Fakülteler
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/14
Browse
Browsing Fakülteler by Publication Category "Kitap - Ulusal"
Now showing 1 - 20 of 21
- Results Per Page
- Sort Options
Book GENÇ AKADEMİSYENLERİN KALEMİNDEN SOSYAL BİLİMLER(İLÂHİYAT, 2022)Bu kitaptaki bölümler sempozyumda sunulan bildirilerin tam metinlerinden seçilerek makaleye dönüştürülmüş halleridir. Akademinin genç kalemlerinden çıkan bu çalışmaların bir kısmı yazarların ilk yayını olması hasebiyle gerek yazarlar gerekse de editörler için bir heyecan vesiledir. Ancak bu durum heyecanla birlikte bir basamağı da içerisinde barındırmaktadır ki o da akademik anlamda “yetişme ve olgunlaşma” kelimeleriyle tasvir edilebilir. Bu minvalde çalışmaların yazarlardan kaynaklı-birçok defa çeşitli vesilelerle revize edilmesine rağmen-sorunları hoş görülmesi gerektiği kanaatindeyiz. Zira yazmak bir düşünsel sürecin ürünü olmakla birlikte, tekâmül bağlamında yazınsal bir sürecin de ürünüdür. Bu çerçeveden hareketle yazma cesareti gösteren yazarlara cesaretlerinden ve süreçteki nezaketlerinden ötürü teşekkür ederiz. Bundan sonra yapacakları çalışmalar için zihin açıcı bir başlangıç ve akademik hayatlarında daha fazla çalışmak noktasında heyecan verici bir tecrübe olması dileriz.Book Türkiye’de KOBİ’lerin Kurumsal Gelişimi ve Finansal Sorunları(ASKON, 2003) Ekinci, Mehmet BehzatKarşıladıkları ihtiyaç dikkate alındığında, aslında, ‘’küçük’’ değil fakat tam tersine ‘’büyük işletme’’ denmesi daha doğru olur herhalde bu kuruluşlar için... Genel olarak incelendiğinde, söz konusu kuruluşların, faaliyette bulundukları ekonomilerde, işletmelerin tamamına yakınını oluşturdukları görülmektedir. Zaten bu durum, yukarıda bahsettiğimiz itiraf mahiyetindeki iddiayı teyit eder niteliktedir. Türkiye’de KOBİ’lerin toplam işletmelere oranı, % 99’a yakındır. Yani, Türkiye Ekonomisi, bu açıdan, Küçük ve Orta Ölçekli İşletme Ekonomisidir. Dolayısıyla KOBİ’ler, Türkiye ekonomisi için hayati derecede önemli birimlerdir. Bu eserde, KOBİ’lerin Türkiye ekonomisindeki yeri, kurumsal gelişim süreci izlenerek tespit edilmeye çalışılmaktadır. Bu çerçevede, söz konusu tespitten sonra, genel sorunlarına değinilerek özellikle finansal sorunları ortaya konulmaktadır. Bu yöndeki ‘’masabaşı çalışması’’ firmalarla yapılan anket çalışmasıyla yani ‘’saha çalışmasıyla’’ dayanaklı hâle getirilmeye çalışılmıştır.Book Makalelerle Mardin: tarih-coğrafya(Mardin Tarihi İhtisas Kütüphanesi, 2007) Özcoşar, İbrahimMardin'in farklı yönlerini, akademisyen ve araştırmacıların bakış açısıyla tanıtmak, bilinmeyen yönlerini gün ışığına çıkarmak, yıllardır zihnimizi meşgul eden bir projeydi. Böyle bir çalışma için kendi alanlarında uzman 100e yakın akademisyen ve araştırmacının çalışmalarının bir araya getirilmesi, çok zor ve uzun vadeli bir iş gibi görünmekteydi. Mayıs 2006'da düzenlediğimiz "1.Uluslararasi Mardin Tarihi Sempozyumu" bize bu projeyi uygulayabileceğimizi gösterdi. Bu çalışma sırasında çok farklı alanlarda birbirinden değerli akademisyen ve araştırmacıların Mardin'in farklı yönlerini araştırdıklarını veya araştırmaya hazır olduklarını gördük. Bu çalışmaların bir arada toplanması teklifimizi kabul eden akademisyen ve araştırmacıların, Mardin ile ilgili farklı alanlarda yaptıkları bilimsel çalışmalarını bu dört kitapta bir araya getirdik.Book Book Merkezileşme sürecinde bir taşra kenti: Mardin (1800-1900)(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2009) Özcoşar, İbrahimMardin, asrın başından beri hasretini çektiğini üniversitesine kavuştu. Bu üniversite kendine, genelinde'Medeniyetler Üniversitesi', özelinde Şarkiyat Enstitüsü'hedeflerini koyarak, Türkiye Cumhuriyeti üniversite sisteminin şiddetle ihtiyaç duyduğu'Sosyal Bilimler Üniversitesi'ufkuyla hummalı bir faaliyete girişti. Elinizdeki kıymetli eser, Şarkiyat Enstitüsü hazırlık faaliyetlerindeki ilk yayınımız olma onurunu taşıyor.Book Part Türkiye Ekonomisinde İç-Dış Krizler ve Yansımaları: 1923’ten Günümüze(Savaş Yayınevi, 2013) Ekinci, Mehmet BehzatOsmanlı İmparatorluğu’nun son döneminden günümüze ekonomik açıdan uzun vadeye yayılan istikrarlı gelişmeler sağlanamamıştır. Türkiye, daha çok düşük profilli bir gelişme seyrinde ileri-geri hareketlerle yoluna devam eden bir ülke konumundadır. Bu olumsuzluğun çok sayıda sebebi vardır. Bunların önemli bir kısmı ülkenin iç yapısından kaynaklanmakla beraber, bir kısmı da dış faktörlerle ilgilidir. Özellikle 20. yüzyılın ortalarında, çoğu ekonomi gibi, Türkiye ekonomisi de dış dünya ile yakın ilişkili hâle gelmiştir. Dolayısıyla, uluslararası krizlerin doğrudan ve/veya dolaylı etkileri olmuştur. Esasında, dış dünyaya eklemlenme çabası içinde olan her ülke için bu doğal bir süreçtir. Çünkü entegrasyonun nimetleri yanında zahmetleri de olmaktadır. Önemli olan, kurulacak denge ile faydaların sayısının zararlardan daha fazla olmasını sağlayabilmektir.Book Part Ekolojik Mimarlıkta Kuş Evlerinin Yeri(Platanus Publishing, 2023) Baran, Mine; Erbaş Özil, MeltemGünümüzde ekoloji ile yakından ilişkili olan iklim değişikliği ve küresel ısınma kavramları birçok disiplin uzmanı tarafından önemle üzerinde çalışılan güncel konular olmaktadır. Dünyanın gelişmiş birçok ülkesinde ekoloji, küresel ısınma, iklim değişikliği ile ilgili güncel çalışmalar bulunmaktadır. Ekolojiyle ilgili oluşan birçok problemin kaynağında insanların neden olduğu yapay çevrenin etkisi vardır. Bu sebeple, tasarlanan binalarda ekolojik tasarımlar yapılması gerekmektedir (Kocaman, 2018). Çevreye zarar verebilecek atık üretiminin en aza çekilmesi için gerekli olan planlamaya ekolojik planlama denir. Atık miktarını azaltmak, oluşacak atıkları yeniden kullanmak, şehrin tamamının bu anlayış içerisinde atık politikası geliştirmesini sağlamak ekolojik planlamanın gerekliliğidir(Ercoşkun, 2018). İnsanlar tarafından oluşturulan yapay çevrelerin sayısı ve alansal büyüklüğünün geçtikçe artmaktadır. Bu artış doğal kaynakların hızla tüketilmesine neden olmanın yanı sıra doğal çevreye zarar verip doğada bulunan dengeyi bozmaya daneden olmaktadır. Ekosistemde yaşanacak denge problemlerinin doğadaki tüm canlılara zarar vermesi hatta bu canlıları yok etmesi olasıdır. Günümüzde insanlar tarafından inşa edilen binaların sayısı gittikçe artmaktadır. İnşa edilen bu binalar geçmişten günümüze kadar oluşturulan yapay çevrelerin birçoğundan sayıca fazladır. Bu bağlamda değerlendirildiğinde bina tasarlanırken doğal çevreye zarar verilmemesi için olabildiğince ekolojik tasarımlar yapılması gerekmektedir (Aslan , Yalçıner Ercoşkun, 2021).Book Black Mirror: Aynadan Yansıyanlar(Nika Yayınevi, 2021) Kına, Sezer AhmetBlack Mirror: Aynadan YansıyanlarBook Kasimiye Medresesi (Sultan Kasım Medresesi)(Artuklu Yayınları, 2018) Boz, AhmetTarihi yapılar bir tolumun geçmişini anlatan en önemli kalıntılardır. geçmişe ışık tutan kanıt, bilgi ve belge niteliği taşır. Tarihi yapılar aynı zamanda geçmişte var olan sosyal, kültürel ve mimari çalışmalar ile ilgili bilgileri günümüze taşır. O nedenle bu yapıların korunması geçmişi tanımak ve mevcut bilgiler ile geleceği daha iyi inşa etmek açısından da son derece önemlidir.Book 248 nolu Mardin şer'iye sicili belge özetleri ve Mardin(Mardin Valiliği İl Özel İdaresi, 2007) Kankal, İbrahim; Özcoşar, İbrahim; Güneş, Hüseyin H.; Gürhan, VeyselBu kitap Avrupa Birliği'nin mali desteğiyle basılmıştır. Bu belgenin içeriğinden" Mardin Valiliği İl Özel İdaresi” sorumlu olup, hiçbir durumda Avrupa Birliği'nin pozisyonunu yansıttığı şeklinde yorumlanamaz.Book Book 28 Şubat'ın Psikolojik Etkileri(Muhit Kitap, 2021) Işıker Bedir, Deniz28 Şubat süreci hakkında yazılan, söylenen birçok söz oldu, aradan uzun yıllar geçti. Bu konu hakkında birçok farklı çalışma yapıldı. Ancak hâlâ 28 Şubat’ın psikolojik etkileri üzerinde yeterince ve hakkınca konuşulmadı. Çok açık ki bu süreç, deneyimleyenleri açısından etkileri hâlâ devam eden zor bir süreçti. Bu kitapta, bu zamana kadar birçok araştırmacının ilgi ve araştırma “nesne”si olan başörtülü kadını, “içerden” birinin bakış açısıyla anlatma çabası var. Bu içerden bakış, benim 11 yaşımda başımı örtme ve sonrasında hayatımın birçok aşamasında yasağı deneyimleme hikâyemdir aynı zamanda. Çıkış noktası ise 28 Şubat post-modern darbesi sonrası yaşanan kırılmalar ve özellikle başörtülü kadını etkileyen bu darbenin sonrasında olanları anlatmaya çalışmanın kendisi var.Book Tarihöncesi Toplumlarda İnsan-Hayvan İlişkisi ve Orta Anadolu Çanak Çömleksiz Neolitik Dönem Faunası(Çizgi Kitabevi, 2019) Sıddıq, Abu BakarTamamen doğaya bağlı olan tarihöncesi toplumlar, hayatta kalmak için gerekli yiyecek ve çeşitli hayvansal ürünlere ulaşmak amacıyla hayvanları avlamak zorunda kalmışlardır. Diğer yandan, insanlar Paleolitik Çağ'dan beri bu hayvanlara tapmış, saygı göstermiş ve çeşitli sembolik uygulamalarda değerli olarak görmüşlerdir. Dolayısıyla, günümüz toplumları gibi, tarihöncesi toplumlarda da insan-hayvan ilişkileri çok boyutlu, renkli ve karmaşıktı. Belki de, hayvanlarla insanların bu karmaşık ilişkilerinin en önemli aşaması, yerleşik yaşama geçilen Neolitik Dönem'in erken evrelerinde gerçekleşmiştir. Hem insan hem de hayvanların yaşam biçimlerini değiştiren bu dönemde ortaya çıkan insan ve diğer hayvanlar arasındaki yeni ilişkiler, Anadolu ve Batı Asya'daki toynaklı türlerin ilk evcilleştirilmesini teşvik etmiştir. Bu kitapta, tarihöncesi toplumlarla birlikte, Neolitik dönemin önemli çekirdek bölgelerinden biri olan Orta Anadolu'nun Çanak Çömleksiz Neolitik yerleşimlerinde gözlenen insan-hayvan ilişkileri ele alınmıştır.Book Part Travma, Dissosiyasyon ve Hafıza: Teorik ve Epigenetik Bir Yaklaşım(Türkiye Klinikleri, 2022) Işıker Bedir, Deniz; Selda, MercanTravma, maruz kalan kişilerin ruhsal bütünlüğünü tehdit eden bir durumdur. Travmatik olay karşısında kişilerin savunma mekanizmalarının yetersiz kaldığı durumlarda, travma sonrası stres bozukluğu ve dissosiyatif bozukluklar başta olmak üzere birçok psikopatoloji ortaya çıkabilmektedir. Özellikle çocukluk çağında yaşanmış travmaların etkisi, dissosiyasyon riskini arttırabilmektedir. Dissosiyasyon ise, bir kişinin çoğunlukla travmatik bir olaya tepki olarak, altta yatan tıbbi bir bozukluğa bağlı olmadan düşünce, duygu, algı veya hatıralara yönelik bilinçte bir farklılaşma durumudur. Dissosiyasyon her ne kadar çocukluk çağında travmanın üstesinden gelmek için kullanılan bir çeşit savunma mekanizması ise de, zaman içinde patolojik bir görünüme dönüşebilir. Travmanın yarattığı bilişsel, duygusal ve fiziksel etkiler üzerine yapılan araştırmalar, travmatik hafızanın kuşaklararası aktarımı olduğunu kanıtlamakta ve son yıllarda bu çalışmalara epigenetik araştırmalar da eşlik etmektedir. Epigenetik, DNA dizisindeki değişikliklerden bağımsız şekilde gen ifadesini etkileyen genom modifikasyonları olarak tanımlanmaktadır. Bu derlemede travma, travma sonrası stres ve dissosiyasyon kavramları tanımlanmış; travmanın kuşaklararası aktarımını kanıta dayalı şekilde ortaya koyan epigenetik araştırmalar ve travmatik hafızanın epigenetik hafıza ile birleştiği noktalar ele alınmıştır. Disiplinlerarası çalışmalardan elde edilen bulgular, bu konunun davranışsal, bilişsel ve epigenetik araştırmalarla çok boyutlu incelenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.Book Makalelerle Mardin: Önemli Simalar-Dini Topluluklar(Mardin Tarihi İhtisas Kütüphanesi, 2007) Özcoşar, İbrahimMardin'in farklı yönlerini, akademisyen ve araştırmacıların bakış açısıyla tanıtmak, bilinmeyen yönlerini gün ışığına çıkarmak, yıllardır zihnimizi meşgul eden bir projeydi. Böyle bir çalışma için kendi alanlarında uzman 100e yakın akademisyen ve araştırmacının çalışmalarının bir araya getirilmesi, çok zor ve uzun vadeli bir iş gibi görünmekteydi. Mayıs 2006'da düzenlediğimiz "1.Uluslararasi Mardin Tarihi Sempozyumu" bize bu projeyi uygulayabileceğimizi gösterdi. Bu çalışma sırasında çok farklı alanlarda birbirinden değerli akademisyen ve araştırmacıların Mardin'in farklı yönlerini araştırdıklarını veya araştırmaya hazır olduklarını gördük. Bu çalışmaların bir arada toplanması teklifimizi kabul eden akademisyen ve araştırmacıların, Mardin ile ilgili farklı alanlarda yaptıkları bilimsel çalışmalarını bu dört kitapta bir araya getirdik.Book Part İSLAM’DA KADIN HAKLARINI TEKRAR GÖZDEN GEÇİRMEK: ‘İSTİHKAKA DAYALI ADALET’ YERİNE ‘EŞİTLİKÇİ ADALET’(Tibyan Yayıncılık, 2016)Geleneksel İslam düşüncesinde kadın hakları, bireylerin ait oldukları statü, sahip oldukları kabiliyet ve potansiyele göre dağıtılan adalet, yani istihkaka dayalı adalet/el-adâle el-istihkâkiyye kavramı temelinde tanımlana gelmiştir. Bu adalet kavramı bireylere istihkakı oranınca hak tanınmasını gerektiğini ortaya koyan nisbî eşitlik anlayışını doğurmuştur. Diğer taraftan ise, günümüzde bu adalet kavramı pek çok sorunla karşılaşmıştır. Bu sorunlardan biri de, erkek ile kadın arasında temel haklarda (fundamental) eşitliği temel alan eşitlikçi adalet kavramı ışığında Kur’ân ve hadisleri yeniden okumamızın ne kadar mümkün olduğudur.Book 183 nolu Mardin şer'iye sicili belge özetleri ve Mardin(Mardin Valiliği İl Özel İdaresi, 2007) Kankal, İbrahim; Özcoşar, İbrahim; Güneş, Hüseyin H.; Gürhan, VeyselMardin Valiliği İl Özel İdaresi” sorumlu olup, hiçbir durumda Avrupa Birliği'nin pozisyonunu yansıttığı şeklinde yorumlanamaz.animation.listelement.badge Uluslararası Hizmet Ticaretinde Gelişmekte Olan Ülkeler ve Türkiye(İstanbul Ticaret Odası, 2008) Ekinci, Mehmet BehzatGOÜ’lerin uluslararası hizmet ticaretinde faal hâle gelebilmeleri için sahip oldukları mukayeseli üstünlüklerinin farkında olmaları ve bunlardan faydalanmaları lazımdır. Aksi yönde görüş bildirenler olmakla beraber, genel kanaat, GOÜ’lerin söz konusu üstünlüklerini dikkate almaları hâlinde ticarî paylarını artırabilecekleri yönündedir. Bazı GOÜ’ler, hizmetlerden önemli ölçüde gelir elde etmektedirler. Nitekim, kaynakları itibariyle bunları mukayeseli üstünlüğe sahip oldukları sektörlerden sağladıkları ortaya çıkmaktadır. Bir ülkenin hizmet ticaretindeki payını artırabilmesinin, liberalizasyona olan katkısıyla paralellik arz ettiği ileri sürülebilir. Anlaşmaların karşılıklılık esası dahilinde ve işbirliği hâlinde yapılıyor olması bunu gerekli kılmaktadır. Her ne kadar kimi ülkeler, liberalizasyonu sekteye uğratıcı birtakım tavırlar sergiledikleri halde, ticarî açıdan yüksek paylara sahip olsalar bile, bu durumun uzun vadeli bir nitelik taşımayacağı belirtilebilir. Çünkü ülkelerin tavrı ağırlıklı olarak liberalizasyon lehinde ise, bu yönde hareket etme gereği ortaya çıkar. Dolayısıyla ülkelerin bu sürece katkı sağlamaları gerekmektedir. Türkiye olarak, hizmet ticareti liberalizasyonuna ilişkin lehte tavır takınan ve bu yönde belli ölçüde de olsa çaba sarf eden bir ülkeyiz. Çünkü orta ve uzun vadede, uluslararası hizmet ticaretindeki payımızı artırma amacındayız. Dolayısıyla bunun sağlanabilmesi için gerekli olan hizmet ticaretindeki liberalizasyon, ülkemiz açısından her zaman için önemini muhafaza eden bir husustur. Bu çalışmada; öncelikle GOÜ’lerle, ardından bir GOÜ olarak Türkiye ile ilgili sektörel tespitlerde, tahlillerde ve değerlendirmelerde bulunulmaktadır. Bu çerçevede, hizmetler açısından sahip olunan mukayeseli üstünlükler göz önünde bulundurularak alt sektörlere ilişkin birtakım tespitlerde bulunulmakta ve bazı alternatif imkânlar üzerinde durulmaktadır. Böylece, alt sektörlere ilişkin ayrıntılı tahliller yapılmakta ve karşılaşılan sorunlara dikkat çekilerek birtakım teklifler arz edilmektedir.Book 19. Yüzyılda Mardin Süryanileri: Bir Yüzyıl Bir Sancak Bir Cemaat(Beyan Yayınları, 2008) Özcoşar, İbrahimCoğrafi konumuna bağlı olarak tarih boyunca birçok kavmin, etnik grubun ve dinsel cemaatin yurdu olan Mardin, 19. yüzyılda, kale çevresinde kümelenmiş 13 mahallesi ve bu mahallelerde yaşayan 7 farklı dini/etnik cemaatin (Müslüman, Ermeni Katolik, Süryani Kadim, Süryani Katolik, Keldani, Şemsi ve Yahudi) birlikte yaşadıkları ve bunun gerektirdiği sosyal uyumu yakalayabildikleri bir şehirdir. Bu cemaatlerden Süryani Kadimlerin genelde tüm Osmanlı coğrafyasında özelde Mardin'deki durumları değerlendirildiğinde, hem yüzyılın, hem Osmanlı ve dünyadaki gelişmelerin, hem de Mardin'in kendine has şartlarından etkilenen ve bu etkilenmenin sonucu değişim süreci yaşayan bir cemaatle karşılaşılmaktadır. Günümüzde, ülkemizin Güneydoğu Bölgesi'nde yaşayan en önemli hatta tek gayrimüslim cemaat olma özelliği taşıyan Süryanilerin, 19. yüzyılda yaşadıkları değişim süreci bilinmeden günümüzdeki durumlarının doğru değerlendirilmesi ve geleceklerine yönelik doğru öngörülerde bulunulması mümkün değildir.Book
