Savur Meslek Yüksekokulu
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/34
Browse
Browsing Savur Meslek Yüksekokulu by Publication Category "Kitap Bölümü - Uluslararası"
Now showing 1 - 8 of 8
- Results Per Page
- Sort Options
Book Part BİTLİS İLİ ARAZİ VE TOPRAK ÖZELLİKLERİNİN COĞRAFİ BİLGİ SİSTEMLERİ (CBS) KULLANILARAK DEĞERLENDİRİLMESİ(Livre De Lyon, 2023) Mercan, ÇağrıKüresel iklim değişikliği, kuraklık, hızlı nüfus artışı, çarpık kentleşme, ormansızlaşma ve çevre kirliliği gibi birçok sebep gelecek nesillerin sağlıklı gıdayı üretebilmeleri için gerekli fiziksel koşulları tehdit etmektedir (Eryılmaz ve Demirarslan, 2018; Turan, 2018; Mercan, 2020). Bu olguların bertaraf edilmesi küresel ölçekte bir iş birliğini gerektirirken, yapılan çalışmalar olumsuz durumların gelecek yıllarda da devam edebileceği doğrultusundadır (Demir, 2009; Kadıoğlu, 2012; Türkeş, 2012). Bundan ötürü gıdanın üretildiği toprak ve arazi kaynaklarının mevcut durumlarının belirlenmesi ve daha verimli kullanılması zorunludur. Bu amaçla toprak etütleri ve arazinin fiziksel özelliklerinin niteliksel ve niceliksel olarak saptanması, ileriye yönelik yapılacak olan planlamalar ve çalışmalar açısından oldukça önemlidir (Özyazıcı ve ark., 2014). Topraksu Genel Müdürlüğü, Türkiye’deki toprakların özelliklerinin saptanması için 1950’li yıllarda çalışmaya başlamış ve 1966-1967 yıllarında ilk toprak haritaları oluşturulmaya başlanmıştır (Canpolat, 1981). Yapılan çalışmalar 1/100000 ölçekli haritalar ve bunların raporları şeklinde yayınlanmıştır (Anonim, 1975; 1996). Bu raporlar ve haritalar Bitlis ili için oluşturulan yegane veri kaynağıdır. Yapılan haritaların içerisinde toprağın türü, derinliği, taşlık-kayalık durumu, arazi kullanımı kabiliyeti, erozyon bilgileri gibi birçok veri bulunmaktadır. Coğrafi bilgi sistemlerinin (CBS) tarım alanlarında kullanılmasıyla birlikte bu veriler daha fazla önem kazanmıştır. CBS sistemleri ile birlikte arazinin özellikleri ve temel yapısı ile ilgili sağlıklı bir envanter oluşturulabilmektedir ve bu durum ileriye yönelik yapılacak olan planlamalar için yol gösterici olmaktadır (Karaca ve ark., 2019). Yapılan bu çalışma ile Alaska Satellite Facility (ASF DAAC) tarafından sağlanan yüksek çözünürlükteki topografik veriler ve Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından üretilen toprak haritaları, CBS ortamında sayısallaştırılmış ve analiz edilmiştir. Elde edilen tüm verilerin ışığında Bitlis ilinin temel düzeyde arazi ve toprak özelliklerinin ortaya konulması ve ileriye yönelik bölge için yapılacak çalışmalara ve planlamalara katkı sunması amaçlanmıştır.Book Part EVALUATION OF PRODUCTIVITY STATUS OF DRY FARMING SOILS IN MARDIN PLAIN USING GEOGRAPHICAL INFORMATION SYSTEM ANALYSES(İKSAD Publishing, 2020) Ayyıldız, Ahmet Şahin; Eren, AbdullahSoil fertility is among the most basic criteria for obtaining quality and abundant products in agricultural production. The physical and chemical properties of soils, the scarcity or abundance of plant nutrients are important factors affecting the yield and quality of agricultural products, and the nutrient concentrations in soils can be determined by soil analysis. In addition, depending on the physical and chemical properties of the soil, knowing the relationships between these properties and the nutrients in the soil is important in terms of providing the highest benefit of fertilisation for the plants to be grown according to the land conditions (Taban et al., 2004; Başaran and Okant, 2005; Tümsavaş and Aksoy, 2008). The product yield and quality of the grown plants are closely related to the nutrient content of the soils to meet the needs of the plants (Zengin et al., 2003; Belliturk et al., 2019). The formation of agricultural lands is the only resource that takes thousands of years, and cannot be produced or renewed. The sustainability of soils, though, is possible by examining and monitoring soil resources as adequately as possible and defining the characteristics of agricultural areas better...Book Part Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki Orman Ve Yarı Doğal Alanların Zamansal Ve Mekânsal Değişiminin Coğrafi Bilgi Sistemleri İle Belirlenmesi(Platanus Publishing, 2023) Mercan, ÇağrıArtan nüfus ile birlikte görülen göç hareketleri ve beraberinde gelişen olumsuz beşeri etkiler doğal kaynaklar ve arazi örtüsü üzerindeki baskıyı arttırmaktadır (Arslan ve Örücü, 2019). Bu olumsuz etkilerin sonucunda biyolojik çeşitlik zarar görürken, canlıların yaşam alanlarında değişimler meydana gelmektedir (Sarı ve Özşahin, 2016). Doğal kaynakların en önemlilerinden birisi orman ve yarı doğal alanlardır. Bu alanların insanlar için sosyal, ekonomik ve ekolojik birçok faydası varken, diğer pek çok canlının ise yaşam alanlarını oluşturmaktadır (Yılmaz vd., 2006). Son yıllarda etkisi belirgin bir şekilde görülen küresel ısınma canlıların termal konfor unsurlarını tehdit ederken yapılan çalışmalar yeşil alanların boş arazilere göre nispeten daha düşük yer yüzey sıcaklığına sahip olduğunu göstermektedir (Mercan, 2020). Doğal kaynaklar sınırlı olduğundan bu alanlar dikkatli bir şekilde yönetilmelidir Bundan ötürü doğal kaynakların mevcut durumlarının rasyonel bir şekilde belirlenip zamansal ve mekânsal değişimlerinin ortaya konulması arazi planlama çalışmaları açısından oldukça kritiktirBook Part KADIN İSTİHDAMI VE EĞİTİM ARASINDAKİ İLİŞKİ(Efe Akademi Yayınları, 2023) Özçelik, Konak MusayeYaradılışından bugününe kadının elinin ve emeğinin dokunmadığı bir nesne, bir insan, bir hayat şüphesiz yoktur. Sadece toplumsal yapıda konumlandığı yerden dolayı değil fıtratı itibariyle de kadın üretken, doğurgan, neslin devamlılığı sağlayan önemli bir pozisyondadır. Tüm zamanlarda kadın emeği hayatın akışında büyük yer tutmaktadır. Fakat bu emeğin ekonomik anlamda karşılık bulmaya başlaması, kadın emeğinin sergilendiği tarih kadar eski değildir. Bir ücret karşılığı, belirli bir zaman diliminde mesai harcayarak gerçekleşen istihdam anlamında kadın emeği, son yüzyıllarda mesele olmaya başlamış ve ne yazık ki hala gereken özene layık bulunamamıştır. Bu çalışmada da istihdam kavramı kısaca tanımlandıktan sonra, kadın istihdamı ve tarihçesi, kadın istihdamının önemi, kadın istihdamının sorunları ile ilgili açıklamalar yapılmıştır. Çalışmanın devamında kadın istihdamı ve eğitim arasındaki ilişki açıklandıktan sonra, eğitim durumuna göre kadın istihdamı, mesleki eğitimde eşitsizlik konuları hakkında bilgi verilmiştirBook Part SEÇİLMİŞ GÖSTERGELERLE BİST SİGORTA ENDEKSİNDEKİ ŞİRKETLERİN KARŞILAŞTIRILMASI(Yaz Yayınları, 2023) Akatak, Ahmet; Kavak, OsmanFinansal sistemin unsurlarından olan sigortacılık sektörü tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de hızla gelişen ve büyüyen sektörlerin başında gelmektedir. Hem bireyler hem de kurumlar tehlikeli durumlardan sakınmak ve risklerden kaçınmak için sigortacılık sistemine yönelmekte ve maddi varlıklarını güvence altına alma gereksinimi duymaktadırlar. Son zamanlarda Türkiye’de sigortacılık sektöründe kaydedilen prim miktarları ve poliçe sayısının yanı sıra sektörün aktif büyüklüğü, büyüme oranları, kârlılığı, istihdam edilen çalışan sayısı gibi verilerde de artışlar görülmektedir (Çatıkkaş ve Duramaz, 2020, s. 89). Sektöre işlevsel açıdan bakıldığında sigorta kavramı bir güven ortamı oluşturmasının yanı sıra sermaye piyasasının gelişimine katkıda bulunması, tasarruf aracı olması ve yatırım fonlarına kaynak sağlaması gibi özellikleri açsından değerlendirildiğinde sigortacılık sektörünün üzerinde durulması gerektiği ve bu alana yönelik performans analizlerinin yapılması önem arz etmektedir...Book Part SİYASETİN KAMUSAL ALANDAN DİJİTAL MEDYAYA TAŞINMASININ KUŞAKLAR AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ(Eğitim Yayınevi, 2023) Evren, MuhittinGünümüzde önemli bir iletişim aracı olan sosyal medya araçlarının siyasal alanda oldukça yaygın olarak kullanılması, kamusal alan oluşturma bilgilerini daha da önemli hale getirmektedir. Siyasetin önemli bileşenleri haline gelen bu mecraların kamusal alandaki katkılarına katkı sağladı. Dijital alanlardaki politikaların tartışılması, bu gelişmeler ve bu alandaki olanakların değiştirilmesiyle başlamaktadır. Bu nedenle dijital çağın kamusal alan potansiyelinde olup olmadığı, küresel gücü taşıyıp taşıyamayacağı tartışmalarını daha da ucuz hale getirmek. Dijital mecralar siyaseti açısından bakıldığında, bazen siyasal değişimlerin artması bazen de apolitik örneklerin sunulduğu bir mecradır. Bu mecralarda ağlar üzerinden örgütlenme yaşanmaktadır. Bu bağlamda internet temelli iletişim teknolojilerinin toplumsal açıdan kamusal müzakere alanları oluşturulamayacağı ile ilgili iki çözüm vardır. İletişim teknolojilerinin gidişatının iyimser karşılayanlar internet ortamındaki platformlarda oluşan yeni kamusal alanda siyasi tartışmaları ve ön planda tutarak, demokratikleşmeye liderlik etmeyi ifade ediyorlar. Eleştirel çalışmaların dijital bölgelerden oluşan kamusallığın kapitalist politikalarının dinamikleri içerisinde herkes için katılım sağlamadığını ve bir denetim ve gözetimin olduğu vurgulanmaktadır. Bu nedenle dijital iletişim teknolojilerinin demokratikleşmesinin garantisi değildir. Bu nedenle gelecekte demokrasi için yeni teknolojilerin tahakkümü için mi yoksa demokratikleşme için mi sürdürüleceği tartışılıyor.Book Part SİYASETİN KAMUSAL ALANDAN DİJİTAL MEDYAYA TAŞINMASININ KUŞAKLAR AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ(Eğitim Yayınevi, 2023) Evren, MuhittinGünümüzde önemli bir iletişim aracı olan sosyal medya araçlarının siyasal alanda oldukça yaygın olarak kullanılması, kamusal alan oluşturma bilgilerini daha da önemli hale getirmektedir. Siyasetin önemli bileşenleri haline gelen bu mecraların kamusal alandaki katkılarına katkı sağladı. Dijital alanlardaki politikaların tartışılması, bu gelişmeler ve bu alandaki olanakların değiştirilmesiyle başlamaktadır. Bu nedenle dijital çağın kamusal alan potansiyelinde olup olmadığı, küresel gücü taşıyıp taşıyamayacağı tartışmalarını daha da ucuz hale getirmek. Dijital mecralar siyaseti açısından bakıldığında, bazen siyasal değişimlerin artması bazen de apolitik örneklerin sunulduğu bir mecradır. Bu mecralarda ağlar üzerinden örgütlenme yaşanmaktadır. Bu bağlamda internet temelli iletişim teknolojilerinin toplumsal açıdan kamusal müzakere alanları oluşturulamayacağı ile ilgili iki çözüm vardır. İletişim teknolojilerinin gidişatının iyimser karşılayanlar internet ortamındaki platformlarda oluşan yeni kamusal alanda siyasi tartışmaları ve ön planda tutarak, demokratikleşmeye liderlik etmeyi ifade ediyorlar. Eleştirel çalışmaların dijital bölgelerden oluşan kamusallığın kapitalist politikalarının dinamikleri içerisinde herkes için katılım sağlamadığını ve bir denetim ve gözetimin olduğu vurgulanmaktadır. Bu nedenle dijital iletişim teknolojilerinin demokratikleşmesinin garantisi değildir. Bu nedenle gelecekte demokrasi için yeni teknolojilerin tahakkümü için mi yoksa demokratikleşme için mi sürdürüleceği tartışılıyor.Book Part Sosyal Sınıf Sembolü Olarak Rekreasyon(Nobel Yayıncılık, 2021) Arı, Ökkaş; Evren, MuhittinRekreasyon, son zamanlarda sosyal teoride sıklıkla karşılaşılan önemli kavramlardan biridir. Kavramın önemli olmasının başlıca nedeni sosyoloji, eğitim, turizm, ekonomi ve sağlık gibi birçok bilim dalıyla olan ilişkisinden kaynaklandığı düşünülmektedir (Dawson, 1988; Harris, 2005: 119; Öztürk, 2018; Meriç ve Bozkurt, 2017; McDonough, 2013; Uyrun, 2020; Uyrun ve Ceylan, 2020; 168). Gerçekten de, rekreasyonun gündelik yaşamda bireylerin veya sosyal toplulukların sosyal sınıf yapılarına özgü aktivite veya etkinlik biçimlerini yansıtması, onun sosyoloji açısından önemini gösterir. Nitekim sosyologlar her sosyal sınıfın; kültürel yapıları, yaşam tarzları ve sosyal ilişkileri arasında benzer özellikler gösterdiğinin önemine dikkat çeker (Arslan, 2012: 70; Bourdieu, 2014: 194; Dawson, 1988; Yıldırım, 2016: 93-94). Çünkü sosyologlar, sosyal sınıf yapılarına odaklanarak hem sosyal toplulukların hem de toplumsal yapıların analiz edilebileceğini varsayarlar. Ancak sosyolojik teorilerde sosyal sınıf tanımlamaları farklılaşmaktadır ve bu nedenle rekreasyon kavramına yönelik bakış açılarında da farklılık görülebileceğini söylemek mümkündür. Bu durum, sosyolojik teorilerin hem sınıf kavramına yükledikleri anlamlardan hem de toplumu analiz etme yöntemlerinden kaynaklanmaktadır. Bu anlamda, sosyolojide sosyal sınıf yaklaşımları rekreasyonla ilişkilendirildiğinde, rekreasyonun sosyolojik teorilerde önemli bir konuma sahip olduğunu gösterir. Bu bölümün amacı, rekreasyonu sosyolojik teorilerde sosyal sınıf tanımlamalarıyla ilişkilendirerek yorumlamak ve analiz etmektir. Söz konusu amaç, sosyal sınıf kavramını genel hatlarıyla açıklamayı gerektirmektedir. Ancak, sosyal sınıf tanımlamaları sosyolojik teorilerde bir bütünlük göstermez ve bu durum rekreasyon kavramını tüm teorilerle ilişkilendirmeyi ve açıklamayı zorlaştırmaktadır. Bu zorluk, sosyolojik teoride öne çıkan Marx, Weblen, Weber ve Bourdieu’nun sınıf teorilerine odaklanarak aşılmaya çalışılmıştır. Şunu da ifade etmek gerekir ki, çalışmada bu sınıf teorilerinin analizinden ziyade, teorilerin temel sınıf varsayımlarından hareketle rekreasyon etkinlikleri arasındaki ilişkiye dikkat çekmeye çalışmaktır. Bu kapsamda, bireylerin sosyal sınıf yapıları ile rekreasyon aktiviteleri arasındaki ilişki, dört teorik perspektif bağlamında incelenmiştir.