Antropoloji Bölümü Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/66
Browse
98 results
Search Results
Book Part CONTRIBUTION OF NGO's TO THE INTEGRATION OF SYRIAN IMMIGRANTS IN MARDIN(TRANSNATIONAL PRESS LONDON, 2019) Şanlı, SüleymanThis study particularly focuses on how NGOs based in the city centre of Mardin offer services and their role in Syrian refugees, migrants integration. It is important that how immigrants absorb the changes and challenges faced in the destination and how embedded these after their settlement as an expression of integration. This study collected data through in-depth interviews with seven NGOs (4 foreign and 3 local) based in Mardin. Alongside the fieldwork, some documents including news items, internet portals, and reports, are used to support the study. Due to ethical practice codes, names of the respondents and their organisations are not revealed. Pseudonymes are used to refer to respondents.Article “Konuşuyosak Ne Yababiliriz Kardeşim”: Twitter’da Konuşan Hayvanlar ve Türler Arası Yakınlık(Kültür ve İletişim Dergisi, 2023-09-14) Semra Özlem Dişli; Dişli, Semra ÖzlemSosyal medya, günümüz iletişim ve ilişki biçimlerinde önemli bir yer tutmaktadır. Bu çalışma ise, sosyal medyada insan ve hayvan ilişkilerini incelemek üzere odağa alınmıştır. Bu bağlamda sosyal medya ağlarından Twitter, sahiplerinin kendi ev hayvanları adına oluşturdukları profiller ile öne çıkar. Çalışmaya da temel teşkil eden bu profillerin en dikkat çekici özelliği, buradaki hayvanların konuşturulmaları veya literatürde yer aldığı şekli ile bu profillerin “konuşan hayvanlara” ait olmasıdır. Çalışma kapsamında toplamda 19 Twitter konuşan hayvan profili ve bu profillerin 2021 ile 2022 yıllarına ait gönderileri incelenmiştir. İncelenen bu profillerde hayvanlar, kendilerine özgü bir üslup ile gündelik pratiklerini, insanlar ve diğer hayvanlar ile ilişki biçimlerini, duygu ve düşüncelerini anlatmaktadırlar. Bu yolla, insanlar ve hayvanlar arasındaki ilişkilerde etki yaratmayı hedefleyen bir anlatı inşa edilmektedir. Bu anlatıyı adlandırmak üzere “türler arası yakınlık” ifadesi kullanılmıştır. İnsan ve hayvanı birbirinden bağımsız iki ayrı varoluş olarak ele alan yerleşik yaklaşımların aksine türler arası yakınlık, bu ikisi arasındaki sürekliliği, yakınlığı ve etkileşimi vurgular. Twitter konuşan hayvan profillerinin inşa ettiği türler arası yakınlık anlatısının temelinde de hayvan öznelliğinin tanınması yer almaktadır. Hayvan öznelliği ise, hayvanların “neredeyse insan ama tamamen değil” olarak betimlenmesine dayanır. Twitter konuşan hayvan profillerini dil, gündelik hayat, sosyal çevreye üyelik ve duygular bağlamında inceleyen bu çalışma, hayvanlara yönelik anlamlandırma ve değerlendirmeler ile insan-hayvan ilişkileri üzerine düşünmeyi amaçlamaktadır.Article Neden antropoloji? Aktivist antropoloji üzerine bir değerlendirme(Antropoloji, 2021-06-28) Dişli, Semra Özlem2020 yılının başından itibaren tüm dünyayı etkisi altına alan COVID-19salgını ve salgın yöntemi ekolojik yıkım, iklim krizi, yoksulluk ile yerleşikeşitsizlik gibi mevcut birçok sorunu daha da görünür hale getirdi.Bu yazı da antropolojinin bu mevcut sorunların çözümüne nasıl katkısağlayabileceği üzerine düşünerek, aktivist antropoloji yaklaşımını konuedinmektedir. Bu bağlamda yazı konuyu üç aşamada ele almaktadır. İlkolarak disiplinin sınırlarına ilişkin genel bir değerlendirme yapılmaktadır.Bu değerlendirme aktivizm ile antropoloji arasındaki keskin ayrımdanhareket etmektedir. İkinci olarak ise toplumsal sorunların çözümüneyönelik antropoloji yaklaşımını ifade eden uygulamalı antropolojiyaklaşımı ele alınmaktadır. Uygulamalı antropolojinin ele alınmasındakiamaç, aralarındaki benzerlik ve farklılıkları yoluyla aktivist antropolojininanalizine zemin hazırlamaktadır. Nihayet, aktivist antropoloji incelenerekantropolojiyi kamusal bir ses ve sorumluluğa, dahası bir mücadele alanıhaline dönüştürme imkânın ortaya konması hedeflenmektedirArticle Antropoloji’de Ortaya Çıkan Çok-Disiplinli Güçlü Bir Alt Bilim: Antrozooloji(2017) Sıddıq, Abu Bakar; Habib, Ahsanİnsanlar, dünya gezegenindeki yolculuğunun başlangıcından beri uzun bir süredir insan dışı hayvanlarla bağ kurmaktadır. Çok boyutlu ilişkiler oluşturarak hem insanlar hem de insan dışı türler birlikte var olmakta ve dünyayı paylaşmaktadırlar. İnsan dışı hayvanlar insanlar tarafından avlanır, manipüle edilir, evcilleştirilir, tüketilir ve bazen kendi türün yok olunmasına rağmen insan toplumlarında saygı görür, ibadet edilir, sembolize edilir, korunur ve kutlanılmaktadır. İnsanlık için bir nesne olarak gördükleri ile uzun zamandır farklı akademik disiplinler, insan dışı hayvanları kullanıcı bir yaklaşım olarak görmekteydi. Bu nedenle, insanlar ve insan dışı hayvanlar arasındaki maddi olmayan duygusal (sevgi ve güven) ve ilişkisel bağların yönleri genel olarak bilinmemektedir. Fakat antropoloji biliminin bir alt dalı olarak ortaya çıkan antrozooloji'nin çeşitli yaklaşımlarıyla, çağdaş akademik söylemlerde insan ve insan dışı hayvanlar arasındaki ilişkileri üzerinde hızlı bir şekilde artan ilgiler görülmektedir. Bu inceleme kökenini, gelişimini, çalışma alanlarını, karmaşıklıklarını ve gelecekteki perspektiflerini göstererek Türkiye ile birlikte diğer Asya ve Afrika ülkelerindeki antrozoolojik çalışmaların önemini sunmayı amaçlamaktadır.Conference Object Yoncatepe İskelet Popülasyonunda Odontometrik Metotla Cinsiyet Tahmini(2015) Ayşe ACARKimliği bilinmeyen iskelet materyallerinden cinsiyet tahmini yapmak antropoloji ve adli bilimler için çok önemlidir. Bu çalışmanın amacı, Yoncatepe Popülasyonunda odontometrik metotlar kullanarak cinsiyet tahmini yapmaktır. Çalışma için Yoncatepe toplumuna ait Mandibula (N=56) ve Maksilla (N=31) üzerindeki tüm dişler kullanılarak yapılmıştır. Mesiodistal (MD) ve bukkolingual (BL) ölçüleri dijital kumpas ile alınmıştır. Cinsiyet, mandibula ve maksilladan morfolojik ve metrik metotla tahmin edilmiştir. Odontometrik özelliklerin cinsiyetler arasındaki farkı Students’ t testi kullanılarak hesaplanmıştır. Sonuç olarak cinsiyet, odontometrik metotlarla mandibula üzerindeki dişlerden daha yüksek oranda tahmin etmek mümkündür. Mandibula ve maksillanın birlikte kullanılması ile daha güvenilir sonuçlara ulaşılabilir. Antemortem cinsiyet bilgilerinin olmadığı arkeolojik toplumlarda, cinsiyet tahmininin güvenilirliğini arttırmak için farklı metotları birlikte kullanmak başarı düzeyini yükseltecektir.Article Citation - WoS: 19Citation - Scopus: 20Morphometric analysis of the skulls of domestic cattle (Bos taurus L.) and water buffalo (Bubalus bubalis L.) in Turkey(Tubitak Scientific & Technological Research Council Turkey, 2019-08-07) Özkan, Ermiş; Sıddıq, Abu Bakar; Kahvecioğlu, Kifayet Oya; Öztürk, Muhsin; Onar, VedatA total of 20 domestic cattle (Bos taurus L.) and 15 water buffalo (Bubalis bubalis L.) skulls were analyzed in this study. All of the specimens belonged to female individuals. Using a total of 27 craniometric measurements from each of the skulls, 9 indices were calculated. Although there were statistically significant differences between the linear measurements of the skulls of both species, while calculating the indices with their ratios, the values of the measurements of the facial area were determinative in the craniology. Among these indices, the facial index 1 value was statistically significant (P < 0.01) in the comparison of these two species. On the other hand, while considering the orbit and foramen magnum measurements, in contrast with the transversal measurement, the height was more determinant for their index and form.Article Citation - WoS: 1Citation - Scopus: 1Tracing Royal Consumption and Socio-Symbolism Through Faunal Remains: Zooarchaeology of Iron Age-Urartu Ayanis Citadel, Eastern Turkiye(Elsevier, 2024-05-01) Siddiq, Abu B.; Isikli, MehmetDespite having a research history of more than one and a half centuries, zooarchaeological investigations within Urartian archaeology are still very limited. This study marks a significant contribution presenting a comprehensive zooarchaeological dataset of 11,977 animal bones and fragments, primarily unearthed from a royal midden at the Urartian site of Ayanis citadel, Eastern Turkiye. The analysis encompasses species identification, age estimation, sex determination, and the identification of taphonomic and pathological changes. Rigorous measurements were taken to establish a robust zooarchaeological dataset. Logarithmic Size Index (LSI) was calculated to identify the morphological characteristics of Ayanis sheep, goats, and cattle, as well as potential sex -based exploitation of these animals. Contextualizing the results with faunal remains from contemporary Urartian sites including Bastam in Iran, and Karmir-Blur, Aramus and Horom in Armenia, this study presents hitherto overlooked archaeological evidence of animal -based consumption behavior and rituals, and possible animal taboos practiced by the Urartian royals and elites. It also offers new opportunities for comparative analyses and discussions for the biometric status of domestic livestock and animal -human interactions within the broader context of the Iron Age in the Lesser Caucasus and West Asia.Book Part Human-Animal Interactions at Alaybeyi Höyük(Bilgin Kültür Sanat Yayınları, 2019) Sıddıq, Abu BakarZooarchaeological data on the faunal remains unearthed from 2016 and 2017 excavations at Alaybeyi Höyük have primarily been used to understand the animal-based subsistence practices as well as regular and occasional cultural activities at the site. Various aspects of multi-scale, colorful and complex human-animal relationships and interactions have also been explored both with the help of animal remains and some notable cultural objects at this site. Socio-cultural factors such as the value of different animal species as wealth and power, animals’ roles in rituals and symbolic practices, animal-based social status and social stratification have also been the predominant issues in this chapter. Ethnographic accounts about the contemporary social groups in East and Southeast Anatolia were used as supporting sources while discussing these particular issues. Besides, some critical aspects and the contribution of other species in human health and ailments, as well as emotional bonds between human-animal have also been focused while presenting human-animal interactions at Alaybeyi Höyük.Conference Object “DEĞER” BAĞLAMINDA MARDİN’DEKİ HALK İNANÇLARI VE ZİYARET/MESİRE ALANLARININ ÖNEMİ(İKSAD, 2018) Yeşilmen, HalitAntropolojide değer olgusu, genellikle mübadele ve eylem perspektifinden hareketle “iyi, uygun, arzu edilir davranışlar”, “harcanılan enerji ve toplumsal olarak yüklenilen önem ile ölçülen nesne/eşya/durum” ve “anlamlı farklılık” yaklaşımlarıyla ele alınmaktadır. Bu üç yaklaşım şu yönüyle kesişmektedir: Eylemin veya nesnenin toplumsal ilişkiler bağlamında tanınmış bir alana karşılık gelmesi/değer olması/değmesi eylemi kabul edilebilir kılarken, failin yaptığı eylemle içinde bulunduğu konumdan tanınmış daha büyük bir toplumsal alana dahil olması ise o eylemi kıymetli/değerli/önemli yapmaktadır. Bu itibarla değer, eylem/değmek/etkileşim yoluyla ortaya çıkmaktadır. Etkileşim, bireylerin ve grupların amaçları doğrultusunda kıyaslamaları, tanı(n)mayı, farkındalığı ve daha büyük bir ufuk bütünlüğüne dahil olmayı beraberinde getirmektedir. Belirtilen bağlamda bu çalışmanın amacı da etkileşimde bulunan farklı etnik gruplar arasındaki değerin inşa edilmesi bakımından halk inançlarının ve ziyaret/mesire alanlarının önemine işaret etmektir. Çalışmanın bulgu ve sonuçları saha verilerine dayanmaktadır: Sultan Şehmus, Gırnavas, Ziyaret, Şeyh Ales, Şeyh Hêbîn, yakın çevredeki Seyid Bilal ve Veysel Karani gibi mekanlar hem şifa hem de Beyaz Su gibi dinlenmek için yılın istenilen ve genellikle belirli zamanlarında farklı etnik gruplarca ziyaret edilen türbe merkezli alanlar olarak önemini günümüze kadar korumuştur. Halk inançlarına da –daha çok modern tıbbın yetersiz kaldığı düşünülen durumlarda- insanların ilgisi devam etmiştir. Özellikle ocak/tılsım/rakvê merkezindeki sağaltıcı uygulamalar, diğer halk inançlarına kıyasla günümüze kadar taşınabilmiştir. Buna çıkıkçı ve kırıkçı gibi merkezleri de dahil etmek mümkündür. Bu sağaltıcı yöntemler, farklı etno-dini gruplar ve farklı bölgeden/köylerden insanlar için çekim merkezi özelliği kazanabilmiştir. İyileştirmelerde --uygulamanın bir parçası ve hediyesi olarak- cüzi miktarda maddi karşılık söz konusu olmasına rağmen uygulamanın etkileşimlerde ve insan yaşamında oluşturduğu değer önemsenmiştir. Değer, söz konusu eylemle içinde bulundukları durumdan daha üst bir düzey içinde konumlanmaya alan açtığı için hem ocak sahibi aileler (armağan sahipleri) hem de iyileşen taraf açısından geçerli olmuştur. Süreç karşılaşmayı, tanışmayı ve devamında yardım etmeyi/almayı beraberinde getirdiğinden dolayı oluşan değer, vefayı da içermektedir. Bu değer ile şifaya kavuşanlar, ihtiyaç sahibi diğerlerine de adres göstererek değer alanını genişletmişlerdir. Benzer etkileşimler ziyaret/mesire alanları için de geçerli olmuştur. Bu alanlar, hem şifa merkezi özelliğini taşımışlar hem de farklı etno-dini grupların ortak mekanı paylaşarak karşılaşmalarına ve tanışmalarına imkan vermişlerdir. Bu değerli mekanlardaki karşılaşma, bilinç düzeyinde karşılıklı kıyaslamaları beraberinde getirerek grupların kendilerine dönük kimliksel farkındalıklarını arttırmalarına ve aynı zamanda, ortak zeminde daha geniş bir ufka doğru, diğer farklılıklar üzerinden farklı seçenek (bakış açısı) imkanlarıyla da tanışmalarına sebep olmuştur. Bu noktada değer merkezlerinin, tıpkı ocak etkileşiminde olduğu gibi, maddi kazanç üzerinden değil, değer üreten yönleriyle değerlendirilmesi gerekmektedir.Article Melayê Cizîrî ve Diwan Okuma Geleneğİ(2016) Şengül, SerdarMedrese öğrencileri ve hocaları doğu ve güneydoğu Türkiye'de yer alan medreselerin avlusunda on altıncı yüzyıl âlim ve mutasavvıfı Melayê Cizîrî'nin Dîwan'ını makamlı bir şekilde okumaktadırlar. Arapçaya dayalı dinî ilimlerin yanı sıra Dîwan okumak bu medreselerde bir gelenek oluşturarak bu medreselerin sembolik gösterenlerinden biri haline gelmişlerdir. İslâm geleneğinde medrese-tekke, dini-tasavvufi ilimler ayrılığı düşünüldüğünde Dîwan'ın medreselerde sahip olduğu yer açıklanması gereken bir durum olarak ortaya çıkmaktadır. Bu makale sûfî bir şairin ve Dîwan'ının hangi tarihsel ve kültürel dinamiklerin neticesinde bölge medreselerinin sembolü haline geldiğini ve makamlı bir şekilde okunduğunu antropolojik bir perspektiften incelemeyi amaçlamaktadır. Müslümanların tarihi boyunca iki temel eğilim İslam'ın anlaşılmasında ve hayata geçirilmesinde başat olmuştur. Bunlardan birisi medrese ve burada tedris edilen Arapça dinî ilimlere dayalı evrenselci eğilimidir. Diğeri ise İslâm'ın yerel estetik beğenilerine göre şekillenen daha tikel ve yerel bir eğilimdir. Bununla birlikte bu iki eğilim, birbirinden izole edilmiş olmayıp bir diğerinin sınırını sürekli olarak aşmış, ara form ve kurumlar meydana getirmeye çalışmışlardır. Bir medrese âlimi ve sûfî şair tarafından yazılan ve medrese mensupları tarafından makamlı bir şekilde medreselerin avlusunda okunan Dîwan, İslam tarihinde inşa edilmiş fiziki ve epistemolojik sınırların aşındırıldığı bir örnek olarak değerlendirilebilir.
