Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/78
Browse
Browsing Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Koleksiyonu by Journal "Dergi"
Now showing 1 - 2 of 2
- Results Per Page
- Sort Options
Article MEDENİYET İNŞA EDEN ŞEHİRLER: ARİF AY’IN ŞİİRLERİNDE İSLAM ŞEHİRLERİ(Akademik Sosyal Araştırmalar Dergisi,, 2019) Beyhan KanterÖzet Türk edebiyatının çağdaş şairlerinden Arif Ay, şiirlerinde insanı ve insana dair her şeyi odağa alır. Arif Ay’ın şiirlerinde şehirler de üzerine medeniyetlerin yazıldığı ayrıcalıklı alanlar olarak yer edinir. Bu çerçevede şiirlerinde şehir ve medeniyet ilişkisini “bilinçli olmak” ve “idrak etmek” gibi zihinsel tasavvurlarla birlikte değerlendirir. Dünya ölçeğinde yaşanan bütün zulümlere karşı direnişçi bir söylemle meydan okuyan Arif Ay’ın şiirlerinde İslam medeniyetine ev sahipliği yapmış şehirler de geçmiş, şimdi ve gelecek üzerinden kültürel belleği yansıtıcı/tamamlayıcı bir terkip hâlinde anlatılır. Bu makalede Arif Ay’ın şiirlerinde İslam coğrafyasındaki şehirlere bakış açısı irdelenecektir/Abstract Arif Ay, one of the contemporary poets of Turkish literature, focuses on human beings and everything about human nature in his poetry. Space is a phenomenon on which civilizations are written in his poetry. It is in this context that he evaluates the relationship between the city and civilization along with intellectual conceptions such as consciousness and realization. In the poems of Arif Ay, who defies all world-wide oppressions with a resistance discourse, cities that have hosted Islamic civilization are described as complementary compositions of cultural memory through past, present, and future. In this article, Arif Ay's poems will be used to examine his perspective of cities in Islamic cities’ geographies.Article Orhan Kemal’in Romanlarında Göç Merkezi Olarak Kentler ve Kültürel Araf(İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi, 2020) Kanter, BeyhanOrhan Kemal, romanlarında, özellikle işçilerin, köylülerin, işsizlerin ve ezilen sınıfların sorunlarını ve hayata tutunabilme çabalarını iktisadi ve beşeri ilişkiler açısından ele alır. Yazar, işçi sınıfının sorunlarını anlattığı eserlerinde köyden kente göç olgusunu ise iktisadi sorunlar ve emeğin sömürüsünün yanı sıra kültürel araf bağlamında kurguya taşır. Bu çerçevede, sosyo-kültürel olarak arada kalmışlık, köyden kente göçün yol açtığı psikolojik ve sosyolojik olgular/travmalar üzerinden yansıtılır. Büyük kentlere göç eden köylü bedenlerin dışlanma pratiklerine maruz kalmaları, “öteki bedenler”, “gayrimedeni bedenler” olarak ayrıştırılmaları ve “kentli/modern bedenler” tarafından etiketlenmeleri; Orhan Kemal’in romanlarındaki göç eksenli kültürel krizin sosyolojik yönünü oluşturmaktadır. Bununla birlikte kendi kültürlerine yabancılaşan, alışkanlıklarından, değerlerinden taviz veren/vermek zorunda kalan köylülerin, kentleri yurt edinme, kentsel pratikleri benimseme ve kentli bedenler tarafından onaylanma mücadeleleri de Orhan Kemal romanlarındaki göç olgusunun psikolojik boyutunu oluşturmaktadır. Bu makalede Orhan Kemal’in Bereketli Topraklar Üzerinde ve Gurbet Kuşları romanlarında yer alan göç olgusunun sosyo-kültürel etkileri sosyolojik bakış açısıyla irdelenecektir. Söz konusu iki romandaki yoksul karakterlerin köyden kente göç ettiklerinde yaşadıkları kültürel karşılaşmalar ve kültürel çatışmalar, özellikle Pierre Bourdieu’nun “habitus” ve Erving Goffman’ın “damga” kavramları çerçevesinde açıklanacaktır. Göçün failleri ile göçe maruz kalan kentliler arasındaki gerilim ise mekânsal ötekileşme ve “davranış repertuvarları”na yansıyan farklılıklar özelinde değerlendirilecektir /In his novels, Orhan Kemal addresses problems and survival struggles of workers, peasants, the unemployed, and oppressed classes in terms of economic and human relations. In his novels in which he focuses on the problems of the working class, the author fictionalizes the concept of rural depopulation in the context of economic problems and labor exploitation as well as cultural limbo. In his novels, Bereketli Topraklar Üzerinde and Gurbet Kuşları, limbo as a sociocultural concept is reflected through psychological and sociological concepts/ traumas created by rural depopulation. The fact that peasants migrating to big cities suffer from discriminating practices, the fact that they are discriminated against "other people" and "uncivilized people," and that they are influenced by the urbanite constitute the sociological aspect of migration-based cultural limbo in Orhan Kemal's novels. In addition, the struggles of peasants who have become alienated from their own culture and compromise/have to compromise their habits and values in forming households in the city, adopting urban practices and being approved by the urbanite constitutes more of the psychological aspects of migration. In this article, the sociocultural effects of migration in Orhan Kemal's novels Bereketli Topraklar Üzerinde and Gurbet Kuşları are examined through a sociological lens.