Tanju, Bülent

Loading...
Profile Picture
Name Variants
Job Title
Prof. Dr.
Email Address
Main Affiliation
Department of Architecture / Mimarlık Bölümü
Status
Former Staff
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID

Sustainable Development Goals

SDG data is not available
This researcher does not have a Scopus ID.
This researcher does not have a WoS ID.
Scholarly Output

2

Articles

0

Views / Downloads

10/211

Supervised MSc Theses

0

Supervised PhD Theses

2

WoS Citation Count

0

Scopus Citation Count

0

WoS h-index

0

Scopus h-index

0

Patents

0

Projects

0

WoS Citations per Publication

0.00

Scopus Citations per Publication

0.00

Open Access Source

1

Supervised Theses

2

Google Analytics Visitor Traffic

Journals data is not available

Scopus Quartile Distribution

Quartile distribution chart data is not available

Competency Cloud

GCRIS Competency Cloud

Scholarly Output Search Results

Now showing 1 - 2 of 2
  • Doctoral Thesis
    Bir modernlik zemini: barok aşırılık
    (Mardin Artuklu Üniversitesi, 2016) Serim, Mehtap; Tanju, Bülent
    Klasik mimarlık ve sanat tarihyazımında barok, çoğunlukla ya estetik bir kategori ya da bir dönem adı olarak kullanılmaktadır. Estetik bir kategori olarak başlangıçta bitmiş ve alışıldık olanın dışında kalan herşey anlamında, görece nötr bir sıfatken, normatif perspektif içinden, eksik ve sapkın olanı imleyişi ile olumsuz bir anlam kazanmıştır. 19.yüzyıl ile dönemselleştirici tarih anlatısının belirleyiciğili altında, kabaca 1600-1750 tarihleri arasında, Avrupa'da beliren sanatsal üretimi adlandırmak için kullanılmaktadır. Bu hali ile Barok sanatın, başta mimarlık olmak üzere, resim, heykel ve müzik gibi alanlardan biçimlendiği varsayılmıştır. Ancak bir kez dönem olarak kullanılmaya başlandığında, sanatı aşarak, sözü edilen dönemin bütün pratikerinin gerisindeki motivasyon olarak da görülür. Bugün bir solukta dünyanın geçmişini tarihselleştirmeye yarayan sistemin; sınırlı, ancak çok sayıdaki bileşeninden biridir. Dolayısıyla birçok başka dönem ismi ile birlike kapalı bir tarih anlatısının kurucu nüvesine dönüşür. Bir dönem ismi olarak kullanıldığında, sadece Avrupa'yı değil dünyanın bütününü düzenlemek için işe koşulur. Çünkü parçası olduğu dönemselleştirici tarih anlatısı, zamansal ve mekansal olarak bütün dünyayı hizada tutma iddiasına ve kapsamına sahiptir. Bu kapsamlılık içinde estetik kategori olma niteliği, tarihsel dönem anlatısının mekansal çerçevesini belirlemekte etkinleşerek, mekanı zamanın içeriğine dönüştürür. Bütün kültürel coğrafyalar için zamanı, dönem anlatısı içinden birleştirerek aynılaştıran tarih görüşü, ilerlemeci söylemi güçlendirirken mekana özgülüklerin farkedilmesini de engellemiş olur. 20.yüzyılın ikinci yarısı ile ortaya konan eleştiriler bir kavram olarak baroğun sahip olduğu özellikler bağlamında farklı okunma potansiyellerine dikkat çekmiş oldu. Özellikle Rönesans dönemiyle başlayan, düşünsel olanlar da dahil olmak üzere, insanın bütün yapıp ettiklerini, kuramsal bir zeminde yeniden kurma ve temsil etme çabasının dışında, barok bütünüyle pratik içinden varolur. Dolayısıyla bir Barok dönem eyleyicisi, birşeyin nasıl yapılması gerektiği sorusunu, soyut kategoriler içinden değil, ancak yaptıkları içinden yanıtlamış olur. Kuramsal ya da geleneksel ölçütlerden azade bir yapma biçimi, nerede duracağını bilmeyen, aşırılık içinden bir araya gelmiş bir yığın görüntüsü taşır. Hem nasıl anlaşılması gerektiğine dair bir kılavuzu olmayışı, hem de parçası kılındığı doğrusal tarih anlatısını eleştiriye açacak iç işleyişi sayesinde, barok farklı okumalara elverişli bir metafora dönüşür. Bahsedilen özellikleri bağlamında barok bu çalışmada dört ana bölüm, bir sonuç bölümü olmak üzere, beş bölümde ele alınmaya çalışılmıştır. Bu bölümlerden ilki olan Füzyon; 17. ve 18.yüzyıllarda, anlamı bilgiye dönüştüren süreci sistemli bir azaltma ve indirgeme süreci olarak ele almaya çalışır. Anlamın oluşumunu şeylerin füzyonu olarak değerlendirirsek, bilgi şeylerin denetimsizce karışmasına karşı getirilen bir sistematiktir. Fizyon bölümü yaratıcı bir kavram olan baroğun, bilgiye dönüşme sürecinde, stile indirgenmesini kavramsallaştırmaya çalışmaktadır. Üçüncü bölüm, bir sistemin parçası kılınmazdan önce barok anlamın üretim ve dolaşım biçimleri hakkında çıkarım yapmaya çalışırken, dördüncü bölüm; baroğun bir metafor olarak bugün kullanım şekilleri ve alternatif tarih yazım yöntemleri için nasıl kullanılabilir olduğu hakkında bir fikir yürütme denemesidir. Son bölüm ise önceki bölümlerden edinilen vizyon ile baroğa atfedilen özelliklerin farklı modernlik durumlarını kapsayacak bir zemin olarak değerlendirilmesi konusunun tartışmaya açılması amacını taşımaktadır.
  • Doctoral Thesis
    An Intellectual Biography:the Architectural Discourse of Turgut Cansever
    (2025) Güneş, Nurcan; Tanju, Bülent
    Bu tez, Turgut Cansever'in mimarlık söylemini entelektüel biyografi yöntemiyle ele almakta ve onun düşünsel yönelimlerini tarihsel bağlamı içinde analiz etmektedir. Cansever, Türkiye mimarlık tarihinde yalnızca uygulamaya dönük bir figür olarak değil, aynı zamanda düşünen, yazan ve mimarlığı bir düşünce alanı olarak inşa etmeye çalışan bir aktör olarak öne çıkar. Mimarlık üzerine geliştirdiği söylem, sanat tarihi, estetik, din, felsefe ve kültür kuramlarıyla ilişkili çok katmanlı bir yapıya sahiptir. Çalışmada Cansever'in mimarlık düşüncesinin zaman içinde geçirdiği yön değişimleri kronolojik bir izlekte ele alınmıştır. Bu değişim, yalnızca biçimsel ya da kavramsal bir kayma olarak değil, aynı zamanda mimarlık ile düşünce arasında kurduğu ilişkinin yeniden tanımlanması olarak değerlendirilmiştir. Tez, Cansever'in 1947 sonrası yayımladığı metinleri dönemsel olarak sınıflandırarak, söyleminde belirginleşen dönüşüm noktalarını görünür kılmayı amaçlamaktadır. Özellikle 1977 sonrasında ortaya çıkan İslami referanslı söylem, daha önceki metinlerle karşılaştırmalı biçimde ele alınmış ve bu yönelimin bağlamsal arka planı tartışılmıştır. Tez dört bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde Cansever'in yetiştiği tarihsel, kültürel ve ailevi çevre değerlendirilerek, onun entelektüel yönelimlerini etkileyen temel unsurlar ele alınmıştır. İkinci bölümde, mimarlık eğitimi sonrası ürettiği metinler ve tezleri incelenmiş; bu dönemin kuramsal yönleri tartışılmıştır. Üçüncü bölümde, söylemindeki dönüşümün kaynakları ve yönleri analiz edilmiş; farklı dönemlerdeki kavramsal kümelenmeler ayrıştırılmıştır. Sonuç bölümünde ise Cansever'in düşünsel izleği içindeki süreklilik ve kırılmalar birlikte değerlendirilmiştir. Yöntem olarak entelektüel biyografi yaklaşımı tercih edilmiş; Cansever'in fikirleri, etkileşimde bulunduğu çevre, dönemsel bağlam ve referanslarıyla birlikte ele alınmıştır. Metinlerde doğrudan yer almasa da onun düşüncesinde iz bırakan figürler ve kavramlar da değerlendirilmiş; metinler arası geçişkenlikler üzerinden söylem içindeki yönelimler tespit edilmiştir. Bu çalışma, Cansever'in düşünsel üretimini tekil bir anlatıya indirgemek yerine, onun söylemindeki katmanlı yapıyı ve düşünsel çeşitliliği görünür kılmayı hedeflemiştir.