Bitkisel ve Hayvansal Üretim Bölümü
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/200
Browse
Browsing Bitkisel ve Hayvansal Üretim Bölümü by Department "MAÜ, Meslek Yüksekokulları, Kızıltepe Meslek Yüksekokulu, Tohumculuk Bölümü"
Now showing 1 - 20 of 100
- Results Per Page
- Sort Options
Article Assessment of Parametric and Non-parametric Methods for Selecting Stable and Adapted Durum Wheat Genotypes in Multi-Environments(Notulae Botanicae Horti Agrobotanici Cluj-Napoca, 2010) Kılıç, Hasan; Akçura, Mevlüt; Aktaş , HüsnüSeventeen parametric and non-parametric methods for grain yield of 5 cultivars and 20 advanced durum wheat genotypes evaluated across 10 environments during the 2004-2007 growing seasons were used to assess performance stability and adaptability of the genotypes as well as to study interrelationship among these methods. Biplot analysis based on the rank correlation matrix indicated that most non-parametric methods were significantly inter-correlated with parametric methods. The results also showed that stability methods could be classified into four groups based on biplot analyses. The group related to the dynamic stability concept and strongly correlated with mean grain yield included the parameters of regression coefficient (bi), alpha (αi), TOP (proportion of environments in which a genotype ranked in the top third), environmental variance (Si2), coefficient of variation (CVi), Di2, Si(3) and Si(6). The second group included Wricke’s ecovalence (Wi2), the Huehn’s parameters [Si(1) Si(2)], Shukla’s stability variance (σ2i), Plaisted and Peterson’s parameter (P59) and Tai’s model (λi) which were influenced by both yield and stability simultaneously. The third group included Kang’s parameter (RS) and superiority index (Pi), which only measures stability. Genotypes 18, 16 and 2 were most stables based on parametric and non-parametric stability methods used.Article EFFECT OF HUMIC ACID AND PHOSPHORUS APPLICATIONS ON THE YIELD AND YIELD COMPONENTS IN LENTIL (LENS CULINARIS MEDIC.)(Legume Res., 2014)Lentil is commonly grown as a rotation crop in east and southeast of Turkey. It is an important crop because of its high protein content of seed and straw for human and animal nutrition. Phosphorus in the soil has developmental activity in the plant’s root growth. The effects of humic substances on plant growth, under conditions of adequate mineral nutrition, consistently show positive effects on plant biomass. An experiment was conducted to study the effect of different levels of humic acid and phosphorous on yield and yield attributes of lentil during 2008-09 and 2009-10 in Agricultural Faculty experiment field of Yuzuncu Yil University. The results of the study indicated that humic acid and phosphorus applications increased significantly the seed yield and yield components. Whereas the highest seed yield were obtained from 80 kg phosphorus ha-1 with 1135 kg ha-1 and 600 kg humic acid ha-1 application with 1097 kg ha-1 in the first year, the values were 80 kg phosphorus ha-1 with 1756 kg ha-1 and 600 kg humic acid ha ha-1 application with 1625 kg ha-1 in the second yearBook Part Serin İklim Tahılların Sorunları ve Çözüm önerileri(iksad publishing house, 2023) Öner, Kevser: Kendal, Enver; YAŞAR, Mustafa:AKAYA, AydınBÖLÜM 7 SERİN İKLİM TAHILLARININ SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ THE PROBLEMS AND SOLUTION PROPOSALS OF CEREALS Kevser ÖNER1, Doç. Dr. Enver KENDAL2Article Ekmeklik Buğday (Triticum aestivum L.) Genotiplerinin Tane Verimi ve Bazı Kalite Özelliklerinin Belirlenmesi(GOÜ Ziraat Fakültesi Dergisi,, 2012)Bu çalışma, yurt içi ve yurt dışında ıslah programlarını yürüten farklı kuruluşlardan gelen ekmeklik buğday hat ve çeşitlerin verim ve kalite yönünden Diyarbakır ekolojik koşullarındaki performansları incelenmek üzere 2004-2005 ve 2005-2006 üretim sezonlarında yürütülmüştür. Deneme tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekrarlamalı olarak gerçekleştirilmiştir. Denemede bitki boyu (cm), başaklanma süresi (gün), dekara tane verimi (kg), bin tane ağırlığı (g), hektolitre ağırlığı (kg) ve protein oranı (%) karakterler incelenmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgularda dekara tane verimi 580.9-782.7 kg/da arasında değişmiş olup, en yüksek tane verimi 3, 7, 11 ve 12 nolu genotiplerden, en düşük tane verimi ise 22 nolu genotipten (580.9 kg/da) elde edilmiştir. Kalite faktörü olan hektolitre ağırlığı bakımından en yüksek ortalama değer 82.4 kg ile 14 nolu genotip, protein oranın da ise % 11.9 ile 17 nolu genotipinden elde edilmiştir. Bu çalışmanın sonuçlarına göre yurt dışından temin edilen genotiplerin tane verimi ve kalite kriterleri bakımından ümitvar olduğu görülmüştür.Article OVERVIEWING SUPERCHARGED FOOD CROPS IN TURKIYE PERSPECTIVES: A WAY FORWARD TO FOOD SECURITY(2022) Kızılgeçi, Ferhat; Iqbal, Muhammad AamirFood and nutritional insecurity, skyrocketing human populace, climate change and stagnate productivity of strategic food crops have emerged as prime challenges of this century. In order to attain UNDP sustainable goal of food security and zero hunger, there is dire need to improve the productivity and nutritional quality of food crops without immense increment in farm input utilization. The supercharged food crops (SFCs) (genetically modified plants entailing potential to grow significantly faster than conventional plants) might contribute produce greater economic yields. Numerous mechanisms such as improvement in photosynthetic efficiency, non-photochemical quenching, imparting C4 life cycle in C3 cereals and enhancing harvest index, are being put into practice for producing SFCs. An amalgamation of genetic engineering and synthetic biology approaches might produce desirable traits. However, future research efforts need to address multiple challenges such as plants traits governed by multiple genes and having little correlation with photosynthesis along with transgenic plants switching back to original physiological pathways.Conference Object Evaluation of winter/facultative wheat germplasm for the Diyarbakir wheat growing region on the basis of yield, quality, and agronomical traits(2021) Yıldırım, Mehmet; Kızılgeçi, Ferhat; Öztürk, FerhataConference Object GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİNDE ARPADA BAŞAKLANMA İLE VERİM ARASINDAKİ İLİŞKİNİN BELİRLENMESİ(HERKARI INTERNATIONAL SCIENCE ART LITERATURE CONGRESS, 2023) Kendal, EnverBu çalışma, Güneydoğu Anadolu Bölgesinde farklı lokasyonlarda yetiştirilen arpa genotiplerinde başaklanma tarihlerinin verim üzerindeki etkisini belirlemek üzere Tesadüf Blokları Deneme Desenine göre üç tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Araştırmada 3 adet lokasyonda başaklanma süresi ile tane verimi arasındaki etkileşimler incelenmiştir. Araştırmada Kızıltepe lokasyonu erkenci, Diyarbakır lokasyonu orta erkenci, Hazro lokasyonu ise orta geçci lokasyon olarak tanımlanmıştır. Varyans analiz sonuçlarına hem başaklanma tarihi hem de tane verimi bakımından lokasyon, genotip ve interaksiyon % 1 düzeyinde önemli olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca başaklanma tarihi ile verim arasındaki ilişkiler görsel olarak biplot analiz tekniği kullanılarak tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre çeşitlerin başaklanma süreleri 109 – 120 gün, tane verimi 477-665 kg/da arasında değişim göstermiştir. Ayrıca GT biplot tekniği ile başaklanma ile verim arasındaki ilişki araştırılmış uygun çeşitler belirlenmiştir. GT biplot tekniğinde PC1 varyasyonun %67.76, PC2 ise %32.24 ve toplamda varyasyonun % 100’ünü oluşturmuştur. Biplot tekniğine göre geçci çeşitler başaklanmanın olduğu sektörde yer almış verimi yüksek olanlar ise verimin olduğu sektörde yer aldıkları ve erkencilik geççilik ile verim arasında bir ilişki olduğu tespit edilmiş. GT biplot tekniği ile genotipler başaklanma tarihi ile verim bakımından görsel olarak kolayca değerlendirilmiştir. Biplot analiz tekniği ile elde edilen sonuçlara göre özellikle 22 ve 23 nolu genotip ile Aday 2’in orta erkenci ve yüksek verimli, çok erkenci(Samyeli) ve Şahin 91(çok geçci) çeşitlerinin ise düşük verimli oldukları tespit edilmiştir. Biplot analiz tekniği ile sonuçların kolay bir şekilde yorumlanabileceği ve önerilerde bulunabileceği teyit edilmiştir.Conference Object The effects of boron on rice in the early stages of germination(2022) Ebrahim Pour Mokhtari, Negar; Kızılgeçi, FerhatBor (B), özellikle çeltiğin üreme devresinde önemli bir mineraldir. Bu araştırma borun çeltiğin çimlenmesi ve erken gelişim dönemindeki etkisini değerlendirmek için yürütülmüştür. Deneme tesadüf parseller deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak düzenlenmiştir. Çalışmada “Osmancık-97” çeltik çeşidine altı farklı seviyede (0, 0.2, 0.4, 0.8, 1.6 ve 3.2 ppm) bor ile muamele edilmiştir. Araştırmada; kök uzunluğu, fide uzunluğu, kök yaş ağırlığı, kök kuru ağırlığı, fide yaş ağırlığı ve fide kuru ağırlığı, çimlenme hızı, çimlenme gücü, sürme hızı ve sürme gücü özellikleri incelenmiştir. Varyans analizi sonuçlarına göre; fide kuru ağırlığı, çimlenme gücü, sürme hızı ve sürme gücü bor uygulamalarından önemli ölçüde etkilenmiştir. Sonuç olarak, 0.2 ppm konsantrasyonda B uygulamasının fide kuru ağırlığı üzerinde olumlu bir etki gösterdiği görülmüştür. Çimlenme aşamasında ise 0.2 ve 1.6 ppm bor uygulamaları olumlu etkiye sahip olmuştur.Conference Object Wheat germination and early seedling period are affected by different doses of boron fertilizer(2021) Ebrahim Pour Mokhtari, Negar; Kızılgeçi, FerhataArticle NUTRIENT STATUS AND YIELD OF CHICKPEA (Cicer arietinum L.) AS INFLUENCE BY APPLICATION OF DIFFERENT HARVEST TIMING AND SULPHUR FERTILISER(Oxidation Communications, 2015)The objectives ofthis research were to study the effect of harvesting time and sulphur levels on the yield, protein and mineral nutritional value of chickpea seeds. Three dif ferent harvesting times (early, on-time and late) and four sulphur levels (0,20, 40 and 60 kg ha-1) were used. Yield, protein ratio and mineral nutritional value of chickpea were significantly affected by sulphur and harvest timing. The highest grain yields according to the harvest time were obtained from on-time harvest with 1527 and 1434 kg ha 1 for the first and second years, respectively. The lowest grain yields were obtained from the control plots, whereas the highest values were obtained from the plots given 60 kg ha 1 sulphur. Generally, protein, phosphorus, calcium, magnesium, copper, zinc, and manganese concentrations of the seeds in on-time harvest and 60 kg ha 1 sulphur aplication were found to be greater than in early and late harvested plants. Positive significant relationships were found between harvest time and protein (r = 0.64"), Fe (r = 0.75") and Zn (r = 0.27*). Positive significant relationships were found between sulphur doses and grain yield (r = 0.44*), protein (r = 0.26*), P (r = 0.71” ), K (r = 0.73**), Ca (r = 0.36**), Mg (r = 0.76*), Zn (r = 0.57) and S (r = 0.96*).Article Citation - WoS: 3SOYBEAN (Glycine max. (L.) Merrill) VEGETATIVE GROWTH PERFORMANCE UNDER CHEMICAL AND ORGANIC MANURES NUTRIENT MANAGEMENT SYSTEM(2021) Eliçin, Ahmet Konuralp; Öztürk, Ferhat; Kızılgeçi, Ferhat; Koca, Yakup Kenan; Iqbal, Muhammad Aamir; Imran, MuhammadOptimization of fertilizers sources and doses occupies pivotal position for triggering crops growth along with reducing a halt to environmental pollu tion caused by excessive use of mineral fertilizers. This field research was conducted to determine the effect of chemical and organic fertilizers on vital vegetative growth parameters including leaf area in dex and chlorophyll content of soybean (cv. Nova).Treatments included four different sources of fertilizers manures from sheep and cattle barns, liq uid manure from cattle barn, chemical fertilizers and a control treatment was kept for comparison purpose. The chlorophyll contents of plants at different grow ing stages Beginning bloom (R1) and Beginning seed (R5) were measured using SPAD-502 and CM 1000 chlorophyll meter. The results indicated that physiological growth parameters including leaf area index and chlorophyll content of soybean differed significantly at stage R1 and R5 growth stages under varying fertilization regimes. The chemical fertiliz ers remained unmatched for recording the maximum physiological growth, while liquid manure from cat tle barn performed superiorly by exhibiting the max imum leaf area index and chlorophyll content. It is recommended to use liquid manure from cattle barn for boosting physiological growth of soybean and these research findings also necessitate evaluation of different doses of liquid cattle manure to sort out the best performing dose for soybean production under changing climate.Article Bazı Ekmeklik Buğday Genotiplerinin Süneye (Eurygaster integriceps Put.) Mukavemet Bakımından Değerlendirilmesi(Muş Alparslan Üniversitesi Fen Bilimleri Dergisi, 2020) Kılıç, Hasan; Aktaş , Hüsnü; Kendal, Enver; Bayram, YunusKapalı kafes ortamında farklı özelliklere sahip 6 ekmeklik (Triticum aestivum L) buğday genotipinde süne zararının etkisi ile bazı morfolojik ve kalite özelliklerinin değişim sınırlarının incelendiği çalışma Tesadüf Blokları Deneme Deseni’ne göre 3 tekerrürlü olarak 2004-2005 ve 2005-2006 yıllarında Diyarbakır’da yürütülmüştür. Süne zararı bakımından genotiplerin farklı oranlarda etkilendiği bu çalışmada tane verimi (TV) ile birlikte, morfolojik özelliklerden bitki boyu (BB), m2’de başak sayısı (BS), klorofil içeriği (KLRF), bin tane ağırlığı (BTA), hektolitre ağırlığı (HL), başakta tane sayısı (BTS), büyüme şekli (BYS), sap yoğunluğu (SEK), mumsuluk (MUM), başak yoğunluğu (BY), kılçıklılık (KLC), süt olum süresi (SUT), başaklanma süresi (BYS), sapa kalkma süresi (SKS), dane rengi (DR), m2’de süne adedi (SA), danede emgi oranı (DAO) ve diğer kalite özellikleri incelenmiştir. Her iki yıl birlikte değerlendirildiğinde Golia ve Pehlivan çeşitlerinin SA ve DAO bakımından daha düşük değerlere sahip olmakla süneye daha tolerant oldukları, genotip özellik ilişkilerini belirlemeye esas biplot analizinde ise dik büyüyen, geçci, kırmızı ve sert tane yapısı ile sık başak yapısına sahip genotiplerin süne zararından daha az etkilendikleri tespit edilmiştir.Article Allelic variations of glutenin subunits and their association with quality traits in bread wheat genotypes(Turkish Journal of Agriculture and Forestry, 2017) Aktaş , Hüsnü; Baloch, Faheem ShehzadThe present study was conducted to evaluate the genotype × environment interaction of the yield and quality traits for five bread wheat varieties commonly grown in the Southeastern Anatolia Region of Turkey and 20 advanced lines developed within the framework of the International Winter Wheat Improvement Project. We also determined the allelic pattern of the Glu-1 and Glu-3 loci of these genotypes and examined whether these loci had an effect on the quality traits. There was a significant variation among the genotypes and environments in terms of grain yield, protein content, sedimentation volume (SV), and the extensograph dough energy value (EDEV). The results of the study indicated that genotypic effect was more influential on SV and EDEV than environmental effect; thus, both traits could be used in breeding programs to develop elite cultivars with better quality. Twelve different high-molecularweight (HMW) glutenin alleles were identified at the Glu-A1, Glu-B1, and Glu-D1 loci, resulting in 14 allelic combinations, and 17 different alleles were observed in 19 combinations for low-molecular-weight (LMW) subunits. Furthermore, among all the genotypes, 13 + 16 and 13 + 19 alleles at Glu-B1 and 5 + 12 at Glu-D1 were observed to have the lowest frequency. Our study indicated that the combinations of HMW glutenin alleles with 2* at Glu-A1, 17 + 18 and 13 + 16 at Glu-B1, and 5 + 10 at Glu-D1, as well as the combinations of LMW alleles with subunits c and d at Glu-A3; subunits d, b, c, and g at Glu-B3; and subunits a and b at Glu-D3 had positive effects on the quality traits.Conference Object EKMEKLİK BUĞDAY GENOTIPLERİNİN VERİM VE KALİTE PERFORMANSININ FARKLI ANALİZ YÖNTEMLERİNE GÖRE İNCELENMESİ(2023) Eliş, Seval; Kızılgeçi, FerhatBu çalışmada ekmeklik buğdayda verim ve kalite parametreleri farklı analiz yöntemleri ile değerlendirilerek en iyi performans gösteren genotiplerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Performanslarını ölçmek için İCARDA’dan temin edilen 68 genotip bölgenin yetiştirme şartlarına uygun Empire Plus ekmeklik standart çeşidi ile kıyaslanarak değerlendirilmiştir. Denemede tane verimi, protein, nişasta, yağ ve gluten içeriği parametreleri incelenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre; tane verim değeri 48-242,4 kg/da, protein içeriği %13,74-18,8, nişasta içeriği %79,53-84,22, yağ içeriği 1,75-2,43 ve gluten içeriği %29-39,5 aralığında değişim göstermiştir. Hem kalite hem de verim bakımından 19 no’lu genotip seleksiyonda ön plana çıkarak bölge için ümit var genotip olmuştur. Frekans dağılım grafiğine göre tane verimi bakımından 31, protein ve gluten içeriğinde 38, nişasta içeriğinde 32 ve yağ içeriğinde 33 genotip ortalama değerin üzerinde yer alarak amaca yönelik seleksiyonun yönünden üstünlük sağlamıştır. Cluster analizine göre genotipler 8 grup altında ve özellikler 2 grup altında toplanmıştır. Bu gruplamada birbirinden en uzak genotipler 1 ile 2 olurken en yakın genotipler 36 ile 38 nolu genotipler olmuştur. İncelenen özellikler arasındaki korelasyon analizi sonuçlarına tane verimi önemli seviyede olmamakla birlikte protein ve gluten değeriyle negatif, nişasta ve yağ değeriyle pozitif korelasyon ilişkisi göstermiştir. Protein içeriği ise nişasta değeriyle ters ve gluten değeriyle doğrusal ilişkili bulunmuşturConference Object Effect of different boron concentrations on germination and seedling stage of soybean[Glycine max (L.) Merr](2021) Ebrahim Pour Mokhtari, Negar; Kızılgeçi, FerhatBoron (B) is a micro element needed by plants in small amounts and its deficiency and toxicity limits are very close to each other. The main goal of this study was to examine the effects of different boron applications on germination/emergence and seedling development parameters of soybean [Glycine max (L.) Merr]. Six different boron doses (0, 0.2, 0.4, 0.8, 1.6 and 3.2 ppm) were applied to seed for this purpose. Turksoy variety seeds were used as the plant material. In this study, germination rate, germination vigor, seedling rate, seedling percentage, root length, seedling length, root fresh weight, root dry weight, seedling fresh weight and seedling dry weight were investigated. According to the results of analysis of variance; the effect of B concentrations on germination rate, root length, stem length, root fresh weight, stem fresh weight was significant at 5 % probability level. As a result, the application of B at 3.2 ppm concentration showed a positive effect on the germination and characteristics of seedlings average root length. Germination and seedling developments are positively affected by high levels boron.Article Comparıson Of Bread Wheat (Triticum Aestivum L.) Lınes Wıth Regıstered Cultıvars In Terms Of Yıeld And Qualıty Characterıstıcs(Applied Ecology And Environmental Research, 2020) Karaman, Mehmet; Aktaş , HüsnüThe study was carried out under rainfall conditions during the 2011-2012 and 2012-2013 growing seasons in Diyarbakir province of Turkey. The experiment had designed as a randomized block design with 3 replications. The aim of the study was to determine the lines that were superior in terms of yield and quality to the varieties. The experimental material consisted of 20 bread wheat lines and 5 standard varieties. According to the results of variance analysis; significant differences were observed between genotypes in all features at 1%. Grain yield (GY) had a significant positive relationship with test weight (TW), and a significant negative relationship with wet gluten (WG). Also, grain hardness (GH) (PSI: Particle size index) had significant negative relationship with TW, and a significant positive relationship with plant height (PH) and heading time (HT). 4 lines in grain yield, 3 lines in test weight, 1 line in protein content, 4 lines in zeleny sedimentation and 1 line in wet gluten showed superior performance than all standards. It is concluded that the G19 and G24 lines may be candidates for registration.Article Türkiye’de Yoğun Ekim Alanına Sahip Bazı Arpa (Hordeum vulgare L.) Çeşitlerinin Destek Sulamalı ve Yağışa Dayalı Koşullarda Değerlendirilmesi(Tekirdağ Ziraat Fakültesi Dergisi, 2017) Aktaş , HüsnüBu çalışma Türkiye’de tescilli 10 arpa (Hordeum vulgare L.) çeşidinin tane verimi ve bazı agronomik karakterlerinin, yağışa dayalı ve destek sulamalı koşullarda araştırılması amacıyla 2011-12 ve 2012-13 yetiştirme sezonlarında Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde yürütülmüştür. Denemeler tesadüf blokları deneme deseninde, dört tekrarlamalı olarak kurulmuştur. Elde edilen veriler varyans analizi ve GGE-biplot yöntemleri kullanılarak değerlendirilmiştir. Çalışmada kullanılan arpa çeşitleri aynı zamanda kuraklığa dayanıklılık parametreleri bakımından da değerlendirilmiştir. İki yıllık ortalamalara göre çeşitlerin destek sulu koşullardaki tane verimi (417 - 578 kg/da), yağışa dayalı koşullarda (281 - 391 kg/da) arasında değişirken; sulu ve yağışa dayalı koşullardaki ortalama değerler sırasıyla, bin tane ağırlığı için 41 g ve 38 g, hektolitre ağırlığı için 68 kg/hl ve 62 kg/hl ve m2’de başak sayısı için 513 adet/m2 ile 367 adet/m2 olarak kaydedilmiştir. GGE-biplot analizi sonuçlarına göre ise tane verimi bakımından G3 ve G5 en stabil çeşitler olarak belirlenmiştir. Sulu ve yağışa dayalı koşullardaki iki yılın ortalama verilerine göre tane verimi açısından G3, G9, G5 ve G10 en yüksek değerlere (sulu koşular: 578; 533; 520; 550 kg/da, yağışa dayalı şartlar: 363; 365; 391 ve 363 kg/da) sahip çeşitler olarak belirlenmiştir. GGE biplot sonuçlarına göre G9 yağışa dayalı şartlara, G3 ise sulu koşullara uygun çeşitler olarak tespit edilmiştir. Çalışmada kurağa dayanıklılık parametrelerinden olan YI (Yield index; Verim indeksi) ile yağışa dayalı şartlardaki verim (Ys) ile ilişkili bulunurken, bu parametrenin kuraklığa tolerant çeşit geliştirme çalışmalarında kullanılabileceği öngörülmüştür. Diğer kurağa dayanıklılık parametrelerinden HM (Harmonic Mean; Harmonik ortalama), GMP (Geometric Mean Productivity; Geometrik Ortalama Verim), STI (Stress tolerance index; Stres Tolerant İndeks) ve MP (Mean productivity; Ortalama verimlilik) ve TOL (Tolerans) parametreleri ise sulu koşullarda verim ile ilişkili bulunmuş, bu yüzden sulu koşullara uygun genotiplerin belirlenmesinde bu parametrelerinin kullanılabileceği tespit edilmiştir.Editorial MARDİN İLİ TARIMINDA EKONOMİK SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞE YÖNELİK AKADEMİK YAKLAŞIMLAR(Mardin Artuklu Üniversitesi Yayın Evi, 2022)Sürdürülebilirlik, genel olarak çevresel tanımları ile ifade edilse de söz konusu kavram ekolojik, sosyal ve ekonomik faktörlerin bir arada tutulduğu bütüncül bir tanıma sahiptir. Ekolojik bakış açısı ile sürdürülebilirlik; mevcut doğal kaynakların kısıtlı olduğu, sadece bize ait olmadığı ve bir gün tükenebileceğini göz önüne alarak çevresel sınırlara saygı gösterilmesini ifade ederken, sosyal sürdürülebilirlik tüm bireylerin eğitim, sağlık, eşitlik, refah düzeyi gibi yaşam koşullarının sürdürülebilirliğini hedeflemektedir. Kitap çalışmamızın ana fikrini oluşturan ekonomik sürdürülebilirlik ise; üretim ve tüketim bileşenlerinin devamlılığını sağlama, en düşük oranda kaynak kullanımı ve mimimum düzeyde çevresel zarar ile en yüksek refahı elde etmeyi amaçlamaktadır. İklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin artması nedeniyle birçok ülkede gıda arzında meydana gelen azalmalar, su kaynaklarının giderek azalması, kırsal alanlardan kentlere meydana gelen göçler, üretim maliyetlerinin artması gibi birçok etken tarımsal faaliyetlerin ekonomik olarak sürdürülebilirliğini kısıtlamakta ve giderek artan nüfusun en temel ihtiyacı olan beslenme (gıda) ihtiyacının karşılanmasını ve dolayısıyla gıda güvencesini tehlikeye atmaktadır. Bütün bu etkenler, 2019 yılının son aylarında ortaya çıkan Covid-19 salgını neticesinde artan küresel talep ve gıda tedarik sorunları ile birleştiğinde gıda fiyatlarının artması ve küresel stokların azalmasına neden olduğu gibi, tarımsal üretimde önde gelen birçok ülkenin tahıl stoklarını arttırmalarına ve yeterli stoku bulunmayan ülkelerde ise gıda enflasyonunun yükselmesine neden olmuştur. Dolayısıyla, Covid-19 salgını dönemindeki gibi olası bir küresel gıda krizinden etkilenmemek için tarımsal faaliyetlerin ekonomik açıdan sürdürülebilirliğini sağlamak ve kendi kendilerine yetebilmek için uzun vadeli politikalar oluşturmak tüm ülkeler için hayati önem taşımaktadır. Bu temel çerçevede hazırlanmış olan elinizdeki bu kitap, Mardin Artuklu Üniversitesinde görev yapan akademisyenlerin, belirli başlıklar açısından Mardin ilindeki tarımsal faaliyetlerin mevcut durumunun belirlenmesi ve bunların ekonomik sürdürülebilirliğinin sağlanmasına yönelik gerçekleştirdikleri çalışmalardan oluşmaktadır. Kitap çalışmasında emeği geçen tüm hocalarımıza teşekkür eder elde edilen sonuçların başta Türkiye tarımı olmak üzere bölgemize ve Mardin iline katkı sağlamasını temenni ederiz.Article Kışlık ekmeklik buğday (Triticumaestivum L.) genotiplerinin Diyarbakır şartlarında verim ve bazı kalite özellikleri yönünden değerlendirilmesi(Tr. Doğa ve Fen Derg, 2016) Kılıç, Hasan; Aktaş , Hüsnü; Erdemci, İrfan; Yazar, Selami; Dönmez, Emin; Kaya, Yüksel; Taner, Seyfi; Akçura, Mevlüt; Öztürk, İrfan; Bolat, Necmettin; Çakmak, Mustafa; Yıldırım, Mustafa; Bayramoğlu, MustafaBu araştırma Ülkesel Serin İklim Tahılları projesi çerçevesinde bölge verim denemelerinden seçilen ileri kademe kışlık ekmeklik buğdayı hatlarının Diyarbakır ili ekolojik şartlarında tane verimi ve bazı kalite özelliklerinin belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Araştırmada materyal olarak 18 ekmeklik buğday ileri hattı ile 7 adet tescilli ekmeklik buğday çeşidi (Bezostaja, Katae A-1, Gerek-79, Pehlivan, Karahan-99, Bayraktar-2000 ve Gün-91) olmak üzere toplam 25 buğday genotipi kullanılmıştır. Araştırma; Tesadüf Blokları Deneme desenine göre 4 tekerrürlü olarak, 2004-2005 Ekim sezonunda yağışa dayalı şartlarda yürütülmüştür. Çalışmada tane verimi ile birlikte başaklanma süresi (BS), bitki boyu (BB), bin tane ağırlığı (BİNTA), hektolitre ağırlığı (HL), SDS sedimantasyon testi, danede protein oranı (PO), sertlik derecesi (PSI), enerji değeri (W), hamur dengesi (P/G), kurve yüksekliği (P), kurve taban uzunluğu (L), beyaz tane rengi (BT) ve kırmızı tane rengi (KT) gibi özellikler incelenmiştir. İncelenen önemli kalite özelliklerden; BİNTA 22,7-35,1 g, HL 74,1-79,2 kg/da, PO %13,4-16,4, SDS 24-39 ml, W 35-155 J arasında değişirken, tane verimi 339-514 kg/da arasında değişmiş olup en yüksek tane verimi de G22, G16 ve G2 hatlarından elde edilmiştir.Genotip-karakterler arası (GK) ilişkileri göstermeye esas GK biplot analizinde ele alınan özellikler yönünden dört farklı grup oluşmuştur. Tane verimi ve kalite özellikleri yönünden öne çıkan hatlar ülkesel kışlık buğday ıslah programlarında değerlendirilmiştir.Conference Object YENİ GELİŞTİRİLEN MAKARNALIK BUĞDAY ÇEŞİTLERİNİN KIZILTEPE ŞARTLARINA UYGUNLUĞUNUN ARAŞTIRILMASI(HERKARI INTERNATIONAL SCIENCE ART LITERATURE CONGRESS, 2023) Aydın, Sevda: Kendal, EnverBu çalışma, Kızıltepe şartlarında 2020-2021 yetiştirme sezonunda 3 adet yeni geliştirilen makarnalık buğday çeşitlerinin uygunlukları tespit edilmek üzere Tesadüf Blokları Deneme Desenine göre üç tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Araştırmada başaklanma süresi, bitki boyu, başak uzunluğu, başakta başakçık sayısı, başakta tane sayısı, başak verimi, bin tane ağırlığı, hektolitre ağırlığı, protein oranı, yaş gluten oranı, tane verimi, camsılık oranı, tohum nem oranı ve tane verimi incelenmiştir. Varyans analiz sonuçlara göre bazı özellikler bakımından çeşitler arasında % 1, bazı özellikler bakımından % 5 oranında önemli, bazı özellikler bakımından önemsiz olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca çeşitler ile özellikler arasındaki ilişki ile özellikler arasındaki ilişkileri tespit etmek üzere biplot analiz tekniği kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre çeşitlerin başaklanma süreleri 116 – 118 gün, metrekarede başak sayısı 368-439 adet, bitki boyu 99-107 cm, başak uzunluğu 7.2-7.7 cm, başakta başakçık sayısı 19.9-20.7 adet, başakta tane sayısı 49.2-63.5 adet, başak verimi 24.8-26.1 g, bin tane ağırlığı 41.7-46.7 g, hektolitre ağırlığı 81.6-83.6 kg/hl, protein oranı % 12.4-14.0, yaş gluten oranı %32.0-35.6, tane verimi 536.7-620.5 kg/da, camsılık oranı % 98.3-98.6, tane rutubeti % 7.78.4 arasında değişim göstermiştir. Araştırmada incelenen özellikler bakımından araştırmada Burgos ve Sümerli çeşitleri yüksek performans sergilemişlerdir. Ayrıca GT biplot tekniği ile tüm karakterler birlikte ele alınarak üstün çeşit belirlenmiştir. GT biplot tekniğinde PC1 varyasyonun %66.93, PC2 ise %34.00 ve toplamda varyasyonun % 100’ünü oluşturmuştur. Biplot tekniğine göre her bir çeşit farklı sektörde yer almış ve bazı özellikler ile ilişkilendirilmiştir. GT biplot tekniği ile görsel olarak çeşitler tüm özellikler bakımından rahatlıkla değerlendirilmiştir. Biplot analiz tekniği ile elde edilen sonuçlara göre Burgos çeşidi verim ve bazı verim öğeleri, Güneyıldızı özellikle başak özellikleri, Sümerli çeşidi ise hem verim ögeleri hem de kalite parametreleri bakımından yüksek performans sergiledikleri tespit edilmiştir. Biplot analiz tekniği ile sonuçların kolay bir şekilde yorumlanabileceği ve önerilerde bulunabileceği teyit edilmiştir.