Elektrik ve Enerji Bölümü
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/112
Browse
Browsing Elektrik ve Enerji Bölümü by Language "tr"
Now showing 1 - 20 of 55
- Results Per Page
- Sort Options
Conference Object ÜÇ FAZLI YARIM DALGA KONTROLLÜ DOĞRULTUCUNUN GİRİŞ AKIMI HARMONİK ANALİZİ(ISARC, 2023) Adak, SüleymanÜç fazlı doğrultucular hem daha yüksek güç elde etmek için hem de daha düzgün distorsiyonu az DC gerilim sağlamak için kullanılan güç elektroniği devreleridir. Bir fazlı doğrultucu yaklaşık 15kW güçlere kadar çıkılmakta daha yüksek güçler için ise üç faz kullanımı gerekmektedir. Üç fazlı doğrultucular da bir fazlılar gibi kontrollü ve kontrolsüz olarak imal edilirler. Endüstriyel uygulamalarda doğrultucu devreler güç elektroniği devreleri arasında önemli yer tutmaktadır. Doğrulucuda bulunan tristörlerin tetikleme açıları değiştirilerek, Üçfazlı doğrultucunun ortalama çıkış gerilimi değiştirilebilir yani kontrol edilebilir. Diyotlu doğrultucuların sadece sabit bir çıkış gerilimi sağlarlar. Çıkış gerilimini kontrol edebilmek için, diyotların yerine faz kontrollü tristörler kullanılır. Tristörlü doğrultucuların çıkış gerilimleri, tristörlerin tetikleme acılarının kontrolü ile sağlanır.Faz kontrolünde kullanılan bir tristör, kapısına kısa bir darbe uygulanması ile iletime sokulur ve doğal veya hat komütasyonu nedeniyle kesime sokulur. Oldukça yüksek endüktif yük durumunda, giriş geriliminin negatif yarı cevrimi boyunca doğrultucunun diğer tristörün tetiklenmesi ile kesime sokulur. Faz kontrollü doğrultucular AC'den DC'ye dönüştüren doğrultuculardır ve endüstriyel uygulamalarda özellikle değişken hızlı sürücülerde, küçük beygir güçlerinden megawatt seviyelerine kadar kullanılırlar.Üç fazlı kontrollü doğrultuçu giriş akımı sinus formunda değildir. Bundan dolayı harmonik bileşenler içerir. Bu çalışmada giriş akımı harmonik analizi gercekleştirilmiştir.Conference Object ENERJİ İLETİM HATTININ BİLGİSAYAR DESTEKLİ ANALİZİ(ZEUGMA, 2019) Adak, SüleymanHidrolik ve termik santrallerde üretilen enerjinin tüketim merkezlerine taşınması için enerji nakil hatları kullanılır. Enerjinin üretim merkezleri ile tüketim merkezleri arasında kilometrelerce uzaklık bulunmaktadır. Enerji iletim hatlarının güzergah tespitinde, arazinin vaziyeti, güzergah üzerindeki, demiryolları bulunup bulunmadığı, hattın güvenliği gibi hususlar incelenmelidir. Bu şartlardan dolayı iletim hatlarının önemi çok fazladır. Elektrik nakil hatları yüksek gerilim ve düşük gerilim olmak üzere iki kısma ayrılır. Yüksek gerilim hatları enerji santralı ile tüketim bölgesi arasına döşenirken, düşük gerilimli hatlar ise kent içi dağıtım şebekelerinde kullanılır. Elektriksel olarak iletim hattı analiz edildiğinde, iletim hatları parametreler ve hattın uzunluğundan ibarettir. Bu parametreler, hattın omik direnci, hattın endüktansı ve hattın kapasitesidir ve (R-L-C) ile gösterilirler. Enerji iletim hatlarından asıl amaç enerjinin minimum kayıplarla iletilmesidir. İletim hattından yüksek güç iletmek için çift veya üç devreli sitemler kullanılır. İletim hatlarında örgülü St /Al (çelik- aliminyum) demet iletkenler kullanılır. İletim hatlarının uzunluklarına göre uzun hat, orta uzunluktaki hat ve kısa hat olarak sınıflandırılırlar. Bu çalışmada, iletim hattının Matlab/Simulink eşdeğeri oluşturulduktan sonra güç analizi yapıldı. Yapılan çalışmanın sonunda teorikten elde edilen sonuçlar ile simulik eşdeğerden elde edilen sonuçlarla aynı olduğu gözlenmiştir.Conference Object İNDİRİCİ YÜKSELTİCİ ÇEVİRİCİLERİN MATEMATİKSEL ANALİZİ(isarc, 2020) Adak, Süleyman; Cangi Hasan; İnan CemilYenilenebilir enerji kaynakları doğal olarak yenilenen ve tükenmeyen enerji kaynaklarıdır. Başlıca yenilenebilir enerji kaynakları güneş enerjisi ve onun türevleri olan rüzgâr enerjisi, jeotermal enerji, hidrolik enerji, biyokütle enerjisi ve hidrojen enerjisi gibi enerji kaynaklarıdır. Bunlardan güneş enerjisi ülkemizde ve dünyada en yaygın olarak kullanılan yenilenebilir enerji kaynaklarından biridir. Bu çalışmada, güneş enerjisinden elde edilen elektrik enerjisi sistemlerinde kullanılan Buck/Boost konverterlerin analizi incelenmiştir. DC-DC konverterler arasında iki yönlü kullanılabilen bir çevirici olarak Buck/Boost konverterlerin temel mantığı, diğer konverterlerde de olduğu gibi, anahtarlamalı güç kaynaklarına dayanmaktadır. Buck/Boost konverter devreleri diğer anahtarlamalı konverterler gibi anahtarlama elemanın iletim/kesim durumuna göre iki aşamada incelenmektedirler. Devre üzerinde bir adet tam kontrollü anahtarlama elemanı bulunur ve bu elemanın görev döngüsü (duty cycle) değerine göre devrenin çıkışındaki gerilimin değeri kontrol edilir. Devredeki anahtarlama elemanı basit bir sürücü devresi yardımı ile anahtarlanabilir özelliktedir. Devrenin kontrol diyagramı alçaltıcı ve yükseltici konverter ile aynıdır. Çıkıştan elde edilen gerilim değeri ile elde edilmek istenen gerilim değeri arasındaki fark bir diferansiyel kuvvetlendirici ile bulunur. Daha sonra, bu fark üçgen ya da testere dişi dalga ile karşılaştırılır. Netice olarak üçgen işaretin fark işaretine göre büyük ya da küçük olması durumunda anahtarlama elemanın iletim/kesim durumu kontrol edilir. Devrede, bir adet gerilim kaynağı, bir anahtarlama elemanı, bobin, diyot, kondansatör ve paralel bağlı bir yükten oluşmaktadır.Conference Object ASENKRON MOTORLARIN KONTROLÜNDE PLC KULLANIMI(UBAK, 2018) Cangi Hasan; Uncu Abdurrahman; Adak, SüleymanProgramlanabilir denetleyiciler (PLC) asenkron motorların kontrolünde, tarlaların sulanmasından ve robotların kontrolüne yoğun bir şekilde kullanılırlar. Bunlara ek olarak otomatik kontrol sistemlerinde, orta ve ağır sanayide, ısı kontrol sistemlerinde, tıp sistemlerinde ve güvenlik alanlarında kullanılırlar. PLC’ler programlanabilme ve simülasyon yapabilme özelliklerine de sahiptirler. Kontrol süreci PLC’lerde yazılım programı ile gerçekleştirildiği için hatalı çalışma riskleri çok azdır. Mikroişlemcilerde ulaşılan hızlı gelişmeler sonucu PLC’lerin endüstride kullanılması gün be gün artmaktadır. Endüstride uygulamalarda PLC cihazları ile yapılan endüstriyel otomasyon uygulamaları, röleli sistemlere nazaran daha verimlidir. Mikro PLC’ler endüstriyel otomasyon sistemlerinin kontrolü gerçekleştirmeye uygun yapıda giriş - çıkış birimleri ve iletişim arabirimleri vardır. Günümüzde gelişen iletişim teknolojisi sayesinde artık PLC ile üretim süreci farklı yerlerden izlenip denetlenebilir. PLC’ler anahtarlamalı elemanlar ve sensörlerden aldıkları bilgiyi yazılım programına göre işleyen ve sonuçlarını çıkıştaki sistemlere aktaran mikrobilgisayarlardır. Yazılım PLC’ lere bilgisayar üzerinden aktarılabilir. PLC'ye program yazabilmek için birkaç farklı dil bulunmaktadır. Bunların en yaygın olanları; Ladder Diyagramı (LD), Fonksiyon Blok Diyagramı (FBD) ve Sıtetment Listesi (STL).Article Segmantasyon yapmadan patolojik kalp sesi kayıtlarının tespiti için bir örüntü sınıflandırma algoritması(DÜMF Mühendislik Dergisi, 2019) Yıldız, Abdulnasır; Zan, HasanBu çalışmada, altı adet veri bankasından alınan kalp sesi kayıtlarına segmentasyon uygulamadan k-En Küçük Komşuluk (kNN), Destek Vektör Makinesi (DVM) ve sınıflandırıcı metotları topluluğu kullanarak sınıflandırmaya yarayan bir algoritma geliştirilmesi amaçlanmıştır. Altı aşamadan oluşan algoritmanın ilk aşaması olan Önişlem aşamasında sinyaller sivri uçlarından arındırılmış ve ardından normalize edilmiştir. İkinci aşama olan Özellik çıkarma–1 aşamasında, sinyalin çeşitli zaman ve frekans özellikleri çıkarılarak üçüncü aşamadaki veri bankası sınıflandırıcının eğitilmesinde ve test edilmesinde kullanılmıştır. Üçüncü aşama olan veri bankası sınıflandırması aşamasında, her veri bankası oluşturulurken kullanılan cihazların, kayıt yeri ve ortamının farklılığının negatif etkilerini azaltmak ve her veri bankası için farklı özellikler ile sınıflandırıcılar kullanmak amacıyla kalp sesi kayıtları veri bankalarına göre sınıflandırılmıştır. Dördüncü aşama olan Özellik Çıkarma-2 aşamasında veri bankalarına göre sınıflandırılan sinyallerin yine çeşitli zaman ve zaman-frekans özellikleri çıkarılmıştır. Beşinci aşamada her veri bankası için 3 farklı sınıflandırıcı (kNN, DVM ve sınıflandırıcı topluluğu) kullanılarak kayıtlar sınıflandırılmıştır. Algoritmanın son aşaması olan Oylama aşamasında, nihai sınıflandırma başarımını arttırmak amacıyla her kayıt için 3 farklı sınıflandırıcının çıkışları belli kurallara göre oylanarak kaydın sınıfı (patolojik veya normal) belirlenmiştir. Beşli çapraz doğrulama kullanılarak eğitilen ve test (tanı testi) edilen algoritmanın performansı ölçülürken doğruluk, duyarlılık, özgüllük, pozitif ve negatif yorum gücü ile ROC grafiğinin altında kalan alan gibi parametreler kullanılmıştır. En iyi performans sonuçları doğruluk: %94.28, duyarlılık: %87.97, özgüllük: %87.97, pozitif yorum gücü: %84.78, negatif yorum gücü: %96.86 ve ROC eğrisi altında kalan alan: 0.919 şeklinde elde edildi. Elde edilen bu değerler daha önceki çalışmalar ile kıyaslandığında algoritmanın oldukça başarılı olduğu ve kalbin patolojik durumuna ilişkin uzman hekime ön tanı imkânı sunabileceği söylenebilir.Conference Object Thevenin Equivalent of Solar PV Cell Model and Maximum Power Transfer(ICECCE, 2021) Adak, Süleyman; Cangi Hasan; Yılmaz Ahmet SedarPhotovoltaic (PV) is the conversion of solar energy into DC electrical energy using PV cells. In addition, solar energy is an important renewable energy source. In this study, it is proposed that Thevenin's equivalent PV cell model produces a voltage-current characteristic that is quite representative of the operation of the PV source. Thevenin's elements depend on ambient temperature conditions, so charging is derived and simplified to construct a model that closely predicts and demonstrates adequate PV cell characteristic for different ambient temperature conditions. This method is very useful for estimating the desired performance and also for examining different Maximum Power Point Tracking (MPPT) algorithms. Theoretically, the simulation was supplemented with test data, then used to develop an equivalent Thevenin model in which the resistance is non-linear and voltage dependent. Thevenin's method and variable pitch is to improve the maximum power transfer to the load by increasing the performance of the PV cell. These methods were modeled and studied in a simulation program.Conference Object BİR FAZLI TAM DALGA KONTROLSÜZ DOĞRULTUCUNUN HARMONİK ANALİZİ(ISPEC, 2021) Adak, SüleymanElektrik tesislerinde harmonik bileşenler güç elektroniği ekipmanları ile doğrusal olmayan yüklerin kullanılmasından sonra oldukça artılar. Güç elektroniği tabanlı devre elemanlarından (diyot, transiztor, tiristor, mosfet, IGBT) ile yapılan çihazlar, Demir çekirdekli bobinler, nonlineer elemanlarına örnek olarak verilebilirler. Harmonik bileşenlerin güç sisteminde artmasın ile, sistemin toplam harmonik distorsiyonu (THD) de yükselir. Elektrik şebekelerinde kaliteyi belirleyen kriterler akım ile gerilimin sinüzoidal formda olması ve güç katsayısının bire yakın olmasıdır. Bu çalışmada, sinüzoidal bir kaynak ile non-lineer yükün analiz ve simulasyonu gerçekleştirilmiştir. Güç sistemlerinde harmonik bileşenlerin azaltılması ve güç faktörünün iyileştirilmesi amacı ile pasif filtreler kullanılmaktadır. Önerilen elektriksel güç sistemi, sinüzoidal gerilim kaynağı, tek fazlı güç trafosu, bir fazlı tam dalga kontrolsüz bir doğrultucu ve R-L endüktif yükünden oluşmaktadır. Güç sisteminin modellenmesi ve analizi Matlab/Simulink programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Güç sisteminde harmonik bileşenler ekonomik ve teknik sorunlar oluştururlar. Ekonomik sorunlar, harmonik bileşenlerin elektrik şebekesinde ek kayıplar meydana getirmesidir. Teknik problemler tesis çalışmasının negatif yönde etkilenmesi ve yüke aktarılan enerji kalitesinin düşmesidir.Book Part GÜÇ SİSTEM HARMONİKLERİ(2021) Adak, SüleymanHarmonik bileşenlerin oluşmasının başlıca sebebi, elektrik devrelerinde kullanılan lineer olmayan devre elemanlarıdır. Bu devre elemanlarının, gerilimi ile akımı arasındaki bağıntının lineer olmayışından dolayı harmonik bileşenler oluşmaktadır. Magnetik devrelerin aşırı doyması, elektrik arkları ve güç elektroniğindeki sinüzoidal gerilimin anahtarlanması ve kıyılması lineer olmayan nolaylardır. Elektrik güç sistemindeki non-lineer yükler nedeniylensistemde çeşitli frekansta sinüzoidal dalgalar görülebilir. Elektrik şebekelerindeki harmonik kirlilik şu an için ölümcül problemler oluşturmamaktadır.Conference Object DİNAMİK DEVRELERİN BİLGİSAYAR DESTEKLİ DURUM DEĞİŞKENi MODELİ İLE ANALİZİ(MAS, 2022) Adak, SüleymanElektrik devrelerinde akım, gerilim değerleri devrenin analizi sonucunda belirlenir. Devre analizi içeriği elektrik, elektronik ve haberleşme mühendisliğinin temelini oluşturur. Dinamik devrelerin analizinde durum değişkenleri yöntemi kullanılır. Bu yöntemde tam çözüm, öz çözüm ve zorlanmış çözüm oldukça önemlidir. Elektrik devrelerinde enerji depolayan devre elemanlarına ait değişkenler durum değişkeni olarak seçmeliyiz. Çünkü bu devre elemanlarının değerleri, şarj ve deşarj durumlarında tanımlı oldukları diferansiyel denklemlere göre değişirler. Dirençler üzerlerinde güç harcanan devre elemanlarıdır. Üzerlerinden gecen akım ve uçlarındaki gerilim düşümü sabit olup değişken olarak alınamaz. Elektrik devrelerinde durum değişkenlerinin sayısı bu devrede bulunan L, C gibi enerji depolayan devre elemanların sayısı kadardır. Elektrik devrelerinde durum denklemlerinin bulunmasında graf teorisi kullanılır. ÖnceNverilen elektrik devresi için uygun bir ağaç seçilir. Bu ağaç, aşağıdaki koşulları içermelidir. Ağaç içinde gerilim kaynakları dal olarak seçilir. Gerilim kaynaklarının yönü pozitiften negatife doğru seçilmelidir. Devredeki akım kaynakları kiriş olarak seçilir ve yönleri akım kaynağının yönüdür. Kondansatörlerin hepsi dal olarak seçilir. Ağacın yapısını bozuyorsa kiriş olarak seçilmelidirler. Kondansatörün uçlarındaki gerilim ile endükteans akımı durum değişkeni olarak alınmalıdır. Ağaç içinde endüktansların dal olarak alınır eğer ağacın yapısını bozuyorsa kiriş olarak alınabilir. Devredeki dirençler ağaç içinde dal veya kiriş olarak alınır.NElektrik devrelerinde tüm düğüm gerilimlerini ve tüm kollardaki akımları bulmak için devrenin analizi gerçekleştirilir. Doğru akım (DC) yalnızca bir yön ve doğrultuda akan akım şeklindedir. Doğru akım devrelerinde enerji depolayan kondansatör ve endüktans gibi devre elemanlarının bulunursa bu elemanlar durum değişkeni olup bu devrenin analizinde durum değişkenleri yöntemi kullanılır.Conference Object VOLTAGE AND CURRENT RIPPLE DETERMINATION FOR ĆUK DC/DC CONVERTER(IKSAD, 2019) Adak, Süleyman; Cangi Hasan; Yılmaz Ahmet SedarThe Ćuk converter is a DC-DCconverter which is essentially a cascade connection of the conventional boost converter and the buck converter having a capacitor to couple the energy .Its advantages mainly include the use of fewer number of switches, smooth input as well as output current and magnetic component integrability, etc.. Input current and output current have small ripple. However, requirement of capacitor C1 with large ripple current capability is disadvantages. The high ripple has a negative effect on the Ćuk converter, such as overheating,noisy operation and break down. In this study, the current and voltage ripple of Ćuk converter were found with the help of the Matlab/Simulink program. Ćuk converter contains two inductor and two capacitor. Hence it is fourthorder DC-DC converter. It provides output voltage both higher as well as lower than the input voltage. Ćuk converters are used frequently in communication systems and renewable energy sources.Conference Object GÜÇ SİSTEMLERİNDE GÜÇ FAKTÖRÜNÜN BİLGİSAYAR DESEKLİ MODELLENMESİ VE ANALİZİ(MAS, 2019) Adak, SüleymanBüyüyen elektrik enerjisi ihtiyacını sahip olduğumuz kısıtlı limit kaynaklarla karşılamak gittikçe zorlaşmaktadır. Bu nedenle kullandığımız elektriği tasarruf etmenin yanında kalitesini de arttırmamız gerekir. Tüketiciye sunulan elektrik enerjisinin kesintisiz sağlanması ve gerilim, frekans ve güç faktörü gibi büyüklüklerin istenen sınırlar içerisinde kalması olarak tanımlanabilecek enerji kalitesi kavramı, uzun süredir elektrik mühendislerinin başlıca çalışma konuları arasında yer almaktadır. Son yıllarda elektrik iletim sistemlerinin büyümesi ve daha karmaşık bir yapıya kavuşmasıyla birlikte çeşitli güç kalitesi sorunları da gündeme gelmektedir. Elektrik enerji sistemlerinde işletmeyi kolaylaştırmanın, verimi arttırmanın ve enerji tasarrufu sağlamanın en etkin ve en kolay yöntemlerinden birisi güç faktörünü düzeltmektir. Güç faktörü, bir katsayı olup aktif gücün görünür güce oranı ile bulunur. Güç kaybının önlenmesi için güç faktörünün ölçülmesi gerekir. Düşük güç katsayısı elektrik tesislerinde gerilim düşümleri ile güç kayıplarına neden olur. Bu çalışmada, güç sisteminin eşdeğeri Matlab /simulink ile oluşturuldu. Yapılan çalışma sonucunda, teorik hesapla bulunan sonuçların simulinkle bulunan sonuçlarla örtüştüğü gözlendi. Güç katsayısının yükseltilmesi sonucu, sisteminin kapasitesinde artmalar oluşur, güç sitemindeki kayıplar ise azalır.Conference Object NONLİNEER YÜKLÜ TRANSFORMATÖRLERDE K- FAKTÖRÜNÜN ANALİZİ(ISPEC, 2022) Adak, SüleymanEndüstriyel tesislerde transformatörlere bağlı yüklerin büyük bir kısmı nonlineer karaktesitiklidir. Bundan dolyı transformatörlerin boyutlandırması yapılırken nonlineer yüklerin dikkate alınması gerekir. Nonlineer yükleri besleyen transformatörler üzerinden akan yük akımı harmonik bileşenler içermektedir. Güç sisteminde bulunan harmonik bileşenler transformatörün ek yüklenmesine ve sargılarının ısınmasına sebeb olur. Buda transformatörde ek kayıplara ve transformatörün ömrü azalmasına sebeb olur. K faktörü taransformatörün akım ve gerilim değerlerindeki döşüşleri belirler. Harmonik bileşenler taransformatörün kapasite düşüşünün hesaplanmasında kullanılan bir faktördür. Harmonik bileşenler transformatörlerde kayıplara, ısınmaya ve izolasyon sorunlarına neden olurlar. Nonlineer yükleri besleyen transformatörler ya da standart transformatörler için K-faktörü kullanılır. Gene bu bağlamda, transformatörlerde manyetik çekirdek doyuma ulaştığında harmonik bileşenleri üretirler.. Harmonik bileşenler transformatörlerde demir ve bakır kayıplarının artmasına sebeb olurlar. Bundan dolayı nonlineer yükleri besleyen transformatörlerde K faktörünün dikkate alınması gerekir.Conference Object FOTOVOLTAİK SİSTEMLERDE TOPRAKLAMA VE YILDIRIMDAN KORUMA(UBAK, 2018) Cangi Hasan; Uncu Abdurrahman; Adak, SüleymanFotovoltaik (PV)sistemlerin aşırı gerilim ve yıldırıma karşı korunması sistemin güvenliği ve kararlı çalışması için gereklidir. Yıldırımdan korunma ve topraklama PV sistemde bir bütün olarak incelenmelidir. PV güç sistemlerinin ya açık araziler ya da çatılar kurulurlar. Bu alanlara yıldırım darbelerinin kolaylıkla ulaşacağı alanlardır. Güneş enerjisinin tesis edildiği araziler genellikle yıldırım darbelerinin kolaylıkla ulaşacağı açık alanlardır. Çatıdaki PV tesislerinde risk daha ciddi boyutlara ulaşmaktadır. Yıldırım darbesinin, tesisimizin yakın bir noktaya düşmesi de tesisimiz için risk oluşturur. Yıldırım darbesi PV panellerdeki küçük direnç farklılarından dolayı sistemim tümüne hızlı bir şekilde yayılır. Yıldırım darbesinin akım değeri 200 kA değerine, 25 ns süresinde nPV sistemde yayılan ve 28000°C sıcaklığa ulaşan doğal bir afettir. PV sistemdeki tüm panellerin çerçeveleri düzgünce topraklanmalıdır. PV sistemlerin hasarlanmasında en büyük etken yıldırım düşmesi sonucunda sistemde oluşan yüksek gerilimdir.nTopraklama hesabı toprak özgül direnç değeri değeri dikkate alınarak gerçekleştirilmelidir.nTopraklama çubuğu düşük direnci ve yüksek akım taşıma kapasiteli olmalıdır ve korozyona karşı yüksek dirençli olmalıdırlar.. Topraklama çubukları toprağa iyi temas etmelidir. Toprağın kuru olması durumunda ıslatılıp çamur hâline getirilmelidir. Toprak direncini artırdıklarından topraklama çubuğunun çevresindeki taş ve çakıllar temizlenmelidir. PV güç sistemlerinin bozulması genellikle yıldırım düşmesi sonucunda oluşan yüksek gerilimlerdir.Book Part DEĞİŞKEN FREKANSLI SÜRÜCÜ SİSTEMİ KULLANARAK ÜÇ FAZLI ASENKKRON HIZ KONTROLÜ VE HARMONİK ANALİZİ(Eğitim yayınları, 2022) Adak, SüleymanAsenkron motorların yapılarının basit olması, alternetif gerilimde çalışmaları, arıza yapmamaları ve ucuz olmalarından dolayı endüstride yoğun bir şekilde kullanım alanı bulmaktadırlar. Asenkron makinalarda rotor hızı döner manyetik alan hızından küçüktür. Bu motorların hızının senkron hıza yaklaşması ancak boşta çalışmada mümkündür. Motor milindeki sürtünmeden dolayı boşta çalışmada bile rotor hızı senkron hızdan devamlı düşüktür.Conference Object FOTOVOLTAIK PANELDE YÜZEY SOĞUTMA İŞLEMININ PANEL ÇIKIŞ GÜÇÜNE ETKISININ ANALIZI(UMTEB - XIV, 2023) Adak, SüleymanGünümüzde fotovoltaik paneller (FV) güneş enerjisini elektrik enerjisine dönüştürmek için kullanılırlar. Bu panellerin verimliliği önemli ölçüde bazı parametrelere bağlıdır. Panel yüzeydeki toz veya kir ile hücre çalışma sıcaklığı gibi Parametreler fotovoltaik hücrelerin verimliliğinde oldukça etkindirler. FV hüçrenin çalışma sıcaklığının 250 C'yi aşması durumunda FV panelinin verimliliği her santigrat derece artış için %0,4 oranında azalmaktadır. Daha yüksek fotovoltaik hücre sıcaklığı panelinde büyük ölçüde olumsuz çalışma koşullarının oluşmasına neden olur ve sonuçta FV panelinin ömrünü azalır. FV hücrenin açık devre gerilimi, güneş ışınımının değerinin artması sonucunda değeri logaritmik olarak artarken buna karşılık kısa devre akımı doğrusal bir şekilde artar. Sonuçta çıkış gücü de artar. FV hücre sıcaklığındaki artıştan en çok FV hüçre açık devre gerilimi etkilenir. Açık devre gerilimi FV hücre sıcaklığı ile azalır. Bir FV panelin verimini arttırmanin en etkili yolu FV panel yüzeyinin çalışma sıcaklığını azaltmaktır. Günümüzde FV panellerin soğutulması için kullanılan farklı yöntemler vardır. Bunların en önemlileri, su ile hava ile ve nano akışkan madde ile panel yüzeyini soğutmadır. PV panel yüzeyi soğutulduğunda FV panelin verimi artmaktadır. FV panelin 34 OC’de çıkış güç değeri 192 W iken yüzey soğutulması sonucunda FV panelin güç çıkışı 216 W olarak ölçülmüştür. Bu durumda FV panel çıkış güçü yaklaşık olarak %12.5 artmıştır.Conference Object GÜÇ SISTEMLERINDE HARMONIK REZONANSIN ANALIZI VE MODELLENMESI(IKSAD, 2019) Adak, Süleyman; Cangi HasanHarmoniklerin bileşenlerin en büyük bozucu etkilerinden biri de rezonans etkisidir. Endüktif reaktansın kapasitif reaktansa eşit olduğu frekansa "rezonans frekansı" denmektedir. Güç sistemlerinde frekans arttıkça endüktif freaktans artarken; kapasitif reaktans azalmaktadır. Güç sisteminin frekansı endüktif reaktansla doğru orantılı, kapasitif reaktans ile ters orantılıdır. Kapasitif ve endüktif reaktansın, aynı harmonik frekansta birbirlerine eşit olması durumunda rezonans oluşur. Rezonans güç sisteminde çok yüksek gerilimlerin oluşmasına ve sisteme bağlı donanımın zarar gömesine neden olur. Paralel ve seri olmak üzere iki türlü rezonans vardır. Seri rezonans harmonik akımlarının akışına düşük empedans göstermesine karşın, paralel rezonans harmonikli akımların akışına yüksek empedans gösterir. Seri rezonans gerilim yükselmelerinenneden olurken, paralel rezonans ise akım değerlerinin artmasına neden olmaktadır. Güç sisteminde rezonans oluşması sonucunda yüksek düzeyde gerilim veya akım değerleri oluşur. Aşırı akım ve gerilim değerleri güç sistemindeki kondansatör bataryaları bozulmasına ve sisteme bağlı donanımların devre dışı kalmasına neden olur.Conference Object ASENKRON MOTORLARIN PLC KONTROLLÜ DİNAMİK FRENLENMESİ(ISADET, 2019) Adak, Süleyman; Cangi Hasan; Yılmaz Ahmet SedarProgramlanabilir bir mantık denetleyicisi (PLC), makineleri ve süreçleri kontrol etmek için, sıralama, zamanlama, sayma ve aritmetik gibi işlevleri yerine getiren bir mikroişlemci tabanlı denetleyicidir. PLC ayrıca fabrikalardaki üretim bölümlerinde veya makinelerin kontrolü gibi işlemlerin denetiminde kullanılan otomasyon cihazıdır. Normal bilgisayarların aksine PLC' nin birçok giriş ve çıkışı (I/O) vardır. PLC avantajları elektriksel gürültülere, sıcaklık farklarına ve mekanik darbelere karşı dayanıklı tasarlanırlar. Bu denetleyici sistem, giriş bilgilerini büyük hızlarda tarayarak bunu çıkışa aktarırlar. Sistem bu bilgilere göre çalışır. PLC,ler kısa sürede daha çok ve kaliteli ürün üretme ve çok düşük hata oranlarında üretim yapma gibi özelliklere sahiptir.Bu çalışmada, PLC kontrollü Asenkron motorun frenlenmesi incelendi.Asenkron motorun frenlenmesi S7-200 PLC’ sinin kontrolü ile gerçekleştirildi.Conference Object TARİHİ YAPILARIN DOĞRU AYDINLATILMASININ ÖNEMİ(UBAK, 2018) Adak, Süleyman; Cangi Hasan; Yılmaz Ahmet SedarMardin’de sembolleşmiş tarihi yapıların doğru aydınlatma tasarımı ile yeniden aydınlatılması gerekir. Hassasiyet ve duyarlılıkla tasarlanmış incelikli bir dış aydınlatma sonucunda bu tarihi yapıların kentin sosyal ve kültürel hayatına yeniden katılmaları sağlanabilir. Bu yolla kentlerin tarihi ve kültürel kimlikleri daha belirginleşecektir. Tarihi önem taşıyan yapıların doğru aydınlatılması ile ruhlarını geri kazanarak, bulundukları kentin tarihsel kimliğini vurgulamaya yardımcı olacaklardır. Özellikle Mardin gibi tarihsel açıdan hayli zengin kentlerimizdeki bu kültürel mirasının nitelikli bir biçimde aydınlatılarak ortaya çıkartılması gerekmektedir. Tarihi yapıların aydınlatmasında yapının ait olduğu dönem ile bu dönemin mimari niteliklerinin çok iyi analiz edilmelidir. Kentsel kaygılarla tasarlanmamış uygulamalar, yapının asla görülmesini istemeyeceğimiz kusurlarını görünür kılarak olumsuz sonuçlar verebileceği gibi çevresindeki yapılardaki yaşam için de rahatsız edici olabilir. Bu bağlamda bir yapı aydınlatılırken çevrenin de büyük bir özenle analiz edilmesi gerekir. Aydınlatmanın çevrede olumsuz etkiler oluşturmaması için önlem alınması gerekir. Bütün ışıklar göze çarpmaması için aydınlatma armatürlerinin uygun bir şekilde yönlendirilmesi gerekir. Doğru aydınlatma aygıtlarının seçimiyle gerçekleştirilen aydınlatma tasarımı ile ışık kirliliği gibi çevresel etkiler minimuma indirilmelidir. Tarihi bir yapıda yapılacak çalışmada bina yüzeyinde sabitlenmesi gereken dış aydınlatma ekipmanlarının yapının tarihi dokusunu tahrip etmemesi gerekir. Yaz-kış koşullarına ve belirli özel günlere göre değişen sistemler oluşturularak hem görsel açıdan daha etkin durumlar oluşturulabilir.Book Part HARMONİK BİLEŞENLER İÇEREN GÜÇ SİSTEMİNDE PARALEL REZONANSIN ANALİZİ(SERÜVEN YAYINEVİ) Adak, SüleymanBobin ve kondasatörden oluşan devrede bobinin oluşturduğu endüktans kondansatörün oluşturduğu kapasitansa matematiksel olarak eşit olması durumunda rezonans oluşur. Bu durumdaki rezonansa rezonan frekansı denir. Paralel rezonans besleme frekansındaki değişimlerinden etkilenir.Devrede bir tek paralel rezonans noktası yoktur.Conference Object KARARLILIĞIN ELEKTRĠK DEVRELERĠNDE BĠLGĠSAYAR DESTEKLĠ ANALĠZĠ(IKSAD, 2020) Cangi Hasan; Adak, Süleyman; İnan CemilBu çalışmada, RLC elemanlarından oluşan bir doğru akım devresinin kararlığı incelenmiştir. Elektrik devresindeki bütün bağımsız kaynaklar devre dışı bırakılır. Bağımsız gerilim kaynakları kısa-devre ve bağımsız akım kaynaklarını açık devre yapılır. Elektrik devresi ilk koşulları ile bırakılır. Bu durumda durum değişkenlerinin genlikleri “t” sonsuza giderken sonlu kalıyorsa devre kararlıdır. Aksi halde devre kararsızdır. Kararsız devrelerde durum değişkenleri endüktans akımları ile kapasite gerilimleri sonsuz değerler aldığından devredeki endüktans ile kapasite elemanları hasar görür. Ayrıca RLC devresinin Simulink modellemesi yapılarak devrenin analizi ve Simülasyonu gerçekleştirilebilir. Devrenin analizini yapmak için devreyi oluşturan her bir elemanın matematiksel modeli ve bu elemanların birbirleri ile olan bağlantıları dikkate alınması gerekir. Günümüzde devre analizinde bilgisayar desteği yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Devrenin durum denklemi ile çözümünde durum değişkenlerinin diğer elemanlarla olan ilişkisi matrissel formda yazılır. Elde edilen diferansiyel denklemler Matlab programı komutları ile çözülür. Matlab’a ait fonksiyon ve komutların desteği ile matematiksel denklemler kolaylıkla analiz edilebilir.
- «
- 1 (current)
- 2
- 3
- »

