Sosyal Hizmet Bölümü Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/2459
Browse
34 results
Search Results
Article YAŞLILARDA SOSYAL DIŞLANMA ÖLÇEĞİNİN GELİŞTİRİLMESİ: GEÇERLİK VE GÜVENİRLİK ÇALIŞMASI(2020) Apak, Emrah; Apak, HıdırYaşlılık dönemi özelliklerinden kaynaklı olarak meydana gelen çok boyutlu sorunlardan bir tanesi sosyal dışlanmadır Bu çalışma yaşlıların sosyal dışlanma süreçlerini anlamak için tasarlanmış "Yaşlılarda Sosyal Dışlanma Ölçeği”nin geliştirilmesi amacını taşımaktadır. Çalışmaya 600 yaşlı birey dâhil edilmiştir. Ölçeğin yapı geçerliliğinin saptanmasında açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri kullanılmıştır. Ölçeğin yapı geçerliğini belirlemek için kullanılan açımlayıcı faktör analizinden sonra 22 maddeden ve dört faktörden (maddi yoksunluk, enformel sosyal destekten yoksunluk, ulaşım ve finansal hizmetler, çevre dışlanması) oluşan bir yapı elde edilmiştir. Ölçeğin açıkladığı toplam varyans oranı %55.90’dır. Ölçekteki maddelerin faktör yükleri .54 ile .85 arasında değişim göstermektedir. Doğrulayıcı faktör analizi sonucunda ölçeğin yeterli uyum indeksi değerlerine sahip olduğu doğrulanmıştır. Ölçeğin alt boyutlarının güvenirlik katsayılarını belirlemek için hesaplanan Cronbach Alpha katsayıları .71 ile .89 arasında değişim göstermektedir. Tüm geçerlilik ve güvenilirlik analizlerinin sonucu olarak, Yaşlılarda Sosyal Dışlanma Ölçeği’nin yaşlıların yaşadıkları sosyal dışlanmanın saptanmasında kullanılabilecek geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu ortaya konmuştur.Article Citation - WoS: 3Citation - Scopus: 5Investigation of the Necessity of Aspiration During the Intramuscular Injection Administered in the Ventrogluteal Site and Its Effect on Pain: A Randomized Controlled Trial(Sage Journals, 2022-12-20) Baran, Leyla; Güneş, Ülkü; Dönmez, HilalThis experimental study, which was conducted to examine the necessity of aspiration procedure and its effect on pain in intramuscular (IM) injections made into the ventrogluteal site (VGS), is randomized controlled and double-blind. The patients in the study group (n = 834) were assigned to the IM group with the aspiration period of 5 to 10 seconds (Implementation Group A-IGA), the aspiration period of 1 to 2 seconds (Control Group-CG), and no aspiration (Implementation Group B-IGB) according to stratified block randomization list. Patients’ pain levels were evaluated with the Visual Analog Scale (VAS). No bleeding was observed when aspiration periods of 1 to 2 and 5 to 10 seconds were followed during the injections administered to the VGS. The difference between the pain medians of patients in IGB and the CG were not significant (p =.521). It can be said that there is no need to apply aspiration in IM applied into the VGS if the correct site is determinedArticle Citation - WoS: 5Citation - Scopus: 8The Effect of Virtual Rainforest and a White Noise Mobile Application on Satisfaction, Tolerance, Comfort, and Vital Signs During Arthroscopy(Elsevier Sci Ltd, 2024-05-01) Genc, Hasan; Tanriverdi, Seher; Akar, Mehmet Sait; Sait Akar, MehmetBackground and purpose: This study was conducted to investigate the effect of Virtual Rainforest (VRF) and a White Noise (WN) mobile applications on patient satisfaction, tolerance, comfort, and vital signs during arthroscopic knee surgery. Methods: This is a randomized, controlled, interventional study. The study was completed with a total of 93 participants, 31 in the VRF group, 31 in the WN group, and 31 in the control group. Data were collected using a Patient Information Form and a Visual Analog Scale for satisfaction, tolerance, and comfort. Results: The results of study showed that there were significant increases in tolerance, satisfaction, comfort, respiratory rate, and oxygen saturation levels and significant decreases in heart rate, systolic and diastolic blood pressures in both VRF and WN groups (p < .05). In the control group, no significant difference was found between the means of the variables before and after the procedure (p > .05). Conclusion: According to the results of the study, VRF and WN applied during the arthroscopy procedure increased satisfaction, tolerance, and comfort in patients and had a positive effect on vital signs. Trial and protocol registration: ClinicalTrials.gov, NCT05992714.Article Kırsal Alanda Yaşayan Yaşlılarda Sosyal Dışlanma: Sosyodemografik Değişkenlerle İlişkiler(2021) Apak, Emrah; Apak, Hıdır; Doğan, BeyhanBu çalışma, Türkiye’de kırsal alanda yaşayan yaşlı bireylerin yaşadıkları sosyal dışlanma durumlarını çeşitli sosyodemografik değişkenlerle açısından incelenmesini amaçlamaktadır. Çalışmadan elde edilen verilerin ve ortaya konulan önerilerin başta alan çalışanları olmak üzere, politika yapıcılara, öğretmenlere katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Bu çalışma, tarama modelinin kullanıldığı nicel bir araştırmadır. Araştırmanın örneklemini Bingöl’de nüfusu on binin altında olan yerleşim yerlerinde ikamet eden 276 yaşlı birey oluşturmaktadır. Bu çalışmada veri toplama aracı olarak; araştırmacılar tarafından hazırlanan sosyo-demografik anket formu ve Yaşlılarda Sosyal Dışlanma Ölçeği kullanılmıştır. Veriler ANOVA, Tukey, t testi ve çoklu regresyon ile analiz edilmiştir. Kırsal alanda yaşayan yaşlıların sosyal dışlanma puanlarında farklılaşmaya yol açan faktörler; gelir durumu, eğitim düzeyi, sağlık durumları ve bir ulaşım aracına sahip olma durumudur. Kurulan çoklu regresyon modelinde araba durumu, sağlık durumu ve aylık gelirin sosyal dışlanma düzeyi üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışmanın çıktıları, kırsal alanda yaşayan yaşlılara uygulanacak sosyal politikalar geliştirilmesine yönelik kılavuzlar da sağlamaktadır.Other Hemşirelerin Deprem Kaygısının Stres Düzeyine Etkisinin İncelenmesi(2023) Baran, Leyla; Işık, ZozanBu araştırmanın amacı hemşirelerde deprem sonrası oluşan travmanın stres düzeyine etkisinin incelenmesidir. Araştırmanın evrenini Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesinde çalışan 430 hemşire oluşturmaktadır. Örneklemi ise, araştırmanın içleme kriterlerine uyan ve çalışmaya katılmayı kabul eden 248 hemşire oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplamak için; Birey Tanıtıcı Bilgi Formu, Deprem Sonrası Travma Düzeyini Belirleme Ölçeği (DSTDBÖ) ve Hemşire Stres Ölçeği (HSÖ) kullanılmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiklerden ve parametrik olan ve parametrik olmayan verilerde kullanıma uygun korelasyon tekniklerinden yararlanılmıştır. Araştırmaya katılan hemşirelerin yaş ortalaması 29.93±6.36 (Min-Max=21-60) olup, %62.5’i kadındır. Hemşirelerin %59.3’ü depreme mesai saatinde denk gelmiş olup %71.8’i deprem anında ne yapılması gerektiğini bildiğini belirtmiştir fakat sadece %10.1’i deprem anında ne yapması gerektiğini açıkça ifade etmiştir. HSÖ’den alınan toplam puan ortalaması= 83.84±18.50’dir (Min-Max=38-136) ve DSTDBÖ’dan alınan toplam puan ortalaması= 59.14±13.80 (Min-Max=26-92) olarak hesaplanmıştır. Hemşirelerde deprem kaygısı ile stres düzeyi arasında pozitif yönde bir ilişki olduğu belirlenmiştir (r=0.319). Ayrıca hemşirelerin %63.3’ü en az bir depremzedeye bakım verdiğini belirtip, %62.1’i hastanın depremzede olmasından kaynaklı bakımlarının etkilendiğini belirtmiştir. Hemşirelerin %36.7’si depremde en az bir kayıp yaşadığını, 60.1’’i korku nedeniyle deprem bölgesinde çalışmak istemediğini belirtmiştir. Öte yandan hemşirelerin %61.7’si eğitim hayatında, %43.1’i meslek hayatında doğal afetlerle ilgili eğitim aldığını belirtmiş olup, sadece %0.8’i deprem anında soğuk kanlılığını koruyabildiğini bildirmiştir. Hemşirelerin %96’sında mevcut durumda doğal afetlerle ilgili eğitim almak isteği saptanmıştır. Normal şartlarda mesleğini sürdürürken birçok stres faktörüyle mücadele eden hemşireler deprem sonrasında; depremzede oldukları halde insani ve mesleki değerler doğrultusunda diğer depremzedelere bakım vermiş ve yakınlarını kaybetme sonrası yas süreçlerini ertelemişlerdir. Bu durum sonucunda, hemşirelerin fiziksel ve ruhsal travma düzeylerindeki artışın stres düzeylerini etkilemesi kaçınılmaz bir sonuçtur.Article Hastaların ve Hemşirelerin Algıladığı Bakım Davranışları ve Bakım Memnuniyeti(2023) Akça,Derya; Tanrıverdi, Seher; Pehlivan,SedaAmaç: Hemşirelerin, kendi bakım davranışlarını değerlendirmesi ve aynı bakım davranışlarının hastalar tarafından nasıl değerlendirildiğini anlaması oldukça önemlidir. Bu araştırma, hastaların ve hemşirelerin algıladığı bakım davranışları ve bakım memnuniyeti arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı olarak yapılan bu araştırma, iç hastalıkları ve cerrahi kliniklerinde çalışan 119 hemşire ve bakım verdikleri 100 hasta ile gerçekleştirilmiştir. Veriler, hastalar ve hemşireler için ayrı veri toplama formları kullanılarak yüz yüze görüşme yöntemi ile toplanmıştır. Veri toplama formları; bireyin tanıtıcı özellikleri formu, Vizüel Analog Skala ve Bakım Davranışları Değerlendirme Ölçeği-Kısa Formundan oluşmuştur. Bulgular: Algılanan bakım davranışları toplam puan ortalaması, hastalarda ve hemşirelerde sırasıyla; 88,50 (SS=23,14) ve 111,44 (SS=16,52) olarak bulunmuştur. Bakım memnuniyeti puan ortalaması, hastalarda ve hemşirelerde sırasıyla; 6,66 (SS=2,07) ve 7,42 (SS=2,12) olup hemşirelerin algıladığı bakım davranışları (p<0,001) ve memnuniyet düzeyleri (p<0,01) hastalara göre istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde yüksek saptanmıştır. Hastaların ve hemşirelerin algıladığı bakım davranışları puanı ile memnuniyet puanı arasında istatistiksel olarak olumlu yönde ilişki bulunmuştur (sırasıyla 0,591; 0,316; p<0,01). Sonuç: Hastaların ve hemşirelerin algıladığı bakım davranışları ve bakım memnuniyetinin orta düzeyin üzerinde olduğu ve algılanan bakım davranış düzeyi arttıkça bakım memnuniyetinin arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu doğrultuda, hastalar tarafından algılanan bakım davranışlarını ve memnuniyet düzeyini arttırmak için uygulanabilecek yaklaşımlar ile ilgili araştırmalar yapılmalı ve stratejiler geliştirilmelidir.Book Part Enteral Beslenme Uygulamaları(Akademisyen Kitabevi, 2021) Baran, LeylaAMAÇ: Nazogastrik tüp uygulamasında aşağıdaki amaçlar yer almaktadır: Mideye doğrudan bazı maddeler vermek; • Besin alımında sorun olan, ancak sindirim ve emilim bozukluğu olmayan bireyleri tüp aracılığıyla beslemek (gavaj), • Mide kanamasını durdurmak için buzlu su vermek, • Zehirli maddeleri nötralize etmek için ilaç ya da su vermek, • Kontrast madde vermek, Mide içeriğini boşaltmak; • Kaza ya da kasıtlı olarak alınan zehirli maddeleri veya aşırı dozda alınan ilacı dışarı çıkarmak, mideyi yıkamak (lavaj), • Majör travma ya da cerrahi sonrası aspirasyonu önlemek için mide içeriğini dışarı almak, • Kardiyopulmoner resusitasyon sırasında midede biriken havayı çıkarmak, • Bulantı ve kusmanın önlenmesi için mide içeriğini boşaltmak, • Midedeki sıvı ve gazları boşaltarak mide basıncını azaltmak (dekompresyon), • Mide kanamasında mide içeriğini boşaltmak, • Bağırsak tıkanıklığında ve diğer gastrointestinal hastalıklarda gerginliği azaltmak, Mide işlevini ya da içeriğini test etmek; • Laboratuvar incelemesi için mide içeriğinden numune almak (gastrik analiz/ mide tubajı), • Mide basıncını veya motor sistemin etkinliğini test etmek.Article Citation - WoS: 3Citation - Scopus: 4How Job Satisfaction Is Associated with Psychological Well-Being among Social Workers in Turkey: The Mediating Role of Meaning in Life(Routledge, 2023-10-31) Tatlıcıoğlu, Oktay; Kılıç, Adem; Apak, Hıdır; Koçak, OrhanThe job satisfaction of social workers working with disadvantaged groups plays a crucial role in providing quality service. Social workers derive their psychological wellbeing by finding meaning in their work, which is essential in their work with clients. This study aimed to examine the mediating role of meaning in life and the moderating role of spiritual orientation in the relationship between job satisfaction and psychological wellbeing among social workers. The study was conducted online, using a quantitative cross-sectional design with 303 social workers in Turkey. The researchers utilized scales measuring job satisfaction, psychological wellbeing, meaning in life, and spiritual orientation. Confirmatory factor analysis, correlation, direct, indirect, and moderation analyses were performed using AMOS, SPSS, and Process Macro programs. The results showed that job satisfaction had a positive relationship with meaning in life and psychological wellbeing, and meaning in life mediated the relationship between job satisfaction and psychological wellbeing. The study also found that spiritual orientation moderated the relationship between job satisfaction and psychological wellbeing among social workers. Further examination of these factors in future studies may shed light on the preparation of more comprehensive interventions and policies for social workers.Other INVESTIGATION OF THE RELATIONSHIP BETWEEN DOSAGECALCULATION SKILLS AND SELF-EFFICACY LEVELS OF NURSING ANDMIDWIFERY STUDENTS.(2023) Baran, Leyla; Öztürk, HuriGiriş: Öz-etkililik-yeterlik ve ilaç dozu hesaplama arasındaki ilişkiye dair yapılan araştırmalar sınırlıdır, ancak mevcut çalışmalar becerilerine güvenen bireylerin ilaç dozlarını daha doğru bir şekilde hesapladığını göstermektedir. Amaç: Bu çalışmanın temel amacı, hemşirelik ve ebelik öğrencileri arasında ilaç dozu hesaplama becerileri ile öz-etkililik-yeterlik düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu amaçla, çalışma, her iki öğrenci grubunun ilaç dozu hesaplama beceri (IDHB) testi performanslarını ve öz-etkililik-yeterlik düzeylerini değerlendirmeyi ve karşılaştırmayı hedeflemiştir. Metodoloji: Tanımlayıcı bir çalışma tasarımı kullanılmıştır. Yöntemler: Çalışma, Mardin Artuklu Üniversitesi hemşirelik ve ebelik programlarından Nisan ve Mayıs 2022 tarihleri arasında 370 öğrenciyi (Hemşirelik: 195, Ebelik: 175) içermektedir. Öğrenciler belirli bir örnekleme yöntemi kullanılmadan gönüllülük esasına dayanarak çalışmaya dâhil edilmiştir. Veriler, öğrencilerin sosyodemografik özelliklerini içeren bir birey tanıtıcı bilgi formu, araştırmacılar tarafından oluşturulan 30 sorudan oluşan bir İlaç Dozu Hesaplama Beceri (IDHB) testi ve Sherer (1982) tarafından geliştirilen ve Gözüm ve Aksayan (1999) tarafından Türkçeye uyarlanan 23 maddelik Öz- Etkililik-Yeterlik Ölçeği (ÖEYÖ) kullanılarak toplanmıştır. Demografik veriler, IDHB test performansı ve öğrencilerin öz-etkililik-yeterlik düzeyleri tanımlayıcı istatistikler kullanılarak analiz edilmiştir. ÖEYÖ, minimum 23 ve maksimum 115 puan aralığına izin verir ve daha yüksek toplam puan daha yüksek öz-etkililik-yeterlik algısını gösterir. Öğrencilerin IDHB performansı 30 soruluk bir testle değerlendirilmiştir. Tanımlayıcı istatistiklerden sayılar ve yüzdelerin rapor edilmesinin yanı sıra, Mann Whitney U testi, iki bağımsız grup (hemşirelik ve ebelik öğrencileri, üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencileri) arasında karşılaştırma yapmak için uygulanmıştır. Ayrıca, ÖEYÖ’nin her alt boyutunun normal dağılımı, Kolmogorov-Smirnov ve Shapiro-Wilk testleri kullanılarak test edilmiştir. Hemşirelik ve ebelik öğrencileri arasındaki öz-etkililik-yeterlik ile doz hesaplama becerileri arasındaki ilişkiyi değerlendirmek için parametrik olmayan Spearman sıra korelasyon katsayısı hesaplanmıştır. Bulgular: Çalışmaya toplamda 195 öğrenci gönüllü olmuştur (Hemşirelik: 102, Ebelik: 93; Üçüncü Sınıf: 108, Dördüncü Sınıf: 87). Her iki grup da benzer sosyodemografik özelliklere sahipti ve çoğunlukla kadın öğrencilerden (% 79,5) oluşmaktadır. Grubun ortalama yaşı yaklaşık olarak 22.22±1.54 (min- maks=20-32) bulundu. Hemşirelik öğrencilerinin ortalama IDHB test puanları 13.33±2.819, ebelik öğrencilerinin ortalama puanları 14.37±2.125, üçüncü sınıf öğrencilerinin ortalama puanları 13.46±2.541 ve dördüncü sınıf öğrencilerinin ortalama puanları 14.28±2.523 idi. Her iki grup arasındaki farklar Mann Whitney U testine göre istatistiksel olarak anlamlıydı (z=-2.180, p=0.029 ve z=-2.804, p=0.005, sırasıyla). Tüm grubun Öz-etkililik-yeterlik ölçeği ortalama toplam puan 75.95±9.929 idi, bu da yüksek bir öz-etkililik-yeterlik düzeyini göstermektedir. Spearman Korelasyonu sonuçlarına göre, öz-etkililik-yeterlik düzeyleri ile doz hesaplama becerileri arasında düşük düzeyde pozitif bir ilişki bulunmuştur (r=0.137, p=0.057), ancak bu istatistiksel olarak anlamlı değildir. Sonuç: Bu çalışma, hemşirelik ve ebelik öğrencileri arasında doz hesaplama becerileri ile öz- etkililik-yeterlik düzeyleri arasında düşük düzeyde pozitif bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur. Bu nedenle, öğrencilerin öz-etkililik-yeterlik ve İDHB test performanslarını artırmak için etkili eğitimsel müdahaleleri araştırmak faydalı olacaktır. Ayrıca, gelecekteki çalışmaların genel öz-etkililik-yeterlik testleri kullanmak yerine daha spesifik olarak aritmetik öz yeterlik matematik anksiyetesi gibi ölçücü testlerle İDHB performansı arasındaki ilişkiyi incelemesi yararlı olabilir.Article Assessment of preoperative anxiety and negative automatic thoughts in patients waiting for corneal transplantation(Publishing Office of the University of Rzeszow, 2024-03-30) Tanrıverdi, Seher; Şen, Mehmet Ali; Genç, HasanIntroduction and aim. In patients waiting for organ transplantation, increased waiting time can increase anxiety by creating negative automatic thoughts. The aim of this study is to examine the relationship between corneal transplant recipients' negative automatic thoughts and anxiety before organ transplantation. Material and methods. The population of this correlational descriptive study consisted of 108 patients waiting for cornea transplantation in the Eye Bank unit of a hospital in the south east region of Türkiye. The data were obtained from the patients presented to the ophthalmology clinic for transplantation between September and December 2022. A patient information form, the Negative Automatic Thoughts Scale, and the Trait Anxiety Scale were used to collect the data. Percentage distribution, arithmetic mean, logistic regression and correlation analysis were used in the data analysis. Results. It was determined that the mean score of the negative automatic thoughts of the transplant patients participating in the study was 100.69±47.83, and the trait anxiety mean score was 53.06±6.07. There was a positive relationship between negative automatic thoughts and trait anxiety at a moderate level, which was statistically significant (p<0.05, r=0.53). Conclusion. It was determined in the study that the patients' negative automatic thoughts and trait anxiety were high, and their anxiety increased as the negative automatic thoughts increased.
