Fakülteler
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/14
Browse
Browsing Fakülteler by Department "MAÜ, Fakülteler, Edebiyat Fakültesi, Arap Dili ve Edebiyatı Bölümü"
Now showing 1 - 20 of 43
- Results Per Page
- Sort Options
Article MODERN DÖNEM HRİSTİYAN ARAP ŞAİRLERİN ŞİİRİNDE HZ. MUHAMMED ÖVGÜSÜ(TARİH OKULU DERGİSİ, 2019) Abdülhadioğlu, AhmetKlasik dönemden modern döneme uzanan süreç içinde Arap şiirinin en önemli konularından biri Hz. Peygamber’in methi konusudur. İslam öncesi dönemden başlayarak, modern döneme varıncaya kadar Hz. Muhammed birçok şair tarafından övülmüştür. Hz. Muhammed’in övüldüğü şiirlerin içinde en dikkat çekici olanları arasında, özellikle mehcer edebiyatının önde gelen Hristiyan Arap şairlerinin farklı sebeplerle yazdıkları şiirler yer alır. Bu şairlerden bir kısmı, Hz. Muhammed’i, Arapları cehalet ve karanlıktan aydınlığa ve medeniyete kavuşturan bir lider; İslam’ı Arap ülkelerinin içinde bulunduğu buhranlardan kurtaracak bir din olarak görmüş, bir kısmı ise milliyetçilik, kadim Arap kültürüne duyulan özlem, toplumsal değerlere sahip çıkma isteği gibi sebep ve saikalarla Hz. Peygamber’i öven şiirler yazmışlardır. Bu makalede, gerek mehcer edebiyatı şairlerinden, gerekse farklı Arap ülkelerindeki şairlerden Hz. Muhammed’e methiyeler yazan Hristiyan Arap şairlerin şiirlerine ve bu şiirleri yazma sebeplerine değinilecektir.Article EMEVÎ DÖNEMİ ARAP ŞİİRİ TÜRLERİNE VE ŞAİRLERİNE GENEL BİR BAKIŞ(Muhammet Sacit KURT, 2023) Küçükzoroğlu, MerveArap toplumu, Cahiliye devrinde çöl ikliminin şekillendirdiği, kabileciliğin ve asabiyetin tahakkümünde göçebe bir hayat sürmüştür. Yaşanan hayat tarzı şiire de yansımış, çöl tasvirlerinin ağırlıkta olduğu, kabile eksenli şiirler nazmedilmiştir. Zamanın yaygın dînî inancının putperestlik olması, ahlakî bozulmayı tetikleyen adet ve geleneklerin yaygınlığı, dönemin şiir anlayışında etkili olmuştur. İslâmiyet’in zuhuruyla toplumun yaşayış tarzında kayda değer değişiklikler meydana gelmiştir. Kabilecilik ve asabiyete, sapkın adet ve geleneklere son verilmiştir. İslâmiyet’in getirdiği bazı sınırlamalarla birlikte zevk, eğlence, içki gibi konuları konu edinen şiirlerde azalma meydana gelmiştir. Kabileler arasında zaten var olan savaşlar fetih politikası sonucunda artmış, şairlerin ele aldığı konular daha çok yeni dinin yayılışını hızlandırmaya yönelik olmuştur. Çalışmamızın konusunu teşkil eden Emevî dönemi şiirinin, Sadru’l-İslâm dönemini tamamlayıcı nitelikte olması beklenirken tam tersi bir tabloyla karşılaşılmıştır. Hz. Osman döneminde başlayan ilk siyasi karışıklıklar daha sonraları büyük hadiselerin çıkmasına sebebiyet vermiştir. Yaşanan gelişmeler şiire de tesir etmiş, cahiliyeden beri süregelen şiir türlerine yenileri eklenmiştir. Çalışmamızda Emevî döneminin siyasi, sosyal ve dînî yapısına değinilerek bu yapının şiir türlerine etkisi üzerinden bağlantı kurulup dönemin şiir türleri hakkında bilgi verilecektir. Akabinde dönem şairlerinin biyografileri ve çalışmaları hakkında malumat verilip dönemin değerlendirilmesi yapılacaktır.Presentation “Binbir Gece Masallarında Türkler”(Uluslararası Sosyal ve Beşeri Bilimler Sempozyumu”, Şubat 2016., Barselona-İspanya., 2016) Gemi, AhmetThe Thousand and One Nights is one of the best tales of Arabic Literature. Living its maturity in the period of caliph Harun al-Rashid, in approximately 8th century, The Thousand and One Nights is a product of common comprehension of nations near Bagdahd like Chinese, Persian, Indian, and Turk etc. Among the tales which have been translated into almost all languages there are also widely known tales such as Aladdin and His Magic Lamp, and Ali Baba and the Forty Thieves. The Thousand and One Nights, having a rich heritage of Ara-bic language, includes nations given above and mentions about Turks in most parts of the tales. In this study, The Thousand and One Nights will be evaluated in terms of Arabic Language and the traces of Turks will be pursued.Article SURİYE TARİHİ ROMANININ ÖNCÜ İSMİ: “MA‘RÛF AḤMED EL-ARNÂ’ÛṬ”(2019) TÜRKEN ÇAKIR, MürüvvetRomanın önemli türlerinden biri olan tarihi roman önce Batı edebiyatında daha sonra 19. yüzyılın ikinci yarısı ile 20. yüzyılın başlarında Arap edebiyatında belirmeye başlamıştır. İlk olarak Mısır’da göçmen yazarlar tarafından kaleme alınan bu tür, Corcȋ Zeydân ile birlikte tanınmış, onun ardından bütün Arap edebiyatında yayılma göstermiştir. Mısır’dan sonra tarihi romanın geliştiği ülkelerden biri olan Suriye’de ise bu türde öne çıkan isim Ma‘rûf Aḥmed el-Arnâ’ûṭ olmuştur. Kaleme aldığı tarihi romanlarıyla hem kendi dönemine hem de kendinden sonrakilere öncülük etmiştir. Bu bağlamda çalışmamızda hem Batı hem de Arap edebiyatında tarihi romana genel olarak değindikten sonra Ma‘rûf Aḥmed el-Arnâ’ûṭ’un hayatı, edebi kişiliği, eserleri ve tarihi romanları üzerinde durulacaktır.Article “Abdullah Bin Hicâzî Bin İbrahim Eş-Şerkâvî’nin “Risâle Fî Αrabi Lâ İlâhe İllallah” Adlı Eseri Üzerine Bir Değerlendirme,”(Şırnak İlahiyat Dergisi, Sayı: 16, ss. 133-161., 2016) Gemi, AhmetAbdullah bin Hicâzî bin İbrahim eş-Şerkâvî Mısır'ın ve İslâm âleminin ünlü âlimlerindendir. Fıkıh, hadis, dil ve edebiyat gibi pek çok alanda eser kaleme almıştır. Ezher şeyhliği yapmış olan eş-Şerkâvî, 19. yüzyıl Mısır'ının siyasal hareketinde de önemli görevlerde bulunmuştur. Alanında önemli bir çalışma olarak kabul edilen "Risâle fî İ'râbi Lâ İlâhe İllallah" adlı eserinde eş-Şerkâvî, kelime-i tevhidin i'rab yönlerini ele almaktadır. Aşağıda tahkikini yaptığımız bu eserde, kelime-i tevhidin sözdizim (:sentaks) ve morfo-loji (:tasrif) yönünden tahlili yapılmakta ve bu konudaki tartışmalara yer verilmektedir.Conference Object Berde‘î ve “Sa‘dullâh es-Sağîr” Adlı Eserinde Takip Ettiği Şerh Metodu(Oku Okut Yayınları, 2022) Küçükzoroğlu, MerveAbdülkāhir el-Cürcânî (öl. 471/1078-79), Arap dili alanının mihenk taşlarından biridir. Nahiv alanında önemli eserler kaleme alan Cürcânî’nin el-‘Avâmilü’l-mi’e adını verdiği eser birçok dilci tarafından beğenilmiş, üzerine muhtelif şerh çalışmaları yapılmıştır. Bahsi geçen şerh çalışmalarından biri de Sa‘dullāh el-Berde‘î (öl. 609/1212) tarafından telif edilip Sa‘dullâh es-sağîr ismiyle meşhur olan ‘Avâmil şerhidir. Berde‘î, farklı ilimlerle iştigal etmiş ancak nahiv alanında öne çıkan bir âlim olmuştur. Yazdığı eserler ve verdiği derslerle yaşadığı dönemde bulunduğu beldenin önemli isimlerinden biri olmuştur. Muhtelif alanlarda eserleri olmakla birlikte nahiv alanında yazdığı eserler büyük önem arz etmektedir. Günümüze ulaşan en önemli eserlerinden biri, Zemahşerî’nin el-Unmûzec eseri için yazdığı Hadâiku’d-dekâik isimli şerhtir. Söz konusu eser hâlâ medreselerde okutulagelen ders kitapları arasında yer almaktadır. Çalışmamızın esas konusunu teşkil eden bir diğer eseri ise Cürcânî’nin el-‘Avâmilü’l-mie telifi üzerine yazdığı ve Sa‘dullâh es-sağîr adıyla şöhret kazanan şerhtir. Araştırmamızda Berde‘î’nin takip ettiği şerh metodu ele alınmıştır. Söz konusu eser, dönem âlimlerinin yaptıkları çalışmalara konu olmasının yanı sıra Hadâiku’d-dekâik gibi medrese müfredatında yerini almış ve günümüzde okutulmaya devam eden eserler silsilesine katılmıştır. Berde‘î’nin şerhinde uygulamış olduğu yöntem, eserin hem âlimler hem de talebeler nezdinde teveccüh gösterilen bir konumda olmasını etkilemiştir. Berde‘î ve ‘Avâmil üzerine yazmış olduğu şerhi hakkında yapılan çalışmalar incelendiğinde hem müellif hem de mezkûr eseri hakkında yapılan çalışmaların azlığı dikkat çekmektedir. Araştırmamız vesilesiyle bu eksikliğin bir nebze de olsa giderilmesine gayret gösterilmiştir. Şârihin kullandığı metodun ele alınması suretiyle eserin büyük bir ilgi görüp hâlâ medreselerde tercih edilme sebeplerine ışık tutulmaya çalışılmıştır. Çalışmamızda Cürcânî ve ‘Avâmil eseri hakkında genel bir bilgilendirmenin sonrasında Berde‘î’nin biyografisine yer verilmiştir. Akabinde müellifin takip ettiği şerh yöntemi, kitabın incelenmesinin ardından detaylı bir şekilde ele alınmıştır. Araştırmamız sonunda müellifin memzûc bir şekilde kaleme aldığı şerhinde genel olarak ‘Avâmil’de takip edilen metoda tâbî olduğu görülmüştür. Cürcânî’nin eserinde kullandığı, anlaşılmayacağını düşündüğü kelime ve terkipleri izah etme yoluna gitmiştir. Meselelerin okurun zihninde net bir şekilde yerleşmesi adına yalın ve anlaşılır bir dil kullanmış, konuları izah ederken yaptığı açıklamalarda orta yolu tutarak okuyucuyu ayrıntılara boğan bir anlatım tarzı benimsememiştir. Aynı şekilde anlamda kapalılığa sebebiyet verip mananın anlaşılmasına mâni olacak bir yöntem de takip etmemiştir. Okuyucunun zihnini kitap boyunca diri ve canlı tutacak ibareler kullanmıştır. İhtilaflı meselelerde sair görüşleri zikretmiş, kendi görüşünü sarahaten ya da üstü kapalı bir şekilde belirtmiştir. İstişhâd noktasında Cürcânî de Berde‘î de ayet ve Arap kelamını kullanmışlar, hadislerden şahit getirmemişlerdir. Takip edilen bu yöntemler çalışmamızda eserden örnekler sunularak detaylı bir şekilde işlenmiştir.Article “el-Mevsılî’nin el-İhtiyar Adlı Fıkıh Kitabında Geçen Şevahid Beyitlerin Çözümlenmesi”(Artuklu Akademi Dergisi, Sayı 3, ss. 59-69., 2015) Gemi, Ahmetel- İhtiyâ r adlı fıkıh kitabı , günümüzde daha çok Türkiye’de okunmaktadır. Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde yürütülen çalışmalarda ve özellikle de Hasekî usulü ders veren ihtisas k urslarında el- İhtiyâ r kitabı , kaynak olarak kullanılmaktadır. el- İhtiyâ r ’da geçen şevâ hid beyitlerin kaynakları, bahirleri ve Türkçe anlamları üzerinde yapılan bu çalışmanın ilâhiyat alanında çalışanlara faydasının olacağı şüphesizdir. Bu çalışmada kitapta geçen beyitler temel referans alınmakla birlikte , bu beyitlere benzer başka beyitler de incelenerek dipnotlarda verilmiştir. Bununla birlikte bu çalışmada beyitlerin konularla ilgili bağlantıları da kısaca verilmiştir.Book Presentation “Batıya Açılan İlk Pencere: Ünlü Dilci Ebu Ali el-Kâli,”(Uluslararası Dil, Düşünce ve Din Bilimleri Kongresi (8-10 Kasım 2018). Mardin., 2018) Gemi, Ahmet…Conference Object Arap-İslam Kültüründe Kendini Bilime Adama: Fuat Sezgin Örneği(divan kitap, 2019) Abdülhadioğlu, AhmetIn Arabic-Islamic history along with the advent of Islam, scientific studies that started with the Ahl al-Suffa, and the culture of self-commitment to science and truth in this manner continued in the later periods, leading to the emergence of scholars and the revealing of important works. Islamic scholars have made important studies throughout the history in the Islamic sciences as well as the scientific sciences and pioneered important discoveries and scientific studies that have enlightened humanity to these days. In the modern period, many studies have been carried out in both the East and the West about Arabic-Islamic culture and science. Fuat Sezgin has put forward the most important and most remarkable works in this field. The most important issues that differentiate Fuat Sezgin from other scientists working in this field are that he brought the West and the East together in a culturally common area, and, with his works he avoided, albeit relatively, the wrong perceptions of the Arabic-Islamic culture in the West.Article Hamevî’ye Ait Eleştirel Bir Çalışma Örneği: Risâle Fi’n-Nahv,(Şırnak İlahiyat Dergisi, 2018) Gemi, AhmetAhmed b. Muhammed el-Hamevî, miladi XVII. yüzyılın ünlü fâkihlerindendir. Daha çok Hanefi fıkhı alanında eser kaleme alan Hamevî’nin diğer alanlarda da yazmış olduğu eserleri mevcuttur. Mısır’ın meşhur âlimlerinden ders almış ve keza ünlü âlimlerin yetişmesinde büyük katkısı olmuştur. Multi-disipliner bir çalışma örneği olan ekteki risâle, Hamevî’nin eğitim ve öğretim hayatında karşılaşmış olduğu bazı ilmi problemler hakkındadır. Sarf ve nahiv ile ilgili olan bu problemleri ilim ehlinin görüşüne sunan Hamevî, söz konusu alanda ilmi bir münazara alanı açmaktadır.Article Nizâr Kabbânî’nin Şiirlerinde Kadın.(Bitlis Eren Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 7 (1), ss. 298-319., 2018) Gemi, Ahmet; Shoush, Mahmoudلنزار قباني مكان ومكانة في نفوس العرب وغير العرب، ويكثر الحديث عن نزار بين مادح متشدد في مدحه منزلا إياه منزلة المبدع المجدد في الشعر العربي صاحب المنهج الفريد، العابر للحدود، والكاشف لما يخفى من خلجات النفوس مما يخشى غيره الحديث فيه، وبين ذام فيه واصفاً إياه بالخارج عن الأعراف والآداب والدين، وبين يدي هذا البحث يقف الباحث على حديث نزار قباني عن المرأة من خلال دواوينه متزامناً مع المراحل العمرية لنزار، خاصة قبل نكسة 1967 وبعد نكسة 1967 وكيف كانت نظرة نزار قباني للمرأة وكيف تطورت هذه النظرة حسب التطور الزمني والفكري لنزار قباني.Article İbn Nübâte el-Hatîb ve Hz. Hüseyin’in Şehâdeti ile İlgili Hutbesi(Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 2018) Gemi, AhmetArap edebiyat tarihinde adından sitayişle bahsedilen hatiplerden biri, İbn Nübâte’dir. 336/946 yılında Diyarbakır’ın Silvan (Meyyâfârikîn/Fârikîn) ilçesinde doğan İbn Nübâte, Hamdânîlerin Emîri Seyfüddevle b. Hamdân’ın (ö. 356/967) himayesinde bulunmuş ve sarayında hatiplik yapmıştır. Silvan ve Halep’te îrâd ettiği hutbelerle hak ettiği üne kavuşan İbn Nübâte’nin günümüze ulaşan hutbe mecmuası bulunmaktadır. İbn Nübâte, 374/984 yılında Silvan’da vefat etmiştir. Bazı kaynaklar Halep’te vefat ettiğini belirtmektedir. İbn Nübâte’nin muharrem ayının ikinci cuma gününe denk gelen hutbede îrâd ettiği Hz. Hüseyin’in şehit edilmesi ile ilgili olan hutbesi önemlidir. İbn Nübâte, bu hutbesinde Hz. Hüseyin’in şehadetinden dolayı üzüntüsünü dile getirmekte ve aynı şekilde Müslümanların da bu olaya üzülmeleri gerektiği üzerinde durmaktadır.Article Mardin’deki Arapça Sözlü Kültürünün Korunmasında Hikâye Gecelerinin Rolü(MUKADDİME DERGİSİ, 2016) abdülhadioğlu, ahmetArap edebiyatında İslam öncesi dönemden günümüze kadar edebi bir tür olarak hikâye anlatıcılığı, önemli bir yer tutmaktadır. Her dönem farklı isimlerle adlandırılan bu edebi tür, 18. yy.’ın ortalarında başta Suriye olmak üzere diğer Arap ülkelerinde de yaygınlaşmış ve zamanla bir meslek haline gelmiştir. Bu mesleği icrâ edenler, halka açık alanlarda, evlerde ve kahvehanelerde, hikâyeleri dinleyicilerine aktarmışlardır. Aynı kültür ve meslek, Türkiye’de Arapçanın konuşulduğu illerden biri olan Mardin’de de 1960’lı yıllara kadar devam etmiş, zengin bir kültürü aktarma yanında, burada konuşulan mahalli lehçenin korunmasında da önemli bir rol üstlenmiştir. Bu makalede, İslam öncesi dönemden başlayarak Arap toplumlarında bu sanatın nasıl geliştiği ve Mardin özelinde hikâye gecelerinde hangi konuların ele alındığı, Arapça kültürü ve burada konuşulan yerel Arapça lehçeyi muhafaza etmede nasıl bir rol üstlendiği anlatılacaktır.Book Presentation “İbrahim Kurani’nin İnbahü’l Enbâh ‘ala Tahkîki İ’râbi Lâ İlâhe İllallah Adlı Eseri ve Şimdiye Kadar Kelime-i Tevhîd Üzerinde Yapılan Çalışmalar,”(V. European Conference on Social and Behavioral Sciences. Baltic Institute of Humanities, (September 11-14, 2014). St Petersburg, Russia., 2014) Gemi, Ahmet…Article Klasikten Moderne Arap Şiirinde Şiir-Mekan İlişkisi(TARİH OKULU DERGİSİ, 2018) abdülhadioğlu, ahmetArap edebiyatında, gerek nesir gerekse şiirde, mekâna ayrı bir önem atfedilmektedir. İnsanı kuşatan yönüyle mekân, özellikle şiirde, bir alan olmaktan çıkıp, şairlerin kullandığı sembolik ifadelerle birlikte, sanatsal bir düzleme dönüşmekte ve şairin duygu ve düşüncelerini aktarması yanında, içinde yaşadığı dönemin sosyal, kültürel, felsefi ve edebi durumu hakkında bilgi vermektedir. Özellikle cahiliye dönemi muallaka şiirlerinde, kalıntılar (atlâl) üzerinde durarak maziyi ve göçüp giden sevgilileri anan şairler, aynı zamanda yüzyıllar boyunca sürecek yeni bir şiir geleneğinin de temelini atıyorlardı. Söz konusu gelenek, İslam sonrası dönemde de devam etmiş, modern dönemde ise farklı bir üslupla karşımıza çıkmıştır. Klasik dönemde şairlerin şiirlerine konu olan mekânlar daha çok gerçek mekânlar iken, aynı dönemde, örneğin eş-Şenfara’nın şiirinde ütopik mekâna da dönüşebilmiştir. İslam sonrası dönemde bu gelenek daha çok sanatsal bir etkinlik ve geçmişi taklit etme şeklinde devam etmiş, modern dönemde ise yitik mekânlar, yitik vatanlar kavramları üzerinden farklı bir içerik ve simgeselliğe bürünmüştürArticle “Avâmil’e Yapılan Şerhler Bağlamında İbrahim El-Kûrânî’nin Avâmil Tekmilesi.”(e-Şarkiyat İlmi Araştırmaları Dergisi/Journal of Oriental Scientific Research (JOSR), 9 (1), ss. 315-335., 2017) Gemi, AhmetAbdülkâhir el-Cürcânî ile Birgivî Mehmed Efendi'nin el-'Avâmil adlı eserleri, Arap dilinde önem atfedilen iki önemli çalışmadır. Bu eserler, Arap nahvinin temel kaidelerini özet bir şekilde ele almaktadırlar. Eskiden olduğu gibi günümüzde de önemini muhafaza eden bu eserlere, birçok tekmile ve şerh yapılmıştır. Bu tekmilelerden biri de İbrahim el-Kûrânî'nin Tekmiletü'l-'Avâmili'l-Cürcâniyye adlı eseridir. Ayet, hadis, mesel… gibi şevâhidle zengin bir muhtevaya sahip olan bu çalışma, birçok açıdan Avamil'in diğer tekmile ve şerhlerinden ayrılmaktadır.Presentation Book Kelime-i Tevhidin İrabı -İbrahim Kûrânî'nin İnbâhu'l-Enbâh Adlı Eseri Örnekliğinde-(İlahiyat Yayınları-Ankara, 2019) Gemi, Ahmetİbrahim bin Hasan el-Kûrānī, İslam āleminin ünlü ālimlerindendir. Fıkıh, hadis, dil ve edebiyat gibi birçok alanda eser kaleme almıştır. Medine’de Mescid-i Nebevī’de yıllarca ders veren ve çeşitli tarikatların şeyhliğini de yapan el-Kûrānī, birçok öğrenciye ders vermiş ve bu öğrenciler vasıtasıyla hala üzerinde tartışma yapılan görüşleri dünyaya yayılmıştır. el-Kûrānī, “lā ilāhe illallah/Allah’tan başka ilah yoktur”ın irabı/sözdizim/syntax üzerine üç eser kaleme almıştır. Bunlar içerisinde “İnbāhü’l-enbāh ala Tahqīq-i İ’rābı Lā İlāhe İllallah” adlı eseri bu eserlerin en hacimlisidir. el-Kûrānī, aşağıda Tahqīqini yaparak verdiğimiz bu eserinde bu konuda yazdığı diğer eserlerinde olduğu gibi kelime-i tevhidin Arap dili açısından sözdizim/sentaks ve tasrif/morfolojik olarak tahlilini yapmakta ve bu konuda yapılan tartışmaları ele almaktadır.
- «
- 1 (current)
- 2
- 3
- »
