Çocuk Gelişimi Bölümü Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/226
Browse
Browsing Çocuk Gelişimi Bölümü Koleksiyonu by Issue Date
Now showing 1 - 20 of 28
- Results Per Page
- Sort Options
Article ÇOCUKLUK DÖNEMİNDE GÖRÜLEN DUYGUSAL VE DAVRANIŞSAL SORUNLARLA İLGİLİ TÜRKİYE’DE YAPILAN LİSANSÜSTÜ TEZLERİN İNCELENMESİ(İnönü Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Dergisi, 2019) AYANOĞLU, MineBu çalışmanın amacı, duygusal ve davranışsal sorunlarla ilgili Türkiye’de yapılan lisansüstü tezlerin incelenmesidir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Yüksek Öğretim Kurumu Ulusal Tez Merkezi internet sitesinden ulaşılan 145 yüksek lisans, doktora ve tıpta uzmanlık tezleri oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, araştırmacılar tarafından araştırmanın amacına uygun olarak hazırlanan veri toplama formu oluşturulmuştur. İncelenen tezler, veri toplama formunda yer alan sorular doğrultusunda incelenmiş, elde edilen verilerin frekans ve yüzdeleri analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda duygusal ve davranışsal sorunları içeren en fazla çalışmanın tıpta uzmanlık tezi (%44.83) olduğu; yıllara göre bakıldığında en fazla 2000-2009 yılları arasında (%41) çalışma yapıldığı saptanmıştır. Çalışma gruplarına bakıldığında en fazla farklı yaş grubundaki çocuklar (%39.31) üzerinde çalışmaların yapıldığı; lisansüstü çalışmalarında en fazla amaçsal örnekleme tekniğinin (%58.62) kullanıldığı görülmüştür. Hastalık türü/çalışılan sorun türüne göre en fazla birden fazla bozukluk türünü aynı anda çalışılan (%50.34) lisansüstü tezlere rastlanmıştır. İncelenen lisansüstü tezlerin çoğunlukla tam metin (%79.31) olarak ulaşıldığı; anabilim dalları incelendiğinde duygusal ve davranışsal sorunlarla ilgili lisansüstü çalışmaların çoğunluğunun Çocuk Ruh Sağlığı/Çocuk Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları anabilim dalında (%30.34) yayınlandığı tespit edilmiştir. İncelenen lisansüstü tezlerde model ve desen olarak en fazla betimsel model (%42.76) çalışıldığı; yöntemine bakıldığındaysa en fazla nicel araştırma yönteminin (%67.59) kullanıldığı görülmüştür.Book Part AİLE EĞİTİMİNDE GÜNCEL KONULAR(eğiten yayınevi, 2020) AYANOĞLU, MineAile katılımı, günümüzde bilgiyi paylaşma ve iletişim kurmayı gerektiren bir işleyiştir; çocukların öğretmen ve anne baba ile iç dünyaları arasında güvenli bir bağ oluşturur. Anne babalar, çocuklarıyla ilgili bilgi alış verişini öğretmen ile yaptıklarında, çocuklarının gelişimleri ile ilgili öneriler alıp destek aldıklarında eğitim süreci daha verimli sonuçlar doğurur. Erken çocukluk döneminde aile katılımı iyi sağlandığı zaman eğitimciler; çocuklar ve aileleri hakkında geniş bir bakış açısına sahip olacaklarından, çocukların ihtiyaçlarına psikolojik durumlarına göre daha temkinli davranıp, çocuk merkezli aktif bir eğitim ortamı hazırlamış olacaklardır. Eğitim sürecinde aile desteği alan çocuklar; aileleri ve çevreleri ile problem yaşamadan etkileşim kurabilmektedir, yabancı bir dili daha iyi öğrenmektedirler, temel haklar ile ilgili daha bilinçlidirler, sosyal veya eğitim yaşantılarında ortaya çıkabilecek problemleri başarı ile çözebilmektedirler, duygusal beceriler kazanabilmekte, özbakım, sağlık ve beslenme konusunda bilgi sahibi olabilmektedirler.Article Öğretmenlerin Öğrenme Güçlüğü Yaşayan Öğrencilere Yönelik Yeterlikleri, Öz Yeterlik Kaynakları ve Pozitif Öğretmenlik Becerileri Arasındaki İlişki(Celal Bayar Üniversitesi, 2020) AYANOĞLU, MineGünümüzde öğrenme güçlüğü yaşayan çocukların eğitimi, toplumsal bir sorun haline gelmiştir. Türkiye’de de bu konu ile ilgili yapılan araştırmalar sınırlı düzeydedir. Bu çalışmada, öğretmenlerin öğrenme güçlüğü yaşayan öğrencilere yönelik yeterlikleri, öz yeterlik kaynakları ve pozitif öğretmenlik becerileri arasındaki ilişkisinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Nicel araştırma olarak tasarlanan araştırmanın çalışma grubunu, tesadüfen seçilen 25 resmi ilkokul ve 10 özel ilkokulda görev yapan toplam 317 öğretmen oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Öğrenme Güçlüğü Yaşayan Öğrencilere Yönelik Öğretmen Yeterlilikleri Ölçeği, Pozitif Öğretmen Ölçeği ve Öz Yeterlik Kaynakları Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde betimleyici istatistikler ve Pearson Korelasyon katsayıları kullanılmıştır. Sonuçta; öğretmenlerin derste akış yaşatmak ile dikkate alma, güdüleme, derse odaklanma, dikkat toplama ve olumlu tutum arasında pozitif yönde, orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki ortaya çıkmıştır.Article Okul Öncesi Öğretmen Adaylarının Sanat Etkinlikleri Konusundaki Görüşlerinin Öğretmenlik Uygulaması Kapsamında İncelenmesi(Gazi Üniversitesi, 2020) AYANOĞLU, MineBu araştırma okul öncesi öğretmen adaylarının sanat etkinlikleri konusundaki görüşlerinin öğretmenlik uygulaması kapsamında incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmada temel nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmaya Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliği Programı dördüncü sınıfında öğrenim gören 30 öğretmen adayı dâhil edilmiştir. Araştırma kapsamında katılımcılara araştırmacılar tarafından geliştirilen “Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu” uygulanmıştır. Görüşme formunda, okul öncesi öğretmen adaylarının öğretmenlik uygulaması kapsamında lisans eğitimlerinde aldıkları dersleri sanat etkinlikleri açısından değerlendirmelerine ve sanat etkinliklerinin önemi ve uygulanması konusundaki görüşlerine yönelik sorular yer almaktadır. Araştırmadan elde edilen veriler betimsel analiz yapılarak çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda okul öncesi öğretmen adaylarının sanat etkinliklerinin çocukların çok yönlü gelişimine katkı sağladığı, daha çok küçük kas becerileri geliştirmeye yönelik etkinliklere yer verdikleri, malzeme temini, zaman kısıtlılığı ve etkinlik bulmada sorun yaşamalarının sanat etkinliği uygulamalarına engel oluşturduğu belirlenmiştir. Ayrıca okul öncesi öğretmen adayları sanat etkinliklerini diğer etkinliklerle bütünleştirmenin, okulun malzeme temin etmesinin ve lisans eğitiminde sanatsal derslere daha fazla yer verilmesinin sanat etkinliklerinin uygulanması konusunda katkıları olacağı yönünde görüş bildirmişlerdir.Article Okul Müdürlerinin Dönüşümcü Liderlik Davranışları ile Öğretmenlerin Örgütsel Tükenmişlik Düzeyleri Arasındaki İlişkininin İncelenmesi(İnönü Üniversitesi, 2021) Karadaş, Halil; Akın, Mehmet Ali; Zengin, RecepBu çalışmada, okul müdürlerinin dönüşümcü liderlik davranışları ile öğretmenlerin örgütsel tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin öğretmen algılarına göre ortaya konması amaçlanmaktadır. Araştırmanın evreni Diyarbakır ili merkez ilçelerindeki (Kayapınar, Bağlar, Yenişehir ve Sur) lise, ortaokul ve ilkokullarda görev yapan bütün öğretmenlerden oluşmaktadır. Örneklem küme örneklem tekniğine göre belirlenmiş ve bu kapsamda 456 katılımcıya dönüşümcü liderlik ve örgütsel tükenmişlik ölçeği uygulanarak değerlendirilmiştir. Verilerin analizinde standart sapma, aritmetik ortalama, Anova ve t-testi kullanılmıştır. Araştırmada okul müdürlerinin dönüşümsel liderlik özellikleri ile öğretmenlerin tükenmişlikleri arasında anlamlı bir ilişki olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Bu ilişkinin yönü ve düzeyi incelendiğinde, genel olarak dönüşümsel liderliğin duygusal tükenme ile negatif yönde ve orta düzeyde, duygusal tükenmenin alt boyutlarından duyarsızlaşma ile negatif yönde ve düşük düzeyde, kişisel başarı ile pozitif yönde ve düşük düzeyde ilişkili olduğu belirlenmiştir.Article Okul Müdürlerinin Yönetim Tarzları İle Müdür Öğretmen İlişkilerinde Güven(İdeal Kent Yayınları, 2021) Karadaş, Halil; Özer, NiyaziBu araştırmada, öğretmenlerin görüşlerine dayalı olarak okul müdürlerinin yönetim tarzları ile müdüre güven düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca bu iki değişkenin bağımsız değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığına bakılmıştır. Araştırmaya Mardin ili Midyat ilçe merkezindeki okullarda görev yapan toplam 530 öğretmen katılmıştır. Araştırmada “Okul Müdürünün Yönetim Tarzı Ölçeği” ve “Müdüre Güven Ölçeği” kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda öğretmenlerin okul müdürünün yönetim tarzı ve müdüre güven algı düzeylerinin görev yapılan eğitim kademesi, cinsiyet ve farklı bir okulda çalışma isteği değişkenlerine göre anlamlı şekilde farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Okul müdürünün yönetim tarzının müdüre duyulan güven düzeyini anlamlı şekilde yordayıp yordamadığını belirlemek amacıyla yapılan regresyon analizine göre, okul müdürünün yönetim tarzının müdüre duyulan güvene ilişkin toplam varyansın %64’ünü açıkladığı belirlenmiştir. Diğer yandan algılanan yönetim tarzı ile müdüre güven arasındaki ilişkilerin belirlenmesi için yapılan analizler sonucunda, işbirlikli yönetim tarzı ile müdüre güven arasında pozitif yönde, otokratik, ilgisiz ve karşı koyucu yönetim tarzı ile müdüre güven arasında negatif yönde bir ilişki olduğu belirlenmiştir.Article Okul öncesi eğitim kurumlarında yaşanan güvenlik ve sağlık problemlerinin paydaş görüşlerine göre incelenmesi(Tuba UÇAR, 2021) Karadaş, HalilAmaç: Bu araştırmanın amacı okul öncesi eğitim kurumlarında yaşanan güvenlik ve sağlık sorunlarını paydaş görüşlerine göre incelemektir. Yöntem: Araştırmanın çalışma grubunu Mardin’in Midyat ilçesinde okul öncesi eğitim kurumlarında görevli olan eğitimciler ve öğrenci velileri oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri 2020-2021 öğretim yılında araştırmaya gönüllü olarak katılan 30 katılımcıdan toplanmıştır. Bu araştırma nitel araştırma desenlerinden durum çalışması deseni ile yürütülmüştür. Araştırmanın verileri yarı yapılandırılmış görüşme formu vasıtasıyla elde edilmiştir. Bulgular: Araştırmada elde dilen bulgulara göre okul öncesi eğitim kurumlarında yaşanan güvenlik sorunları okul güvenlik personelinin olmaması, okul servis araçlarından kaynaklanan güvenlik sorunları, masa kenarlarının tehlike arz etmesi, tuvalet zemininin kaygan olması ve ailenin dışında başka birilerinin çocuğu alması şeklinde sıralandığı görülmüştür. Okul öncesi eğitim kurumlarında yaşanan sağlık sorunlarıyla ilgili elde edilen bulguların ise velilerin hasta olduğu halde çocuklarını okula göndermeleri, hasta çocukların tam iyileşmeden okula gönderilmesi, sınıf ve lavaboların yeterince temiz olmaması, çocuklarda bit veya uyuz vakalarının görülmesi, çocuklara düzenli olarak banyo yaptırılmaması ve çocukların sınıftaki hastalığı eve taşımaları şeklinde sıralandığı görülmüştür. Sonuçlar: Araştırma bulgulardan hareketle okul öncesi eğitim kurularında yaşanan güvenlik ve sağlık problemlerinin öğrenciler ve öğretim ortamı için çeşitli tehlikeler barındırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuçlar ışığında paydaşlar ve araştırmacılar için çeşitli önerilerde bulunulmuştur.Article Okul Müdürlerinin Yönetim Tarzları İle Müdür Öğretmen İlişkilerinde Güven(OPUS Uluslararası Toplum Araştırmaları Dergisi, 2021) Karadaş, Halil; Özer, NiyaziBu araştırmada, öğretmenlerin görüşlerine dayalı olarak okul müdürlerinin yönetim tarzları ile müdüregüven düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca bu iki değişkenin bağımsız değişkenlere görefarklılaşıp farklılaşmadığına bakılmıştır. Araştırmaya Mardin ili Midyat ilçe merkezindeki okullardagörev yapan toplam 530 öğretmen katılmıştır. Araştırmada “Okul Müdürünün Yönetim Tarzı Ölçeği”ve “Müdüre Güven Ölçeği” kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda öğretmenlerin okul müdürünün yönetim tarzı ve müdüre güven algı düzeylerinin görev yapılan eğitim kademesi, cinsiyet ve farklıbir okulda çalışma isteği değişkenlerine göre anlamlı şekilde farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Okulmüdürünün yönetim tarzının müdüre duyulan güven düzeyini anlamlı şekilde yordayıp yordamadığınıbelirlemek amacıyla yapılan regresyon analizine göre, okul müdürünün yönetim tarzının müdüre duyulan güvene ilişkin toplam varyansın %64’ünü açıkladığı belirlenmiştir. Diğer yandan algılanan yönetim tarzı ile müdüre güven arasındaki ilişkilerin belirlenmesi için yapılan analizler sonucunda, işbirlikli yönetim tarzı ile müdüre güven arasında pozitif yönde, otokratik, ilgisiz ve karşı koyucu yönetimtarzı ile müdüre güven arasında negatif yönde bir ilişki olduğu belirlenmiştir.Article Okul Müdürlerinin, Okul Temelli Denetim Yaklaşımlarını Belirlemeye Yönelik Bir Ölçek Geliştirme Çalışması(OPUS, 2021) İş, Engin; Summak, SemihBu araştırmanın temel amacı, okul müdürleri tarafından yapılacak öğretmen denetimlerindeki yaklaşımlarını belirlemeye yönelik güvenilir ve geçerli bir ölçme aracı geliştirmektir. Ölçek geliştirme sürecinde, DeVellis (2017) tarafından önerilen aşamalar temel alınmıştır. Geliştirilen ölçek ilgili alın yazın taranmasında Glickman vd. (2014) “Denetim ve Öğretimsel Liderlik Gelişimsel Bir Yaklaşım” kitabında tanımladıkları üç farklı okul tipi temel alınarak hazırlanmıştır. Bunun için öncelikle problem tanımlanmış ve geliştirilecek ölçeğin hangi özellikleri ölçeceğine karar verilmiştir. İlgili alanyazın tarandıktan sonra, ölçeğin alt boyutlarına karar verilmiş ve bu alt boyutları ölçecek maddeler yazılmıştır. Ölçek taslağı öncelikle literatüre dayalı olarak oluşturulmuş ve görüşlerini almak amacıyla uzmanların sunulmuştur. Uzmanlardan gelen dönütlere dayalı olarak taslaktan madde çıkarılarak, 43 maddelik taslak ölçek ilkokul ve ortaokullarda çalışan toplam 357 öğretmene uygulanarak elde edilen veriler SPSS programında analiz edilmiştir. Açımlayıcı faktör analizi (AFA) sonucu “Otoriter Odaklı Denetim, Sosyal Ağdaşım Temelli Denetim, Gelişim Odaklı Denetim ve İşlemsel Denetim” olmak üzere 4 boyutlu 23 maddelik bir yapı ortaya çıkmıştır. Ölçme aracının geçerliği kapsamında açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri; güvenirlik kapsamında ise Cronbach’s Alfa katsayısı, madde toplam korelasyonları yapılmıştır. Açımlayıcı faktör analizinin ardından yapılan doğrulayıcı faktör analizi de kabul edilebilir düzeyde uyum indeksleri vermiştir. Yapılan analizler okul müdürlerinin denetim yaklaşımlarını belirlemeye yönelik ölçeğin, geçerli ve güvenilir olduğunu ortaya koymuştur.Article Educational Problems of Immigrant Students(Shanlax Journals, 2022) Karadaş, HalilThe purpose of this study is to identify the problems that immigrant students experience during their education. Mardin where Syrian immigrants live in intense numbers was chosen as the study group of this study. In this context, the study group of this research consists of immigrant students who recieve their education in public schools in Midyat, Mardin and teachers who witness the problems of these students’ problems closely. The data related to this study were obtained from 35 participants who participated in this study willingly in 2021-2022 school year. 20 of the participants were students and the other 15 of the participants were teachers. The problems analyzed within this study were put forth by using case study design from qualitative research methodologies. The data of the research were acquired by means of a semi-structured interview form developed by the researcher. In the interviews carried out with the participants, the data were collected by voice recording, interviewing in person and making notes of participants’ dialogues by phone. The findings of the research were put forth by getting themes and categories, which is done by analyzing the data of the research by means of content analysis method. In the light of acquired findings and results, various suggestions were proposed in relation with the academical and social problems that immigrant students experience.Article The Relationship Between Faculty Members’ Organizational Support Perceptions and Personal Growth Initiative Levels, The Mediating Role of General Self-Efficacy(Mevlüt AYDOĞMUŞ, 2022) Karadaş, Halil; Coşkun, Başak; Katıtaş, SevdaThe aims of this study were to investigate the relationship between organizational support perceptions and personal growth initiative levels of the faculty members working in Turkey and to examine the effect of self-efficacy perceptions in this relationship. The study was designed as a relational survey model. 346 faculty members from public universities in Turkey comprised the participants. The data was collected with General Self-Efficacy Scale (GSES), Perceived Organizational Support Scale (POSS), Personal Growth Initiative Scale-II (PGIS-II). Descriptive analyses and structural equation modeling (SEM) was applied to examine the structural relations among the variables. It was observed that faculty members’ organizational support perceptions had a significant direct effect on their personal growth initiative levels; organizational support perceptions had a significant effect on general self-efficacy beliefs; and the effect of general self-efficacy beliefs on personal growth initiative levels was significant. It was evidenced that faculty members’ self-efficacy beliefs fully mediated the relationship between perceived organizational support and personal growth initiative levels. These results are in line with the principles of Organizational Support Theory and Social Cognitive Theory. More research explaining the effect of organizational factors on self-efficacy and personal growth initiative is needed.Article How do Teachers Describe Their Experiences with School-Based Supervision Applications with Metaphorical Expressions?(Shanlax International Journal of Education, 2022) İş, Engin; Summak, SemihThe purpose of this study was to investigate teachers’ experiences about school-based supervision practices through metaphorical expressions. In the study, a descriptive case study approach, one of the qualitative research methods, was used. In sample selection, the maximum diversity sampling technique, a purposive sampling method, used and 38 teachers working in primary school (N=19) and secondary school (N=19) were participated in the study. “Scenario drafts” representing 4 supervision styles based on “School-Based Supervision Approaches Scale” developed by İş and Summak (2021) were used as a data collection tool in the study. The main purpose of the scenarios is to express the atmosphere of the supervision that takes place in the classroom through the eyes of an “outsider storyteller”. The data was obtained through the scenario forms including expressions “The supervisory approach of the principal in the scenario is like…. Because: …”. Descriptive analysis and content analysis techniques were used in the analysis of the data. The findings showed that the metaphors used by the participants regarding the supervisory approaches of the school principals were grouped under different categories in terms of their common characteristics. The results revealed that teachers’ perceptions of supervisory approaches used by principals were generally negative. Based on the data patterns obtained from the “School-Based Supervision Approaches Scale”, the participants used 130 metaphors using the “scenario drafts” representing the four supervision styles. It was found that 77% of the metaphors had negative and 23% positive meanings. The perception that school principals did not have the competency to make professional and objective evaluations in the supervision process and that they were inadequate in terms of communication and content knowledge were highlighted by the participants. As a result, it was concluded that when school principals have competencies to make a professional and objective evaluation, teachers will be eager to be supervised and have a positive perception to the school principals having a supervisor role.Article Okul yöneticilerinin etik liderlik davranışlarının öğretmenlerin öznel iyi oluş ve iş doyumları üzerindeki etkisi(Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi, 2022) Karadaş, Halil; Katıtaş, Sevda; Çoşkun, BaşakBu araştırmada okul yöneticilerinin sergiledikleri etik liderlik davranışlarının öğretmenlerin öznel iyi oluşu ve iş doyumu üzerindeki etkisi incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini, Mardin ili kamu okullarında görev yapan ve basit seçkisiz örnekleme yöntemi ile belirlenen 545 öğretmen oluşturmuştur. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın verileri “Etik Liderlik Ölçeği”, “Öğretmen Öznel İyi Oluş Ölçeği” ve “İş Doyumu Ölçeği” kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde betimleyici istatiksel analizler, Pearson Korelasyon Analizi ve Basit Doğrusal Regresyon Analizi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda öğretmen algılarına göre okul yöneticilerinin etik liderlik davranışları sergileme düzeyleri ile öğretmenlerin öznel iyi oluş ve iş doyum düzeyleri yüksek çıkmıştır. Eğitim örgütlerinde okul yöneticilerinin etik liderlik davranışları ile öğretmenlerin öznel iyi oluşları ve iş doyumları arasında olumlu yönde ve anlamlı bir ilişkinin olduğu bulunmuştur. Ayrıca etik liderliğin öğretmenlerin öznel iyi oluşlarının ve iş doyumlarının anlamlı bir yordayıcısı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonuçları ilgili literatür ışığında tartışılmış ve sonrasında araştırmacılar ve uygulayıcılar için öneriler geliştirilmiştir.Article İlkokul Yöneticilerinin Teknolojik Liderlik Yeterliliklerinin İncelenmesi (Mardin Örneği)(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2023) İş, Engin; Aba, RasimeEğitim-öğretim hayatına teknolojinin entegre edilmesi okul yöneticilerinin sorumluluğu altındadır. Okul yöneticilerinin, okulları belirlenen teknolojik hedeflere ulaştırmaları için kendilerini sürekli geliştirmeleri gerekmektedir. Yapılan bu araştırma, ilkokul yöneticilerinin teknolojik liderlik düzeylerinin belirlenmesi ve çeşitli değişkenler açısından değerlendirilmesi amacı ile yapılmıştır. Bu araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden tarama araştırma modeli ve örneklem seçiminde basit seçkisiz örneklem yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi, 43’ü kadın 154’ü erkek olmak üzere 197 yöneticiden oluşmaktadır. Araştırmada elde edilen bulgularda, ilkokul yöneticilerinin teknolojik liderlik görüşlerinde cinsiyet, eğitim durumu, yaş, hizmet yılı değişkenleri açısından anlamlı farklılık bulunmamıştır. İlkokul yöneticilerinin hizmet yaptıkları yerleşim yeri değişkeni görüşleri açısından, sistematik gelişim alt boyutunda anlamlı fark bulunmuş fakat diğer alt boyutlarda anlamlı farklılığa ulaşılmamıştır. Eğitim teknolojilerinden haberdar olunan kaynak değişkenine ilişkin görüşlerinde dijital çağ öğrenme kültürü ve sistematik gelişim alt boyutlarında anlamlı farklılığa ulaşılmış diğer alt boyutlarda anlamlı farklılığa ulaşılmamıştır. Bu araştırmada, okul yöneticilerinin teknolojik liderlik öz yeterlik anlamında kendilerini orta düzeyde gördükleri sonucu elde edilmiştir. Okul yöneticilerinin teknolojik liderlik olarak çok iyi düzeyde olmadıkları söylenebilir. Araştırma sonucunda okul yöneticiliğine atanma ve seçiminde teknolojiyi kullanma becerisinin atama kriterlerinde yer almasının okulların gelişimi ve değişimi bakımından önemli olacağı söylenebilir.Article ÖĞRETMENLERİN SOSYAL MEDYA KULLANIM DENEYİMLERİNİN İNCELENMESİ(ASOS JOURNAL, 2023) İş, Engin; Akdağ, AlanBu araştırmanın amacı, öğretmenlerin sosyal medya kullanım deneyimlerini incelemektir. Araştırma betimsel tarama modelindedir. Araştırmanın evrenini 2022-2023 Eğitim-Öğretim yılında Mardin İli ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan ve olasılıklı örnekleme yöntemle seçilen toplam 197 kişi araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Araştırmanın veri analizinde katılımcıların betimsel istatistiklerle birlikte frekans (f) ve yüzde (%) gibi betimsel istatistikler kullanılmıştır. Araştırmada katılımcı öğretmenlerin %82,7’si sosyal medya kullanımının sosyalleşme aracı olarak gördüklerini yani katılımcı öğretmenlerin yaklaşık 4/3’nun sosyal medya kullanımını bir sosyalleşme aracı olarak algıladıkları, sosyal medyaya ayrılan günlük süre dağılımları incelendiğinde; öğretmenlerin yaklaşık olarak yarısına yakını (%47,2) günlük internet kullanımına 1-2 saat şeklinde zaman ayırdıkları tespit edilmiştir. Öğretmenlerin en çok yaklaşık olarak yarısına yakını (%41,6) Instagramı kullandıkları, ikinci olarak %24,9 Twitter ve en az olarak %8,6 facebook kullandıkları sonuçları elde edilmiştir. Günümüzde artık etkili öğretmenin görev ve rolleri için sadece genel kültürü, konu alanı bilgisi, mesleki bilgi ve becerileri güçlü olmanın yanına etkili ve verimli sosyal medya kullanma becerisi de ekleneceği belirtilebilir.Article Almanya ve Türkiye'deki Okullarda Yaşanan Güvenlik Sorunlarının Karşılaştırılması(ideal Online, 2023) Karadaş, Halil; Karaca, FigenBu araştırmanın amacı Türkiye'deki ve Almanya'daki okullarda yaşanan güvenlik sorunlarının karşılaştırılması ve değerlendirilmesidir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Türkiye’den 13 kadın, 7 erkek olmak üzere 20 öğretmen, Almanya’dan 11 kadın, 7 erkek 18 öğretmen olmak üzere toplam katılımcı sayısı 38 kişiden oluşmaktadır. Araştırma verilerinin toplanması amacı ile 6 sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu oluşturulmuştur. Araştırmanın Almanya verileri Almanca diline hâkim öğretmenler tarafından tercüme edilmiş ve veriler analiz edilmiştir. Araştırma verilerinin analiz edilmesinde içerik analiz yöntemi kullanılmış olup ortaya çıkan katılımcı görüşleri sonucunda tema ve kodlar oluşturulmuştur. Araştırma sonuçları doğrultusunda Türkiye ve Almanya’daki okullarda benzer ve farklı güvenlik sorunlarına ulaşılmıştır. Okul ve okul çevresinde karşılaşılan benzer güvenlik sorunlarının okullarda güvenlik görevlilerinin bulunmaması, okul ve sınıf içindeki eşyaların güvenlikli olarak bulunmaması, yabancı insanların okula girmesi hırsızlık yapması ve tehlike oluşturması, şiddet olaylarının yaşanması, okulun çevresinde tehlikeli insanların bulunması ve okul çevresinde trafik yoğunluklarının yaşanması, trafik, işaret ve levhalarının yeterli düzeyde bulunmaması gibi güvenlik sorunlarına ulaşılmıştır. Türkiye ve Almanya’daki okullarda alınan benzer güvenlik önlemlerinin okul güvenliğine ilişkin bilgilendirme yapılması, güvenlik görevlisi-nöbetçi öğretmen uygulamasının yapılması, kamera sisteminin kullanılması, yabancı insanların giriş çıkışına dikkat edilmesi gibi önlemlerin alındığı sonucuna ulaşılmıştır. Ailelerin okul güvenliğine ilişkin ortak anlayış oluşturma ve öğrencileri okuldan teslim alma gibi katkılarının benzer olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Türkiye ve Almanya’daki öğretmenlerin okul güvenliğine ilişkin benzer önerilerinin kaldırım sorunlarının giderilmesi, trafik yoğunluğu azaltılması gibi öneriler olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonuçlarından hareketle okul güvenliğine katkı konusunda ailelerin daha fazla işin içine sokulması, şiddet ile ilgili konularda öğrencilere seminerler verilmesi, öğretmen-veli ve öğrencilere okul güvenliği konusunda bilgilendirici çalışmaların yapılmasının okul güvenliğine katkı sunacağı düşünülmektedir.Article Öğretmenlerin Örgütsel Stres ile İşe Yabancılaşma Düzeylerinin İncelenmesi(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2023) Karadaş, Halil; Özgün, NizamedinBu çalışmanın amacı, öğretmenlerin örgütsel stres ile işe yabancılaşma düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesidir. Araştırma, nicel araştırma metotlarından ilişkisel tarama modeliyle tasarlanmıştır. Araştırmanın katılımcıları, 2022-2023 öğretim yılında Mardin’de kamuya ait ilkokul ve ortaokullarda tabakalı örnekleme metoduyla belirlenen 408 öğretmenden oluşmaktadır. İncelemede veri toplama aracı olarak Yıldırım, Taşmektepligil ve Üzüm’ün (2011) Türkçe ’ye uyarlanan “Örgütsel Stres Ölçeği”, Elma’nın (2003) geliştirdiği “İşe Yabancılaşma Ölçeği” ile katılımcılara ait demografik bilgiler formu kullanılmıştır. Ulaşılan bilgiler doğrultusunda, SPSS programı ile yüzde, frekans, aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanmıştır. İki kategorili değişkenler arasında anlamlı farkın olup olmadığını tespit etmek için Bağımsız Gruplar t-Testi, ikiden fazla kategorili değişkenleri karşılaştırmak için Anova, yapılmıştır. Anlamlı fark olan grupların belirlenebilmesi için Post-Hoc (Tukey- LSD) testi, değişkenler arasındaki ilişkinin ortaya konması için de pearson korelasyon analizi ve Regresyon analizi yapılmıştır. İncelemeden elde edilen verilere göre öğretmenlerin örgütsel stres düzeyleri, iş yükü, beceri, karar verme ve sosyal destek boyutlarında alt boyutlarında yüksek seviyededir. Örgütsel stres algı düzeyleri yüksek seviyededir. Örgütsel stresin cinsiyet, branş, öğretmenlik Hizmet süresi değişkenlerine göre anlamlı değişiklikler göstermediği saptanmıştır. İnceleme sonucuna göre öğretmenlerin işe yabancılaşmaları güçsüzlük, anlamsızlık ve yalıtılmışlık alt boyutlarında düşük, okula yabancılaşma alt boyutunda yüksek düzeyedir. Öğretmenlerin toplam işe yabancılaşmaları ise düşük düzeydedir. İşe yabancılaşma düzeyinin; cinsiyet, branş, öğretmenlik Hizmet süresine göre anlamlı bir değişiklik göstermediği tespit edilmiştir. Örgütsel stres ile işe yabancılaşma arasında negatif doğrultuda anlamlı bir korelasyon ilişkisi saptanmıştır. Bulgulara göre öğretmenlerin işe yabancılaşmasının %24’ü örgütsel stresin boyutları tarafından açıklanmaktadır.Article Sınıf Öğretmenlerinin Öz Yeterliliklerinin Çeşitli Değişkenler Açısından İncelenmesi(Asya Studies, 2023) İş, Engin; Alas, Selman; Aksoy, Ramazan; Ercan, Faysaloluşmasına ve öğrencilerin akademik performansına olumlu etkide bulunmaktadır. Yapılan bu araştırma sınıf öğretmenlerinin öz yeterlilik inançlarının ne düzeyde olduğu ve sınıf öğretmenlerinin öz yeterlilik inançlarının bazı değişkenler açısından incelenip değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla belirlenen alt problemlere yanıtlar aranmıştır. Araştırmanın yapılmasında nicel araştırma yöntemlerinden biri olan tarama araştırma yöntemi kullanılmış olup örneklem seçiminde basit seçkisiz örneklem yönteminden faydalanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 67’si kadın 84’ü erkek olmak üzere 151 sınıf öğretmeninden oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin toplanmasında Öğretmen Öz Yeterlilik Ölçeğinden faydalanılmıştır. Araştırmanın verilerinin analiz edilmesinde SPSS paket programından faydalanılmıştır. Kullanılan SPSS programı sonucunda yapılan analizlerde ortalama, frekans, yüzde analizleri ile parametrik testlerden t-testi, ANOVA ve Tukey testleri; non-parametrik testlerden Man-Whitney U testi kullanılmıştır. Araştırmada sınıf öğretmenlerinin öz yeterlilik inançlarının “oldukça yeterli” düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sınıf öğretmenlerinin öz yeterlilik inançlarının cinsiyet, medeni durum, mezuniyet durumu ve yaş değişkenine göre ölçeğin genel ve tüm alt boyutlarına göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmamıştır. Hizmet durumu değişkenine göre ölçeğin genel boyutu, öğretim stratejisi ve öğrenci katılım alt boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmamış sadece sınıf yönetimi alt boyutunda istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur. Araştırma sonuçlarından hareketle öğretmenlere öz yeterlilik konusunda hizmet içi eğitimlerin verilmesi, öz yeterlilik ölçen ölçeklerin güncellenmesinin öğretmenlerin öz yeterliliklerine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.Article Okul Müdürlerinin Yönetim Tarzının Öğretmenlerin Örgütsel Sinizm Algılarına Etkisi(IEDSR DERNEĞİ, 2023) Karadaş, Halil; Timur, FıratYapılan bu araştırma ile öğretmen görüşlerine göre okul müdürlerinin yönetim tarzı ve örgütsel sinizm Algı düzeylerinin belirlenip çeşitli değişkenler açısından incelenip değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın ana problemi doğrultusunda belirlenen alt problemlere cevaplar aranmıştır. Yapılan bu araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden tarama araştırma yöntemi kullanılmış olup örneklem seçiminde ise basit seçkisiz örneklem yönteminden faydalanılmıştır. Araştırmanın örneklemi 210 kadın 300 erkek olmak üzere 510 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırma verilerinin toplanmasında değişkenlere ilişkin bilgileri elde etmek için Kişisel Bilgi Formundan , okul müdürlerinin yönetim tarzlarını elde etmek için Algılanan Müdür Yönetim Tarzı Ölçeğinden, örgütsel sinizme ilişkin veriler elde etmek için Örgütsel Sinizm Ölçeğinden faydalanılmıştır. Verileri analiz etmek için SPSS paket programı kullanılmış olup, analiz tekniklerinden faydalanılmıştır. Araştırmanın bulguları incelendiğinde öğretmenlerin örgütsel sinizm düzeylerinin orta düzeyde olduğu görülmektedir. Öğretmen görüşlerine göre algılanan müdür yönetim tarzlarında ise işbirlikli yönetim tarzı alt boyutunda çoğu zaman otoriter yönetim tarzı, ilgisiz yönetim tarzı ve karşı koyucu yönetim tarzı olduğu öğretmenler tarafından belirtilmiştir. Demografik değişkenlere ilişkin analizlere bakıldığında öğretmen görüşlerinin örgütsel sinizm düzeylerinde medeni durum, mezuniyet durumu, hizmet durumu ve eğitim durumuna ilişkin anlamlı farklılık tespit edilmemiş sadece cinsiyete ilişkin farklılık tespit edilmiştir. Öğretmen görüşlerine göre algılanan müdür yönetim tarzlarında cinsiyete ilişkin otoriter, ilgisiz, karşı koyucu yönetim tarzında; mezuniyet durumuna ilişkin otoriter yönetim tarzında; medeni duruma ilişkin otoriter, ilgisiz, koyucu yönetim tarzında; hizmet yılına ilişkin işbirlikli yönetim tarzı boyutunda ve okul kademesine ilişkin tüm yönetim tarzları alt boyutlarında anlamlı farklılığa ulaşılmıştır.Article SINIF ÖĞRETMENLERİNİN GÖRÜŞLERİNE GÖRE OKUL MÜDÜRLERİNİN TOKSİK LİDERLİK DAVRANIŞLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ(Journal of History School (JOHS), 2023) İş, Engin; Aksoy, Ramazan; Alas, SelmanToksik liderlik son yıllarda üzerinde durulan liderlik türlerinden bir tanesi olmuştur. Okulların toplumun önemli kurumlarının başında gelmesi, okul yöneticilerinin toksik liderlik özelliklerinin araştırılmasını gerekli kılmıştır. Bu çalışmanın amacı sınıf öğretmenlerinin görüşlerine göre okul müdürlerinin toksik liderlik davranışları değerlendirmektir. Bu amaç kapsamında sınıf öğretmenlerinin görüşlerine göre okul müdürlerinin toksik liderlik davranışlarının ne düzeyde olduğu ve okul müdürlerinin toksik liderlik davranışlarına ilişkin görüşleri çeşitli değişkenler açısından değerlendirilmiştir. Araştırmada nicel araştırma yönteminin modellerinden birisi olan tarama yöntemi kullanılmıştır. Örneklem seçiminde basit seçkisiz örneklem tekniğinden faydalanılmıştır. Araştırmanın örneklemi 84’ü kadın, 99’u erkek olmak üzere 183 sınıf öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırma verilerinin toplanmasında Toksik Liderlik Ölçeği kullanılmıştır. Toksik Liderlik Ölçeği 30 madde ve 4 alt boyuttan oluşmaktadır. Verilerin analizinde SPSS paket programı kullanılmıştır. Veri analizinde ortalama, frekans, yüzde, t-testi, ANOVA ve Tukey testi analizleri kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları incelendiğinde; sınıf öğretmenlerinin, okul müdürlerinin toksik liderlik davranışlarına ilişkin görüşerinin “Katılıyorum” düzeyinde olduğu tespit edilmiştir. Öğretmen görüşleri arasında cinsiyete ve mezuniyet durumuna göre anlamlı fark bulunamamıştır. Yöneticilik yapma durumuna göre sadece değerbilmezlik alt boyutunda, yaş değişkenine göre bencillik alt boyutunda, hizmet yılı değişkenine göre ise olumsuz ruh hali alt boyutunda anlamlı fark bulunmuştur).

