Felsefe Bölümü Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/71
Browse
Browsing Felsefe Bölümü Koleksiyonu by Institution Author "UYANIK, NECİP"
Now showing 1 - 4 of 4
- Results Per Page
- Sort Options
Article Göçmen sineması ve varoluşçuluk: Üç film üzerinden varoluşsal bir değerlendirme(Arts Dergisi, 2023) UYANIK, NECİPBu çalışmada farklı coğrafyalardan Avrupa’ya geçmeye çalışan bireylerin Avrupalı bireylerle birlikte yaşadığı varoluşsal sorunlar konu edilmiştir. Bu nedenle çalışma sadece göç sorununu ele alan bir amaca sahip değildir. Bu amaç doğrultusunda sinemanın gücünü ve büyüleyici dünyasını referans alınarak göç konusu varoluşçu felsefe bağlamında incelenmeye çaba gösterildi. Bunu gerçekleştirmek için göçmen sinemasının üç filmi örneklem olarak seçildi. Bu çerçevede Reise der Hoffnung (Umuda Yolculuk, Xavier Koller, 1990), Welcome (Hoşgeldiniz, Philippe Lioret, 2009), Terraferma (Memleket, Emanuele Crialese, 2011) filmlerindeki umut/umutsuzluk, yalnızlık, dışlanmışlık, uzaklaşma, yabancılaşma gibi varoluşsal sorunlar analiz edildi. Buna göre söz konusu filmlerdeki varoluşsal diyaloglar tespit edilmeye çalışılmış ve seçilen filmler merkeze alınarak göç süresince yaşanılan somut gerçeklikler varoluşsal bir bakış açısıyla tartışılmıştır.Article Hegel'in Devlet Teorisi Üzerine(2020) UYANIK, NECİPHegel’in devlet üzerine görüşlerini iki açıdan değerlendirebiliriz. İlki Hegel’in felsefi sisteminin gerektirdiği ilkeler ışığında kurguladığı devlet teorisidir. İkincisi ise Hegel’in tümü olmasa da kendi sisteminin dışında geliştirdiği ve ulusal kaygılarını paylaştığı devlet yorumudur. Her iki durumu ve Hegel öncesi birkaç devlet teorisini de tartışarak Hegel’in devlet kavramını nasıl değerlendirdiğini görmeye çalıştık. Ardından Hegel’in devlet teorisi üzerine yapılan tartışmaları hem yöntem açısından hem de teorik açıdan ele aldık. Bunun için dikkat edilmesi gereken en önemli husus Hegel’in devlet teorisinin kaynağının onun metafiziğiyle bağlantılı olduğudur. Ancak Hegel’in felsefi sisteminin içine ‘devlet’in ulusallığını yerleştirme çabasında olduğu düşüncesi de söz konusudur. Anahtar KelBook Part Kierkegaard'ın Rasyonel Teoloji Eleştirisi Bağlaında Tanrı-Birey İlişkisi(2018) UYANIK, NECİPTanrı’nın akıl yoluyla bilinebilir olduğunu öne süren rasyonel kanıtlamalar, nedense Tanrı ve birey ilişkisi hakkında yeterince ayrıntıya yer vermez. Bu yüzden akıl yürütmeler sayesinde Tanrı’nın var olduğunu kanıtlamaya çalışan filozofların sürekli olarak yoğunlaştıkları konu, bu ispatların daha da ileri götürülmesidir. Çünkü akıl ve mantık ilkeleri gereği daha önceki gerekçelendirmeler yerlerini yenilerine bırakmalıdır. Bu zorunluluk böylece sürüp gider. Bu yüzden rasyonel teolojinin asıl konusu Tanrı–birey ilişkisi değil Tanrı–akıl ilişkisidir. Oysa bu durum bireyin imanı için yeterince güçlü bir şey sunmaz, tersine imanı daha da zayıflatır ve onu tümüyle aklın çelişkileriyle baş başa bırakır. Varoluşçu teolojinin iddiaları bu yöndedir ve bu düşüncenin en önde gelenlerinden biri Kierkegaard’dırArticle Platon’un Çocuk ve Çocuk Eğitimi Üzerindeki Görüşlerinin P4C Açısından Değerlendirilmesi(Kaygı Dergisi, 2023) UYANIK, NECİPPlaton’un başta Devlet eserinde çocuk ve çocuk eğitimi üzerine ayrıntılı bir tartışma ve analiz yapılmıştır. Buradaki temel amaç devlet için sıkı tedbirleri hayata geçirmek ve sonraki süreci bu doğrultuda sürdürebilmektir. Bundan ötürü Devlet’teki çocuk eğitimi çoğu zaman katı kurallarla donatılmış ideal bir düzeni arkasına almakla birlikte gerçekte pratik bir amaç peşindedir. Nitekim burada son derece zorlu bir çocuk eğitimi söz konusudur. Platon çocuk yaşta temel eğitimin bir parçası olarak devlet veya devlet yönetimiyle ilişkili eğitimin verilmesi gerektiğini öne çıkarmıştır. Dolayısıyla sadece bu işi yapacak çocukların eğitiminden söz edilmiş ve bu süreç aşama aşama ortaya konulmuştur. Platon’un çocuk üzerindeki görüşlerinde, zaman içinde, bazı değişimler söz konusu olmuştur. Nitekim Yasalar’daki çocuk eğitiminin daha esnek tutulduğu söylense de bu durumun gerçeği yansıtmadığını ifade etmek gerekir. Görülebileceği gibi çocuk ve çocuk eğitimi üzerine yapılan tartışmalar felsefede önem görmüştür ve bu durum Platon’dan beri devam eden bir konudur. Günümüzde ise Çocuklarla Felsefe veya Çocuklar için Felsefe (P4C) etkinliğinde çocuk için öngörülen eğitim ve nihayetinde çocuğun kendini ifade etmesine olanak sağlayan imkânlar artarak etkisini göstermektedir. P4C yöntemi ile birlikte çocuğun yeteneklerini açığa çıkarması hedeflenmektedir. Bu sayede çocuğun yaşama ve topluma yaklaşımında da değişimler yaşanması beklenmektedir. Bu çalışmanın amacı Platon’un Devlet ve Yasalar eserlerinde tartıştığı çocuk ve çocuk eğitiminin P4C açısından incelenmesi ve değerlendirilmesidir. Platon’un çocuk konusundaki görüşlerinin ve çocuk eğitiminde belirlediği ve uyguladığı ilkelerin P4C etkinliğiyle olan benzerliğinin veya karşıt olabilecek yönlerinin olup olmadığını tartışmak konumuz açısından önem arz etmektedir
