Kızıltepe Meslek Yüksekokulu
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/31
Browse
Browsing Kızıltepe Meslek Yüksekokulu by Institution Author "Doğan, Yusuf"
Now showing 1 - 20 of 22
- Results Per Page
- Sort Options
Conference Object BAZI KIŞLIK NOHUT (CİCER ARİETİNUM L.) ÇEŞİTLERİN MARDİN KOŞULLARINDAKİ VERİM VE ADAPTASYON YETENEKLERİNİN BELİRLENMESİ(ISPEC ULUSLARARASI TARIM ve KIRSAL KALKINMA KONGRESİ, 2019)Mardin ekolojik şartları nohut yetiştiriciliği için son derece önemli bir potansiyele sahiptir. Bu amaçla, araştırma 5 adet nohut (Azkan, İnci, Aksu, Arda ve Diyar-95) çeşidi ile 2015-2016 yetiştirme mevsiminde tesadüf blokları deneme desenine göre, 3 tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Araştırmada, bitki boyu (cm), bitkide bakla sayısı (adet), baklada tane sayısı (adet), 100 tane ağırlığı (g) ve tane verimi (kg/da) gibi özellikler incelenmiştir. Çalışmada kullanılan çeşitlere ait bir yıllık sonuçlara göre, bitki boyu 49.7-68.7 cm, bitkide bakla sayısı 54.9-73.3 adet, bitkide tane sayısı 51.1-71.7 adet, 100 tane ağırlığı 35.0- 41.0 g, tane verimi 275.6-336.9 kg/da, olarak bulunmuştur. Çalışmanın sonucunda en yüksek verim Aksu çeşidinde elde edilmiştir.Conference Object BAZI NOHUT (Cicer arietinum L.) GENOTİPLERİN MARDİN KOŞULLARINDAKİ VERİM VE ADAPTASYON YETENEKLERİNİN BELİRLENMESİ(ANADOLU I. ULUSLARARASI MULTİDİSİPLİNER ÇALIŞMALAR, 2018)Bu araştırma 2016 yılında, beş adet nohut genotipin Mardin ekolojik koşullarındaki verim ve verim komponentlerini belirlenmesi amacı ile tesadüf blokları deneme deseninde göre ve üç tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Genotipler arasındaki bitki boyu, baklada tane sayısı, bitkide bakla sayısı, 100 tane ağırlığı ve tane verimi bakımından olan farklılıklar istatistiki olarak önemli farklılıklar tespit edilmiştir. Çalışmada kullanılan genotipler ait bir yıllık sonuçlara göre, bitki boyu 43.0-58.6 cm, bitkide bakla sayısı 32.0-46.7 adet, bitkide tane sayısı 34.0-48.8 adet, 100 tane ağırlığı 35.0-39.0 g, tane verimi 72.4-108.2 kg/da, olarak bulunmuştur. Çalışmanın sonucunda en yüksek verim G1 genotipi ve G2 (Arda) çeşidinde elde edilmiştir.Article Bazı Yazlık Arpa Genotiplerinin Verim ve Kalite Yönünden Değerlendirilmesi(YYÜ TAR BİL DERG, 2012)Çalışma, Güneydoğu Anadolu Bölgesinin arpa yetiştiriciliği açısından önem arz eden Diyarbakır ve Adıyaman illerinde, 2008-09 ve 2009-10 yıllarında, tesadüf blokları deneme deseninde dört tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Şahin 91 ve Vamıkhoca çeşitleri ile birlikte CIMMYT (Uluslararası Mısır ve Buğday Geliştirme Merkezi) ve ETAE (Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü) melez programlarından temin edilen 10 adet yazlık arpa hattı kullanılmıştır. Çalışmada; tane verimi ve verimi etkileyen bazı kalite kriterleri (hektolitre ağırlığı, bin tane ağırlığı, nişasta ve protein oranları) incelenmiştir. Yapılan birleşik analizlerde, incelenen özellikler bakımından yıl, yer, çeşit ve yıl x yer, yıl x yer x interaksiyonlarında % 1 ve % 5 düzeyinde önemli farklılıklar belirlenmiştir. Araştırmada kullanılan genotipler değerlendirildiğinde verim bakımından 2 nolu genotip teknolojik kalite kriteri bakımından 8 nolu genoitp kimyasal kalite kriterleri bakımından ise 4 nolu genotip öne çıkmıştır. Bu çalışma sonucunda verim ve kalite özellikleri bakımından öne çıkan genotiplerin tescil ettirilmesi veya melez programlarında kullanılmak üzere stokta muhafaza edilmesi Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ nin arpa yetiştiriciliği açısından faydalı olacaktır.Article Determination of suitable nitrogen doses for growing second product maize (Zea mays L.) varieties in chickpea planting fields and its economic analysis(AGRICULTURAL RESEARCH COMMUNICATION CENTRE, 2015)The experiment was executed in three repetitions according to “The Split Plots in Randomised Blocks Design” in the 2013- 14 growing seasons. As material; commercial maize varieties Dekalp 5401, Dekalp 5783, Pioneer PR32T83 and Syncero were selected. Three nitrogen doses [0, 150, and 300 kg ha-1 (Ammonium nitrate)] and 80 kg ha-1 phosphorus (P2O5 : TSP: triple super phosphate) were used. According to the two year results, the highest seed yield was obtained with Syncero (9.527 kg ha-1) and Dekalp 5401 (9.491 kg ha-1), the lowest was provided with Dekalp 5783 (823.1 kg ha-1). In terms of the effect of nitrogen doses on seed yield, the highest value was obtained from 300 kg ha-1 application at 10.212 kg ha-1, the lowest value was obtained through the control plot (0 kg ha-1) at 7.844 kg ha-1. The economic analysis, showed that yield level increased as the dose raises. The highest revenue-generating dose was 300 kg ha-1 among the nitrogenous fertilizer applications. In this context, a profit of USD 2.87 was made in return for a cost of USD 1.00. As further doses should be applied for a net determination, it is difficult to estimate if this is the most profitable dose. Under the circumstances, however, it can be stated that the highest profitability is possible through this application (the 3rd).Article Diyarbakır Koşullarında Bazı Ekmeklik Buğday (Triticum aestivum L.) Genotiplerinin Tane Verimi ve Bazı Kalite Özelliklerinin Belirlenmesi(YYÜ TAR BİL DERG, 2013)Bu çalışma, 25 farklı ekmeklik buğday hat ve çeşitlerin verim ve kalite yönünden Diyarbakır ekolojik koşullarındaki performansları incelenmek üzere 2004-2005 ve 2005-2006 üretim sezonlarında yürütülmüştür. Deneme tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekrarlamalı olarak gerçekleştirilmiştir. Denemede bitki boyu (cm), başaklanma süresi (gün), dekara tane verimi (kg), bin tane ağırlığı (g), hektolitre ağırlığı (kg) ve protein oranı (%) incelenmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgularda dekara tane verimi 514.5-820.9 kg/da-arasında değişmiş olup, en yüksek tane verimi 18 nolu genotipten, en düşük tane verimi ise 3 nolu genotipten (514.5 kg/da) elde edilmiştir. Kalite faktörü olan hektolitre ağırlığı bakımından en yüksek ortalama değer 81.8 kg ile 19 ve 24 nolu genotiplerden, protein oranı ise % 11.9 ile 1 nolu genotipten elde edilmiştir. Bu çalışmanın sonuçlarına göre yurt dışından temin edilen genotiplerin (9, 17, 18, 19 ve 24) parsel tane verimi bakımında ümitvar olduğu görülmüştür.Article EFFECT OF HUMIC ACID AND PHOSPHORUS APPLICATIONS ON THE YIELD AND YIELD COMPONENTS IN LENTIL (LENS CULINARIS MEDIC.)(Legume Res., 2014)Lentil is commonly grown as a rotation crop in east and southeast of Turkey. It is an important crop because of its high protein content of seed and straw for human and animal nutrition. Phosphorus in the soil has developmental activity in the plant’s root growth. The effects of humic substances on plant growth, under conditions of adequate mineral nutrition, consistently show positive effects on plant biomass. An experiment was conducted to study the effect of different levels of humic acid and phosphorous on yield and yield attributes of lentil during 2008-09 and 2009-10 in Agricultural Faculty experiment field of Yuzuncu Yil University. The results of the study indicated that humic acid and phosphorus applications increased significantly the seed yield and yield components. Whereas the highest seed yield were obtained from 80 kg phosphorus ha-1 with 1135 kg ha-1 and 600 kg humic acid ha-1 application with 1097 kg ha-1 in the first year, the values were 80 kg phosphorus ha-1 with 1756 kg ha-1 and 600 kg humic acid ha ha-1 application with 1625 kg ha-1 in the second yearArticle Effects of Humic Acid and Phosphorus Applications on Nutrient Composition of Lentil (Lens Culinaris Medic.)(Scibulcom Ltd., 2016) Togay, Y.; Dogan, Y.; Togay, N.; Doğan, Yusuf; 06.02. Department of Plant Protection / Bitki Koruma Bölümü; 06. Faculty of Agricultural Sciences and Technologies in Kızıltepe / Kızıltepe Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi; 01. Mardin Artuklu University / Mardin Artuklu ÜniversitesiLentil (Lens culinaris Medic.) is an important food crop with high protein content. This study aimed to determine the effects of increasing doses of phosphorus and humic acid applications on P, K, Ca, Mg, Fe, Cu, Mn, Zn, protein ratio and seed yield in lentil cultivar. The study was carried out in the research and application during the 2008–2009 and 2009–2010 cropping seasons in field of Agriculture Faculty Yuzuncu Yil University, Turkey. The experiment comprised a factorial randomised complete block design replicated three times with three phosphorus treatments 0, 40 and 80 kg ha–1, as triple superphosphate, and three humic acid treatments 0, 300 and 600 kg ha–1. For basic fertilisation 40 kg ha–1 ammonium sulphate were applied for nitrogen. The nutrient contents of seed and yield were significantly increased by increasing phosphorus and humic acid levels except for Zn content nutrient. The combination between phosphorus at 80 kg P2O5 ha–1 and humic acid at 600 kg ha–1 gave the highest growth and production as well as minerals composition (P, K, Ca, Mg, Fe, Cu and Mn) and protein content compared to other treatments. Humic acid increased the availability of phosphors, macronutrients and micronutrients. © 2016, Scibulcom Ltd. All rights reserved.Article Ekmeklik Buğday (Triticum aestivum L.) Genotiplerinin Tane Verimi ve Bazı Kalite Özelliklerinin Belirlenmesi(GOÜ Ziraat Fakültesi Dergisi,, 2012)Bu çalışma, yurt içi ve yurt dışında ıslah programlarını yürüten farklı kuruluşlardan gelen ekmeklik buğday hat ve çeşitlerin verim ve kalite yönünden Diyarbakır ekolojik koşullarındaki performansları incelenmek üzere 2004-2005 ve 2005-2006 üretim sezonlarında yürütülmüştür. Deneme tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekrarlamalı olarak gerçekleştirilmiştir. Denemede bitki boyu (cm), başaklanma süresi (gün), dekara tane verimi (kg), bin tane ağırlığı (g), hektolitre ağırlığı (kg) ve protein oranı (%) karakterler incelenmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgularda dekara tane verimi 580.9-782.7 kg/da arasında değişmiş olup, en yüksek tane verimi 3, 7, 11 ve 12 nolu genotiplerden, en düşük tane verimi ise 22 nolu genotipten (580.9 kg/da) elde edilmiştir. Kalite faktörü olan hektolitre ağırlığı bakımından en yüksek ortalama değer 82.4 kg ile 14 nolu genotip, protein oranın da ise % 11.9 ile 17 nolu genotipinden elde edilmiştir. Bu çalışmanın sonuçlarına göre yurt dışından temin edilen genotiplerin tane verimi ve kalite kriterleri bakımından ümitvar olduğu görülmüştür.Conference Object ENDÜSTRİ BİTK İLERİN İN M ARDİN İLİM İZİN SANAYİSİ VE EKONOM İSİ ÜZERİNDEKİ ETK İLERİ(INESEC INTERNATIONAL ENGINEERING AND NATURAL SCIENCES CONFERENCE (IENSC) 2018, 2018)Endüstri bitkileri, Mardin ilimizde bitkisel sanayi sektörünün gelişmesi için gerekli bitkisel ham maddenin sağlanması ve milli gelirin artırılması açısından tarla bitkileri içerisinde önemli bir potansiyele sahiptir. Son yıllarda nüfusun artması, kırsaldan kentlere yoğun nüfus hareketliliğine bağlı olarak tarımda çalışan nüfusun azalmasına dolayısıyla işçilik maliyetinin artmasına neden olmuştur. Özellikle petrolden sonra en fazla ithal edilen endüstri bitkisi hammaddesi ve tohumluğu açısından sorunun daha da büyümesine neden olmuştur. Bitkisel yağ ve tohumluk açığını gidermek için tarla tarımı içerisinde endüstri bitkileri yetiştiriciliği ve sanayisine gereğinden daha fazla önemsenmesi bir ihtiyaç haline gelmiştir. Son zamanlarda tarıma dayalı sanayinin gelişmesi, gerekli hammaddenin elde edilmesi ve yurtdışına bağlılığın azaltılması için tarımı destekleyen bazı kurumlar tarafından bu bitkilere yönelik desteklerdeki artış bunu kanıtlamaktadır. Söz konusu Mardin ilimizin iklim, toprak ve sulama durumunun uygun olması nedeniyle ürün deseni çeşitliliği fazladır. Mardin ilimizde yapılacak bilimsel çalışmalar alternatif endüstri bitkilerine ait tür ve çeşitler ildeki bitkisel tarıma kazandırılacaktır. Yeni endüstri bitkileri tür ve çeşitleri ile uygun yetiştirme tekniklerinin uygulanmasına bağlı olarak yüksek verimli ve kaliteli ürün elde edilecektir. Sonuç olarak; bu ilimizin ürün deseni zenginleşecek ve sanayi kolları artacak, dolayısıyla bölgemizde istihdamın önü açılacak, üretilecek yeni ürünlerle kısmen de olsa milli ekonomiye katkı sunulacak, yurtdışına olan ticaretimizi artıracak ve bölge insanının refah düzeyini artacaktır.Article II. Ürün Mısır Yetiştiriciliğinde Farklı Gübre Kaynaklarının Verim ve Besin Elementleri İçeriğine Etkisi(Iğdır Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi, 2022) Doğan, SerapBu çalışma, Mardin ilinin Artuklu ilçesine bağlı Göllü köyünde iki yıl süreyle 2015 ve 2016 yıllarında 2. ürün olarak (Haziran-Kasım dönemi) yürütülmüştür. Tarla uygulamasında ticari hibrit mısır çeşidi Dekalp 5401 (Ç1) ve Limagrain Helen (Ç2) materyal olarak kullanılmıştır. Deneme ‘‘Tesadüf Bloklarında Bölünmüş Parseller ’’deneme planına göre üç tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Çalışmada, gübresiz kontrol parseli, standart ticari gübre (8 kg da-1 P2O5, 20 kg da-1 N), tavuk gübresi (1000 kg da-1), çiftlik gübresi (1500 kg da-1) ve solucan gübresi (1200 kg da-1) sırasıyla G1, G2, G3, G4 ve G5 olarak gruplandırılmıştır. Bu çalışmada tane veriminin yanında bazı makro (K, Na, Mg ve Ca) ve mikro (Fe, Cu, Zn ve Mn) elementlerin tanedeki içeriklerine bakılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre; tane verimi en yüksek 1223 kg da-1 ile Ç1’in G2 (standart gübre) uygulamasında elde edilirken, K oranı Ç1’in G2 ve G5 uygulamalarında, Na oranı Ç1’de G2 ve Ç2’nin G4 uygulamalarında, Mg oranı ise her iki çeşidin G2 uygulamalarında, Ca oranı ise Ç2’nin G2 uygulamasında en yüksek oranlar elde edilmiştir. Demir (Fe) ve Zn oranı Ç1’in G3 uygulamasında, Cu oranı Ç2’in G2 ve G4 uygulamalarında, Mn oranı ise Ç1’in G2 uygulamasında elde edilmiştir. Tane verimi bakımından G2 uygulamasının başarılı olduğu, N, P, K, Ca ve Mg gibi makro elementler ile Fe, Cu, Zn ve Mn gibi mikro elementlerin içeriği bakımında G2 uygulamasının diğer organik gübre kaynaklarında önemli bir yere sahip olduğu kanaatine varılmıştır.Article KORONAVİRÜS PANDEMİSİ VE TÜRKİYE’DE BİTKİSEL ÜRETİME ETKİSİ(Artuklu Kaime Uluslararası İktisadi ve İdari Araştırmalar Dergisi, 2020)Çin’in Wuhan şehrinde 2019 yılının Aralık ayında ortaya çıkan ve koronavirüs hastalığına (COVID-19) sebep olan, yeni koronavirüs büyük bir küresel salgına dönüşerek dünyada pek çok kişinin ölümüne yol açmıştır.Virüsün görülmesinden sonra tüketicilerin marketlere yığılması, gıdaya olan taleplerin artması buna bağlı olarak insanlarda bir panik havası oluşmuştur. Tarım sektörü, insanın sağlıklı ve dengeli beslenmesinde ve gıda güvenliği açısında oldukça öneme sahiptir. Buna çözüm olarak üretim risklerin doğru bir şekilde analiz edilerek acil çözüm önerilerini devreye sokmak gerekiyor. Tarımsal üretimin artırılması mutlak bir zorunluluktur. Bu durum bizim ülkemiz için bir fırsattır. Bu fırsatı lehimize çevirmek için elbirliği ile üretimimizi artırmalıyız.Conference Object KURU FASULYE GENOTİPLERİN HİDRATASYON KAPASİTELERİ, HİDRATASYON İNDEKSLERİ VE SERT TOHUM KABUĞU ORANLARININ BELİRLENMESİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA(ISPEC ULUSLARARASI TARIM ve KIRSAL KALKINMA KONGRESİ, 2019)Deneme, Türkiye’de tescil edilmiŞ fasulye çeşitlerinin Hidratasyon kapasiteleri, hidratasyon indeksleri ve sert tohum kabuğuna sahip tohum oranlarının belirlenmesi amacıyla 2015 Mardin Artuklu Üniversitesi laboratuarlarında Tesadüf Parselleri Deneme Planına göre üç tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Denemede Türkiye’de tescil edilmiş 10 çeşitle (Bulduk, Karacaşehir 90, Adabeyazı, Yunus 90, Akman 98, Göynük 98, Önceler 98, Noyanbey 98, Yakutiye 98, , Terzibaba) iki yerli çeşit olmak üzere toplam 12 kuru fasulye çeşidi kullanılmıştır. Deneme sonunda Hidratasyon kapasitesi, Hidratasyon indeksi ve sert tohum yönünden çeşitler arasındaki fark istatistiksel olarak % 5 düzeyinde önemli bulunmuştur. Çeşitlerin Hidratasyon kapasiteleri 0.174-0.669 arasında değişmistirmir. Hidratasyon kapasitesi en yüksek çeşitler Noyanbey-98 ve Bulduk-90 çeşitleri olurken, Yerli fasulye en düşük Hidratasyon kapasitesine sahip çeşit olarak yer almıştır. Hidratasyon indeksi yönünden Yakutiye.98, Önceler.98, Terzibaba ve Yunus.98 çeşitleri ilk sırası paylaşırken Yerli çeşitler son sırada yer almıştır. Sert tohum yönünden yerli çeşit % 9.6 (X1) ile ilk sırayı alıştırmıştır.Editorial MARDİN İLİ TARIMINDA EKONOMİK SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞE YÖNELİK AKADEMİK YAKLAŞIMLAR(Mardin Artuklu Üniversitesi Yayın Evi, 2022)Sürdürülebilirlik, genel olarak çevresel tanımları ile ifade edilse de söz konusu kavram ekolojik, sosyal ve ekonomik faktörlerin bir arada tutulduğu bütüncül bir tanıma sahiptir. Ekolojik bakış açısı ile sürdürülebilirlik; mevcut doğal kaynakların kısıtlı olduğu, sadece bize ait olmadığı ve bir gün tükenebileceğini göz önüne alarak çevresel sınırlara saygı gösterilmesini ifade ederken, sosyal sürdürülebilirlik tüm bireylerin eğitim, sağlık, eşitlik, refah düzeyi gibi yaşam koşullarının sürdürülebilirliğini hedeflemektedir. Kitap çalışmamızın ana fikrini oluşturan ekonomik sürdürülebilirlik ise; üretim ve tüketim bileşenlerinin devamlılığını sağlama, en düşük oranda kaynak kullanımı ve mimimum düzeyde çevresel zarar ile en yüksek refahı elde etmeyi amaçlamaktadır. İklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin artması nedeniyle birçok ülkede gıda arzında meydana gelen azalmalar, su kaynaklarının giderek azalması, kırsal alanlardan kentlere meydana gelen göçler, üretim maliyetlerinin artması gibi birçok etken tarımsal faaliyetlerin ekonomik olarak sürdürülebilirliğini kısıtlamakta ve giderek artan nüfusun en temel ihtiyacı olan beslenme (gıda) ihtiyacının karşılanmasını ve dolayısıyla gıda güvencesini tehlikeye atmaktadır. Bütün bu etkenler, 2019 yılının son aylarında ortaya çıkan Covid-19 salgını neticesinde artan küresel talep ve gıda tedarik sorunları ile birleştiğinde gıda fiyatlarının artması ve küresel stokların azalmasına neden olduğu gibi, tarımsal üretimde önde gelen birçok ülkenin tahıl stoklarını arttırmalarına ve yeterli stoku bulunmayan ülkelerde ise gıda enflasyonunun yükselmesine neden olmuştur. Dolayısıyla, Covid-19 salgını dönemindeki gibi olası bir küresel gıda krizinden etkilenmemek için tarımsal faaliyetlerin ekonomik açıdan sürdürülebilirliğini sağlamak ve kendi kendilerine yetebilmek için uzun vadeli politikalar oluşturmak tüm ülkeler için hayati önem taşımaktadır. Bu temel çerçevede hazırlanmış olan elinizdeki bu kitap, Mardin Artuklu Üniversitesinde görev yapan akademisyenlerin, belirli başlıklar açısından Mardin ilindeki tarımsal faaliyetlerin mevcut durumunun belirlenmesi ve bunların ekonomik sürdürülebilirliğinin sağlanmasına yönelik gerçekleştirdikleri çalışmalardan oluşmaktadır. Kitap çalışmasında emeği geçen tüm hocalarımıza teşekkür eder elde edilen sonuçların başta Türkiye tarımı olmak üzere bölgemize ve Mardin iline katkı sağlamasını temenni ederiz.Book Part Mardin İlinde Sürdürülebilir Tarım Kapsamında İyi Tarım Uygulamaları(Mardin Artuklu Üniversitesi Yayınları, 2022)Artan Dünya nüfusu ile birlikte, insanların bitkisel ve gıda ürünleri ihtiyacının karşılanmasında yoğun girdili tarımsal uygulamalar önem kazanmıştır. Bu durum, konvansiyonel tarımın yoğun bir şekilde yaygınlaşmasını hızlandırmıştır. Tarımda yoğun girdi kullanımına dayanan bu hızlı değişim, tarımsal üretimin daha az işgücüyle yapılabilmesine olanak sağlamış, ancak konvansiyonel tarımdan kaynaklanan önemli çevresel maliyetlerin de ortaya çıkmasına neden olmuştur. Tarımsal üretimde yoğun kimyasal girdi kullanımının yol açtığı çevresel sorunlar, uzun süre dünya gündeminden uzak kalmıştır. İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinden sonra ülkeler öncelikli olarak ekonomik kalkınmanın hızlandırılması, işsizliğin önlenmesi ve enflasyonun kontrol altına alınması gibi konular belirlemiştir. Bu çerçevede oluşturulan kalkınma politikalarında ağırlık üretim artışına verildiği için, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde çevre bilincinin oluşması gecikmiştir (Dulupçu, 2000). Zamanla insan ve doğa arasındaki dengenin giderek doğa aleyhine bozulmasıyla nedeni ile tarımda uygulanan bu metotlar tartışılmaya başlanmıştır (Tıraş, 2012). Gelecek nesiller için doğal kaynakları koruyan ve çevreye zarar vermeyen tarımsal üretim tekniklerinin kullanıldığı sürdürülebilir tarım anlayışını ortaya çıkarmıştır. Tarım ve çevre arasında dengeli bir ilişkinin varlığını açıklayan sürdürülebilir tarım, doğal kaynakların gelecekte de yarar sağlayacak şekilde yönetilmesini zorunlu kılmaktadır (Dişbudak, 2008).Article Mardin İlinde Yaygın Olarak Yetiştirilen Ekmeklik Buğday Çeşitlerinin Kuru Şartlarda Mikro ve Makro Element İçeriklerinin Belirlenmesi(Yüzüncü Yıl Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi, 2023)Bu araştırma, Mardin ili ve çevresinde yaygın olarak yetiştirilen 10 ekmeklik buğday çeşidinin tane verimi ve tanedeki mikro ve makro element içeriği bakımından mevcut durumunu belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışma, Mardin- Kızıltepe koşullarında 2019-20 ve 2020-21 yetiştirme sezonlarında yağışa dayalı şartlarda Tesadüf Blokları Deneme Desenine göre 3 tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Varyans analiz sonuçlarına göre çeşitlerin tane verimi 186.4-247.7 kg/da, Zn içeriği 22.2-34.3 mg kg-1; Fe içeriği 27.0-41.6 mg kg-1; Mn içeriği 27.3- 43.2 mg kg-1; Ni içeriği 5.66-8.10 mg kg-1; Cu içeriği 3.93-5.88 mg kg-1; Ca içeriği 633.8-1048.8 mg kg-1; Mg içeriği 846.9-1137.5 mg kg-1; K içeriği 2406.3- 3279.2 mg kg-1; P içeriği 862.8-977.5 mg kg-1 ve Na içeriği bakımında ise 742.1- 876.8 mg kg-1 arasında değiştiği tespit edilmiştir. Pehlivan çeşidi, Zn, Fe, Ni, Cu, Mg, K ve Na içeriği bakımından, Ceyhan-99 çeşidi, tane verimi, Mn ve P içeriği bakımından, Sagittario çeşidi ise özellikle Ca içeriği bakımından üstünlük göstermiştir. Araştırma sonuçlarına göre Ceyhan-99 ve Pehlivan çeşitleri mikro ve makro element içerikleri ve özellikle tane verimi ve P içeriği bakımından yüksek değerlere sahip oldukları belirlenmiştir. Tane verimi yüksek çeşitler yetiştirildiği ve tanedeki mikro ve makro besin element içeriği zengin olan çeşitlerin zengin içeriğe sahip ürünleri tüketildiği takdirde bireyler ve toplum daha sağlıklı olacaktır. Bu çalışmada Ceyhan 99, Pehlivan ve Sgittario çeşitleri tane verimi için Mardin ili ve çevresine önerilebileceği, mikro ve makro besin içeriğinin zengin olduğu sonucuna varılmıştır.Article Mardin Kızıltepe Ekolojik Koşullarında Farklı Bitki Sıklıklarının Nohutta (Cicer arietinum L.) Verim ve Bazı Verim Öğelerine Etkisi(2015) Doğan, Yusuf; Çiftçi, Vahdettin; Ekinci, BülentBu çalışmanın amacı Mardin Kızıltepe koşullarında nohutta farklı ekim sıklıklarını belirlemektir. Üç nohut çeşidi (Aziziye-94, ILC-482 ve Diyar-95) dört farklı ekim sıklığında (30, 40, 50 ve 60 tohum m-2) ekilmiştir. Deneme 2013 ve 2014 yıllarında Mardin Artuklu Üniversitesi Kızıltepe Meslek Yüksekokulu deneme tarlalarında tesadüf blokları bölünmüş parseller deneme desenine göre 3 tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Çeşitler ana parsellere, sıklıklar ise alt parsellere yerleştirilmiştir. Farklı ekim sıklıklarında ekilen üç nohut çeşidinde bitki boyu, ilk bakla yüksekliği, ana dal sayısı, bitkide bakla sayısı ve tane sayısı, baklada tane sayısı, bin tane ağırlığı, birim alan tane verimi, hasat indeksi ve biyolojik verim gibi özellikler incelenmiştir. İki yıllık sonuçlara göre; ekim sıklıklarının nohut çeşitlerinde verim ve verim öğelerine etkisi önemli bulunmuştur. En yüksek birim alan tane verimi 2013 ve 2014 yıllarında sırasıyla 159.18 kg da-1 ve 124.83 kg da-1 ile ILC-482 çeşidinden alınırken, en düşük birim alan tane verimi 117.76 kg da-1 ve 100.16 kg da-1 ile Diyar-95 çeşidinde alınmıştır. Mardin Kızıltepe koşullarında nohut için en uygun ekim sıklığı 50 tohum m-2 olarak belirlenmiştir.Article MARDİN KOŞULLARINDA KIRMIZI MERCİMEK (Lens culinaris Medik.) GENOTİPLERİNİN VERİM VE VERİM ÖĞELERİNİN BELİRLENMESİ(Euroasia Journal of Mathematics, Engineering, Natural & Medical Sciences International Indexed & Refereed, 2020)Bu çalışma 2015-2016 yetiştirme dönemlerinde kışlık olarak yürütülmüştür. Bu çalışma ile Mardin koşullarında uygun yüksek verimli kırmızı mercimek genotiplerin belirlenmesi amaçlanmıştır. ICARDA kökenli ve Güneydoğu Anadolu bölgesi kökenli 20 kışlık genotip ve beş kontrol mercimek çeşidi (Altıntoprak, Çağıl, Fırat-87, Seyrani-96 ve Yerli Kırmızı) kullanılmıştır. Deneme tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekrarlamalı olarak kurulmuştur. Araştırmada incelen tüm özellikler istatiksel olarak önemli çıkmıştır. Elde edilen sonuçlara göre; çiçeklenme gün sayısı 143.7-158.8 gün, olgunlaşma gün sayısı 187.5-198.9 gün, bitki boyu 26.7-49.6 cm, ilk bakla yüksekliği 13.4-34.1 cm, bitkide dal 1.96-3.33 adet/bitki, bitkide bakla sayısı 14.7-29.0 adat/bakla, bitkide tane sayısı 16.9- 33.5 adet/bitki, bitki tane verimi 0.29-0.75 g, 100 tane ağırlığı 31.8-37.7 g ve tane verimi bakımından ise 144-5-216.4 kg/da arasında değişmiştir. Araştırmada en yüksek tane verimi G2 (211.1 kg/da) ve G5 (207.0 kg/da)’ten elde edilirken, Fırat-89 çeşidinde ise 216.4 kg/da olarak elde edilmiştir. Çalışmada tane verimi yönünden iki genotip (G2 ve G5) bölgemizde bir ileri generasyona aktarılmıştırArticle Mardin-Kızıltepe Ekolojik Koşullarında Ekim Zamanı Uygulamalarının Bazı Soya Fasulyesi (Glycine max L.) Çeşitlerinde Verim ve Verim Öğeleri Üzerine Etkisi(YYÜ TAR BİL DERG, 2015) Doğan, Yusuf; Koyutürk, Özge; Aktaş , HüsnüBu araştırma farklı ekim zamanlarının soya fasulyesinde verim ve verim öğelerine etkilerini belirlemek için, Mardin Artuklu Üniversitesi Kızıltepe Meslek Yüksekokulu deneme tarlalarında 2012 ve 2013 yıllarında yürütülmüştür. Deneme, tesadüf bloklarında bölünmüş parseller deneme desenine göre 3 tekrarlamalı olarak kurulmuş; Nova, Ataem-7, Erensoy, TRE-S10/02 ve Blaze çeşitler ana parsellere, ekim zamanları alt parsellere yerleştirilmiştir. Beş soya fasulyesi çeşidi, üç farklı zamanda (1Nisan, 15 Nisan ve 1 Mayıs) ekilmişlerdir. En yüksek tane verimi 2012 ve 2013 yıllarında sırasıyla 330.8 kg/da ve 331.0 kg/da ile Blaze çeşidinde bulunurken, en düşük tane verimi 261.6 kg/da ve 252.4 kg/da ile Erensoy çeşidinden alınmıştır. Mardin koşullarında en uygun ekim zamanının 15 Nisan olduğu belirlenmiştir.Article Midyat/Mardin İlçesinde Tarımsal Faaliyetlerin SWOT Analizi(Bahri Dağdaş Bitkisel Araştırma Dergisi, 2022)İnsanoğlunun en önemli faaliyetlerinden olan tarım sektörü kırsal alanlarda yaşayan insanlar için önemli geçim kaynaklarından birisidir. Özellikle verim arttırıcı girdiler, yüksek verimli genetik kaynaklar ve modern tarım tekniklerinin kullanıldığı, sulama ve toprak işleme imkânlarının geliştiği bölgelerde üreticilerin refah düzeyinin arttığı bilinmektedir. Ancak geleneksel üretim tekniklerinin devam ettirilmesi, olumsuz iklim koşulları ve genç neslin kırsal alanlarda yaşamak istememesi gibi etkenler birçok bölgede üreticilerin motivasyonlarının düşmesine ve yapılan faaliyetin ticari amaçlar için devam ettirilmesine engel olmaktadır. Bu nedenle tarımsal faaliyetlerin yöresel olarak analiz edilerek sorunların tespit edilmesi ve uygun çözüm önerilerinin sunulması daha uygun olabilmektedir. Bu çalışmada söz konusu amacın gerçekleştirilmesi için Mardin iline bağlı Midyat ilçesinde SWOT analizi yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar neticesinde Midyat ilçesinin bağcılık, sebzecilik ve küçükbaş hayvancılığın geliştirilmesi açısından önemli fırsatlar ve güçlü yönlere sahip olduğu ancak teknoloji kullanımının yetersiz olması, kooperatif kültürünün bulunmaması ve arazilerin küçük parçalı olması gibi zayıf yönlerinin de bulunduğu tespit edilmiştir. İlçeyi her yıl yüzbinlerce turistin ziyaret etmesi kırsal turizmin geliştirilmesi, yöresel ürünlerin katma değeri yüksek ürünlere dönüştürülerek pazarlanması için önemli bir fırsat olarak kullanılabilecektir.Article NUTRIENT STATUS AND YIELD OF CHICKPEA (Cicer arietinum L.) AS INFLUENCE BY APPLICATION OF DIFFERENT HARVEST TIMING AND SULPHUR FERTILISER(Oxidation Communications, 2015)The objectives ofthis research were to study the effect of harvesting time and sulphur levels on the yield, protein and mineral nutritional value of chickpea seeds. Three dif ferent harvesting times (early, on-time and late) and four sulphur levels (0,20, 40 and 60 kg ha-1) were used. Yield, protein ratio and mineral nutritional value of chickpea were significantly affected by sulphur and harvest timing. The highest grain yields according to the harvest time were obtained from on-time harvest with 1527 and 1434 kg ha 1 for the first and second years, respectively. The lowest grain yields were obtained from the control plots, whereas the highest values were obtained from the plots given 60 kg ha 1 sulphur. Generally, protein, phosphorus, calcium, magnesium, copper, zinc, and manganese concentrations of the seeds in on-time harvest and 60 kg ha 1 sulphur aplication were found to be greater than in early and late harvested plants. Positive significant relationships were found between harvest time and protein (r = 0.64"), Fe (r = 0.75") and Zn (r = 0.27*). Positive significant relationships were found between sulphur doses and grain yield (r = 0.44*), protein (r = 0.26*), P (r = 0.71” ), K (r = 0.73**), Ca (r = 0.36**), Mg (r = 0.76*), Zn (r = 0.57) and S (r = 0.96*).

