Enstitüler
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/10
Browse
Browsing Enstitüler by Subject "16. century"
Now showing 1 - 4 of 4
- Results Per Page
- Sort Options
Master Thesis 16. yüzyıl Osmanlı tarih yazarları ve eserlerinde Şia-Safevi algısı(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2021) Artiş, Rojbin; Gümüş, ErcanXVI. yüzyılın en önemli dönüm noktalarından biri Safevi Devleti'nin ortaya çıkması olmuştur. Osmanlı Devletinin doğu tarafında ortaya çıkan bu siyasi güç, dönemin tarihi seyrini değiştirmiş, adeta tarihin akışına yön vermiştir. Ataları Şeyh Safiyüddin tarafından Sünni bir nitelikte kurulan Safeviyye Tarikatı, şahlık postundaki değişikliklerle bambaşka bir kimliğe bürünmüştür. Zaman içerisinde adından söz ettiren tarikat, geniş bir alana nüfuz ederek dini yönünden ziyade siyasi özellikleri ile ön plana çıkmıştır. Sünnilikten Şiiliğe temayül eden tarikat, Şeyh Cüneyd döneminde siyasallaşmış, torunu Şah İsmail döneminde ise devlet haline gelmiştir. Safevi Devleti'nin müritleri "Kızılbaş" olarak anılmış, resmi mezhebi ise "Şiilik" olmuştur. Şii nitelikte olan Safevi Devleti'nin faaliyetleri, Sünni mezhepli Osmanlı Devleti'ne ters düşmekle birlikte halk arasında karışıklığa yol açmıştır. Nitekim bu karışıklıklar geniş çaplı isyanların ortaya çıkmasına, Osmanlı için kayıplar verdirmesine yol açmıştır. Dönem içerisinde vuku bulan olaylar Osmanlı tarih yazarlarının kroniklerine de yansımıştır. Bu yansımalar aynı zamanda Osmanlı Devleti'nin Şiilere ve Safevilere bakış açısını da ortaya koymaktadır. Sünni mezhebin koruyucuları olarak ayrı bir yere oturtulan Osmanlı tarih yazarlarının, Safevi Devleti'ne ve Kızılbaşlara olan bakışı hiçbir zaman olumlu yönde gelişmemiştir. Olumsuz bakış açılarını kaleme aldıkları kroniklerine de yansıtarak Şah İsmail ve müritleri için her zaman aşağılayıcı, kötüleyici ve küçümseyici tabirler kullanılmıştır.Master Thesis Teza Lîsansa Bilind Tesrîfa teremaxî(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2016) Üneşi, Aydın; Acar, HayrullahVan"ın Bahçesaray (Muks) ilçesine bağlı Yaylakonak (Teremax) köyünde dünyaya gelen Eliyê Teremaxî, 16-17. Yüzyıllarda yaşamış bir kürt medrese bilginidir. Teremaxî Kürt dili tarihinde ilk defa Arapça gramerini Kurmanci Kurtçesiyle kaleme almıştır. Teremaxi eserinde Kurmanci Kurtçesi gramerine de özel bir yer ayırmış, bunun yanı sıra Arapça, Farsça ve Kurmanci Kürtçesi gramerlerini karşılaştırmıştır. Çünkü O dilbilimci olarak Kurmanci Kürtçesiyle Arapça ve Kurmanci Kürtçesi gramerleri hakkında nesir olarak kürtçe eser yazan ilk kişidir. Tesrifa Teremaxî'nın ilk elyazmasi 1850"li yıllarında Hakkari"de bir mollanın yanında bulunmuş olup, Mela Mahmûdê Bazîdî onun bir örneğini kaydetmiş ve Kürt medreseleri ile eserin yazarı hakkında bir önsöz eklemiştır. Rusyanın Erzurm konsolosu A. Jaba eseri Leningrad (Petersburg)"ta bulunan Sovyet Bilimler Akedemisi arşivine göndermiş olup,eser günümüze kadar burada muhafaza altında bulunmaktadır. Marûf Xeznedar da el yazmayı oradan alarak 1971'de Bağdat'ta, bir önsözle birlikte yayınlamıştır. Eser bir giriş ile 31 bölümden oluşmuş olup medrese mensuplarından Arapçaya yeni başlayacaklar için hazırlanmış. Tesrifa Teremaxî"nin transkripsiyonu ve dilinin günümüz konuşma diline adapte edilmesiyle şive, dil gramer açısından incelenmesi, Kurmanci Kürtçesi çalışmaları için önemli bir dayanak olmuştur. Tesrîf tarîhsel boyutlarıyla, Kürdistan medreseleri müfredatı içerisindeki ders kitaplari arasında önemli bir yer edinmiştir.Master Thesis XVI. yüzyıl dîvân şiirinde yazı malzemeleri ve yazının mekânları(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2019) İnce, Sevda; Kaçar, MucahitBu çalışmada XVI. yüzyıl dîvân şiirinde yazı malzemeleri ve yazının mekânları araştırılmıştır. Çalışma iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde; kalem, mürekkep, cetvel, hokka, pergel, kalemtıraş, divit gibi yazı malzemelerinin şiirde işleniş biçimi incelenmiştir. İkinci bölümde; birer yazı mekânı olan kâğıt, defter, duvar, kapı, muska, mezar taşı, levh-i debistân gibi kelimelerin şiirde kazandığı anlamlara bakılmıştır. XVI. yüzyılda oluşturulmuş on altı dîvân tezin inceleme alanıdır. Bu dîvânların beyitlerinde, bahsi geçen malzeme ve mekânlar taranmıştır. Her başlık için yapılan tarama sonucunda elde edilen beyitlerden, birbirinden farklı ve orijinal anlamlar taşıyanları seçilmiştir.Master Thesis Zâhid bin Muhammed'in Kitâb-ı Şem?î ve Sürûrî ?Alâ Dîvân-ı Hâfız adlı eseri (İnceleme-metin: 52A-103B vr.)(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2019) Akgündüz, Cansu; Yakut, Ü. EmrullahBu çalışmada 16. yüzyıl şerh geleneğinin iki önemli ismi olan Sürûrî ve Şem?î"nin „'Şerh-i Dîvân-ı Hâfız"" adlı eserlerini tertip ederek „Kitâb-ı Şem?î ve Sürûrî ?Alâ Dîvân-ı Hâfız" ismiyle kaleme alan Zâhid bin Muhammed"in eseri „52a-103b Varakları Arası" transkripsiyonlu bir şekilde yazılmış ve metin çeşitli şekillerde incelenmiştir. Giriş bölümünde Türk Edebiyatındaki şerh geleneğine kısaca değinilmiştir. Birinci bölümde ise şerhin tanımı yapılmış ve şerh geleneğiyle ilgili bilgi verilmiştir. Ayrıca Hâfız"ın hayatı, edebi kişiliği ve eseriyle ilgili bilgi verildikten sonra Türk edebiyatında önemli Hâfız Dîvânı şerhlerine ve şârihlerine yer verilmiştir. Ayrıca 'Kitâb-ı Şem?î ve Sürûri ?Alâ Dîvân-ı Hâfız' adlı eseri kaleme alan mürettip Zâhid bin Muhammed"in hayatı ve eseri hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde ise eserin şekilsel özelliklerine değinilmiş ve eserde iktibâs edilen sözlere yer verilmiştir. Bunun yanı sıra şerh usûllerine bütüncül bir gözle bakılarak bu eserde takip edilen usûle dikkat çekilmiş ve eserin tasavvufi bakımdan değerlendirilmesiyle bu şerhlerin edebiyatımızdaki önemine değinilmiştir. Son olarak ise üçüncü bölümde Zâhid bin Muhammed'in ?Kitâb-ı Şem?î ve Sürûrî ?Alâ Dîvân-ı Hâfız' adlı eserinin 52a-103b varakları arası transkripsiyonlu bir şekilde aktarılmıştır. Şerhi derleyen kişi Zâhid bin Muhammed'dir. Hakkında elimizde bulunan tek bilgi eserin dua ve sebeb-i tertip bölümünde geçen ibarelerdir. Bu ibareler arasında eserin derlendiği tarih olan 'Hicri-1005 şaban' ve mürettibin ismi yer almaktadır. Çalışmamızın esas amacı ise daha önce üzerinde çalışılmamış olan Sürûrî ve Şem?î'nin Hâfız Dîvânı"na yazmış oldukları şerhlerin birleştirilmiş olan nüshasını incelemektir. Bu inceleme neticesinde Divan edebiyatında şerh geleneği, Hâfız'ın eserlerine yazılmış olan şerhler ve incelenmekte olan metnin şekilsel özellikleri ortaya konulmuştur.