İktisat Bölümü
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/92
Browse
Browsing İktisat Bölümü by Publication Index "TR-Dizin"
Now showing 1 - 20 of 38
- Results Per Page
- Sort Options
Article BOŞANMANIN SOSYO-EKONOMİK NEDENLERİ ÜZERİNE MEKÂNSAL EKONOMETRİK BİR İNCELEME(Uluslararası İktisadi ve İdari İncelemeler Dergisi, 2018) Cafrı, Reyhan; Çukadar Özdemir, PınarAile, toplumsal yapının en temel kurumudur. Bireylerin evlilik yoluyla aile kurma kararı almasının nedenleri gibi boşanma yoluyla evliliği sonlandırmasının nedenleri de sosyal bilimciler açısından merak uyandıran bir konudur. Hem ulusal hem de uluslararası ölçekte yapılan incelemeler, boşanma oranlarındaki artışı çoğunlukla sanayileşmenin toplumsal yapı üzerinde yarattığı etkilere bağlamaktadır. Türkiye de tarım toplumundan sanayi toplumuna geçişle birlikte hızla şehirleşme sürecine giren, geleneksel aile ve cinsiyet rollerinin değişim geçirdiği bir ülkedir. Bu değişim aile, evlilik ve boşanma gibi olgulara bakışta da önemli etkiler yaratmıştır. Bu çalışmanın amacı, Türkiye’de artan boşanma oranlarında etkili olan sosyoekonomik unsurları mekânsal ekonometri yardımı ile tespit etmektir. Elde edilen bulgular sonucunda, ilköğretim veya alt eğitim seviyesi, işsizlik oranı ve doğurganlık hızı artışı boşanma hızını azaltıcı faktörler olarak bulunurken; GSYH, kadın istihdamı, hastalık, lise/MYO/lisans eğitim seviyeleri, suç artışı, internete erişim ve erkeklerin evlilikten memnuniyetsizliği boşanmayı arttırıcı unsurlar olarak tespit edilmiştir.Article CİNSİYETE GÖRE EĞİTİM DÜZEYİ VE YENİLENEBİLİR ENERJİNİN ÇEVRE KALİTESİ ÜZERİNDEKİ ROLÜ: YÜKSEK GELİRLİ ÜLKELER İÇİN PANEL VAR ANALİZİ(Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 2021) Atay Polat, MelikeSürdürülebilir kalkınma hedefi çerçevesinde ülkeler çevresel kaliteyi iyileştirmek amacıyla çevresel duyarlılığı geliştirecek uygulamalara yönelmektedirler. Bu çalışmada yüksek gelirli ülkelerde çevresel kirliliği artırarak çevresel kaliteyi kötüleştiren karbon emisyonu ve ekonomik büyüme, yenilenebilir enerji tüketimi, cinsiyete göre eğitim düzeyi, doğrudan yabancı sermaye yatırımları arasındaki ilişki panel VAR yöntemi ile araştırılmıştır. Analizlerden elde edilen bulgular çevresel kaliteyi iyileştirmede eğitimin ve yenilenebilir enerjinin önemli bir rolünün olduğunu göstermektedir. Ayrıca, nedensellik ilişkisi bulgularına göre yüksek gelirli ülkelerin çevresel kirlilik göstergesi üzerine erkeklerin ve kadınların eğitim düzeylerinin, yenilenebilir enerji tüketiminin, doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının ve GSYH’nın etkili olduğu söylenebilir.Article CO2 Emisyonları, Ekonomik Büyüme ve Sağlık Harcamaları İlişkisi: Türkiye ve Seçilmiş Ülke Örnekleri İçin Ampirik Bir Uygulama(Manas Journal of Social Studies, 2021) Sancar, Canan; Atay Polat, MelikeÇevre kirliliği, sağlık harcamaları ve ekonomik büyüme arasındaki ilişki son dönemlerde akademik literatürde odak noktası haline gelmiştir. Bu doğrultuda çalışmada Türkiye, Brezilya, Meksika, Çin, Hindistan ve Güney Afrika’da 2000-2016 arası dönemde CO2 emisyonları, ekonomik büyüme ile sağlık harcamaları arasında bir ilişki olup olmadığı Panel Veri analizi ile araştırılmıştır. Çalışmanın ampirik bulguları, sağlık harcamaları ile ekonomik büyüme arasında çift yönlü, sağlık harcamaları ile CO2 emisyonları arasında çift yönlü ve ekonomik büyüme ile CO2 emisyonları arasında çift yönlü nedensellik ilişkilerinin olduğunu göstermiştir. Bu sonuç, literatürde mevcut geribildirim hipotezini (Çift Yönlü Nedensellik) desteklemektedir. Çalışmanın sonuçları, gelişmekte olan ülkelerde uygun sağlık harcama düzeyi, daha iyi çevresel kalite ve daha yüksek sosyal refah düzeyinin birbiri ile bağlantılı politika önlemleri ile gerçekleştirilebileceği noktasında politika yapıcılar için ampirik kanıtlar sunmaktadır.Article COVID-19 Pandemisi Türkiye’nin Yeşil Büyüme Göstergeleri Bakımından OECD Karşısındaki Performansını Değiştirdi mi?(2023) Atay Polat, Melike; Ergün, SuzanPandemiler başta politik, ekonomik, sosyal, kültürel ve çevresel olmak üzere pek çok açıdan toplumların değişim sergilemelerine neden olmaktadırlar. Bu değişimlerin muhtemel etkileri üretim ve tüketimin gerilemesi, gelirin azalması, işsizliğin artması, ticaretin düşmesi, enerji talebi ve çevre kirliliğinin azalmasıdır. COVID-19 pandemisi de küresel ekonomiyi anlamlı bir şekilde etkilemiştir. Ülkeler, gelişmişlik düzeylerine göre bu gelişmelerden farklı şekilde etkilenmiştir. COVID-19 pandemisi Türkiye ekonomisini de etkilemeye devam etmektedir. Bu çalışmanın amacı, COVID-19 pandemisinin Türkiye’nin OECD karşısındaki yeşil büyüme performansında bir etkiye yol açıp açmadığını kümeleme analizi uygulayarak belirlemektir. 46 yeşil büyüme göstergesi kullanılarak uygulanan kümeleme analizi bulguları, Türkiye’nin dahil olduğu ülke grubunun COVID-19 pandemisi sonrasında değiştiğini göstermiştir. Türkiye pandemi öncesinde Şili ve Kolombiya gibi ülkeler ile aynı grupta yer alırken, pandemi sonrasında çevresel kalitenin iyileştirilmesine katkı sunan önemli yenilenebilir enerji potansiyeline sahip Danimarka, İsveç, Norveç, Avustralya, Lüksemburg ve Finlandiya gibi ülkeler ile aynı grupta yer almaya başlamıştır.Article CUMHURİYETİN ERKEN DÖNEMİNDE VERGİ UYGULAMALARI(Bingöl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 2020) Aydın, Mehmet SadıkKamu hizmetlerinin en önemli finansman kaynağını vergiler oluşturmaktadır. Vatandaşlarla devlet arasında vergi aracılığıyla bir bağ oluşmaktadır. Dolayısıyla ülkelerin ilk kuruluş dönemlerinde üzerinde en fazla durdukları konulardan biri de vergilerdir. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanından sonra da en fazla düzenleme yapılan ve kanun çıkarılan hususlar arasında vergiler bulunmaktadır. Cumhuriyet’in erken dönemlerinde vergilere genelde ekstrafiskal amaçlarla başvurulmuştur. Bunun yanında bazı vergiler uygulamaya geçirilmiş bazıları sadece teklif aşamasında kalarak yürürlüğe konulamamış, bazılar ise ekonomik ve sosyal gerekçelerle yürürlükten kaldırılmışlardır. Yol vergisi, Hayvan vergisi, İktisadi Buhran vergisi gibi kimi vergiler uygulamaya konulurken, ekstrafiskal amaçlarla başvurulan Bekarlık vergisi sadece teklif aşamasında kalarak yürürlüğe konulamayan vergiler arasında sayılabilir. Ayrıca ekonomik ve sosyal gerekçelerle kaldırılan vergiler arasında en önemlisi de Aşar vergisi olarak sayılabilmektedir. Bu çalışmada Cumhuriyet’in ilanından sonra ilk dönemlerde uygulanan vergiler ve vergi düzenlemeleri incelenmiştir. Vergi düzenlemelerinin geçirmiş olduğu evreler, farklı düzenlemelerin nasıl ele alındığı ve uygulama sonuçları ele alınmıştır. Çalışmada daha çok vergi ile ilgili hukuki düzenlemelerden istifade edilmiştir. Çalışma ile literatüre katkı sunulması amaçlanmaktadır.Article Demokrasi ve Yenilenebilir Enerjinin Çevre Kirliliği Üzerine Etkisi: Görünürde İlişkisiz Regresyon Analizi(OPUS Uluslararası Toplum Araştırmaları Dergisi, 2021) Atay Polat, Melike; Çuhadar, PınarÇevre kirliliğinin azaltılmasına yönelik politika tartışmaları küresel ekonomi gündeminde önsıralarda yer almaktadır. Bu çalışma çevre kirliliği ve ekonomik büyüme arasında geniş bir literatürünmevcut olmasına rağmen, demokrasi ve yenilenebilir enerjinin çevre kalitesi üzerine etkisini inceleyençalışma sayısının sınırlı olması sebebiyle hazırlanmıştır. Bu kapsamda Merkezi ve Doğu Avrupa (ÇekCumhuriyeti, Estonya, Macaristan, Litvanya, Letonya, Polonya, Rusya, Slovakya, Slovenya)ülkelerinde 1995-2018 döneminde demokrasi ve yenilenebilir enerjinin sera gazı emisyonu ve karbonemisyonu (CO2) üzerine etkisi statik panel veri analiziyle incelenmiştir. Çalışmanın Görünürdeİlişkisiz Regresyon (SUR) bulguları, ele alınan modellerin sonuçlarının ülkeden ülkeye değiştiğinigösterdiği gibi Çevresel Kuznets Eğrisi (ÇKE) hipotezinin de tüm ülkeler için geçerli olmadığınıortaya koymuştur. Bu durumun ortaya çıkmasında büyüme düzeylerini etkileyen ve doğrudanyabancı yatırımlara bağlı olan üretim yapıları arasındaki farklılıkların etkili olduğu görülmüştür.Elde edilen sonuçlara göre; Merkezi ve Doğu Avrupa ülkelerinde demokratik kurumların gelişimi veyenilenebilir enerji yatırımlarına ağırlık verilmesi ile çevresel tahribatların önlenmesine katkı sunulabileceği anlaşılmıştır.Article DIŞ TİCARET LİBERALİZASYONUNUN İŞSİZLİK ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ(Ankara Üniversitesi SBF Dergisi, 2020) Çirkin Büyükdeniz, Zeynep; Göksel, Türkmenİşsizlik pek çok ekonominin ortak problemi olsa da geleneksel ticaret teorisi tam istihdam, esnek ücretler ve sektörler arası faktör mobilitesinin tam esnek olması gibi basitleştirici varsayımlara dayandığı için ekonomistler genellikle dış ticaretin işsizlik üzerindeki etkisini ihmâl eden modeller üzerinde çalışmışlardır. Küreselleşme sürecinin de etkisiyle artan dış ticaretin istihdam yaratıcı ve/veya yok edici etkisi geleneksel ticaret teorilerinin dayandığı bu varsayımlar nedeniyle irdelenememektedir. Bu çalışmada Krugman Modeli (1980) eksik istihdam ve etkin ücreti varsayımları ile yeniden modellenerek işsizlik içsel olarak hesaplanmıştır. Modelde işçinin verimliliği firmanın seçtiği ücret düzeyine, denge ücret düzeyine, gelir vergisi düzeyine, dış ticaretin yarattığı rekabet faktörünün olumsuz etkisine ve yine dış ticaretin ortaya çıkardığı pazar genişlemesinin yarattığı olumlu etkiye bağlıdır. Fakat liberalleşmenin işsizlik seviyesi üzerindeki net etkisi belirsizdir. Bu etkinin yönü rekabetin yarattığı olumsuz etkiden ve pazar genişlemesinin yarattığı olumlu etkiden hangisinin baskın olduğuna göre değişiklik gösterecektir.Article An Econometric Analysis on Factors Affecting Intra-Industry Trade in Turkish Automotive Industry(2022) Doru, Ömer; Örsan ÖzerPurpose: It is to empirically examine the factors affecting intraindustry trade in the automotive sector between Turkey and 24 OECD member trade partners. Design/Methodology: The determinants of intra-industry trade were tested with panel data analysis in the automotive sector. As a result of the test carried out to determine the model, regression analysis was performed with the Driscoll-Kraay standard error estimation method. Findings: The variables market size, development level, and trade openness have a positive impact on intra-industrial trade, while the variables market size difference, income inequality, and geographical distance have a reverse impact on intra-industry trade. Bulgular: Piyasa büyüklüğü, kalkınma düzeyi ve dışa açıklık değişkenleri endüstri içi ticareti pozitif yönde; piyasa büyüklüğü farkı, kalkınma düzeyi farkı ve coğrafi uzaklık değişkenleri ise endüstri içi ticareti zıt yönde etkilemektedir. Limitations: Export and import data for 2003–2019 are used in international trade figures in the 3-digit Standard International Trade Classification, SITC Revision-3. Originality/Value: Empirical application on the factors affecting intra-industry trade in the Turkish automotive sector is considered to be important and different in terms of subject.Article ENFLASYON İLE İŞSİZLİĞİN EKONOMİK BÜYÜMEYE ETKİLERİ: TÜRKİYE’NİN DÜZEY 2 BÖLGELERİ İÇİN BİR UYGULAMA(Türkiye Sosyal Araştırmalar Dergisi, 2022) Atay Polat, Melike; Sancar, CananBu çalışmada, işsizlik, enflasyon ve ekonomik büyüme arasındaki ilişki olup olmadığı Türkiye’nin 26 adet Düzey 2 bölgesi ölçeğinde 2007-2018 dönemi için panel veri yöntemiyle analiz edilmiştir. Çalışmanın bulguları hem bölgelerin geneli hem de Düzey 2 bölgeleri açısından farklılıklar göstermektedir. Çalışmanın Havuzlanmış Ortalama Grup (PMG) tahmincisi sonuçlarına göre, Düzey 2 bölgelerinin genelinde uzun dönemde işsizlik oranındaki %1’lik bir artış ekonomik büyümeyi %0.218 oranında artırmaktadır. Bununla birlikte, uzun dönemde enflasyon oranındaki %1’lik artış ekonomik büyümeyi %0.217 oranında azaltmaktadır. Çalışmanın Emirmahmutoğlu ve Köse nedensellik testi sonuçları; TRA1, TRB2, TRC2, TR10, TR31, TR72, TR83 ve TR90 düzey 2 bölgelerinde ekonomik büyümeden işsizliğe doğru tek yönlü, TRC1 ve TR52 Düzey 2 bölgelerinde işsizlikten ekonomik büyümeye doğru tek yönlü nedensellik ilişkisi olduğunu göstermiştir. TR81 Düzey 2 bölgesinde ekonomik büyüme ve işsizlik arasında çift yönlü nedensellik ilişkisi olduğu gözlemlenmiştir. Enflasyondan ekonomik büyümeye doğru nedensellik ilişkisinin TRB1, TR21 ve TR31 dışındaki 23 Düzey 2 bölgesinin tamamı için geçerli olduğu görülmüştür. TR61 Düzey 2 bölgesinde ise enflasyon ve ekonomik büyüme arasında çift yönlü nedensellik ilişkisi mevcuttur. TR31, TR33, TR42, TR61, TR63 Düzey 2 bölgelerinde işsizlikten enflasyona doğru tek yönlü ve ayrıca TRA1, TRB2, TR83 ve TR90 Düzey 2 bölgelerinde enflasyondan işsizliğe doğru tek yönlü nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Düzey 2 bölgelerinin genelinde ekonomik büyümeden işsizliğe ve enflasyondan ekonomik büyümeye doğru tek yönlü; işsizlik ve enflasyon arasında ise çift yönlü nedensellik ilişkisi olduğu görülmüştür. Çalışmanın sonuçları, İşsizlik ve enflasyonla mücadelede ve ayrıca hedeflenen ekonomik büyüme oranlarının yakalanmasında Düzey 2 bölgelerinin bölgesel gelişmişlik yapısını ve değişkenler arasındaki nedensellik ilişkilerini dikkate alan iktisat politikası uygulamalarının gerekliliğini ortaya koymaktadır.Article Evaluation Of The Relationship Between Foreign Trade Liberalization And Unemployment Within The Framework Of The Heterogeneous Firm Model;(Sosyoekonomi Soc, 2022) Cirkin, Zeynep; Goksel, TurkmenThis study investigates how foreign trade liberalization affects unemployment by using the Melitz model (2003), which is one of the intra-industry trade models expressing trade between countries with similar technologies, preferences, and cost structures that make up a large part of international trade. The Melitz model (2003) is remodelled by efficiency wage theory to endogenize unemployment. The model is solved by numerical method. It is assumed that market expansion and competition in the market occur simultaneously. The effect of liberalization on unemployment varies depending on which of two factors, market expansion or competition, dominates the other. According to the results, unemployment decreases when market expansion dominates the competition, while unemployment increases if competition dominates market expansion. In addition, it has been observed that there is an increase in the total amount of production, productivity, and unemployment insurance when market expansion is dominant. Also, it has been observed that there is a decrease in the total amount of production, productivity level, and unemployment insurance when competition in the market is dominant.Article GELİŞME İKTİSADI ÜZERİNE KURAMSAL TARTIŞMALAR VE YENİ KURUMSAL İKTİSADIN KATKILARI(Ömer Halisdemir Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, 2021) Bal, Harun; Çuhadar, PınarBu çalışmanın amacı literatür taraması yöntemini kullanarak gelişme kuramları arasındaki farklılıkları ortaya koymak ve Yeni Kurumsal İktisat çerçevesinde konuya son dönemde yapılan katkıları irdelemektedir. Gelişme kavramının kazandığı anlam kuramsal gelişmelere ve dönemin hâkim iktisat ekolüne göre değişim göstermektedir. Klasik iktisadın gelişme kavramını büyüme ile eşdeğer görmesi uzun dönem literatüre hâkim bakış açısı olmuştur. Fakat bu kuramlara dayalı politikaların gelişmekte olan ülkelerde uygulanmaya konması ile yaşanan ekonomik darboğazlar, bu kuramlarla elde edile neticelerin gelişme sorunlarını çözümleyemeyeceğini göstermiş; yeni arayışları da beraberinde getirmiştir. İktisadi gelişme konusunda yapılan ve ortodoks iktisat anlayışının hâkim olduğu analizler, gelişmenin yakın nedenlerine odaklanan kuramlar ile açıklanmaya çalışılmıştır. Gelişmenin yakın nedenleri yatırımlar yolu ile girdi miktarında ortaya çıkan teknolojik gelişimle sağlanan verimlilik artışlarına odaklanmaktadır. Heterodoks düşünce okulları ise gelişmenin nihai nedenleri toplumsal ve siyasal ortama yani kurumsal olgulara odaklanmaktadır. Ülkeler arasındaki gelişmişlik farklılıklarının nihai nedenlerini üzerine yakın dönemde birçok yaklaşım geliştirilmiştir. Bu yaklaşımlarda Yeni Kurumsal İktisat okulunun yazınları oldukça önemli bir yere sahiptir. Yeni kurumsal iktisat okulunun tekil bir gelişme teorisi olmamakla birlikte gelişme konusunda ortodoks iktisat ile heterodoks görüşler arasında üçüncü bir yol olarak tanımlanması mümkündür.Article Gelişmekte Olan Ülkelerde Politik Ekonomi, İklim Değişikliği Ve Tarım İlişkisinin Dinamik Panel Veri Analizi(Tarım Ekonomisi Derneği, 2020) Çuhadar, PınarPurpose: The aim of this study is to test empirically the relationship between climate change and agriculture in developing countries within the frame of the political economy. The extreme events related to climate change such as floods, desertification, loss of fertile soil, water scarcity, drought, rising at sea level negatively affect human life economically, politically and socially. As a global public good, implementations of natural environment protection strategies seem to be possible through international cooperation. However, the limited state capacity of many developing countries’ do not allow this cooperation. One of the factors preventing this cooperation is the production structure of developing countries. As a matter of fact, the agriculture sector, having great importance of the production, consumption and distribution relations of developing countries, feeds climate change with the use of natural resources and effected by these changes too.Design/methodology/approach: In this context, the relationship between carbon emission levels, agricultural value added, irrigated agricultural land, participatory democracy, urbanization, reel GDP percapita and energy use data belonging to twenty developing countries having the highest agricultural value added between 2000-2014 is examined by the System Generalized Moments Method (GMM-sys).Findings: The agricultural value added and participatory democracy and energy use have statistically significant effect on carbon emission.Originality/value: The study is one of the research that tests the relationship between agriculture and climate change with the political economy variable.Article İHRACAT, ENERJİ VE EKONOMİK BÜYÜME İLİŞKİSİ: GELİŞMİŞ VE GELİŞMEKTE OLAN DÜZEY 2 BÖLGELERİ İÇİN NEDENSELLİK ANALİZİ(Doğuş Üniversitesi Dergisi, 2022) Doru, Ömer; Atay Polat, MelikeBu çalışmanın amacı, Düzey 2 bölgelerinde ekonomik büyüme, ihracat ve enerji arasındaki nedensellik ilişkilerini tespit etmektir. 26 alt bölgenin farklı gelişme düzeyine sahip olmalarından dolayı analizler gelişmiş ve gelişmekte olan bölgeler olarak ikiye ayrılarak yapılmıştır. Gelişmiş Düzey 2 bölgelerinde ekonomik büyümeden ihracata ve ekonomik büyümeden elektrik tüketimine doğru tek yönlü ve ihracat ile elektrik tüketimi arasında ise çift yönlü nedensellik ilişkisine rastlanmıştır. Böylece, gelişmiş bölgelerde koruma hipotezi desteklenmiştir. Gelişmekte olan Düzey 2 bölgelerinde ise ihracattan ekonomik büyümeye doğru tek yönlü nedensellik ilişkisi bulunmuş ve ihracata dayalı büyüme hipotezinin geçerliliği ispatlanmıştır.Article İHRACAT, ENERJİ VE EKONOMİK BÜYÜME İLİŞKİSİ: GELİŞMİŞ VE GELİŞMEKTE OLAN DÜZEY 2 BÖLGELERİ İÇİN NEDENSELLİK ANALİZİ(2022) Doru, Ömer; Atay Polat, MelikeBu çalışmanın amacı, Düzey 2 bölgelerinde ekonomik büyüme, ihracat ve enerji arasındaki nedensellik ilişkilerini tespit etmektir. 26 alt bölgenin farklı gelişme düzeyine sahip olmalarından dolayı analizler gelişmiş ve gelişmekte olan bölgeler olarak ikiye ayrılarak yapılmıştır. Gelişmiş Düzey 2 bölgelerinde ekonomik büyümeden ihracata ve ekonomik büyümeden elektrik tüketimine doğru tek yönlü ve ihracat ile elektrik tüketimi arasında ise çift yönlü nedensellik ilişkisine rastlanmıştır. Böylece, gelişmiş bölgelerde koruma hipotezi desteklenmiştir. Gelişmekte olan Düzey 2 bölgelerinde ise ihracattan ekonomik büyümeye doğru tek yönlü nedensellik ilişkisi bulunmuş ve ihracata dayalı büyüme hipotezinin geçerliliği ispatlanmıştır.Article İnşaat işçilerinin örgütlenme deneyimleri veya dayatılan iş barışı(2014) Çınar, SidarBu makale inşaat işçileri, taşeronlar, İnşaat İşçileri Derneği ve Yol- İş sendikasının üç şubesiyle derinlemesine mülakat tekniğiyle yapılan alan çalışmasının örgütlenme üzerine olan bulgularından oluşmaktadır. Çalışmaya kaynaklık eden araştırma derneklerin inşaat işçileri arasında bir örgütlenme biçimi olarak neden ortaya çıktığı ve nasıl örgütlendiği soruları üzerinde durmaktadır. Derneklerin bu deneyimleri sendikal örgütlenme ile karşılaştırılarak ele alınmıştır. Henüz yeni bir deneyim olarak dernekleşme çabalarının yanında makalede inşaatlarda uzun süredir devam eden örgütsüzlük hem sendikanın hem de işçilerin bakış açısıyla ele alınmıştır. Makalede inşaat işçilerinin dernek ve sendika şeklinde örgütlenmeyi nasıl tanımladıklarına, taşeronlaşmaya dayalı çalışma ilişkilerinin örgütlenme üzerindeki etkilerine de yer verilmiştir. Ayrıca çalışmada işçiler arasında dayanışmanın kurulmasını engelleyen bazı etkenlere değinilmiştir.Article KADIN YOKSULLUĞU VE MİKRO KREDİ: TÜRKİYE ÜZERİNE AMPİRİK BİR İNCELEME(2019) Çuhadar, Pınar; Algan, NeşeBu çalışmanın amacı, mikro kredi kullanımı ve kadın yoksulluğu arasındaki ilişkiyi Türkiye için sınamaktadır. Neo liberalizm etkisiyle devletin küçültülmesi söyleminin güç kazanması, sosyal politika alanından merkezi otoritenin çekilmesiyle sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetimlerin etki alanının genişlemesine neden olmuştur. Bu değişimle bireyin yoksulluktan üreterek kurtulması ve büyük oranda kendi becerisi ile bu sorunu çözmesi beklenmektedir. Krediye erişim kanalları sınırlı olan yoksulların, birer girişimci olmasını sağlamak amacıyla kullanılan mikro kredi de bu kapsamda değerlendirilmesi gereken önemli bir araçtır. Mikro kredi, yoksulluğun sonuçlarından en ağır etkilenen gruplardan biri olan kadınları hedeflemektedir. Mikro kredinin kadınların güçlendirilmesinde ve yoksullukla mücadelede etkili bir araç olup olmadığını sorgulayan önemli bir literatür de oluşmuştur. Bazı çalışmalar mikro kredinin kadın yoksulluğunu azaltmada etkili bir araç olduğunu savunurken, bazı çalışmalar yoksulluğun enformel kurumların belirlediği toplumsal cinsiyet rolleri ile ilişkili olduğunu ve bu çözümlerin yetersiz kalacağını savunmaktadır. Bu çalışmada, literatürdeki bu tartışmalara bağlı olarak, 2006-2016 yıllarında Türkiye için hangi görüşün geçerli olduğunu araştırılmaktadır. Çalışmada küçük örneklem içinde güçlü sonuçlar veren Hacker-Hatemi J (2010) simetrik nedensellik testi kullanılacaktır. Elde edilen bulgular, kullanılan mikro kredi düzeyi ile kadın yoksulluğunun azalması arasında bir nedensellik olmadığını göstermektedir. Bu sonuçların ortaya çıkmasında enformel kurumların toplumsal cinsiyet üzerine etkisinin ve eğitim düzeyinin yetersizliğinin belirleyici olduğu düşünülmektedirArticle Kamu Maliyesi Alanında Değişen Eğilimler: 2010 Sonrası Doktora Tezlerine Yönelik Bir İçerik Analizi(Üçüncü Sektör Sosyal Ekonomi, 2021) Aydın, Mehmet Sadık; Geyik, OsmanBilim dinamiktir ve evrenseldir. Küreselleşen dünyada cereyan eden güncel gelişmeler akademikçalışmaların seyrini değiştirmektedir. Akademisyenler güncel gelişmelerden geri kalmamak içinçalışmalarını bu minvalde geliştirmek durumunda kalmaktadırlar. Dinamik ve evrensel olan bilim maliyealanında yapılan çalışmaları da bu noktaya sürüklemektedir. Maliye alanındaki çalışmaların erken dönemifarklı konular etrafında yoğunlaşmışken, günümüzde bambaşka bir noktaya gelmiştir. Özellikle finansalkrizler, ticaret savaşları, küresel salgınlar, gelir adaletsizliği gibi dünyayı etkileyen önemli olaylarçalışmaları o noktaya çekmiştir. İlerleyen süreçte de günümüzün en önemli problemlerinden biri olanCOVID-19 salgını ile ilgili çalışmaların sayısının artış göstermesi beklenmektedir. Çünkü biliminsanlarının bu kadar önemli bir olaya duyarsız kalmaları mümkün değildir. Bu çalışmada, kamu maliyesialanında 2010 ve sonrasında yapılan doktora tezleri içerik analizi yöntemine göre analiz edilmiştir.Çalışmada YÖK (Yüksek Öğretim Kurulu) Ulusal Tez Merkezine yüklenmiş ve maliye konusu seçilmiş olantezler incelenmiştir. Çalışma doktora tezlerindeki genel eğilimi ortaya koymayı amaçlamaktadır. 2010-2021 yılları arasında ulusal tez merkezine yüklenen 545 tez analiz edilmiştir. Tezlerin her biri; üniversitetürlerine, üniversitelere, yayın yılı, yayın dili, danışmanların unvanları, anabilim dalları, çalışılan konularve kullanılan yöntemler açısından tek tek incelenmiştir. Araştırma verilerinin analizinde içerik analizikullanılmıştır. Çalışma sonucunda ulaşılan bulgular ve beklenen sonuçlar ortaya konulmuştur. Çalışma ileliteratüre katkı sunulması amaçlanmaktadır.Article Kentleşme, İşsizlik ve Ekonomik Büyüme Arasındaki Nedensellik İlişkileri: Türkiye’nin Düzey 2 Bölgeleri İçin Bir Uygulama(Akademik Araştırmalar ve Çalışmalar Dergisi, 2021) Atay Polat, Melike; Sancar, CananAmaç: Bu çalışmanın amacı, Türkiye’nin 26 adet düzey 2 bölgesinde kentleşme, işsizlik ve ekonomik büyüme arasındaki nedensellik ilişkilerini 2007-2018 dönemi için araştırmaktır. Tasarım/Yöntem: Türkiye’de bölgeler düzeyinde kentleşme, işsizlik ve enflasyonun ekonomik büyüme üzerindeki etkisini analiz etmek amacıyla hazırlanın bu çalışmada kesit ve zaman boyutunu birlikte dikkate alan Panel veri ve Fisher Panel nedensellik testileri kullanılarak analizler yapılmıştır. Bulgular: Çalışmanın Fisher nedensellik testi bulguları, Erzurum, Van, Şanlıurfa, İstanbul, İzmir, Kayseri, Samsun ve Trabzon alt bölgelerinde ekonomik büyümeden işsizliğe doğru tek yönlü; Gaziantep ve Konya alt bölgelerinde işsizlikten ekonomik büyümeye doğru tek yönlü nedensellik ilişkilerinin olduğunu göstermiştir. Mardin, Bursa ve Zonguldak alt bölgelerinde ekonomik büyümeden kentleşmeye doğru tek yönlü; İstanbul, Tekirdağ, Aydın, Kocaeli, Kırıkkale ve Kayseri alt bölgelerinde ise kentleşmeden ekonomik büyümeye doğru tek yönlü nedensellik ilişkileri gözlemlenmiştir. İstanbul, Hatay, Kayseri ve Zonguldak alt bölgelerinde işsizlikten kentleşmeye doğru tek yönlü; Erzurum, Kocaeli, Kırıkkale ve Trabzon bölgelerinde ise kentleşmeden işsizliğe doğru tek yönlü nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Balıkesir ve Manisa alt bölgelerinde işsizlik ve kentleşme arasında nedensellik ilişkisi çift yönlüdür. Türkiye’nin 26 Düzey 2 bölgesinin genelinde ise kentleşme ve ekonomik büyüme çift yönlü bir etkileşim halindedir. Sınırlılıklar: Çalışmada alt bölge kapsamında farklı gelişmişlik düzeyine sahip illerin bulunması ve alt bölge düzeyinde sonuçların elde edilmesi araştırmanın sınırlılıklarını oluşturmaktadır. Özgünlük/Değer: Literatürde kentleşme, işsizlik ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi birlikte ele alan başka bir çalışma olmaması bu çalışmanın özgün değerini oluşturmaktadır.Article Kirlilik Emisyonlarının Azaltılmasında Çevre Vergilerinin Rolü: AB Ülkeleri Örneği(2021) Atay Polat, Melike; Ergün, SuzanEkonomik literatürde çevre vergileri, kirlilik ve iklim değişikliği gibi çevre sorunlarının azaltılmasında temel araçlardan biri olarak önerilmiştir. Bu tür vergiler ekonomik birimlerin dışsal maliyetlerini içselleştirdiği için teşvik temelli mekanizmalar olarak sınıflandırılmaktadır. Bu çalışma 21 AB ülkesi için 1995-2017 yılları arasında çevre vergileri ve hava kirliliği ile ilgili seragazı, karbondioksit, sülfür oksit, nitrojen oksit gibi çeşitli kirlilik emisyonları arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçlamıştır. Panel AMG tahmincisi sonuçları pek çok AB ülkesinde çevre vergilerinin seragazı, karbondioksit, sülfür oksit, nitrojen oksit gibi çevresel kirlilik emisyonlarını azalttığını ortaya koymuştur. Ayrıca, çevre vergisinden seragazı emisyonuna doğru tek yönlü, sülfüroksit emisyonundan çevre vergisine doğru tek yönlü, çevre vergisi ile CO2 emisyonu ve nitrojenoksit emisyonları arasında ise iki yönlü nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir.Article Kurumlar ve Uluslararası Ticaret İlişkisi: Geçiş Ekonomileri Üzerine Panel Veri Analizi ile Bir İnceleme(2020) Çuhadar, Pınar; Doru, ÖmerThe purpose of the paper is to analyze the impact of governance indicator as a measure of institutional quality on international trade over transitions economies for the period 1996-2016. The relationship between institutions and exports and total international trade has been evaluated according to cointegration tests with and without structural breaks. As a result of the empirical analysis, cointegration relationship is determined between the variables in tests that did not consider structural breaks. When the relationship of the exports of goods with the governance indicators is analyzed by CCE and the Baltic countries and the CIS separately, a significant positive relation is found between the export level of goods and the governance indicators of CEE and Baltic States.

