MAÜ GCRIS Standart veritabanının içerik oluşturulması ve kurulumu Research Ecosystems (https://www.researchecosystems.com) tarafından devam etmektedir. Bu süreçte gördüğünüz verilerde eksikler olabilir.
 

Mütevatir Kıraatlere Anlam Getiren Şaz Kıraatler

No Thumbnail Available

Date

2023

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Open Access Color

OpenAIRE Downloads

OpenAIRE Views

Research Projects

Organizational Units

Journal Issue

Events

Abstract

Cenab-ı Allah, Kur’an-ı Kerim’i ümmî insanlara bir rahmet ve kolaylık olması için, birbiriyle çelişmeyen ve tezat oluşturmayan farklı konuşma lehçelerine uygun olarak yedi harf (kıraat) üzere indirmiştir. Kıraat âlimleri bu okuyuş farklarının senetlerinin ve konularının tahkikinde ictihad ederek mütevatir ve şâz olanları birbirinden ayırmışlardır. Bu ayrımdan sonra tevatürü “kabul gören görüşe göre kişi sayısı önemli olmaksızın bir konuda baştan sona yalan üzerine ittifak etmeleri mümkün olmayan bir topluluğun rivayet ettikleri” olarak tanımlamışlardır. Bu tanıma göre on kıraatin tamamı mütevatir olup ibadet içinde veya dışında okunması caizdir, doğruluğuna iman etmek gerektiği için inkârı küfrü gerektirir. Şâz kıraat ise kabulü için gerekli üç esası kaybeden kıraatlerdir. Buna göre mütevatir olmayan, Hz. Osman mushafının yazımından farklılık gösteren ya da Arap dili kaidelerine uygun olmayan yazımlar barındıran bütün kıraatler şâz kabul edilir. Şâz kıraatlerin kaynakları daha çok hafızların hafızasına dayandığından kendilerine okunduğu şekliyle Kur’an’ı aktaran hafızların okuduğu, zamanla hakkında icma oluşmayan ve mütevatir durumda olmayan kıraatler şâz olarak nitelendirilir. Müslümanlar şâz olan rivayetlerin kıraat edilmeyeceği, bu şekilde okuyan kişinin arkasında namazın caiz olmayacağı ancak Tefsir, Meânî, Fıkıh, Usul, Arap dili ve lehçeleri gibi ilimlerin daha iyi anlaşılması için istifade edilecek önemli bir ilmi miras olduğu konusunda ittifak etmişlerdir. Ulemanın büyük bir kısmına göre şâz kıraatler dil açısından Arap şiiri ve sözlerinden daha önemli bir kaynak kabul edildiği için ilim çevrelerinde bugüne kadar bilinmesine ve yaygınlaşmasına imkân verilmiştir. Şâz kıraatlerin Tefsir ilminde kullanımı konusunda âlimler caiz görenler ve reddedenler olarak iki kısma ayrılır ve her grubun dayandığı deliller vardır. Ulema ve müfessirînin çoğunun tercih ettiği görüş, senedi sahih, Arap dili kaidelerine uygun ancak Hz. Osman mushafından farklı yazım barındıran şâz kıraatler ile amel edilebileceği şeklindedir. Bu görüşü zikreden Kâdî Ebû Tayyib, Kâdî Hüseyin, Râfiî ve İbnü’s-Sübkî de şâz kıraati âhâd haber gibi kabul eder. Bu konuda çoğu kişinin cevabı üzerinde düşündüğü soru ise mütevatir ve şâz kıraatler arasında bir çelişki olup olmadığıdır. Kıraat âlimleri bu soruyu mütevatir kıraat ile şâz kıraatler arasında bir çelişki olmadığı şeklinde cevaplar. Çünkü çelişki denildiğinde iki mesele arasında eşzamanlı olarak olumlu ya da olumsuz bir yorum farkından söz edilir ve bu durum, yorumlardan biri doğruyken diğerinin yanlış olmasını gerektirir. Halbuki kıraatler için bu söz konusu değildir. Şâz kıraatlere dair eserler dikkatle incelendiğinde mütevatir kıraatler ile şâz kıraatler arasında görülen ihtilafların daha çok lafızlar, mana çeşitliliği, Arap dili, fiil çekimi, isimlerin vezinleri ve irabla ilgili meselelere dair olduğu, ancak çok az bir kısmının mütevatir kıraatten mana yönünden farklılaştığı görülmektedir. Şâz kıraatlerin mana yönüyle farklılaştığı durumlar şöyle ifade edilebilir: Şâz kıraatlerin, mütevâtir kıraatin verdiği manayı daha iyi açıklaması: Bunun bir örneği Sâd suresi 32. ayette görülür. Mütevâtir kıraatte ayette geçen فَقَال َ اِنِي اَحْبَبْت ُ حُب َ الْخَيْر ِ عَن ْ ذِكْر ِ رَبِي حَتَى تَوَارَت ْ بِاِلْحِجَاب ifadesindeki الخير yerine İbn Mes’ud mushafında الخيل geçmektedir. Mütevâtir kıraatte genel manadak الخير kelimesi kullanılarak mal kastedilmişken, şâz kıraatte ayette murad edilen manayı aktarabilmek için malın türünü de ifade etmek üzere الخيل kelimesi kullanılmıştır, zira ayette maldan kasıt da atlardır. Böylece şâz kıraat mütevâtir kıraaatin manasını tahsis etmiştir. Ayrıca şâz kıraatlerin mütevatir kıraatin anlamını genişletmesi: Ahzab suresi 56. ayet için mütevatir kıraatte geçen َ ا ِن َ اللَه َ وَمَلَائِكَتَه ُ يُصَلُون َ عَلَى النَبِي ِ يَا اَيُهَا الَذِين اََمَنُوا صَلُوا عَلَيْه ِ وَسَلِمُوا تَسْلِيمًا\" ifadesi, Hz. Aişe rivayetinde ا ِن َ اللَه َ وَمَلَائِكَتَه ُ يُصَلُون َ عَلَى النَبِي ِ والذين يصفون الصفوف الأول şeklinde aktarılmıştır. Ebu’l-Âliye şöyle demiştir: Allah’ın Peygamber’i salâtı, onu senâ etmesidir, meleklerin salâtı ise O’na dua etmeleridir. Şâz kıraat manayı genişleterek camide ilk safta namaz kılanları da meleklerin mertebesine çıkararak ecirlerine ortak etmiştir. Ek olarak şâz kıraatlerin mütevatir kıraatten farklı bir mana vermesi: Mütevatir kıraatte Nuh suresi 28. ayette geçen رَب ِ اغْفِر ْ لِي وَلِوَالِدَي َ وَلِمَن ْ دَخَل َ بَيْتِي َ مُؤْمِنًا ibaresi İbn Mesud, Ebu’l-Âliye, İbn Ya’mer, Hasan b. Ali ve Zühri b. Nah’î rivayetlerinde ولوَلَدَي َ şeklinde, bütün harfler üstün harekeli olacak şekilde zikredilmiştir. Mütevatir kıraatte geçen Nuh peygamberin anne babasına yaptığı duayı kendi anne babasına mı Müslümanların anne babası olan Hz. Adem ile Hz. Havva’ya mı yaptığı ulema arasında tartışılmıştır. Şâz kıraate göre ise kelime “iki evladı” şeklinde okunup, oğulları Ham ve Sam kastedilmektedir. Böylece iki kıraatin birbirinden farklı manalar verdiği görülür. Çalışma içerisinde zikredilen benzer şekilde birçok örneğe bakılarak bu iki kıraat türü arasında ilk bakışta bir çelişki ve karşıtlık olduğu düşünülse de aslında böyle olmadığı, aksine ayetlerdeki esas mananın tek olduğu ve kıraatlerin birbirlerini bu konuda desteklediği görülmektedir. Bazı ayetlerde mütevatir kıraatlerin kimi zaman birden fazla manaya gelebilecek ifadeler ihtiva ettiği, şâz kıraatler yoluyla anlamın sınırlandırılarak daha açık bir şekilde anlaşıldığı; bazı ayetlerde ise şâz kıraatlerin mütevatir kıraatlerde verilen anlamı genişletip zenginleştirdiği anlaşılmaktadır. Anlamı tamamen farklı şekilde veren şâz kıraatler ise mütevatir ayetle çelişki ortaya koymak bir yana, ayetin işaret ettiği önemli kısımlara dikkat çekerek manayı daha anlaşılır kılmaktadır.

Description

Keywords

Din Bilimi, Beşeri Bilimler, Dil Ve Dil Bilim

Turkish CoHE Thesis Center URL

Fields of Science

Citation

WoS Q

N/A

Scopus Q

N/A

Source

Tokat ilmiyat dergisi

Volume

11

Issue

1

Start Page

249

End Page

278