ON YEDİNCİ YÜZYIL VE SONRASINDA ÇOKLUK KAVRAMI

relationships.isProjectOf

relationships.isJournalIssueOf

Abstract

Bu çalışmada on yedinci yüzyıldan itibaren kullanılmaya başlanılan “çokluk” ve “halk” kavramlarının felsefesine değinilmektedir. Bu kavramları sırasıyla Spinoza ve Hobbes ortaya atmıştır. Spinoza’ya göre bütün medeni özgürlükler çokluk üzerinden yükselir. Hobbes ise halk kavramını devletle bütünleştirir. Çokluk kendi haklarını egemene devretmediği için bir düşman olarak algılanır. Burada çokluk toplumsal farklılıklara vurgu yaparken, halk ise bir’in yönetimini ön plana çıkarır. On yedinci yüzyıldan itibaren çokluğun geri plana itilmesiyle beraber halk kavramı ağırlık kazanır. Bu durum da ulus devletlerin ortaya çıkmasına zemin hazırlar. Bu çalışmada yirminci yüzyılla beraber ulus devletlerin ortaya çıkardığı sorunlar üzerine W. Kymlicka, C. Taylor ve P. Chatterjee’’nin yaptığı tartışmalar üzerinde durulmaktadır. Aynı zamanda A. Negri ve M. Hardt’ın “çokluk” kavramına yaklaşımları ele alınmaktadır. Bu çalışmada çokluk felsefesinin düşünsel temelleri siyaset felsefesinin kavramlarıyla açıklanmaya çalışılmıştır.

Description

Keywords

Bir, Çokluk, çokkültürlülük, Siyaset Felsefesi, Modern Felsefe, Felsefe, 17. Yüzyıl, Siyaset Felsefesi, Multitude, Modern Philosophy, Political Philosophy, 17. Century, Multiculturalism, Philosophy, Çok Kültürlülük, Çokluk

Turkish CoHE Thesis Center URL

Fields of Science

Citation

WoS Q

Scopus Q

Source

Volume

Issue

Start Page

End Page

85