Kıranşal, Abdulaziz
Loading...
Profile URL
Name Variants
Job Title
Öğretim Görevlisi
Email Address
Main Affiliation
Department of Islamic History and Arts / İslam Tarihi ve Sanatları Bölümü
Status
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID
Sustainable Development Goals
16
PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS

1
Research Products

This researcher does not have a Scopus ID.

This researcher does not have a WoS ID.

Scholarly Output
4
Articles
4
Views / Downloads
3/0
Supervised MSc Theses
0
Supervised PhD Theses
0
WoS Citation Count
0
Scopus Citation Count
0
WoS h-index
0
Scopus h-index
0
Patents
0
Projects
0
WoS Citations per Publication
0.00
Scopus Citations per Publication
0.00
Open Access Source
4
Supervised Theses
0
Google Analytics Visitor Traffic
| Journal | Count |
|---|---|
| Bingöl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi | 1 |
| İslami İlimler Dergisi | 1 |
| Mevzu –Sosyal bilimler dergisi (Online) | 1 |
| Şırnak Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi | 1 |
Current Page: 1 / 1
Scopus Quartile Distribution
Quartile distribution chart data is not available
Competency Cloud

4 results
Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 4 of 4
Article İslam Medeniyetinin İlk Toplumsal Normlarının Oluşması Bağlamında Hz. Peygamber’in Biatleri(2024) Kıranşal, Abdulazizİslam dinin temel esasları doğrultusunda yeni bir toplum oluşturan Hz. Peygamber, bu toplumun oluşum sürecinde muhataplarından çeşitli zamanlarda biat almıştır. Biat, Hz. Peygamber’i hem dini hem de siyasi bir otorite olarak tanımak ve kesin itaat sözü vermek olarak anlam kazanmıştır. Hz. Peygamber, bu biatler vesilesiyle şirk ve asabiyet merkezli cahiliye anlayışına karşı tevhid, nübbüvvet ve ahiret inancını merkeze alan yeni bir paradigma oluşturmuştur. Bu paradigmaya dayalı yeni medeniyetin ilk toplumsal normları ise Hz. Peygamberin kimi zaman tek tek kimi zaman ise toplu halde aldığı biatlerin içerdiği maddelerde kendini göstermiştir. Zira Kur’an ayetlerinin büyük bir bölümünün henüz nazil olmadığı İslam’ın ilk yıllarında gerçekleşen biatlerdeki ana maddeler, Allah’a, Peygamber’e ve ahirete iman gibi inanç esaslarının yanında İslam medeniyetinin ana ilkelerini oluşturan ahlaki ve sosyal prensipleri de barındırmıştır. Bu anlamıyla Hz. Peygamber dönemi biat müessesesi bir yandan tevhid, nübüvvet ve ahiret merkezli yeni bir değerler sitemi üretirken bir yandan da toplumun bu değerler sistemine bağlı kalmasını sağlayacak hukukun temelini teşkil etmiştir. Çünkü İslam dinini kabul eden fertler Hz. Peygamber’e biat ederek, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, her şart ve durumda hakkı söyleyip gerçeği korumak, Müslüman kardeşlerine nasihat etmek ve samimi davranmak gibi konularda söz vermişlerdir. Böylece hem yeni oluşacak toplumun huzur, istikrar ve güvenliğini sağlayacak olan ana ilkeler belirlenmiş hem de İslam medeniyetinin ilk toplumsal normları oluşmaya başlamıştır.Article Yapay Zekâ Tehditleri Karşısında Aile ve Din: Sünnet Perspektifinden Çözüm Önerileri(2025) Kıranşal, AbdulazizBu çalışma, modern dünyada hızla gelişen yapay zekâ teknolojilerinin aile kurumuna ve ailede dini değerlere yönelik çok boyutlu tehditlerini Hz. Peygamber’in sünneti çerçevesinde ele almakta ve çözüm önerileri sunmaktadır. Yapay zekâ, yalnızca teknik bir gelişme değil, aynı zamanda onu şekillendiren transhümanist felsefi arka plan aracılığıyla dinî değerler, mahremiyet, cinsiyet rolleri ve ebeveynlik anlayışını dönüştüren ideolojik bir araç olarak değerlendirilmiştir. Veri merkezli, algoritma merkezli ve felsefî düzlemde ortaya çıkan tehditler, ailede dinî değerlerin erozyonu, mahremiyet ihlalleri, geleneksel cinsiyet rollerinin dönüşümü ve İslamî referansların sistematik biçimde görünmez kılınması gibi ciddi riskleri beraberinde getirmektedir. Bulgular, yapay zekânın yalnızca teknik değil aynı zamanda ideolojik bir araç olarak aile yapısını dönüştürdüğünü ortaya koymaktadır. Sonuç olarak çalışma, Hz. Peygamber’in sünnetinden hareketle, yapay zekânın aile kurumuna tehditlerine karşı İslamî değerler ekseninde somut stratejiler ortaya koymakta ve literatürde bu alandaki boşluğu doldurmayı hedeflemektedir. Zira yapay zekânın aile kurumuna yönelik tehditlerine karşı somut çözüm önerileri ortaya koyan çalışmalar oldukça sınırlıdır. Çalışmada yöntem olarak literatür taramasına dayalı nitel bir yaklaşım benimsenmiş, günümüz yapay zekâ teknolojilerinin aile kurumuna etkilerine dair güncel araştırmalar incelenmiş ve bu etkiler, Hz. Peygamber’in sünnetinde yer alan temel ilkeler ışığında değerlendirilmiştir. Özellikle sünnette yer alan mahremiyet, iffet, ahlâk, nikâh ve sadakat gibi değerler çerçevesinde, dinin temel maksatları arasında sayılan canın, malın, neslin ve aklın korunması ilkeleri doğrultusunda “Yapay Zekâ Aile Etik Belgesi” ve “Yapay Zekâ Aile Filtre Programları” gibi özgün çözüm önerileri geliştirilmiştir.Article Yapay Zekâ Tabanlı Siyer ve Hadis Araştırmalarında Etik Riskler(2025) Kıranşal, AbdulazizBu makalede, yapay zekâ teknolojilerinin ilahîyat disiplini içerisinde özellikle siyer ve hadis alanlarında sunduğu teknik imkânlar ile bu teknolojilerin doğurduğu etik riskler kapsamlı bir şekilde ele alınmaktadır. Geniş veri setlerini analiz edebilme, metin madenciliği, doğal dil işleme, simülasyon ve görselleştirme gibi yeteneklere sahip yapay zekâ sistemleri, Hz. Peygamber’in hayatı ve sözlerinin değerlendirilmesinde klasik yöntemleri destekleyen birçok yenilik getirmiştir. Rivayetlerin sistematik olarak sınıflandırılması, metinler arası karşılaştırmaların yapılması, sosyal ilişki ağlarının modellenmesi, el yazması eserlerin dijitalleştirilmesi ve kronolojik haritalandırma gibi işlemler, bu teknolojilerin sunduğu katkılardan bazılarıdır. Ancak yapay zekâ sistemlerinin büyük ölçüde Batı merkezli veri havuzlarından beslenmesi, klasik Arapça kaynakların yetersiz temsil edilmesi, algoritmalarda şeffaflık eksikliği ve içerik üretiminde geliştiricilerin dünya görüşünün belirleyici olması gibi faktörler, Peygamber algısında anlam kaymalarına ve hatta tahrif riskine yol açmaktadır. Ayrıca Hz. Peygamberin hayatına dair olayların vahiy boyutu göz ardı edilerek salt stratejik veya sosyolojik bir çerçevede yorumlanması, risalet görevinin ruhunu ve manevi boyutunu ihmal eden yaklaşımlar arasında yer almaktadır. Buna ek olarak, görselleştirme ve simülasyon tekniklerinin Hz. Peygamber’in suretini temsil eden figürlerle sunulması, İslam’ın tarih boyunca koruduğu temsile dair hassasiyetlere aykırıdır ve geleneksel Peygamber tasavvurunu sarsabilecek riskler taşımaktadır. Hadislerin bağlamdan kopuk biçimde çevrilmesi, anlam kaymaları, kültürel uyumsuzluk ve üslup deformasyonları gibi sorunları da beraberinde getirmektedir. Makalede, bu tür sorunların temelinde etkileşimli, sistematik ve seçici algoritmik önyargıların bulunduğu, bu önyargıların veri seti seçiminden programcı etkisine kadar çok katmanlı bir yapı arz ettiği o”rtaya konmaktadır. Sonuç olarak, siyer ve hadis verilerinin dijitalleştirilmesi sürecinde yapay zekâ sistemlerinin ilmî sadakat ve dinî sorumluluk çerçevesinde kullanılması gerektiği vurgulanmaktadır. Bu bağlamda “İlahiyat Araştırmalarında Yapay Zekâ Etik Belgesi” ve “Siyer ve Hadis Araştırmalarında Yapay Zekâ Etik Belgesi” hazırlanmasının zaruret olduğu ifade edilmektedir. Ayrıca, yapay zekâ etiğinin temellendirilmesinde hadis ve sünnetin esas alınmasının, İslamî bir etik perspektifin inşasına ciddi katkılar sunacağı ileri sürülmektedir.Article İlk Dönem İslam Tarihinde Hz. Peygamberin Şehir Hayatına Yönelik Uygulamaları(2024) Kıranşal, AbdulazizHz. Peygamber’den önce şehir hayatı, şirk inancının ürettiği cahiliye kültürüne göre şekillenmiştir. Cahiliye kültürünün sosyal yapısı, toplumu hürler ve köleler şeklinde bir ayrıma tabi tutan sınıf sistemine, insani ilişkiler ise genel olarak asabiyet duygusuna göre şekillenmiştir. Şehir hayatının tamamına etki eden cahiliye kültürü, şehirdeki temizlik, güvenlik, ahlak ve mesken mahremiyeti gibi birçok alana etki ettiği gibi o şehirde yaşayan fertlerin komşuluk, akrabalık ve aile ilişkileri başta olmak üzere insani ilişkilerin bütününe etki eden en belirleyici faktör olmuştur. Hz. Peygamber’le birlikte İslam inanç esaslarına göre şekillenen şehir hayatında sosyal yapı, sınıfsal sistem yerine şehirdeki tüm insanların can, mal ve namus güvenliğini muhafaza ve temel insan haklarını güvence altına alan bir yapıya dönüşmüş, asabiyete göre şekillenen insani münasebetler ise evrensel İslam ahlakının temel ilkelerine göre düzenlenmiştir. Hz. Peygamberin güvenlik temizlik ve huzura yönelik uygulamalarıyla şehir, bir yandan tüm inanç mensuplarının insan onuruna yaraşır bir şekilde yaşayabilecekleri bir mekâna dönüşürken bir yandan da İslam medeniyetine merkezlik edebilecek bir konuma yükselmiştir.

