Melayê Cizîrî ve Diwan Okuma Geleneğİ
Loading...
Date
2016
Authors
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
Open Access Color
OpenAIRE Downloads
OpenAIRE Views
Abstract
Medrese öğrencileri ve hocaları doğu ve güneydoğu Türkiye'de yer alan medreselerin avlusunda on altıncı yüzyıl âlim ve mutasavvıfı Melayê Cizîrî'nin Dîwan'ını makamlı bir şekilde okumaktadırlar. Arapçaya dayalı dinî ilimlerin yanı sıra Dîwan okumak bu medreselerde bir gelenek oluşturarak bu medreselerin sembolik gösterenlerinden biri haline gelmişlerdir. İslâm geleneğinde medrese-tekke, dini-tasavvufi ilimler ayrılığı düşünüldüğünde Dîwan'ın medreselerde sahip olduğu yer açıklanması gereken bir durum olarak ortaya çıkmaktadır. Bu makale sûfî bir şairin ve Dîwan'ının hangi tarihsel ve kültürel dinamiklerin neticesinde bölge medreselerinin sembolü haline geldiğini ve makamlı bir şekilde okunduğunu antropolojik bir perspektiften incelemeyi amaçlamaktadır. Müslümanların tarihi boyunca iki temel eğilim İslam'ın anlaşılmasında ve hayata geçirilmesinde başat olmuştur. Bunlardan birisi medrese ve burada tedris edilen Arapça dinî ilimlere dayalı evrenselci eğilimidir. Diğeri ise İslâm'ın yerel estetik beğenilerine göre şekillenen daha tikel ve yerel bir eğilimdir. Bununla birlikte bu iki eğilim, birbirinden izole edilmiş olmayıp bir diğerinin sınırını sürekli olarak aşmış, ara form ve kurumlar meydana getirmeye çalışmışlardır. Bir medrese âlimi ve sûfî şair tarafından yazılan ve medrese mensupları tarafından makamlı bir şekilde medreselerin avlusunda okunan Dîwan, İslam tarihinde inşa edilmiş fiziki ve epistemolojik sınırların aşındırıldığı bir örnek olarak değerlendirilebilir.
Madrasa scholars and students read Dîwan written by a sixteenth century scholar and sufi poet Melayê Cizîrî in a melodic way at the courtyards of madrasas located in the east and southeast Turkey. Alongside the religious sciences based on Arabic language Dîwan reading constitues a tradition in these madrasas and became the symbolic siginifier of them. Consisdering the madrasa-tekke and religious-sufic sciences split in Muslim tradition the place which Dîwan occopies at these madraras needed to be explained. This essay aims to explore the historical and cultural dynamics which makes a sufic poet and his Dîwan as symbol for the madrasas from an anthropological perspective. There have been two main tendencies throughout Muslim history one of which is universalistic tendencies based on the madrasa and the Arabic religious sciences studied there. The other is local and particularistic understanding of Islam and performing it according to local aesthetic inclination. However, these two dynamics has never been isolated from each other and havetranscended their boundaries in different ways created intermediate forms. Dîwan, written by a madrasa scholar and sufî poet, composed of sufic poems, read and musically performed by madrasa scholars at the courtyards of madrasas seems to erase the physical and espistemological boundaries established throughout the history.
Madrasa scholars and students read Dîwan written by a sixteenth century scholar and sufi poet Melayê Cizîrî in a melodic way at the courtyards of madrasas located in the east and southeast Turkey. Alongside the religious sciences based on Arabic language Dîwan reading constitues a tradition in these madrasas and became the symbolic siginifier of them. Consisdering the madrasa-tekke and religious-sufic sciences split in Muslim tradition the place which Dîwan occopies at these madraras needed to be explained. This essay aims to explore the historical and cultural dynamics which makes a sufic poet and his Dîwan as symbol for the madrasas from an anthropological perspective. There have been two main tendencies throughout Muslim history one of which is universalistic tendencies based on the madrasa and the Arabic religious sciences studied there. The other is local and particularistic understanding of Islam and performing it according to local aesthetic inclination. However, these two dynamics has never been isolated from each other and havetranscended their boundaries in different ways created intermediate forms. Dîwan, written by a madrasa scholar and sufî poet, composed of sufic poems, read and musically performed by madrasa scholars at the courtyards of madrasas seems to erase the physical and espistemological boundaries established throughout the history.
Description
Keywords
Antropoloji
Turkish CoHE Thesis Center URL
Fields of Science
Citation
WoS Q
Scopus Q
Source
Folklor/Edebiyat
Volume
22
Issue
86
Start Page
181
End Page
202