Fakülteler
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/14
Browse
Browsing Fakülteler by Publication Category "Kitap - Uluslararası"
Now showing 1 - 20 of 61
- Results Per Page
- Sort Options
Book Part AŞİRETLERİN KISKACINDA GÖZDEN DÜŞEN ŞEHİR: 19. YÜZYILDA NUSAYBİN(PEGEM Akademi, 2022) Akman, EkremGiriş Nusaybin, Orta Çağ’ın oldukça önemli bir şehriydi. Bu çalışma, 19. yüzyılın başından son çeyreğine kadar Nusaybin’in idarî yapısına, sosyal ve asayiş olaylarına odaklanarak şehrin zaman içerisinde nasıl bir köy haline dönüştüğünü sorgulamaktadır. Vazgeçilmez bir ticari güzergâhın kavşağında yer alan Nusaybin, Osmanlı yönetiminde büyük devletlerin savaş alanı olmaktan çıkmasına rağmen, 1600’lerin ortasından itibaren Sincar eşkıyalarına ek olarak güneyden gelen Şammar ve Aneze Urban aşiretlerinin cevelangâhı olmuştur. Tüm bunlara askerî birliklerin yetersizliği de eklenince bölge adeta güvenliğin olmadığı, yerleşim yerlerinin sürekli tahrip ve talan edildiği bir alana dönüşmüştür. Çağçağ Nehri’nin aktığı havzada eskiden yapılan kanalların bozularak bataklıklara dönüşmesiyle birlikte şehir rutubetli vahim bir iklime evrilmiştirBook MAHALLEMİLER ve EBRULİ KÜLTÜRÜN AĞIRBAŞLILIĞI(Çizgi Kitabevi, 2017) YEŞİLMEN, HALİTGünümüzde küreselleşme konusunda pek çok görüş ortaya konulmakta ve buna dönük çeşitli projeler gündeme gelmektedir. Kendini hissettiren etno-dini merkezli kimlik söylemleri de bu projelerin bir sonucu olarak değerlendirilebilir. Özellikle bu yöndeki konu ve meselelerin küreselleşme söylemleriyle manipüle edilerek zararlı ve çatışmalı ortamlara sürüklenme ihtimali de yüksektir. Bundan dolayı, Mardin ve çevresinde olduğu gibi farklı etno-dini unsurların yüzyılara dayanan birlikteliği, etkileşim dinamikleri çerçevesinde anlaşılabilir. Bu çalışma da, bölgenin asli unsuru olan Mahallemiler özelinde, yerel dinamiklerin anlaşılmasına katkı sunması yönüyle önemlidir.Book Antakya Süryani Kadim ( Ortodoks ) Kilisesi Patriklerinin Özgeçmişi(Mardin Tarihi İhtisas Kütüphanesi, 2006) Dolabani, Hanna; Özcoşar, İbrahimBu çalışma 2002 yılında teorik olarak ortaya atıp, üç yıllık bir hazırlık döneminden soma 2005 yılında hayata geçirebildiğimiz “Mardin Tarihi ihtisas Kütüphanesi” adli Mardin tarihiyle ilgili çok yönlü projenin bir parçasıdır. Proje, Mardin'in çok konuşulan ancak çok az araştırılan tarihi bir şehir olması gereğinden yola çıkılarak hazırlanmıştır.Book MÜLTECİ İSTİHDAMI(2023) Doru, Ömer; Durmaz, FatihBu çalışma; 2022 yılında Mardin Artuklu Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, İktisat Anabilim Dalında “Dış Ticaret Firmalarında Mülteci İstihdamının Belirleyicileri: Gaziantep İli Örneği” ismi ile kabul edilen yüksek lisans tezinin güncellenmiş halinden oluşmaktadır.Book Charlotte Brontë’s "Shirley" A Dialectic Solution: Capitalist and feminist problematic(LAP LAMBERT Acadmic Publishing, 2022) Alkan, HalitThis book tries to find answers to the questions such as how Charlotte Brontë evaluated capitalism and feminism in her novel, "Shirley" (1849), whether she dealt with them in accordance to the characteristics of the 19th century Victorian Era or not, on which parameters she criticized capitalism and why she turned to feminism. As for the method the novel, Shirley is resolved on the basis of Marx’s dialectic approach consisting of thesis, antithesis and synthesis.Book Tekn(oloj)ik Hinterlant ve Din(Çizgi Kitabevi, 2022) YEŞİLMEN, HALİTDijitalleşme aşamasında iyice belirgin hale gelen sosyal yaşamı “tasarımlanabilir” ve “hesaplanabilir” kılma eğilimi, kontrol etme sürecinin bir parçasıdır. Bu da sekülerizmin, daha doğrusu sekülerizme kaynaklık eden yapının gizil bir şekilde varlığını devam ettirdiğinin ipuçlarını sunar. Burada klasik sekülerleşme yaklaşımında vurgulanan dinin yokluğu değil, dinin kontrol edilen hinterlant içerisine taşınması ön plandadır. Bu çerçevede Tanrı’nın konuşması veya ne söylediği değil, onun seküler alan adına konuş(turul)ması, ideolojileştirilmesi ve tasarımlanması süreçleri/stratejileri önem kazanır. Burada hesaplamak ve hesaplayarak kontrol etmek, temel bir karakter olarak kendini gösterir. Konu sadece kontrol yöneliminden ibaret değildir. Çünkü bunu besleyen ve buna zemin oluşturan temel bir altyapı söz konusudur ki bu da “teknik olgusu”dur. Teknik, Weber’in yaklaşımında öne çıkan rasyonelitenin formel (biçimsel) boyutuna gönderme yapmakla birlikte, bunun işleyiş biçimini de vurgular. Teknik olgusu hem sekülerizmin hem de dijitalleşmenin ortak paydası niteliğindedir. Fakat belirtilen paydaşlarla da kısıtlı değildir, çünkü insanın temel yapıtaşlarından biri olması hasebiyle tarihsel açıdan modern dönemle sınırlandırılmayacak bir kökene sahiptir. Bununla birlikte teknik olgusunun; Bilimsel Devrim, Aydınlanma, sanayi/endüstri devrimleri ve modernleşme gibi süreçlerle yapılanmak üzere ortaya çıkma imkânı bulduğu, teknoloji yoluyla günümüzde kendi somut hinterlantını inşa etmek kapasitesine kavuştuğu söylenebilir. Bu çerçevede teknik olgusunun belirme biçimleri geniş bir yelpazede kendini gösterir. Geçmiş asırlara nazaran günümüzde dikkat çeken husus ise teknik olgusunun tezahür ettiği alanların (sanayileşme, bilim, teknoloji, dijitalleşme aygıtları, kitle iletişim araçları, sanal sosyal medya ortamları, hesaplanabilir toplumsal yaşam standartları, akıllı kentler, mikro cisimli kişisel sağlık asistanları, nesnelerin interneti) bir aradalığa doğru ilerleyişidir. Söz konusu toparlanma veya bir araya gelme, Batı ülkeleriyle müşahhas bir hâl almış gibi görünse de, aslında onları da belirleyen, küreselleşme olgusuyla birlikte insanı ve sosyo-kültürel yaşamı kuşatan bir kapasiteye doğru ilerlemektedir. Başka bir deyişle, belirtilen bir aradalığın etkisi, küreselleşme vurgusuyla uluslararası sahada olduğu kadar yerelde de geçerli görülebilir, çünkü sosyo-kültürel yaşam, her geçen gün teknik standartlara evirilmektedir; yani teknik, günümüzde mücessem bir yapı kazanmaya doğru ilerlemektedir. “Tekn(oloj)ik hinterlant” diyebileceğimiz bu mücessem durum, sekülerizmi ve sekülerleşmeyi, kısaca seküler(izm)leşmeyi destekleyen bir yapıdadır. Teknik/dijital olgusu ve tekn(oloj)ik hinterlantın her zamankinden daha fazla belirleyici olması, sekülerizmin ve sekülerleşmenin çağdaş teknolojinin yönelimi açısından da gözden geçirilmesini zorunlu kılar. Bunun için kitapta hem mevcut değerlendirmeleri dışlamayan hem de teknik/dijital olgusu ve tekn(oloj)ik hinterlantı dikkate alan bir bakış açısına ve tanımlamaya gidilmektedir. Tabi buna geçmeden önce önemli bir hususa açıklık getirmek gerekir ki o da “kapalı tutarlılık” olgusudur. Teknik/dijital olgusu bağlamında seküler zemin, kendi içinde “tutarlı” bir işleyişe sahiptir. Buradaki tutarlılık, işleyişin teknik işlem birimleri ve teknik işlemle sınırlı olmasından dolayı “kapalı” olma özelliğiyle de ön plandadır. Bu yönüyle kapalı tutarlılık kavramı, kitabın açıklamalarını özetler mahiyettedir.Book Bölgesel Kalkınma Odaklı Üniversite Modeli; Mardin Artuklu (MAÜ) Örneği(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2018) Ekinci, Mehmet BehzatÜniversitelerin bölgesel kalkınmaya katkı sağlamaları, bulundukları mahallerde mevcut olan ziraat, sanayi ve hizmet sektörleri ile kuracakları bağlarla mümkün olacaktır. Herhangi bir bölüm ayırımına gitmeksizin üniversitelerin; tüm enstitülerinin, fakültelerinin, yüksek okullarının, meslek yüksek okullarının ve araştırma merkezlerinin ortak hareket ederek bunu gerçekleştirmesi imkânsız değildir. Bu çerçevede ziraat-sanayi-ticaret odaları, kalkınma ajansları ve ilgili kamu/özel/karma nitelikli meslekî ve diğer sivil toplum kuruluşları ile girilecek yoğun bir dirsek teması sayesinde kurulacak sağlam ve istikrarlı bağlarla arzu edilen bölgesel kalkınma hedeflerine ulaşmak daha kolay hâle gelecektir. İşte bu çalışmada da tam bu hususlara değinilmekte ve belirlenen yol haritasının Mardin Artuklu Üniversitesi (MAÜ) tarafından somutlaştırılmış hâline yer verilmektedir. Bu çerçevede eser, bölgesel kalkınma çerçevesinde bir eğitim kurumu olarak üniversitenin etkisine/katkısına ilişkin tespitlerde bulunmayı ve somut faaliyetler üzerinden bunları örneklendirerek ‘Bölgesel Kalkınma Odaklı Bir Üniversite Modeli’ni oluşturmayı hedeflemektedir. Bu kapsamda eserde, MAÜ akademisyenlerince 2014 yılından itibaren “Eğitim Programları-Sunumlar; Bilgi Destekleri; Saha Çalışmaları-Araştırmalar; İstatistikler-İktisadî Panoramalar; Projeler ve Sosyo-Kültürel Faaliyetler” ana başlıkları altında icra edilen faaliyetlere yer verilmektedir.Book el-Furûku’l-menheciyye beyne silsiletey Ebced el-Arabiyye ve İstanbul et-Turkiyye(SONÇAĞ AKADEMİ, 2020) KADAD, Mustafaتناول هذا البحث سلسلتين لغويتين تعليميتين بدراسة وصفية وتحليلية لكل منهما، الأولى سلسلة أبجد لتعليم اللغة العربية للناطقين بغيرها، وأمّا الثانية فهي سلسلة إسطنبول لتعليم اللغة التركية للأجانب، معتمداً على المنهج المقارن المتبع في دراسة اللغات وكتب تعليمها؛ للوقوف على وصف دقيق لمنهج كلّ منهما. ويعد المنهج المقارن من أفضل المناهج العلمية التي تمكننا من تطوير العلوم الإنسانية وغيرها وخصوصاً اللغوية التطبيقية منها، لذلك عملنا في بحثنا هذا على المقارنة بين منهجين لغويين لتعليم لغتين مختلفتين للأجانب، للوقوف على النقاط الإيجابية والسلبية في كلٍّ منهما للوصول إلى أكمل المناهج في تعليم اللغة للأجانب. جاء هذا البحث على أربعة فصول قدمت لها بمقدمة تضمنت تمهيداً عن أهمية اللغات وتعليمها ومسوغات البحث وصعوباته ثم عرجنا على مشكلة البحث وأهدافه ذاكرين بعض الدراسات السابقة ثم عرضنا منهج الدراسة في هذا البحث والخطة المتبعة فيه، يحدد لنا الفصل الأول المفاهيم والمصطلحات الواردة في البحث، أما الفصل الثاني فكان دراسة تحليلية لمحتوى سلسلة أبجد، وكذلك في الفصل الثالث جعلناه دراسة تحليلية لسلسلة إسطنبول، لنخرج من الفصلين السابقين بفصل رابع نقابل فيه بين تحليل محتوى السلسلتين، لنقف في خاتمة البحث على أهم النتائج السلبية والإيجابية في كلّ منهما والتي نستخلص منها توصيات نقترحها علّها تكون مفيدة في تصميم مناهج تعليم اللغات للأجانب.Book MARDİN ORTAÇAĞ ANITLARI VE YAPIM TEKNİKLERİ(Hiperyayın, 2017) Çağlayan, MuratArtuklu Beyliği’ne başkentlik yapmış Mardin’de Ortaçağ’dan günümüze kadar farklı onarımlarla kısmen korunarak gelebilmiş anıtsal eserler bulunmaktadır. Mardin Ulu Cami, Şehidiye Medresesi, Zinciriye Medresesi ve Kasımiye Medresesi bu anıtlardandır. Kitap; ele alınan anıtların geçmiş dönem onarımlarını inceleyerek özgünlük, değişmişlik durumları üzerine kapsamlı bir biçimde, detaylı analiz ve değerlendirmelerde bulunmaktadır. Yapıların tarihçelerini, kitabelerini, mimari ve sanat tarihi değerlerini incelemektedir. Bunların yanında; geçmişten günümüze kadar farklı dönem onarımları sonucu, eserlerin mimari elemanlarının ve işlevlerinin özgünlük durumlarını, anıtların kendi dönemlerindeki yapım teknik ve yöntemlerini irdeleyerek değerlendirmektedir.Book Tarih el-Evbi'e ve Asaruha Min Bidayet el-Ahd en-Nebevi ila Nihayet el-Ahd el-Osmani(SON ÇAĞ AKADEMİ, 2020) ŞERİFOĞLU MetinKitabın Adı : Salgınların Tarihi ve Etkileri (Peygamber Döneminin Başından Osmanlı Döneminin Sonuna Kadar) Editör : Dr. Öğr. Üyesi Metin ŞERİFOĞLU Yazar : Dr. Öğr. Üyesi Seham HENDAWİ Dr. Öğr. Üyesi Khalid El-AWAİSİ Dr. Öğr. Üyesi Huda ALABSİ Dr. Öğr. Üyesi Reşid ŞİHO Dr. Öğr. Üyesi Narjes KADRO Dr. Öğr. Üyesi Ahmad ALKHALİL Doç. Dr. Tareq Mohammed AWRAHİM Dr. Öğr. Üyesi Metin ŞERİFOĞLU Kapak : Ceyda ŞEREFLİOĞLU 1. Baskı : Temmuz 2020 ANKARA ISBN : 978 - 625 - 7838 - 02 - 3 Yayın No : 821 © Dr. Öğr. Üyesi Metin ŞERİFOĞLU Tümhaklarıyazarınaaittir. Yazarın iznialınmadan kitabın tümünün veya birkısmının elektronik,mekanik ya da fotokopi yoluyla basımı, çoğaltılması yapılamaz. Yalnızca kaynak gösterilerek kullanılabilir. SONÇAĞ AKADEMİ İstanbul Cad. İstanbul Çarşısı No.: 48/49 İskitler 06070 ANKARA T / (312) 341 36 67 - GSM / (533) 093 78 64 www.soncagyayincilik.com.tr - soncagyayincilik@gmail.com Yayıncı Sertifika Numarası: 47865 BASKI MERKEZİ UZUN DİJİTAL MATBAA, SONÇAĞ YAYINCILIK MATBAACILIK TESCİLLİ MARKASIDIR. İstanbul Cad. İstanbul Çarşısı No.: 48/48 İskitler 06070 ANKARA T / (312) 341 36 67 www.uzundijital.com - uzun@uzundijital.cBook Part KAVRAM VE SÜREÇ YÖNLERİYLE KÜLTÜR SORUNUNU DEĞER FENOMENİ ÜZERİNDEN AŞMA İMKÂNI(İKSAD, 2020) Yeşilmen, HalitKültür (uygarlık ve medeniyet kavramları ile birlikte) her ne kadar tarihi süreçte farklı ve çok yönlü anlamlarda kullanılan bir serüvene sahip olsa da günümüzde, yani küreselleşme sürecinde, mevcut yapıların çözülmesi ve aktör yaklaşımların öne çıkması, ayrıca dijital merkezli yaşam formunun hızlanması nedeniyle değeri azalan bir kavram haline gelmiştir. Bu süreçte kültür, ne olduğu belirsiz bir hüviyete evirilmektedir. Bu evirilmenin en önemli sebeplerinden biri, kategorik de olsa kültür teriminin işaret ettiği yapısal özelliklerin artık bu kavramla karşılanamamasıdır. İnşa reflekslerine rağmen çözülmelerin de hız kazanması ve bundan dolayı yeni inşa süreçlerinin kısa süreli olması da bu nitelikteki bir karşılıksızlığı sürekli hale getirmektedir. Anlamın her geçen gün sosyo-kültürel yaşamdan buharlaşması, zaten bir muammaya sürüklenen kültür kavramının ve kültürün daha da belirsizleşmesine sebep olmaktadır. Buna mukabil çalışmada değer kavramı ele alınmış, söz konusu edilen buharlaşmaya rağmen sosyo-kültürel alanda değersiz (tüm kültürler eşdeğerdedir anlamında değil) bir yaşamın olamayacağı ortaya konmuştur. Bundan hareketle kültür ve kültürel süreçlerin temel dinamiğinde değer ve değersel etkileşimlerin olduğu yönünde bir yaklaşıma ulaşılmıştır. Bu temel dinamik ve yaklaşım, belirtilen buharlaşma karşısında değer hassasiyetinin günümüzde de geçerli olduğunu, ek olarak meselenin değerin hangi yönde ve ne ile inşa edildiği (değeri belirleme mücadelesi) noktasında düğümlendiğini imlemektedir. Günümüzde kültür, etimolojik anlamında söz konusu olan doğa zeminini kaybetmiş görünmektedir. İnsanın doğayla organik bağı göz önüne alındığında, bu zeminin kaybolmasıyla aslında bir değer-anlam zemininin de yokluğu ortaya çıkmaktadır. Doğa-insan-kültür ilişkisi çerçevesinde ifade edilen değer dinamiğinin ve değer zemininin son kertede insanda saklı olduğu söylenebilir. İnsan yaşamının hiçbir şeye değmeyen bir yöne sürüklenmesi durumunda değer dinamiğinin zayıflamasıyla birlikte kültür de yok olacaktır. Bu itibarla değer yaklaşımının kültür ile ilgili irdelemelerde önemli açıklama imkânları sunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Değer olgusunun “değmek” kök anlamı ile birlikte, yapılan eylemin kıymet veçhesiyle karşılanabilmesi durumuna, önemine ve niteliğine işaret eden “karşılık olma” anlamıyla ilişkili olarak “karşılaşma”, “temas”, “mübadele” (kavramsal, ahlaki ve maddi düzlemde), “etkileşim” ve “değişim” gibi kültürel süreçlere gönderme yapan temel bir kapsamda olduğu görülmüştür. Dolayısıyla değer yaklaşımının (anlam-değer ilişkisi de dâhil olmak üzere) kültürle ilgili ortaya konan ister kültüralist ve semiyotik isterse de etkileşimsel ve süreçsel yaklaşımlara -hiçbirini dışlamadan- kapsamlı bir açıklama imkânı sunduğu neticesine ulaşılmıştır. Değer(ler) hem somut hem de soyut süreçlere ve öğelere (mesela, anlam dünyası) vurgu yapması yönüyle kültürel ve sosyal değerlendirmelerde bir mihenk taşı kıymetindedir. Bu itibarla değerin yapı ve aktör kutuplaşmasında biri diğerini yok sayma yönünde değil, değişim çerçevesinde, yani değer alanında olmak üzere birinin diğerini (ve karşılıklı) karşılaması (karşılayabilmesi) yönüyle bir belirlemenin olduğu neticesine ulaşılmıştır. Dolayısıyla retorik düzeyde değerin ne olduğu (mesela, ister kültürel isterse de ahlaki çerçevede değerlerin sadece sözle ifade edilmesi) değil, ne yaşandığının (bu, sosyal yaşamın hangi anlam dünyasına değdiği hususunu dışlamaz; yani değer, anlam ile de ilişkildir) önem kazandığı, ilgili sorgulamalarda buna dikkat edilmesinin faydalı olacağı görülmüştür: Bu açıdan sosyo-kültürel problem ve çözümlerin temel zemini ve dinamiği de burada aranmalıdır. Bu hem damıtılarak biriken kültürel değerler için hem de gündelik yaşam için geçerlidir. Belirtilen çerçevede değer yaklaşımı, özellikle dijital teknolojinin hızla değer alanını işgal ettiği bir süreçte önem kazanmaktadır.Book Part Book Bildungsroman Tradition in English Literature(Livre de Lyon, 2023) Alkan, HalitThis book tries to reveal the unique characteristics of the English bildungsroman and to examine the change of the English bildungsroman tradition in three centuries by analysing these characteristics in Daniel Defoe’s "Moll Flanders" of the eighteenth century, George Eliot’s "The Mill on the Floss" of the nineteenth century, and James Joyce’s "A Portrait of the Artist as a Young Man" of the twentieth century.Book Arap Baharı Sürecinde Suudi Arabistan’da Güvenlik ve Dış Politika(Nida Akademi, 2023) Acar, NecmettinGeleneksel olarak dış politikasında yumuşak güç unsurlarına başvuran, bölgesel rakipleri ile askeri karşıtlıklardan kaçınan, çatışan taraflar arasında arabuluculuğu önceleyen, maruz kaldığı tehditleri önlemek için ABD güvenlik garantilerine yaslanan İbn Suud rejiminin, Arap Baharı sürecinde bu geleneksel dış politikasından radikal bir şekilde uzaklaştığı gözlemlenmiştir. Bu süreçte rejimin dış politikasında yaşanan radikal değişim küresel, bölgesel ve ulusal düzlemde yaşanan gelişmeler ile bağlantılıdır. ABD’nin rejime sağladığı güvenlik garantilerinde yaşanan azalma, bölgesel aktörlerin rejimi tehdit eden politikaları ve rejimin gücünde meydana gelen nispi artış İbn Suud rejimini Arap Baharı sürecinde iddialı bir dış politikaya yönelmesine yol açmıştır. Rejim, bu süreçte bölgesel rakiplerinden kaynaklı tehditleri tırmandırmayı seçerek doğrudan askeri müdahalesi için bir gerekçe oluşturmuş, bölgesel çıkarlarını genişletmek için askeri güce başvurmayı da içeren çatışmacı bir dış politikaya yönelmiştir. Yeni dönemde geliştirdiği doğrudan askeri müdahaleye dayanan dış politikasını devam ettirebilmek için bölgesel aktörler arasında askeri oluşumlara liderlik etmeye, güvenliğini çeşitlendirmeye ve askeri/endüstriyel kapasitesini mümkün olduğunca arttırmaya çalışmıştır. İbn Suud rejimi, Arap Baharı sürecinde takip ettiği bu iddialı dış politika ile rejimine yönelik tehdide yol açan devletleri ve devlet dışı aktörleri dengelemeyi ve bölge genelinde oluşan güç boşluklarından da yararlanarak jeopolitik nüfuzunu genişleterek Ortadoğu bölgesinde liderlik rolü oynamayı hedeflemiştirBook Part Gastronomic Experience(2023) Yalçın, Yavuz; Yılmaz, EmircanToday, the phenomenon of food has transformed from the satisfaction of a physiological need into a hedonic experience. Gastronomy has an important role in this transformation. Gastronomy is an interdisciplinary phenomenon and many academic disciplines address this phenomenon from different perspectives (Seyitoğlu & Çalışkan, 2018:524). Tourism is one of these fields. The fact that gastronomy offers touristic experience, supports local development and sustainable tourism, and provides tourists with more permanent and unforgettable experiences can be explained as the main issues examined between gastronomy and tourism (Nebioğlu, 2016:7). In this context, the concept of experience has a critical importance for the tourism sector. Tourists see gastronomic experience as an important part of their travel motivation and enrich their travel experience by having a gastronomic experience during their travels (Agyeiwaah et al., 2019:295). Food and beverage activities are an important element that reflects the natural resources and cultural heritage of a society as well as a basic lifelong human need. In this context, gastronomy tourism can be explained as a type of tourism that creates travel motivation towards a particular destination to experience a new local food and beverage experience and is effective in determining travel behaviors. In addition, gastronomy tourism is a concept that refers to the movement of tourists who visit food and beverage producers, food festivals, restaurants and special gastronomic venues to try a certain type of food or witness the production process of a dish (Hall & Sharples, 2003:10). Thanks to gastronomy tourism, tourists can both get to know the culture, history, geography and people of the region and have a gastronomic experience. Gastronomic experience basically includes food experiences. In terms of gastronomy tourism, it can be defined as the sensory, emotional, cognitive, behavioral and relational reactions that tourists experience as a result of the activities carried out. This experience is related to how tourists perceive, evaluate, feel and remember food and beverages. Gastronomic experience is a complex and dynamic process that is influenced by various components such as the characteristics of the food and the aesthetics of its presentation, the characteristics of the individual, the atmosphere of the environment and the social environment. These components not only constitute the whole gastronomic experience but also interact with each other. It is important to understand each component to enhance the quality and satisfaction of the gastronomic experience. Explaining the components of the gastronomic experience will be beneficial for both the producers and consumers of the experience. The aim of this study is to investigate the relationship between tourism and gastronomy and to examine the gastronomic experience conceptually. In line with the purpose of the study, a literature review was conducted and theoretical and empirical studies on tourism, gastronomy, gastronomic experience and the components of gastronomic experience were reviewed. In this context, the study first examined the relationship between tourism and gastronomy. Then, the concept of gastronomic experience is explained and the components that make up the gastronomic experience are evaluated in line with the purpose of the study.Book Book PAZARLAMA YÖNETİMİNDE E-TEKNOLOJİK TRENDLER(Nobel Yayınevi, 2023) GÜLMEZ, Yavuz Selim; KAYAOĞLU, Ahmet; GÜLLÜ, KenanHer alanda olduğu gibi işletmecilik alanında da çok hızlı bir değişim, daha doğru bir ifadeyle çok hızlı bir dönüşüm yaşıyoruz. Bu dönüşüm, gelenek- selden dijitale doğru bir paradigma değişiminin sonucudur. Teknolojik gelişmele- rin baş döndürücü bir hızla yaşandığı günümüzde dijitalleşmeyi, insanların dijital teknolojileri kullanarak hayatlarını kolaylaştırdığı bir süreç olarak tanımlamak mümkündür. Bilgisayarlar, iletişim ağları, tabletler, akıllı telefonlar, nesnelerin in- terneti ve yapay zekâ gibi gelişmeler; yönetimde, yatırımda, üretimde, pazarlama- da, finansmanda, araştırmada, tüketimde, eğitimde, sağlıkta, sporda, eğlencede, kısaca yaşamın her alanında hayatımızı kolaylaştırmakta, yeni yeni uygulamalara imkân vermektedir. Ancak bu gelişmelerin yarattığı ve üzerinde önemle durulma- sı gereken bazı hususlar da söz konusudur. Hemen tüketilebilen kısa videoların çok fazla yaygınlaşması, sanal ma- ğazaların tahsilat, kredi, garanti, kargo, değişim, iade vb. hizmetleri de sunabil- dikleri çevrim içi uygulamalarının artması ve dünya nüfusu içerisinde “internetle doğup internetle büyüyen” Z kuşağının giderek daha büyük bir paya ulaşması; dikkat edilmesi ve üzerinde önemle durulması gereken trendlerin başında yer al- maktadır. Bu bağlamda, giderek daha çok kullanılan sosyal medya platformlarını ve toplumsal pazarlama amacıyla yapılan reklamları da içeren daha kapsayıcı bir medya planlamasının yapılması ve kişisel verilerin korunmasına önem verilme- siyle hem tüketicilerin hem de işletmelerin kendilerini güvende hissetmelerinin sağlanması çok daha kritik bir hâle gelmiştir.Book Part Diyarbakır'daki Osmanlı Dönemi Cami ve Mescidleri(2011) Boran, Ali; Erdal, ZekaiDiyarbakır Şehri; Dicle Nehri’nin batı ucunda, Karacadağ’a kadar uzanan geniş Bazalt Yaylası’nın üzerinde kurulmuştur. Dicle Vadisi’nden 100 m yükseklikte ve arazinin doğal yapısı, şehrin dış kale surlarının şeklini sınırlamaktadır. Diyarbakır şehrinin tarihi Hurriler zamanında (M.Ö. 2000’li yıllar) burada bir kale yapılması ile başlatılmaktadır. M.S. 349’da Roma İmparatorluğu döneminde şehrin etrafı surlarla çevrilmiş, 365–375 yılları arasında da surun batıya doğru genişlemesiyle dış kale asıl halini almıştır. Hz. Ömer döneminde İyaz b. Ganem tarafından (639) İslam topraklarına katılmış, şehir merkezindeki kilisenin camiye çevrilmesi ile İslam şehri olma vasfını kazanmaya başlamıştır. Abbasiler ve Mervaniler zamanında da şehirde inşa faaliyetleri devam etmiştir. Büyük Selçuklu Sultanı Melikşâh döneminde Ulu Cami (Cami-i Kebir) onarılarak bölgedeki cami mimarisine öncülük etmiştir. Daha sonra Nisanoğulları (1142–1183), Artukoğulları (1183-1232), Eyyubiler (1232-1240), Anadolu Selçukluları (1240-1302), Akkoyunlular (1401-1507) ve 1515 tarihinden sonra da Osmanlı döneminde şehirde başta cami ve eğitim kurumları olmak üzere onlarca yapı inşa edilmiştir. Ulu Cami ile başlayan Diyarbakır’daki cami mimarisi tarih boyunca en güzel örneklerini vererek günümüze kadar gelmiştir. Diyarbakır’daki Akkoyunlu ve Osmanlı camileri eski gelenekleri kendi bünyesinde harmanlayarak yeni üsluplar, teknikler geliştirmişlerdir. Özellikle Osmanlı’nın yöreyi fethetmesiyle birlikte Diyarbakır eyalet merkezi olmuş şehirde hızlı bir imar faaliyetleri artmıştır. Osmanlı mimarisinin en güzel örnekleri burada yer almakta ve Mimar Sinan’ın da Diyarbakır’da eserleri bulunmaktadır. Osmanlı Döneminde başta Diyarbakır valileri olmak üzere onlarca eser yapılmıştır. Bu eserlerin bir bölümünü oluşturan camilerden 21’i günümüze ulaşmıştır.Book Review Turabdin'den Diasporaya: Hollanda Süryanilerinde Din ve Kimlik(Eskiyeni Yayınları, 2023) Ramazan TurgutAnnemin anlattığına göre henüz birkaç yaşındayken ateşli bir hastalık geçirmiş ve ölümün eşiğine gelmişim. Ailem hayatımın son anlarını yaşadığımı düşünüp ağlarken beni Süryani Doktor Edvard Tanrıverdi’ye yarı ölü bir şekilde, götürmüşler. Bu satırları yazdığıma göre Doktor Edvard’ın tedavisi işe yaramış olmalı. Doğup büyüdüğüm Midyat, Süryanilerin “Turabdin” bölgesinin kalbi olması hasebiyle eskiden büyük bir Süryani nüfusu barındırmaktaydı. Mahallemdeki oyun arkadaşlarımdan okuldaki sıra arkadaşlarıma kadar etrafımda birçok Süryani arkadaşımın birer birer ortadan kaybolduklarını ve geri gelmediklerini fark ettiğimde; onların yurt dışına göç ettiklerini öğrenmiş oldum. Belki de peşimi bırakmayan geçmişimin etkisiyle, yurtdışına giden Süryanileri Hollanda örneği üzerinden çalışmaya karar verdim. Hollanda Süryanileri üzerine saha çalışması yaparken dinlediğim aşağıdaki anlatı aslında Süryanilerin diasporadaki durumunu özetler niteliktedir. “Hamburg’da Mort Şmuni ve Mart Meryem adında bir kilise inşa edildi. Bu inşa sürecinde 150 ailelik bir Süryani cemaati bu yükün altına giriyor. Onların bir Alman komşusu epey yardımcı olmaya çalışıyor. Tabi en sonunda çan kulesini inşa ettiklerinde bu Alman bizim Süryaniye “Kusura bakma ama anlamadığım bir şey var, siz bu caminin minaresine niye haç taktınız?” diye soruyor. Olayı aktaran Süryani “Biz bu adamı 6-7 senedir tanıyoruz, Süryani ve Hristiyan olduğumuzu anlatıyoruz ama halen çan kulesini minare ve bizi de Müslüman sanıyor.” Bu çalışmada, Süryanilerin anayurtlarından Avrupa’ya uzanan göç hikayelerine, yaşadıkları kimlik krizine, dini ve sosyal yaşamlarına yer verilmiştir.Book Fuat Sezgin ve Temel İslam Bilimleri Güncel Tartışmalar- Teorik Teklifler(İbrahim Özcoşar, 2019) Özcoşar, İbrahim; Karakaş, Ali; Öztürk, Mustafa; Aslan, SıracettinAltmış darbesinin iktidara getirdiği yönetim tarafından hazırlanan ve 147 akademisyenin “zararlı” olarak nitelendirildiği listede kendi adının da bulunması üzerine ideal sahibi bir muhacir olarak bilim ve araştırma faaliyetlerine Almanya’da devam eden Fuat Sezgin, kendisini dünya bilim çevrelerinde tanıtacak olan faaliyetlerinin ikinci evresine geçmiş oluyordu. Öz yurdundan hicret etmek zorunda bırakılan bu büyük bilgin, tutku dolu bilim serüvenine burada ömrünün sonuna kadar devam edecek, Avrupa’nın orta yerinde muhteşem bir enstitü kuracaktı. Kendi değerlerine sahip çıkıp ömrünü, ait olduğu medeniyeti yüceltmeye adayan bir doğulu tarafından kurulan bu şarkiyat enstitüsü, Avrupa’daki alışılageldik şarkiyat enstitülerinin oryantalist yaklaşımlarından arınmış ciddi bir enstitü olacaktı.
