Fakülteler
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/14
Browse
Browsing Fakülteler by Publication Category "Kitap Bölümü - Ulusal"
Now showing 1 - 20 of 44
- Results Per Page
- Sort Options
Article إسهامات المرأة في العهد الأيوبي(Abdulhalim Oflas. umit koca, 2020) Kadro NarjesKadınlar, Eyyubî tarihinde önemli bir yer edinmiş ve bilim ve kültürü önemsediği ve bilim öğrencilerine harcama yapmaları için özel okulların kurulmasını teşvik ettiği tüm siyasi ve sosyal alanlarda önemli katkılarda bulunmuştur.Book Part İlkeler, İhtiyaç Programı ve Gereklilikler(Klasik Yayınları, 2016) Düzenli, Halil İbrahim; Pulcu, Salih; Günenç, Ömer Faruk; Bölük, Habibe Tuba; Taşar, Emin Selçuk.Book Part Semantik ve Sentaks Arasında: Saul A. Kripke(MANTIK DERNEĞİ YAYINLARI, 2016) Çetres, İbrahim HalilBu bildirinin amacı Kripke’nin mümkün dünyalar semantiğinin temellerini araştırmaktır. Bu amaçla Kripke’nin sunduğu bu sistemin ortaya çıkmasında rol oynayan sentaktik ve semantik gelişmeler incelenecektir. Sentaktik inceleme kısmında sırasıyla ele alacağımız isimler Frege, Russell, Wittgenstein, Lewis ve Kripke olacaktır. Semantik tartışmalar kısmında ise Frege, Russell ve Kripke üzerinde durulacaktır. Anahtar Kelimeler: Modal Mantık, Kripke, Semantik, Sentaks.Book Part Bellek, Yas ve Yeni Medya: Be Right Back(Nika Yayınevi, 2021) Kına, Sezer AhmetBellek, Yas ve Yeni Medya: Be Right BackBook Part Bizans Dönemi Resimli El Yazmalarda Kale Kent Motifi(Anadolu Üniversitesi Yayınları, 2022) Kaplan, Neclaİnsanların toplu bir şekilde yaşamalarını mümkün kılan ayrıca kültür ve medeniyetin göstergesi olan kentler; kültürel, sosyal ve siyasal tarih için önemli bilgiler sunan olgular olarak halen merak edilen konulardandır. Bu nedenle, kentlerin gelişim sürecini gösteren tarih boyunca meydana gelen gelişmeler dikkatle araştırılmaktadır. Bunun için kentin kökenini ve fiziki özelliklerini ortaya koyan bulgulara, kalıntılara ve görsellere ihtiyaç duyulmaktadır. Böylece zaman içinde meydana gelen değişim ve dönüşümler hakkında fikir sahibi olunabilmekte ve kentsel yapı türleri ile işlevleri ortaya konulabilmektedir. Kısacası kentin gelişim sürecinin anlaşılması için kent tarihi araştırılmaktadır. Bu bağlamda, Antik dönemden modern döneme değin uzun bir kronolojiye sahip kent tarihi için Orta Çağ, zincirin önemli bir halkasını oluşturmaktadır. Nitekim, Orta Çağ’ın en önemli aktörlerinden olan Bizans/Doğu Roma (324-1453) araştırmacılar için dikkat çekici bir konumda durmaktadır. Bizans İmparatorluğu Mezopotamya, Mısır ve Helenistik gibi kendisinden önce gelen çeşitli kültürlerin bir sentezi ve birikimi olan Roma kültürünün de son temsilcisidir. Bu nedenle, Bizans’tan kalan mimari kalıntılar, görsel ve yazılı belgeler önemli başvuru kaynaklarıdır. Bu kaynaklardan resimli el yazmaları da sundukları tasvirlerle dönemin görsel hafızasını aktaran zengin bilgiler içermektedir. Bizans dönemi el yazma resimlerinden günümüze gelen; Süryanice Rabula Dörtlü İncil (586), Viyana Genesis (6. yy), II. Basil'in Menolojisi (10. yy), Vat.gr.747 Oktateukh (11. yy), Atina Tetraevangelion 93 (12. yy) ve Septuaginta-Oktateukh-G.İ.8 (12. yy) resimli el yazmaları bu kapsamda değerlendirilmiştir.Book Part GERİATRİ’ DE PALYATİF VE YAŞAM SONU BAKIM(Güven Plus Grup A.Ş. Yayınları, 2019) ÇİFTÇİOĞLU GülcanÖZET Yaşam beklenti süresinin artması, doğurganlığın azalması ile toplumda yaşlı nüfus oranında belirgin bir artış olmuştur. Yaşlı nüfusun artması, geriatrik bakımı önemli hale gelmiştir. İnsan, hayatının ileri dönemlerinde tedavisi olmayan sağlık sorunları yaşayabilmektedir. Bu sebeple palyatif bakıma ihtiyaç duyulabilmektedir. Palyatif bakım, yaşamı tehdit eden sağlık problemleri yaşayan hastalarda yaşam kalitesinin arttırılmasını hedefleyen bir bakım yöntemidir. Geriatri ve palyatif bakımın temel hedefi ‘yaşam kalitesini arttırmak’ tır. Her iki bilim dalı da hasta merkezli ve interdisipliner ekiple hizmet verir. O nedenle yaşlıya hizmet sunan sağlık personelinde geriatri ve palyatif bakım ile ilgili farkındalığının arttırılması önemlidir. Tıptaki ve teknolojideki gelişmeler sonucu yaşam sürelerine bağlı olarak artık daha ileri yaşta ve daha komplike ölümlerle karşılaşılır durumlar olmuştur. Etkili bir palyatif bakım hizmeti sunmak için; multidisipliner bir yaklaşımla hasta ve ailenin gereksinimlerine odaklanmak gerekmektedir. Hastalar ve yakınları özellikle terminal dönemdeki vakalarda çoğu zaman ölümü kabullenir. Ancak daha konforlu ölüm beklentileri vardır. Palyatif bakımla; terminal dönemde hastanın ağrısını azaltıp, yaşam kalitesini artıracak bakım planlanmalıdır. Palyatif bakım vermek amacıyla hospis sistemlerinin biran önce planlanması gerekmektedir. Türkiye’de bu planlamalar olmadığı için terminal dönemdeki hastaların büyük çoğunluğu hastanelerde yatak işgal etmektedir. Yâda evdeki hastaya ve hasta yakınlarına tam anlamıyla gereken destek verilemeden ölmektedirBook Part الاختبارات اللّغوية في برامج تعليم العربية للناطقين بغيرها "الآليات والأسس والمعايير(Sonçağ Akademi- Ankara, 2020) mohamad hamidoتأتي أهميَّة الاختبارات اللُّغويَّة ودورها في قياس قدرة المتعلِّمين اللُّغويَّة والاتِّصاليَّة، ومدى سيطرتهم على النِّظام اللُّغوي، وقدرتهم على إيصال المعنى واستلامه، فمن خلال الاختبارات اللُّغويَّة يستطيع المتعلِّم أن يعرف المستوى الَّذي وصل إليه في تعلُّم اللُّغة الهدف. تؤدِّي الاختبارات اللُّغويَّة دورًا مهمًّا وضروريًّا في كلِّ الأنظمة والمؤسسات التعليميّة. لذلك نجـد أنَّ لها أهميَّـة قصـوى في العمليّـَة التعليميّـة، وقـد حدّد فالت (VALT ) ثلاث وظائف للاختبارات: 1. تحديد موضوعات البرامج: بمعنى هل التركيز يكون على الكلام أو الكتابة أو على القواعد أم على غيرها. 2. التنبيه إلى مدى تقدّم المتعلِّمين. 3. تقويم تحصيل المتعلِّمين . إذًا تعدُّ الاختبارات من أقدم وأكثر الأدوات شيوعًا في العمليَّة التَّعليميَّة وتكاد تكون هي المقياس الوحيد الذي يُجاز به الطلبة من مستوى إلى آخر، كما تساعد على معرفة مدى نجاعة الطرق والإستراتيجيات وملاءمتها لحاجات المتعلِّمين، وترصد لنا نقاط الضعف والصعوبات التي يعاني منها المتعلِّمون، ونلاحظ أنَّه كُلَّما اقترب المتعلِّم من مرحلة تعليميَّة أعلى زادت أهميَّة الاختبارات. وتساعد كذلك الاختبارات المعلِّمين على اتخاذ قرارات مبنيَّة على معلومات استنتجت من خلال عمليّة التقويم التي قاموا بها، ومن خلالها يقف المعلِّم على مدى تحقيق الأهداف المتوخاة من الاختبارات، وذلك عن طريق طرح بعض الأسئلة التي تقيس مدى سيطرة المتعلِّمين على المادة الدراسية، وعناصرها الرئيسية والفرعية وقدرتهم على نقدها وتحليلها. لقد ساد مفهوم الاعتقاد بأنَّ عملية إعداد الاختبارات سهلة وبسيطة، وهذا مفهوم خطأ دون أدنى شك؛ لذلك وجب علينا في هذا السِّياق من ذكر مراحلها وأنواعها ومجالات استخدامها وأهدافها وآلية إعداد وبنائها عمليًّا وتطبيقيًّا. ومن هنا تكمن مشكلة البحث في أنَّ الاختبارات تُصمَّم لتكون أداة لقياس التعلُّم وتعزيزه، وتقويم العمليَّة التَّعليميَّة التعلُّميَّة بكاملها.Book Part Mehmed Âkif Ersoy’un Şiirlerinde Mekânın Anlam Alanları(Türkiye Yazarlar Birliği Vakfı, 2017) Beyhan KanterOsmanlı İmparatorluğu’nun hem içte hem de dışta güçlüklerle mücadele etmek zorunda kaldığı kaotik bir atmosferde Mehmed Âkif, şiirleriyle toplumsal yapıya ilişkin veriler sunarken aynı zamanda yaşadığı toplumun sosyo-kültürel analizini yapar ve kurtuluş için çözüm önerilerinde bulunur. Dış dünyayı betimlerken mekân-insan ilişkisini, mekânların dönüştürücü ve kimlik kurucu etkisi çerçevesinde ele alan Mehmed Âkif’in şiirlerinde mekânlara atfedilen anlam dizgeleri toplumsal yapıdan bağımsız olmadığı gibi mekânlar, estetik bir çerçeveden ziyade sosyolojik ve psikolojik işlevleri bağlamında ele alınır. Bu bildiride Mehmed Âkif Ersoy’un şiirlerindeki mekânların toplumsal yapıda konumlanışları ve gündelik hayat etkileri, Âkif’in mekân dikkati ve bilinci üzerinden dile getirilecektir.Book Part Sık Görülen Pediatrik Konjenital Sendromlarda Anestezi(Turkiye Klinikleri (Ortadogu Reklam Tanitim Yayincilik Turizm Egitim Insaat Sanayi A.S.), 2023)Konjenital sendromlu çocuk hastalar nadir hastalıklar olsa da uzmanlık eğitimi aldığımız sağlık kuruluşlarında bu hasta grubu ile karşılaşmaktayız. Konjenital sendromlu çocuklarda anestezi açısından önemli birçok özellik bulunabilir. Zor hava yolu sıklığında artış, hipertansiyon, subglottik stenoz, obstrüktif uyku apnesi, epilepsi sıklığında artış gibi anestezi yönetiminde önemli özellikleri olabilir. Konjetinal sendromlu çocuklarda anestezi yönetimi özellikli ve zorlu olabileceğinden preoperatif dönemden başlayarak hazırlıklı olunmalıdır.Book Part Bafra'nın Geleneksel Cumbalı Köy Evleri(Berikan Yayınevi, 2023) Tümer, ŞerifGeleneksel Türk evi, yayılım gösterdiği tüm alanlarda iç mekân teşekkülü,cephe düzeni ve mimari detayları ile kendine has üslûp özelliklerine sahip yapıtiplerindendir. Türk şehrinin temel unsurlarından olan geleneksel konutlar, so- kak dokusu ve konutun so kak ile olan ilişkisi açısından da Türk sanatının ince-lemeye değer çalışma alanlarındandır. Türk evinin dış dünyayla olan ilişkini dü-zenleyen bir mimari birim olarak karşımıza çıkan cumbalar ise geleneksel Türkevinin en karakteristik öğesidir. Osmanlı Devleti’nin yayılım gösterdiği coğraf-yada yoğun olarak karşımıza çıkan bu kullanım Anadolu geleneksel konutununda en önemli öğesi olarak yüzyıllardır varlığını sürdürmüştür.Book Part Wittgenstein’ın Tractatus’un Dil ve Anlam Anlayışına Eleştirisi(2019) Bingöl, SedatBu çalışma, Wittgenstein’ın ikinci dönem düşüncesini yansıtan Felsefi Soruşturmalar adlı eserinden hareketle, onun Tractatus eleştirisine odaklanmaktadır. Tractatus’ta dil, bütünüyle gerçekliğin/olgunun resmini vermekle yükümlüdür. Anlam ise, temel olarak, isim ile nesne arasındaki ilişkiden doğmaktadır. Soruşturmalar’da bir sözcüğün anlamı, onun dildeki kullanımıdır. Anlam yerini kullanıma bırakmaktadır. Dil ise, sayısız söylem çeşitliliğine sahiptir; dilin içindeki sözcükler çok sayıda işlevsel farklılıklar barındırır. Bu farklılık ve çeşitlilik, Wittgenstein’ın erken dönemindeki dilin bir özü ve mantıksal bir yapısı olduğu görüşünün karşısında durmaktadır. Tractatus ve Felsefi Soruşturmalar arasında tematik bir benzerlik olmasına karşın, iki eser arasında yöntemsel ve fikirsel bir kopukluk söz konusudur.Book Part Physiopathology of allergic diseases and their relation to circadian rhythm(Nova Science Publishers, Inc., 2024) Gökdemir, Gül ŞahikaAllergic diseases have become a major health problem in modern society. These diseases are caused by an overreaction of the immune system and are often triggered by exposure to environmental allergens. Allergic diseases include asthma, allergicrhinitis, eczema, food allergies, and anaphylaxis. In recent years, research on the effectof circadian rhythm on the immune system has shown that there is an important relationship between the pathophysiology of allergic diseases and circadian rhythm. The pathophysiology of allergic diseases begins with responses to the immune system and the effect of allergens. The immune system is a complex network that regulates the response of immune cells. Immunoglobulin E (IgE) antibodies play an important role inreactions of hypersensitivity to allergens. Exposure to allergens triggers the activation of mast cells and basophils, resulting in the release of inflammatory mediators. The circadian rhythm is an internal clock system that regulates the 24-hour cycle of biological processes. The human body adapts various physiological and metabolic processes to this rhythm. The relationship of allergic diseases with the circadian rhythmis related to their effects on both the immune system and tissue and organ function. The circulation and activity of immune cells can change depending on the circadian rhythm. These changes can influence the immune system's response to exposure to allergens. In addition, the symptoms and severity of allergic diseases are also related to the circadian rhythm. Some studies have shown that allergic symptoms increase at night or in the morning. This suggests that the circadian rhythm may influence the severity of allergic reactions by affecting the release of immunoglobulins, the inflammatory response, and bronchial hyperreactivity. This chapter aims to provide researchers, clinicians, and healthcare professionals with an important resource on recent research findings that advance our understanding of the relationship between the pathophysiology of allergic diseases and the relationship between circadian rhythm.Book Part الهوية الثقافية السورية بين (التعايش والصراع) في مرحلة (الثورة-الحرب) 2012-2020(soncag yayin evi, 2020) SAMIR ALCHIKH ALIAbstract The thesis of cultural identity is a virgin topic in modern studies, writers and intellectuals have been busy with the stage of globalization and cultural conquest, through multimedia media, and the spread of social media, but with the Arab Spring revolutions, which started in 2011 AD, cultural identity has become a subject of great question, and this is trying The paper should show the relationship of the Syrian cultural identity and its social dynamics in peaceful coexistence and conflict, during the period of the Syrian revolution, and the change that it obtained by converting it into a war of mass destruction, which was started by the Assad regime, and with the help of Iran and Russia, with the aim of changing the map of social and cultural distribution in Syria, Redrawing the Syrian identity, and dispersal of the components of ethnic, religious and sectarian feuding, instead of peaceful coexistence prevailing for centuriesBook Part Yakın Dönem Türk Sinemasında Kadın Emeğinin Görünümlerı̇: Zerre ve Toz Bezı̇ Filmleri Üzerinden Karşılaştırmalı Bir Çözümleme(Çizgi Kitabevi, 2020) Kına, Sezer Ahmet...Book Part Mİ YOK A RDİT(2023) Kayan, FethullahGİRİŞ Miyokardit, öncelikle çocukları ve genç yetişkin- leri etkileyen, nadir görülen, potansiyel olarak ölümcül ve genellikle yetersiz teşhis edilen bir kalp yetmezliği nedenidir. Akut miyokardit insidansı küresel olarak yılda yaklaşık 1,5 milyon vaka olarak tahmin edilmek- tedir (1). Miyokardit, asemptomatik olabileceği gibi kalp nakli gerektirebilecek kadar ileri derecede kalp yetmezliğine neden olabilen çok geniş bir klinik yelpazeye sahiptir. Bu sebeple miyokardit, klinik prezentasyonunun heterojenliği nedeniyle zor bir tanıdır. Miyokarditin kalp yetmezliği (Heart Failu- re-HF) nedeni olarak katkısı, yaşa ve bölgeye göre yaklaşık olarak % 0.5 ila % 4.0 arasında değişir (2). Açıklanamayan non-iskemik dilate kardiyomi- yopatisi (DKM) olan yetişkin hastaların %9-16’sın- dan sorumlu olduğu düşünülmektedir. (3) The Global Burden of Disease çalışmasına göre, 1990 ile 2013 yılları arasında hastaneden taburcu olma belgelerindeki Uluslararası Hasta- lık Sınıflandırması (ICD) kodlarına dayalı olarak Fethullah KAYAN 1 100.000 hasta başına 22 miyokardit vakası in- sidansı bildirmiştir.(4) Hastaların yaklaşık üçte ikisi erkekti ve ortalama yaş erkeklerde 33, kadın- larda 46’dır. Hafif semptomlar ve minimal ventriküler disfonksiyonla başvuran hastalarda miyokardit genellikle özel tedavi olmaksızın spontan olarak iyileşir.(5)Book Part BARUCH SPİNOZA, GEORG CANTOR, SONSUZLUK VE PANTEİZM(Mantık Derneği Yayınları, 2019) Abat, Engin; Deniz, İbrahimBu metin iki düşünür arasındaki girift bir ilişkiye odaklanmaktadır. Söz konusu düşünürler, sırasıyla, Spinoza ve Cantor’dur. Bu incelemede, Cantor’un her ne kadar belirli kaygılarla uzak durmaya çalışsa da Spinozacı panteizmden büyük ölçüde etkilendiğini savunmaya çalışacağız. Ancak bunu yaparken, temel matematiksel tartışmalara girmekten daha çok görünür olan benzerlikler üzerinden bir betimleme yapmaya gayret edeceğiz. Bu bağlamda, öncelikle, Cantor’un sonsuzluk kavrayışını, en genel hatlarıyla, aktarmaya çalıştıktan sonra, Spinoza’nın sonsuzluk anlayışını özetleyeceğiz. Son olarak, bazı temalardaki yakınlıkları listeleyeceğiz. Bu çalışma, betimsel olması nedeniyle, bizce böylesi önemli bir ilişkinin Türkçe’de değerlendirilmesi adına ancak bir giriş mahiyetinde düşünülmelidir.Book Part Ufki Şehre Mümkün Bakışlar: Aksaray'da Bir Mimari Atölye Deneyimi ve Turgut Cansever'in "Yeni Şehirler" inin İlkeleri(Klasik Yayınları, 2016) Düzenli, Halil İbrahim; Pulcu, Salih; Bölük, Habibe Tuba; Günenç, Ömer Faruk; Taşar, Emin Selçuk.Book Part KÖRFEZ ARAP ÜLKELERİNDESİVİL TOPLUM KURULUŞLARI(KADİM YAYINLARI, 2019) PALANCİ,MEMET CANSivil toplum kuruluşları (STK), devletten bağımsız olarak örgütlenen siyasi, ekonomik, kültürel ve daha birçok alanda faaliyet gösteren ve bu faaliyetlerini eylemsel ve söylemsel araçlarla gerçekleştiren aktörlerdir. 1970’lerde başlayan ve Soğuk Savaşın sona ermesiyle ivme kazanan küreselleşmeye bağlı olarak STK’ların önemi ve işlevleri aynı şekilde artmıştır. STK’ların doğası gereği demokrasinin var olduğu yönetimlerde daha fazla gerçekleşmektedir. Fakat monarşik rantiyer yönetimlerin hüküm sürdüğü Körfez Arap ülkelerinde bu etkileşimin sınırlı ve demokratik yönetimlere sahip devletlere göre yetersiz kaldığı söylenebilir. Özellikle Batılı devletlerde sivil toplumun gelişim açısından yaşanan gelişmeler ve bunun sonucunda ortaya çıkan koşulların Körfez ülkelerinde gerçekleşmediği doğrudur. Dolayısıyla, bu ülkelerde sivil toplumun zayıf kalması çoğulculuk, politik katılım, bağımsız örgütlenmeler gibi sivil toplumun temel unsurlarının da yeterince gelişmediği anlamına gelmektedir.Book Part Turist Rehberlerinin Destinasyon Yönetimi Kavramına Yaklaşımları: Kelime İlişkilendirme Testi ile Analizi(Gazi Kitapevi, 2022) Özaltaş Serçek, Gülseren; Arabacıoğlu, Dilan; Aktaş, Abidin CanDestinasyonların kalkınması ortak karar alma mekanizmasının işlemesiyle daha kolay hale gelmektedir. Destinasyon yönetimi kavramı bu bağlamda ön plana çıkmaktadır. Destinasyon yönetimi tüm paydaşların ortak kararı doğrultusunda destinasyona yönelik sürdürebilirliği ve gelişimi sağlamak ile ilişkilidir. Bahsedilen paydaşlar arasında sıklıkla destinasyonları turistlerle ziyaret eden profesyonel turist rehberleri yer almaktadır. Profesyonel turist rehberlerinin destinasyon yönetiminde paydaşlar arasında olmasından dolayı kavrama yönelik bakış açılarını ortaya çıkarmak önemli görülmektedir. Bu çalışmanın amacı destinasyon yönetiminde paydaş olarak nitelendirilen profesyonel turist rehberlerinin “destinasyon yönetimi” kavramına yönelik algılarını kelime ilişkilendirme testi (KİT) ile analiz edip açıklamaktır. KİT ile veri toplanırken destinasyon yönetimi kavramı bir sayfaya 10 kez yazılacak Şekilde sıralanmıştır. Bu sıralamanın sebebi katılımcının zincirleme Şekilde cevap vermesinin önüne geçmektir. Çalışmaya 25 profesyonel turist rehberi katılmıştır. Katılım sağlayan 25 profesyonel turist rehberine KĠT ve çalışma hakkında bilgi verilmiş ve KİT‟in cevaplanması için 30 saniye süre verilmiştir. Katılımcılar 30 saniye içerisinde anahtar kavrama yönelik akla gelen kelimeleri kâğıda aktarmıştır. Sonuç olarak katılım sağlayan 25 profesyonel turist rehberleri toplamda 76 kelime ifade etmişlerdir. Katılımcıların 11‟i bölgesel 14‟ü ülkesel çalışma kartı sahibidir. Bununla birlikte KİT‟e vermiş oldukları cevaplar ile destinasyon yönetimi kavramını en çok; Paydaş (n: 8), sürdürülebilirlik (n: 6), planlama (n: 6), yönetim (n: 5), reklam (n: 5), otel (n: 5) kelimeleri ile ilişkilendirdikleri görülmüştür. Kelimeler değerlendirildiğinde destinasyon yönetimi içerisinde yer alan paydaşların ve sürdürülebilirlik amacının ön plana çıkması profesyonel turist rehberlerinin bu kavrama yönelik bilgi sahibi olduğunu göstermektedir.Book Part Sınır Ticaretinin Kentsel ve Kırsal Mekanın Dönüşümüne Etkisi: Nusaybin, Cizre, Silopi(İdealkent Yayınları, 2021) Ataş, ZeynepTürkiye’nin güneydoğu sınırında bulunan Nusaybin, Cizre ve Silopi kent merkezleri ve kırsalı 1950’lerden itibaren, özellikle de 1990 sonrasında sınır ticaretinin ürettiği sosyo-kültürel ve ekonomik dinamikler doğrultusunda şekillenmiştir. Türkiye’nin Irak ve Suriye’ye açılan ticaret kapılarını barındıran bu üç yerleşim doğal olarak bu güçlü dönüştürücü kuvvetin etkisinde dönüşmektedir. Sınır ticaretinin Nusaybin, Cizre ve Silopi özelinde hem kentsel hem de kırsal alanda ürettiği dönüşüm dinamiği, başka bir jeopolitik durumda herhangi başka bir temel ticari dinamiğin yapabileceği gibi, doğrudan ve dolaylı, formel ve enformel süreçlerle kendi yere özel sistemini üretmektedir. Kentsel büyümeyi şekillendiren en önemli unsur sınır ticaretinin ürettiği fiziksel altyapı ve donatılardır. Nusaybin ve Habur sınır kapıları ile bu kapılara ulaşımı sağlayan D-400 ve D-430 karayollarından oluşan güçlü çekim noktaları ve ticari akslar, kentlerin üzerinde gelişeceği fiziksel altlığı sağlar. Bu doğrultuda sınai üretimin olmadığı her 3 kent yerleşiminin ticaret fonksiyonlarını sağlayan ticari destek ve hizmet donatıları ile barınma fonksiyonunu sağlayan yeni mahallelerden oluşan fiziksel yapılaşma da bu akslar üzerinde gelişir. Formel kentleşme hızı ile nüfus artış hızının örtüşmediği durumlarda kente yeni göç eden bazı kesimler enformel üretimlerle barınma ihtiyacını karşılarken, sınır ticaretinin ticari anlamda enformel boyutuna karşılık gelen kaçakçı pasajları da kent merkezlerinde enformel anlamda gerçekleşen diğer bir yapılanmadır. Kırsal alanda ise sınır ticaretinin dinamikleri ekonomik yapıyı dönüştürürken, karayolları üzerinde yer alan köy yerleşimlerinde mekanın biçimlenmesinde rol oynamaya başlar: sınır ticaretinin nakliyecilik faaliyetinin bir yansıması olarak ilk üretimindeki kullanım amacını ve ömrünü tamamlayan mazot deposu, kamyon lastiği, kamyon brandası ve palet gibi artık malzemenin yeniden kullanılmasıyla kullanıcısı tarafından ana yaşam alanına ek olarak üretilen yapılar. Traktör garajı, tandır evi, kümes, sundurma, ahır, bahçe duvarı gibi (Şekil 7) çeşitli eklerde mimari ve yapısal eleman ölçeğinde karşımıza çıkan bu yapılaşma pratikleri sınır ticaretinin mekan üzerindeki dolaylı ve enformel etkisini araştırmak için önemli bir alan sunar. Bu doğruktuda, sınır kentlerinin ve kırsalının toplumsal, kültürel ve ekonomik dönüşümünde ve kentleşmesinde en büyük paya sahip faktör olan sınır ekonomisinin etkilerinin ortaya konması, bölgedeki kentleşme süreçlerinin genel dinamiklerinin anlaşılması ve kentsel kalkınmanın bu doğrultuda okunması bağlamında son derece önemli hale gelmektedir.
- «
- 1 (current)
- 2
- 3
- »
