Browsing by Author "Demirci, Abdurrahman"
Now showing 1 - 7 of 7
- Results Per Page
- Sort Options
Article BATI ANSİKLOPEDİLERİNDE HZ. MUHAMMED’E BAKIŞ (RİSÂLETİN MEDİNE DÖNEMİ)(EKEV AKADEMİ DERGİSİ, 2018) Demirci, AbdurrahmanBatı’da yayımlanan ansiklopedilerin Hz. Muhammed’in risâletine bakışında indirgemeci bir yaklaşım egemendir. Buna karşın, onun siyasî ve politik yönü sürekli öne çıkartılır. Hatta bu alanda Hz. Muhammed bir dahi olarak gösterilir. Bunun nedeni, risâletin Medine dönemidir ve burada dinin tebliğiyle birlikte teşekkül eden kurumsallaşmadır. Hz. Muhammed’in davet süreci, sürekli harici odak noktalarından hareketle değerlendirilir. Buna göre politik bir proje ile yola çıkan Hz. Muhammed, hedefinde bir sapma yaşamamış ancak süreçte birçok revizyona gitmiştir. Bunda özellikle Yahudilik ve Hıristiyanlığa yönelik yaklaşım ve uygulamaları temel neden olarak gösterilir. Dinî ve kültürel aidiyetlerle yapılan bu yorumlar İslam’ı bir proje, Hz. Muhammed’i de bu uğurda çaba sarf eden bir fırsatçı olarak niteler. Bu çalışma, Batı’da yayımlanan ansiklopedilerin, Hz. Muhammed’in Medine dönemine bakışı ile sınırlı tutulmuştur. Ansiklopedilerin, Hz. Muhammed’in politik yönünü ve liderliğini öne çıkardığı ve bu uğurda onun, başta din olmak üzere her unsuru kullandığı kanaatinde olduğu görülmüştür.Article BATIDA YAYIMLANAN ANSİKLOPEDİLERDE HZ. MUHAMMED İMAJI * (RİSALETİN MEKKE DÖNEMİ)(Turkish Studies (Elektronik), 2018) Demirci, AbdurrahmanBatı dünyasında doğuya yönelik sırf merakla başlayan ilmi faaliyetler, zamanla kurumsallaşmış ve bir ekol halini -doğu bilimi/oryantalizm- almıştır. Özellikle İslâm’a dair yapılan araştırmalar Batı dünyasında bir kamuoyu oluşturmuştur. Bu alanda 20. yy’a kadar yapılan çalışmalar genelde müstakil niteliklidir. Zamanla bilimsel tercih, ticarî beklenti ve hedef kitlenin ihtiyaç ve istekleri doğrultusunda ansiklopedilerin yayımlanması süreci başlamıştır. Genelde oryantalistleri kaynak alan ansiklopediler, Batı’da İslâm kültür ve medeniyetine dair birer başucu kaynağıdır. Ansiklopediler, Batı kamuoyunun İslâm’ı ve özellikle Hz. Muhammed’i tanımasında önemli rol oynamıştır. Bu çalışmada Batı’da 20. yy. başlangıcından günümüze kadar İngilizce olarak yayımlanan ansiklopedilerin ‘Hz. Muhammed’, ‘Hz. Muhammed ve İslâm’ maddelerini inceledik. Söz konusu ansiklopedilerde risâletin Mekke dönemine dair oluşturulan Hz. Muhammed imajını tespit ettik. Ansiklopedilerde Hz. Muhammed’e çizilen pragmatist rolün mahiyetini inceledik. Risâletin Mekke dönemine yönelik Muhammedanizm değerlendirmesini ve siyerin sonradan oluşturulduğu yönündeki iddiayı etraflıca ele aldık. Ansiklopedilerde mevcut olan bakış açısının oryantalizmle oluşturulan imajın tekrarı olduğunu söylemek mümkündür. Genel kabul, İslam’a monoteist kaynaklardan referans aramak şeklindedir. Bu yönüyle Hz. Muhammed’e yönelik saldırgan tavır, adeta geleneksel niteliktedir. Çünkü o, kaynağından almaya çalıştığı bilgilere de sadık kalmamakla suçlanır. Hz. Muhammed’in oluşturduğu din anlayışının etkileri ise kısmen reformla izah edilir. Bunun sebebi ise onun yerel Arap kültüründe başardığı kısmi dönüşümdür. Dolayısıyla ansiklopedilere göre Hz. Muhammed’in şahsında eleştirinin hedefi haline getirilen İslam, sosyal ve ahlaki bir reform çabasından başka bir şey değildir.Master Thesis Hz. Ömer'in hilâfet anlayışı(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Çolak, Mehmet Akif; Demirci, AbdurrahmanHz. Peygamber'den sonra teşekkül eden hilafet yönetimini belirgin bir şekilde ortaya koyan ilk isim Hz. Ömer'dir. Hz. Ömer, daha geniş bir coğrafyada daha uzun bir süre hüküm sürdüğü için karşılaştığı problemlerin sayısı da selefine nazaran fazla olmuştur. Bunun için de Hz. Ömer Dönemi, yönetim işleyişi ve hilafet anlayışı İslam tarihi itibarıyla hayli önemlidir. Doğumundan Müslümanlığına kadar nevi şahsına münhasır bir duruş sergileyen Hz. Ömer, halife olduğunda da bu yapısını korumuştur. Hz. Ömer'in halifeliği esnasında genişleyen fütuhat faaliyetleriyle Müslümanlar sayıca adeta azınlık konumunda iken oldukça geniş ve çeşitli gayrimüslim kitleyi yönetmiştir. Halife Ömer; sürdürdüğü fetih politikası, teşkilatlanma, şehirleşme ve yönetim anlayışı itibariyle adeta bir geçiş dönemi olan süreci oldukça başarılı bir şekilde yönetmiştir. Onun hilafet anlayışı biat, istişare ve teftiş üzerine kurulmuştur. Hz. Ömer hilafet anlayışında kişi, kabile, zümre ayrımı yapmaksızın yürüttüğü hilafeti ile halk nezdinde kabul gören, sorgulanmayan ve oldukça sistemli işleyen bir yönetimin örneğini vermiştir. Onun döneminde devlet yapılanması hızlanmıştır. İslam devletinde pek çok kurum ve kuruluşun öncüsü olan Hz. Ömer, kurduğu yeni kurum ve kuruluşlarla ve yaptığı yeni atamalarla devlet yönetimini daha işlevsel hâle getirmiştir. Bu faaliyetlerin yanında kendi siyasi otoritesini de muhafaza etmeyi başarmıştır.Article İLK HALİFENİN SEÇİLMESİNDE HZ. ÖMER'İN ROLÜ(2016) Demirci, AbdurrahmanHz. Muhammed'in vefatı ile Müslüman toplum bir yönetim sorunu ile karşı karşıya kalmıştır. Bunun temel nedeni, Kur'an'da ve Hz. Peygamberin uygulamalarında bu hususta net bir çözüm bulunmamasıdır. Ancak buna rağmen Müslümanlar henüz Hz. Peygamber defnedilmeden yöneticilerini seçebilmiştir. Çatışmasız bir çözümle Sakîfe toplantısında seçilen halife ile Müslümanlar siyasal bütünlüklerini koruyabilmişlerdir. Bunda Hz. Ömer'in önemli bir payı vardır. Hz. Ömer Sakîfe'de Ensar'ın kısmen kabilecilik kısmen de İslam'daki fazilet hususlarıyla kendilerinden halife belirleme çabalarına nasıl mukabelede bulunmuştur? Bu çalışmada hilafetin şartlarının Sakîfe toplantısı ile belirlendiğini tespit ederken, Hz. Ömer'in bu süreçte en önemli rolü oynayanlardan birisi olduğunu gördük. Hz. Ömer'in halife seçimi öncesi ve esnasında bir komplo içinde bulunmadığını, aynı zamanda baskın bir seçimle halife belirlenmesine de imkân tanımadığını tespit ettik. Hz. Ömer'in kendi hilafet ihtimaline rağmen Hz. Ebû Bekir'e biat yolunu açarak hem Ensar hem de Muhacirler içinde kamplaşma ve kabileciliğe yol açacak ihtimalleri önlediği sonucuna vardık.Master Thesis Mevlânâ Şiblî Nu'mânî ve Tarihçiliği(2025) Barış, Cihan; Demirci, AbdurrahmanAydınlanma çağında insanlık tarihini her yönüyle etkileyen siyasi gelişmeler yaşanmış, bu durum bilimsel alanda ve özellikle tarih yazımında yeni yaklaşım ve değişimleri beraberinde getirmiştir. İslam tarihi ve siyer yazıcılığı da bu gelişmelerden nasibini almıştır. Bu tezin amacı da XIX. ve XX. yüzyılda yaşamış ve dönemin tarih alanındaki değişimlerini, çalışmalarına özgün tarzıyla, başarılı bir şekilde aktaran Şiblî Nu'mânî'nin hayatını ve tarihçiliğini incelemektir. Temel problemini Şiblî Nu'mânî'nin hayatı ve İslâm tarihi yazıcılığının oluşturduğu bu çalışmada, evvelemirde tarihçinin bakış açısını etkileyen şartları tespit edinilmiştir. Bu nedenle giriş bölümünde İslâmiyet'in Hint alt kıtasındaki yayılışı, bölgede kurulan İslâm devletleri ve İngilizlerin Doğu Hindistan Şirketi ile bölgede başlayan hâkimiyetine yer verilmiştir. Ayrıca burada İngilizlerin söz konusu hâkimiyeti dinî-ideolojik vasıtalarla güçlendirme gayretleri ve Hintli Müslümanların onların bu yayılma politikalarına karşılık dinî ve kültürel alandaki ihya girişimlerinden doğan fikir ve ekoller de ele alınmıştır. Ardından Şiblî Nu'mânî'nin Hint alt kıtasının en hareketli günlerine denk gelen hayatı, multidisipliner çalışmaları ve Urdu dilinde tarih yazıcılığını başlatma eylemi ve bu eylem altında yatan, Müslüman toplumda milli ve kültürel bilinç oluşturma gayesi irdelenmiştir. Şiblî; tarihçiliğini genel anlamda Müslüman toplumu eğitmek amaçlı, oryantalist düşüncelere karşı savunmacı bir tarzla biyografi türü üzerinden inşa etmiştir. Hz. Peygamber'in hayatını konu edindiği çalışması ise XIX. yüzyılda siyer üzerinden Hz. Muhammed'in imajını karalama girişimlerine karşılık Şiblî, Hz. Peygamberin hayatını bir inanç meselesi olarak öne sürmüş ve diğer siyer çalışmalarından farklı olarak siyer ile kelâm ilmini birleştirmeyi tasarlanmıştır. Bu bağlamda o, İslâm âlimlerinin kelâm ilmi dâhilinde inanç esasları kapsamına giren konuların kaynak tercihindeki titizliklerini siyer çalışmasına uyarlamıştır. Ayrıca İslâm tarihi sahasındaki tüm çalışmalarında, oryantalistlerin İslâm tarihine yönelik iddialarına cevap veren bir kurgu takip etmiş olup savunmacı ve reddiyeci tarih anlayışını geliştirmiştir. O, yaşadığı asrın hümanist ve modern söylemlerinin de tesiriyle sîret çalışmasında; Hz. Peygamber'in hayatından kadınlara verilen değere, zımmî halkların hak ve hukukuna ve de insan hakları ile güzel ahlak konuları için özel başlıklara yer vermiştir. Anahtar Kelimeler: Hint Alt Kıtası, Tarih Yazımı, Siyer, Oryantalist, On Dokuzuncu Yüzyıl, Mevlânâ ŞiblîArticle Şurût-i Ömer: İslam Tarihine Dair Bir Meşruiyet Çabası(2018) Demirci, AbdurrahmanMüslüman hâkimiyetini kabul eden gayrimüslimlerle imzalanan tüm ahitler, temel hak ve hürriyetler konusunda benzer niteliklidir. Fakat Hz. Ömer dönemine atfedilen şurût-i Ömer, içeriği ve imzalanma tarzı itibariyle diğer ahitlerden hayli farklıdır. İslam tarihi kaynaklarında fazla yer almamakla birlikte şurût, içeriği itibariyle İslam siyasal tarihi, fütuhat süreci ve zimmet politikalarının temel konularından birini oluşturmaktadır. Sıhhat açısından sened itibariyle hayli sorunlu olduğunu gördüğümüz şurûtun, yer aldığı kaynakları kıyaslayarak metin olarak da bir bütünlük arz etmediği sonucuna vardık. Fütuhat süreci ile kıyaslamalı olarak incelediğimiz şurûtun tarihsel gerçeklerle uyuşmadığını örneklerle ortaya koyduk. Şurûtun, Müslümanların temel hak ve hürriyetlere yaklaşımına, İslam’ın yayılış hızına, Hulefâ-i Raşidîn uygulamalarına aykırı olması açılarından dolayı İslam tarihine dâir bir meşruiyet çabasının ürünü olduğunu tespit ettik.Master Thesis William Montgomery Watt'ın Hz Muhammed algısı(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Demir, Emrullah; Demirci, Abdurrahmanİslâmiyet'in nasıl bir ortamda ortaya çıktığı şarkiyatçıların her zaman ilgi alanı olmuştur. İslâm öncesi Arap Yarımadası ve çevresi birçok çalışmanın konusu olmuş, empatik, indirgemeci, hümanist benzeri birçok yaklaşım tarzı ortaya çıkmıştır. Bu isimlerden Montgomery Watt, çoğu yaklaşımın aksine İslâm'a bilimsel bir metotla yaklaşmaya çalışmıştır. Eserlerinin en önemli özelliği İslâm'ın öz kaynaklarını temel referans almasıdır. W. Montgomery Watt Hz. Peygamber hakkında daha nesnel değerlendirme yapmış, Hz. Peygamber'in hayatı ile ilgili üç eser ortaya koymuştur. Watt'ın siyere yaklaşım tarzı, olayları ele alış tarzı, okuma ve değerlendirme biçimi ve özgün fikirleri üzerinde bir tahlili ve tartışmanın ortaya konacağı bu çalışmada Watt'ın İslâm'a dair yazdığı tüm çalışmalar kaynaklık teşkil etmektedir. "Peygamber ve Devlet Adamı Hazreti Muhammed" adlı kitap kendi ifadesiyle Hz. Muhammed Mekke'de ve Hz. Muhammed Medine'de kitaplarının özetidir. Watt'ın Hz. Peygamber'in hayatını konu edinirken nasıl bir metot takip ettiği, meseleleri hangi perspektiften değerlendirdiği ve kendi yorumlamalarının konu edinildiği bu çalışmada yazarın olayların görünür taraflarından başka arka plânda nelerin meydana geldiğiyle de ilgilendiği açıkça görülmektedir. Mesela, Müslümanların davranışlarının sadece dinî bir gerekçeden ziyade dünyevî bir amaç da taşıdığını ifade etmiştir. Watt'a göre; Hicret ve Habeşistan'a gidişte sadece dini sebepler değil ekonomik sebepler de belirleyicidir. Bu bakımdan Watt'ın eserlerinin sosyolojik açıdan alan yazınına katkısı meselelere sebepler bağlamında değerlendirme yaptığında hadiseleri daha çok bireysel ve sosyal ihtiyaçlar çerçevesinde değerlendirmesidir.