Filiz, Mehmet Şirin
Loading...

Profile URL
Name Variants
Filiz, Mehmet Sirin
Job Title
Dr. Öğr. Üyesi
Email Address
Main Affiliation
Kurdish Language and Culture Programme / Kürt Dili ve Kültürü Programı
Status
Current Staff
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID
Sustainable Development Goals
SDG data is not available

This researcher does not have a Scopus ID.

This researcher does not have a WoS ID.

Scholarly Output
7
Articles
6
Views / Downloads
20/570
Supervised MSc Theses
1
Supervised PhD Theses
0
WoS Citation Count
0
Scopus Citation Count
0
WoS h-index
0
Scopus h-index
0
Patents
0
Projects
0
WoS Citations per Publication
0.00
Scopus Citations per Publication
0.00
Open Access Source
6
Supervised Theses
1
Google Analytics Visitor Traffic
| Journal | Count |
|---|---|
| Dicle Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi | 1 |
| e-Şarkıyat İlmi Araştırmalar Dergisi | 1 |
| International Journal of Kurdish Studies | 1 |
| İran Çalışmaları Dergisi | 1 |
| Nûbihar Akademi | 1 |
Current Page: 1 / 2
Scopus Quartile Distribution
Quartile distribution chart data is not available
Competency Cloud

7 results
Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 7 of 7
Article “Xwendineke Berawirdî ya Problema Xerabiyê di Mem û Zîna Ehmedê Xanî û Othello ya Shakespeare de”(2017)Problema Xerabiyê problemeke herî kevnarê ye ku hem di qada felsefeyê de hem jî di qada olî de nîqaş li ser hatine kirin. Ev problem îro jî aktûelbenû xwe diparize û gelek nîqaşên felsefî û olî li ser vê probelmê têne kirin. Ev nîqaşên felsefîk û olî helbet di qada edebiyatê de jî wê xwe didin der. Di navbera Shakespeare û di Ehmedê Xanî de her çend di demên cuda de jiyabin jî ev problem ji hêla herduyan ve jî hatiye nîqaşkirin. Lê di çanda rojhilata navîn de bêtir di çerçoveya felsefeyê de ev nîqaş hatine kirin lewra em di Othello de bêtir rastî nîqaşên felsefîk tên. Lê ji ber ku çanda Rojhilat de di vê serdemê de bandora ol bêtir heye û şaîr û edîbên vê serdemê bêtir ji perwerdeya olî derbasbûne ev problem di Rohjilat de bêtir di çerçoveya ol de hatiye nîqaşkirin. Lewra em di Mem û Zînê de ev nîqaş problem bêtir di çerçovaya ol de hatiye nîqaşkirin. Di vê gotarê di çerçoveya problema xerabiyê de em ê jî van herdu berhemên edebî bidin berhev. Her çend di navbera van herdu berheman de ji aliyê edebî ve gelek xalên hevpar hebin jî em ê bêtir li ser problema xerabiyê hûr bibin, di encamê de wê bê dîtin ku ev problem çava di van herdu berhemên edebî de rengveda ye.Article Weke Zimanekî Kêmar Serpêhatiya Statuya Zimanê Kurdî(Nûbihar AkademiPAK AJANS Yayıncılık, 2015)Ev gotar berê xwe dide vekolîna statuya zimanê Kurdî ya di nav dîrokê de. Statuya ziman bi fonksiyona ziman an ji bîkaranîna ziman ve eleqedar e. Ji bo statuya ziman taybetmendiyên sereke, statuya qanûnî, orjîna ziman, asta standardîzasyonê û zîndibûna ziman in. Ev taybetmendiyên statuya ziman bi rewşa siyasî, çandî, aborî û dîrokî ve girêdayî ne, bi bandora van diyardeyan statuya ziman, di nav kaniya demê de diguhere. Weke zimanekî Kêmar statuya zimanê Kurdî jî bi bandora wan diyardeyan hatiye guherîn. Li gor van yekan em ê hewl bidin li gor sê serdeman veguherînên di statuya zimanê Kurdî de digel minakên cîhanê analiz bikin. Ev sê serdem, serdema feodalîteyê, serdema netewe dewletê û serdema hilweşandina netewe dewletê ne. Di serdema feodaliteyê de ji ber ku patronaja mîrektiyan li ser zimanê Kurdî hebûye statuyeke siyasî û çandî ya zimanê Kurdî hebûye, di serdema netewe dewletê de, di encama prosesa modernizasyona Tirk de û bi têkçûyina mirektiya Kurdan ve zimanê Kurdî di bin zext û zordariyan de maye û statuya xwe ya sîyasi wenda kiriye. Di serdema hilweşandina netewe dewletê de bi sistbûna fikrên neteweperweriyê ve zext û zordariyên li ser zimanê Kurdî jî sist bûne, lê di vê serdemê de ji ber sedemên civakî û aborî statuya çandî û civakî ya zimanê Kurdî di ber têkçûnê de ye.Article Şeyh Ubeydullah İsyanının Urmiye Nesturi Misyonu Üzerindeki Etkisine Dair Bir Değerlendirme(2024) Tarduş, İbrahim; Filiz, Mehmet SirinXIX. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu ve İran İmparatorluğu’nun hem birbirleriyle hem de Rusya’yla yaptığı savaşlar her iki ülkede de büyük tahribatlara yol açmıştı. Her iki devletin sınır boylarında yaşanan tahribatlar büyük olduğu için bölgede yaşayan insanlar bu tahribatlardan daha fazla etkilenmişti. Sınır bölgelerinde mukim Kürtler için de aynı olumsuzluklar geçerliydi. Kürtler içerisinde bulundukları kaotik ortamdan kurtulmak için kendilerine çare aramaktaydılar. Bu arayışların bir sonucu olarak 1880 yılında Şeyh Ubeydullah önderliğinde İran’a karşı bir isyan başlatıldı. Bu isyan bölgede yaşayan birçok farklı etnik ve dini topluluğu da derinden etkiledi. Bu nedenle bu çalışmanın amacı 1880 yılının son aylarında Şeyh Ubeydullah önderliğinde İran’a karşı gerçekleştirilen isyanın, Amerikalı Protestan misyonerler tarafından kurulan Urmiye Nesturi misyonunda yaratmış olduğu etkileri incelemektir. Bu amaçla öncelikle bir şeyhi politik bir isyan lideri olarak ortaya çıkaran tarihsel çerçevenin anlaşılması için Kürtler açısından önemli bir tarihsel dönemeç olan Çaldıran Savaşı sonrası dönemden XIX. yüzyılın son çeyreğine kadarki periyod ele alınmış ve Şeyh Ubeydullah isyanının hangi koşullar altında başladığı, nasıl geliştiği ve nasıl sonuçlandığı üzerinde durulmuştur. Sonrasında Amerikalı Protestan misyonerleri İran’a getiren tarihsel süreç, Urmiye Nesturi misyonunun kuruluşunda yer alan misyonerlerin notlarından elde edilen bilgilerle incelenmiştir.Article Pêşmerge Romanın Milliyetçilik ve Sınıf İlişkileri Açısından İncelenmesi: Bir Edebiyat Sosyolojisi Çalışması(2025) Filiz, Mehmet SirinBu çalışma edebiyat sosyolojisi tartışmalarına dayanarak Rehîmê Qazî’nin 1960 yılında yayımlanan Pêşmerge romanını milliyetçilik ve sınıf ilişkileri açısından incelemeyi amaçlamaktadır. Edebiyat sosyolojisi açısından bir metin içinde üretildiği toplumsal şartlardan bağımsız olarak değerlendirilemez; çünkü metnin kendisi toplumsal bir olgudur. Bu alanda farklı eğilimler olmakla birlikte genel olarak bir metnin hem iç hem dış analize tabi tutulması gerektiği noktasında ortaklaşma vardır. Bu nedenle çalışma ilk olarak milliyetçiliğin sınıf mücadelesi ile olan ilişkileri üzerinde durarak Peşmerge romanın yazılmasına neden olan tarihsel ve toplumsal süreci analiz ediyor. Daha sonra da romanın iç analizini yaparak metnin içinde var olan milliyetçi düşünce ve sınıfsal ilişkileri analiz etmektedir. Sonuç olarak görülmüştür ki metin ile toplumsal gerçekler açsından bazı noktalarda uyum vardır, dönemin koşullarından ve yazarın ideolojisinden kaynaklı bazı noktalarda ise uyumsuzluklar vardır.Master Thesis Mıjarên Hevpar dı Helbesta Kurdî û Tırkî de (1860-1919)(2025) Öncel, Ömer; Filiz, Mehmet ŞirinBu çalışma Osmanlı'nın son dönemindeki Türk ve Kürt şiiri arasındaki ilişkiyi analiz etmeyi amaçlamaktadır. Osmanlı'nın çöküşü ve Kürt milli uyanışı dönemi aynı zamanda bir kimlik inşa etme sürecidir. Amacımız Türk ve Kürtlerin modernizm, milliyetçilik ve kimliğe bakış açılarını ve bu kavramların şiirdeki yansımalarını analiz etmektir. Dönem olarak 1860-1919 döneminin seçilmesinin amacı bu döndemdeki kimlik arayışlarının yoğunluğudur. Kürtçe şiirler Rojî Kurd, Hetawî Kurd ve Jîn dergilerinden, Türkçe şiirler ise Türk kimliğinin oluşmasında önemli roller üstlenen Namık Kemal, Recaizade Mahmut Ekrem, Tevfik Fikret, Mehmet Emin Yurdakul ve Ziya Gökalp'ten seçilmiştir. Etki ve etkileşimi anlamak için ortak temaların daha yararlı olduğu düşünülerek temalar analiz edilmiştir. Konuların nasıl işlendiği, benzerlik ve farklılıklarının tespiti aynı zamanda edebiyatlar arasındaki kavrayış farkını da ortaya koyacaktır. Sonuç olarak Tanzimattan Millî Edebiyata kadar ortak temalar farklı üslup ve kavrayışlarla işlenmiştir. Her iki millet de ülkeyi anne olarak algılamıştır. Türkler anneyi merhamet, Kürtler ise namusu korunması gereken bir kadın olarak algılamışlardır. Her iki millet de çağdaş insanı düşünmüş, çocuk ve toplumun eğitimini önemsemişlerdir. Her iki edebiyatın da aynı topraklarda ve sıkıntılı zamanlarda yaşamasından dolayı benzer konuları kendi algılayışlarına göre işledikleri görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Kimlik, Modernizm, Milliyetçilik, Şiir, Toplum.Article Oksidentalizm Bağlamında Ferhad Pîrbal’ın Eserlerinde Avrupa ve Avrupalı İmajı(2024) Filiz, Mehmet Sirin; Tarduş, İbrahimOksidentalizm bir akademik disiplin olarak oryantalizmin tersi görülse de özünde Batı’yı anlama çabasıdır. Bununla beraber oksidentalizm dünyanın farklı coğrafyalarında birçok tarihsel ve toplumsal nedenlerden dolayı farklı biçimler almıştır. Oksidentalizm, oryantalizme nazaran edebiyat eleştirilerinde kullanılan daha yeni bir yaklaşımdır. Bunun temel nedeni bir düşünce biçimi olarak oksidentalizmin halen değişip dönüşmekte olan bir ideoloji olmasıdır. Bununla beraber oksidentalizm edebiyatta ötekilik sorununu anlamada kullanılabilecek önemli bir araçtır; çünkü benlik ve ötekilik sorunu edebi yapıda sıklıkla işlenmektedir. Kürt edebiyatında benlik ve ötekilik sorunu daha çok Kürtlerin egemen ulusları görme biçimi olarak işlenmiştir. Ancak bir ötekini görme biçimi olarak Avrupa ve Avrupalı imgesinin bu edebiyatta nasıl işlendiği üzerinde yeterince durulmamıştır. Bu açıdan bu çalışma, oksidentalizm tartışmalarından yola çıkarak Ferhad Pirbal’ın eserlerinde Avrupa ve Avrupalı imgesinin nasıl işlendiğini göstermeyi amaçlamaktadır. Sonuç olarak görülmüştür ki Pirbal’ın eserlerinde Avrupa ve Avrupalı imajının hem olumlu hem de olumsuz yönleri bulunmaktadır. Avrupalılar bir yandan kolonyalist, emperyalist, ruhsuz ve oryantalist olarak resmedilirken bir yandan da sanata ve bilime katkısı olan kişiler olarak gösterilmişlerdir.Article The Reflection of Love in the Kurdish Novel(2024) Filiz, Mehmet ŞirinLove is one of the most important themes of literature. This is the main theme of stories such as Romeo and Juliet, Aucassin û Nicolette and Leyla and Majnun. However, many social, religious and philosophical problems are also discussed within the framework of the love story that these people experience. We can say something similar about Kurdish literature. In both classical and modern literature, the theme of love has been used as a tool for the expression of important problems. We can see a similar situation in the Kurdish novel. In this context, this study analyzes four kurdish novels whose main theme is love. These novels are Mehmet Uzun's Sîya Evînê, Helîm Yusiv’s Sobarto, Çîdem Baran's Li Peravê Torê Tora Evînê and Bextiyar Elî's Êvara Perwane. Although the main theme of Sîya Evînê is the love between Memdûh Selîm Beg and Feriha, the problematic of nationalism, colonialism in Sobarto, Kurdish identity in Li Peravê Torê Tora Evînê and the problem of subjectivity in Êvara Perwane are discussed. As a result, different political and social issues are discussed within the framework of the stories of the lovers.

