TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/1836
Browse
Browsing TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu by Department "MAÜ, Fakülteler, Edebiyat Fakültesi, Fars Dili ve Edebiyatı Bölümü"
Now showing 1 - 8 of 8
- Results Per Page
- Sort Options
Article CEMALEDDIN AFGANİ'NİN EDEBİ KİŞİLİĞI VE ŞİİRLERİ(e-Şarkiyat İlmi Araştırmalar Dergisi/Journal of Oriental Scientific Research (JOSR), 2019) Başçı, NezahatThere are some poems that have an important place in understanding of his emotions and thoughts, reflecting the literary and artistic aspect of the Afghani, one of the important ideas and politicians of the 20th century Islamic world. Being familiar with Arabic and Persian literature, as well as literatures of different languages, the Afghani has despacthed messages or has been alone with his own inner world through the poems he had written or noted in a variety of ways. The longest and most voluminous of her poems is Sakinâme with a total of ninety couplets. In addition to this, there are also poetry and single poems written in Arabic, Persian and Persian in the form of rubai, gazel, mesnevi and kaside. As these poems reflect the poetic, literary and aesthetic taste of Afghan; the political difficulties in his view of the turbulent (his) life and his political difficulties are reflected in his pseudonym language. Based on these poems, which include references to Ottoman statesmen, he presented the translation of poems; we will try to shed light on the poetry, art and literature understanding of Afghani, who is not recognized in our country with his literary aspects.Article DİL ÖĞRENİMİNDE TÜRKÇE-FARSÇA ORTAK DEYİMLERİN ÖNEMİ ÜZERİNE BİR İNCELEME(Turkish Studies, 2018) TÜRKBEN AYDIN, FundaDünyanın neredeyse tüm dillerinde önemli bir yere sahip olan deyimler, duygu ve düşünceleri ifade etmede olmazsa olmaz bir unsurdur. Farklı dilleri konuşsalar bile, birlikte yaşayan ya da yakın coğrafyalarda yaşam süren milletlerin ana dillerinde kullandıkları deyimlerle, iç içe yaşadıkları toplumların dillerindeki deyimlerin ortaklığı dikkat çeker. Dolayısıyla deyimler, farklı dilleri konuşan birden fazla toplumun kültürel ortaklıklarının ve farklılıklarının anlaşılmasında önemli rol alan unsurlardan biri olarak karşımıza çıkar. Yıllarca toplumumuzda edebiyat dili olarak kullanılan Farsça, Türkçe ile aynı dil ailesine bağlı olmasa bile ortak kelimeler, deyimler, nükteler vs. açısından birbirine en yakın diller arasında sayılabilir. Deyim ve atasözlerinde dikkat çeken bu benzerlikler, iki ulusun yaşam ve düşünce yönünden birbirlerine hangi noktalarda yaklaştıklarını, nerelerde birbirlerinden ayrıldıklarını göstermeleri bakımından da önemlidir. Ayrıca bu, ulusların olaylar karşısındaki tepkilerinin, tutum ve davranışlarının saptanmasına da yardımcı olur. Çünkü deyimler, toplumların dünyaya bakışı, yaşam şekli, örf, adet ve gelenek gibi bir takım inanç ve kültür unsurları hakkında ipuçları içerir ve o dili konuşan toplumun düşünme şeklini, buluşlarını ve mizah anlayışını ortaya çıkaran ifade biçimleridir. Bu çalışmada farklı dil ailelerine mensup olsalar bile birbirine çok yakın olan ve yüzyıllar boyunca kültürel etkileşim içinde olan bu iki kültürel coğrafyanın dillerinin öğreniminde deyimlerin ne denli önemli olduğu vurgulanmış, deyim öğretimi konusundaki çalışmalara değinilmiş ve bir takım öneriler sunulmaya çalışılmıştır.Article Kadim Bir Münâzara ve Müfâhare Örneği: Dreḫt-ī Āsūrīg(İran Çalışmaları Dergisi, 2022) Başçı, Nezat; Başçı, VeyselSasaniler döneminde Pehlevi diliyle yazıya aktarılmış Dreḫt-ī Āsūrīg (Asur Ağacı), doğu edebiyatlarında dıştan bakınca “din dışı” gibi görünen metinlerdendir. Ayrıca doğunun en kadim münâzara ve müfâhare örneklerindendir. Bir keçi ile bir hurma ağacının atışmasını ve üstünlük yarışını konu alan anlatıda keçi, hayvancılıkla uğraşan Zerdüştî toplulukları, karşısındaki hurma ağacı ise Mezopotamya menşeli çok tanrılı Asur topluluklarını ezoterik şekilde temsil eder. Bu yönüyle eser Aryan ve Semitik halkların münâzarası olarak da görülebilir. Münâzaranın bunun dışında da farklı sembolik yönleri ve semantik özellikleri sözkonusudur. Toplam 121 bentten oluşan ünazaranın farklı dillerde birçok çevirisi bulunmaktadır. Bir kopyası Mehraban Kay-Khosrow Kodeksi arasında günümüze kadar ulaşmış münâzarada, huzvariş kelimelerde olduğundan; satır aralarında semitik dillerden Süryancanın izlerine de rastlamak mümkündür. Bu makalede, Pehlevi yazılı mirası içerisinde yer alan Dreḫt-ī Āsūrīg’in incelemeli tanıtımı yapılmış ve ortografik transkripsiyonuyla birlikte Türkçe çevirisi eksiksiz şekilde araştırmacılara sunulmuştur. Metinde yer alan bazı özel kavram ve semboller; kadim İran kültür ve edebiyatı, Mezopotamya sahası ve Zerdüştlük alanı incelemelerine katkı sağlaması amacıyla değerlendirilmiştir.Article KLASİK FARS ŞİİRİNDE BEDEN DİLİ (MEVLÂNÂ VE HÂFIZ ÖRNEĞİ)(2020) Abdollahifard, Pouneh; Türkben Aydın, FundaTarih boyunca neredeyse bütün bilim ve sanat dallarını bir yönüyle etkileyen iletişim unsuru, edebiyat bilimini ve sanatını da etkilemektedir. Edebiyat, bir söz söyleme sanatı olsa da bazen mesaj, sözsüz iletişim biçimleri ile de gönderilebilir. Bu sözsüz iletişim biçimlerinden biri de beden dilidir. Kavramlarda ve yüklemlerde kullanılan eylemler, sözel tasvirler oluşturarak bazen uzun yazıların ve açıklamaların yerini doldurup gereken mesajı en kısa ve en etkili şekilde aktarabilmektedir. Dünya genelinde didaktik yönünün güçlü olmasıyla bilinen Fars edebiyatında bu örneklerle fazlasıyla karşılaşmaktayız. Dil sanatları kullanımında başarılı şair Hâfız-ı Şirâzî’nin, anlam ve içerik zenginliği ile ün kazanan sûfî şair Mevlânâ’nın bu sanatı en güzel kullanan şairler oldukları var sayılabilir. Bu makalede örnek olarak bu iki şairin şiirlerinde kullandıkları beden dili ile ilgili kavramlar ele alınmış ve bu kavramların hangi duyguları karşıladığı incelenmiştir.Article MİRZA AĞAHAN-I KİRMANÎ'NİN KASİDESİNDE İTTİHAD-I İSLAM SÖYLEMİ VE SULTAN II. ABDÜLHAMİD(2016) Başçı, Nezahatİran'ın aydınlanma çağında özgür düşüncenin, yeniliğin, modern milliyetçiliğin ve rasyonalizmin öncülerinden olmuş şair, yazar ve düşünür Mirza Ağa Han-ı Kirmanî uzun yıllar yaşadığı İstanbul'da, Seyyid Cemâleddin Afgâni ve Şeyh Ahmed-i Ruhi gibi isimlerle birlikte Sultan II. Abdulhamid'in İttihad-ı İslam söyleminin ateşli taraftarlarından birisi olmuştur. Kirmanî'nin düşüncelerinde ve bazı şiirlerinde; özelde Sultan II. Abdülhamid'in genelde ise Osmanlının Doğu politikalarına ilişkin etkiler görmek mümkündür. Kirmanî aynı zamanda Kaçarlar ve Meşrutiyet Dönemi Fars Edebiyatının da yenilikçilerinden kabul edilir ve Mirza Malkom Han, Zeynelâbidin Merağeyi, Ahundov ve Talibov gibi İran Meşrutiyet dönemi önemli fikir ve edebiyatçıları arasında gösterilir. Osmanlı ve İran arasında diplomatik kriz çıkaracak kadar çok yönlü siyasi bir hayata sahip bu edebiyat eleştirmeni ve şair'in Sultan II. Abdülhamid'e hitaben kaleme aldığı politik kasidesi, Osmanlı ile münasebetleri ve bilhassa İttihad-ı İslam [Panislamizm] siyasetine bakışı ve yaklaşımı, ülkemiz yakın tarihi açısından da önemlidirArticle OSMANLI YAHUDİLERİNDE MİLLİYETÇİLİK: 1914'E KADAR SİYONİZM(2015) Hasanoğlu, EldarOsmanlı Devleti'nde Yahudiler farklı coğrafi bölgelerde yaşamış, farklı dillerde konuşmuş, farklı kültüre sahip olmuşlar. Bu sebepler Osmanlı Yahudileri içerisinde milliyetçilik fikrinin doğmasını engellemiş, Siyonizm fikri onlara Avrupalı Yahudilerden gelmiştir. Siyonistler Osmanlı Yahudileri üzerinde nüfuz sahibi olmak için Hahambaşılık ve Alliance Israelite Universelle ile rekabete girmişler. Dolayısıyla Osmanlı'da en ilk anti-Siyonistler de, yine Yahudiler arasından çıkmıştır. Selanik'in nüfusunun yarısı Yahudi olduğu için Siyonistler burada çok aktif olmuşlardır. Zaman içerisinde propaganda için burada spor merkezleri, okullar, kulüpler, basın yayın organları ve benzeri kuruluşlar oluşturmuşlardır. Siyonistler Genç Türkler içerisinde çok aktif olmuş, birkaç Yahudi milletvekili olmuştur. Nitekim 1908'deki devrimden sonra Siyonizm her alanda çok ilerlemiştir. Ancak 1914 itibariyle Siyonistlerle İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin arası açılmıştır.Article The Role of Heterodox Kurdish Belief in the Period of Rivalry between Sultan SelimI and Shah Ismail I: Based on the Selimshahname ofIdris-i Bitlisi(International Journal of Kurdish Studies, 2020) Başçı, NezahatThis article focuses on the role of the Kurds in the Safavid State during its establishment and restructuring period and aims to describe the influence of the Kurds on Shah Ismail Safavi ’s achievements and acquisition of power. The Ottomans reacted in a serious and multi-faceted way to the actively ideological and strategic role and assistance of the Kurds as regards Shah Ismail’s ascension to the throne. This period also inaugurates the beginning of a history of the Kurds who remained in the territories of the Ottoman State. Of the sources on this period, the Selimshahname of İdris-i Bitlisi is undoubtedly the most important.Article ZAHȊR-İ FȂRYȂBȊ’NİN DȊVȂN’INDA VEZİN TÜRLERİ(2019) Türkben Aydın, FundaKlasik dönem İran edebiyatının Türk asıllı şairlerinden biri olan Zahȋr-i Fȃryȃbȋ, VI/XII. yüzyıl sonlarının ileri gelen büyük kaside ve gazel şairlerindendir. Edebî sanat bakımından zengin bir üslupla eserler yazmış olan Zahȋr-i Fȃryȃbȋ, daha çok kaside şairi olarak bilinmektedir. Şair, Nizâmî-yi Gencevî, Hâkânî-i Şirvânî, Evhadüddîn-i Enverî, Mücîrüddîn-i Beylekânî ve Felekî-i Şirvânî gibi ünlü şairlerin de çağdaşıdır. Bu çalışmada, şairin Emîr Hasan-ı Yezdgirdî tarafından tashih edilip Dȋvȃn-ı Zahȋruddȋn-i Fȃryȃbȋ adıyla 1381 hş.’de Tahran’da neşredilen divanı esas alınmıştır. Zahȋr-i Fȃryȃbȋ’nin hayatı ve eserleri hakkında bilgi verildikten sonra onun Divânında yer alan tüm manzumelerin taktii yapılmış; bahirleri ve vezinleri bulunmuştur. İlaveten eserde kullanılan bahirler, şairin kullanım oranına göre tasnif edilmiş, örnek beyitler eklenmiş ve her bir bahirdeki vezin sayısı belirtilerek kullanım yüzdesi çıkarılmıştır.