Scopus İndeksli Yayınlar Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/3596
Browse
Browsing Scopus İndeksli Yayınlar Koleksiyonu by Language "tr"
Now showing 1 - 20 of 86
- Results Per Page
- Sort Options
Article 16. Asır Kudüs’ünde Bir İlim Kurumu Taziyye: Medresesi(Hitit Üniversitesi, 2022) Evsen Aydın, EsraÜç semavi din için kutsal kabul edilen, bu nedenle tarih boyunca bu üç dine mensup devletlerin şehre hâkim olma mücadeleleri verdiği, yeryüzünde bu özellikte tek şehir olan Kudüs Müslümanlar için de tarihleri boyunca önemli bir konumda olmuştur. İslam idaresinde olduğu her dönemde Mekke ve Medine’den sonra üçüncü harem kabul edilen, tamamı Mescid-i Aksa olarak anılan Harem-i Şerif alanı başta olmak üzere şehrin her köşesinde Müslüman bir kimlik oluşturmak amacıyla imar ve inşa faaliyetleri devam etmiştir. Coğrafi konumu sebebiyle ticaret merkezi özelliği taşımayan, Haçlı seferlerinin olduğu dönem dışında askeri ve siyasi olarak da merkezi bir konumu olmayan Kudüs, Müslümanların hâkim olduğu zamanlarda mukaddes bir dini merkez olmanın yanında önemli bir ilim merkezi özelliği de taşımıştır. Şehirde inşa edilen medreseler, tekke ve zaviyeler, ribâtlar, hankahlar gibi müstakil dini ve ilmi kurumların yanı sıra Mescid-i Aksa’nın kendisi de sadece ibadet için kullanılan bir mescit olmayıp her zaman cami dersleri, zikir meclisleri, mestabe denilen ve avlusunda kurulan ilim halkalarıyla canlı bir ilim merkezi fonksiyonu icra etmiştir. Şehirde ilim kurumlarının tesisi Eyyûbîler döneminde başlayarak Memlükler ile zirveye ulaşmış, Osmanlılar döneminde ise daha çok mevcut sistemin, kurumların ve bu kurumları ayakta tutan vakıfların muhafazasını sağlayan bir siyaset takip edilmiştir. Osmanlı idaresine geçtikten sonra Kudüs’te bulunan medreselerin işleyişini nasıl devam ettirdiği, vakıf müessesesinin kontrolü gibi konuların anlaşılması için Kudüs medreseleri üzerine yapılacak müstakil çalışmaların sayısının artması önemlidir. Bu alanda literatüre katkı sağlamayı amaçlayan bu makalenin konusu; önemli askeri ve idari hizmetlerde bulunan, ancak ömrünün son demlerinde yaşadığı siyasi sorunların ardından bir tür emeklilik ihsanı olarak Kudüs’te yaşama talebi kabul edilen Memlük emiri Emir Tâz tarafından inşa ettirilen, orta büyüklükte olduğunu düşündüğümüz Tâziyye Medresesi’dir. Mescid-i Aksa çevresinde kurulan ve sayıları elliyi aşan medreseden biri olan Tâziyye, XVI. asırda nüfusu ancak 5 bin civarında olan şehirdeki canlı ilim hayatının bir şahidi olarak Osmanlı devletinin hâkimiyeti döneminde de faaliyetine devam etmiştir. Osmanlı döneminde Arap coğrafyasında bulunan medreselerin yapısını ve işleyişini ele alan literatürde mevcut çalışmalar daha çok vakfiyesi bugüne gelen veya mansıp sahiplerinin ve talebelerinin izinin tabakât kitaplarından sürülebildiği yani hakkında malumata ulaşmanın nispeten kolay olduğu daha büyük ölçekli ve görünürlüğü olan yapılara odaklanmaktadır. Bu makalenin amacı ise, XVI. asırda Kudüs’ün ilmi kurumlarını ve yapısını anlayabilmek için büyük ve görünür bir örneğin değil, şehirde sayıca daha fazla olan ancak hakkında sınırlı miktarda malumata rastlanan orta ölçekli bir örneğin izini sürerek literatüre kazandırmaktır. Bunun için XVI. asırda farklı tarihlere ait Şer̒iyye sicilleri ve mühimme kayıtları ile literatürde mevcut çalışmalara müracaat edilecektir. Kudüs Şer̒iyye sicilleri Arapça olup defterlerin fiziki şartları ve yazı karakterleri sebebiyle okunması konusunda zorluklarla karşılaşıldığı için Türkçe literatürde, merkezine doğrudan bu yerel kaynakları alarak konuyu inceleyen çalışma sayısının az olması nedeniyle bu makale bu yönüyle de alana katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Makale beş başlıktan oluşmaktadır. İlk başlıkta medresenin vâkıfı olan Memlük emiri Emir Tâz hakkında biyografik bilgilere, ikinci başlıkta medresenin mekânsal özelliklerine yer verilmiştir. Medresenin devamlılığı için en önemli unsur olan vakıf gelirlerinin ve bu işleyişte görevli kişilerin ele alındığı üçüncü başlıkta hem medresenin maddi desteğinin büyüklüğü incelenmiş hem işleyişte karşılaşılan bazı sorunlar ortaya konmuştur. Dördüncü başlıkta medresenin tedris faaliyetinin unsurlarına odaklanarak Kudüs medreselerinde mansıpların tevcihi, mansıp elde etmek için rekabet, medresenin tedris kapasitesi ve sunduğu imkânlar gibi konulara Tâziyye Medresesi özelinde yer verilmiştir. Beşinci başlıkta ise medresedeki diğer dini hizmetler incelenmiştir. Vakfiyesi bugüne ulaşmayan medresenin vakıf şartlarının detaylarına ve tarih boyunca değişime uğrayıp uğramadığı bilgisine ulaşmak henüz mümkün olmadığı gibi mevcut malumat tedrisin mahiyetine ve okutulan eserlerin hangileri olduğuna dair de detaylı bilgi elde etme imkânı sunmamaktadır. Kudüs ile alakalı medreseler ve daha büyük çerçevede ilmi hayat ile alakalı çalışmaların sayısı arttıkça literatürde bulunan bu boşlukların da doldurulması mümkün olacaktır.Article 6. Sınıf Türkçe Dersinde Yaratıcı Yazma Yaklaşımının Öğrencilerin Yazmaya Yönelik Tutumlarına ve Yazma Becerilerine Etkisi(T.C. Milli Eğitim Bakanlığı, 2023) Akto, Akif; Kıran Ölmez, Ela; Bindak, RecepBu araştırma, 6. sınıf Türkçe dersinde yaratıcı yazma yaklaşımının öğrencilerin yazmaya yönelik tutumlarına ve yazma becerilerine etkisini tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Araştırma 2021-2022 eğitim-öğretim yılı 2. Dönem içerisinde Mardin ili Artuklu ilçesine bağlı bir ortaokulun 6. Sınıfında okuyan 20 öğrenciyle yürütülmüştür. Araştırmada veri toplama aracı olarak yarı deneysel yöntemle tek grup ön test/son test modeli uygulanmıştır. Etkinlikler haftada iki saat olmak üzere 8 hafta boyunca toplam 16 saat uygulanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak deneysel işlem öncesinde ve sonrasında yazmaya yönelik tutum ölçeği kullanılmıştır. Deneysel çalışma boyunca yaratıcı yazma etkinlik yaprakları kullanılmıştır. Veri toplama araçları çalışma grubunda ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Çalışma kapsamında nicel verilerin analizinde SPSS 22.0 istatistik paket programı kullanılmıştır. Araştırma boyunca uygulanan yaratıcı yazma çalışmaları, betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırmada şu sonuçlara ulaşılmıştır: • Yaratıcı yazma çalışmalarının neticesinde elde edilen son test puanları ön test puanlarına göre yüksek çıkmıştır. Çalışma grubunun ön test ve son test puanları eşleştirilmiş t-testi analizi uygulanarak karşılaştırılmış ve ön test ve son test puanları arasında anlamlı bir farklılık olduğu bulunmuştur. Buna göre Türkçe derslerinde uygulanan yaratıcı yazma uygulamalarının öğrencilerin yazma tutum ve becerilerinde anlamlı bir artışa neden olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). • Betimsel analiz yöntemi sonucunda elde edilen verilere göre yaratıcı yazma çalışmaları, öğrencilerin yazma tutumlarını ve yazma becerilerini olumlu yönde geliştirmiştir.Conference Object Abnormal Heart Sound Detection Using Ensemble Classifiers(IEEE, 2018) Zan, Hasan; Yıldız, Abdulnasır; Zan, HasanPhonocardiogram is used for ambulatory diagnostic to assess health status of heart and detect cardiovascular disease. The goal of this study is to develop automatic classification method of PCG recordings collected from different databases and recorded in a different way. For this purpose, after various time and frequency domain features are extracted from PCG recordings obtained from two databases, recordings are subjected to pre-classification in order determine which database they are obtained from. Before final classification, various time, frequency and time-frequency domain features of classified recordings are extracted. These features are fed into four different classification ensembles trained with training dataset. With final decision rule, proposed algorithm achieved an accuracy of 98.9%, a sensitivity of 93.75% and a specify of 99.5%.Article Abu Ubayd’s Understanding Of Naskh;(Hitit University, 2022) Yaşar, M.A.; Nas, T.In the period when Islamic sciences were formed, a large number of scholars with absolute ijtihad capacity were trained. One of the scholars mentioned is Abu ‘Ubayd al-Qāsim ibn Sallām al-Khurāsānī al-Harawī who was educated by many famous scholars of the period, had a great influence on both the scientific and political circles. For this reason, he could not be shared by different sect biographers. As a matter of fact, some Shafi’i tabaqat writers counted Ebû Ubeyd as a follower of Imam Shafii. On the other hand, some Hanbali scholars have mentioned Ebû Ubeyd among the class of Hanbali scholars. However, it was concluded that it would be more correct to see Ebû Ubeyd as an independent mujtahid rather than a follower of any madhhab. For, in his own works, the fact that he refers more to Imam Malik rather than Imam Shafii and Ahmad ibn Hanbal and sometimes refers to the views of Abu Hanifa and Imamey indicates this. Ebû Ubeyd, who came to the forefront with his faqih and muhaddis aspects, had a deep knowledge of the subject of naskh, which has a close relationship with these two sciences, and in this regard, he wrote a rare work called en-Nâsiḫ ve’l-mensûḫ fi’l-Ḳurʾâni’lʿazîz ve mâ fîhi mine’l-ferâʾiż ve’s-sünen. While revealing Ebû Ubeyd’s understanding of naskh, his work en-Nâsiḫ ve’l-mensûḫ was used as the main source. In addition to this, his other works related to the subject, especially his work called Kitâbu’l-emvâl, were among the first hand sources that were consulted. It has been tried to determine his approach to naskh based on the statements he made on the subject and the examples he gave in this regard. In this context, Ebû Ubeyd’s approach to the nature and framework of naskh and his views on the evidences that can abrogate each other are examined in this study. Ebû Ubeyd discussed the abrogation in a broader sense as “the modification of a shar’i ruling by a later evidence”, not the established meaning in the methodology as “removal of a shar’i ruling with a later shar’i proof”. In this context, naskh is also used for the allocation of public, the denial of the absolute, the statement of conciseness, the correction of a wrong understanding and the exception made from a general rule. This is known as the understanding of naskh among the companions, tābi‘īn and early convert scholars. However, although Ebû Ubeyd is at the same age as Imam Shafii and has copied and benefited from his works, it is noteworthy that he preferred the predecessor’s approach to the subject rather than the naskh understanding he adopted. It is important to investigate this. He adopted the approach of the public regarding the Shari’a evidences of Ebû Ubeyd that could naskh each other. According to him, the verses of the Qur’an can naskh each other. He gave many examples of this. Another point that draws attention here is to ascribe the concept of naskh used for the verse of the Qur’an by Ebû Ubeyd, from the Lawh-i Mahfuz, in the form of a verse whose recitation is lasting and its meaning is naskhed, and a verse that is removed from people’s hearts by canceling both its recitation and used in different meanings. Ebû Ubeyd stated that sunnah can be naskhed with sunnah, without making any distinction between ahad and mutawatir about sunnah and its naskh. However, despite giving many examples of the naskh of the âhâd sunnah with its own like, no example has been encountered of the naskh of the âhâd sunnah with its own like or with âhâd and the âhâd sunnah with the mutawatir sunnah. As it can be understood from my statements on the subject, Ebû Ubeyd saw that it is permissible to naskh both mutawatir and ahad sunnah with the Qur’an. However, while there is an example for the naskh of the ahad sunnah with the Qur’an in his related works, there is no example for the other. Although there is no clear statement on the issue that the Qur’an can be naskhed with the sunnah, it is understood from some examples that he gives permission for this. © Published by Hitit Ü niversitesi İlahiyat Fakültesi – Hitit University Divinity Faculty, Çorum, Turkey. All rights reserved.Article Afet Sonrası Acil Eylem Planı Olarak Eğitim Amaçlı Kullanılan Prefabrik Yapıların Sürdürülebilirliği(Afet ve Acil Durum Yonetimi Baskanligi (AFAD), 2024) Ergün, Ruşen; Kutlu, Izzettın; Bekar, İremTürkiye’de 06 Şubat 2023 tarihinde yaşanan Kahramanmaraş depremleri, etkili olduğu bölgelerde eğitim süreçlerini uzun süre aksatmıştır. Depremlerin ardından, eğitim amaçlı birçok prefabrik yapı kullanılmaya başlanmıştır. Çalışma, prefabrik eğitim yapılarının sürdürülebilirliğine yönelik öneriler geliştirmeyi amaçlamaktadır. Bu bağlamda sürdürülebilirlik sertifikasyon sistemlerinin değerlendirme kritlerleri ortaya konmuş ve prefabrik Diyarbakır Bağlar Anadolu Lisesi incelenmiştir. Çalışmanın bulguları, prefabrik yapıların malzeme ve kaynak ile iç mekan ortam kalitesi gibi kriterlerde olumlu değerlendirme puanları aldığını ancak enerji ve yenilik kriterleri açısından oldukça zayıf kaldığını göstermiştir. Ayrıca başta gürültü olmak üzere kirlilik kriterine yönelik alınan önlemlerin yetersiz olduğu belirlenmiştir. Çalışmada afet sonrası inşa edilecek prefabrik eğitim binalarına yönelik öneriler sunulmuş ve hızlı bir çözüm sunan prefabrik yapıların, uzun vadeli sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda kapsamlı değerlendirilmelerinin yapılması gerekliliği sonucuna ulaşılmıştır.Conference Object Analysis of Feature Selection Approaches in Large Scale Cyber Intelligence Data with Deep Learning(IEEE, 2020) Ahmetoğlu, Hüseyin; Daş, ResulAğ sistemlerinin her geçen gün katlanarak büyüyen boyutu, saldırı yoğunluğunun ve türlerinin de artmasına neden olmaktadır. Ağ içerisinde bu saldırıların tespiti, ağ güvenliğinin başlıca problemlerindendir. Saldırı tespit sistemleri, bu problemle başa çıkmak için geliştirilen bir yaklaşımdır. Saldırı tespit sistemlerinde işlenen büyük boyutlu veriler beraberinde karmaşıklığ da getirmektedir. Bu çalışma, veri kümelerindeki karmaşıklığı gidermek için 6 farklı öznitelik seçme algoritmasının incelenmesini ve bu algoritmaların sınıflandırma modellerindeki performanslarının karşılaştırılmasını içermektedir. Bu performanslar, açık erişimli olarak sunulan CICIDS2017 veri seti üzerinde uygulanan Derin Öğrenme modelleri ile analiz edilmiştir. Bu işlem sırasında algoritmaların test sonuçları hem kendi aralarında hem de veri setinin orijinal haliyle karşılaştırılmıştır. Uygulama sırasında veri kümesindeki öznitelik sayıları çoklu sınıflandırma için 78’den 25’e, ikili sınıflandırma için 8’e düşürülmüştür. Elde edilen başarı oranları bütün uygulamalarda %92’nin üzerindedir.Article Anason (Pimpinella anisum L.) ve kimyon (Cuminum cyminum L.) tohumlarının uçucu yağ kompozisyonu ile antimikrobiyal ve antioksidan özelliklerinin belirlenmesi(2014) Haşimi, Nesrin; Tolan, Veysel; Kızıl, Süleyman; Kılınç, ErsinBu çalışmada, anason (Pimpinella anisum L.) ve kimyon (Cuminum cyminum L.) tohumlarının uçucu yağ bileşenleri ile bu yağların antimikrobiyal ve antioksidan özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Uçucu yağ bileşenleri GC/MS cihazı ile belirlenmiştir. Yağların antimikrobiyal özellikleri disk difüzyon yöntemi ile Gram pozitif (Staphylococcus aureus ATCC 25923, Streptococcus pyogenes ATCC 19615), Gram negatif (Escherichia coli ATCC 25922, Pseudomonas aeruginosa ATCC 27853) bakterileri ve maya (Candida albicans ATCC 10231) kullanılarak, antioksidan özellikler ise DPPH yöntemiyle belirlenmiştir. Anason uçucu yağının esas bileşeninin trans-anetol (% 52.94) olduğu, bunu iso-anetol (% 13.89), karyofillen oksit (% 8.55) ve karyofillen (% 4.29)’in izlediği; kimyon uçucu yağının ise sırası ile ?-pinen (% 15.77), ?- terpinen (% 15.52), 1-fenil-1-butanol (% 15.13) ve kuminik aldehit (% 12.74) içerdiği saptanmıştır. Anason uçucu yağının mikroorganizmalar üzerinde düşük, kimyon uçucu yağının ise orta derecede antimikrobiyal aktivite gösterdiği saptanmıştır. Kimyon uçucu yağı C. albicans’a karşı 22±0.9 mm’lik inhibisyon zon çapı ile yüksek antimikrobiyal aktivite göstermiştir. P. aeruginosa her iki uçucu yağa karşı direnç göstermiştir. Kimyon uçucu yağının antioksidan aktivitesi (% 75.60) askorbik asit aktivitesine (% 78.75) yakın, BHA (% 50.45) ve BHT (% 23.54) aktivitesinden daha yüksek bulunmuştur. Anason düşük antioksidan aktivite (% 23.24) göstermiş olmasına rağmen BHT ile benzer aktivite göstermiştir. Çalışmada kullanılan örneklerin aktivite sıralaması askorbik asit>kimyon>BHA>BHT>anason şeklinde gerçekleşmiştir.Article Ankara huseyin gazi tomb in the context of mountain, water, and cave cults;(Gazi Universitesi, Turk Kulturu ve Haci Bektas Veli, 2017) Akyüz, Ç.Mountain is believed to keep the earth "stand straight" and conceived as a space of God to carve out the highest point of the earth. They shape traditional practices and social life as a cult in the old Turkish belief system. It contains rushing rivers, the springs and the sources of rivers. Water is the source of the material and spiritual life and it is considered to be sacred. In this regard, it can be said that many sacred narrative formed around the mountains and the water. Mountain and cave are also contemplation places for divine personality. Huseyin Gazi, one of the saints in Anatolia, who is believed to live in Mamak, Ankara, there is a mountain and a tomb by his name and stories associated with his sacred personality. Water metaphor is also noteworthy in a dialectical interaction with both mountain and Huseyin Gazi is blessed in this stories. In this regard, such stories refer naming the places in the context of the sacred mountain and cave metaphores and providing information about the origin of water resources in the context of the metaphor of holy water. In this study, stories that talk about Huseyin Gazi are handled in the context of mountain, water, and cave cults by analyzing printed materials and interviewing people. The issues of evolvement of historical personalities into phenomenon and mythical place names are also studied.Within this faremework in the foregoing verbal data about Huseyin Gazi indicates that his holy personality passes ahead of his historical personality.Article The Approach of The Shi'i Exegetists to The Instances of 'Umar's Muwafaqat(CUMHURIYET UNIV, FAC THEOLOGY, 2018) Ensari, AbdurrahmanKnowing the occasions related to the revelation of the Qur'anic verses is one of the factors contributing to its correct understanding. Since the examples named as "Umar's Muwafaqat" (corcurrences of Umar's perception with certain divine revelatio) is related to the occasion of Qur'an's revelation, they also contribute to the understanding of the related verses. 'Umar's Muwafaqat instances refers here to the subject mentioned after his expression of "I agreed with my Lord in three things." His agreement with His Lord is that he delivered an anticipating opinion, appropriate to God's provision. This is considered to be of the great virtues of 'Umar and of the most important sections of his life. Some narrated reports of 'Umar's Muwafaqat shows that there were many occasions of agreement. Of these instances, the verses that come upon his request that Abraham's Maqam is taken as a place of prayer and the Prophet's wives to veil as well as his statement to the Prophet's wives that God will grant him better wives than them if they give trouble to the Prophet. There have been conducted a number of studies on the subject of 'Umar's Muwafaqat. However, these studies are generally framed by Sunni sources. This study focuses on the way in which the instances of "`Umar's Muwafaqat" included in the Sunni sources are discussed in the sources of Shi'a tafsir. Therefore, the study is the critique of the way that 'Umar's Muwafaqat is handled in Shia tafsir sources.Article Arap Şiirinde Mardin’e Dair Bazı Yansımalar(2019) Akçay, HalilBu çalışmamızda, ulaşılabilen kaynaklardan tespit edilebildiği kadarıyla Mardin’le ilgili yazılan şiirler ele alınmıştır. Mardin, gerek İslam fethinden önce gerek fetihten sonra Arapların yoğun göçü sonrasında Araplar için önemli bir kent haline gelmiştir. Bu husus, Mardin’in Araplarla olan coğrafi ve ticari bağlantısını güçlendirdiği gibi kültürel anlamda da aralarında bir yakınlık oluşturmuştur. Bu ve başka yönleri itibariyle Mardin, Arap şairlerinin dikkatlerini celbetmiştir. Çalışmamızda tarihi, kültürel ve sosyal yönleriyle Mardin hakkında kısaca bilgi verildikten sonra ortaya konan şiirler, Mardin’in tarihî, ilmî, sosyal ve kültürel durumuna ışık tutan hususlar açısından incelenmiş, anlam ve ön plana çıkan edebî sanatlar yönünden değerlendirilmiştir.Conference Object Balina Optimizasyon Algoritması Kullanılarak Türkiye’nin Uzun Vadeli Enerji Tüketimi Tahmini(IEEE Xplore, 2021) Babaoğlu, Merve; Haznedar, BülentEnerji, ülkelerin sürdürülebilir kalkınmaları için en önemli konu başlıklarından biridir. Kullanılan enerjinin tükenebilir olması, birçok enerji kaynağını ithal ediyor olması ve çevresel faktörlerden dolayı Türkiye için gelecekte enerji ihtiyacının ne kadar olabileceğinin tahmin edilebilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada Türkiye’nin 2040 yılına kadarki enerji tüketim tahminini yapabilmek adına, sezgisel algoritmalardan balina optimizasyon algoritması (BOA) tercih edilmiştir. Balina optimizasyon algoritmasının performansını belirleyebilmek için elde edilen veriler, genetik algoritma (GA) sonuçları ile karşılaştırılmıştır. Tüm modeller doğrusal olarak düzenlenip sonuç alınmıştır. Enerji talebini etkileyen gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH), nüfus, ithalat ve ihracat gibi bağımsız değişkenlerin 1990-2019 yılları arasındaki verileri kullanılmıştır. Sonuçların doğruluğunu hesaplayabilmek için geçmiş 30 yılın modellenmesi sağlanmıştır. En uygun model elde edildikten sonra gelecek 20 yıl için 4 farklı senaryoya göre tahminler yapılmıştır.Article BEDEN EĞİTİMİ ÖĞRETMENLERİNİN GÖÇMEN ÖĞRENCİLERE İLİŞKİN GÖRÜŞLERİNİN İNCELENMESİ: BİR DURUM ÇALIŞMASI(Milli Eğitim Bakanlığı, 2021) Özbek, Dilek; Özdaş, Faysal; Kavan, NihatYapılan bu araştırmada beden eğitimi öğretmenlerinin göçmen öğrencilere ilişkin görüşlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla araştırma nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması ile yürütülmüştür. Araştırma verilerinin toplanmasında beş sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak elde edilen veriler içerik analizi ile analiz edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu ise Mardin ili, Artuklu ilçesinde Millî Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda görev yapmakta olan 12’si kadın, 18’i erkek 30 beden eğitimi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırma bulguları sonucunda göçmen öğrencilerin; en fazla dil sorunu yaşadığı, eğitim sürecinde yaşadıkları sorunların çözümünde sınıf içi etkinliklerin sıkça kullanıldığı, öğrencilerin okula uyumunda sosyal faaliyetlere ağırlık verildiği, farklı kültürlerin bir arada olmasının genel olarak olumlu karşılandığı ve öğrencilerin sosyal etkinliklere katılımda çekingen davrandıkları fakat zamanla öğretmenlerinin ve sınıf arkadaşlarının desteğiyle bunu atlattıkları sonuçlarına ulaşılmıştır.Conference Object Brain Tumor Detection From Brain Mri Images With Deep Learning Methods;(Institute of Electrical and Electronics Engineers Inc., 2024) Aykat, S.; Aykat, ŞükrüIn this research, a deep learning model is proposed for brain tumor detection using brain MRI image collection. Three pre-trained convolutional neural networks are used as feature extractors. The obtained features are classified as brain tumors, normal, and tumorous using four different classifiers. Our proposed model has achieved a remarkable accuracy of 99.58% in its analysis, which is better than standard techniques. In addition, the proposed method has shown better performance than the convolutional neural network models used in the analysis. © 2024 IEEE.Article British Orientalist And Intelligence Officer David George Hogarth's Perspective On The Palestinian Territory And Issue;(Muhammed Mustafa KULU, 2024) İpek, M.Due to its geopolitical position and the location of the holy shrines of the three holy religions, the Palestinian region has been a geography of interest to great powers throughout history. From the 19th century to the mid-20th century, the Britain was among the states that attached importance to the Palestine region in order to protect its interests in the Middle East and to be the defender of the Christian religion. Some politicians, clergymen, scientists and military officers working in official and private institutions within the British State also came to the Palestine region to protect the interests of their countries in the Middle East. The defenders of the state, who worked in different branches, gathered information about the Palestinian region and presented articles that would help the imperialist policies of their countries. Among the British who travelled to the Middle East and Palestine to protect their country's interests was the orientalist, researcher, writer and intelligence officer D. G. Hogarth (1862-1927). During his scholarly work in the Middle East between 1887 and 1915, during and after World War I, Hogarth wrote numerous military-political reports, letters, memoranda and academic papers on the Palestine region and issue. This study analyses the views, recommendations and warnings of the orientalist Hogarth on the Palestinian region and issue in the context of his texts. © 2024, Muhammed Mustafa KULU. All rights reserved.Review Calculation Of Optimal Value Of Spinning Reserve Requirement For Unit Commitment İn Power Systems By Considering Lost Parameters;(Gazi Universitesi Muhendislik-Mimarlik, 2019) Tür, M.R.; Ay, S.; Shobole, A.; Wadi, M.Spinning Reserve is one of the most important sources used by system operators in response to unforeseen events such as generation discontinuities and sudden load changes. It is possible to maintain the power system against production interruptions caused by unforeseen circumstances, which can be caused by keeping the amount of reserves to be used high, in case of this process the possibility of applying the load shed decreases, but in this case reserve supply results in a very high cost. If the amount of reserves is kept low in order to reduce the cost, there will be an energy that can not be provided in the case of possible interruptions and failures, and the consumers may be left without electricity. There is a need for an economical review of these two situations in a balanced way. In this study, the requirements of the Spinning Reserve needed in the power system are determined by taking into consideration socio-economic parameters such as the amount of expected energy not supplied and value of lost load. These parameters, which are added to the cost function, are calculated for the first time in our national power system by a new method. Macroeconomic analysis has been supported for this value. Thus, considering the calculated socioeconomic parameters, a program based on benefit/cost is used to calculate the economic cost value of the reserve for the power system model. © 2019 Gazi Universitesi Muhendislik-Mimarlik. All rights reserved.Article Characterization of Durum Wheat (triticum durum L.) Landraces Regarding To Some Agronomic Traits(Univ Namik Kemal, 2023) Durmaz, Abdurrahman; Aktas, HusnuThis research was conducted in 2019-20 wheat growing season under rainfall condition of Mardin - Artuklu province. 80 durum wheat landraces originated from Southeast Anatolia and 10 registered durum wheat cultivars were evaluated according to Augmented Trail Design. 20 landraces and 10 cultivars were used for each bloc. We determined large variations in durum wheat landraces for observed traits. Results indicated that mean of observed traits of landraces and varieties were ranged between 229 kg/da - 371 kg/da for grain yield; 1313 kg/kg - 1218 kg/kg for biomass, 18.02 % - 14.94 % for grain protein content. Mean thousand kernel weight of landraces and standard varieties changed between 42.9 g and 40.15 g; heading days ranged from 117.8 to 111 days respectively. According to observed data, landraces had longer heading days and grain stage and also higher grain protein content and biomass compare to standard varieties. Results of this study showed that landraces has high potential to increase biomass and grain protein content and they can be used as a genitor in wheat breeding programs to improving desirable durum wheat genotypes. Observation according to GGE biplot methodology (which-wonwhere) indicated that ST8 (Check) and G80 (landrace) have high values for grain yield, number of seed pers spike, seed weight per spike while G8 (landrace) showed high values for thousand grain weight, length of peduncle, plant height, grain protein content, biomass and heading days. Obtained results from this study indicated that landraces should be preserved for sustainable agriculture activities specially for marginal areas, also they have high diversity and useful traits for national and international wheat breeding programs.Article Classification and analysis of epileptic EEG recordings using convolutional neural network and class activation mapping(Biomedical Signal Processing and Control, 2021) Zan, Hasan; Yıldız, Abdulnasir; Said, Sherif; Zan, HasanElectrical bio-signals have the potential to be used in different applications due to their hidden nature and their ability to facilitate liveness detection. This paper investigates the feasibility of using the Convolutional Neural Network (CNN) to classify and analyze electroencephalogram (EEG) data with their time-frequency representations and class activation mapping (CAM) to detect epilepsy disease. Several types of pre-trained CNNs are employed for a multi-class classification task (AlexNet, GoogLeNet, ResNet-18, and ResNet-50) and their results are compared. Also, a novel convolutional neural network architecture comprised of two horizontally concatenated GoogLeNets is proposed with two inputs scalograms and spectrogram of the eplictic EEG signal. Four segment lengths (4097, 2048, 1024, and 512 sampling points) with three time-frequency representations (short-time Fourier, Wavelet, and Hilbert-Huang transform) are statistically evaluated. The dataset used in this research is collected at the University of Bonn. The dataset is reorganized as normal, interictal, and ictal. The maximum achieved accuracies for 4097, 2048, 1024, and 512 sampling points are 100 %, 100 %, 100 %, and 99.5 % respectively. The CAM method is used to analyze discriminative regions of time-frequency representations of EEG segments and networks' decisions. This method showed CNN models used different time and frequency regions of input images for each class with correct and incorrect predictions.Conference Object Classification of EEG Records for the Cursor Movement with the Convolutional Neural Network [Imleç Hareketine ilişkin EEG Kayitlarinin Evrişimsel Sinir Agi ile Siniflandirilmasi](Institute of Electrical and Electronics Engineers Inc., 2018) Türk O.; Özerdem M.S.Nowadays, very successful results are obtained with deep learning architectures which can be applied to many fields. Because of the high performances it provides in many areas, deep learning has come to a central position in machine learning and pattern recognition. In this study, electroencephalogram (EEG) signals related to up and down cursor movements were represented as image pattern by using obtained approximation coefficients after wavelet transform. The Obtained image patterns were classified by applying Convolutional Neural Network. In this study, EEG records related to cursor movements were classified and classification accuracy was obtained as 88.13%. © 2018 IEEE.Conference Object Classification of Eeg Signals Using Hilbert-Huang Transform-Based Deep Neural Networks(IEEE, 2019) Zan, Hasan; Yildiz, Abdulnasir; Ozerdem, Mehmet Sirac; Zan, HasanEpilepsy is one of the most common neurologic disease. Electroencephalogram (EEG) contains physiologic and pathological information related human nervous system. EEG signals used in this study are obtained from Bonn University, Department of Epileptology EEG database. Original database has five subsets (A, B, C, D, E). Data have been reorganized into three groups which are healthy (AB), interictal (CD) and ictal EEG signals. Furthermore, in order to examine effect of signal length on classification performance, three different lengths are used. Hilbert-Huang transform is applied to the signals and they are represented as image files. Then, generated images are fed into deep neural networks with five different structures for classification. Accuracy is calculated for all cases to asses performance of proposed method. it is clear that successful results could be obtained using Hilbert-Huang transform along with deep learning networks.Conference Object Classification of Epileptic and Healthy Individual Eeg Signals Using Neural Networks(Ieee, 2020) Aykat, Sukru; Senan, Sibel; Ensari, Tolga; Aykat, ŞükrüElectroencephalogram (EEG) are signals used for the analysis of the electrical and functional activity of the brain. These signals are commonly used to detect epileptic seizures. The aim of this study is to classify healthy and epileptic individual EEG signals using artificial neural networks (ANN). For this purpose, the open data source of the University of Bonn was used. The success rates of the classification results obtained with the designed ANN model show the effectiveness of this ANN structure in the application under consideration.