Mühendislik-Mimarlık Fakültesi
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/16
Browse
Browsing Mühendislik-Mimarlık Fakültesi by Institution Author "Paköz, Aslıhan Ece"
Now showing 1 - 20 of 31
- Results Per Page
- Sort Options
Article 1950’lerde Ankara: Namık Kemal Mahallesi’nde Gündelik Hayat(2019) Paköz, Aslıhan Ece1946-1975 yılları arasında Namık Kemal Mahallesi’nde yaşamış olan mimar Nihal Çetintürk ile yapılan söyleşi onun özellikle 1950’li yıllardaki Namık Kemal Mahallesi’ne ait çocukluk anılarının bir derlemesi. Türkiye’de fiziksel çevreye ilişkin anıları içeren dar repertuara bir katkı.Article AKTÖR AĞ TEORİSİ İLE VERNAKÜLERE BAKMAK(2020) Paköz, Aslıhan EceBu çalışma, “ilişkisellik” kavramından yola çıkarak “vernaküler” kavramını tartışmaktadır. Bunu yapmak için teorik çerçeve olarak “Aktör Ağ Teorisi” (Actor Network Theory-ANT) benimsenmiştir. Bilindiği gibi modernite; doğa ile toplumu, özne ile nesneyi ayırmaya dayalıdır ve buna göre özne aktif, nesne pasiftir. ANT’ne göre ise, insanlar için doğa ile toplum ayırımı olmadığı gibi saf doğa ya da saf toplum da yoktur. Toplumsallık sadece insanlardan oluşan bir şey değildir ve nesneler olmadan düşünülemez. Böylece ANT’nde toplumsallığın tanımı; sosyal, söylemsel ve nesnel öğelerin bir arada olması olarak yapılır. Her şey bu öğeler arasındaki melez ilişkilerden ibarettir. Bu çalışmada “ilişkisellik” kavramıyla anlatılmak istenen de bu üç öğe arasındaki melez ilişkilerdir. Toplumsal ilişkilere ve bu ilişkilerde nesnelerin rolüne bakmak, mimarlık dünyasındaki bazı kavramsal sorunları anlamak için de bir yol olabilir. ANT çerçevesinden mimarlık alanına bakınca öncelikle disiplinlerin sınırlarının geçirgen olduğunu görülür. Başka bir deyişle saf doğa ya da saf toplum olmadığı gibi saf mimarlık da yoktur. ANT’nde toplumsallık için tanımlanan; sosyal, söylemsel ve nesnel öğeler arasındaki ilişki, toplumsallığı oluşturan öğelerden biri olan mimarlık için de bir aradadır. Bu çalışmada ele alınan vernaküler için de aynı durum söz konusudur. Vernaküler söylemlerde farklı disiplinlerden birçok konu ile ilişki kurularak, mimarlığın disipliner sınırları esnetilmekte ve vernaküleri, bu ilişkileri inşa etmektedir.Article Anılar Aracılığıyla Kentin İnşası: Yeni-Moda Eczanesi(2021) Paköz, Aslıhan EceBir mikro-tarih denemesi olan bu çalışmada, Moda Caddesi’nde Yeni-Moda Eczanesi'nin tarihçesi anlatılıyor.Article Bir İdeolojik Fantazi Olarak Vernaküler(2019) Paköz, Aslıhan EceBu çalışma, vernaküler mimarlık söylemlerinin ideolojik yapılanmasını sorguluyor. Monolitik, tekbiçimli toplum yaratma amacının halk mimarlığı fantazisi yaratılarak bir yanılsama olarak nasıl inşa edildiğini anlatıyor.Contribution to Periodical Cadde'de Çeşitlilik Azalacak(2022) Paköz, Aslıhan EceAslıhan Ece Paköz ve Hale Sinirlioğlu ile yapılan söyleşide Bağdat Caddesi’ndeki dönüşüm tartışılıyor.Article “Çift Zeminli Ticari Alanlar” Bağlamında Bağdat Caddesi'ndeki Dönüşüme Bakmak(2021) Sinirlioğlu, Hale; Paköz, Aslıhan Eceİstanbul’un en önemli kentsel eksenlerinden olan Bağdat Caddesi 19. yüzyılın ortalarında demiryolu hattının inşası ve banliyöleşmeyle başlayan değişim serüvenini her geçen gün tırmanarak sürdürüyor. Bu çalışma, caddenin yapılaşmasının kimi güncel özelliklerini tartışıyorlar. Bu yapılaşmanın Türkiye’nin diğer kentlerine de yayılım gösterdiğine işaret etmekte yarar var.Conference Object Covid-19 Sürecinde Kamusal Mekânlar: Moda'da Çay Bahçesi(2021) Paköz, Aslıhan EceSalgın süreci, özel mekân ile kamusal mekân kavramları arasındaki sınırı daha geçirgen hale getirdi. Bunda, uygulanan sokağa çıkma kısıtlamalarıyla birlikte kamusal mekânlarda yapılan etkinliklerin büyük çoğunluğunun online platformlar aracılığıyla gerçekleşmeye başlaması etkili oldu. Bir yandan kavramsal olarak her yerin kamusal mekâna dönüştüğü daha sık ifade edilir olsa da diğer yandan gündelik hayatta yeşil alan, sahil ya da park gibi kamusal mekânlara duyulan ihtiyaç da artmaya başladı. Dışarı çıkılabilecek zamanların ve temiz hava alınabilecek alanların kısıtlı olduğu göz önünde bulundurulursa bu gibi kamusal mekânlar üzerine tekrar düşünmek önemli görünüyor. Bu kapsamda çalışmada İstanbul, Kadıköy Moda’da bulunan çay bahçesinin, salgın sürecindeki kullanımı gözlemlenerek, bu yerin kamusallığı üzerine düşünülmekte.Moda Burnu’nun Sarayburnu’na bakan sırtında, denize doğru gün batımının izlenebildiği bir yerde konumlanan çay bahçesi, kent planlama disiplininde kentsel bakı noktası olarak isimlendirilen ve kentin panoramik görüntü veren manzara noktalarından biri olarak değerlendirilebilir. İçinde bulunan ve anıt ağaç olarak tescillenmiş sakız ağaçları mekânın etkisini güçlendirmektedir. Bu çay bahçesi, özel mülkiyette kamusal kullanımlı bir mekân olduğundan kapılar ve korkuluklarla sınırlandırılmış durumdadır. Bununla birlikte, Moda Burnu ile Moda sahil yolu arasında bağlantı sağlayan merdivenlerden birine bu çay bahçesinin içinden geçilerek ulaşılmaktadır. Bu merdiven söz konusu bağlantıyı sağlayan diğer merdivenlere kıyasla her yaş grubundan kişinin daha rahat kullanabileceği özelliklere sahip olduğundan oldukça yoğun kullanılmaktadır. Salgın önlemleri kapsamında yeme-içme mekânlarında oturma yasağı uygulamasının başladığı ilk günlerde -bu yasak 20 Kasım 2020’den 1 Mart 2021’e kadar uygulandı- çay bahçesinin bahçe kapısı kilitlenmiş ve dolayısıyla çay bahçesinin içinden geçilerek kullanabilen merdivene ulaşım da engellenmiştir. Bu merdiveni kullanarak Moda sahil yoluna inmek isteyen kişiler çay bahçesini sınırlayan korkulukların üzerinden geçerek merdivene ulaşmak zorunda kalmış; sahilden Moda Burnu'na gitmek isteyenler ise merdiveni kullanarak çay bahçesine ulaştıktan sonra bahçe kapısının kapalı olduğunu görüp tekrar sahile inmek zorunda kalmıştır. Birkaç gün sonra çay bahçesinin kapılarından biri açılarak merdivene yönlendirecek şekilde belirli bir yol demir bariyerlerle sınırlandırılıp merdivenle bağlantı sağlanmıştır. İlerleyen günlerde bariyerlere rağmen kısmen de olsa çay bahçesinin de kullanıldığı gözlemlenmiştir. Kısaca, salgın sürecindeki kullanımı gözlemlenen çay bahçesinin, uygulanan kısıtlamalar kapsamında kapatılmasıyla birlikte yakın çevresindeki yaya ulaşımında bir aksama yaşandığı söylenebilir. Bu durum, Moda Burnu ile Moda sahil yolu arasında bağlantı sağlayan ve sık kullanılan merdivenlerden birine söz konusu çay bahçesinin içinden geçilerek ulaşılmasından kaynaklanıyor görünmektedir. Bu çay bahçesinin salgın sürecindeki kullanımı, kent planlamanın kamu ve toplum yararı gözetilerek yapılmasının öneminin yaşanan salgınla birlikte daha net ortaya çıktığını gösteren bir örnek olarak değerlendirilebilirArticle Dinar-Bademli Cami: Mimari Özellikleri ve Kalem İşleri(2020) Paköz, Aslıhan Ece; Boşdurmaz, Nurcan; Ünal, Zeynep GülAfyonkarahisar’ın Dinar ilçesi, Bademli Köyü’ndeki Bademli Cami Geç Osmanlı dönemine tarihlenmektedir. Anadolu’da birçok şehirde olduğu gibi Afyonkarahisar’da da bu dönem etkileriyle bezenmiş camiler vardır. Bademli Cami yoğun bir bezeme programına sahip olması ve bezemelerinin özgün niteliklerini koruması açısından önemli bir örnek teşkil etmektedir. Ahşap direkli, düz ahşap tavanlı bu caminin kârgir duvarları sıva üzerine renkli kalem işleriyle bezenmiştir. Bunlar arasında en dikkat çeken kalem işi son cemaat yerindeki Sultan II.Abdülhamid’in tuğrasıdır. Bunun yanı sıra caminin giriş kapısından içeriye doğru devam eden yazı programı, 20. yüzyıl başında mekândaki ibadetin sembolik yansımasının nasıl algılandığını göstermesi açısından önemlidir. Caminin mimari özellikleri ile beraber çeşitli süslemelerden oluşan kalem işleri bu çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. Çalışmada; hem bakım ve onarım eksikliğine hem de kullanıma bağlı koruma sorunları yaşayan Bademli Cami’nin sahip olduğu özgün niteliklerin korunması için koruma önerileri de verilmektedir. Bu konuda makale yazarları tarafından 2018 yılında hazırlanan koruma projesinden yararlanılmıştır.Article DİYARBAKIR MELİK AHMET PAŞA HAMAMI VE KORUMA SORUNLARI(2018) Paköz, Aslıhan EceBu çalışmada Diyarbakır tarihi Suriçi bölgesinde bulunan Melik Ahmet Paşa Hamamı ile ilgili tarihi ve güncel bilgiler verilecektir. Çalışma, Suriçi bölgesi ile ilgili bir çok kararın alındığı ve her şeyin hızla değiştiği bir süreçte bu değişimin belgelenmesini ve dolayısıyla kültürel mirası koruma çalışmalarına katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Çalışmanın hazırlandığı süreçte Suriçi’nde operasyonlar bitse de güvenlik önlemleri sebebiyle bir çok mahalleye ve sokağa giriş yasağı devam etmektedir. Bu sebeple örnek yapı seçiminde bölgedeki yüzlerce yapı arasından yasakların olmadığı bir caddede ve kolay ulaşılabilen bir konumda olan Melik Ahmet Paşa Hamamı seçilmiştir. Yapı, çatışmalardan maddi zarar görmemiştir ancak bölgenin neredeyse tamamını kapsayan kamulaştırma kararının alınmasından ve ilgili bakanlıklarca hazırlanan kentsel dönüşüm çalışmalarından anlaşıldığı kadarıyla tüm bölge ile birlikte yakında bir değişim geçirecektir. Bu çalışmada yapının tarihi özellikleriyle ilgili bilgilerin yanı sıra yaşayacağı muhtemel değişim öncesinde yapı ile ilgili güncel bilgiler verilmeye çalışılacaktır. Bu kapsamda yapı ile ilgili materyallerin elde edilmesi için bilimsel yayınlar taranmış, yapı yerinde gezilerek incelenmiş, yapı ve çevresi ile ilgili fotoğraflar çekilmiş, Diyarbakır Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’ndan yapıya ait belgelere ulaşılmış ve sonunda yapı ile ilgili bilgiler derlenmiştir. Yapılan araştırma sonucunda, 16. yy.da inşa edilen Melik Ahmet Paşa Hamamı’nın günümüze sadece soyunmalık bölümünün ulaştığı, bu bölümünün de bir çok mimari elemanını kaybettiği, yapının günümüzde özgün işlevi dışında kullanıldığı, yapıda muhdes ekler ve strüktürel sorunlar olduğu tespit edilmiştir.Article Eski Evler Tarihi Belgelerdir(2021) Paköz, Aslıhan EceAslıhan Ece Paköz ile Maraş Evleri hakkında yapılan söyleşi.Article GELENEKSEL KONUT SÖYLEMLERİ ARACILIĞIYLA İNŞA EDİLEN HAFIZA MEKÂNLARI(2019) Paköz, Aslıhan EceTürkiye’de geleneksel konut söylemlerinin çeşitlilik göstermemesi, konunun hep aynı biçimde ele alınması, hatırlama eyleminin net olmasını istemek olarak yorumlanabilir. Tarihin, yaşanmışları bire bir anlatan gerçekler ya da doğrular olmadığı; aynı olayları başka türlü anlatmanın, başka bir deyişle aktif hatırlamanın çok önemli bir imkân olduğu hatırlanmalıdır. Bu sebeple geleneksel konut söylemlerinin çeşitlilik göstermemesi tahmin edilebileceği gibi olumlu bir duruma işaret etmez. Tam tersine; hafıza mekânlarının azlığına ve bu söylemlerle hatırlananların pasifliğine işaret eder.Article Geleneksel Maraş Evleri(2016) Paköz, Aslıhan EceMaraş’ın geleneksel konut dokusunu, 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıl başlarına tarihlenen yapılar oluşturmaktadır. Çalışmada, evlerden günümüze kadar gelebilenler arasından seçilen elli ev örnek olarak incelenmiştir. Araştırmanın temel malzemesini Adana Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü ile Kahramanmaraş Müze Müdürlüğü’nden temin edinilen yapılara ait tescil fişleri oluşturmaktadır. Çalışmada öncelikle, her evle ilgili bilgiler düzenlenen tabloda tek tek sıralanmıştır. Daha sonra incelenen evlerin tamamı ele alınarak ortak özellikler tespit edilmeye çalışılmıştır. Yapılan çalışmada evlerin, hem birbirinden çok farklı özelliklere sahip olduğu hem de ortak yanları olduğu görülmüştür.Article Geleneksel Maraş Evlerine Bir Örnek: ‘Gözlüklü Ali Evi’(2015) Paköz, Aslıhan Ece; Tuncer, FarukBu araştırma, Kahramanmaraş kent merkezinde bulunan geleneksel sivil mimari yapılarının incelenerek genel karakteristiklerini tanımlamayı amaçlamaktadır. Araştırmanın kapsamını Maraş kentinin eski mahallelerinden; Ekmekçi, Gazipaşa, Kayabaşı, Kurtuluş, Turan ve Yörükselim mahallelerinde bulunan ve tescilli kültür varlıkları listesinde olan 50 ev oluşturmaktadır. Geleneksel kent dokusuna ait haritalar, eski fotoğraf ve gravürler, Adana Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü ve Kahramanmaraş Müze Müdürlüğü’nden yapılara ait tescil fişleri araştırmanın temel materyallerini oluşturmaktadır. Araştırmada yapılara ilişkin yazılı ve görsel materyallerin yanı sıra yapıların rölöveleri hazırlanmış ve elde edilen bulgulara göre Kahramanmaraş kentinin geleneksel sivil mimari yapılarının genel karakteristikleri tanımlanmıştır. Araştırma sonucunda geleneksel Maraş evlerinin biçimlenmesinde iklim, topografya gibi doğal çevre özelliklerinden sosyal ve ekonomik yapıya dek uzanan bir dizi değişkenin etkili olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışmada ayrıca Kahramanmaraş sivil mimari yapılarından günümüze ulaşmış olan Gözlüklü Ali Evi ile ilgili belgeleme çalışması yapılmıştır. Yapı günümüz koruma ilkeleri ışığında değerlendirilmiş ve yapı için koruma önerileri getirilmeye çalışılmıştır. Çalışma Kahramanmaraş’taki sivil mimari yapıların bir bölümünü tanıtmakta; yapılarda yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda koruma önerileri vermektedir.Article Geleneksel Maraş Evlerinin Mimari Özellikleri(2013) Paköz, Aslıhan EceBu araştırma, Kahramanmaraş kent merkezinde bulunan geleneksel sivil mimari yapılarını inceleyerek genel karakteristiklerini tanımlamayı amaçlamaktadır. Araştırmanın kapsamını Maraş kentinin eski mahallelerinden; Ekmekçi, Gazipaşa, Kayabaşı, Kurtuluş, Turan ve Yörükselim mahallelerinde bulunan ve tescilli kültür varlıkları listesinde olan 50 ev oluşturmaktadır. Geleneksel kent dokusuna ait haritalar, eski fotoğraf ve gravürler, Adana Koruma Bölge Müdürlüğü ve Kahramanmaraş Müze Müdürlüğü’nden yapılara ait tescil fişleri araştırmanın temel materyallerini oluşturmaktadır. Araştırmada yapılara ilişkin yazılı ve görsel materyallerin yanı sıra yapıların rölöveleri hazırlanmış ve elde edilen bulgulara göre Kahramanmaraş kentinin geleneksel sivil mimari yapılarının genel karakteristikleri tanımlanmıştır. Araştırma sonucunda geleneksel Maraş evlerinin biçimlenmesinde iklim, topografya gibi doğal çevre özelliklerinden sosyal ve ekonomik yapıya dek uzanan bir dizi değişkenin etkili olduğu tespit edilmiştir.Article Görsel Belgelerle Maraş Kalesi'nin Tarihi ve Önemi(2024) Paköz, Aslıhan Ece; Oltulu, ErselMaraş Kalesi'nin sahip olduğu tarihsel özelliklere dikkat çekmeyi ve korunmasına katkı sağlamayı amaçlayan bu çalışmada özellikle görsel belgeler üzerinden Maraş Kalesi'nin değişimi incelenmektedir. Kahramanmaraş şehir merkezinde bulunan Maraş Kalesi, şehrin beş bin yıllık tarihsel sürecine tanıklık eden bir kültürel mirastır. Kaledeki ilk yerleşmeler en azından İlk Tunç Çağının başlarına kadar gitmektedir. Geç Hititler dönemi arkeolojik kalıntılarını barındıran, Roma dönemi surları ile çevrelenen Maraş Kalesi, sahip olduğu bu değerlerin yanında Dulkadiroğlu döneminden bugüne geleneksel şehir merkezini tanımlamasıyla da kent hafızasında önemli bir yere sahiptir. Çalışmada öncelikle kalenin eski fotoğraflarına ve gravürlerine ulaşılmıştır. Bunun yanında tarihi ve mimarisiyle ilgili literatür taraması yapılarak bu konularda edinilen bilgiler yerinde yapılan gözlemlerle birlikte değerlendirilmiştir. Yapılan çalışmada Maraş Kalesi'nin, tarihsel süreç içerisinde farklı işlevlerle kullanıldığı ve birçok değişikliğe uğradığı tespit edilmiştir.Article Kadıköy, Moda Caddesi’ndeki Portiklerin Yeniden Üretimi(2019) Paköz, Aslıhan Ece; Sinirlioğlu, HaleKadıköy’de Moda Caddesi Türkiye’nin en aktif kullanılan kentsel mekanlarından biri. 1960’larda çarşı işlevini taşıyan cadde giderek “her derde deva” bir kamusal alana dönüştü. Bu çalışma, sürekli yeniden üretilen, her yeniden üretilişle yeni anlamlar kazanan bu caddenin tarihini anlatıyorlar.Article Kahramanmaraş'ta Bir Erken Cumhuriyet Dönemi Evi: Çiftarslan Evi(2020) Paköz, Aslıhan EceBu çalışmada, Kahramanmaraş şehir merkezinde bulunan ve sahip olduğu tarihi ve mimari özellikleri ile korunması gerekli bir yapı olan Çiftarslan Evi'nin incelenerek, evle ilgili bilgilerin belgelenmesi amaçlanmıştır. Bunun için çeşitli kaynaklara başvurulmuş ve yapı yerinde incelenmiştir. Yapılan literatür araştırmasında; Çiftarslan Evi ile ilgili bilimsel bir çalışmaya rastlanılmamıştır ancak Maraş Evleri'nin genel özellikleri ile ilgili yapılmış çalışmalar mevcuttur. Çiftarslan Evi ile ilgili tarihsel ve mimari bilgiler için; Kahramanmaraş Müze Müdürlüğü arşivinden yapının tescil fişine ve Çukurova Üniversitesi Mimarlık Bölümü öğrencileri tarafından hazırlanan eve ait rölöve çizimlerine ulaşılmıştır. Ayrıca yerinde incelenen Çiftarslan Evi'nin iç mekânları gezilerek güncel fotoğrafları çekilmiş ve ev sahibi ile görüşülerek evle ilgili bazı tarihsel bilgiler edinilmiştir. Bu bilgiler sonucunda Çiftarslan Evi'nin sahip olduğu özgün mimari özellikler yanında, son yüzyıl içinde değişen toplumsal yaşamdan izler barındırması ve Erken Cumhuriyet dönemi geleneksel konut mimarisi ile ilgili fikir vermesi bakımından önemli bir yapı olduğu görülmüştür.Article KAHRAMANMARAŞ’TA BİR GEÇ DÖNEM OSMANLI YAPISI: MÜFTÜ RAFET EFENDİ EVİ(2015) Paköz, Aslıhan EceMaraş, tarih boyunca birçok uygarlığa ev sahipliği yapmıştır. Kentte özellikle 14. yüzyılda Dulkadiroğulları döneminde imar hareketleri canlanmıştır. Günümüze kadar gelen ve geleneksel şehir merkezini oluşturan eserler bu dönemde ortaya çıkmaya başlamıştır. Osmanlı döneminde de aynı merkezde gelişmeye devam eden kentte, 19. yüzyıla kadar kerpiç evler yapılırken bu yüzyılın sonlarından itibaren kâgir konutlar yapılmaya başlanmıştır. Osmanlı döneminin son yıllarında yapılmış olan Müftü Rafet Efendi Evi (1896) bu çalışma kapsamında incelenmiştir. Araştırmada temel materyaller; geleneksel kent dokusuna ait haritalar, eski fotoğraf ve gravürler, AdanaKültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü ve Kahramanmaraş Müze Müdürlüğü’nden yapıya ait tescil fişi ile yapıda yapılan incelemeler ve hazırlanan rölövedir. Bu çalışmada, Kahramanmaraş kent merkezinde bulunan sivil mimari yapılarından Müftü Rafet Efendi Evi incelenerek genel karakteristikleri tanımlanmaya ve yapılan değerlendirmeler sonucunda koruma önerileri getirilmeye çalışılmıştır.Article Kentsel Değişimin Özel Mekâna Etkisi: Mardin, 1. Cadde'de Şeyhmus Gözüoğlu Evi(2024) Paköz, Aslıhan EceMardin'in 20. yüzyılın başında geçirdiği önemli kentsel değişimlerden biri, "1. Cadde"nin açılmasıyla gerçekleşmiştir. 1. Cadde’nin açılması ve daha sonraki yıllarda genişletilmesi, yolun üzerindeki ve yakınındaki birçok yapıyı etkilemiştir. Bu değişim, yapıların kısmen ya da tamamen yıkılmasına da yol açmıştır. Çalışmada, Mardin'de gerçekleşen bu önemli kentsel değişimin özel mekâna olan etkisini görmek amaçlanmıştır. Bu kapsamda 1. Cadde üzerinde konumlanan Şeyhmus Gözüoğlu Evi'nin geçirdiği değişim araştırılmıştır. Çalışmanın yöntemini 2021-2022 yıllarında yerinde yapılan gözlemler, ev sahibi ile yapılan görüşmeler, yapı ile ilgili literatür araştırması ve görsel belgelerin incelenmesi oluşturmaktadır. Yapılan literatür araştırmasında Mardin Evleri ve 1. Cadde ile ilgili birçok çalışmanın mevcut olduğu ancak Şeyhmus Gözüoğlu Evi ile ilgili bilimsel bir çalışma olmadığı görülmüştür. Araştırmanın sonucunda, 1. Cadde'nin genişletilmesi sırasında Şeyhmus Gözüoğlu Evi'nin bu müdahaleden etkilenen yapılardan biri olduğu ve kısmen değişikliğe uğradığı tespit edilmiştir. 1. Cadde üzerinde bulunan birçok yapının da benzer değişiklikler geçirdiği tahmin edilmektedir. Bu bağlamda cadde üzerindeki tüm yapılarla ilgili yapılacak kapsamlı bir araştırma bu etkinin çeşitliliğini görmeyi sağlayacaktır.Conference Object MARAŞ KALESİ: TARİHİ VE KORUMA ÖNERİLERİ(2022) Paköz, Aslıhan Ece; Oltulu, ErselKahramanmaraş şehir merkezinde bulunan Maraş Kalesi, şehrin beş bin yıllık tarihsel sürecine tanıklık eden bir kültürel mirastır. Kaledeki ilk yerleşmeler en azından ilk tunç çağının başlarına kadar gitmektedir. Geç Hititler dönemi arkeolojik kalıntılarını barındıran, Roma dönemi surları ile çevrelenen Maraş Kalesi, sahip olduğu bu değerlerin yanında Dulkadiroğlu döneminden bugüne geleneksel şehir merkezini tanımlamasıyla da kent hafızasında önemli bir yere sahiptir. Maraş Kalesi'nin sahip olduğu bu özelliklere dikkat çekmeyi ve korunmasına katkı sağlamayı amaçlayan bu çalışmada öncelikle söz konusu kalenin tarihi ve mimarisiyle ilgili bilgiler verilmiş, daha sonra kale ile ilgili koruma sorunları değerlendirilmiştir. Maraş Kalesi'nin, işlevlendirilerek sosyal ve kültürel hayatın parçası haline getirilmesi bu mirasın yaşatılmasına katkı sağlamakta ancak yapılan her yeniden işlevlendirme, altyapı ve ağaçlandırma çalışması arkeolojik kalıntıları barındıran höyüğün tabakalarına zarar vermektedir. Yapılan çalışmalarının, surların bulunduğu alanın önemli kalıntıları barındıran bir höyük olduğunun göz önünde bulundurularak yapılması gerekmektedir.
