Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/78
Browse
Browsing Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Koleksiyonu by Department "MAÜ, Enstitüler, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı"
Now showing 1 - 2 of 2
- Results Per Page
- Sort Options
Article Âşık-Maşuk-Rakîb Bağlamında İsmet Özel Şiirinde Aşk(İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, 2023) Yakut, EmrullahNefis, akıl ve aşk itici güçleri arasında şekillenen insanın varoluş macerası, yine insanın dilsel dışavurum ürünleri olan edebî metinlere ve özellikle şiire büyük ölçüde yansımıştır. Bu dışavurum, farklı edebî geleneklerde yüzeysel farklılıklara sahip olmakla birlikte ortak bazı yönleri de ihtiva etmektedir. Klasik şiirde âşık-mâşuk-rakîb üçlüsü arasında cereyan eden aşk temasının İsmet Özel şiirinde de benzer biçimlerde tezahür ettiği söylenebilir. Klasik şiirde mecâzî ve hakîkî aşk arasında çoğu zaman sınırları belirsizleştiren, ayrımları anlamsızlaştıran bir geçişkenlik vardır. Özel’in şiirinde ise ideolojik hedeflerle tensel arzuların iç içe geçtiği, bunlar arasında keskin geçişlerin yaşandığı bir aşk söz konusudur. Klasik şiirde aşk, insanın tekâmül sürecinin önemli bir vasıtasıdır. Benzer şekilde İsmet Özel için de aşk, insanı varoluş atılımına sürükleyen bir harekettir. Diğer yandan klasik şiirde âşık kendi benliğini adeta yok ederek (fenâ) maşuğa kavuşurken İsmet Özel’in şiirinde güçlü bir “Ben” vurgusu dikkat çekmektedir. Ancak bu Ben’in aynı zamanda bir maşuk olarak anlaşılmasına fırsat veren ipuçları, klasik şiirde ve tasavvuf düşüncesinde bilinen âşık-maşuk bütünlüğü çerçevesinde meseleyi daha ilginç bir boyuta taşımaktadır. Bu makale, klasik şiir ile İsmet Özel şiirindeki aşk anlayışını ve âşık, mâşuk, rakîb tezahürlerini mukayeseli bir şekilde ele almayı, benzerlikleri ve farklılıkları tespit ve tahlil etmeyi amaçlamaktadır.Article Klasik Türk Şiirinin Deyim Dünyasında Teşbîh Sanatının Somutlaştırma İşlevi(2021) Bahar YılmazEdebiyat, dil malzemesini çeşitli çağrışımlar aracılığıyla dönüşüme tabii tutarak okuyucuya farklı bir dünyanın kapılarını aralayan bir sanat dalıdır. Edebiyat ailesinin önemli bir üyesi olarak karşımıza çıkan şiirin yaratılma sürecinde şairler, edebî dili dönüştürürken çeşitli yöntemlere başvurmuşlardır. Türk edebiyatının önemli bir evresi olarak bilinen klasik Türk edebiyatında şairler, yöntem olarak edebî sanatlara başvurarak kullandıkları dil malzemesi üzerinde estetik olarak anlam çağrışımları yaratmışlardır. Somut ögeleri içinde barındıran ancak soyut nitelik kazanmış deyimler, klasik Türk şairinin dünyasında çeşitli edebî sanatlar aracılığıyla hem soyut hem somut anlama gelecek şekilde kullanılmışlardır. Gerçek anlamından uzaklaşarak mecazî bir boyuta bürünen deyimler, sözcüklerle mantık oyunları kuran klasik şairlerin elinde kinâye, hüsn-i ta’lîl, teşbîh gibi sanatlar aracılığıyla işlenerek somutlaştırılmışlardır. Klasik Türk şairlerinin deyim kullanımlarında önemli bir işleve sahip sanatlardan biri olarak nitelendirilebilecek teşbîh sanatı, soyut dünyayı somutlaştırmada ya da somut dünyayı soyutlaştırmada klasik Türk şairi için önemli bir araç niteliğindedir. Klasik Türk şairleri teşbîh sanatının benzetme fonksiyonunu kullanarak deyimlerin bünyesinde bulundurduğu somut anlam ögelerine çağrışım yapmışlardır. Bu çalışmada klasik Türk şiirinin önemli bir malzemesi olan deyimlerin teşbîh sanatı aracılığıyla somutlaştırılması ve somutlaştırılan unsurların deyimlerle olan bağlantısı ortaya konmuştur. Söz konusu somutlaştırma ve teşbîh arasındaki ilişkinin daha iyi anlaşılması için teşbîh sanatının bütün ögelerini barındıran örnek beyitler seçilerek deyimlerin beyit bağlamında kazandıkları somutlaştırmalar açıklanmıştır.