Doktora Tezleri - Karma
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/2434
Browse
Browsing Doktora Tezleri - Karma by Department "Lisansüstü Eğitim Enstitüsü / Sosyoloji Ana Bilim Dalı"
Now showing 1 - 3 of 3
- Results Per Page
- Sort Options
Doctoral Thesis Clinical Sociology: From a Sociology at the Margins To an Intervention Sociology(2025) İmret, Amine; Kara, ZülküfToplumsalı anlama ya da açıklama biçimi olarak sosyoloji, klasik geleneğinden bu yana büyük epistemolojik birikimini kavramsal ve kuramsal bakiyesini de göz önüne alarak gündelik hayat sosyolojisindeki değişimlere odaklamış ve olası entelektüel çıkarımlarını yeni bir eksene doğru kaydırmış görünmektedir. Bu eksen, sosyolojik düşüncenin derinliğine ve çerçevesine büyük bir ivme kazandıracak gibi görünmektedir. Sosyolojik teoriyi toplumsal alandan başlamak üzere 'klinik' bir eksene oturtmaya çalışan bu yeni ivme, sosyal değişim parametrelerini beden, patoloji, müdahale ve travma bağlamında yeniden okumaya tabi tutmaktadır. Sosyolojinin epistemolojik çeperlerini genişletme gayesi taşıyan bu tezde, toplumsal sınırlarda dolaşan sosyolojinin bir klinik müdahale biçimi olarak teorik/pratik bir genişleme sağlayıp sağlamayacağı tartışma konusu yapılmıştır. Tartışma, sosyolojik bir kavram olarak kliniğin, toplumsal bedende patolojik olandan kesitler edinerek sorunun iyileşmesini sağlayan interdisipliner bir çabaya doğru evrilmiştir. Öyle ki klinik sosyolog, sorunlu davranışın istenen yönde değişimi için tek tek bireylerle, ailelerle, gruplarla, kurumlarla ve hatta uluslararası düzeyde bile faaliyet yürütebilmektedir. Dolayısıyla sınırdan bir sosyolojiden müdahale yapabilen ve bizzat alandan patolojik veriler toplayarak toplumsal, bireysel veya kurumsal tüm düzeylerde metodolojik bir iş birliğine imkân sağlayan yeni bir müdahale sosyoloji söz konusudur. Özetle bu çalışmadaki amaç, sosyolojik teoriyi kullanıma ve uygulamaya sokmaya çalışan klinik sosyolojiye dair detaylı bir literatür taraması yapmak ve klinik sosyolojiyi Türkiye sosyolojisine kazandırmaktır. Aynı zamanda klinik sosyolog etiketi altında, sosyolojinin güncel ve aktif kullanım alanlarının çeşitliliğini ortaya koymaktır.Doctoral Thesis Kapitalizm ve Toplumsal Patoloji(2025) Hasar, Sümeyra Güloğlu; Kara, ZülküfKapitalizm ve Toplumsal Patoloji adlı bu çalışma, kapitalizm ve toplumsal patoloji arasındaki ilişkiyi ele almaktadır. Kapitalizmin toplumsal yapıyı ve bireylerin yaşamlarını nasıl dönüştürdüğünü, salt bir ekonomik sistem olmaktan öte, bireylerin arzularını, kimliklerini ve toplumsal ilişkilerini şekillendiren bir güç haline geldiği modern dönemde, kapitalizm ve toplumsal patoloji arasındaki ilişki açıklanmaktadır. Tezin birinci bölümünde, kapitalizmin toplumsal patolojiye neden olup olmadığını, toplumsal yapıları ve bireylerin gündelik yaşamlarını nasıl dönüştürdüğünü araştırılmaktadır. Kapitalizmin bireyler üzerinde yarattığı yabancılaşma, anomi, beden müdahaleleri gibi patolojik durumlar, klasik sosyolojik teorilerle tartışılacaktır. Tezin ikinci bölümünde ise; kapitalizmin birey ve toplum üzerindeki etkilerini, Deleuze ve Guattari'ninşizo-analitik, 'arzu üretimi' ve 'arzulama makineleri' gibi kavramlar üzerinden tartışmaktadır. Kapitalizmin arzu üretimindeki rolünü ve bireylerin arzularını nasıl yönlendirdiği ve bu arzuların toplumsal makine ile nasıl şekillendiğini, toplumsal yapıları ve bireysel kimlikleri nasıl kodladığı, arzuların nasıl bastırıldığı ve yeniden şekillendirildiği şizo-analitik bakış açısıyla ele alınmaktadır. Çalışma, modern kapitalizmin toplumsal patolojiyi nasıl yarattığı ve bu patolojilerin toplumsal düzeyde nasıl tezahür ettiği üzerine sosyolojik bir inceleme yapmakta, kapitalizmin toplumsal yapıyı dönüştürme biçimini ve bunun bireyler üzerindeki patolojik etkilerini analiz ederken, aynı zamanda bu sürecin nasıl bir şizo-özne yaratarak tersine çevrilebileceğini tartışmaktadır. Anahtar Kavramlar: Kapitalizm, Toplumsal Patoloji, Arzu, Arzulama Üretimi, Toplumsal Makine.Doctoral Thesis Terapi Sosyolojisi: Toplumsal Etkileşimler ve Sosyal Dinamikler(2025) Demir, Ali Eren; Yücedağ, İbrahimPsikoterapi, modern toplumların ruh sağlığı sorunlarına yönelik geliştirdiği profesyonel bir müdahale biçimi olup bireylerin psikolojik sıkıntılarını gidermeyi, duygusal işlevselliklerini artırmayı ve yaşam kalitelerini iyileştirmeyi hedefleyen sistematik bir süreçtir. Terapötik ilişki temelinde şekillenen bu pratik çeşitli kuramsal yaklaşımlar ve teknikler aracılığıyla bireylerin iç dünyalarını anlamlandırmalarına ve dönüştürmelerine olanak sağlar. Aynı zamanda psikoterapi; toplumsal yapıların, kültürel kodların ve ekonomik ilişkilerin kesiştiği karmaşık bir sosyal inşadır. Bu araştırma, psikoterapinin toplumsal ve kültürel dinamiklerle olan derin ilişkisini fenomenolojik bir perspektiften ele almaktadır. Yarı yapılandırılmış derinlemesine mülakatlar yoluyla 16 psikoterapist ve 14 danışan olmak üzere toplam 30 katılımcıdan toplanan veriler, ekonomik koşulların, sosyal sınıf konumunun ve kültürel normların terapötik süreçler üzerindeki çok boyutlu etkilerini ortaya koymaktadır. Bulgular, düşük gelirli bireylerin terapiye erişimde karşılaştıkları maddi engellerin yalnızca hizmete ulaşma zorluğu yaratmadığını, terapötik ilişkinin niteliğini ve sürecin sürekliliğini de derinden etkilediğini göstermektedir. Araştırmanın özgün kuramsal katkısı 'Terapötik Tabakalaşma Modeli'dir. Bu model, bireylerin sosyoekonomik konumlarına göre terapiye erişim, terapi deneyimi ve terapi sonuçları açısından sistematik biçimde farklılaştırıldığını üç boyutlu bir çerçevede kavramsallaştırmaktadır. Erişim tabakalaşması, bireylerin sosyoekonomik konumlarına göre terapötik hizmetlere ulaşma olanaklarının sistematik biçimde farklılaşmasını ifade etmektedir. Deneyim tabakalaşması, terapi sürecinin kalitesi, terapötik ilişkinin niteliği ve terapistlerin uzmanlık düzeyi gibi unsurlarda sınıfsal konuma bağlı varyasyonları tanımlamaktadır. Sonuç tabakalaşması ise terapötik müdahalelerin etkililiği ve sürdürülebilirliği açısından sosyal sınıf temelli farklılaşmaları işaret etmektedir. Bu üç boyutlu model, psikoterapi alanında eşitsizliklerin yeniden üretilme mekanizmalarını sistematik bir çerçevede anlaşılır kılmaktadır. Bulgular, terapötik uygulamaların sosyal bağlamını merkeze alan bir yaklaşımın, hem bireysel iyileşme süreçlerini güçlendirebileceğini hem de ruh sağlığı hizmetlerinde eşitliği artırabileceğini göstermektedir. Ekonomik, kültürel ve sosyal sermaye biçimlerinin terapötik alanda nasıl mobilize edildiği ve dönüştürüldüğü, bu çerçeve üzerinden analiz edilmektedir. Psikoterapinin sosyal, ekonomik ve kültürel dinamiklerden bağımsız bir teknik müdahale olarak ele alınması, bireylerin deneyimlerinin toplumsal güçlerle olan karmaşık etkileşimini göz ardı etmek anlamına gelmektedir. Sosyolojik bir bakış açısıyla zenginleştirilmiş psikoterapi anlayışı, mikro düzeydeki bireysel deneyimler ile makro düzeydeki yapısal güçler arasındaki bağlantıları görünür kılmakta ve daha kapsayıcı, eşitlikçi ve bağlama duyarlı terapötik pratiklerin geliştirilmesine zemin hazırlamaktadır. Çalışma, psikoterapinin bireysel psikolojik süreçlerin ötesinde toplumsal yapıların, kültürel kodların ve ekonomik ilişkilerin şekillendirdiği dinamik bir sosyal alan olduğunu empirik veriler ve teorik analiz yoluyla ortaya koymaktadır.

