Osmanlı Modernleşmesinde Sofra Temsilleri: Şıpsevdi Romanında Yeme-içme Pratikleri ve Kimlik Çatışması

Loading...
Publication Logo

Date

2025

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Open Access Color

OpenAIRE Downloads

OpenAIRE Views

Research Projects

Journal Issue

Abstract

Tanzimat Devriyle (1839-1876) birlikte başlayan Batılılaşma eğilimleri, toplumun gündelik yaşamında yeniden bir yapılanma sürecine gidilmeyi âdeta zorunlu kılar. Bu yeniden yapılanma süreciyle birlikte baş gösteren modern yaşamın geleneksel bir hayat süren Osmanlı toplumuna yansıması, gündelik hayat kurallarının da değişimine sebep olur. Gündelikliğin temel yapı taşları arasında bulunan; mekân, giyim kuşam, oturma-kalkma biçimleri, gelenek ve görenekler, yeme-içme gibi pratikler yaşanılan dönüşüm sürecinin ana unsurlarındandır. İnsan ihtiyacının en temel ögeleri arasında bulunan ve kültürel dinamiklerin yansıtıcısı olma niteliği taşıyan yeme-içme, toplumun yenilenme sürecinin en çok yansıdığı alanlardandır. Yeme-içme alışkanlıklarındaki değişimler, Osmanlı’nın geleneksel sofra adabından kopuşunu ve bunun sonucunda bireyin kimlik çatışması yaşamasını beraberinde getirir. Yemek saati geldiğinde aile bireylerinin oturulan odadan bir salona geçiş yapmaları, yemekte bulunacak kişi sayısına göre masa düzeninin oluşturulması, gelecek konukların kadın ya da erkek olma durumuna göre oturma şeklinin tanzim edilmesi, yeme-içme kültürüne geleneksel Osmanlı mutfağında olmayan yiyeceklerin dâhil edilmesi, tüketim şekillerinin Batılı standartlara göre şekillendirilmesi vb. durumlar gündelik yaşam içinde varlığını gösteren değişimler olarak gösterilebilir. Bu değişimlerin özümsenmeden ve ani bir şekilde uygulamaya geçirilmesi, bireylerin üzerinde büyük bir baskı mekanizmasına dönüşerek kültürel yozlaşmaya sebebiyet verir. Aynı zamanda geleneksel yemek kültürü, damak zevki, pişirme yöntemi ve davranış biçiminden uzaklaştırılan kişiler hem kendi öz benliklerinden koparılırlar hem de yeni gelen kültüre uyumlanamayarak medeniyet krizi yaşarlar. Bu bağlamda gündelik yaşam pratikleri içinde varlığını devam ettiren hayat tarzları toplumsal yapının önemli bir yansıtıcısı olan edebî ürünlere de konu olur. Bunun yanı sıra toplumsal düzeyde yaşanılan siyasî olaylar, yenileşme ve değişme hareketleri de toplumun önemli bir parçası olup yeniden üretim mekanizması hâline gelen kurgusal metinlere de yansır. Bu bağlamda uzaklaşılan geleneksel Osmanlı sofraları ve Avrupaî tarzda düzenlenmiş masalar, anlatılarda yerini alır. Bu çalışmada, Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın 1901 senesinde tefrika edilen daha sonra 1911 yılında yayımlanan Şıpsevdi romanı temel alınarak, Osmanlı modernleşmesinde yeme-içme kültürünün dönüşüm serüvenine değinilip bu dönüşümden hareketle kişilerin yaşadıkları bireysel ve kültürel çatışmalar metin merkezli bir inceleme ile detaylı bir şekilde ortaya konmaya çalışılacaktır.

Description

Keywords

Fields of Science

Citation

WoS Q

N/A

Scopus Q

N/A

Source

Folklor Akademi Dergisi (Online)

Volume

8

Issue

4

Start Page

1148

End Page

1160
Google Scholar Logo
Google Scholar™

Sustainable Development Goals