Ürdün'deki Filistinli Mültecilerin Kudüs Algısı: El-hüseyin ve Beka Kampları Örneği
No Thumbnail Available
Date
2024
Authors
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
Open Access Color
OpenAIRE Downloads
OpenAIRE Views
Abstract
Kudüs'ün tarih boyunca tevhidin merkezi ve kutsal bir mekân olarak öne çıktığını söylemek mümkündür. Bu kutsiyet durumu, tarih boyunca Kudüs'ü üç İbrahimi dinin literatüründe özel bir yere konumlandırmıştır. Ancak, zaman içinde bu kutsal statü, çeşitli açılardan çatışmalara yol açarak şehri, kutsalların çatıştığı bir mekân konumuna getirmiştir. Bu durum, kentin tarihinde dini, kültürel ve politik çatışmaların etkisi altında şekillenmiş ve Kudüs'ü benzersiz bir dinî ve tarihsel öneme sahip bir şehir haline getirmiştir. 1948 İsrail'in ilanından sonra şehir tam bir karmaşa durumu içerisine girmiştir. İsrail kurulduktan sonra burada yaşayan insanların çoğunu tecrit ederek Kudüs'ten sürmüştür. 1948 ve 1967 savaşlarından sonra yaklaşık 7 milyon Filistinli mülteci konumuna düşmüştür. Filistinli mültecilerin bölgede yaşanan değişim dönüşümler neticesinde Kudüs ve Kudüs'e ilişkin tasavvurları sürgünlük psikolojileriyle eşgüdümlü gelişmiştir. 'Ürdün'deki Filistinli Mültecilerin Kudüs Algısı: El- Hüseyin ve Beka Kampları Örneği' adlı bu çalışma, söz konusu kamplarda yaşayan mültecilerin Kudüs algısının nasıl değişip dönüştüğünü açıklamayı hedefleyen nitel bir araştırmadır. Araştırma konusunun kapsamlı bir şekilde anlaşılabilmesi için öncelikle Kudüs'ün anlam ve önemi açıklanmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda Kudüs'ün Ürdün'de yaşayan Filistinli mülteciler için herhangi bir profan mekân olmayışı nedenleri ile birlikte açıklanmaya çalışılmıştır. Algılar, yaşanmış deneyimlerin ve tarihsel geçmişin doğrudan bir yansımasıdır. Bu bağlamda, mültecilerin göç etme nedenleri ve İsrail'in mülklerine el koyma politikaları, tarihsel arka planın ışığında incelenmiştir. Bu analiz, mültecilerin algılarının nasıl şekillendiğini anlamak için önemli bir perspektif sunmaktadır. Çalışma sahasında elde edilen veriler doğrultusunda söz konusu kamplarda yaşayan mültecilerin Kudüs algısını etkileyen faktörler tartışılmıştır. Bu etkenler arasında belirgin bir şekilde öne çıkan vatan hafızası, aidiyet ve kutsiyet kavramları olduğu söylenebilir. Hafıza ve aidiyet, kimliğin ayrılmaz birer unsuru olarak kabul edilir. Ürdün'deki El-Hüseyin ve Beka kamplarında yaşayan mültecilerin, bu hafızayı ne ölçüde taşıdıkları ve aktardıkları, aynı zamanda bu hafızanın aidiyetlerini ve kimliklerini nasıl etkilediği, nesiller arasındaki aidiyet ve hafıza farklılıklarının nedenleri gibi konular, teorik kavramlar ve bilgiler ile birleştirilerek açıklanmaya çalışılmıştır. Ayrıca Kudüs'ün kutsal statüsünün El-Hüseyin ve Beka kamplarında yaşayan insanların algılarına olan etkisi de özel bir şekilde ele alınmıştır. Araştırma, adı geçen iki kampta yaşayan mültecilerin Kudüs algılarında belirgin farklar olduğunu ortaya çıkarmıştır. Özellikle genç nesiller arasında önemli değişim ve dönüşümlerin meydana geldiği belirlenmiştir. Bu değişim ve dönüşümlerin nedenleri, bellek, aidiyet, vatan ve kutsiyet gibi kavram teorileri temel alınarak kapsamlı bir şekilde analiz edilmiştir.
It is possible to say that throughout history, Quds has stood out as a center of monotheism and a sacred place. This sanctity has positioned Quds as a place of special importance in the literature of the three Abrahamic religions. However, over time, this sacred status has led to conflicts from various angles, turning the city into a place where the sacred clashes. This situation has shaped the city's history under the influence of religious, cultural, and political conflicts, making Quds a city of unique religious and historical significance. Although this environment of conflict has, at times, given way to tranquility, these conflicts persist intensely today. Following the declaration of Israel in 1948, the city descended into chaos. After its establishment, Israel isolated many of the residents and expelled them from Quds. This isolation extended beyond Quds to almost the entire Palestinian territory. After the wars of 1948 and 1967, approximately 7 million Palestinians became refugees. The transformations in the region have shaped Palestinian refugees' perceptions of Quds and their conceptualizations of the city in line with their experiences of exile. This study, titled 'The Perception of Quds Among Palestinian Refugees in Jordan: The Cases of Al-Hussein and Baqa'a Camps,' aims to qualitatively explain how the perceptions of Quds among refugees living in the Al-Hussein and Baqa'a camps in Jordan have changed and evolved. To comprehensively understand the research topic, the meaning and significance of Quds are first elucidated. In this context, the reasons why Quds is not just a profane place for Palestinian refugees living in Jordan are explained. Perceptions are direct reflections of lived experiences and historical backgrounds. In this regard, the reasons for the refugees' migration and Israel's policies of property confiscation are examined under the influence of historical context. This analysis provides an important perspective for understanding how the refugees' perceptions have been shaped. Based on the data obtained from the fieldwork, the factors influencing the perceptions of Quds among the refugees in the mentioned camps are discussed. It can be said that among these factors, the concepts of memory, belonging, and sanctity stand out prominently. Memory and belonging are considered integral elements of identity. This study attempts to explain to what extent the refugees in the Al-Hussein and Baqa'a camps in Jordan carry and transmit this memory, as well as how this memory affects their sense of belonging and identity, and the reasons for differences in belonging and memory between generations, by combining theoretical concepts and information. Additionally, the impact of Quds's sacred status on the perceptions of the people living in the Al-Hussein and Baqa'a camps is also specifically addressed.
It is possible to say that throughout history, Quds has stood out as a center of monotheism and a sacred place. This sanctity has positioned Quds as a place of special importance in the literature of the three Abrahamic religions. However, over time, this sacred status has led to conflicts from various angles, turning the city into a place where the sacred clashes. This situation has shaped the city's history under the influence of religious, cultural, and political conflicts, making Quds a city of unique religious and historical significance. Although this environment of conflict has, at times, given way to tranquility, these conflicts persist intensely today. Following the declaration of Israel in 1948, the city descended into chaos. After its establishment, Israel isolated many of the residents and expelled them from Quds. This isolation extended beyond Quds to almost the entire Palestinian territory. After the wars of 1948 and 1967, approximately 7 million Palestinians became refugees. The transformations in the region have shaped Palestinian refugees' perceptions of Quds and their conceptualizations of the city in line with their experiences of exile. This study, titled 'The Perception of Quds Among Palestinian Refugees in Jordan: The Cases of Al-Hussein and Baqa'a Camps,' aims to qualitatively explain how the perceptions of Quds among refugees living in the Al-Hussein and Baqa'a camps in Jordan have changed and evolved. To comprehensively understand the research topic, the meaning and significance of Quds are first elucidated. In this context, the reasons why Quds is not just a profane place for Palestinian refugees living in Jordan are explained. Perceptions are direct reflections of lived experiences and historical backgrounds. In this regard, the reasons for the refugees' migration and Israel's policies of property confiscation are examined under the influence of historical context. This analysis provides an important perspective for understanding how the refugees' perceptions have been shaped. Based on the data obtained from the fieldwork, the factors influencing the perceptions of Quds among the refugees in the mentioned camps are discussed. It can be said that among these factors, the concepts of memory, belonging, and sanctity stand out prominently. Memory and belonging are considered integral elements of identity. This study attempts to explain to what extent the refugees in the Al-Hussein and Baqa'a camps in Jordan carry and transmit this memory, as well as how this memory affects their sense of belonging and identity, and the reasons for differences in belonging and memory between generations, by combining theoretical concepts and information. Additionally, the impact of Quds's sacred status on the perceptions of the people living in the Al-Hussein and Baqa'a camps is also specifically addressed.
Description
Keywords
Sosyoloji, Tarih, Sociology, History
Turkish CoHE Thesis Center URL
Fields of Science
Citation
WoS Q
Scopus Q
Source
Volume
Issue
Start Page
End Page
147