Enstitüler
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/10
Browse
Browsing Enstitüler by Department "[Belirlenecek]"
Now showing 1 - 20 of 126
- Results Per Page
- Sort Options
Master Thesis AŞÇILIK EĞİTİMİ ALAN ÖĞRENCİLERİN MESLEKİ YETERLİLİKLERİNİN İNCELENMESİ(2019) ÇİMAR, SÜLEYMANYiyecek içecek sektöründe yaşanan değişme ve gelişmeler, artan rekabet koşulları nitelikli personele duyulan ihtiyacı ön plana çıkarmaktadır. Nitelikli personelin yetiştirilmesi de verilen eğitimin nitelikli olmasına bağlıdır. Bu çalışmada meslek liselerinde aşçılık eğitimi alan öğrencilerin almış oldukları eğitimin niteliği, staj yapılan işletmelerdeki sorumlu personele uygulanan anketler sonucunda belirlenmiştir. Meslek liselerinde verilen aşçılık eğitimi ile ilgili geniş bir literatür çalışması yapılmış, verilen eğitim sonucunda öğrencilere kazandırılmak istenen yeterlilikler belirlenmiştir. Belirlenen bu yeterlilikler doğrultusunda, teorik ve pratik düzeyde öğrencilerin bu yeterlilikleri ne oranda kazandıklarını belirlemeye yönelik anket soruları hazırlanmıştır. Anketler İstanbul ilinde faaliyet gösteren ve bünyelerinde stajyer çalıştıran 4 ve 5 yıldızlı oteller ile turistik restoranların mutfaklarında sorumlu olan 382 personele uygulanmıştır. Elde edilen verilen SPSS 21. ( Sosyal Bilimler İçin İstatistik Programı) ile analiz edilmiştir. Anketteki her soruya verilen yanıtın dağılımını hesaplamak için Frekans analizi kullanılmıştır. Likert tipindeki soruların ortalama değerlerini göstermek için Descriptive Analizi uygulanmıştır. Araştırmada teorik ve pratik yeterlilik düzeyleri ortalamaları arasında anlamlı bir fark olup olmadığını tespit etmek için T (Student) testi kullanılmıştır. Yapılan analiz sonucunda aşçılık eğitimi alan öğrencilerin, kazandırılmak istenen nitelikleri teorik olarak 4.22 ortalama ile yüksek düzeyde, pratik olarak ise 3.91 ortalama ile teorik düzeye göre daha düşük bir düzeyde kazandıkları tespit edilmiştir. Verilen teorik ve pratik eğitim arasında istatiksel olarak anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir. Sorumlu personeller ile yapılan görüşmeler neticesinde eğitimin niteliğinin yeterli olmamasının sebepleri belirlenmiş ve niteliğin arttırılması için yapılması gerekenler konusunda önerilerde bulunulmuştur.Article BATI METAFİZİĞİNİN TEMEL SORUSU VE HEIDEGGER(2016) Keskin, MesutElinizdeki makale, Batı metafiziğinin temel sorusuna Heidegger'in yeni bir okuma ve çeviri anlayışıyla cevap denemesini serimler. Bu serimleme, Heidegger öncesi ve sonrası metafiziksel yaklaşımların temel soruyu nasıl ele aldıklarını şart koşar. Buna göre metafiziğin temel sorusunun bilhassa Leibniz ve Schelling'teki önemi vurgulanıp Heidegger yaklaşımının evveliyatı tasvir edilir. Bu tasvirin ışığında Heidegger'in getirdiği yenilikler, tartışmalar ve yeni sorunlar sunulur. Temel soru Heidegger'in bu sorunun tarihindeki merkezi konumuyla her hakiki felsefi soru gibi bitmez ve çağdaş felsefe ya da bilimlerde, metafizik dışı ve analitik bir biçimde işlenmiştir. Nihayet, metafiziğin temel sorusunun cevapsız güncelliğini, efsuni muammasını, çözülmez önemini ve faydasız zorunluluğunu göstermek bu makalenin en dipte yatan görevidir.Master Thesis Bediüzzaman Said Nursî’nin İttihad-ı İslâm Düşüncesi(2015) BOZ, ERDALPotansiyel canlılığını her devirde koruyan ittihad-ı İslâm konusu son yıllarda yeniden ilgi merkezi olmuştur. Bu konudaki yanlış düşünce ve teşebbüsler, İslâm âlemi ve tüm dünya için ciddi sıkıntılara neden olacağından Müslümanların ve gayrimüslimlerin aydınlatılması çok önemlidir. Bu nedenle belirlenen konu hakkında yüz seksen eser incelenmiş, Türkiye’de ve dünyada etkisi hissedilen İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî’nin ittihad-ı İslâm hakkındaki görüşleri irdelenmeye ve sentezlenmeye çalışılmıştır. Üzerinde çalışılan müellifin öncelikle biyografisi verilmiş, bilahare konu başlığı olan ittihad-ı İslâm’ın kavramsal çerçevesi, konu ile ilgili diğer eserlere de atıflar yapmak suretiyle çizilmeye çalışılmıştır. Müellif, İslâm âleminin iptidailiği ve dağınıklığının nedenlerini Müslümanlardaki “cehalet, iftirak ve zaruret” olarak sıralar ve bunların “sanat, marifet ve ittifak” ile giderilebileceğini kaydeder. İttihad-ı İslâm mefkûresi için eğitim, hürriyet ve şûraya çok önem verirken, birliğin hayata geçirilmesi için öncelikle fert fert imanî kalitenin artırılması, sonra toplumların İslâm’a göre şekillenmesi ve en nihayetinde siyaset ve müesseseleşmeyi esas alacak bir silsile belirler. “Birleşik İslâm Cumhuriyetleri” tarifini ABD örneği ile modelleştirirken böyle bir birlikteliğin öncülüğünü Türkiye’nin yapabileceğini nedenleriyle açıklar. İnançsızlığın ve anarşinin önüne geçebilmek için bu birliğe Batı’nın da taraftar olması gerektiğini savunan Bediüzzaman, tüm inançların düşmanı anarşiye karşı diğer din mensuplarıyla ittifakı da zaruri görür. Müellifin hayatı, kitapları, makaleleri, konuşmaları ve eylemleri esas kaynak olarak incelenirken, talebeleri, onunla bir şekilde münasebeti olanların düşünce ve hatıraları, onun ittihad-ı İslâm düşüncesi hakkında yazanların fikirleri de çalışmamızda istifade ettiğimiz kaynaklar olmuştur. Risale-i Nur ve talebelerinin birliğin tahakkukunda önemli bir vazife göreceğini de dile getiren Bediüzzaman’ın ittihad-ı İslâm mefkûresi, uygulanabilirliğini halen kaybetmediği halde muhataplarının gayretlerini beklediği sonucuna ulaşılmıştır.Article Berawirdkirina Kurmancî û Zazakî ji Aliyê Felsefeya Zimên ve(Mardin Artuklu Üniversitesi Yaşayan Diller Enstitüsü the journal of mesopotamian studies, 2016) Bingöl, İbrahim“Comparison of Kurmanci and Zazaki in Terms of Philosophy of Language” This article deals with the subject of the comparison of Kurmanci and Zazaki in terms of philosophy of language. So far the comparison of Kurmanci and Zazaki have been performed mostly in terms of words, sentences and grammar etc. however few or no studies on the comparison in respect of philosophy of language have been performed. This article aims that the attention of the reader turn to this area. This article also aims to show how Kurmancs and Zazas think and behave in some universal situations.Book Part Book Part Bikaranîna ergatîfîyê di zazakî û kurmancî de(Mardin Artuklu Üniversitesi Yayınları, 2018) Bingöl, İbrahimAs known, the ergativity is an important feature in the dialects of Kurmanci and Zazaki. How is the feature used in both dialects? How do the Kurmancs and Zazas express themselves in terms of ergativity? What is the relationship between the subject and object and how is this relation changed according to the tenses? This paper will deal with these issues. As far as I know, there are few studies on these issues up to now. We can also say that there are not the studies like this. Of course, there are some studies on ergativity especially in Kurmanci but the ergativity has not been examined in terms of self-expression. We will focus on the usage of ergativity in both Kurmanci and Zazaki and compare the ergativity in both dialects.Master Thesis BİR GERÇEKLİK ÜRETİM MEKÂNI OLARAK SOSYAL MEDYA:BAUDRİLLARD OKUMASI(2019) GÜNDÜZ, ADLEBu çalışmada internetle beraber hayatımıza giren sosyal medyada üretilen gerçekliğin ne olduğu Jean Baudrillard‟ın kavram repertuarıyla analiz edilmiştir. İnternete ulaşmanın süreç içerisinde daha kolay bir hale geldiği enformasyon toplumunda internetle geçirilen zaman ve internet kullanan bireylerin profili çeşitlenip artmaktadır. İnternetin gelişimiyle hayatımıza temas eden sosyal medyayla oluşan toplumsal değişim sosyolojik bakışın alanına girmiş bulunmaktadır. Bugünün toplumunda yaşanan bu toplumsal değişimi anlamak için çağdaş sosyolog olan Jean Baudrillard‟ın simülasyon kuramından faydalanılmıştır. Sosyal bir gerçeklik olarak sosyal medya analizinde modern dönemlerle birlikte oluşan toplumsal değişimlerin ürettiği gerçekliğin ne olduğu birinci bölümde incelenmiştir. Gerçekliliğin varlığına dair izlerin olup olmadığı tartışmaya açılmıştır. Bir gerçeklik üretim mekânı olarak dijital dünyanın bize neler anlattığını, ne zamandan beri dijital dünyanın içerisinde olduğumuz analiz edilmiştir. Gerçeklik ilkesinin yok olmasıyla gerçekliğe dair artık ibarelerin olmamasının yarattığı durum olan kaybolan toplumsallığı anlatan ikinci bölümde toplumsallığın nasıl yok olduğu anlaşılır kılınmaya çalışılmıştır. Sosyal medyada kaybolan gerçeklik ve toplumsallığın yarattığı etki tespit edilmiştir. “Bir toplumsallaşma türü olarak sosyal medyada hipergerçeklik” olarak tartışmaya açtığımız üçüncü bölümde sosyal medyada oluşan hipergerçeklikliğin ne olduğu bunun sosyolojik olarak bizlere ne ifade ettiği incelenmiştir.Master Thesis BİR ŞİDDETSİZLİK EYLEMİ OLARAK SİVİL İTAATSİZLİK(2018) ÇATIKKAŞ, HÜSEYİNBu çalışma, şiddetle şiddetsizlik arasında şiddetsizlikten yana tavır alan hakikat arayışçılarının, sivil itaatsizlik üzerine düşüncelerini konu edinir. Sivil itaatsizlik geniş bir tarihsel yelpazeye sahiptir. Bu tarihsel yelpazeye baktığımızda sivil itaatsizlik haksızlıklara karşı şiddete başvurmadan iktidara ulaşmayı/seslenmeyi hedefleyen bir eylem tarzıdır. Bu yurttaş eylemi, tanrısallık, vicdan ve daha yüksek ahlaki değerler adına yapılır. Yurttaş, yasa ve vicdan arasındaki gerilimden, vicdandan yana tercihte bulunur. Burada yurttaş anayasal düzeni yok saymaya çalışmaz. Ancak zedelenen anayasal düzenin, düzeltilmesine yönelik çaba sarf eder. Bu çalışmada sivil itaatsizliğin tarihine ilişkin felsefi bir temel oluşturulmaya çalışılmaktadır. Bu yapılırken sivil itaatsizliğin öncülerinin eylem ve düşüncelerine yer verilecektir. Ayrıca sivil itaatsizliğin varoluşçulukla, kamusal alanla, vicdanla, hukuk devletiyle olan ilişkisi irdelenecektir.Master Thesis ÇAĞDAġ SANATTA POLĠTĠK TEMSĠL SORUNU(2016) TUĞRUL, ROJDAÇağdaĢ Sanatta Politik Temsil Sorunu‟‟ adlı tez çalıĢmasının araĢtırma konusunu, son çeyrek yüzyıllık dönemin sosyal-siyasal hareketleriyle Ģekillenen günümüz sanat anlayıĢı, çağdaĢ sanat ve bunun politik temsilleri oluĢturmaktadır. Fikirler ve temayüller etrafında beliren temsil sorunları ve sanatçıların eleĢtirel yaklaĢımları ile alan analizi bu araĢtırmanın temelini oluĢturmaktadır. ÇalıĢmada çağdaĢ sanat, siyaset ile birlikte okunmaktadır. Siyasetin, hem tarihsel süreç hem de üretim süreci olarak çağdaĢ sanatı nasıl etkilediği ve Ģekillendirdiğine bakılmaktadır. Sanatın özerkliği, siyaset ile iliĢkisi, bu iliĢkiyle bulanıklaĢmıĢ sınırı ve kendi -eğer var ise- politikasını nasıl ürettiği alan analiziyle birlikte araĢtırılmakta ve tartıĢılmaktadır.Master Thesis ÇAĞDAŞ SANAT BAĞLAMINDA GÖÇ VE MÜLTECİLİK(2017) SEYİTVAN, BARIŞ“Çağdaş Sanat Bağlamında Göç ve Mültecilik” adlı bu tez çalışmasında konuyla bağlantılı Küreselleşme Çağında Göç, Mültecilik, Çağdaş Sanatta Yersiz ve Yurtsuzluk, Göçebe Sanat, Çağdaş Sanatçı Mülteci mi? Göçebe Sanatçı mı?, Savaş Bölgelerinde Sanat Yapmak: Ölüm-Kalım-Travma, Bir Anlatıya Doğru Sanatçılar, Üretimler ve Kimlikler, Küratöryel bir Uygulama “Yeryüzünün Sınırları” Sergisi gibi genel kavramlar irdelenmiştir. Ayrıca bazı sanatçıların hayat anekdotları ve eserleri analiz edilmiştir. Aynı zamanda sanatçıların yaşadıkları yeni coğrafyaya sanatsal ve kültürel etkilerinin olup olmadığı çözümlemeye çalışılmıştır. Araştırmanın ana teması olan sanatçıların Avrupa’ya neden göç ettikleri ve göç ettikleri coğrafyada sanatsal çalışmalarını nasıl sürdürdükleri, önceki coğrafyada ürettikleri işleri ile göç ettikleri yerlerde ürettikleri işleri arasında ne gibi farklılıklar oluştuğu, göç edilen coğrafyalarda sanatçıların sosyolojik baskılara maruz kalıp kalmadığı, göç ettikleri coğrafyanın kültürel betimlemelerini eserlerinde yansıtıp yansıtmadıkları, Avrupa’ya göç eden sanatçıların bundan sonraki dönemlerinde nasıl bir yol izleyeceklerinin sorgulanması gibi bazı detaylı sorularla çalışmanın ana teması oluşturulmaya ve çalışılmıştır. Bu bağlamda sanatçıların bulundukları yeni coğrafyada yerel ve evrensel bağlamda çağdaş sanata farklı yönsemeler getireceği düşüncesi ile çağdaş sanata farklı bir boyut kazandırılmıştır.Master Thesis ÇAĞDAŞ SANAT’TA KİŞİSEL VE KOLEKTİF BELLEĞİN İZLERİ(2019) ÇİMEN, MEHMETÇağdaş Sanatta Kişisel ve Kolektif Belleğin İzleri” adlı bu tez/sanat eseri raporu, 1960’ların ‘Kavramsal Sanat’ından yola çıkarak, 1980’lerden sonra gelişen Neo-liberal kültür politikalarıyla birlikte şekillenen günümüz çağdaş/güncel sanatının “hafıza/anı/bellek” ile ilişkisini konu edinmektedir. Çalışmanın ana ekseni bu bağlamda, bir kısım çağdaş sanat yapıtlarının odaklandığı kişisel ve kolektif bellek temsillerini görsel ve kültürel incelemelerini yapmaktır. Güncel sanat yapıtları incelemelerine ek olarak, raporun ana konusunu da oluşturan, hafıza/bellek meselesi, hem kişisel, hem de toplumsal düzeyde, politik, kültürel, etnik-cinsel- kimliksel diyebileceğimiz çeşitli düzlemlerde, sanatın dokümantasyon biçimiyle ciddi bir ilişki içerisindedir. Bu ilişkiyi temel alarak; çalışma, kişisel ve kolektif belleğin tezahürleri etrafında beliren temsil örneklerini, sanatçıların eleştirel yaklaşımları ile birlikte ele alarak, güncel/sanat tarihsel bir incelemeyi amaçlamaktadır.Master Thesis ÇAĞDAŞ SANATTA YEREL/ GELENEKSEL İMGELERİN RADİKAL KULLANIMI(2018) ATLI, ŞİLANBu tez/sanat eseri raporunda, Çağdaş Sanatta modern imgeler ile geleneksel/ yerel imgelerin ironi mesafesinde birlikte kullanımı, dünyadan ve Türkiye’den belirli çağdaş sanat örnekleri ele alınarak incelenmeye çalışılmıştır. Bunun yanında kendi çalışmalarımın ana ekseni bu ilişkinin sorunsallaştırılması üzerinden ortaya konulmuştur. Günümüz dünyasında çağdaş sanat, belirli üretim stratejileri üzerinden kurgulanır. Yapıtların alımlanması da bu stratejilerin dayandığı parametrelerin anlaşılmasıyla mümkündür. Bu noktada yapıtların yardımına koşan bir metinselcilikten söz edilebilir. Nedir bu parametreler? Öncellikle yerellik ve yerelliğin dayandığı kültürel kodların sahneleştirilmesi, etnik/kültürel/cinsel kimlik haklarının tanınması yönündeki mücadeleler, ekolojinin sorunsallaştırılması vs, ana-akım merkezi politik ve sanatsal hegemonyaya dönük eleştirel yaklaşımların ifade edilmesinden söz edilebilir. Bunun yanında, ironiyi bir üretim biçimini olarak kullanarak Modern-Kapitalist uygarlık imgeleriyle yerel kültürel kodların iç içe kullanılarak yeni anlatım yapıları oluşturmak bu stratejilerin en bilindik ve belirgin olanlarını oluşturur. Bu imgelerin nasıl kullanıldığını ve sözü edilen bağlamlarda nasıl yeniden kurgulandığını anlamak, Modern Sanat ile Çağdaş Sanat arasına bir çizgi çekmeyi gerekli kılmıştır. Bu nedenle, sanattan önce gelen ‘çağdaş’ kavramının neyi/neleri imlediği meselesi, bu raporun kapsamına alınan önemli bir girizgâhı oluşturmaktadır. Giorgio Agamben’in ‘Çağdaş nedir?’ makalesi bu noktada önemli bir başvuru kaynağı olarak ele alınmıştır. Bunun yanında, Cuauhtemoc ix Medina’nın ‘Çağdaş sanat:11 Tez’ makalesi, Boris Groys’un esinleyici kitabı ‘Sanatın Gücü’, bu rapor kapsamında önemli bulduğum referans noktalarını zenginleştirmemi sağlamışlardır. Rapor, bunların dışında, imge-ideoloji, göstergebilim, hafıza-hatırlama ve Kültür Endüstrisi ekseninde incelenen literatür tarama ve belirli kuramsal söylem ve yaklaşımlarla çözümlenmeye çalışılmıştır. Bu tez/sanat eseri raporu, kültür endüstrisi içinde, modern, çağdaş kavramlarının, yerel/ kültürel imge/değerlerle birlikte ele alındığında ortaya çıkan teorik tartışma ve sanatsal üretimlerin Kültüralizm’le ilişkisini yeniden tartışma imkânını ortaya koymaya çalışıyor.Master Thesis ÇAĞDAŞ TÜRK RESİM SANATINDA MİLLİ DEĞERLER BAĞLAMINDA FİGÜRATİF BETİMLEMELER(2018) ALAYBEYİ, EMİNEBu çalışma, XIX. Yüzyıldan günümüze Türk Resim Sanatı’nın temel konularından biri olan figüratif resim anlayışını; toplumsal, sosyokültürel, milli değerler yönünden inceleyip değerlendirmek üzere hazırlanmıştır. XIX. yy. çağdaşlaşma ve yenilenme sürecinin bir devlet programı şeklinde yürütülmeye başlanması, Türkiye üzerinde egemenlik ve sömürge hakları arayışını sürdüren dış devlet ve yerli bir takım çevrelerin çatışmaları neticesinde zorunlu olmuştur. Ulusallaşmaya yönelik çabalar köklü değişim ve devrimlerin gerçekleştirilmesi Türk Resim Sanat’ında, sanatçının tercihine bağlı olan figür çalışmalarıyla kendini göstermiştir. Figür; yüzyıllar boyunca, içinde bulunduğu dönemin toplumsal yapısından ve sanat akımlarından etkilenmiş, şekil almış ve içerik kazanmıştır. Figürlerin yer aldığı resimler hem topluma bakışı, hem de insanların toplumdaki yerini yansıtan kaynaklardır. Bu çalışmada, XIX. yüzyılın başlarından günümüze kadar, Türk Resim Sanatı’ndaki figürün atılımcı, dinamik üslup çabalarıyla vardığı önemli sonuçları incelenmiş ve araştırılmıştır. Türk sanatçılarının, figürü düzenleme, biçimlendirme ve üslup eğilimine, milli değerler ve yer aldığı çevre yaşamıyla birlikte bakılmıştır. Bu bağlamda figürün gelişim süreci, bu süreci etkileyen sosyal ve sanatsal etkiler günümüz resim sanatına kadar ele alınmıştır.Master Thesis Master Thesis Cerîr’in Şiirinde Hazf(2019) KOLO, REYZANBu çalışma, Cerîr b. Atiyye’nin şiirinde ki en belirgin olgulardan biri olan hazfi kapsamaktadır. Şair, hazf olgusunu gerekliliğine göre anlamı bozmayacak, aksine zikredileni güçlendiren ve destekleyen bir şekilde kullanmıştır. Bu konu Muhammed b. Habîb’in, Cerîr b. Atiyye’nin divanına yazdığı şerhinden incelenmiş ve Cerîr’in şiirindeki birçok hazf şekilleri değerlendirilmiştir. Bu bağlamda şahidin kullanıldığı yer, yapılan hazf ve bu konudaki eski ve yeni gramercilerin görüşlerine yer verilerek geniş bir araştırma ve düzenleme yapılmıştır. Çalışmamızın başarılı bir sonuca ulaşabilmesi için tezimizi bir giriş ve dört bölüme ayırdık. Birinci bölümde hazfin tanımına, hazf konusuyla ilgili nahivcilerin ve dilbilimcilerin görüşlerine ve hazf ile ilgili Kur’ânı Kerim ve arap şiirinden örneklere yer verilmiştir. Bununla birlikte hazf konusuyla bağlantılı diğer konular, müellifleri hazf yapmaya sevk eden sebepler ve nahivcilerin hazf için belirledikleri şart ve gerekçeler incelenmiştir. İkinci bölümde, hazf olayının uygulama kısmıyla ilgili olan ismin hazfedilmesiyle bağlantılı olan mübtedanın, haberin, mef’ûlü’n-bih, hâl, muzâf, muzâfu’n-ileyh mecrûr isim ve yerine sıfatı geçirilen mevsûfun hazfedilmesi konularına yer verilmiştir. Üçüncü bölüm iki kısma ayrılmış, birinci kısımda fiilin hazfedilmesi ve tanımı, ikinci kısımda ise kasem (yemin) ve şart cümlesi gibi cümlelerin hazfi ele alınmıştır. Dördüncü bölümde harfin hazfedilmesiyle ilgili bütün şekiller ve âlimlerin bu konulardaki görüşleri incelenmiş son olarak ta tezimizin bir özeti sayılabilecek kısa bir sonuç ile çalışma bitirilmiştirArticle Cihnav di Zazakiya Gimgimê de(Mardin Artuklu Üniversitesi Yaşayan Diller Enstitüsü the journal of mesopotamian studies, 2017) Bingöl, İbrahim“Pronouns in the Zazaki of Gimgim’s Accent” This article deals with the subject of pronoun in Gimgim’s zazaki accent. As known, pronoun takes an important place in understanding a language. Just as an archaeologist can reveal the features of ancient periods via a part of stone, a map of a grammar of a language can be drawn via a research on pronouns on the language. This article focuses on the kinds of pronoun and their usages in the Gimgim’s accent. In this article the subject of pronoun is examined according to data based on Gimgim’s accent, in terms of the typological aspect.Article Dahênana Mem û Zîna Xanî Wek Berhema Sereke ya Kanona Neteweyî ya Kurdî(Nûbihar Akademî, 2018) Ergün, ZülküfPUXTE Kanonkirina hin berhemên edebî û needebî diyardeyeke kevin be jî kanona neteweyî di serdema modern de bi belavbûna netewetiyê û damezirandina dewletên neteweyî re peyda dibe. Di vê kanonê de hin berhemên edebî yên taybetmend ji bo nîşandana hebûn û berdewamiya neteweyekê tên hilbijartin û ev berhem wek temsîla karaktera neteweyî bi şîroveyên cuda cuda tên bihêzkirin. Di nav ronakbîrên Kurd de jî ji destpêka belavbûna hizra neteweyî û vir ve hewla danîna kanoneke neteweyî tê dayîn û di vê çarçoveyê de ji ber hin taybetmendiyên wê yên xweser Mem û Zîna Xanî wek çavkaniya sereke ya kanona neteweyî û Xanî jî wek pêşengê hizra Kurdayetiyê tê ragihandin. Ev hizir cara pêşî di helbesteke Hacî Qadirê Koyî de bê pêşniyazkirin jî bêtir bi rêya ronakbîrên malbata Bedirxanî di kovar û rojnameyên pêşî yên Kurdî de tê sîstematîzekirin. Piştî demekê ev boçûn bi weşandina çapên cuda yên Mem û Zînê, belavkirina dîrok û antolojiyên edebiyata Kurdî û bi rêya belavkirina berhemên edebî û akademîk cihê xwe digire. Ji ber vê jî Mem û Zîna Xanî hem di warê civakî hem di warê siyasî û hem jî di warê edebî de wek berhema yekem a kanona neteweyî tê pejirandin.Master Thesis DESCARTES’IN EPİSTEMOLOJİSİNİN METAFİZİK TEMELLERİ(2019) ORAL, SEHERBu çalışmada, Descartes’ın kesin ve güvenilir bilgiye ulaşmak için izlediği yol ve bu yolda Tanrı’ya vermiş olduğu yer söz konusu edilecektir. Böylece Descartes’ın epistemolojisinden hareketle ontolojisini nasıl kurduğuna değineceğiz. Descartes’a göre kesin ve güvenilir bir bilgi vardır. Descartes, bu kesin bilgiye ulaşmak için kuşkuculuğu ön plana almıştır. Dolayısıyla Descartes, epistemolojisini kuşkuluculuktan yola çıkarak oluşturmuştur. Descartes, bu yöntemle doğruluğundan asla şüphe edilemeyecek bir bilgiye ulaşmıştır o da: “düşünme”ya da “cogito”dur. Ona göre, biz düşündüğümüz sürece varız. Onun bu düşüncesinin temelinde ruh ve beden ayırımı yatmaktadır. Düşünmeye sezgi ile ulaşan Descartes, Tanrı’nın bilgisine de bu yolla ulaşmaya çalışır. Ona göre, Tanrı, en yetkin varlıktır. Böylece Descartes, Tanrı’yı epistemelojsinin en başına yerleştirmiştir. Ona göre, Tanrı, bilinmedikçe başka hiçbir şey hakkında kesin bir bilgi elde edilemezArticle Di Helbesta Kurdî de Destpêka Rêbaza Romantîzmê û Taybetmendiyên Romantîzma Hacî û Cegerxwîn(Nûbihar Akademî, 2014) Ergün, ZülküfPUXTE: Romantîzm wek rêbazeke edebî di sedsala XVIIIan de cara pêşîn li Îngilîstanê derket holê û di demeke kurt de di nav edebiyatên neteweyên Ewrupayî de belav bû. Ev rêbaz di sedsala XIXan de bi riya hin xwendekar û ronakbîrên Osmanî yên ku ji bo Fransayê hatibûn şandin di nav dewleta Osmanî de jî hat nasîn. Bi vî awayî romantîzma ronakger a fransî bi rengeke neteweyî di nav ronakbîrên Osmanî de wek meşrûtiyetxwazî û di nav ronakbîrên jêrdestê Osmaniyan de jî wek serxwebûnxwazî derket holê. Dema ku li Stenbola paytexta dewleta Osmanî ev tişt diqewimîn Hacî Qadirê Koyî jî li Stenbolê bû û wek helbestvanekî Kurd cara yekemîn nûnertiya romantîzma neteweyî kir. Ji ber ku di serdema jiyana Hacî de Kurd negihîştin armancên xwe yên siyasî, di seranserî sedsala XXî de jî fikra romantîzma neteweyî di edebiyata Kurdî de zindî ma. Ji ber vê çendê sed sal piştî Hacî û li ser şopa wî bi awayekî xurt vê carê Cegerxwîn nûnertiya romantîzma neteweyî kir. Herçend di nav wan de hin ciyawazî hebin jî Hacî û Cegerxwîn li ser fikra neteweyî, hişmendiya zimanê zikmakî, vejandina dîroka neteweyî, dijayetiya serekên feodal, xurtkirina hesta welatperweriyê, pesindana fikra rasyonel û bilind nirxandina zanistên pozîtîv xwedî heman bîr û boçûn bûn. Ev jî nîşan dide ku her Di Helbesta Kurdî de Destpêka Rêbaza Romantîzmê û Taybetmendiyên Romantîzma Hacî û Cegerxwîn In Kurdish Poetry the Beginning of the Method of Romanticism of Haci and Cegerxwin du helbestvan di mijara romantîzma neteweyî de digihîjin hevdu û di vê xalê de Cegerxwîn şopgêr û mîratgirê Hacî ye.Master Thesis DİJİTAL SOSYOLOJİ YA DA YENİ TOPLUMSALLIKLAR(2018) KARDAŞ, SUZANDijital Sosyoloji’nin kapsam ve içerik çeşitliliğinin detaylı olarak işlendiği bu çalışmada, klasik temellerden modern ve post-modern dönemdeki dijital izlere değinilmiş, geniş bir yelpazede çalışmanın teorik çerçevesi oluşturulmuştur. Akabinde dijital sosyolojinin bir bilim dalı olarak işlenmeye başlandığı yerli ve yabancı literatürdeki bilimsel araştırmalara değinilmiştir. Kitle iletişim araçlarının dijitalleşmeye ve gündelik yaşamın sanal evrene evrildiği, bireylerin virtüel gurbetçiye dönüşerek sanal evrene göç ettiği günümüz dijital toplum, genel hatlarıyla incelenmiştir. Bireyin sanal evrende dijital bir kimliğe bürünerek sosyalleşme sürecini tamamlaması, sosyalleşme mekânlarının yerine fiziksel sınırları aşan siber/sanal mekânların varlık göstermesinin toplumsal düzendeki dönüşümü incelenmiştir. Bireyin, arzu ve hazlarını bedensel sınırlarından taşırarak sosyal paylaşım ağlarında serbest dolaşıma sokması ve mahremiyet alanını siber mekânlarda gösterime açması, diğer bireylerin ‘‘bakış’’ına maruz bırakmasının toplumsal olguların içinin nasıl boşaltıldığı üzerinde durulmuştur. Tüm bu değişim ve dönüşümde iktidarın, sosyal medya ve dijital iletişim araçları üzerinden toplumu ve bireyi modern Panoptikon’un dijitalleşmiş versiyonuyla (dijital gözetim) tahakküm altına alışı irdelenmiştir.