Savur Meslek Yüksekokulu
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/34
Browse
Browsing Savur Meslek Yüksekokulu by Access Right "info:eu-repo/semantics/closedAccess"
Now showing 1 - 6 of 6
- Results Per Page
- Sort Options
Book EPİDEMİK TOPLUM Koronavirüsün Türkiye'de Toplumsal Etkileri(İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, 2020) Yıldırım, Ergün; Yıldız, Recep; Arı, Ökkaş; Evren, Muhittinİnsanoğlu moderniteyle beraber bilimde önemli sıçramalar yaptı. Birçok sorunu anlama ve tanımlama konusunda yeni imkânlara ulaştı. İlerleme düşüncesinin verdiği motivasyonla da artık bilimim bütün sorunları çözüleceğine inanılıyordu. Çiçek salgını, kolera, sıtma, verem gibi birçok büyük salgınlarla ilgili devasa araştırmalar yapılmıştı. Aşılar bulunmuş ve hızla salgınların getirdiği büyük ölümlere çare olmuştu. Bilim adamları ve ilerlemeci aydınlar salgın ve kıtlığın tamamen bittiğini ilan ettiler. Fütürist Harari, daha bir iki yıl önce insanın salgın ve hastalıkları bilimle tamamen aştığını söyleyerek onu Homodeus (Tanrıinsan) olarak ortaya çıktığını söyledi. İnsan ölümsüzleşecekti (Harari, 2016: 40-41). İlk defa Çin’de ortaya çıkan Korona virüs (Covid-19) bu modern rüyayı çözdü. Hiç beklenmedik bir biçimde yepyeni ve büyük bir salgın ortaya çıktı. Aralık 2019 yılında Çin’de görülen salgın, Nisan 2020’ye kadar dünyanın öbür ucu ABD’ye ulaştı. Şu an itibariyle 500 binden fazla insan öldü. Yüz milyonlara bulaştı. Salgın bütün dünyayı kısa sürede etkiledi. Küreyi etkisi altına aldı. Bundan dolayı pandemi adını aldı. Dünyanın en büyük ve zengin devletleri olan ABD en başta olmak üzere Fransa, İngiltere ve İspanya salgına hiç beklenmedik biçimde etkilendiler. Sağlık sistemleri ciddi bir bunalım yaşadı. ABD de hala bulaşma ve ölüm oranları hızla yükselmeye devam ediyor. Sağlık sistemi nerdeyse çökecek halde. Covid-19 salgını, dünya toplumlarını derin bir korku ve endişeye sevk etti. Ekonomi büyük yaralar aldı. Birçok şirket çöktü. Siyasal sistemler kimi yerde otoriteleşirken kimi yerlerde kutuplaştılar. Güvenlik, düzen ve kontrol yeniden öne çıktı. Demokrasi gölgelenmeye başladı birçok ülkede. Ulus devletler sert önlemler almaya başladı. AB, kendi içinde yeniden ulus devlet refleksleri gösterdi. Propaganda makineleri salgını yönlendirmek için devreye geçtiler. İnternet teknolojisi ve sosyal medya bunun önemli bir aracı oldu. Koronavirüs pandemisi, tarihte yaşanan diğer salgınlara göre daha hızlı dünyaya yayıldı. Çünkü daha önce veba, tifo, kolera, çiçek gemiler, atlar, katırlar ve yaya yürüyen insanlarla dolaşıyordu. Limanlar en önemli yayılma istasyonlarıydı. Şimdi ise uçaklarla yayılıyor. Bundan dolayı salgın daha hızlı dolaşıma giriyoBook Karşılaştırmalı Olarak Türk Sosyolog ve Tarihçileri(Doğu Kitabevi, 2022) Özçelik, Musaye KonakSosyolojide ve sosyal teoride dün ya da bugün yoktur. Var olan teorinin kapsamının zamanla genişlemesidir. Sosyolojinin kapsamı genişledikçe gerçek anlamda pek bir şeyin değişmediği de görülecektir. Sosyolog için dün bugündür. Bugünü açıklayabilirsek dünün de açıklanabileceği iddia edilmektedir. İki alanın ortaklığının dün ile bugün arasında kurmaya çalıştıkları ilişkiden doğduğu birçok düşünür tarafından kabul edilmektedir. Dünün aydınlatılmasıyla bugüne bakan “tarih” ve bugünü açıklayarak dünü bilen bir “Sosyoloji”nin kesişim noktası meydana gelir. Bu çalışmada tarih ve sosyoloji arasındaki ilişkiyi somut bir biçimde değerlendirmek amacıyla Cumhuriyet Dönemi sosyologları arasında Hilmi Ziya Ülken ve onun öğrencisi olan Cahit Tanyol, tarihçilerden ise; ülkemizde önde gelen ve dünyaca tanınan Halil İnalcık ve onu yakından takip ederek fikirlerinden etkilenen elli yıllık bir dostluk ilişkisi bulunan Kemal Haşim Karpat’ın, belli konulardaki fikirleri karşılaştırılmıştır. Söz konusu isimler ayrı ayrı değerlendirildikten sonra bu isimlerin Türk toplum tarihi ve toplum sorunları hakkındaki düşünceleri açıklanmıştır.Article Land Suitability Assessment for Pistachio Cultivation Using GIS and Multi-Criteria Decision-Making: A Case Study of Mardin, Turkey(Springer, 2023) Mercan, Çağrı; Acıbuca, VeysiSite selection for pistachio orchards is an important issue for sustainable agricultural policies, crop productivity, agricultural planning, and communities. This study aims to investigate suitable places for pistachio in the Mardin Province (SE Turkey) by considering several variables, such as meteorological data, topographic conditions, economic factors, and soil characteristics, using Geographic Information System (GIS) and Multi-Criteria Decision Analysis. Pistachio farmers, expert opinions, and literature data were used to determine the requirements for pistachio cultivation. Four main assessment criteria (thirteen sub-criteria), sixty value ranges, and fourteen exclusion criteria were determined for the pistachio land suitability assessment. The weighting of the evaluation criteria was calculated using the Analytical Hierarchy Process (AHP). Farmers and experts have stated that meteorological factors are more important than soil, topography, and economic factors. All data were transferred to the GIS environment, and a land suitability map was created using the weighted linear combination method. The results show that Mardin province has very suitable lands for pistachio cultivation. The resulting map determined that the 228,891.59 ha area in Mardin province is very suitable for pistachio. To evaluate the accuracy of the land suitability map generated for pistachio, the Receiver Operating Characteristic (ROC) curve was used. The value of the area under the curve (AUC) was calculated to be 0.806, which indicates that the study is consistent. The created suitability map will be an essential data source for developing sustainable agricultural strategies in the Southeastern Anatolia region.Book Part Sosyal Sınıf Sembolü Olarak Rekreasyon(Nobel Yayıncılık, 2021) Arı, Ökkaş; Evren, MuhittinRekreasyon, son zamanlarda sosyal teoride sıklıkla karşılaşılan önemli kavramlardan biridir. Kavramın önemli olmasının başlıca nedeni sosyoloji, eğitim, turizm, ekonomi ve sağlık gibi birçok bilim dalıyla olan ilişkisinden kaynaklandığı düşünülmektedir (Dawson, 1988; Harris, 2005: 119; Öztürk, 2018; Meriç ve Bozkurt, 2017; McDonough, 2013; Uyrun, 2020; Uyrun ve Ceylan, 2020; 168). Gerçekten de, rekreasyonun gündelik yaşamda bireylerin veya sosyal toplulukların sosyal sınıf yapılarına özgü aktivite veya etkinlik biçimlerini yansıtması, onun sosyoloji açısından önemini gösterir. Nitekim sosyologlar her sosyal sınıfın; kültürel yapıları, yaşam tarzları ve sosyal ilişkileri arasında benzer özellikler gösterdiğinin önemine dikkat çeker (Arslan, 2012: 70; Bourdieu, 2014: 194; Dawson, 1988; Yıldırım, 2016: 93-94). Çünkü sosyologlar, sosyal sınıf yapılarına odaklanarak hem sosyal toplulukların hem de toplumsal yapıların analiz edilebileceğini varsayarlar. Ancak sosyolojik teorilerde sosyal sınıf tanımlamaları farklılaşmaktadır ve bu nedenle rekreasyon kavramına yönelik bakış açılarında da farklılık görülebileceğini söylemek mümkündür. Bu durum, sosyolojik teorilerin hem sınıf kavramına yükledikleri anlamlardan hem de toplumu analiz etme yöntemlerinden kaynaklanmaktadır. Bu anlamda, sosyolojide sosyal sınıf yaklaşımları rekreasyonla ilişkilendirildiğinde, rekreasyonun sosyolojik teorilerde önemli bir konuma sahip olduğunu gösterir. Bu bölümün amacı, rekreasyonu sosyolojik teorilerde sosyal sınıf tanımlamalarıyla ilişkilendirerek yorumlamak ve analiz etmektir. Söz konusu amaç, sosyal sınıf kavramını genel hatlarıyla açıklamayı gerektirmektedir. Ancak, sosyal sınıf tanımlamaları sosyolojik teorilerde bir bütünlük göstermez ve bu durum rekreasyon kavramını tüm teorilerle ilişkilendirmeyi ve açıklamayı zorlaştırmaktadır. Bu zorluk, sosyolojik teoride öne çıkan Marx, Weblen, Weber ve Bourdieu’nun sınıf teorilerine odaklanarak aşılmaya çalışılmıştır. Şunu da ifade etmek gerekir ki, çalışmada bu sınıf teorilerinin analizinden ziyade, teorilerin temel sınıf varsayımlarından hareketle rekreasyon etkinlikleri arasındaki ilişkiye dikkat çekmeye çalışmaktır. Bu kapsamda, bireylerin sosyal sınıf yapıları ile rekreasyon aktiviteleri arasındaki ilişki, dört teorik perspektif bağlamında incelenmiştir.Article Tehdit Algısının Güven Üzerindeki Etkisi(Sosyologca, 2020) Özçelik, Musaye Konakİnsanlar arasındaki ilişkilerde temel duygulardan biri olan güven, tehlike ve belirsizliklerin artması sonucu çağımızın temel problemlerinden biri olarak görülmektedir. Günlük hayatın bireysel ve sosyal ilişkilerinde çok önemli bir etken olan güvenin insanlık tarihi kadar eski olduğu bir gerçektir. Belirsizliklerin hızla yayıldığı bir dünyada güven eksikliği yakından hissedilmektedir. 21. yüzyıldaki hızlı değişim ve akışlar çağı bireylerin, grupların ve sosyal kurumların işleyişini değiştirmiştir. Buna ek olarak özellikle teknolojide meydana gelen değişme ve gelişmeler bir yandan insan hayatını kolaylaştırırken diğer yandandaha tehlikeli bir hal almasına sebep olmuştur. Teknolojik ilerleme, iletişim ve ulaşım olanaklarının gelişmesi, günümüz dünyasında yeni tehditlerin oluşmasına, var olan tehditlerin ise daha da etkili hale gelmesine neden olmuştur. Bu tehlike ve riskler toplum hayatında tehdit algısının oluşmasına sebebiyet vermiştir. Oluşan bu tehdit algısı ise güvensizliği yaygınlaştırmıştır.Article Yapay Zekâ ve Yaratıcılık Sorunsalı(2023) Evren, Muhittinİnsanlık tarihi boyunca toplumsal değişimler yeniliklerle kendisini göstermektedir. Bu yenilikler, ortaya çıkacak sonuçlara kapı aralamaktadır. İçinde bulunduğumuz dönem de geleceğe kapı aralayan, hatta kapının eşiğinde olduğumuz bir süreçtir. İnsanlık tarihinin en önemli tablosunu izlerken gördüklerimiz; ilk çağ, orta çağ, yeniçağ ve yakın çağdır. Çağ değişimleri zamanın en büyük olayı olarak kabul edilen olaylarla gerçekleşmiştir. Modern teknolojik gelişmeler, yeni bir çağın başlangıcı olma yolunda ilerlemektedir.