Browsing by Author "Ekinci, Kutbettin"
Now showing 1 - 11 of 11
- Results Per Page
- Sort Options
Master Thesis Ahlâk kavramı ve Kur'an'ın tasvir ettiği nüzûl dönemindeki Yahudilerin ahlâkı(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Oğuz, İsmail; Ekinci, KutbettinBir ahkâm kitabı olmasının yanında bir ahlâk kitabı da olan Kur'an, yaşanmış hadiseler ve bu hadiselerde rol alan kişi ve toplumların ahlâkî yapıları üzerinden tüm insanlara ahlâkî dersler vermektedir. Bu tez çalışmamız, nüzûl döneminde, vahyin indiği coğrafyada Yahudilerin vahye konu olan huy ve davranışlarının Kur'an perspektifinden incelenmesi ve ahlâk tasavvurlarının tahlili niteliğindedir. Nüzûl dönemi Yahudilerinin, Müslümanlarla ve diğer topluluklarla olan münasebetlerinde vahye konu olmuş tutum, davranış ve karakterlerine bağlı olarak Kur'an'a yansıyan ahlâk tasavvurları araştırılmıştır. Nüzûl dönemindeki Yahudilerin ahlâk tasavvuru, evrensel ahlâki kavramlar üzerinden Tevrat'ın ve Kur'an'ın ahlâk prensipleriyle karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Bu çalışmamız üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde ahlâk konusu; ahlâk bilimcilerin görüşleri, İslam ve Yahudiliğin dini kaynakları bağlamında irdelenmiştir. İkinci bölümde, nüzûl dönemine kadar Yahudilerin tarihi, inanç ve yaşayışları yanında Kur'ân'ın nazil olduğu dönemdeki Yahudilerin aynı coğrafyada, bir arada yaşadıkları Müslümanlarla ve diğer toplumlarla olan ilişkileri mercek altına alınmıştır. Üçüncü bölümde ise Yahudi ahlâkının tasvir edildiği ayetlerden yola çıkılarak, özellikle de klasik ve modern müfessirlerimizin yorumlarından istifade edilerek Yahudilerin ahlâk tasavvurları hakkında genel kanaatlere ulaşılmıştır. Yahudi ahlâkının Tanrı'ya ve insanlara bakan iki yönü vardır. Ahlâk Kur'an'da da bu yönleriyle ele alınmış, Yahudilerin ahlâk tasavvuru da bu minvalde değerlendirilmiştir. Yahudilerin temel dini kaynağı olan Tevrat'ın ahlâki ilkelerinin Kur'an'ın ahlâki ilkeleriyle uyuştuğu, Kur'an ve Tevrat'ın, ahlaki açıdan Yahudileri eleştiri konusu ettiği hususların da birçok yerde birbiriyle örtüştüğü görülmüştür. Genel olarak nüzûl dönemi Yahudileri Kur'an'da olumsuz ahlâk ile tavsif edilmiş, tutum ve davranışlarıyla eleştiriye tabi tutulmuşlardır. Bununla beraber onlar hakkında bildirilen menfi ahlâki hasletler onların tümüne teşmil edilmemiştir.Master Thesis Belli başlı Sünnî ve Şiî müfessirlere göre Cum'a sûresinin tefsiri(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2020) Ocak, Mehmet Ata; Ekinci, KutbettinCum'a Sûresi, Sünnî ve Şiî müfessirlerin ittifakıyla Medine'de nâzil olmuş olup, on bir âyetten meydana gelmektedir. Cum'a sûresinde, yerde ve göklerde bulunanların Allah'ı tesbîh ettiğini dolayısıyla her şeyin belli bir nizam ve düzende yaratıldığı ifade edilmektedir. Buna bağlı olarak Allah'ın mükemmelliğini ifade eden dört sıfat zikredilmektedir. Hz. Peygamber'in vazifesi üç maddede özetlenerek onun risâletinin evrenselliği beyan edilir. Yahudiler, kitap yüklü eşeklere benzetilerek Tevrat'tan yüz çevirdikleri ve onun sorumluluğunu yerine getirmedikleri belirtilir. Allah'ın sevgili kulları olduklarını iddia etmeleri üzerine ölümü temenni etmeleri istenir. Ancak onlar yaptıkları kötülüklerden dolayı ve hesaptan korktukları için buna asla yanaşmayacakları da bildirilmektedir. Ashâb-ı kirâm, Şam'dan gelen ticaret kervanına yönelerek Hz. Peygamber'i Cuma günü hutbe esnasında ayakta bırakırlar. Bunun üzerine sûre, Cuma ibadetinin önemine değinmektedir. Yahudiler kitap yüklü eşeklere benzetilerek aslında Kur'ân'ın hükümleriyle amel etme ve Hz. Peygamber'e ittiba konusunda Müslümanlara önemli bir mesaj vermektedir. Dolayısıyla verilmek istenilen mesajın doğru bir şekilde anlaşılması için Sünnî ve Şiî müfessirlerin sûreye yaklaşımlarını karşılaştırmalı olarak ele aldık.Article BİLİMSEL TEFSİRİN TEFSİR OLMA SORUNU(2019) Ekinci, KutbettinBu çalışma, “bilimsel tefsir” olarak bilinen Kur’ân yorum biçimin, tefsir olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği sorusuna cevap aramaktadır. Ayetleri bilimsel veriler ışığında yorumlayan bu yaklaşım, tefsir ilmiyle şu alanlarda sorun yaşamaktadır: Tefsirin tanımı, tefsirin yöntemi, Kur’ân dili, Kur’ân üslubu, Kur’ân’ın amacı, Kur’ân’ın konusu, Kur’ân’ın hedefi, nüzul dönemi bilgi düzeyi… Tefsir, Allah’ın Kelâmının manalarını ortaya çıkarma faaliyetidir. O yüzden ayetlerin asıl manalarına sadık kalır. Bilimsel tefsir ise uzak te’viller yaparak asıl mananın dışına çıkar. Bu açıdan onun bir tefsir faaliyeti yaptığını söylemek zordur. Bilimsel tefsir faaliyetini fıkıh tefsirlerine kıyaslayarak benzetmek bir yanılgıdır. Çünkü Kur’ân, fıkıh için bir kaynak iken beşeri bilimler için bir kaynak değildir. Bilimsel tefsirciler Kur’ân’ın bilimsel keşifleri önceden haber verdiğini iddia ederler. Bu durumu Kur’ân’ın i‘icazına dayanak yaparlar. Oysa Kur’ân’ın nüzulünden günümüze kadar müslüman bilim insanlarının buluşları da dâhil hiçbir bilimsel buluş Kur’ân ayetlerine dayanmış değildir. Kur’ân’ın konusu bilimsel bilgi değildir. Onun amacı insanları teknolojik olarak geliştirmek değildir. Onun amacı insana güzel ve huzurlu bir hayat sunmaktır. O nedenle gönderilen hiçbir peygamber bilimsel keşiflere öncülük yapmamıştır. Bilimsel tefsire konu olan ayetler, insanlara ibret alıp iyi bir kul olmalarını zımnen emreder. İnananların bilimsel çalışmalar yaparak insanlara faydalı olmalarını ister. “Bilimsel tefsir” bu konularda tefsir ilminin genel yapısı ve kriterleri ile uyuşmadığından bu makale, “bilimsel tefsir”in tefsir ilmi içinde yer alamayacağını öne sürmektedir.xxxMaster Thesis Günümüz Aşırı Grupların Kur'an Yorumu -ed-devlet'ül İslamiye ve Cemaatü'l Müslimin Örneği-(2024) Temel, Mücahid; Ekinci, Kutbettinİslam Tarihi incelendiğinde farklı dönemlerde, farklı nedenlerden dolayı çeşitli aşırı grupların ortaya çıktığı görülmektir. Bunlar Kur'an-ı Kerim'i ve Hadisleri kendi görüşlerine dayanak yaparak yaptıklarını meşrulaştırmak istemektedirler. Bu şekilde insanları vasat yoldan saptırıp, kendi görüşlerine taraftar topluyorlar. Peygamberimiz (sav)'in vefatından sonra hem siyasi hem de itikadi olarak ortaya çıkan ilk fırka hariciler fırkasıdır. Bunlar Kur'an-ı Kerim'in bazı ayetlerini kendi görüşleri doğrultusunda yorumlamışlardır. Ardından onlardan etkilenen veya karşıt fikir ortaya atan birçok fırka ve grup ortaya çıkmıştır. Yapılan çalışma neticesinde günümüzdeki aşırı grupların bu şekilde yayıldığı görülmüştür. Bunlar genelde Kur'an-ı Kerîm'i zahirî düşünceyle ile okuyarak bağlamından koparıyorlar. Kur'an'a anlam verirken yüzeysel okuyarak kendi anlayışlarını mutlak hakikat olarak kabul etmişlerdir. Sonrasında ise mutlak hakikat olarak kabul ettikleri bu doğruyu inkâr eden bütün öteki Müslümanları kafir ilan etmişlerdir. Bazıları ayetlerin yorumlanmasını haram saymış, mecaz ve hakikati birbirine karıştırmış ancak zaman zaman mecaz avamın elinde hakikat kesb etmiş, hiçbir yoruma başvurulmadan salt harfi ve lafzi mana esas alınmıştır. Bu şekilde ayetler bağlamının dışında, sebeb-i nüzul'ü dikkate alınmadan yorumlanmış ve neticede ayetler hikmetsiz bir hükümler manzumesi olarak sunulmuştur.Master Thesis Hicrî onuncu asrın önde gelen müfessirleri ve Bakara Sûresi örneğinde tefsir yöntemleri(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2021) Deniz, Abdulhekim; Ekinci, KutbettinBu çalışmamızda hicrî onuncu asırda yaşamış olan beş müfessiri seçip, içerisinde bulundukları dönem, hayatları, tefsir ve diğer alanlara dair yazmış oldukları eserleri ve tefsir metotları incelenmiştir. Dönemin tefsir anlayışı ve metodu hakkında fikir edinmek amacıyla Bakara sûresinden seçilen bazı konular söz konusu müfessirler nezdinde nasıl ele alındığı ortaya konmuştur.Article Kādî Beyzâvî ve Zemahşerî’nin Fâtiha ve Bakara Sûrelerindeki Yorumlarına Molla Gürânî’nin Tenkitleri(Cumhuriyet İlahiyat Dergisi, 2018) Ekinci, KutbettinBu çalışmada Osmanlı tefsir ulemâsından Molla Gürânî’nin (ö. 813/1488), Kādî (ö. 685/1286) ve Zemahşerî’ye (ö. 538/1144) yaptığı eleştiriler konu edinildi. Onun bu eleştirilerinde, yazdığı “Ġāyetü’l-emânî” adlı elyazması tefsirindeki Fâtiha ve Bakara sûreleri örnek olarak seçildi. Gürânî’nin bu iki müfessire eleştirileri çoğunlukla dil, kıraat, kavramsal anlamlar konularında ve âyet te’villerinde katılmadığı görüşlerde yoğunlaşır. Gürânî’nin bu iki müfessire yönelttiği eleştirilerin çoğu Kādî’ye yöneliktir. Çünkü Kādî’nin tefsiri Osmanlı medreselerinde okutulan en gözde tefsirlerindendi. Gürânî, yazdığı tefsirde hem Kādî’nin tefsirini kendisine örnek almış hem de eleştirmiş görünmektedir. Çünkü onun bu tefsirinin Kādî’nin yazdığı tefsirin bir özeti olduğu söylenebilir. Gürânî’nin bu iki müfessirin yanında Teftâzânî ve Kevâşî’yi de eleştirmesi onu araştırmacı ve karşılaştırmacı kişiliğini ortaya koymaktadır. Eleştirilerinde Ehl-i sünnet’e bağlı olduğu, âyetlerin yorumunda hadisleri önemsediği ve âlimlerin ittifak ettiği konuların dışına çıkmamaya özen gösterdiği göze çarpmaktadır.Other Kur’an’da Allah’ın Zatı Dışında Kullanılan Yeminleri Sözün Maksadı Açısından Anlamak(2016) Ekinci, KutbettinYemin, Arap dilinin önemli te’kid üsluplarından biridir. Kur’an’ın indiği toplum, bu üslubu kullanıyordu. Kur’an’ın kullandığı yemin üslubu, indiği toplumun kullandığı yemin üslubuna uzak sayılmaz. Yemin, sözlü dile sahip olan Arap toplumunda muhatabını ikna etmek için bir belge niteliğindeydi. Ama bu niteliği taşımayan yemin türleri de vardır. Bu makale, yeminin Arap toplumunda sık kullanılma sürecini ve mahlukat üzerine yemin etme nedenini araştırmaktadır. Kur’an’da Allah’ın mahlukata yemin etmesinin te’kid anlamı taşımadığını iddia etmektedir. Bu tür yeminlerin açık bir karîne olmadan cevapsız olarak kullanılması bu çalışmaya göre Kur’an’a özgü bir üsluptur. Bu makale cevapsız olarak kullanılan bu tür ifadelerin sebebini tespit etmekte ve Arap dili kurallarına göre bir çözüm önermektedir.Article Molla Gurani's Commentary Criticism of Qadi and Zamakhshari on Their Interpretations of Fatiha and Baqara Suras(CUMHURIYET UNIV, FAC THEOLOGY, 2018) Ekinci, KutbettinThis work deals with Molla Gurani's critique (d. 813/1488) of Qadi al-Baydawi (d. 596/1200) and Zamakhshari (d. 538/1144). The Fatiha and Baqara suras in his manuscript tafsir "Ghayat al-Amani" are chosen as the texts to examplify Molla Gurani's critique. His criticism is mostly related to language, qira'a (recitation and vocalization of Qur'anic text), conceptual meaning and disagreement in interpretations of the Qur'anic verses in question. Gurani primarly criticisez Qadi due to his reputation among Ottoman scholars. Gurani has not only criticized Kadi and Zamahshari in the commentary of the surahs Fatiha and Baqara but also Taftazani and Kavashi. This clearly shows thah he is a well-versed scholar in researching especially in comperative analysis. In this study, our investigation is limited to, however, Zemakhshari and Qadi. This stuyd shows that Zemakhshari is strictly bound to Ahl al-Sunnah. Moreover, the hadith reports are considerably important for him in understanding and interpreting the Qur'anic verses. He closely follows the interpretive traditions of early Muslim scholars, especially on the matters that Muslim scholars had an argeemnet.Article NİSA 34. AYETTE HİTAP AÇISINDAN “DARB” MESELESİ(e-Şarkıyat İlmi Araştırmalar Dergisi, 2021) Ekinci, KutbettinBu çalışma Nisa 34. ayette geçen “darb” meselesini hitap açısından ele almaktadır. Erken dönemden günümüze kadar bu ayete yapılan yorumlar, ayetin kocalara hitap ettiği düşüncesiyle yapılmıştır. O yüzden kadına darb yetkisinin de kocada olduğu ileri sürülerek darb meselesini tefsir etmişlerdir. Buna göre darb kelimesinin tefsirinde üç ana yaklaşım ortaya çıkmıştır. Klasik yaklaşım, tarihselci yaklaşım ve modernist yaklaşım. Klasik yaklaşıma göre gerektiğinde kadın kocası tarafından hafif olmak koşuluyla dövülebilir. Tarihselci yaklaşıma göre Kur’an’ın indiği dönemde toplum ataerkil olduğundan, kocanın eşini dövmesi geleneksel olarak bir sorun teşkil etmiyordu. O yüzden Kur’an, o dönem için kocanın eşini dövmesine cevaz vermiştir. Modernist yaklaşımlara göre ise ayette geçen “darb” kelimesi vurmak, dövmek anlamında değildir. Bu kelime, seyahat etmek veya evde tutmak anlamında olabilir. O yüzden nüşuz yapan kadını kocası bir müddet ailesinin yanına gönderebilir. Diğer bir alternatif olarak koca, nüşuz yapan kadını ikna etmek ve sorunu çözmek için onu evde tutmalıdır. Bu çalışma ise bu yaklaşımların sorunlu olduğunu ileri sürmektedir. Ayete yapılan bu tefsirlerin kritiğini sunduktan sonra alternatif bir anlamı gündeme getirmektedir. Böylece darb konusunda ayetin yöneticileri muhatap aldığını ve o nedenle darb yetkisinin kocada olmadığını ileri sürmektedir.Article The Problem of Scientific Commentary To Be Tafsir(Ilahiyat Bilimleri Arastirma Vakfi, 2019) Ekinci, KutbettinThis study is answering the following question. Can the Qur'anic interpretation known as "scientific commentary" take place in the science of tafsir? This approach, which interprets verses in the light of scientific statements, is problematic in the following areas with the tafsir: Definition of tafsir, tafsir's method, Quran language, Qur'anic style, purpose of Qur'an, subject of Qur'an... Tafsir is the activity of uncovering the meanings of God's word. In that sense, it remains true to the meanings of the verses. Scientific tafsir goes out of the real meaning by making distant interpretations. Thus, tafsir scholarship allows the object to be objective in the interpretation of verses. It is a mistake to compare scientific tafsir activity by comparing it with fiqh interpretations. Scientific commentators make this analogy. Scientific commentary does not resemble other Islamic sciences such as fiqh. Because the Qur'an is not a source for the humanities while it is a source for fiqh. For example, the subject of fiqh is not the Qur'an itself first, they are non- Qur'anic. But it goes to the Qur'an to solve his own problems and advocates opinions accordingly. The source of scientific knowledge is not the Qur'an. It has his own methods and resources to access knowledge. Scientific knowledge does not accept the Qur'an as a source of information. For this reason, it can not be compared to the Qur'an commentary on the interpretation of the Qur'an. Scientific commentary tries to interpret the Qur'an by taking the information obtained through scientific studies. Thus, scientific knowledge is made the source of the Qur'an. The methods of tafsir identification are specific. Tafsir scholarship is based on the following; the Qur'anic language, the conditions of the descending period and the circumcision... From this point of view, it is difficult to say that he is doing a commentary activity. Scientific commentators claim that the Qur'an gave notice scientific discoveries. They make this the basis of the Qur'anic miracles. However, from the Qur'an's point of view to the day-no scientific discoveries, including inventions of Muslim scientists, are not based on Qur'an verses. It leaves Muslim scientists under insufficient suspicion by doing this. The subject of the Qur'an is not scientific knowledge. The Qur'an does not contain any information for the technological development of people or for the advancement of scientific knowledge. Because its subject is how people should live. Its subject is his responsibility to God, the responsibility of man to the community, and the responsibility of man to the surroundings. Its purpose is not to develop people technologically. His purpose is to offer a beautiful and peaceful life to human beings. For this reason, no prophet has ever pioneered scientific discoveries. Scientific tafsir is in an effort to incorporate these issues into the interpretations of the mannered that the Qur'an does not deal with. Therefore, both subjective and irrelevant interpretations emerge. The verses, which are the subject of scientific tafsir, in fact mandate to humans to be good servants. It wants believers to be useful to people by doing scientific work. One of the reasons why scientific commentary can not be tafsir is that it is an interpretation contrary to the nature of language. Because this understanding of commentary puts on the meaning of the words used by the Qur'an which came down centuries ago. However, a correspondent speaks while observing the situation of the interlocutors and he uses the language words, concepts of the time he lived. Otherwise he can not agree with his interlocutors. The objective interpretation of the Qur'an is the interpretation made by observing the language of the time of descent. It has no interest in the universe or history. The linguistic nature requires this at the level of words. A word used by my correspondent must be understood in the sense of the time it is used. A word used in a time frame can not express a meaning to be imposed on it in the future. For example, the word "seyyare" in the Qur'an means caravan but nowadays it means car. Accordingly, we can not say that the Qur'an has talked about cars long ago. As such, for example, scientific commentators give the meaning of "alak" in the Qur'an to the embryo. They claim that the Qur'an spoke of the "embryo" centuries ago which was a biology phrase. They load the meanings in the Qur'an with meanings that have emerged today. This article suggests that "scientific commentary" can not be included in the study of commentary, because it does not correspond to the science of tafsir in these matters.Master Thesis ما خالف فيه أبو السعود الزمخشري في سورة البقرة دراسة تحليلية(2024) Ağri, Ali; Ekinci, KutbettinBu tezin yazılmasından amaç Ebüssuûd Efendi'nin ilmî kişiliğini, kendine has özelliklerini ortaya koymak ve Ebüssuûd Efendi'nin tefsirde izlediği usûl ile tercih yöntemlerini belirlemektir. Tezimiz; giriş, iki bölüm ve sonuç kısımlarından oluşmaktadır. Giriş kısmında konunun önemi, bu konunun tercih edilme sebepleri, tezin hedefleri, tezin incelediği problemler ve konun işlenme metodu, geçmişte yapılmış çalışmalar ve çalışmanın zorlukları, konunun sınırları ve konu işlenirken izlenen metod ele alınmıştır. İlk bölümde Zemahşerî ve Ebüssuûd Efendi'nin ilmî kişilikleri ele alınmış ve tefsirleri incelenmiştir. Araştırmamız bu iki parlak ilmî şahsiyetin hayatlarına, yaşadıkları asrın şartlarına, bu iki şahsiyetin ilmî açıdan durumlarına, âlimlerin bu iki şahsiyet hakkındaki görüşlerine ve bu iki bilginin eserlerine yer verilmiştir. Bu bölümde iki şahsiyetin tefsirde izledikleri metod ile tefsirlerinde ön plana çıkan özellikler ortaya koymak istenmiştir. Kendilerinden sonra etkiledikleri tefsirlerin hangileri olduğuna da yer verilmiştir. İkinci bölümde ise Bakara Suresi'nde Ebüssuûd Efendi'nin Zemahşerî'den ayrıldığı meseleler tahlil edilmiştir. Söz konusu meseleler teker teker zikredilmiştir. Ayrılıklar zikredilirken Bakara Suresi'ndeki ayet sırasına riayet edilmiştir. Her ayet tefsirinde önce Zemahşerî'nin görüşüne yer verilmiştir. Daha sonra Ebüssuûd Efendi'nin Zemahşerî'ye aykırı olan görüşü verilmiş, daha sonra da müfessirlerin bu ayetin tefsiri ile alakalı görüşleri delilleri ile birlikte verilmiştir. En sonunda da müfessirlerin görüşlerinin tetkik edilmesi suretiyle çalışma sahibinin görüşü verilmiştir.