Browsing by Author "Doğan, Serap"
Now showing 1 - 7 of 7
- Results Per Page
- Sort Options
Article Citation - WoS: 3Citation - Scopus: 6Anticancer, Antioxidant and Antimicrobial Activity of Elaeagnus Angustifolia L. Leaf Extract(Dove Medical Press Ltd, 2025) Do Gan, Serap; Mese, Ahmet; Baran, Mehmet Firat; Baran, Ayse; Aktepe, Necmettin; Ahmadian, Elham; Aktas, Husnu; Doğan, SerapObjective: This study was conducted to determine and compare the antioxidant, cytotoxic, and antimicrobial effects of spindle leaves of Elaeagnus angustifolia L. (E. angustifolia) (oleaster) leaves. Methods: Total phenolic content was measured using the Folin-Ciocalteu method, phenolic compound analysis by liquid chromatography-electrospray ionization-tandem mass spectrometry (LC-ESI-MS/MS) and antimicrobial effect by the minimum inhibition concentration (MIC) method. The free radical scavenging activity was determined by the (2,2-Diphenyl-1-picrylhydrazyl) DPPH method, the free radical scavenging activity was determined by the ABTS method, and cytotoxicity assays were performed by the MTT method in human retinal epithelium cells (RPE-1), human osteosarcoma cells (U2OS), and prostate cancer cells (DU-145) cell lines. Results: High amounts of gallic acid, protocatechuic acid, and o-coumaric acid were identified as phenolic compounds. E. angustifolia was found to have a good antioxidant capacity and high free radical scavenging capacity. In this study, for the first time, E. angustifolia leaf extract was used to investigate cytotoxic effects on human retinal epithelium (RPE-1), human osteosarcoma cells (U2OS), and prostate cancer (DU-145) cells and antimicrobial effects on Listeria monocytogenes American Type Culture Collection (ATTC) 7644, Staphylococcus aureus ATCC 29213, Escherichia coli ATCC 25922, Klebsiella pneumonia ATCC 11774, and Candida albicans ATCC 10231 microorganisms. The highest cytotoxic effect was observed in the DU-145 cell line, and the highest antimicrobial effect was observed in Listeria monocytogenes ATTC 7644 and Candida albicans ATCC 10231. The leaf extract of the plant contains some important phenolic compounds and has high free radical scavenging capacity, a good anticancer effect, and effective antimicrobial activity on yeast species such as C. albicans. Conclusion: Our study will contribute greatly to the search for anticancer and antimicrobial agents, especially from a pharmacological perspective, by examining biological activity using three different methods.Master Thesis Determination of Yield and Some Yield Characteristics of Lentil Varieties in Mardin-Kızıltepe Ecological Conditions(2023) Yiğit, Seher; Doğan, SerapBu araştırma, Mardin-Kızıltepe Yayıklı köyünde 2020-2021 yetiştirme sezonunda 12 tescilli mercimek (Seyhan-96, Yerli Kırmızı, Fırat-87, Atakan, Özbek, Çağıl, Çiftçi, Şanlıbey, Şakar, Altın Toprak, Evirgen ve Tigris) çeşitlerinde verim ve verimle ilgili özelliklere olan etkisinin belirlenmesi amacıyla kuru şartlarda yürütülmüştür. Deneme tesadüf bloklarında deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Araştırmada incelenen bitki boyu (cm), ilk bakla yüksekliği (cm) dal sayısı (adet/bitki), bitkide bakla sayısı (adet/bitki), bitkide tane sayısı (adet/bitki), bin tane ağırlığı (g), tane verimi (kg/da), biyolojik verim (kg/da) ve hasat indeksi (%) bakımında % 1 önemli farklılıklar tespit edilmiştir. Çalışmada elde edilen sonuçlara göre; bin tane ağırlığı 27.5-46.0 g arasında değişmiş ve en düşük değer Evirgen, en yüksek değer ise Şakar çeşidinde elde edilmiştir. Tane verimi bakımından 186.8-281.7 kg/da arasında değiştiği ve en yüksek verim Şanlıbey ile Seyhan-96 çeşitlerinde elde edilmiştir. Hasat indeksi %25.2-35.5 arasında değişirken, en yüksek hasat indeksi Şanlıbey çeşidinde elde edilmiştir. Sonuç olarak Mardin bölgesi için tüm özellikler bakımından Şanlıbey ve Seyhan-96 çeşitleri birçok özellik bakımından en iyi sonuçlar elde edilmiştir.Article Citation - WoS: 2Citation - Scopus: 3Effects of chemical, organic and microbial fertilization on agronomical growth parameters, seed yield and chemical composition of chickpea(POLISH SOCIETY MAGNESIUM RESEARCH, 2023) Doğan, Serap; Çığ, FatihBecause of its valuable nutritional content, chickpea is expected to become the most important crop for the increasingly larger global population. Therefore, this research was carried out in 2018 and 2019 to investigate the effects of microbial (Bacillus-GC group, Pseudomonas tetraodonis and Brevibacillus choshinensis), organic (vermicompost and chicken manure) and chemical (DAP/2 ve DAP) fertilizer applications on yield and nutritient content of two different chickpea cultivars (Arda and Azkan). The experiment was laid out according to a randomized complete split-block design with three replications. The results expressed as the average values of two-year experiments projected that the application of chicken manure significantly improved the morphological traits of chickpea plants compared to the other treatments, while the highest phosphorus content was recorded after the application of farm manure. Additionally, the highest grain yield from both cultivars was obtained owing to the application of chicken manure. Apart from this effect, other microbial applications also played a positive role in plant growth and production, but chicken manure excelled in this respect. Thus, it has been concluded that chicken manure could be used as a suitable alternative to chemical fertilizer for chickpea culti vation in order to create a sustainable agricultural system, increase productivity and protect and improve soil properties.Article II. Ürün Mısır Çeşitlerinde Organik ve İnorganik Gübre Uygulamasının Verim ve Kaliteye Etkisi ile Ekonomik Analizi(2020) Doğan, Yusuf; Acıbuca, Veysi; Doğan, SerapBu araştırma 2015 ve 2016 yıllarında II. ürün olarak Mardin ili Göllü köyünde TesadüfBloklarında Bölünmüş Parseller’ deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Çalışmadamateryal olarak farklı iki mısır çeşidi (Dekalp-5401 ve LG 30.597) kullanılmıştır. Uygulama olarak;gübresiz kontrol parseli (G0), standart ticari gübre 8 kg da-1 P2O5, 20 kg da-1 N (G1), tavuk gübresi1000 kg da-1(G2), çiftlik gübresi 1500 kg da-1(G3) ve solucan gübresi 1200 kg da-1(G4) olacak şekildekullanılmıştır. Araştırmanın iki yıllık ortalama sonuçlarına göre, en yüksek tane verimi 1219.2 kg da-1ile Ç1 (Dekalb 5401) çeşidinin G1 (ticari gübre) verilen parsellerinde elde edilmiştir. Organik gübreortalama değeri ise 1124.4 kg da-1ile Ç2 (LG 30.597) çeşidinin G2 (tavuk gübresi) uygulamasında eldeedilmiştir. Kalite parametreleri bakımından çeşit ve gübre uygulamalarının hektolitre, yağ oranı veprotein oranına etkisi önemsiz bulunurken, incelenen diğer parametrelere etkisi ise önemlibulunmuştur. Ekonomik karlılık bakımından kullanılan her iki çeşitte de konvansiyonel gübreuygulamalarının daha avantajlı olduğu tespit edilmiştir. Çeşitler arasında konvansiyonel gübreuygulamaları bakımından Ç1 çeşidinin (Dekalb 5401) kârlılık düzeyi daha yüksek olmuştur. Organikgübre uygulamaları bakımında yapılan değerlendirmede Ç2 çeşidinin (LG 30.597) daha kârlı olduğuortaya çıkmıştır. Ticari gübre uygulamaların diğer gübre uygulamalarına göre maliyeti düşük ve eldeedilen verim miktarının daha yüksek olmuştur. Bölgemizde yeterli düzeyde organik mısır piyasasınınoluşmaması nedeniyle ticari gübrelerin ekonomik olarak daha avantajlı olduğu sonucuna varılmıştır.Article II. Ürün Mısır Yetiştiriciliğinde Farklı Gübre Kaynaklarının Verim ve Besin Elementleri İçeriğine Etkisi(Iğdır Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi, 2022) Doğan, SerapBu çalışma, Mardin ilinin Artuklu ilçesine bağlı Göllü köyünde iki yıl süreyle 2015 ve 2016 yıllarında 2. ürün olarak (Haziran-Kasım dönemi) yürütülmüştür. Tarla uygulamasında ticari hibrit mısır çeşidi Dekalp 5401 (Ç1) ve Limagrain Helen (Ç2) materyal olarak kullanılmıştır. Deneme ‘‘Tesadüf Bloklarında Bölünmüş Parseller ’’deneme planına göre üç tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Çalışmada, gübresiz kontrol parseli, standart ticari gübre (8 kg da-1 P2O5, 20 kg da-1 N), tavuk gübresi (1000 kg da-1), çiftlik gübresi (1500 kg da-1) ve solucan gübresi (1200 kg da-1) sırasıyla G1, G2, G3, G4 ve G5 olarak gruplandırılmıştır. Bu çalışmada tane veriminin yanında bazı makro (K, Na, Mg ve Ca) ve mikro (Fe, Cu, Zn ve Mn) elementlerin tanedeki içeriklerine bakılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre; tane verimi en yüksek 1223 kg da-1 ile Ç1’in G2 (standart gübre) uygulamasında elde edilirken, K oranı Ç1’in G2 ve G5 uygulamalarında, Na oranı Ç1’de G2 ve Ç2’nin G4 uygulamalarında, Mg oranı ise her iki çeşidin G2 uygulamalarında, Ca oranı ise Ç2’nin G2 uygulamasında en yüksek oranlar elde edilmiştir. Demir (Fe) ve Zn oranı Ç1’in G3 uygulamasında, Cu oranı Ç2’in G2 ve G4 uygulamalarında, Mn oranı ise Ç1’in G2 uygulamasında elde edilmiştir. Tane verimi bakımından G2 uygulamasının başarılı olduğu, N, P, K, Ca ve Mg gibi makro elementler ile Fe, Cu, Zn ve Mn gibi mikro elementlerin içeriği bakımında G2 uygulamasının diğer organik gübre kaynaklarında önemli bir yere sahip olduğu kanaatine varılmıştır.Master Thesis Makarnalık Buğday'da Potasyum Gübre Dozlarının Verim ve Kalite Üzerine Etkisi(2024) Porduğan, Bedriye Yıldızoğlu; Doğan, SerapPotasyum (K) gübresinin kaynak olarak kullanıldığı bu araştırmada kontrol (0), 2, 4, 6 ve 8 kg/da K olmak üzere 5 farklı potasyum gübresi dozu buğday bitkisine uygulanmıştır. Materyal olarak 2 çeşit makarnalık buğday çeşidi (Hasanbey, GAP) kullanılan bu deneme üç tekerrürlü olarak kurulmuştur. Denemede tarımsal parametreler (bitki boyu, kardeşlenme sayısı, başak uzunluğu, başakta tane sayısı, bitkide başakçık sayısı, bin dane ağırlığı, biyolojik verim, hasat indeksi, tane verimi),ve kalite karakterleri (protein oranı) gözlemlenmiştir. Araştırmanın sonuçları gözönünde bulundurulduğunda bitki boyu ortalamasının GAP çeşidinde 66.3 cm, Hasanbey çeşidinde ise 57.7 cm; kardeşlenme sayısının GAP çeşidinde 2.7 adet, Hasanbey çeşidinde 2.6 adet olduğu saptanmıştır. Başak uzunluğu ortalamasının GAP çeşidinde 7.1 kg/da, Hasanbeyde ise 6.6 kg/da; başakta tane sayısının GAP çeşidinde 39 kg/da, Hasanbey çeşidinde 37.7 kg/da; bitkide başakçık sayısının GAP çeşidinde 17.3 kg/da, Hasanbey çeşidinde 16.3 kg/da; Bin dane ağırlığının GAP çeşidinde 35.4 kg/da, Hasanbey çeşidinde 37.7 kg/da; biyolojik verimin GAP çeşidinde 588.1 kg/da, Hasanbey çeşidinde 580.73 kg/da; Hasat indeksinin GAP çeşidinde 25.56 kg/da, Hasanbey çeşidinde 25.06 kg/da; Tane veriminin GAP çeşidinde 168.02 kg/da, Hasanbey çeşidinde 145.03 kg/da ortalamaları ile belirlenmiştir. Araştırmanın kalite karakteri bakımından protein analizi sonucuna göre ise GAP çeşidinin protein analizi ortalaması 16.16 kg/da bulunurken, Hasanbey çeşidinin ortalaması 15.88 olarak tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler:Makarnalık buğday, gap,hasanbey, potasyum, verim, kaliteArticle Türkiye’nin Güneydoğu Anadolu Bölgesinin Buğday Genetik KaynaklarıBakımından Potansiyeli ve Sürdürülebilir Olarak Korunması(Bahri Dağdaş Bitkisel Araştırma Dergisi, 2018) Aktaş , Hüsnü; Özberk, Fethiye; Oral, Erol; Baloch, Faheem Shehzad; Doğan, Serap; Karaman, Mehmet; Çiğ, FatihGüneydoğu Anadolu Bölgesi’nde verimli hilal olarak bilinen yer buğdayın ilk kültüre alındığı merkez konumundadır. Diyarbakır, Şanlıurfa ve Mardin illerinin üçgeninde yer alan Karacadağ, buğdayın A ve B genom vericileri olan diploid yabani buğday türleri Triticum boeoticum (2n=14, AA) ve Aegilops speltoides (2n=14, BB), aynı zamanda durum buğdayının yakın akrabası, tetraploid buğday türü Triticum dicoccoides (2n=28, AABB) bakımından dünyanın en zengin bölgesi olarak kabul edilmektedir. D genom vericisi olan Aegilops tauschii türü ise Erzurum, Kars, Şanlıurfa, Şırnak, Hakkâri, Van illerinde doğal olarak yetişmektedir. Nevala Çori, Çayönü ve Göbekli Tepe gibi alanlardaki arkeolojik kazılarda da diploid ve tetraploid buğday örneklerinin yanı sıra tarım aletlerine de rastlanılmıştır. Bölgede tarımın çok eski dönemlerde yapıldığı anlaşılmaktadır. Yabani buğday türleri bakımından doğal bir laboratuvar olan Türkiye’nin güneydoğusu aynı zamanda, yerel buğday çeşitleri bakımından da zengin bir biyo çeşitliliğe sahip olup, Sorgül, Havrani, Karakılçık, Aşure, Menceki, Beyazi ve daha birçok yerel çeşit günümüzde bu bölgedeki marjinal alanlarda yetiştirilmektedir. Fakat, dünya gıda güvenliği için hayati öneme sahip buğday genetik kaynaklarındaki çeşitlilik, modern tarım teknikleri, şehirleşme, aşırı otlatma ve doğadan aşırı toplama gibi faktörler nedeniyle olumsuz olarak etkilemektedir. Verimli modern ıslah çeşitlerinin yaygınlaşması daha çok yerel buğdayların yetiştiriciliği için, Karacadağ’da yabani buğdaylara doğal bir koruma sağlayan bazalt taşların toplanıp tarım alanı açmak, inşaat ve yol yapımında kullanılmaya başlaması, bu yöredeki yabani buğdaylardaki genetik çeşitlilik için büyük tehdit olarak görülmelidir. Genetik kaynakların in-situ (doğal habitat içinde koruma) koruma altına alınması için birtakım uygulamalar gerektirirken, aynı zamanda ex-situ (doğal habitat dışında) koruma ile tohum gen bankalarında muhafazası ve bu genetik kaynaklardaki gen allellerinin tespiti ve karakterizasyon işlemleri hayati bir öneme sahiptir. Bu çalışmada, FAO tarafından desteklenen proje kapsamında 2009-2014 yıllarında yerel buğdayların toplanması sırasında yapılan gözlemlerden elde edilen veriler ışığında, Güneydoğu Anadolu bölgesinin buğday genetik kaynakları bakımından potansiyeli, ülkemiz ve dünya gıda güvenliği açısından önemi ve bu kaynakların sürdürülebilir bir koruma altına alınması için yapılması gerekenler konu alınmıştır.

