TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/1836

Browse

Recent Submissions

Now showing 1 - 20 of 2275
  • Article
    Zoos as a Simulation Space: A Critical Approach with the Theories of Baudrillard and Uexkull
    (2025) Haznedaroğlu, Rodi
    This study examines zoos as one of modernity's ways of representing nature. Zoos are discussed within the framework of Baudrillard's simulation theory and Uexküll's concept of the umwelt. The primary argument of the article is that zoos, while bringing nature and animals into urban spaces, transform them into simulations, detaching animals from their subjectivity and representing them as objects of gaze and instruments of spectacle. Zoos function as remodeled versions of nature and animals. The concept of the umwelt is used in this study to emphasize that each animal exists in its own world of perception and influence, but in zoos, animal subjects are abducted from their own environmental world. Methodically, the study employs a literature review and interprets existing knowledge in the field. The results demonstrate that zoos reproduce animals at the level hyperreality. It also emphasizes that in zoos animal subjectivity is replaced by objectification as part of an anthropocentric perception. While maintaining a critical approach toward anthropocentrism the study offers interpretations of the human-animal relationship through zoos within the context of posthumanist ethics.
  • Publication
    Zeki Demirkubuz Sinemasında Şiddet: Masumiyet ve Kader
    (2015) Aytekin, Pelin Erdal
    Bu çalışma Zeki Demirkubuzun şiddet olgusunu anlama ve aktarma biçimini ele almaktadır. Çalışmanın amacı sinema anlatısını yalnızca şiddeti anlamak için araç olarak kullanmak değil, daha çok sinema anlatısıyla kurulan tekil, küçük ve anlamsız hayatların eşliğinde şiddetin dönüştürdüğü dünyanın anlaşılabilir kılınabilmesidir. Bu amaç doğrultusunda, Demirkubuzun şiddeti bir insanlık hali olarak konumlandırdığı Masumiyet (1997) ve Kader (2006) filmlerindeki şiddet olgusu detaylı bir film analizi ile bahsi geçen sorunsal bağlamında tanımlanmaya çalışılmaktadır. Demirkubuzun Kader ve Masumiyet filmlerinde yarattığı sinematografik dil auteur eleştirisine göre incelenmiş; bu inceleme mizansen eleştirisiyle desteklenerek Demirkubuz sinemasında şiddetin farklılaşan görünümleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışma, Demirkubuzun anlatılarında yarattığı karakter atmosferinin etkisiyle Türkiye sineması içerisinde şiddeti görünür hale getiren önemli yönetmenler arasında bulunduğunu ortaya koymaktadır. Demirkubuzun hayata yenilmiş ve kadere boyun eğmiş karakterlerinin şiddet olgusunu açık bir biçimde gözler önüne seren bir özellik taşıdığı gözlemlenmektedir.
  • Research Project
    Yüksek Isıl İşlem Uygulanmış Süt ile Üretilmiş Türk Beyaz Peynirinde Üretim pH'sının Kalsiyum Dengesi ve Peynirin Kesilebilirliği Üzerine Etkisinin İncelenmesi
    (2017) Öztürk, Mustafa
    Beyaz peynirlerde kesme islemi sırasında kırıkların olusması ekonomik kayıplara yol açmaktadır. Bu çalısma ile hedefimiz çesitli (5,3, 5,0, 4,7) pH degerlerinde kapanan beyaz peynirlerin proteine baglı kolloidal kalsiyumun (KK) miktarını tespit etmek ve kesilebilirligi incelemekti. Bu amaçla 4 farklı zamanda yüksek ısıl islem uygulanmıs süt (78C, 8dk) kullanılarak üretilmis beyaz peynir örneklerinin kimyasal özellikleri ve tekstürleri 1., 2., 4., ve 8. haftalarda takip edilmistir. Kapama pH degeri 4,7 olan peynirler pH 5,3 ve 5,0?da kapanan peynirlere göre depolama süresi boyunca daha sert bir yapı göstermislerdir. Depolama süresi boyunca peynirlerin pH degerleri ile kesilme islemi sırasında olusan kırıkların boyutu arasında bir iliski gözlemlenememis, fakat kırık agırlıgı ile peynirin pH?sı arasında istatistiksel olarak anlamlı negatif korrelasyon (r = 0,63) gözlemlenmistir (baska bir deyisle pH degerindeki düsme kırık agırlıgını arttırmıstır). pH 5,3 ve 5,0?da kapatılan peynirlerin kesmeye karsı gösterdigi yapıskanlık (adhesiflik) depolama süresi boyunca artmıstır. Depolama süresi boyunca peynirlerin KK miktarları ile suda çözünen azotlu madde (SÇA) miktarları farklılık gözlemlenmemistir. Bu çalısma ile beyaz peynirin kapama pH?sındaki artısın beyaz peynirde kesme sırasında olusan kırık agırlıgını azalttıgı ortaya konmustur. Aynı zamanda bu çalısma ile literatürde ilk kez Türk beyaz peynirinde KK miktarı gözlemlenmistir.
  • Article
    Young Marx, Alienation and Communism, and a Note on Aristotle
    (2013) Duman, Musa
    In this article, I explore young Marx’s theses on man, alienation and communism from a critical point of view. I argue that Marx’s thought fits well within the tradition of modern subject metaphysics which culminates in Hegel’s philosophy. Marx’s attempt at interpreting human essence in terms of labor and production belong directly to this context of subject metaphysics. I also take issue with the social-political implications of this undestanding of man. Then I have recourse to Aristotle’s political thought, his reflections on polis, as a comparative case. Both thinkers recognize man’s communal nature but intrepret it in entirely different ways.
  • Article
    Yaşar Kemal’in Bir Ada Hikâyesi Dörtlemesinde Mekânın Yeniden Üretimi
    (2026) Dinç, Mehmet
    Yaşar Kemal’in Bir Ada Hikâyesi dörtlemesi, Türkiye ile Yunanistan arasında yaşanan nüfus mübadelesinin toplumsal sonuçlarını ve mekânsal yansımalarını ele alan bir eserdir. Bu çalışma eserlerden yola çıkarak zorunlu göç olgusunun bireyler ve halklar üzerindeki etkilerini mikro ölçekte incelemeyi amaç edinir. Bu bağlamda Karınca Adası mekânsal bir inceleme alanı olarak değerlendirilir. Çalışmanın kapsamını nehir romanalar şeklinde yazılan Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana, Karıncanın Su İçtiği, Tanyeri Horozları ve Çıplak Ada Çıplak Deniz adlı eserler oluşturur. Araştırma metin çözümlemesine dayalı nitel bir yöntemle yürütülmüş; romanlarda yer alan anlatılar, mekânın yeniden inşası, mülkiyet ilişkilerinin dönüşümü, nüfus hareketleri ve gündelik yaşam pratikleri bağlamında yorumlayıcı bir bakış açısıyla yapılmıştır. Karınca Adası, mübadele sürecinin yarattığı kırılmaları somutlaştıran bir temsil mekânı olarak ele alınır. Romanlar incelendiğinde Rum nüfusun adayı terk etmesinin ardından Karınca Adası bir süre ıssız kalır. Bir zamandan sonra gelen göçmenlerle birlikte adanın yeniden iskân edilmesi sağlanır. Taşınmaz malların mülkiyetinin hazineye devredilmesi ve tapular aracılığıyla yeni yerleşimcilere dağıtılması, adadaki yeni toplumsal düzenin kuruluş aşamasını oluşturur. Nüfusun artmasıyla birlikte sağlık, eğitim ve ticaret gibi kamusal ihtiyaçlar ortaya çıkar; doktor muayenehaneleri açılır, dükkânlar kurulur ve okul binası yeniden işlevsel hale getirilir. Öte yandan tarımsal üretimin kolektif bir biçimde değerlendirilmesi, adada dayanışmaya dayalı bir ekonomik yapının oluşumunu sağlar. Serinin son romanı Çıplak Ada Çıplak Deniz’de evliliklerin başlamasıyla birlikte adada kalıcı bir toplumsal yaşam tesis edilir. Böylece mekânsal adlandırmalar ve gündelik pratikler yeni yerleşimcilerin algılarına göre yeniden şekillenir. Bir Ada Hikâyesi dörtlemesi, mübadele sürecinin yerel ölçekte yarattığı toplumsal, kültürel ve mekânsal dönüşümünü görünür kılmakta; yeni bir yaşam üretilirken geçmişe ait kolektif hafızanın giderek silinişini ortaya koymaktadır.
  • Article
    Yapay Zekâ Araçlarının İlkokul Öğrencilerinin Yabancı Dil Okuma Yeterliliği Üzerindeki Etkisi
    (2025) Süer, Sedef; Aslan, Kardelen
    Bu çalışmada, yapay zekâ destekli araçların, İngilizce yabancı dil okuma becerilerinin geliştirilmesi ve anadil okuryazarlık becerilerinin iyileştirilmesi üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu kapsamda söz konusu çalışma ön-deneysel bir araştırma yöntemi temelinde tasarlanmış olup tek bir deneysel gruba müdahalenin yapıldığı, ön test-son test modeline dayanmaktadır. Araştırma, 2023-2024 akademik yılının ikinci döneminde, Türkiye’de bir devlet okulunda öğrenim gören 23 üçüncü sınıf öğrencisi ile 8 hafta süresince gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar, gerekli teknolojik ekipmanlara sahip olma kriterine göre ölçüt odaklı örnekleme yöntemi kullanılarak seçilmiştir. Tasarlanan öğretim sürecine dâhil olan öğrencilere 8 hafta boyunca düzenli İngilizce dil dersleri verilmiş ve anadil okuma becerilerini geliştirmeye yönelik yapay zeka tabanlı görevler atanmıştır. Sürecin başında ve sonunda öğrencilere İngilizce okuma yeterliliği testleri uygulanmış, programın sonunda ise yapay zeka destekli ana dil okuma performansı değerlendirme puanları ve araştırmacılar tarafından geliştirilen kapalı uçlu anketler aracılığıyla elde edilen veriler incelenmiştir. Verilerin analizinde normallik, homojenlik testleri, betimsel istatistik verileri ve t testi gibi istatistiki yöntemlerden yararlanılmıştır. İstatistiksel analizler sonucunda öğrencilerin her iki dilde de okuma becerilerinde belirgin bir ilerleme kaydettiği tespit edilmiştir. Yapay zekâ destekli eğitim programının öğrencilerin anadilde okuma alışkanlıkları, anlama becerileri ve kelime hazinesinin gelişimine katkı sağladığını ve yabancı dil okuma becerilerinde de artış gösterdiğini ortaya koymaktadır. Bu çalışmada elde edilen sonuçlar, yapay zekâ destekli araçların dil öğrenme becerilerinin geliştirilmesinde önemli bir rol oynayabileceği vurgulanmaktadır.
  • Article
    Vanlı Memduh Selim Bey ve Jîn Dergisi (1918-1919)
    (2025) Yıldız, Ayhan; Kurt, Şehmus; Arslan, Mesut
    Memduh Selim Bey (1880-1976) from Van started his education life in Van, the city where he was born, and completed his primary and secondary education there. Then, in order to continue his higher education, he went to Istanbul, the cultural and intellectual center of the period. During his time in Istanbul, he was the general secretary of the Hêvî Student Society, which was founded in 1912 and where Kurdish students came together and carried out cultural, social and political activities. This society carried out important studies for the revival of Kurdish identity and culture in the last periods of the Ottoman Empire and published publications such as Roj-î Kurd, Hetaw-î Kurd in this direction. Memduh Selim Bey’s first articles appeared in Jin magazine (1918-1919). He contributed to the Kurdish enlightenment of the period by writing articles on social and political issues in that publication. In this study, the articles written by Memduh Selim Bey in Jîn magazine, which continued its publication life between 1918-1919, will be analyzed. In this study, the articles written by Memduh Selim Bey in Jîn magazine, which continued its publication life between 1918-1919, will be analyzed. Jîn magazine draws attention as a publication that focuses on issues such as national identity, language and culture. Memduh Selim Bey’s articles in this journal are of great importance both in terms of reflecting the political and social atmosphere of the period and in terms of understanding the intellectual foundations of the Kurdish enlightenment movement. These articles reveal the author’s intellectual background, his perspective on social issues, and his efforts towards the construction of Kurdish identity. Therefore, this study aims to contribute to understanding both the author’s world of thought and the sociopolitical dynamics of the period by examining Memduh Selim Bey’s writings in Jin magazine in detail.
  • Article
    Van Akdamar Adası’nın Destinasyon İmajı’nın Çevrimiçi Ziyaretçi Yorumları Açısından İncelenmesi
    (2025) Serçek, Gülseren Özaltaş; Subaşı, Asef
    Bu çalışma, Akdamar Adası’nın destinasyon imajını çevrimiçi ziyaretçi yorumları aracılığıyla netnografik bir yaklaşımla incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada, destinasyon imajı bilişsel, duyuşsal ve davranışsal bileşenler çerçevesinde değerlendirilmiş ve TripAdvisor platformunda yer alan 595 kullanıcı yorumu analiz edilmiştir. Bulgulara göre; ziyaretçilerin büyük çoğunluğu adanın doğal güzellikleri, tarihi ve kültürel değerleri ile olumlu bir bilişsel imaj geliştirmiştir. Özellikle manzara, kilise mimarisi ve atmosfer öne çıkarken; ulaşım, fiyat politikası ve çevresel temizlik konularında bazı olumsuz geri bildirimler de tespit edilmiştir. Duyuşsal imaj açısından ziyaretçiler, huzur, büyülenme ve hayranlık gibi yoğun duygular dile getirmiştir. Davranışsal boyutta ise tekrar ziyaret etme ve başkalarına tavsiye etme eğiliminin yüksek olduğu görülmüştür. Sonuç olarak, Akdamar Adası’nın destinasyon imajı genel olarak güçlü bulunmuş; ancak ulaşım, çevre düzenlemesi ve tanıtım konularında iyileştirmelere ihtiyaç duyulduğu vurgulanmıştır. Elde edilen verilerin destinasyon yöneticileri ve yerel yönetimler için stratejik planlama süreçlerine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
  • Publication
    Tûr Abdin'de Bir Kimlik Ve Anlatım Biçimi: Mitirblar Ve Mitriplık
    (2015) Keskin, Necat
    Located beetween the Euphrates and the Tigris rivers, Mesopotamia has been a multi-cultural, multi-ethnic region in the course of history. As a part of this geographic region, Mardin and around which is also named as Tûr-Abdin comes to forefront with its multicultural and multi-ethnic characteristic just like Mesopotamia in which it is placed. Beside the Kurds, Arabs, and Syrian ethnic groups, there are other religious and cultural groups such as Sayyids, Mihalmis and mıtırbs that conditionally define themselves among this ethnicities. In this article mıtırbs living in and around Mardin are subjected within the framework of music, ethnicity, identity terms, and the Mıtrıplık, the traditional narrative form which is also continued in some ways nowadays, is compared to the dengbêjlik, another narrative form which is valued as a national form by Kurds. Mıtırbs are named as motreb, mıtrıp in different places and defined one of the Gypsies community who are doing music. They are perceived and defined in the same way in and around Mardin. However, mıtırbs often tend to define themselves in the Kurdish ethnic identiy. The thing that comes to forefront in this definition is their ability to use Kurdish very well and their existence there for a long time. On the other hand in and around Mardin, mıtırbs are using kemançe, a 3-stringed musical instrument. This instrument is also a main element of the traditional narrative form, mıtrıplık. This traditional narrative form which is passed down from one generation to the next by means of culturation process, differs from the other narrative form, dengbêjlik, by the central importance of the used instrument, and the identiy of the one who continues the tradition.
  • Article
    The Urartian Fortress at Ömerağa-Gölyüzü on the Southern Slope of Mt. Ağrı (Bozkurt Settlement Complex), in the City of Minuahinili (Karakoyunlu)
    (2018) Ozfirat, Aynur
    Ağrı Dağı bölgesine ilk Urartu seferleri krallığın erken evresinde, kral İşpuini (mö 830-810) ve Minua (mö 810-785/780) dönemlerinde başlamıştır. Bölge, Kral Minua tarafından Erken Demir Çağ krallığı Eriqua ülkesinin başkenti Luhiuni’nin fethi ve yeni kale kent Minuahinili’nin kuruluşuyla Urartu ül- kesinin parçası haline gelmiştir. Doğu Anadolu yüksek yaylasında Son Tunç-Erken Demir Çağ (pre-U- rartu) ve Orta Demir Çağ (Urartu) dönemlerine ait merkezi kaleler ya da kale kentler büyük çoğunluk- la yerleşim kompleksleri içinde yer alırlar. Bu kentler pre-Urartu döneminin küçük bağımsız krallıkları ve sonrasında Urartu Krallığı’nın büyük kentleri ya da yönetim merkezleri olarak kabul edilebilirler.
  • Publication
    The Status of the Christians and the First Synods in the Early Period of the Sasanian Empire
    (2015) Alıcı, Mehmet
    Hıristiyanlık, Sāsānī coğrafyasında 5. yüzyıldan itibaren yayılmış ve kurumsallaşmaya başlamıştır. Bu çalışmada, Hıristiyan nüfusun Īrānşehr olarak adlandırılan Sāsānī topraklarında kademeli bir şekilde artması, Sāsānī devletinin zaman zaman farklılaşan Hıristiyanlık algısı ve Hıristiyanların verdiği tepkiler konu edilmektedir. Araştırmanın kapsamı, Īrānşehrde yaşayan Hıristiyanlar ve Hıristiyanlık adına ilk kurumsallaşma örnekleri olan Mār İsḥāḳ (410) ve devamındaki Mār Yahballaha (420) ve Mār Dadişo (424) Sinodları ile bu kurumsallaşma karşısında Sāsānīlerin tutumu ile sınırlıdır. Aynı çerçeve içerisinde dinin siyaset üzerindeki etkisinin Roma-Sāsānī ilişkilerine ne ölçüde yansıdığı sorusuna cevap aranmaktadır.
  • Article
    The Multiple Narrations of Prophetic Hadith
    (2018) Aldoori, Ayman Jassim
    The collection of narrations of Hadith is considered to be very important for those who want to understand the Hadith and derive the Islamic ruling from it. And so with the numerous narrations available, the general is allocated, the absolute is restricted, the overall is shown and explained and the vague words are defined. Therefore, this study came to show some reasons for the multiplicity of the narrative, the wisdom of this pluralism as well as to criticize its expansion without the requirement of health. Not only this, but to also reveal the types of this pluralism and the effect of collecting multiple narration. This is done using the examples in which a multiplicity of narrations have occurred, distinguishing between the authentic ones and focusing on the most important.
  • Article
    The Invisible Working Force of Minor Migrants: The Case of Syrian Children in Turkey
    (2018) Aslan, Mustafa; Lordoğlu, Kuvvet
    Bu araştırma, çalışma hayatına yeni dâhil olan Suriye’li göçmen çocuk işçilerin mevcut çalışma ve eğitim koşullarını kavramak ve bazı öneriler sunmak üzere planlanmıştır. Göçmen olmanın üstüne eklenen küçük yaşlarda çalışma hayatına girmek, bizzat göçmen çocuk ve aileleri için ciddi kırılganlıklar taşımaktadır. Özellikle son dönemde Suriye’den gelen göçmenlerin yüzde 45’i 18 yaşından küçük olanlardan oluşmaktadır. Bu gençlerin bir bölümü okula devam edebilirken, bir bölümü okul ve iş hayatını birlikte sürdürmekte, bir bölümünün ise okulla ilgisi olmayıp sadece çalışmaktadır. Okula gidemeyen çocukların hangi oranda iş piyasalarına katıldıklarını teyit edecek sayısal bir veriye sahip değiliz. Bu çalışma ile Suriye’li nüfusun yoğun olduğu üç kentte tamamen enformel alan içinde çalışan Suriye’li göçmen çocuklara ait bilgiler derlenmiştir. Bu araştırma 2017 yılı içinde öncelikle Urfa, Mardin ve son olarak da İstanbul’da yapılmıştır. Çalışma sadece çocuklarla değil, onlardan gelir beklentisi içindeki ailelerle de gerçekleştirilmiş ve bazı sorun alanları ortaya konmuş ve bazı öneriler getirilmiştir.
  • Article
    The Evaluation of Food Allergy Knowledge and Attitudes of Hotel Service and Kitchen Staff in İzmir
    (2021) Bucak, Turgay; Yiğit, Serkan
    The aim of this study is to determine the knowledge and attitudes of service and kitchen staff about food allergy working in hotels in Izmir. In this context, data were collected through a questionnaire from 808 service and kitchen staff who is working in 4 and 5 star hotels in İzmir. Within the scope of the study, the service and kitchen staff were compared according to their knowledge and attitudes about food allergies. As a result of the comparison, it was determined that the kitchen staff had more knowledge about food allergies than the service staff. The majority of the participants were able to distinguish the main food allergens, but this rate decreased when the participants knew the difference between food allergy and food intolerance. In particular, it was revealed within the scope of the research that the participants had a lot of wrong information about dealing with customers who showed a food allergy reaction. The result show that service and kitchen staff need a comprehensive food allergy training
  • Article
    The Effect of the Theologians’ Endeavors to Safeguard God from What Is Inappropriate on Their Approaches
    (2018) Alkhattaf, Hasan
    Theologians from among Ash’aris, Maturidis and Mu’tazilah have differed on multiple issues. This difference has a reached a level where each sect has accused the other of committing blasphemy, especially between Ash’aris and Maturidis from one side and the Mu’tazilah from the other. The most important dispute that history has witnessed between them was in matters of the divine. upon investigation, it is found that most of these disputes ultimately relate to what ensures the protection of God from blasphemy. This study attempts to highlight the major issues relating to the above matter quoting the exact words and stands of theologians from the Mu’atazilah school and those from the Ash’aris and Maturidis schools as the latter being representative of the Sunnis. The most prominent issues that have stirred controversy in this context are the self-attributes of God Almighty; the Qur'anic and the Sunnah texts that liken God to His creation, seeing God on the Day of Judgment, the creation of human acts and the creation of the Qur'an.
  • Article
    Untitled
    (2017) Kılıç, Muhammet Fatih; Aydın, Muhammed
    Bu makale, XIV. asrın sonlarında ve XV. asrın ilk yarısında Hasankeyf Eyyübileri’nin hâkim olduğu bölgede yaşayan Muzaffer Haskefi’nin kaleme aldığı el-Keşşâf fî ‘ilmi’l-engâm adlı eserinin klasik musiki nazariyatı içindeki yerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Onun müzik teorisi, selefi ve çağdaşı olan nazariyatçılardan Safiyyüddin Urmevi (ö. 693/1294), İbn Kurr (ö. 759/1357), Şemseddin Saydâvi ve Cemaleddin Mardini’yle (ö. 809/1406) irtibatlı bir çerçevede gelişmiştir. İlişkide olduğu söz konusu isimlerden farklı olarak Haskefi, makamların oluşumunda, mahiyeti yeterince aydınlatılmamış olan ve kendisinin beyt adını verdiği yapıların rol aldığını belirtmektedir. Ayrıca kendisine has üslubuyla bazı makamların seyirlerini de vermektedir. Haskefi’nin eserinin müzik felsefesine ayrılan son kısmında dikkat çekici bir diğer husus da müziğin etkisine ilişkin tasavvuf referanslı açıklamalarıdır. Eserinde ritim bahsine yer vermeyen Haskefi; aralıklar, aralıklar arası nispetler, uyumlu-uyumsuz aralıklar gibi musiki nazariyatının temelini teşkil eden bahislere de değinmemiştir
  • Article
    The Maqāṣid of Uṣūl Al-Fiqh: An Analytical and Critical Study of Aḥmad al-Raysūnī’s Attempt
    (2025) Ebuzeyd, Vasfi
    The science of uṣūl al-fiqh (principles of Islamic jurisprudence) occupies a unique position in the intellectual heritage of Islam, serving as the methodological foundation for deriving legal rulings and structuring Sharīʿa reasoning. While its detailed discussions have enriched Islamic scholarship across centuries, its inherent maqāṣid (objectives) have rarely been examined as a distinct subject. They were often mentioned briefly in the prefaces of classical works, but never developed into an independent framework. In modern times, however, new attempts have been made to articulate these objectives, the most prominent being the work of Aḥmad al-Raysūnī, particularly in his book ʿIlm Uṣūl al-Fiqh fī Ḍawʾ Maqāṣidih (The Science of Uṣūl al-Fiqh in Light of Its Objectives). This article undertakes an analytical and critical study of al-Raysūnī’s attempt. Using inductive and analytical-critical methods, it surveys the classical heritage, highlights scattered references to the objectives of uṣūl al-fiqh, and evaluates the contribution of al-Raysūnī’s formulation. The study emphasizes both the originality and the limitations of his approach, showing how his effort opens the way for a broader and more systematic investigation of maqāṣid al-uṣūl. The findings indicate that treating the objectives of uṣūl al-fiqh as an independent subject can significantly enhance the discipline’s relevance. It enables the science not only to regulate the derivation of legal rulings but also to contribute to the renewal of Islamic thought, the integration of methodological coherence, and the advancement of Sharīʿa’s intellectual and civilizational mission. This research thus calls for further elaboration of maqāṣid al-uṣūl as a central axis for rethinking, evaluating, and reformulating the discipline in contemporary contexts.