TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/1836
Browse
Recent Submissions
Article Zünnûn el-Mısrî’nin Şiirlerinde Bedî‘ İlmine Dair Edebî Sanatlar(2025) Salıhoglu, Hamıt; Suntay, AliBu araştırmada Zünnûn el-Mısrî’nin şiirlerinde geçen bedî’ ilmine dair edebî sanatlar incelemektedir. Zünnûn el-Mısrî, zühd ve tasavvufla ilgili düşüncelerini geniş bir coğrafyaya ulaştırmak için Arapçanın edebî sanat gücünü ustalıkla kullanmıştır. Özellikle de Allah sevgisi, marifet, tevhit ve zühd gibi tasavvufun temel kavramlarını estetik bir şekilde ve edebi bir üslupla ifade etmiştir. Çalışmada onun şiirlerinde geçen edebî ve tasavvufî mirası incelerken Arapçanın edebi yönden olan zenginliği ortaya çıkacak ve bedî‘ ilmine dair edebî sanatların düşüncelerin aktarımındaki etkinliği de anlaşılacaktır. Araştırmada Zünnûn el-Mısrî’nin hayatı, zühd ve tasavvufî yönü ele alınmıştır. Onun şiirlerinde geçen bedî’ ilmine dair edebî sanatlardan, anlamı güzelleştiren tıbâk, metne estetik bir ahenk kazandıran, ses düzeniyle dinleyiciyi etkileyen seci‘, divan ve halk edebiyatında geniş bir ilgi gören cinâs, kelâm ilmine dair meselelerin anlaşılmasını sağlayan el-mezhebu’l-kelâmî sanatları incelenmiştir.Article Zülfü Livaneli’nin Romanlarında Ruhsal Problemli Şahısların İşlevi(2025) Dinç, MehmetZülfü Livaneli’nin romanlarındaki ruhsal problemli şahıslar olumlu ve olumsuz olmak üzere ikiye ayrılır. Bunlardan olumlu şahıslar hakikati destekleyen söylem ve tavırlar sergilerler. Böylece akli dengesi yerinde olan insanların tartışmaya cesaret edemediği feodalite ve ataerkil yaşam düşüncesinin dışına çıkarlar. Olumlu şahıslar herkesin sustuğu yerde gerçekleri dile getirirler. Bazı söylemleri delilik ve bilgelik arasında gidip gelir. Ruhsal bozukluğa sahip olumlu davranışlar sergileyen şahıslar aracılığıyla toplumun eleştirisini yapma imkânı bulur. Bunun yanında Livaneli’nin romanlarında geçen ruhsal sorunlara sahip olumsuz yönlü şahıslar ise kendilerine ya da çevrelerine zarar veren şahıslardır. Bedenlerine zarar verenler hayattan beklentilerinin kalmadığını düşünürler. Yaşamayı anlamsız buldukları için intihar ederler. Başkalarına zarar verenler ise çocukluklarından itibaren korku travmasını üzerinden atamamış ya da saplantılı aşka kapılan şahıslardır. Bu şahıslar her iki durumda da geriye büyük acılar bırakırlar. Yazar, bu kişiler aracılığıyla toplumun üzerinde mutabık kaldığı bazı konulara göndermede bulunur. Yaşananları gündeme taşıyarak eleştiri imkânı bulur. Bu makalede Livaneli’nin romanlarında geçen olumlu ve olumsuz yönlü ruhsal problemli şahısların işlevleri incelenecektir.Article Zâhirî Âlimlerin Mütevatir Haber Algısı(2024) Kaya, HüsamettınBu çalışma, İslam düşünce geleneğindeki mütevâtir haber kavramının Zâhirî âlimler tarafından ele alınışını incelemektedir. Araştırmamızdaki temel amaç, Zâhirî ekolünün mütevâtir habere yaklaşımını anlamak ve diğer İslâmî ekollerle ilişkisini değerlendirmektir. Bahsi geçen haber türü, İslam dininde bilginin temel kaynağı olarak kabul edilmiştir. Dolayısıyla Zâhirî âlimlerin bu kavrama ilişkin tutumunu açıklamak, İslam düşünce geleneği içindeki konumlarını ve tartışmalara katkılarını anlamak açısından önemlidir. Çalışmada literatür taraması ve analiz yöntemleri kullanılmaktadır. Bununla beraber, Zâhirîlerin meseleye yaklaşımı, diğer İslâmî ekollerle karşılaştırılarak, belirli bir teorik çerçeve içinde ele alınmaktadır. Sonuçlar, Zâhirî âlimlerin genel olarak mütevâtir habere muhaddislerin tutumuyla benzer bir yaklaşım sergilediklerini, ancak bazı farklılıkların olduğunu göstermektedir. Mesela onlar, haberi nakleden râvilerin adaletli olması ve mukallit veya ehl-i reyden olmamaları gerektiğini vurgulayarak diğer ekollerden ayrılmışlardır. Söz konusu çalışmanın bulgularının, İslam düşünce tarihinde mütevâtir haber kavramının anlaşılmasına ve Zâhirî ekolünün bu konudaki tutumunun belirlenmesine önemli bir katkı sağlayacağı düşünülmektedir.Publication Article Yunus Emre'nin Fiillerinde Metafor(2021) Erkınay, Hadra KübraYunus Emre, Anadolu'da yazı dilinin oluşmasında etkili olmuş, Türk kültürünün yapı taşlarından birisidir. Yunus Emre'nin kullanmış olduğu dil, Türkçenin söz varlığının tarihi ve tespiti açısından oldukça önem arz etmektedir. Yunus Emre'yi anlamak ve anlamlandırmak için çeşitli çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışmada da Yunus Emre Divanı'ndaki illerin metaforlarla kazandığı mecaz anlamlar incelenmiştir. Çalışmada tarama modellerinden genel tarama modeli kullanılmıştır. Tarama modeliyle Yunus Emre'nin Divanı'nda geçen basit ve türemiş Türkçe illerden yeni mecaz anlam kazanan iller bu çalışmaya dâhil edilmiştir. Anlam genişlemesi yoluyla çok anlamlı durumda olan iller, çeşitli aktarmalarla yeni metaforik anlamlar kazanmıştır. Fiillerin kazandığı yeni metaforik anlamlar makalede tanıklarıyla birlikte verilmiştir. Araştırma bu yönüyle Divan'daki illerin metaforik sözlüğü durumundadır. Yunus Emre'nin yüzyıllar önce kullandığı söz varlığı, geniş anlam dünyası, metaforik kullanımlar ile Yunus Emre'nin birikimi, hayal gücünü eserlerine yansıtması, kullandığı dilin işlerliği bir kez daha ortaya çıkmıştır. Araştırmada 83 ilde metaforik anlam tespit edilmiştir. Bu illerin kimisinde birden farklı metaforik anlam söz konusudur. Dolayısıyla çalışmada 100'den fazla metaforik anlam kaydedilmiştir. Tanıklarıyla verilen bu metaforik anlamların çoğunun dizinlerde ve tarihî sözlüklerde kayıtlı olmadığı görülmüştür. Çalışmada yer alan söz konusu genişlemiş yeni anlamların sözlüklere geçirilme çıktısı çalışmanın amaçlarındandır. Bununla birlikte çalışmada yer alan illerin metinde bağlam içinde kazandığı yeni anlamların, sözcük ve sözlük bilimi çalışmalarına da katkı sağlayacağı beklenmektedir.Publication Yunus Emre Gördük. Tarihsel ve Metodolojik Açıdan İşârî Tefsir. İstanbul: İnsan Yayınları, 2013, 324 s.(2021) Kaplan, AbdurrahimSince the beginning of human history, the interest shown to the material world has also been shown to the realm of meaning. Because human has two aspects, material and spiritual. Each individual has a separate inner realm and spiritual structure. It is necessary to meet spiritual needs as well as the necessity of meeting material needs. Every human being feels the need to feed and satisfy the spiritual world, as well as the need for nutrition materially. This spiritual dimension constitutes the belief, conscience and moral aspect of man. One of the systems that emerged in the historical process for man to attain spiri-tual perfection is Sufism. Sufis, as well as assimilating and applying the meaning of the Quran, tried to contribute to the maturation of the human spiritually by giving signifying meanings to its verses. In Sufism sources, it is claimed that the feeling of asceticism and sufism has existed among Muslims since the beginning of Islam and is based on the Qur'an and sunnah. Hz. Various rumors stating that some of the companions lived a devout life in the time of Muhammad (pbuh) are also evidences used by those who have this view. As with everything else, our criterion for ishari interpretation should be the Sunnah in the case of the Quran and its first interpretation. Every Sufi understanding that is compatible with the Quran and Sunnah criteria is acceptable, and every Sufi understanding that is incompatible with the Quran and Sunnah criteria and contrary to these criteria is also a ladder. Even though it is not tech-nically named, the understanding of Sufism has developed from the Companions, passed through various phases and has survived until today. Sufism started among Muslims in the second century of the Islamic calendar, right after the beginning of the history of Islam, and graduallyOther Verticillium dahliae Fungal Patojeni ile Mücadelede Mikonanoteknolojinin Kullanım Olanakları(2022) Yildirim, Ayfer; Acay, HilalVerticillium dahliae toprak kökenli bir bitki patojenidir ve mücadelesi kimyasal fungusitler ile sınırlıdır. Tüm dünyada önemli ekonomik tarımsal kayıplara neden olan hastalık etmeni fungusun çok geniş bir konukçu dizisine sahiptir. Hastalığın kontrolünde başarılı yöntemlerin azlığı, hastalığın önemini daha da arttırmaktadır. Ayrıca alternatif mücadele yöntemleri geliştirilme çabası çevre dostu fungusitlerin yetersizliği, patojenlerde fungisit dayanıklılığının ortaya çıkışı ve patojen popülasyonlarının konukçu dayanıklılığını kırması nedenlerine dayanmaktadır. Günümüzde ise hastalıklarının kontrolünde daha iyi etkinlik sağlayan nanoparçacık uygulamalarının popülerliği her geçen gün artmaktadır. Mevcut araştırma, yabani mantar olan Russula delica metanol ekstresi (RDE) ile herhangi bir tehlikeli madde kullanmadan yeni, basit, uygun maliyetli ve çevre dostu bir yöntem ile biyonanomateryal (RDEK) sentezlemek ve ilk defa sentezlenen bu materyalinantifungal madde olarak tarımsal uygulamlarda kullanımına işaret etmeyi amaçlamaktadır. Çalışmada, farklı konsnatrasyonlarda uygulanan RDE ve RDEK’nın Verticillium dahlia’ye karşı antifungal aktivite gösterdiği tespit edilmiştir. 0.02 mg/ml konsanrtasyonda en iyi aktivite gösteren RDEK biyonanomateryali tarımsal uygulamlarda fungusit olarak değerlendirilebilir.Article Vergide Evlilik Cezası ya da Evlilik Ödülü(2024) Aydın, Mehmet SadıkBu çalışmada özellikle medeni hal farklılıklarının vergilemede sağladığı avantaj ve dezavan- tajlar anlatılacaktır. Literatürde evlilik cezası ya da evlilik ödülü kavramları ile açıklanan bu durum bazı ülkelerde evliliği teşvik amacı ile bazı ülkelerde ise vergilemenin mali amacını ger- çekleştirmek amacıyla uygulanmıştır. Evlilik cezası evlilik kararını olumsuz etkilerken, evlilik ödülü evliliği teşvik etme amacıyla uygulanabilmektedir. Ayrıca kayıtdışı çalışma ve kadının iş hayatının dışına çıkarılmasına da etki edebilmektedir. Çalışmada uluslararası literatürden ya- rarlanılarak çeşitli ülke örnekleri incelenmiştir. Çalışma kapsamında daha adil ve daha etkin bir vergi uygulamasının hangi doğrultuda düzenlenmesi gerektiği tartışılarak politika yapıcılara yol gösterici öneriler sunulması hedeflenmektedir.Article Various Sin Tax Applications from the Perspective of the Interventionist State Approach(2024) Aydın, Mehmet Sadık1929 Ekonomik Krizi öncesi sadece mali amaçlarla başvurulan vergilere, kriz sonrasında çeşitli amaçlarla başvurulmuştur. Müdahalecilik yaklaşımı doğrultusunda özellikle paternalist devlet uygulamasının yansıması olarak günah vergisi kavramı kullanılmıştır. Bu çalışmada dün- yada vergi uygulamaları incelenerek hangi vergi- lerin günah vergisi kapsamında değerlendirilece- ği amaçlarına göre ele alınarak anlatılmıştır. Ça- lışmada ülkelerin vergi sistemi literatür taraması yapılarak incelenmiştir. Çalışma sonucunda ula- şılan bulgular, devletin müdahalelerinin esasında literatürde ne kadar sorgulansa da paternalist yaklaşım gereği uygulanan günah vergilerinin kamu yararına katkı sağlaması nedeniyle müda- haleciliğin gerekli olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca bu vergilerden elde edilen gelirlerin ortaya çıkan bu sorunların finansmanında kullanılması durumunda kamunun ek bir maliyetten kurtula- cağı da bir diğer bulgu olarak ortaya konulmuş- tur. Çalışma ile hem literatüre katkı sunulması hem de politika yapıcılara etkin bir vergi sistemi oluşturulması amacıyla yol gösterici öneriler su- nulması hedeflenmektedir. Ayrıca günah vergisi uygulamaları ile kamuya kaynak yaratma potan- siyeli oluşturarak vergilendirmenin mali amacı- nın gerçekleştirilmesine de katkı sunulmuş ola- caktır.Article Vehim, Kurban, Gerçeklik: Reşat Nuri Güntekin’in Damga Romanında Birey ve Toplumsal Algı(2021) Kanter, BeyhanToplum, bireyin davranışlarını yönlendiren, bireyi gözetim altında tutan ve çoğu zaman birey adına karar veren güçlü bir iktidar mekanizmasıdır. Bu iktidar mekanizmasının işleyişi, toplumsal yapı tarafından oluşturulan normlarla, kalıp yargılarla ve zımni mutabakatlarla sağlanır. Toplumsal normlar ve kabullerle çatışan bireyler, tekinsiz olarak etiketlendikleri gibi dışlanma pratiklerine maruz kalırlar ve ötekileştirilirler. Ötekileştirme ve toplumsal çeperlerin dışında bırakılma; yalnızlık, kimsesizlik ve yersiz yurtsuzluğa yol açtığı gibi varoluşsal kaygılarla bütünlenerek travmatik etkilere sebep olur. Toplumsal normlardan sapma gösteren birey, toplumsal yapı tarafından onaylanmaz. Dış dünyanın gerçeklerine ve birey - toplum ilişkisine odaklanan romanlarda birey ve toplum çatışması, ötekileştirme, damgalama ve yabancılaşma olguları üzerinden aktarılır. Romanlarında sosyal hayatın gerçeklerini gözlemci bir tavırla yansıtan Reşat Nuri Güntekin, bu makaleye konu edilen Damga romanında küçüklüğünde dinlediği bir aşk masalının etkisinde kalan başkişinin, toplum tarafından dışlanmasını anlatır. Damga romanının başkişisi İffet, toplumsal normlarla şekillenen yargılamaların “kurban”ı olarak toplumsal algının tutsağı durumunda kalır. İffet’in tutsaklığı, küçüklüğünde dinlediği bir aşk masalının kahramanıyla kendisini özdeşleştirmesi ve fedakâr âşık rolüne bürünme arzusuyla ortaya çıkar. Bu makalede, toplumsal normların birey üzerinde oluşturduğu psikolojik etki sosyal karşılaşmalar bağlamında irdelenecek, birey ve toplum arasındaki çatışma başkişi İffet’in maruz kaldığı “damgalanma” üzerinden açıklanacaktır. Makalede, Erving Goffman’ın toplumsal analiz metodolojisi, Reşat Nuri Güntekin’in Damga romanına uygulanacaktır.Article Umay Cult in Mardin(2021) Balıkçı, Şakire; Şimdi, BedlihanUmay, Türk kültürünün en eski devirlerinden günümüze değin dişil ve güçlü bir sembol olarak varlığını korumaktadır. Çalışma sahasını teşkil eden Mardin, bu açıdan zengin bir anlatı geleneğine sahip özel kentlerden biridir. Çalışmada geçen Sıtti Radviye, Sıtti Nefise, Mort Şmuni, Şeyh Lıbben Türbesi ve etraflarında gelişen efsane ve memoratlar değerlendirildiğinde Umay kültünün bariz bir şekilde izlerine ulaşmak mümkün olmuştur. Bu durum şehir halkının ritüel ve pratiklerinde de yaşamaya devam eder. Bu bağlamda çalışmanın temel amacı Umay ruhunun günümüzdeki izlerini sözlü kültürün önemli ölçüde zenginliğini koruduğu Mardin sahasında tespit etmek ve varılan sonuçlar değerlendirilerek Umay kültünü bünyesinde barındıran dişi/ muhafazakâr kültür ve geleneksel halkbilimi unsurlarının varlığına dikkat çekmektir. Çalışma on dört kaynak kişiyle mülakat yöntemi uygulanarak gerçekleştirilmiştir.Publication Ulûmu’l-Kur’ân’ın İhtilâflı Meselelerinin Teysîru’t-Tefsîr’deki Yansımaları: Nesh, Hurûf-ı Mukattaa ve Mu‘arreb Kelimeler Örneğinde(2022) Dede, FatıhThree of the most challenging isssue of Tafsîr and, where the diversities of views are seen, are Nesh, Hurûfu Muqatta‟a and the existence of Muaarreb Words in Qur‟an. During the history of Tafsîr, glassators and scholors who made Works on the Tafsîr though different weights, surely focused on this issues. Glassators expressed their viewes on this issues in the commentory or in the interpretion of the relevant verses/âyât and they reflected this views on their interpretion . After giving brief and general information about three issues mentioned in our article, we will try to determine the opinion of the İbâziyye sect on these issues. Muhammed b. Yusuf Itfiyyiş is the symbol name of Ibâzıyye sect , nicknamed Qutbu'l-Aimmee, which had compiled three tafsir of İbaziyye sect. In his last work Teysiru‟t-Tefsir, we will try to identify and evaluate how he approaches these issues and how this approach is reflected in his commentary. With this study, we have determined the opinions of the Ibaziye sect, which is not well known in the academic community, on these issues, which have an important place in terms of tafsir science, and present them to those concerned.Article Uluköy Mağarası Kazıları, Mardin/Türkiye: İlk Rapor(2024) Kodas, Ergul; Çiftçi, Yunus; Dinç, Onur; Erdem, Çağdaş; İpek, Bahattin; Kodas, Charlotte Labedan; Ayazgün, ŞindaAlthough research on the Palaeolithic Age in Anatolia is limited, it has gradually increased and started to yield clearer results. Most of the research on the Palaeolithic Age in the region consists of surveys, with archaeological excavations being quite limited. Our knowledge about this period is primarily based on information obtained from surveys, with only a small contribution from the few archaeological excavations conducted. As a result of the research carried out in Anatolia, the existence of almost all phases of the Palaeolithic Age is known. However, in Southeastern Anatolia, which is also an important part of Northern Mesopotamia, much less research has been conducted. The Uluköy Cave (Şıkefta Elobrahimo) in the Uluköy neighborhood of the Kızıltepe district of Mardin province provides important information on the Palaeolithic Age. The archaeological layers found in this settlement add a new dynamic to Palaeolithic research in the region and reveal the existence of chipped stone industries, such as Yabrudiyan, Hummaliyan, and Emireh, which are mostly defined in the Syria-Levant area, in Southeastern Anatolia (Northern Mesopotamia).Article Türkiye’de Bütçe Açığı İle Enflasyon İlişkisinin İncelenmesi: COVID-19 Pandemi Ve Sonrasındaki Dönem Üzerine Bir Ekonometrik Analiz(2024) Emek, Ömer FazılBu çalışmanın amacı, Türkiye’de 2020 ile 2024 yılları arası bütçe açıkları ile enflasyon ilişkisini incelemektir. COVID-19 salgınının Türkiye’de yaygınlaşmaya başladığı 2020 yılı haziran ayı, dönem başlangıcı olarak ele alınmıştır. Aylık olarak derlenen bütçe açıkları ile enflasyon oranı verilerine dayanarak bu ilişkinin uzun ve kısa dönemli tespiti için ARDL sınır testi uygulanmıştır. ARDL sınır testinden elde edilen bulgulara göre bütçe açığı ile enflasyon oranı uzun dönemli eşbütünleşik ve aralarındaki ilişki pozitif yönlüdür. Ayrıca bu iki değişken arasında nedensellik ilişkisinin varlığını belirlemek için de Toda-Yamomoto nedensellik analizi yapılmıştır. Nedensellik testinden elde edilen bulgular, bütçe açığından enflasyon oranına doğru tek yönlü nedenselliğin varlığını göstermektedir. İncelenen dönemde fiyatlar genel seviyesinin artışında bütçe açıklarının önemli rol aldığı, enflasyonla mücadelede mali politikaların etkin olduğu anlaşılmıştır.Article Türkiye ve Meksika Örnekleri Üzerinden Toplumsal Bellek ve Müze İlişkisi(2025) Batuhan, TuğbaIn structuring the nation-state, museums are where history and social memory are formed, shaped, and exhibited in the service of national identity. Although states prioritize nationalism in the nation-building process to spread their ideology and emphasize social identity, social memory is the most significant detail of historical structuring in the construction of national identity. Objects that represent the emergence of identity have a mission that fulfills the function of keeping the elements of collective memory alive while showing their representation in the museum environment. Memory is remembered and ready to be reproduced whenever necessary, and taking on new meanings is another of the museum's tasks. Museums are places that exhibit, preserve, and interpret the heritage of the nation-state and keep the memory alive by communicating with society based on the benefits they offer to national identity and social memory. The study examines the Ankara Museum of Painting and Sculpture and the National Museum of Anthropology in terms of their impact on the structuring of the nation-state based on their founding dates, contributions to social memory, and the missions of museums in this process.Article Türkçe-Kırmancca (Zazaca) Sözlük Bağlamında Zazacada Eşanlamlı Sözcükler(2020) Kırkan, AhmetDillerde eş anlamlı sözcükler zenginleştirici öğelerdir. Bazı dillerde bir sözcüğün birden çok eş anlamlısı bulunurken, bazı dillerde ise sözcüklerin eş anlamları çok az vardır veya hiç yoktur. Eş anlamlı sözcükler aynı kavramı farklı açılardan tanımlayan, kavramın çeşitli yönlerini ortaya koyan sözcüklerdir. Kürtçede ve özellikle Zazaca diyalektinde eş anlamlı sözcükler yoğun bir şekilde kullanılmaktadır. Eş anlamlı olarak belirtilen bütün sözcüklerde nüanslar vardır. Bu sözcükler genel yapı anlam ilişkisi içerisinde eş anlamlı olarak kabul edilirler. Özellikle farklı kültürlerin ve dillerin iç içe geçtiği coğrafyalarda eş anlamlı sözcüklerin sayısında ciddi bir artış meydana gelir. Konuşulduğu coğrafya göz önüne alındığında Zazaca; Türkçe, Arapça ve Farsça dilleri ile Kurmancca diyalektiğinin mozaik bir yapı oluşturduğu bir coğrafyada konuşulmaktadır. Bu kültürel mozaik ve dilsel atlas Zazacada birçok eşanlamlı sözcüğün ortaya çıkmasını sağlamıştır. Çalışmanın amacı Vate Çalışma Grubu tarafından hazırlanmış olan sözlükte, Zazacadaki eş anlamlı sözcükleri tespit etmek; bu sözcükleri anlamsal açıdan analiz etmek ve hangi seslerde daha fazla eş anlamlı sözcüğün bulunduğunu grafiklerle tespit etmektir. Kaynak olarak bahsedilen sözlük ve çeşitli dillerdeki dilbilim kaynakları kullanılacaktır. Türkçede bu alanda birçok çalışma yapılmış olmasına rağmen Zazacada bu alanda şimdiye kadar müstakil bir çalışma yapılmamıştır. Bu açıdan çalışma önem arz etmektedir. Kaybolmaya yüz tutmuş bir dilde yapılacak kategorik çalışmalar, dilin envanterinin ortaya konulması açısından önemlidir. Zazacada tespit edilmiş eş anlamlı sözcükler, çalışmanın sonunda verilmiştir. Çalışmada günlük dilde aktif bir şekilde konuşulan sözcüklerin tespit edilmesine özen gösterilmiş, yabancı dillerden alınmış veya türetilmiş sözcükler çalışmaya alınmamıştır.Article Türkçe Dersi Öğretim Programına Yönelik bir İhtiyaç Analizi(2024) Özdaş, Faysal; Kavan, NihatThe aim of this study is to conduct a needs analysis for the Turkish Curriculum based on the opinions and experiences of Turkish teachers. The phenomenology model of qualitative research method was used as a model in the research. The study group of the research was determined using the maximum sampling method. The study group consisted of 28 Turkish teachers working in public schools. The data collection tool of the study is a semi-structured interview form consisting of four questions. The data obtained were subjected to content analysis and presented in the findings. According to the results obtained from the findings of the research, the participants who emphasized the strengths of the program highlighted that the program is student-centered, language skills are given importance, it is suitable for multiple intelligence theory, the achievements are clear and understandable, and it is suitable for the constructivist approach. The participants who emphasized the weaknesses of the program stated that the program was inadequate in terms of activities, too much emphasis was placed on grammar, the subjects were not associated with daily life and values were not sufficiently included. When the opinions on the needs of the curriculum were examined, it was stated that the curriculum was insufficient in terms of basic language skills, inclusiveness, application and higher-level thinking skills, and reading and comprehension texts. When the results regarding the compatibility between the curriculum and Turkish textbooks are examined, incompatibilities such as the reading texts are not suitable for the level of the students, the texts are not renewed, and they do not attract the attention of the students come to the forefront. Participants suggested that a new Turkish Language Curriculum to be developed should be practice-oriented, take into account the social and economic environment in which schools are located, and focus on reading comprehension.Article Türk Sineması’nda Yunus Emre ve Eserleri(2021) Bayındır, Dilaver; Işık, MehmetBüyük sanatçılar ve düşün insanları genellikle büyük değişim ve dönüşümlerin yaşandığı kaos dönemlerinde ortaya çıkarlar. Yunus Emre de Anadolu’da böylesi değişim dönüşümlerin yaşandığı bir dönemde yaşamış ve halkın anlayabileceği sade bir dille söylediği şiirleriyle Anadolu halkının gönlünde taht kurmuştur. Türk kültür ve sanat hayatındaki ağırlığına karşın Türk sinemasının Yunus Emre’ye hak ettiği değeri verdiğini söylemek zordur. Bu çalışmada Yunus Emre’yi konu alan uzun metraj filmler incelenmiştir. Yapılan inceleme neticesinde başlangıcından bu yana Türk sinemasında doğrudan Yunus Emre’nin hayatını konu alan dört uzun metraj filmin çekildiği, bu filmlerin olay örgüsü ve anlatı yapısı olarak büyük ölçüde birbirlerine benzedikleri; merak öğesini tetikleyecek, heyecan hissi uyandıracak bir anlatı yapısına sahip olmadıkları; olay örgülerinin seyirciyi içerisinde çekecek şekilde örülemediği., dramatik yönlerinin zayıf olduğu, karakterlerin çoğu zaman yapay kaldığı dolayısıyla Yunus Emre’nin hayatını, eserlerini ve fikirlerini gelecek nesillere ve insanlığa duyurabilmek için daha nitelikli filmlerin ve belgesellerin çekilmesine ihtiyaç bulunduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.Article Turizmin Etkilerine Yönelik Yerel Halkın Algıları, Turizm Gelişim Desteği ve Yaşam Tatmini İlişkisi: Mardin Odaklı bir Araştırma(2021) Kodas, Davut; Öztürk, Erdal; Deniz, SezenThe aim of this research is to examine the relationship between the economic, cultural, negative social and environmental effects of tourism, life satisfaction, tourism development perceptions, support of residents in Mardin, through the hypothetical model. A total of 281 data were collected via face-to-face survey and convenient sampling method in July and August 2021. After the measurement model was validated, the hypothetical model of the research was tested through structural equation modeling. According to the findings of the research, significant relationships were found between the local resident perceptions of economic and cultural effects of tourism and their support for the development of tourism. At the end of the research, the findings were discussed, and practical and managerial suggestions were presented.Article Tunus Eyaletindeki İslam Mezhepleri ve XVI. Yüzyılda Osmanlı Otoritesiyle İlişkisi(2022) Şerifoğlu, MetinBu araştırma, Tunus'taki İslam mezhepleri konusunu ve 16. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu ile olan ilişkilerini ele almaktadır. Nitekim Tunus, İslam tarihi boyunca Sünnî, Şîî ve Hâricî dahil olmak üzere birçok İslam mezhebini tanımıştır. Bu mezheplerin yaygınlaşması, İslam fetihlerinden Osmanlı döneminin sınırlarına kadar Tunus'un tanık olduğu siyasi gelişmelere bağlanmıştır. Tunus'ta bugüne kadar Mâlikî, Hanefî ve İbâdî olmak üzere üç İslam mezhebi kaldı. Tunus’taki diğer mezhepler ise artık kalmamıştır. Öte yandan Mâlikî mezhebi, Tunus ve Kuzey Afrika'da en yaygın mezhep olmaya devam etti. Tunus, Osmanlı hakimiyetine girdiğinde, Hanefî mezhebi yeniden yayılmaya başladı ve devletin resmi mezhebi haline gelmiştir. Osmanlılar Tunus'ta tüm mezheplere karşı hoşgörülü bir politika izlemiştir. Bu bağlamda, bu araştırmayı üç bölümde ele alacağız: Birincisi, Osmanlı'ya girmeden önce Tunus'ta var olan en önemli İslam mezhepleri. İkincisi, Osmanlı'nın Tunus'a girişi ve bunun mezhep haritasındaki yansıması. Üçüncüsü ise, Osmanlıların Tunus'ta kurdukları kurumlarda İslam mezheplerinin rolü.

