Yüksek Lisans Tezleri - Karma
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/57
Browse
Browsing Yüksek Lisans Tezleri - Karma by Title
Now showing 1 - 20 of 885
- Results Per Page
- Sort Options
Master Thesis TURGUT CANSEVER VE LOUIS I. KAHN MİMARİLERİ ÜZERİNE SORUŞTURMALAR: BODRUM SUALTI ARKEOLOJİ ENSTİTÜSÜ, KIMBELL SANAT MÜZESİ(2017) Neşe Nur AKKAYAÖZET “Turgut Cansever ve Louis I. Kahn Mimarileri Üzerine Soruşturmalar: Bodrum Sualtı Arkeoloji Enstitüsü, Kimbell Sanat Müzesi” başlığını taşıyan bu tezin amacı Turgut Cansever ve Louis I. Kahn'ın mimariye dair düşüncelerini incelemek ve bu doğrultuda, bu iki mimarın Bodrum Sualtı Arkeoloji Enstitüsü ve Kimbell Sanat Müzesi eserlerinin, belirlenen kavram ve kavram grupları bağlamında mekânsal analizlerini yapmaktır. Bir başka ifadeyle, mimariye dair düşünce ve söylemlerinin, eserleri üzerindeki izlerinin sürülmesi, eser–anlam ilişkisinin soruşturulmasıdır. İlk aşamada Turgut Cansever mimarlığının anlamsal çerçevesini oluşturan “mekân hiyerarşileri, bütünlük-varlık telakkileri” gibi kavramlar üzerinde durulmaktadır. Benzer şekilde, Louis Kahn’ın ‘’mekân organizasyonu, biçimin doğası’’ kavramları incelenmekte ve Kahn'ın mimariye dair düşüncesi ortaya konulmaktadır. İkinci aşamada, bahsi geçen mimarların söylemleri çalışmanın ana yapısını oluşturan “Malzeme, Tektonik-Atektonik, Materyal-İmmateryal, Tezyînîlik, Süs, Tekrar, Parça-Bütün, Kümülatif Bütünlük” ve son olarak da “Tabiat-Varoluş, Nesne-Anlam” şeklindeki altı kategoride incelenmektedir. Üçüncü aşamada ise Cansever ve Kahn’ın bahsi geçen eserleri “Biçim, İşlev, Yapı” ve “Anlam” kategorizasyonu bağlamında değerlendirilmektedir. Çalışmanın son bölümü olan dördüncü aşamada ise bahsi geçen eserler Üst Yüzey, Yan Yüzey, Zemin ve Detay bağlamında karşılaştırmalı olarak incelenmektedir. Mekânsal analizleri yapılan bu eserler arasındaki benzerlikler ve farklılıklar ortaya konarak bir değerlendirme yapılmaktadır. Turgut Cansever ve Louis I. Kahn farklı kültürel değerlere ve inançlara sahip, dünyanın farklı coğrafyalarında yaşayan iki önemli 20.yy mimarıdır. Bu değerlendirmeye göre bahsi geçen mimarların, tüm bu farklılıklara rağmen; kültür, inanç, gelenek, tarihi süreci değerlendirme ve kişisel karakterleri bağlamında ortaya koydukları mimari düşünce ve eserleri, kendi içinde bir bütünlük arz etmektedir. Cansever ve Kahn’ın kişisel karakterlerinin ve böylece sanatsal ifadenin belirgin olarak öne çıktığı Bodrum Sualtı Arkeoloji Enstitüsü ve Kimbell Sanat Müzesi bu bakımdan değerlendirildiğinde, “üst yüzey”, “yan yüzey”, “zemin” ve “detay” açısından benzerlik göstermekte, anlamsal açıdan yakın bir arka plana dayanmaktadır. Sonuç olarak benzerlik teşkil eden bu iki eser, Cansever ve Kahn’ın kozmolojik bir viii aşkınlığı, düşünce ve mimari yaklaşımlarındaki girift ilişkilerinde yansıtma ve özellikle sanatsal duyumu öne çıkarma çabalarının bir ürünüdürMaster Thesis Şevkânî'ye göre icmâin kaynak değeri(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Tüzün, Mustafa; Nas, TahaŞevkânî, Yemen'de Zeydî ilim ortamında yetişmiş önemli simalardan biridir. Bununla birlikte fıkıh ve fıkıh usûlünde geleneğin aksine özgün düşünceler ortaya koymakla adından söz ettiren bir âlimdir. Onun, fıkhın temel kaynakları arasında genellikle üçüncü sırada yer alan icmâ deliline yaklaşımı ve önceki usûlcülerin anlayışına muhalefet etmesi, bu alandaki özgünlüğünün bir göstergesidir. Bu yönünün ortaya çıkarılmasını amaç edinen çalışmamız, giriş ve iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Şevkânî'nin hayatı, eserleri, ilmî şahsiyeti ve yaşadığı dönemin siyasî, dinî ve sosyal durumları hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde ise İrşâdü'l-fuhûl adlı eseri merkeze alınmış ve başta Zeydiyye mezhebi olmak üzere Ehl-i sünnet, Ca'feriyye, Mu'tezile mezhepleri ve çağdaş âlimlerin düşünceleriyle mukayeseye gidilerek Şevkânî'ye göre icmâın tanımı, senedi, icmâ ehliyeti, şer'î kaynak oluşu hakkında tartışılan hususlar ve kaynak değeri gibi usûl konular irdelenmiştir. Bu mukayese sonucu, etkilendiği ve etkilediği âlimlerin düşünceleri de serdedilmiştir. Bu bağlamda Şevkânî'nin usûlcülerin benimsediği icmâ anlayışına karşı duruşu ve yaptığı eleştirileri delilleriyle birlikte irdelenmiş, ayrıca sahâbe icmâı özelinde belirsiz kalan düşünceleri de sahâbe kavli ile birlikte değerlendirilmiştir. Aynı şekilde bu bölümde Zeydî usûlcülerin, hâs icmâ olarak ifade ettikleri "Ehl-i beyt icmâı" hakkında dile getirdikleri deliller değerlendirilmiş, bu çerçevede bu ve benzeri özel icmâlara karşı tutumu açıklanmaya çalışılmıştır. Son olarak da Şevkânî'nin usûldeki icmâ anlayışı ile fıkhî meselelerde kullanmış olduğu icmâ delili arasındaki uyum aranarak hadis ve fıkıh eserlerindeki icmâ terimleri ve icmâ çeşitleri incelenmiştir.Master Thesis Toplum felsefesi bağlamında klasik, modern ve feminist ütopyalarda toplumsal cinsiyet olgusu(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2019) Levent, Fatime Üzül; Ceylan, AhmetÜtopya edebiyatının temel amacı, gelecekte arzu edilen kusursuz toplumun kurulmasıdır. Bu yeni ve mükemmel toplumun kurgusu yapılırken; ütopya yazıldığı dönemin toplumsal, siyasal ve ekonomik şartlarından yoğun olarak etkilenmektedir. Ütopyalar genellikle klasik ve modern olmak üzere 2'ye ayrılmaktadır. Klasik ütopyanın karakteristik özelliklerine bakıldığında var olan toplumlardan farklı, onlardan yalıtılmış bir toplum ve merkezi yönetim kurgulanarak, söz konusu toplumda yaşayan tüm bireylerin sosyo-ekonomik refah ve mutluluğunun yükseltilmesi amaçlanmaktadır. Bu kategoride nitelendirilen ütopyalarda, var olan toplumdan farklı olarak kadının statüsünde ve şartlarında görece bir iyileştirme olsa da, işbölümü ve kadının özel alan içerisindeki konumunda var olan toplumsal cinsiyet rollerine göre bir düzenleme sürekli olarak mevcuttur. 19. yüzyıl ile birlikte Avrupa'da ortaya çıkan ekonomik, siyasal ve toplumsal gelişmeler ve dönüşümler ile birlikte ütopya edebiyatını da etkilemiştir. Bu dönemde ortaya çıkan ütopik eserler ise modern ütopya kategorisi altında değerlendirilmektedir. Bu dönem ütopyaları içerisinde ayrı olarak feminist ütopyalardan ayrı bir başlık altında değerlendirilmektedir. Modern ütopyalar, merkezi otoritenin zayıfladığı veya ortadan kalktığı, toplum yerine bireyselliğe daha çok önem verilen toplumları kurgulaması açısından klasik ütopyalardan farklılaşmaktadır. Bu dönem ütopyalarında erkek yazarlar tarafından yazılan ütopyalara bakıldığında klasik ütopyalarda görüldüğü gibi ataerkil bir bakış açısıyla kurgulandığı görülmektedir. Feminist ütopyalarda ise bireysel özgürlüğü baz alan insanlar arası iletişimin değerli görüldüğü ve özellikle de ataerkil ideolojinin sorgulanarak irdelendiği; bu duruma karşı alternatif toplumsal kurguların üretildiği bir ütopya türü olarak ataerkil bakış açısıyla yazılmış ütopyalardan, özellikle de klasik ve modern ütopyalardan farklılaştığını görebilmekteyiz.Master Thesis Aydınlatıcı program değerlendirme modeline dayalı olarak ikinci sınıf İngilizce öğretim programının öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2021) Palabıyık, Turan; Çakmak, MürşetBu araştırma, aydınlatıcı program değerlendirme modeline dayalı olarak ikinci sınıf İngilizce öğretim programının öğretmen görüşlerine göre değerlendirmesi için yapılmıştır. Nicel olarak yürütülen araştırmada betimsel türde tarama modelinden faydalanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu basit seçkisiz örnekleme yöntemi ile belirlenmiş olup, 2013- 2014 eğitim öğretim yılında uygulamaya konan ikinci sınıf İngilizce dersi öğretim programını uygulayan, Kilis il merkezi ve ilçelerindeki 139 İngilizce öğretmeniyle İngilizce dersine giren öğretmenler oluşturmaktadır. Bu araştırmanında "İlkokul 2. sınıf İngilizce öğretim programına yönelik aydınlatıcı değerlendirme modeline dayalı program değerlendirme ölçeği çalışması" isimli otuz sekiz sorudan oluşan ölçekten faydalanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 22.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Verileri analiz etmek için betimsel (yüzde, frekans, aritmetik ortalama) ve kestirimsel (t-testi, one way anova), LSD testi istatistik tekniklerinden faydalanmıştır. Analizler neticesinde elde edilen bulgularda, programın bütün boyutlarında ilkokul 2. Sınıf İngilizce dersi öğretim programıyla ilgili, öğretmenlerin yaşlarına, haftalık girilen ders sayılarına, mezun oldukları alanlara, eğitim durumlarına, çalıştıkları yerleşim bölgelerine göre ve sınıftaki ortalama öğrenci sayılarına göre anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Yine çalışılan okulun sosyoekomik seviyesine göre programın tümü, kazanım ve içerik ve ölçme ve değerlendirme alt boyutlarında farklılık bulunmazken, öğrenme-öğretme süreci ve çevresel boyut alt boyutunda üst gelir grubu lehinde anlamı farklılık bulunmuştur. Cinsiyete göre programın öğrenme-öğretme süreci ve çevresel alt boyutunda anlamı farklılık bulunmazken, programın tümü, kazanım ve içerik ve ölçme ve değerlendirme alt boyutlarında erkekler lehinde anlamı farklılık bulunmuştur. Mesleki kıdeme göre programın öğrenme-öğretme süreci ve çevresel alt boyutunda anlamı farklılık bulunmazken, programın tümü, kazanım ve içerik ve ölçme ve değerlendirme alt boyutlarında mesleki kıdemi 0-5 yıl olan öğretmenler lehinde anlamı farklılık bulunmuştur. Program, günümüzde çağın gereksinimi olan teknolojiyle iç içe olup, teknoloji kullanımını teşvik ettiği de belirlenmiştir. Ancak, öğretmenlere programın uygulanması için gerekli materyal desteğinin yapılmadığı görülmektedir. Ayrıca programda, kazanımlar bölümünde öğrencilerin psikomotor becerilerine yeterince yer verilmediği gibi, uygulanan ölçme ve değerlendirmelerin programın hedeflerini ölçmede uygun olmadığı programla ilgili ulaşılan olumsuz görüşlerdendir. Araştırmaya katılan öğretmenler, içeriklerin kolaydan zora ve somut örneklerle desteklendiği gibi, kullanılan ölçme ve değerlendirme yöntem ve tekniklerin öğrenciler için olumlu olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.Master Thesis Destana Bîjen û Menîjeyê Di Edebîyata Kurdî Da (Goranî, Soranî, Kurmancî)(2025) Ölmez, Engin; Valı, ShahabBu çalışmamızda Bîjen ile Menîje destanın versiyonları üzerinde durduk ve karşılaştırmalı olarak destanın olay örgüsü, içerik, motif ve kahraman analizi yapılıp her üç versiyonun (Kurmancca, Soranca, Goranca) farklı ve benzer özellikleri değerlendirildi. Hakeza, Viladimir Propp'un anlatı işlevlerindeki yedi karakter tiplemesine göre her üç versiyonun karakter analizini yapılıp farklı ve benzer özellikleri karşılaştırmalı olarak belirtilmeye çalışıldı. Bijen ile Menije hamaset, aşk ve kahramanlık destanı olup Kürtçe'nin üç diyalektinde (Kurmancca, Soranca ve Goranca) ve Firdevsî'nin Şahnâmesinde yer almaktadır. Bu destanın ve çeşitli versiyonlarının, Part döneminden günümüze kadar varlığını sürdürmüş olması, Kürt-İran hafızasında varlığını sürdürdüğünün bir göstergesi olarak görebiliriz. Ayrıca bu destanın karakter ve imgelerini, adı geçen miletlerin ve Kürt Edebiyatında görmek mümkündür. Çalışmamızın teorik arka planı için Şahname kültürü ve Kürt Şahnamelerine yer verildi. Çalışmamızda görüldüğü üzere her ne kadar Firdevsi'nin Şahnamesi ve Kürt Şahnameleri köken, dayandığı kaynaklar ve içerik olarak birbirine benzese de her ikisi arasında farklılıkların olduğu ileri sürüldü. Öte yandan Bîjen ile Menîje destanın versiyonları sözlü edebiyattan yazıya aktarıldığı için Kürtçe sözlü edebiyat kültüründen de bahsedildi. Bijen ile Menije destanı aktarıcı, ozan ve dengbêjler sayesinde sözlü edebiyattan yazıya aktarılan ve günümüze kadar uzanan destanlardan bir tanesidir. Her üç versiyon, her ne kadar karakter ve içerik olarak birbirine benzese de aktarım ve anlatımdan kaynaklı, olay örgüsü bakımından farklılıkların olduğu ileri sürüldü. Ayrıca bu çalışmanın amaçlarından biri de Bijen ile Menije destanın Kürt'lerdeki yeri, önemi ve varlığına dikkat çekmek ve bu destanın karakter ve unsurlarının klasik ve modern Kürt edebiyatındaki yansımalarını birkaç örnekle belirtmektir. Anahtar Sözcükler: Kürt Edebiyatı, Kürt Destanları, Kürt Şahnameleri, Bijen ile Menije.Master Thesis Ebû Alî El-fârisî'nin El-îdâh Fi'n-nahv Adlı Eserinde İstişhâd Ettiği Âyetlerin İncelenmesi(2025) Ertan, İlhan; Salihoğlu, HamitBu çalışmada Ebû 'Alî el-Fârisî'nin (ö. 377/987) nahiv alanında yazmış olduğu 'el-Îdâh fi'n-nahv' adlı eseri, müellifin istişhâd ettiği âyetlerin dâhil olduğu nahiv kuralları ve istişhâd yönleri ve varsa ihtilafları geniş bir şekilde ele alınmıştır. Söz konusu eser ile ilgili çalışma, giriş, iki bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Giriş kısmında araştırmanın önemi ve amacı, yöntemi ve kaynakları incelenmiş, bunların dışında nahiv ilminde istişhâd meselesi ele alınmıştır. Birinci bölümde el-Fârisî'nin hayatı, ilmî kişiliği, seyahatleri, mensup olduğu dil ekolü, hocaları, öğrencileri, eserleri ve çalışmamızın esas konusunu teşkil etmesi sebebiyle el-Îdâh adlı eserinin adı, yazılış gayesi, içeriği, metodu ve bu eserindeki yaptığı tanımlamaları, ıstılahları ve ta'lilleri tetkik edilmiştir. İkinci bölümde ise el-Fârisî'nin söz konusu eserinde, başta istişhâd ettiği âyetler saptanıp teşkil ettiği nahiv konuları hakkında, nahiv âlimlerinin ve müellifin ifade ettiği tanım ve açıklamalar zikredilip mukayese edilmiştir. Sonrasında mevzu bahis eserde âyetlerin tespit edilen istişhâd yönlerine ve bu âyetlerin istişhâd yönü bakımından varsa diğer görüşler ve âlimlerin arasındaki ihtilaflara temas edilmiş ve geniş bir şekilde tahlil edilmiştir. Sonuç bölümünde ise çalışmada elde edilen veriler zikredilmiştir. Bu eserde müellifin her konuyla ilgili âyet istişhâd etmediği, istişhâd ettiği âyetlerin vecihlerinde ise o mesele hakkında Bağdatlıların görüşlerini tercih ettiği gibi sonuçlar, bunların arasındadır.Master Thesis Dkab Öğretmenlerinin Dijitalleşmeye Bakış Açısı: Batman İli Örneği(2024) Kavşut, Zuhal; Bala, SabahattinGünümüzde dijitalleşmenin ve araçların etkisini daha derinden hisseder olduk. Dijital, kültürden sanata hatta eğitime kadar her alanda yön verici bir pozisyona kavuştu Araçların dönüştürücü etkisi, zaman içerisinde insanı ve eğitim anlayışlarını farklılaştırmıştır. Dijital dönüşümün hayata ve insana yansıması mevcut durumda konumların bozulmasına sebep olmuştur. Bu süreçte eğitim de araçlara teslim edilmiş bir haldedir. Dijitalleşme, teorik ve pratik problemleri olan, bunun yanında büyük bir imkân alanı olarak da karşımıza çıkmaktadır. Bu araştırmada dijital kullanımların öğrencilerin dini algı ve din eğitimine yaklaşımlarına etkileri tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırmanın literatür taraması kısmında dijitalleşme tanımı ve dijital dönüşüm süreci, kuşak kavramı, dijitalin insana ve topluma etkileri, dijitalleşmeyle birlikte eğitim materyallerinde görülen değişim, FATİH projesi, dijitalleşen eğitimde eğitim bileşenlerinin durumu, din ve dijitalleşme karşılaşmasının imkân ve sorunları, benzerlik ve farklılıkları, Dijital Din-Dijitalde Din kavramları ve dijitalleşmenin DKAB derslerine yansımaları konuları üzerinde durulmuştur. Literatür taramasının yanı sıra bu araştırma için yapılan mülakat/görüşmenin örneklem alanı 2023-2024 Eğitim Öğretim yılında Batman ili Merkez ilçesinde görev yapan, 'maksimum çeşitlilik örneklemesi' yöntemine uyularak tespit edilen ve görüşme talebini kabul eden 16 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırma sonuçlarından hareketle katılımcıların hem öğrenci hem de öğretmen açısından avantajlı olmasından dolayı DKAB derslerinde sıklıkla materyal kullandıkları söylenebilir. Ayrıca derste kullanılan dijital materyal ve içeriklerin dikkat çekici ve öğrenmeyi kolaylaştırıcı etkisinden dolayı DKAB derslerinde kullanımının önemli olduğu düşünülmektedir. Bu sonuçların yanı sıra öğrencilerin ders dışı yoğun ve bilinçsiz dijital kullanımlarının onların dini algılarını ve din eğitimine yaklaşımlarını olumsuz etkilediği de öğretmenlerce belirtilmektedir. Literatür taraması ve mülakat/görüşme yöntemi üzerinden yapılan bu çalışma dijitalleşmenin etkilerine dair kapsamlı bir çerçeve sunmaktadır. Bu çalışmanın daha sonraki süreçlerde, dijitalin kullanımı üzerinden yapılacak çalışmalara katkı sunacağı düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: Din Eğitimi, Dijitalleşme, Din, Eğitim, DKABMaster Thesis Kürdistan eyaleti'nin idarî yapısı (1847-1867)(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2014) Ülke, Cemal; Özcoşar, İbrahimOsmanlı Devleti'nin batıda Doğu Roma İmparatorluğunu ortadan kaldırdıktan sonra doğuya yönelmesi Türklerle Kürtlerin, Malazgirt'ten sonra yeni bir döneme girmesine neden olmuştur. Yavuz Sultan Selim'in İran'a yönelik seferi aynı zamanda bölgedeki Kürt emirlikleri ile ittifak sürecini de başlatmıştır. Bu ittifak bölgenin Osmanlı hâkimiyetine girmesinin ardından yerel Kürt yöneticilere (emirliklere) imtiyazlar tanıyan idari düzenlemelerle devam etmiştir. Yavuz Sultan Selim döneminden, 1639 yılında İran'la imzalanan Kasr-ı Şirin Antlaşması'na kadar süren Osmanlı-İran savaşlarında Kürt emirlikleri genellikle Osmanlı Devleti saflarında yer almışlardır. Kürt emirliklerinin Osmanlı Devleti'nden yana tavır takınmalarında pek çok sosyal, siyasal, ekonomik faktör bulmak mümkündür. Ancak genel olarak bu ilişki düzeyinin karşılıklı çıkarlar çerçevesinde yürüdüğünü belirtmek gerekir. 17. yüzyıldan itibaren Osmanlı Devlet-İran ilişkilerinin yoğunluğunu ve önemini kaybetmesine paralel, Kürt emirlerinin de önemi azalmıştır. Bu sebeple Osmanlı Devleti merkezi refleksle fırsat buldukça emirliklerin imtiyazlarına son vermiştir. 19. yüzyıla gelindiğinde Kürt emirliklerin önemli bir kısmı ortadan kalkmıştı. 19. yüzyılın ilk yarısında ise Kürdistan Eyaleti'nin kuruluşu, Yavuz Sultan Selim ile başlayan ve "Kürt Emirlikleri" üzerine bina edilmiş dönemin sonu sayılabilir. 1847'de Bedirhan Bey isyanı bastırıldıktan hemen sonra yapılan yeni idari yapılanmada Diyarbekir Eyaleti, Kürdistan Eyaleti'ne (26 Zilhicce 1263/5 Aralık1847) dönüştürülmüştür. Yeni kurulan bu eyalet ile Osmanlı Devleti yüzyıllardır bölgede egemen olan emirliklerin/yerel güçlerin hâkimiyetine son verip özellikle Rusya ile mücadelesine katkı sağlayacak merkezi bir yönetim tesis etmeyi planlamıştı. Bu sebeple yeni eyalet kurulurken üzerinde en çok tartışılan konu eyalet merkezinin değiştirilmesi olmuştur. Yeni eyalet ve aynı zamanda Anadolu Ordusu'nun merkezi olarak "Kürdistan'ın kalbinde" yer aldığı belirtilen Van Gölü Kıyısındaki Ahlat Kasabası seçilmiştir. Ancak büyük umut ve heyecanla kurulan yeni eyaletin merkezi değiştirilemediği gibi daha sonraki düzenlemelerde de klasik bir Osmanlı eyaletinin ötesine geçmemiştir.Master Thesis Moda ve çağdaş sanat bağlamında beden metaforları(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2021) Yıldırım, Berfin; Aşılıoğlu, EmreBu sanat eseri raporu, moda ve sanat ilişkisini, 'beden' ve onun giydirilmesi meselesi üzerinden ele almaktadır. Giyinmek, insanlık tarihinin büyük bölümünde ve her toplumda, öncelikle iklim şartlarına bağlı olarak gelişen bir durum olagelmiştir. Ancak sonrasında kültürel ve söylemsel kodlarla birlikte çeşitlenmeye, farklılaşmaya ve ayrım-laşmaya başlamıştır. Sanayi devrimi sonrası gelişen modern toplumlarda giyinmek, artık moda kavramı adı altında gelişen bir pazarın konusu olmuştur. Moda olgusu, kavramsallaştıkça birçok düşünürün ve sanatçının da ilgi alanına girmiştir. Kadın ve erkekleri tanımlanmış cinsiyetler olarak belirleyen ezeli kodlar, giyinme olgusu üzerinden, kıyafetlerle, ki bir nevi kimliklendirme denilebilir buna, ebedi kodlarla sabitlemeye çalışması modanın biyo-politika uğraşları hanesine bu anlamda yazılabilir. Kıyafetler, kimliğe ait kodlara dönüşmüştür. Hatta bu açıdan sınıfsal ayrımların en ayrıştırıcı katmanı moda olmuştur. Çağdaş sanat ve moda ilişkisi bağlamında da; 'beden' konusu önemli bir yere sahiptir. Beden, kimlik, cinsiyet gibi konular çağdaş sanatın uğraş alanlarından birini oluşturmaktadır.Master Thesis Muhammed B. Mustafa el-Akkirmânî ve Risaletü'l Hamdele adlı eseri(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2020) Doğan, Mahmut; Bozkurt, BirgülRisaletü'l-Hamdele, Muhammed b. Mustafa el-Akkirmânî'nin (ö.1760) XVIII. yüzyılda kaleme aldığı fıkıh, ibadet ve ahlâk konularını içeren, Arapça olarak yazmış olduğu bir eserdir. Akkirmânî fıkıh, kelam, tefsir, hadis, siyer, tasavvuf ve İslam ahlâk felsefesi gibi alanlarda sayısız eser yazmış, kadılık görevlerinde bulunmuş önemli bir şahsiyettir.Bu değerli âlimin eserini tercüme etmek, Osmanlı Devleti'nin XVIII. yüzyıldaki durumuna tanıklık etmesi açısından önem arz etmektedir.Bu çalışma Risaletü'l-Hamdele'nin içerik, kaynak, fikirler ve sorunsallarını ele alma açısından önemli bir kaynak mesabesindedir. Risaletü'l-Hamdele, İmam Ebu Hanife'nin el-Vasiye'sinin hâşiyesi ve Buhârîzâde'nin ahlâk ile ilgili risalesinin hâşiyesinden oluşmaktadır. Bu çalışma bir giriş, üç bölüm ve eklerden meydana gelmektedir. Birinci bölümde Akkirmânî'nin, hayatı, ilmî şahsiyeti ve eserleri ele alındı. İkinci bölümde yazarın metodolojisi ve yararlandığı kaynaklar belirlenmeye çalışıldı; eserin genel özellikleri ile muhteviyatı hakkında bilgi verildi. Üçüncü bölümde ise eserin içeriğine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu. Bu çalışmanın temel konusu olan Risaletü'l-Hamdele'nin Türkçe ve orijinal metni de ekler kısmına ilave edildi.Master Thesis Nizâr Kabbânî'nin şiirlerinde vasıf(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2021) Şemdin, İbrahim; Akçay, HalilBu çalışma, Şair Nizâr Kabbâni'nin şiirlerinde tasvir konusunu ele almaktadır. Çalışma giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde tasvir kavramı ele alınmıştır. Bu kelimenin hem sözlük hem de terim manası ortaya konmuş, sonrasında genel bir surette Arap edebiyatında tasvir sanatından söz edilmiş ve cahiliye döneminden günümüze tasvirin genel durumu ile Arap edebiyatında ön plana çıkmış tasvir örnekleri gözler önüne serilmiştir. İkinci bölümde şairin hayat aşamalarından, egitiminden, ahlakından, hocalarından, edebiyatindan, şiirlerinden, divanından ve onun hakkında yapılan değerlendirmelerden bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde ise şairin divanında yer alan tasvir sanatı ele alınmıştır. Bu bölümde onun şiirlerinde ön plana çıkan vatan, kitap, kadın, anne, sevgili, şehir unsurlarının tasvir durumu ortaya konmuştur. Ayrıca şairin divanında geçen dil ve sanatsal üslup ele alınmıştır. Sonuç kısmında ise çalışmada varılan bulgu ve sonuçlar ortaya konmuştur.Master Thesis İTTİHAT VE TERAKKİ’YE MUHALEFETİ YÖNÜYLE ÂSAF MUAMMER(2013) KÜÇÜKALİ, GÖKMENÂsaf Muammer’in ağırlıkla 1918 yılında yayınlanan Söz Gazetesi’ndeki yazıları olmak üzere tüm yazılarından yola çıkılarak oluşturulmuş bu tezde, yazarın bazı alıntıları da göz önünde bulundurularak değindiği meselelere daha fazla ışık tutulmaya çalışılmıştır. Âsaf Muammer’in eleştirilerini konu edinen ve üç bölümden oluşan tezin ilk bölümünde, II. Meşrutiyet Devri’ndeki düşünce akımları, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin ortaya çıkışı, iktidara gelişi, işlediği yolsuzluklar ve kendilerine karşı oluşan muhalefet konularına değinilmiştir. İkinci bölümde; İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin iktidarı ele geçirdiği dönemde gerçekleşen faili meçhul cinayetler, muhaliflerin etkisizleştirilmeleri, İttihatçıların yaptıkları iddia edilen suiistimalleri, Mondros Mütarekesi ve işgal zamanı şartlarının değerlendirilmesi, bu dönemdeki basın hayatı hakkındaki tespitler ve bahsedilen süreçlerde rolleri olan kişilerin cezalandırılması meseleleri hakkında görüş beyan eden Âsaf iv Muammer’in verdiği bilgiler ve diğer gelişmeler hakkında yaptığı yorumlar aktarılmıştır. Bu bölümde işlenen son konular ise Milli Mücadele Devri ve Cumhuriyet Devri gelişmeleri içinde Âsaf Muammer’in nasıl ve ne şekilde yer aldığıdır. Üçüncü bölümde ise onun ekonomi, kültür ve topluma ilişkin düşünceleri ve yaptıkları anlatılmaya çalışılmıştır. Âsaf Muammer’in muhalif kimliğiyle kaleme aldığı yazılarının önemli bir kısmını yayınlaması, ancak İttihatçılar iktidarı terk edince mümkün olmuştur. Onun yaptığı tespit ve açıklamaları Osmanlı Devleti’nin son yıllarında çok etkili olan İttihatçılar hakkında bugüne kadar bilinenleri sorgulamamızı lüzumlu kılmaktadır. Âsaf Muammer’in, işgal şartlarının yaşandığı o dönem Osmanlı Devleti’ndeki kamuoyunu sağduyuya çağırıp, birlik ve beraberlik içinde tutmaya ve Osmanlı Ülkesi’nin içinde bulunduğu olumsuz şartlardan kurtuluşunu sağlamak için bilgilendirip yönlendirmeye çalışması onu ve yazdıklarını önemli kılar.Master Thesis Mardin ili ekolojik şartlarına uygun ikinci ürün tane mısır (Zea mays L) çeşitlerinin belirlenmesi(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2021) Acıbuca, Emin; Doğan, YusufBu çalışma 2019 yılında Mardin ili Merkez Göllü köyünde Tesadüf Blokları Deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Çalışmada materyal olarak farklı olum (450-700) gruplarına sahip 10 adet at dişi tek melez hibrid mısır çeşidi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre hibrid mısır çeşitlerinde ele alınan özellikler bakımından önemli farklılıklar olduğu tespit edilmiştir.Bu özellikler sırasıyla, bitki boyu 206.0-254.1 cm; ilk koçan yüksekliği 55.9-84.3 cm; koçan boyu 18.0-21.1 cm, koçan çapı 4.0-4.8 cm; koçanda sıra sayısı 39.9-46.6, koçanda dane ağırlığı 175.6-243.5 g; koçanda dane sayısı 537.2-696.1; yüz dane ağırlığı 30.3-43.7 g; hektolitre ağırlığı 70.8-81.8 kg/hl, dane verimi, 620.7-1228.7 kg/da, protein oranı %7.7-9.7 ve rastıklı bitki sayısı 0-1.33 olarak elde edilmiştir. En yüksek dane verimi 1228.7 kg/da ile DEKALP6050 çeşidinden elde edilirken, en düşük dane verimi ise 620.7 kg/da ile OSSK644 çeşidinden elde edilmiştir. Çalışmada kullanılan çeşitlerin tane verimi bakımında Syngenta-Atomic, Dekalb-6664 ve Dekalb-DKC5741ümitvar çeşitler olduğu belirlenmiştir.Master Thesis Şiddet görmüş kadınlarda yeniden varoluş: Başa çıkma, anlam üretme ve iyi oluş deneyimleri(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Tini, Çiğdem; Sakız, HalisKadına yönelik aile içi şiddet hem bir insan hakkı ihlali hem de bir kadın sağlık sorunu olarak kabul edilmektedir. Yapılan araştırmalarda dünyadaki kadınların üçte birinin şiddet gördüğü tespit edilmiştir. Ayrıca aile içi şiddet yaşantısı, kadınların ruh sağlığı üzerinde ve varoluşlarına ilişkin anlam çabalarına ve süreçlerine de olumsuz düzeyde etki etmektedir. Öte yandan şiddet tarihçesine sahip bazı kadınlar, maruz kaldıkları şiddetle belli yöntem ve stratejiler kullanarak baş etmekte, hayatta şiddet sonrasında yeni bir iyi oluş ve hayatta anlam üretme süreçlerine başlayabilmektedir. Bu çalışmanın amacı, maruz kaldığı aile içi şiddet ile baş etmiş bazı kadınların, şiddet sürecinin sonlanmasını sağlayan baş etme yöntemlerini, şiddet sonrası yaşamda iyi oluşa ve hayatta yeni bir anlam üretmeye ilişkin deneyimlerini incelemektir. Nitel araştırma desenlerinden fenomenolojik yaklaşım ile tasarlanmış ve yürütülmüş olan bu çalışmada kadınların deneyimlerinin arkasında yatan olaylar ve yaşantılar, bir olgu ve gerçeklik çerçevesinde anlaşılmaya çalışılmıştır. Çalışmada aile içi şiddet öyküsü bulunan altı kadının deneyim ve düşünceleri anlaşılmaya çalışılmış ve incelenmiştir. Kadınlardan veriler, araştırmacı tarafından tasarlanan yarı yapılandırılmış görüşme soruları yoluyla toplanmış ve metne dönüştürülen yanıtlar tematik analiz yöntemi ile çözümlenmiştir. Araştırmanın bulguları değerlendirildiğinde, kadınların şiddete yönelik farklı algılamalara sahip olduğunu, bu algılamaların şiddetin sosyokültürel bileşenleri etrafında şekillendiğini, şiddet yaşantılarının, evlilik öncesi veya hamilelik dönemi gibi farklı tarihlerde gerçekleşebildiği, şiddetin fiziksel veya sözle şiddet gibi farklı türlerinin yaşandığı, şiddetin nedenlerinin, erken yaşta evlenme, erkeğin kötü alışkanlıkları ve ihmal gibi çeşitli nedenlerinin olduğu, kadınların şiddetle başa çıkmak için sosyal destek arama, evden ayrılma ve dua etme gibi çeşitli yöntem ve stratejiler kullandığı, şiddet sonrası süreçte kadınların iyi oluş adına karar verme sürecini önemseme, bir işte çalışma, yeni iletişim kaynak ve süreçlerine yönelme gibi deneyimleri yaşadığı ve hayattan bir anlam üretmeye dair kadınların başarıyı deneyimleme ve olumlu bir kendilik algısı geliştirme gibi yaşantılara sahip olduğu anlaşılmıştır.Master Thesis Mardin Devlet Hastanesi çalışanlarının egzersize katılım motivasyonlarının incelenmesi(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2021) Bingöllü, Ünsal; Geri, SerdarBu araştırma, Mardin Devlet hastanesinde görev yapan personellerin egzersize katılım motivasyonlarının incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Mardin Devlet Hastanesinde görev yapan 1100 sağlık personeli, örneklemini ise araştırmanın evreninden tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilen 286 sağlık çalışanı oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Görgülü (2019)'nün Türkçeye uyarladığı "Egzersize Katılım Motivasyonu Envanteri-2" isimli ölçek kullanılmıştır. Anket yönetimi ile toplanan veriler SPPS 20 programında değerlendirilmiştir. Programda tanımlayıcı istatistiklerden frekans, yüzde, ortalama ve standart sapma kullanılmıştır. Hipotez testleri için veriler normal dağılım göstermediği için Mann Whitney-U testi ile Kruskal-Wallis testi yapılmıştır. Kruskal-Wallis testinde gruplararası karşılaştırmalar yapılırken bonferonni düzeltmesi yapılmıştır. Araştırmada cinsiyet değişkenine göre egzersize katılım motivasyonu ölçeğinin canlılık, negatif sağlık, pozitif sağlık, kilo yönetimi ve görünüm alt boyutlarında kadınların lehine, dayanıklılık alt boyutunda erkekler lehine istatistiki olarak anlamlı farklılık bulunmuştur. Yaş değişkenine göre bağlanma ve rekabet alt boyutlarında 19-25 yaş grubu ve 26-31 yaş grubu ile diğer büyük yaş grupları arasındaki fark büyük yaş grupları lehine, görünüm alt boyutunda 34 yaş ve üzeri ile daha küçük yaş grupları arasındaki farklılık küçük yaş grupları lehine istatiksel olarak anlamlıdır. Medeni duruma göre stres yönetimi, bağlanma, rekabet, negatif sağlık alt boyutlarında bekârla evli değişkeni arasında evlilerin lehine, görünüm ve dayanıklılık alt boyutlarında ise anlamı farklılık bekârların lehinedir. Araştırmada, Mardin Devlet Hastanesinde çalışanların genel olarak egzersize katılım motivasyonlarının orta düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Master Thesis Yerel ekmeklik buğday (Triticum aestivum L.) genotiplerinin derin ekime uygunluk bakımından karakterizasyonu(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2021) Mikailoğlu, Mahir; Aktaş, HüsnüYerel ekmeklik buğday çeşitlerinin derin ekime uygunluk bakımından karakterizasyonunun amaçlandığı bu çalışma 2019-20 sezonunda Mardin ekolojik koşullarında Augmented deneme deseninde dizayn edilen deneme ile Killi-Tınlı toprak sınıfına giren deneme alanı toprağında yürütülmüştür. Yapılan çalışmada, yerel buğday genotiplerinin koleoptil uzunluğu 7.5 cm ile 12 cm arasında değişirken ortalama değer 9.5 cm olarak tespit edilmiş, standart olarak kullanılan ıslah çeşitlere ait koleoptil uzunluğu 5.5 cm ile 8.5 arasında değişmiş ortalama değer 7.3 cm olarak kaydedilmiştir. Çalışmadan elde edilen verilere göre koleoptil uzunluğu ile 3. Hafta sonunda 15 cm derinlik uygulamasındaki çıkış oranı arasında istatistiki olarak önemli ilişki (R2=0.16; P < 0.01) tespit edilmiştir. Ekim derinliği arttıkça toprak yüzeyine çıkan bitki sayısında bir azalma görülürken, yerel çeşitlerde 15 cm ekim derinliğinde çıkış oranı % 78.1 olarak kaydedilmiş, standart olarak kullanılan ıslah çeşitlerinde çıkış oranı % 51.9 olarak tespit edilmiştir. Tane verimi bakımından 5 cm ve 10 cm ekim derinliklerinde standart ıslah çeşitleri yerel çeşitlere bariz bir üstünlük sağlarken, 15 cm derinlik uygulamasında yerel çeşitlerin ortalama tane verimi 130 gr /parsel, standart çeşitlerde ise 83.5 gr / parsel olarak tespit edilmiştir. Benzer sonuçlar biyolik verim içinde tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, yerel buğday çeşitlerinin derine ekim uygulamasına daha elverişli özellikler taşıdığı, bu yerel kaynaklardaki bitki boyu ve koleoptil uzunluğunu idare eden farklı allellerin (Rht generi) tespit edilerek derin ekime uygun ıslah çeşitlerinin geliştirilmesinde yararlanılabilecek geniş bir varyasyona sahip oldukları tespit edilmiştir. Bu özelliklere sahip yerel kaynakların ıslah programlarında amaca uygun genotipler geliştirilmesinde kullanılabileceği önerilmiştir.Master Thesis تكريم الإنسان في ضوء السنة النبوية(2025) Hamdoalismail, İsmail; Al-doori, Ayman Jassim MohammedBu çalışma öncelikle ikram/takrîm kavramını ele almakta, insanın diğer tüm varlıklar arasındaki konumunu açıklamakta ve terimin anlamlarını ortaya koymaktadır. Araştırmanın büyük bir kısmı ise insan onurunun Hz. Peygamber'in Sünneti'ndeki yansımalarına ayrılmıştır. Bu bağlamda öne çıkan başlıca yönler şunlardır: insan hayatının dokunulmazlığı ve kanının haram kılınması; insanlar arasında eşitlik ilkesinin tesis edilmesi; maddî ve manevî hakların korunması; kardeşçe ilişkilerde iyilik ve ihsan; toplumun tüm kesimlerine karşı adalet; bireyin toplum tarafından gözetilmesi zorunluluğu; insanın ilim ve bilgi edinme hakkının tanınması; kusurların örtülmesi ve hataların araştırılmaması; zayıflık, hastalık ve yaşlılık durumlarında destek olunması; ölümünden sonra bile insana saygı gösterilmesi. Çalışmada ayrıca, insan onurunun Sünnet'teki yeri ile pozitif hukukta ele alınış biçimi karşılaştırılmış ve sonuçta insanı yüceltme konusunda nebevî yöntemin beşerî yasalardan üstün olduğu ortaya konulmuştur. Bu çalışmada ulaşılan başlıca sonuçlar şunlardır Bu tezde ulaşılan en önemli sonuçlardan biri, insanın ilahî ikramının İslâm'da asli ve sabit olduğudur. Bu ikram hem maddî hem manevî boyutları kapsamaktadır ve şeriatın temel maksatlarından (makāsıd) biri sayılmaktadır. Hz. Peygamber'in Sünneti, insan onurunu hayatın bütün Aşamalarında doğumdan ölüme ve sonrasına kadar korumak için ilmî ve kapsamlı esaslar ortaya koymuştur. Buna karşılık, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi insan onurunu güvence altına alma yönünde beşerî bir girişim olmakla birlikte, onu bağlayıcı sabit bir referanstan yoksundur. Dolayısıyla insanı yüceltme konusunda nebevî yöntem, rabbanî dayanağı, sürekliliği, kapsamlılığı ve haklar ile görevler arasındaki dengeli yaklaşımı sayesinde pozitif hukuk sistemlerinden daha üstündür.Master Thesis Makarnalık Buğday'da Potasyum Gübre Dozlarının Verim ve Kalite Üzerine Etkisi(2024) Porduğan, Bedriye Yıldızoğlu; Doğan, SerapPotasyum (K) gübresinin kaynak olarak kullanıldığı bu araştırmada kontrol (0), 2, 4, 6 ve 8 kg/da K olmak üzere 5 farklı potasyum gübresi dozu buğday bitkisine uygulanmıştır. Materyal olarak 2 çeşit makarnalık buğday çeşidi (Hasanbey, GAP) kullanılan bu deneme üç tekerrürlü olarak kurulmuştur. Denemede tarımsal parametreler (bitki boyu, kardeşlenme sayısı, başak uzunluğu, başakta tane sayısı, bitkide başakçık sayısı, bin dane ağırlığı, biyolojik verim, hasat indeksi, tane verimi),ve kalite karakterleri (protein oranı) gözlemlenmiştir. Araştırmanın sonuçları gözönünde bulundurulduğunda bitki boyu ortalamasının GAP çeşidinde 66.3 cm, Hasanbey çeşidinde ise 57.7 cm; kardeşlenme sayısının GAP çeşidinde 2.7 adet, Hasanbey çeşidinde 2.6 adet olduğu saptanmıştır. Başak uzunluğu ortalamasının GAP çeşidinde 7.1 kg/da, Hasanbeyde ise 6.6 kg/da; başakta tane sayısının GAP çeşidinde 39 kg/da, Hasanbey çeşidinde 37.7 kg/da; bitkide başakçık sayısının GAP çeşidinde 17.3 kg/da, Hasanbey çeşidinde 16.3 kg/da; Bin dane ağırlığının GAP çeşidinde 35.4 kg/da, Hasanbey çeşidinde 37.7 kg/da; biyolojik verimin GAP çeşidinde 588.1 kg/da, Hasanbey çeşidinde 580.73 kg/da; Hasat indeksinin GAP çeşidinde 25.56 kg/da, Hasanbey çeşidinde 25.06 kg/da; Tane veriminin GAP çeşidinde 168.02 kg/da, Hasanbey çeşidinde 145.03 kg/da ortalamaları ile belirlenmiştir. Araştırmanın kalite karakteri bakımından protein analizi sonucuna göre ise GAP çeşidinin protein analizi ortalaması 16.16 kg/da bulunurken, Hasanbey çeşidinin ortalaması 15.88 olarak tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler:Makarnalık buğday, gap,hasanbey, potasyum, verim, kaliteMaster Thesis Şule Gürbüz'ün Roman ve Hikâyeleri Üzerine Tematik Bir İnceleme(2025) Mendeş, Ahmet; Ete, Mehmet Ragıp21. yüzyılın önemli postmodern yazarlarından olan Şule Gürbüz'ün, yayımlanmış iki roman, iki hikâye, bir şiir, bir tiyatro, bir deneme ve saat üzerine düşüncelerini içeren bir kitabı olmak üzere toplam sekiz kitabı bulunmaktadır. Derin bir felsefi bilgiyle yaşamı anlamlandırmaya ve bozuk hayatı tamir etmeye çalışan Gürbüz, varoluşçuluk, gerçeklik, benlik, zaman, yabancılaşma, ölüm, din, müzik gibi pek çok izleği mekanik bir saat tamircisinin özenli ve dikkatli işçiliğiyle irdeler. Ele aldığı izlekleri kendisini arayışta olan kahramanlar üzerinden inşa ederek ve bu inşaya uygun bir dil ve üslup kullanarak verir. Eserlerindeki kişileri olumlu ve olumsuz taraflarıyla ele alarak kendi duygu ve düşüncelerinin yansıması olarak yaratır. Kendi yapmak ve söylemek istediklerini onlara yaptırarak ve söyleterek ifade eder. Bütün eserlerinde insan, varlık, zaman gibi varoluş problemlerine yer vererek kendinden yola çıkarak keskin bir bakışla baktığı pencereden bu problemlere çözüm üretmeye, yöntem ve bakış açıları geliştirmeye çalışır. İnsan odaklı eserlerinde olay akışından ziyade zihin akışına yer vermiştir. Bu zihin akışını kimlik inşası sürecinde olan, kendilerini ve yaşamı anlamlandırmaya çalışan kişiler yaratarak yerelden evrenselliğe uzanan bir çizgide vermeye çalışır. Bu çalışmada kendinden yola çıkarak varoluşçuluk problemlerini sorgulayan Şule Gürbüz'ün roman ve hikâyeleri tematik açıdan incelenmeye çalışılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde araştırmanın genel çerçevesini çizen konu, amaç, kapsam, yöntem ve sınırlılıklar ele alınmıştır. İkinci bölümünde Şule Gürbüz'ün hayatı, edebi kişiliği ve eserleri hakkında bilgilere yer verilirken üçüncü bölümünde romanlarının özetlerine, dördüncü bölümde romanlarda tespit edilen izleklere yer verilmiştir. Beşinci bölümde ise hikâye kitaplarında yer alan hikâyelerin özetlerine ve hikâyelerde tespit edilen izleklere yer verilmiştir. Bu çalışma Şule Gürbüz'ün roman ve hikâyeleri üzerine tematik bir inceleme olup araştırma çalışmanın genel bir değerlendirilmesinin yapıldığı sonuç bölümü ve faydalanılan kaynakların yer aldığı kaynakça kısmıyla tamamlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Şule Gürbüz, Romanları, Hikâyeleri, Tema.Master Thesis TRC3 bölgesi için inanç ve kültür turizmi rotası geliştirilmesine dönük bir araştırma(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Öztürk, Erdal; Harman, SerhatTRC3 Bölgesi (Mardin, Şırnak, Siirt, Batman) birçok doğal, tarihi ve kültürel çekiciliklere sahip olmasından dolayı inanç ve kültür turizmi rotası geliştirilmesi noktasında oldukça önemli potansiyel taşımaktadır. Bu tez çalışmasının amacı, TRC3 bölgesi için inanç ve kültür turizmi rotası geliştirmektir. Bu kapsamda TRC3 bölgesi inanç ve kültür turizmi rotasını geliştirebilmek adına bölge illere teknik bir gezi gerçekleştirilmiştir. Çalışmada nitel araştırma yöntemi benimsenmiştir ve kullanılan veriler, görüşme tekniği ile teknik gezinin katılımcılarından görüşme yoluyla elde edilmiştir. Görüşme türü olarak ise yarı yapılandırılmış görüşme türü tercih edilmiştir. Çalışmada görüşme ve gözlem tekniği kullanılarak bir alan araştırması gerçekleştirilmiştir. Veriler, 20 profesyonel turist rehberi, 3 seyahat acentesi yetkilisi ve 3 turist olmak üzere toplam 26 katılımcıdan toplanmıştır. Katılımcılardan elde edilen veriler, nitel veri analiz programı olan MAXQDA 22 programına aktarılmış ve analiz edilmiştir. Katılımcılar genel anlamda; TRC3 bölgesinde bulunan ve inanç ve kültür turizm rotası kapsamında yer alması düşünülen çekiciliklerin sorun ve eksiklikleri üzerinde yoğun bir şekilde durmuşlardır. TRC3 bölgesi sınırları içinde yer alan Mardin, Şırnak, Siirt ve Batman illerine ilişkin katılımcılardan elde edilen veriler kapsamında; yönlendirme tabelaları, wc-lavabo, bilgilendirme panoları, otopark, tarihi yapılarda güvenlik personeli, temizlik ve hijyen, dinlenme ve mola yerleri, tamamlanmamış restorasyonlar, çevre düzenlemesi, misafir karşılama alanları, yiyecek ve içecek işletmeleri, ulaşım olanaklarının iyileştirilmesi, turizm bilinci ve turizm büroları konularında eksikliklerin olduğu çalışma kapsamında tespit edilmiştir. Ayrıca tez çalışmasının ana hedefi olan TRC3 bölgesi inanç ve kültür turizmi rotası, turist rehberleri ve seyahat acenteleri yetkililerinin önerileriyle dört gece beş gün konaklamalı olacak şekilde geliştirilmiştir.
