µg QE/mg olarak tespit edildi. Vişne ve badem türleri için en yüksek DPPH radikalini söndürme aktiviteleri kloroform özütlerinde sırasıyla 36.36±0.71 µg/mL ve 92.46±0.09 µg/mL olarak tespit edilirken kirazda metanol özütünde 56.15±0.90 µg/mL olarak ülçüldü. Badem kloroform özütü standart olarak kullanılan kontrollere oldukça yakın aktivite gösterdi. Vişne, kiraz ve badem meyve özütlerinin antimikrobiyal aktiviteleri E. coli ATCC 25922, S. aureus ATCC 25923 standart bakteri suşları ile C. albicans ATCC 10231 mayası üzerine vancomycin, colistin ve fluconazole standart antibiyotikleri (128 ppm) ile 1 mg/ml konsantrasyonunda hazırlanan bitki stok çözeltileri ile denendi. Test edilen tüm meyverin kullanılan standart antibiyotiklere oranla daha yüksek antimikrobiyal etki gösterdiği görüldü. En yüksek antimikrobiyal aktivite vişne kloroform ve metanol özütlerinde 0.0039 mg/mL olarak ölçüldü. Vişne, kiraz ve badem meyvelerinin kloroform ve metanol özütleri 31 standart fenolik bileşik içeriği yönünden LC-MS/MS ile analiz edildi. Vişne ile kiraz meyvelerinin metanol ve kloroform özütlerinde majör bileşenler olarak sırasıyla chicoric (577.65 ng/ml; 600.83 ng/ml) ve vanilic asit (657.76 ng/ml; 4273.45 ng/ml), badem metanol ve kloroform özütlerinde ise majör bileşenler sırasıyla sitrik asit (2022.70 ng/ml) ve 4-Hidroksibenzoik asit (653.09 ng/ml) olarak tespit edildi. Bitki özütlerinin asetilkolinesteraz enzimi üzerindeki en yüksek inhibisyon aktivitesi vişne ve kirazda kloroform özütünde sırasıyla 32.84 µg/mL ve 42.29 µg/mL, bademde ise metanol özütünde 39.42 µg/mL olarak tespit edildi. Standart inhibitör olarak Tacrine kullanıldı. Meyve örneklerinde pestisit kalıntısı varlığı LC-MS/MS ve GC-MS cihazları kullanılarak araştırıldı. LC-MS/MS cihazı ile 243, GC-MS ile 95 standart pestisitin kalıntısı varlığı test edildi. Sadece badem meyve numunesinde LC/MSMS ile insektisit olarak kullanılan deltamethirin (94.74 mg/kg) maddesine rastlandı. Vişne, kiraz ve badem meyvelerinde çeşitli ağır metallerin miktarları ICP-OES cihazı kullanılarak ölçüldü.