Sanat Tarihi Bölümü
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/42
Browse
Browsing Sanat Tarihi Bölümü by Issue Date
Now showing 1 - 20 of 104
- Results Per Page
- Sort Options
Conference Object Siirt-Batman İlleri ve İlçelerindeki Ortaçağ ve Sonrasına Ait 2004 Yılı Yüzey Araştırmaları(2005) Boran, Ali; Tüfekçioğlu Abdülhamit; Erdal, ZekaiSiirt merkez, Eruh, Pervari ve Batman Kozluk ilçelerindeki eserler.Conference Object Siirt-Batman İlleri ve İlçelerindeki Ortaçağ ve Sonrasına Ait 2005 Yılı Yüzey Araştırması(2006) Boran, Ali; Tüfekçioğlu, Abdülhamit; Mutlu, Mehmet; Erdal, Zekai; Yıldız, İrfanSiirt İli Tillo İlçesindeki İslami dönem mezartaşları.Book Part Diyarbakır Çeşmelerinden Üç Örnek(MUKKADİME, 2010) Yeşilbaş, EvindarOrtaçağ şehirciliğinde önemli bir yeri olan su mimarisi, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin iklim ve coğrafyasından kaynaklanan farklı boyutu ile Diyarbakır’da daha zengin bir donanıma kavuşmuştur. Yalnız dinî ve sosyal yapılarda değil, sivil mimaride de su vazgeçilmez bir unsur olarak yerini almıştır. Su mimarisinde çeşmeler, kamunun kullanımına sunulan basit yapılardır. Bu çalışmada, Diyarbakır şehir merkezinde yer alan çeşmelerden Tahtalı Katsal Sokak Çeşmesi, Arap Şeyh Cami Çeşmesi, Sultan Şüca Çeşmesi çizim ve fotoğraflarla desteklenerek incelenmeye çalışılmıştır. İncelenen çeşmelerin şehir mimarisini bütünleyen kültür zenginliklerimizden olduğu tespit edilmiştir. Bu mirasın gelecek kuşaklara aktarılabilmesi için asli fonksiyonlarına kavuşturulması gerekmektedirArticle Diyarbakır Karacadağ Kilimlerinin Desen ve Motif Özellikleri(Arış Dergisi, 2011) Yeşilbaş, EvindarEl sanatlarının folklorik açıdan incelenmesi sonucunda halkların ve kültürlerin, geleneksel süslenme biçimi öğrenilmekte, insanların bedenini ve çevresini güzelleştirme arzusu ile ekonomik kazanç sağlama düşüncesinin varlığı kavranmaktadır. El sanatı ürünlerinden dokumacılıkta farklı kültürlerle beslenen ve gelişen Anadolu’da kendine özgü özellikler taşıyan çeşitli merkezler mevcuttur. Bilindiği gibi Türk kilimleri hammaddesinden renklerine, içerdiği motiflerden işçiliğine kadar sanat değeri taşıyan örneklere sahiptir. Bu değerli örneklerin üretildiği eski bölgelerden biri de Karacadağ’dır. Bu çalışmada Diyarbakır Karacadağ kilimlerinin tanıtılması, bugünkü koşullarda yapılan üretimin saptanması yer almaktadır. Bildirideki amaç bu kilimlerin desen ve motif özelliklerinin analiz edilmesinden ziyade geleneksel türk sanatlarımızın icra edildiği kilim dokuma merkezlerinden biri olan Karacadağ’ın varlığını ortaya koymak ve yeniden canlandırılması için tartışma ortamı yaratmaktır. Bu bağlamda çalışmada Karacadağ kilimlerinin desen ve motifleri sanat tarihçisi gözüyle incelenmiş, fotoğraflanıp yorumlanmıştır. Ayrıca Karacadağ kilim dokumacılığının devamının sağlanması için gerekli öneriler sunulmuştur.Article OSMANLI RESİM SANATINDA CEHENNEM TASVİRLERİ(MARDİN ARTUKLU ÜNİVERSİTESİ, 2011) NECLA KAPLANKişilerin; öldükten sonra ya da “kıyamet” denilen dünyanın sonunda, ikinci hayat da denilen zamanda, dirilecekleri ve yaşarken yaptıklarının hesabını verecekleri inancı, çoğu dinlerde vardır. İslam dinine göre, tüm insanlar Allah’ın huzurunda hazır bulunacaklar ve sorgulanacaklardır. Sorgulanan ölülerin, iyilik yapanların cennete kötülük yapanların cehenneme gideceği ve burada ikinci bir hayat yaşayacakları belirtilmektedir. Bu konu edebi metinlerle de ele alınırken aynı zamanda insanların zihninde tasavvur ettikleri şekliyle tasvir edilmiştir. Osmanlı resim sanatında da bu örnekleri görmekteyiz. Özellikle, Cifrû’l- Cami (TSMK, B.373; İÜK, TY. 6624; CBL, 444), Ahvâl-i Kıyâmet (SK. Hafıd Efendi 139, BSB Ms. Or. Oct.1596), Fâlnâme (TSMK H. 1703) gibi yazmalarda, gelecekten haber veren olaylar, Kıyâmet, Kıyâmet alâmetleri, Cennet ve Cehennem tasvirlerine yer verilmiştir. Araştırmasını yaptığımız Osmanlı resim sanatında cehennem tasvirlerinde, kullanılan üslûp 16. yüzyıl sonu ile 17. yüzyıl başında gördüğümüz üslup özelliğini, Nakkaş Hasan’ın üslûbunu yansıtmaktadır. Metne bağlı olarak yapılan bu tasvirler, Osmanlı toplumunun Cehennem ile ilgili düşüncelerini betimlemektedir. Azrail figürü, ateş, Cehennem azabı, Cehennem ortamı toplumun bu kavramlarla ilgili tasavvurlarını yansıtmaktadır.Book Part Diyarbakır'daki Osmanlı Dönemi Cami ve Mescidleri(2011) Boran, Ali; Erdal, ZekaiDiyarbakır Şehri; Dicle Nehri’nin batı ucunda, Karacadağ’a kadar uzanan geniş Bazalt Yaylası’nın üzerinde kurulmuştur. Dicle Vadisi’nden 100 m yükseklikte ve arazinin doğal yapısı, şehrin dış kale surlarının şeklini sınırlamaktadır. Diyarbakır şehrinin tarihi Hurriler zamanında (M.Ö. 2000’li yıllar) burada bir kale yapılması ile başlatılmaktadır. M.S. 349’da Roma İmparatorluğu döneminde şehrin etrafı surlarla çevrilmiş, 365–375 yılları arasında da surun batıya doğru genişlemesiyle dış kale asıl halini almıştır. Hz. Ömer döneminde İyaz b. Ganem tarafından (639) İslam topraklarına katılmış, şehir merkezindeki kilisenin camiye çevrilmesi ile İslam şehri olma vasfını kazanmaya başlamıştır. Abbasiler ve Mervaniler zamanında da şehirde inşa faaliyetleri devam etmiştir. Büyük Selçuklu Sultanı Melikşâh döneminde Ulu Cami (Cami-i Kebir) onarılarak bölgedeki cami mimarisine öncülük etmiştir. Daha sonra Nisanoğulları (1142–1183), Artukoğulları (1183-1232), Eyyubiler (1232-1240), Anadolu Selçukluları (1240-1302), Akkoyunlular (1401-1507) ve 1515 tarihinden sonra da Osmanlı döneminde şehirde başta cami ve eğitim kurumları olmak üzere onlarca yapı inşa edilmiştir. Ulu Cami ile başlayan Diyarbakır’daki cami mimarisi tarih boyunca en güzel örneklerini vererek günümüze kadar gelmiştir. Diyarbakır’daki Akkoyunlu ve Osmanlı camileri eski gelenekleri kendi bünyesinde harmanlayarak yeni üsluplar, teknikler geliştirmişlerdir. Özellikle Osmanlı’nın yöreyi fethetmesiyle birlikte Diyarbakır eyalet merkezi olmuş şehirde hızlı bir imar faaliyetleri artmıştır. Osmanlı mimarisinin en güzel örnekleri burada yer almakta ve Mimar Sinan’ın da Diyarbakır’da eserleri bulunmaktadır. Osmanlı Döneminde başta Diyarbakır valileri olmak üzere onlarca eser yapılmıştır. Bu eserlerin bir bölümünü oluşturan camilerden 21’i günümüze ulaşmıştır.Article Diyarbakır'da su mimarisi üzerine bir değerlendirme(2012) Yeşilbaş, EvindarAnadolu’nun uygarlaşması diyebileceğimiz dönem içinde, çeşitli yerleşim alanlarında ve güzergâhlar üzerinde çok sayıda su yapısı inşa edilmiştir. Söz konusu eserlerin bir bölümü bazı nedenlerden dolayı günümüze kadar ulaşamamıştır. Günümüze ulaşan eserlerin tümünün değerlendirilmediğini de söylemek gerekir. Diyarbakır il merkezinde yer alan su yapılarının mimari özelliklerini genel hatları ile değerlendirmeyi kapsayan çalışmada tarihi taş köprü, hamam ve çeşme yapıları incelenmiştir. Yapılan incelemelerde toplam 42 adet su yapısı (Köprü, Hamam, Çeşme) tespit edilmiştir. Bu yapı ların mimari özellikleri tanıtılmaya çalışılırken fotoğraf ve çizimlerden yararlanılmıştır.Book Part Diyarbakır El Sanatlarından Palan ve Şapka Yapımı(2012) Yeşilbaş, EvindarDiyarbakır Geleneksel El Sanatlarıspecialist-thesis.listelement.badge SÜLEYMANĠYE KÜTÜPHANESĠ HAMĠDĠYE 980 NUMARALI KISAS-I ENBİYÂ NÜSHASI VE TASVĠRLERĠ(PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİ, 2013) NECLA KAPLANBu tezin konusu, “Süleymaniye Kütüphanesi Hamidiye 980 Numarada Kayıtlı Kısas-ı Enbiyâ Nüshası ve Tasvirleri”dir. Bu el yazmasının seçilmesindeki baĢlıca neden, bu nüshanın Ģimdiye kadar monografik bir çalıĢmaya konu olmamasıdır. Tezde, söz konusu eserin metninin okunarak tasvirlerinin ikonografisinin çözümlenmesi, üslûp ve ikonografik açıdan dönemin genel beğenileri içinde değerlendirilmesi amaçlanmıĢtır. 16. yüzyılda istinsah edilmiĢ pek çok resimli Kısas-ı Enbiyâ nüshası günümüze kadar gelebilmiĢtir. Bu nüshalardan bir tanesi olan SK Hamidiye 980 nüshası, benzer özellikteki TSMK H. 1227’de kayıtlı Kısas-ı Enbiyâ, TSMK E.H. 1430’da kayıtlı Kısas-ı Enbiyâ ve SK Halet Efendi 377’de kayıtlı Emir Hüsrev Dihlevi’nin Hamse’sinin nüshası ile karĢılaĢtırılmıĢ, benzer özellikler sergiledikleri saptanmıĢtır. Bu nüshalarda yer alan resimlerin hemen hemen birçoğunda aynı konular iĢlenmiĢ ve bunlar birbirine yakın üslûpta resmedilmiĢtir. Ġncelenen eserde 27 tasvir/resim bulunmaktadır. Bu resimler, kompozisyon, figürler ve kıyafet özellikleri, doğa kurgusu, mimari ve üslûp benzerliği bakımından Safevi hâkimiyetindeki Ġran topraklarında, Horasan- Ġsfahan- Tebriz- Bağdat arasında dolaĢan gezgin sanatçı olarak adlandırılan bazı sanatçılar tarafından, 1560–1580 yılları arasında üretildiği düĢünülen el yazma eserlerin resim özelliklerini taĢımaktadır. Orijinal olan SK Hamidiye 980 numaralı Kısas-ı Enbiyâ nüshası, söz konusu döneme ait resimli yazmalardan biri olarak önem taĢımaktadır.Article THE CHURCH OF VIRGIN AT AMIDA AND THE MARTYRIUM AT CONSTANTIA: TWO MONUMENTAL CENTRALISED CHURCHES IN LATE ANTIQUE NORTHERN MESOPOTAMIA(MERSIN UNIV PUBL RES CENTER CILICIAN ARCHAEOLOGY, 2013) Keser Kayaalp, ElifGeç Antik Dönemde Bizans İmparatorluğu’nun doğu kenarında yer alan Kuzey Mezopotamya, Edessa (Urfa), Anastasiopolis (Dara), Amida (Diyarbakır), Martryropolis (Silvan), Constantia (Viranşehir) and Nisibis (Nusaybin) gibi önemli şehirlere sahipti. Bu şehirler oldukça zengin ve kozmopolitlerdi. Bunun sonucunda bölgenin, Bizans imparatorluğunun diğer taraflarındaki mimariden aşağı kalmayan sofistike bir mimarisi vardı. Bu makale Kuzey Mezopotamya’da yer alan iki merkezi planlı kilise ile ilgilidir. Bunlar Amida’daki Meryem Ana kilisesi ve Constantia’daki Sekizgen’dir. Önce aisled-tetraconch olarak bilinen ve merkezde ve dışarda dört nişli bir organizasyondan oluşan bir planı olan ve İmparatorluğun diğer bölgelerinde paralel örnekleri bulunan Meryem Ana Kilisesine, daha sonra bazı ünik özellikler göstermekle birlikte ambulatuar, doğu tarafında uzunlamasına bir oda, malzeme kullanımı ve anıtsallık gibi özellikleriyle Amida’daki Meryem Ana kilisesi ile benzerlikler gösteren Constantia’daki Sekizgene odaklanılacaktır. Bu makale daha önce birlikte düşünülmemiş bu iki yapıyı aynı bağlamda ele alarak, ihmal edilmiş bu yapıların rekonstrüksyonlarını, tarihlendirmelerini, kime adandıklarını ve muhtemel prototiplerini değerlendirmektedir.Article The cathedral complex at Nisibis(CAMBRIDGE UNIV PRESS, 2013) Keser Kayaalp, Elif; Erdoğan, NihatThe cathedral complex at Nisibis sits within what is currently a large excavation site. The excavations, continuing on and off over the last 12 years, have yielded exciting discoveries. This article is not a report of the excavations as such, but, in the light of them, it revisits the cathedral complex in an attempt to reconstruct the possible cathedral on the site and to establish the building phases of the only standing structure on the site, known as the 'Church of Mor Yaqub', which was the baptistery of the cathedral.Conference Object Halep Şehir Dokusu ve Vakıf Eserleri(2013) Boran, Ali; Erdal, ZekaiSuriye, Halep şehir merkezineki İslami dönem eserler hakkındadır.Article Diyarbakır Çifte Han ın Koruma ve Yeniden Kullanım Önerileri(Mukaddime, 2014) Yeşilbaş, EvindarTarihi eserler, ait oldukları çağın toplumsal ve kültürel yapısının birer simgesi olarak insanların çevreleriyle ilişkilerinde, mekân bağlamında belirleyici nitelikte olmalarıyla önemli bir role sahiptirler. Bu eserler, değişen ve gelişen toplum şartlarına karşı tarihi çevreleri değişse bile inşa edildikleri dönemin mimari karakteristiğini yansıtmaktadırlar. Yeni kentsel mekân ihtiyaçları doğrultusunda işlevlendirilerek kullanılmaları kentlerin imajı açısından önem taşımaktadırlar. Bu çalışmada, Diyarbakır Çifte Han’ın kent içindeki konumu, mimari, görsel değeri ile tarihi önemi ve mekân açısından korumanın, yeniden işlevlendirilmesinin gerekliliği üzerine değerlendirme ve öneriler sunulmuştur.Article Mardin de Hamza i Kebir Türbesi Üzerine Yeni Değerlendirmeler(Milel ve Nihal inanç, kültür ve mitoloji araştırmaları dergisi, 2014) Yeşilbaş, EvindarAnadolu’da 14. yüzyıl sonu ile 15. yüzyıl arası maddi kültür bağlamında birçok eser bırakan Akkoyunlular, coğrafik olarak Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde hâkimiyet kurmuş bir devlettir. Mardin’de Akkoyunlu hükümdarlarının çok sayıda eser inşa ettirdikleri bilinenmektedir. Çalışmamıza konu olan türbenin, banisi Sultan Hamza’nın ölümünden önce, kendisi tarafından Mardin Valisi olarak görev aldığı 1432-1435 yıllarından sonra, Akkoyunlu Beyliği’nin idaresini ele geçirdiği dönemde (1438-1444) inşa ettirdiği anlaşılmaktadır. Bu çalışmada, Hamza-i Kebir Türbesi’nin detaylı mimari analizi yapılarak türbenin Akkoyunlu mimarisi ve Anadolu Türbe Mimarisi içindeki önemi vurgulanacaktır.thesis.listelement.badge Aksaray'da Türk Devri Mimarisi(2014) Erdal, ZekaiAksaray were located in the center of Anatolia hand gained a new identity containing Turkish-Islamic cultur and art influence after it was invaded by Anatolian Seljukides in XIIth century. In this study a brief summary of Aksaray was given to indicate the importance of city concerning political and cultural events of the period. Afterwards, architectural activities in centrium of Aksaray and its villages between XIIth-XXth century is defined and research was held concerning the mosques, minarets, madrasah, zawiyahs, tombs, caravanserais, hospitals, turkish baths, bridges, fountains, laundries, aqueaducts, kiosks, bakehouses, schools, libraries, publşc buildings, bazaars survived until today in terms of building techniques and architectural specifications. The searched monuments in our extent of thesis were builded within a long time period which had began from XIIth. Century to first half of XXth century. In this study, plans, facade and material characteristics of the architectural monuments in Aksaray provience were documented through monumental surveys, and their presesnt conditions were recorded by taking their photos.Article Diyarbakır’da Osmanlı Dönemi Şehir-İçi Hanları Üzerine Değerlendirme(2015) Yeşilbaş, EvindarOur research is about Diyarbakir's architectural features and the city's busy trade potential between the period of the Ottoman rule of Diyarbakir and the Republican term. It was found that there were 25 caravansaries that were known their name in Diyarbakir until the period of Ottoman. Only four of these caravansaries reached completely or partially up to now; when it comes to the location, only nine of them could be identified by archival documents; there was no information about the other structures except their names. The planning, the external mass, the internal appearance and the material used in these architectures remain connected with the Ottoman tradition, but they mainly exhibit regional characteristics. According to our data, all the inns which we identified their planning styles, were built by doing some user spaces around a courtyard. The flat roofs with wooden girder, the crib with a dome, mirrored and cross vaults were applied variations. The dome transitions were provided by squinches. Diyarbakir trade buildings were mostly made of dark basalt stone in cutting method as well as white or yellowish lime that were ordered alternatively. It was concluded that the structures had decoration styles exhibiting characteristics of their period to a certain extent. The simple decoration style away from exaggeration was in floral, geometric, and partly written arrangements. It was found that in Diyarbakir which has a rich architecture with numerous and different types of structures, several buildings were built by state for the progress of trade in both regional and international trade network in reliable ways and stable conditions; however, some of these structures lost their essential features because of several damages, unconscious interventions and some additions while some others were neglected.Master Thesis Anlam Gelişimi Açısından Çağdaş Sanatta Kare Formu(İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2015) Şahin, OkanBu çalışma, 20.yy’ın başında Modernizm’in iki önemli ressamı Kazimir Maleviç ve Piet Mondrian’ın kare ve ızgara uygulamalarının, Postmodernizm ve sonrasında Çağdaş Sanat içindeki örneklerle karşılaştırmalı olarak ele alınmasına odaklanarak; bu süreçte Modernizm sonrasında kare formu özelinde yaşanan anlamsal dönüşümü ortaya koyma önerisi sunar. Modernizm’in başında Süprematizm ve Yeni-Plastisizm akımları dahilinde bu akımların ana unsuru olan kare ve ızgara formu uygulamaların, yüzyılın ikinci yarısından itibaren biçimsel ve anlamsal noktada uğradığı bozumun çeşitli örneklerle aktarılması ve Postmodernizm sürecinde yeni fikir ve bağlamlarla birlikte yüzyıl başında Süprematizm ve Yeni-Plastisizm’in ele aldığı bağlamlardan uzaklaşması anlatılmaktadır. Kare formu dahilinde bu dönüşüm süreci plastik sanatlarda yaşandığı gibi aynı zamanda mimari ve şehir planlamacılığı noktasında da kendini gösterir. Böylece bu çalışma, plastik sanatlarda kare formunun geçirdiği evreleri inceleyerek, 20.yy’ın sonuna kadar yaşanan bu dönüşümü sunmayı amaçlar. Bu tez, bahsedilen tarihsel sürekliliği inceleyerek, Modernizm sürecinde Maleviç özelinde işlenen kare formunun ‘önce’si ve ‘sonra’sını aktarmayı amaçlayarak, hem bu tarihsel sürekliliği kare formu aracılığıyla göstermeyi; hem de Postmodernizm süreciyle birlikte tarihsel sürekliliğin kendisinin sorgulanışını ve bunun sonucunda yeni bir anlam önerisinin varlığını ortaya koymayı amaçlar.Article İbrahim Hakkı Konyalı'nın "Abideleri ve Kitabeleri ile Niğde Aksaray Tarihi" İsimli Eserine Eleştirel Bir Bakış(SELÇUK ÜNİVERSİTESİ TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ YAYINLARI, 2015) Erdal, Zekaiİbrahim Hakkı K“nyalı’s m“st detailed v“lume in M“numents and Inscri”ti“ns series is with“ut d“ubt Aksaray (Niğde) hist“ry. The de”th “f this v“lume is due t“ the fact that its “ne “f the auth“r’s latest “euvres. The auth“r c“llected the inf“rmati“n he n eeded until 1974, which in turn he availed himself to write the Aksaray History. In his ”eri“d, Aksaray was a t“wn in Niğde ”r“vince, and he visited all the villages in Aksaray and Ortaköy, and wr“te ab“ut hist“rical s”“ts, ruins and fam“us neighb“rh““ds he heard in his works, some interesting ones he even visited himself. In studies on Aksaray until t“day, n“ sch“lar cited any “f his w“rks ab“ut the city. The b““k dem“nstrates K“nyalı as a historian, a folklore scholar, sociologist, art historian and an archivist. In such an extensive and profound volume, it is conceivable that there could be some mistakes. Those mistakes are either auth“r’s “wn, “r results “f the editing ”r“cess by the ”ublisher. In this study err“rs by the author are compared with other resources and demonstrated with examples.Book Part Çınar İlçesindeki Kültür Varlıkları(2015) Yıldız, İrfan; Erdal, Zekai, Yıldız, DursunDiyarbakır Çınar ilçesinde yer alan İslami dönem eser hakkındadır.Book Part EDDADI KİTABELERİ(NAHQIVAN VE DOGU ANADOLU ABIDELERi ULUSLARARASI SEMPOZYUMU, 2015) Erdal, ZekaiThe Shaddadids who ruled in big parts of caucasus from 948 to r 200 AD. They began ruling in the city of Dvin' and eventually ruled other major cities, such as Barda and Ganja. A cadet line of the Shaddadids were given the cities of Ani and Tbilisi as a reward for their service to the Seljuqs, to whom they became vassals. From 1045 to 1055' the Shaddadids were engaged in several wars against the Byzantine army. Great part of Azerbaiiat' wholeofArmenia and Nakhchivan and northeast of Turkey were ruled by a Shaddadid dynasty. The ruler of Shaddadids wasfoundinconstruction activitiesin the their territory. Rulers, werebuilt as mosques' masjids bridges, baths, castles, walls, bastions, palaces and the other importantbuildings. very littlework hassurvived tothepresent day from Sheddadids dynasty. Inscriptionin these works, which are mostlyinpersian andArmenianAlthoughwritten inArabic. I i 1. Giriq: Makale kapsamrnda $eddadilerin egemen oldu$u topraklarda inqa edilen binalarrn tizerinde yer alan kitabeler iqerisinde cjzellikle $eddadi Emirlerinin isimlerinin zikredildisi kitabeler ile Arapga ve Farsga kitabeler incelenmiqtir. Ani'den Bakii'ye kadar geniq bir alanda neredeyse Kafkaslarrn tamamrna hakim olan $eddadiler dcineminde rilkenin farkh yerlerincle onlarca kale, sur, q;ehir, cami, mescit' kilise'manasttr, han, hamam, burg, saray, kciprti gibi gerek islami gerekse gayr-i islami eserler inqa edilmiqtir.Gciz oniinde olmast nedeniyle siirekli istila ve ya$malara maruz kalan $eddadi iilkesindeki eserlerin go$u ortadan kalkmrgtrr. Giiniimtize ulaganlardan ise kitabesi olanlar oldukga azdrr. Tespit edilen Arapga ve Farsga kitabeler ilezikredildigi kitabeler, Arapga alrrhkh olmak iizere Farsga, dilde yazrlmrgtrr.23October 2011 An earthquakethat occurredin couldn't present my paper is Inscriptions of Shaddadids in Igdrr. By providinga newdocumentand informationthe Key Words: Shaddadids, Ani, Ganja, Dvin, Inscnption. Van,my homewas heavily damaged, and thereibre I in The Second International Symposium of Aras Basin paper will be presentedin this symposium.